TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLLERİ:
DAVA: Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 01/11/2022
KARAR TARİHİ: 24/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının lisanssız elektrik üreticisi olduğunu, üretim tesisinde ürettiği ihtiyaç fazlası enerjiyi santral sahasında 5346 sayılı Kanun gereği olarak görevli tedarik şirketine (Dicle Elektrik Perakende Satış A.Ş.'ye) teslim etmek zorunda olduğunu, teslim edilen ve mülkiyeti GTŞ'ye ait olan enerjinin dava dışı GTŞ tarafından dağıtım sistemine çıkarıldığı halde bu enerjiden kaynaklanan sistem kullanım bedelinin davacıdan tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, lisanssız üreticilerin sadece tüketim ihtiyacı kadar olan enerjiyi dağıtım sistemine verebildiklerini, ihtiyaç fazlası enerjiyi dağıtım sistemine vermelerinin yasak olduğunu, ihtiyaç fazlası enerjinin yasanın açık ve emredici hükmü gereği GTŞ tarafından satın alınmasının zorunlu olduğunu, ihtiyaç fazlası enerjinin GTŞ tarafından üretilmiş kabul edildiğini ve GTŞ tarafından dağıtım sistemine verildiğini, ihtiyaç fazlası enerjinin henüz dağıtım sistemine çıkmadan davacının mülkiyet sahasında dava dışı GTŞ tarafından satın alındığını, elektriğin mülkiyetinin davacının sahasında el değiştirdiğini, bu aşamadan sonra GTŞ'nin mülkiyetine geçen ihtiyaç fazlası elektrik enerjisinin, GTŞ tarafından dağıtım sistemine verildiğini, imzalanan sözleşmelerde ihtiyaç fazlası enerjinin sistem kullanım bedelinin davacıya ait olacağına ilişkin hiçbir hüküm olmadığını, buna ilişkin kanuni bir düzenlemenin bulunmadığını, üretilen elektriğin tamamını sanki davacı sisteme vermiş gibi kabul edilerek tamamı üzerinden tahsilat yapıldığını, ihtiyaç fazlası enerji için davacıdan herhangi bir bedel alınamayacağını, 400.000,00-TL civarında olan bedelin iadesi gerektiğini belirterek, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini, belirsiz alacağın şimdilik 1.000,00- TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, her bir faturada fazla ödenen tutarlara ödeme tarihlerinden itibaren işletilecek bankalarca mevduata uygulanan azami faizden yüksek ticari faiz oranda avans faizi uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve bu yönetmelikteki hükümlere göre düzenlenen Perakende Satış Sözleşmesine göre elektrik dağıtım faaliyetini yürüttüğünü, Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Yönetmeliği kapsamında düzenlenmesi gereken Sistem kullanım bedellerinin davacı şirkete aylık olarak tahakkuk ettirildiğini, sistem kullanım bedeli fiyatlarının EPDK tarafından ..... tarih – .....sayılı Kurul Kararı ile .....tarih ve .....sayılı Kurul Kararı çerçevesinde belirlendiğini, sistem kullanım bedelinde EPDK tarafından belirlenen birim fiyatlara %75 oranında indirim uygulanacağının belirtildiğini, bu şartları sağlamayan Lisanssız üreticiler için ise, EPDK tarafından belirli periyotlarla yayımlanan tarifeler ile belirlenmiş olan .....tarihinden sonra geçici kabul alan lisanssız üreticilere uygulanacak birim fiyat üzerinden sistem kullanım bedellerinin hesaplandığını, bedel iadesi talebinin davacı için sebepsiz zenginleşmeye neden olabileceğini, dava konusu tarifeye esas bedellerin düzenleyici kurum Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu tarafından belirlendiğini, davanın muhatabının EPDK olduğunu, davanın müvekkili aleyhine açılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, EPDK’ya ihbarı gerektiğini, davanın görülme yerinin idari yargı olduğunu, aksi halde müvekkili şirketin ticaret sicilindeki merkez adresinin Diyarbakır olup, bu sebeple yetkili ve görevli mahkemenin Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın usul ve esasa ilişkin nedenlerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, taraflar arasındaki Lisanssız Elektrik Üreticileri İçin Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşmasına dayalı olarak davacı tarafından ihtiyaç fazlası enerji yönünden davalıya ait dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisine istinaden davalı tarafça düzenlenen faturalarla istenen ve tahsil edilen sistem kullanım/dağıtım bedellerinin iadesi istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli ve yetkili olup olmadığı, davalıya husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, zamanaşımının dolup dolmadığı, lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticiler arasında dağıtım sistemine verilen enerji yönünden alınan sistem kullanım/dağıtım bedelleri yönünden tarife farklılığı bulunup bulunmadığı, lisanssız üreticiler tarafından dağıtım sistemine verilen elektrik enerjisinin dağıtım sistemi üzerinde ek maliyet oluşturup oluşturmadığı, lisanslı üreticilere nazaran davacıdan fazladan tahsilat yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise yapılan tahsilatın yerinde olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının lisanslı üreticilerden daha fazla miktarda ödediği bedellerin iadesine talep edip edemeyeceğine ilişkindir.
