TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/07/2024
KARAR TARİHİ: 27/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Ergani İlçesi Kemertaş Mahallesinde bulunan .....sitesinin yöneticisi olduğunu, yönetici olması nedeniyle müvekkil 2016 yılından 2018 yılına kadar belli dönemlerde davalı taraftan kömür aldığını, söz konusu alınan kömürler kantar fişleri ile müvekkilinin yöneticisi olduğu siteye verildiğini site için alınan kömüre istinaden davalı tarafın müvekkilinden Bono aldığını, senet incelendiğinde senedin malen düzenlendiği belirtildiğini, senedin temel ilişkiye bağımlı hale getirdiğini, artık senedin soyutluğundan bahsedilmesi mümkün olmadığını, senedin bedelinin malen ahzolunduğu senetten açıkça anlaşılmacağını, müvekkilinin Ergani İcra Hukuk Mahkemesinin .....nolu dosyasında şikayet yoluna başvurmuşsa da İcra Hukuk Mahkemesi sınırlı bir inceleme yapabildiğinden söz konusu davadan sonuç alınmamış ve tarafımızca iş bu dava açıldığını, davalı taraf Ergani İcra Hukuk Mahkemesinin .....nolu dosyasında verdiği cevapta bononun Kömür satışına ilişkin verildiğini ikrar etmiş ve temel ilişkiyi kabul ettiğini, davalı taraf cevap dilekçesinden kömürlerin site için verildiği ve müvekkilinde yönetici olduğu anlaşılacağını, davacının ikrarı kömür satışına ve site yönetimine ilişkin olduğun, ayrıca Ergani İcra Hukuk Mahkemesinin .....nolu dosyasına sundukları kantar fişi ve makbuzlardan site adına kömür alındığı ve bu kömüre istinaden bu senedin düzenlendiği açık olduğunu, öncelikle İhtiyati Tedbir talebinin kabulüne karar verilerek Ergani İcra Dairesinin ...... Nolu icra dosyasında tahsil edilen paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Ergani İcra Dairesinin .....icra dosyasında fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla imdilik 224.554,35-TL yönünden borçlu olmadığımızın tespit edilmesini, İcra tehdidi altındaki Müvekkili tarafından ödenen ve İcra dosyasında alacaklıya ödenen kısım için Fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 50.445,65-TL yönünden istirdadını, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
Mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. 6100 Sayılı HMK'nun 114/c maddesi gereğince mahkemelerin görevi dava şartı olup, yasanın 115. maddesi gereğince mahkeme dava şartının bulunup bulunmadığını res'en araştırmakla yükümlüdür.
6102 Sayılı T.T.K.'nun 4. maddesinin 1. fıkrası 6335 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile değiştirilerek ticari davalar her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, T.T.K.'nun 4. maddesinin a bendi gereğince T.T.K.'nun dan kaynaklanan davalar, T.T.K.'nun 4. maddesinin b, c, d, e, f bentlerinde sayılan davalar ve diğer özel kanunlarda Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu kararlaştırılan davalar ticari dava olarak Ticaret Mahkemelerinde görülecektir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4.maddesinde hangi işlerin ticari dava olarak nitelendirilecekleri belirlendikten sonra anılan kanunun 5.maddesinde ticaret mahkemelerinin kuruluşu ve hangi mahkemelerin ticaret mahkemesi sıfatıyla bakacağı belirlendikten sonra asliye ticaret mahkemesi ile asliye ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu belirtilmiştir.
Ticari davaları, mutlak ticari davalar, nisbi ticari davalar, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç grubta toplamak mümkündür.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır. Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayıl TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira; Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Somut olayda menfi tespite konu olan takip bonoya dayalı ise de, iddianın ileri sürülüş biçimine göre takibe dayanak bono kömür satış sözleşmesi nedeniyle düzenlenmiş olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık bu temel ilişkiden kaynaklanmaktadır. Mutlak ticari dava söz konusu olmamakla ve yapılan araştırma ve gelen yazı cevapları uyarınca tacir olmayan davacı ile davalı arasında imzalanan satış sözleşmesi gereği alınan bononun davaya konu edilmiş olması karşısında davanın nisbi ticari dava kapsamında da değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla asliye hukuk mahkemesine görevsizlik kararı verilmiştir (Aynı yönde karar için bakınız: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. HD'nin 2023/489 E., 2023/680 K. Sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. HD'nin 2024/421 E., 2024/1003 K. Sayılı ilamı ve Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 12.06.2019 Tarih, 2017/8954 Esas ve 2019/5334 Karar sayılı kararı).
Mahkememiz .....tarihi itibarıyle faaliyete başlamış ve Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun 07/07/2021 tarihli ve 608 sayılı kararı gereğince yargı çevresi Diyarbakır İlinin mülki sınırları olarak belirlenmiştir. Anılan karar gereğince Ergani İlçesi'de mahkememizin yargı çevresi içinde bulunmaktadır. Davacının yerleşim yeri Ergani olup, duruşma sırasında da davacının asliye hukuk mahkemesinde davasını ikame etse idi Ergani AHM'de davasını açacağını belirttiği anlaşılmıştır. Davacı taraf davasını ticari dava olarak nitelendirerek Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açmış, yargılama aşamasında ise davanın ticari dava olmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, mahkememizce, usul ekonomisi ve davacı vekilinin talebi de gözetilerek, mahkememizin yargı çevresi içinde bulunan Ergani Asliye Hukuk Mahkemelerine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Nedenleri yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeni ile HMK'nın 114. ve 115. mad. gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden REDDİNE,
2-Tarafların görevsizlik kararının kanun yoluna başvurulmadan kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde mahkememize müracaatı halinde dava dosyasının görevli ERGANİ NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,
3-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi gereğince görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda verilen karara karşı , 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip Hakim