TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/02/2025
KARAR TARİHİ: 06/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkilinin ... AVM içerisinde .... isimli iş yerini işlettiğini, .... tarihinde, saat .... dolaylarında tavan arasında çıkan yangının müvekkilinin iş yerini de etkilediğini ve zarara sebep olduğunu, yangının yaklaşık ... saat kadar sürdüğünü ve ilk ... dakika da hiç müdahale edilmediğini, bu yöne ilişkin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen raporun mevcut olduğunu, yangının itfaiye ekibi müdahalesinin sonrasında söndüğünü, yangının meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yangın sisteminin çalışmadığını, yangın tüplerinin boş çıktığını, Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin Ortak kullanım alanlarını içeren maddesine göre ortak kullanım alanlarında meydana gelen kazalardan AVM yönetiminin sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gördüğü yangının da AVM'nin temel inşaatını oluşturan etkenlerden ortaya çıktığını, müvekkilinin dükkanının yanmasına sebep olan yangında ise hiçbir yangın önleminin çalışmadığını, su fıskiyelerinin su fışkırtmadığını, katlara konan acil yangın hortumları müvekkilinin dükkanına yetişmediğini ve yangın tüplerinin neredeyse tamamının kullanılamaz hale geldiğini, bu nedenle AVM yönetiminin tam kusurlu olduğunu, tüm yangın algılama ile uyarı ve söndürme sistemlerinin Alışveriş Merkezi maliki tarafından periyodik bakımlarının yaptırılması gerektiğini, fakat ... AVM yönetiminin sürekli durumu ihmal ettiğini, AVM'nin açılışından itibaren yangın konusunda hiçbir çalışma yapılmadığını, yangından hemen sonra düzenlenen bilirkişi raporu gözetildiğinde tüm kusurun ... AVM yönetiminde olduğunun açıkça görüleceğini, kiraya verenin kiracıya kabloları ve diğer yangın önleme ve söndürme sistemlerini mağazaya kadar getirdiğini, geri kalan montaj ve diğer hususları kiracının yaptırması gerektiğini şifaen kiracıya ilettiğini, bu nedenle sorumluluğun kiracıda olduğunu bina maliki ve yönetimin bu konuda herhangi bir kusurunun bulunmadığını şifaen kiracıya iletmiş olduğunun belirtildiğini, oysa yangın yönetmeliğinin tüm ilgili maddelerinde yangın önleme ve söndürme sistemlerinin yapımı, test edilmesi, çalışır halde kiracıya teslimi ile peryodik olarak çalışır durumda olup olmadığı ile ilgili tatbikatlar yapılması ve personele yangın eğitimi verilmesi/verdirilmesi gibi hususların tamamen AVM sorumluluğunda bulunduğu yönetmeliklerin birçok maddesinde görülmekte olduğu, bununla ilgili kiracıya atıfta bulunan bir maddeye dahi rastlanmadığını, Yönetmelikte geçen hususların AVM ve binaların sabit taşınmaz tesisatlar olduğunu, yangın önleme ve söndürme sistemlerinin de taşınmazın ayrılmaz bir parçası olduğunu, kiracının kira müddeti sonunda alıp götürebileceği bir malzeme olmadığını, diğer taraftan sistemin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, aynı bina içerisinde tüm işyerlerinin yangın algılama, alarm, yağmurlama sistemi gibi tesisatların tek bir merkezde toplandığı, burada, algılama, adrese dayalı ihbar gibi sistem takip pano kutusunun bulunduğu, bu odada bunları gözetleyen bir kişinin bulunması gerektiği, sistem her kiracı tarafından dükkânı içerisinde yenileme, değişim, onarım gibi hususlarda el değdirmemesi, doğrudan kiraya veren tarafından her türlü bakım ve onarımının yapılması gerektiğini, aksi halde kiracıların müdahalesiyle sistemde uygunsuzluk ve farklı işlemler sonucu teknik yetersizlikler ve yanlış yönlenmeler olabileceğinin bilinmesi gerektiğini, sözleşme ve teknik şartnamelerde de kiracıların sorumlu olduğuna dair herhangi bir husus görülmediğini, velakin görülmüş olsa dahi Bakanlar Kurulu Kararı ile kabul edilen ve Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Yangın Yönetmeliğine ters/aykırı olarak yapılan bir sözleşmenin geçerli olamayacağının bilinmekte olduğunu, bu nedenle yangın yönetmeliğinde tüm sorumluluğun bina sahibi, yönetimi ya da yazılı olarak yetkilendirilmiş kişilerde olduğunun tartışmasız olduğunu, yine bilirkişi raporunun sonuç kısmında; Kiracının meydana gelen zararının, AVM tarafından yapılan ve binanın ayrılmaz bir parçası olan zayıf akım tesisatından kaynaklandığı, yangın ile ilgili hiçbir önlem ya da söndürme sisteminin devreye girmediği, bu durumda Borçlar Kanunun 69. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğun bulunduğu, ayrıca yasal olarak zarar verenin zararını ödemekle yükümlü bulunduğu, aksi takdirde kiracı ... (... Tekstil Mağazacılık Gıda İnş. Tem. San. ve Tic. Ltd. Şti.) AVM bina sahibine ve yönetimine müştereken ya da müteselsilen rücu hakkını kullanabileceğine yönelik mütalaa verildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL iş yerinde meydana gelen zarar, 100 TL mahrum kalınan kar, 100 TL proje çizim bedeli, 100 TL personel maaş ve sigorta bedeli, 100 TL ticari itibar kaybı, 100 TL kira bedeli ve 100 TL ürün kaybı olma üzere toplamda 700,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Dava dilekçesinin içeriği ve ekinde sunulu bilirkişi raporu içeriğinden taraflar arasında kira sözleşmesinin bulunduğu, davacının kiracı, davalının kiralayan olduğu anlaşılmaktadır.
01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Dava, kiracı tarafından kiraya veren aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının kira ilişkisinden kaynaklanan talebininin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi görevi 6100 Sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesi’ne aittir. Açıklanan nedenlerle Sulh Hukuk Mahkemesine görevsizlik kararı verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklanacağı üzere;
1-Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK.'nun 114/1-c maddesi ve 115/2. maddeleri gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Görevli mahkemenin Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3-6100 Sayılı HMK'nın 20.maddesi gereği kararın kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kesinleşme tarihinden itibaren, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya bulunulan yer mahkemesine başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dosyanın görevli DİYARBAKIR NÖBETÇİ SULH HUKUK MAHKEMESİ'NE gönderilmesine, aksi takdirde dosyanın resen ele alınarak davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
4-H.M.K.'nın 331/2. maddesi uyarınca harç, vekalet ücreti ve diğer yargılama giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim