T.C.
DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 27/12/2023
KARAR TARİHİ: 19/12/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketçe sigortalanan .....plakalı aracın .....tarihinde durak dışında ve yol güvenliğinin mevzuata aykırı şekilde ihlali ile yolcu indirmesi neticesinde, karşı istikametten gelen yine davalı şirketçe sigortalanmış .....plakalı aracın yüksek hızı ile müteveffa .....çarpması neticesinde müteveffanın ağır yaralanmasına neden olduğunu, müteveffanın kaldırıldığı Dicle Üniversitesi Hastahanesinde yapılan tüm müdahalelere rağmen aynı gün vefat ettiğini, kaza sebebiyle müvekkilinin oğlu vefat ettiği için müvekkilinin ömrünün geri kalanını oğlunun desteğinden yoksun geçirmek zorunda kalacağını, kazaya karışan .....plakalı aracın davalı tarafça sigortalandığını, zararın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını, 15 günlük yasal süre içerisinde taleplerinin karşılanmadığını, yapılan telefon görüşmelerinden de istenilen sonucun alınamadığını, arabuluculuk sürecinin de sonuçsuz kaldığını belirterek, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL belirsiz destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının dava konusu talep ile ilgili Mahkememizin .....Esas sayılı davasını açtığını, bu davada alınan kusur raporlarında kazaya karışan araç sürücüsünün kusursuz olduğunun tespit edildiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının dava açmadan önce KTK'nun 97. maddesi uyarınca başvuru yaparken sunması gereken belgeleri eksiksiz bir şekilde sunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddinin gerektiğini ve davalının dava tarihinden önce temerrüte düşmediğini, kazaya karışan VE .....plakalı araçların müvekkili şirket nezdinde KTK zorunlu mali mesuliyeti (trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkili sigorta şirketinin poliçeden kaynaklanan maddi tazminat taleplerine ilişkin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğunu, davacıların destek zararının ispatı gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLER:
Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'ne, Diyarbakır Dicle Üniversitesi Hastanesi Başhekimliği'ne ve Diyarbakır Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü'ne yazılan müzekkerelere yanıt verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce kusur ve aktüerya hususunda bilirkişi raporu alınmıştır.
Müteveffanın nüfus kaydı dosya arasına alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle, ölenin yakınının, 6098 sayılı TBK'nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma zararından oluşan maddi tazminat istemine ilişkindir.
.....tarihinde gerçekleşen trafik kazasında, davacı .....oğlu .....vefat etmiştir. Vefat tarihi ile kaza tarihi aynıdır.
6098 Sayılı TBK'nın 49. maddesinde "kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre haksız fiilin unsurları a) hukuka aykırı bir fiil, b) kusur, c) zarar ve d) illiyet bağıdır.
Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.
TBK’nun 53/3. maddesinde sözü edilen destek kavramı hukuksal bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne hısımlığa ne de yasanın nafaka hakkındaki hükümlerine dayanır; sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini kısmen veya tamamen sağlayacak şekilde yardım eden ve olayların akışına göre eğer ölüm vuku bulmasaydı, az çok yakın bir gelecekte de bu yardımı sağlayacak olan kimse destek sayılır.
Bununla birlikte destekten yoksun kalan kimse devamlı ve gerçek bir ihtiyaç içerisinde bulunmalıdır. Genel olarak bakım ihtiyacı, sosyal düzeye uygun olan yaşamın devamını sağlamak için gerekli olanaklardan yoksun kalmayı anlatır. Eğer ölenin eylemli olarak baktığı davacı, ölüm yüzünden bu bakımın sağladığı yaşama düzeyinin altına düşmüş olursa, ihtiyaç bulunma koşulu gerçekleşmiş sayılır. Burada önemli olan, destekten yoksun kalan kimsenin ve ailesinin temsil ettiği sosyal ve ekonomik düzeye göre normal karşılanan giderlerdir (Yargıtay HGK’nun 21/04/1982 gün ve 1979/4-1528 E,1982/412 K, sayılı kararı).
UYAP sisteminden temin edilen nüfus kaydına göre davacı ....., vefat eden .....annesi olduğu anlaşılmıştır. ....., vefat tarihinde bekar ve çocuksuz olup, anne ve babasının sağ olduğu, babasının da kısa bir süre sonra .....tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır.
Destek kavramı, gerçekleşmiş veya gerçekleşmesi umulan bir bakım ilişkisini gösterir. Bu manada, bir başka kişiye fiilen bakan, onu geçindiren veya ileride bakma, geçindirme ihtimali bulunan kişi, destektir. İlk durumda eylemli destek, ikinci durumda ise varsayımsal (farazi) destek kavramı söz konusudur. İfade olunan bu hususlar, gerek öğretide gerekse Yargıtay uygulamalarında kabul edilmiş olup, destek kavramının sadece mali olarak yardımı ifade etmediği, bakım ve hizmet etmek suretiyle sağlanacak katkıyı da kapsadığı genel olarak kabul edilmektedir. (Yargıtay 17.Hukuk Dairesi Başkanlığı'nın 2016/15154 E. 2019/5802 K sayılı içtihadı). Yargıtay kararları ile yerleşik hale geldiği üzere, çocuğun anneye ve babaya destek olacağı farazi olarak kabul edilmiştir. Somut olayda müteveffanın davacı annesine ve dava dışı (kendinden kısa bir süre sonra vefat eden) babasına destek olacağı Yargıtay'ın yerleşik kararları ile sabittir.
Kaza tespit tutanağının incelenmesinde müteveffa .....ve .....plakalı araç sürücüsü .....kusur izafe edildiği görülmüştür. Savcılık soruşturması ve ceza yargılaması aşamasında alınan raporlar incelendiğinde, Savcılık aşamasında alınan raporda hem müteveffa Mustafa Karakaş'a hem de .....plakalı araç sürücüsü .....kusur izafe edildiği, ATK kusur raporunda .....kusursuz bulunduğu, çelişkinin giderilmesi amacı ile alınan Karayolları Fen Heyeti bilirkişilerinden alınan raporda müteveffa .....ve .....plakalı araç sürücüsü .....kusur izafe edildiği görülmüştür. Diyarbakır .....Asliye Ceza Mahkemesi'nin .....Esas .....Karar sayılı ilamının incelenmesinde, Karayolları Fen Heyeti bilirkişilerinden alınan rapora itibar edilerek .....aleyhinde mahkumiyet hükmü tesis edildiği ve söz konusu kararın istinaf denetiminden geçerek kesinleştiği görülmüştür. Mahkememiz, TBK'nun 74. maddesi uyarınca, .....kazanın gerçekleşmesine etki eden kusuru ile ilgili yapılan tespit ile bağlıdır.
Mahkememizce .....kusur oranının tespiti için İTÜ Trafik Kürsüsü Öğretim Üyeleri arasından oluşan üç makine mühendisinden bilirkişi raporu alınmış, .....tarihli raporda, dava konusu kazanın gerçekleşmesinde müteveffa .....% 75 ve .....plakalı araç sürücüsü .....% 25 oranında kusurlu olduğu görülmüştür. Söz konusu rapor dosya kapsamına, oluşa ve kesinleşen ceza dosyasındaki hükme esas alınan Karayolları Fen Heyeti bilirkişi raporu ile uyumlu bulunmuş ve Mahkememizce hükme esas alınmıştır.
Mahkememizce aktüerya bilirkişi raporu alınmış, .....tarihli bilirkişi raporunda, herhangi bir kusur indirimi olmaksızın davacı annenin aktüer zararının 1.470.091,66 TL olduğu ve poliçe teminat limitinin 430.000,00 TL olduğu bildirilmiştir. Ne var ki; müteveffanın babasının, müteveffanın vefat ettiği .....tarihinde sağ olduğu, .....tarihinde vefat ettiği, dolayısı ile müteveffanın .....-.....babasına da destek olacağı gözetilerek ve hesaplanan zararın poliçe teminat limitini aşması halinde garame hesabı yapılması istenerek bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. .....tarihli bilirkişi ek raporunda, herhangi bir kusur indirimi olmaksızın davacı annenin aktüer zararının 1.819.294,37 TL olduğu ve poliçe teminat limitinin 430.000,00 TL olup, garame hesabına göre alacağının 429.889,20 TL olduğu bildirilmiştir.
Davacı vekilince, talep artırım dilekçesi sunulmuş, dava değeri 429.889,20 TL'ye yükseltilmiş ve harcı yatırılmıştır. Müteveffanın % 75 oranındaki kusur oranı mahsup edildiğinde davacının talep edebileceği alacak 429.889,48 TL olup, davacının talebi 429.889,20 TL'dir.
Davacı vekili dava edilen alacağa kaza tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiş olup, davalı sigorta şirketi ölüm tarihinde temerrüte düşmemektedir. Davacının KTK'nun 97. maddesi uyarınca yaptığı başvuru davalıya .....tarihinde tebliğ edilmiş olup, davalı vekilince Mahkememize sunulan .....tarihli dilekçe ve ekindeki hasar dosyasının incelenmesinde, davacı tarafça eksik belge sunulduğuna dair herhangi bir kayıt yoktur. Dolayısı ile davacının usulüne uygun başvuru yaptığı kabul edilmiş, başvurunun tebliğ edildiği .....tarihi üzerinden 8 iş günü hesaplandığında, davalının temerrüt tarihinin .....olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili dava edilen alacağa en yüksek banka mevduat faizi işletilmesini talep etmiş ise de sürücü .....sevk ve idaresindeki .....plakalı aracın hususi otomobil olduğu, ticari nitelikte olmadığı görülmüş, davacının yasal faiz talep edebileceği anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı vekili alacağın zamanaşımına uğradığını iddia etse de davanın haksız fiil tarihi olan .....tarihinden itibaren uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde açıldığı, davalının zamanaşımı def'inin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Her ne kadar davalı vekili dava konusu taleplerin dava önceden Mahkememizin .....Esas sayılı dosyasında dava edildiğini ileri sürmüş ise de Mahkememizin .....tarihli, .....Esas .....Karar sayılı ilamı ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği ve söz konusu kararın taraflarca istinaf edilmemesi üzerine .....tarihinde kesinleştiği görülmüştür.
İzah edilen nedenlerle, davanın kabulüne dair mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile 429.889,20 TL destekten yoksun kalmaya ilişkin maddi tazminatın, davalının sorumluluğu ZMMS poliçe teminat limiti ile sınırlı olmak kaydı ile .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
2-Alınması gerekli 7.341,43 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 1.468,00 TL'nin mahsubu ile eksik 5.873,43 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00 TL ara buluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 615,40 TL, peşin harç (tamamlama harcı) 1.468,00 TL, bilirkişi ücreti 14.700,00 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 660,00 TL olmak üzere toplam 17.443,40 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 68.782,27 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
6-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
KatipHakim