Uyuşmazlığın tüzel kişi tacir olan taraflar arasında imzalanan dağıtım sistem kullanım anlaşmasından kaynaklanan nispi ticari dava olduğunun anlaşılmasına göre uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir.
Davalı tarafça usulüne uygun yetki itirazında bulunulmadığı gibi kesin yetki halinin de bulunmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiştir.
Davanın taraflar arasındaki dağıtım sistem kullanım anlaşmasına istinaden davacı tarafından ihtiyaç fazlası enerjinin sisteme verilmesi nedeniyle alınan sistem kullanım/dağıtım bedelinin iadesi istemiyle açıldığı, sözleşmenin tarafının davalı olması ve ödemelerinde davalıya yapıldığının anlaşılması karşısında elde ki davada iadesi talep edilen bedeller yönünden davalıya husumet yöneltilebileceği kabul edilmiş, öte yandan somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu ve sözleşmenin imzalandığı tarih ile davanın açıldığı tarih gözetildiğinde davanın zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davacının lisanssız elektrik üreticisi olup davalı ile sistem kullanım anlaşması imzaladığı ve bu kapsamda davalıya dağıtım bedeli ödemesi yaptığı taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı eldeki davada, .....tarihine kadar lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticiler arasında dağıtım bedeli uygulamasına ilişkin tarife farklılığı bulunmamakta iken bu tarihten sonraki dönem için tarife değişikliğine gidilerek lisanslı kullanıcılardan farklı olarak ve fazla tahsilat yapıldığı iddiası ile bu bedellerin iadesini talep etmiştir. Davacının talebi esasen lisanslı üreticilerle arasındaki tarife farklılığının giderilmesine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan "Dağıtım Sistem Kullanım Anlaşması" başlıklı sözleşmelerin 4.maddesi ile davacının sistem kullanım/dağıtım bedeli ödemesi kararlaştırılmıştır. 31/12/2015 tarihli Resim Gazetede yayımlanan " Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar " başlıklı düzenleme ile Elektirik Piyasası Yasasının 14/1-b bendi kapsamında" lisansız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyet dikkate alınarak farklılaştırılabilir" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Yukarıdaki düzenlemeye dayanılarak EPDK tarafından alınan 6838 sayılı karar ile lisanssız elektrik üreticileri için uygulanacak sistem kullanım/dağıtım bedelleri ile ilgili yeni bir karar verilmiştir. EPDK'nın bu genel düzenleyici işlemine karşı Danıştay .....Dairesinde dava dışı şirket tarafından .....Esas sayılı dosyası üzerinden açılan dava sonucu Danıştay ......Dairesinin .....Karar sayılı ilamı ile; Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 16. maddesinde 6808 sayılı Kurul kararıyla yapılan değişiklikle, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılabileceğinin düzenlendiği; .....tarihinden itibaren dağıtım sistemi kullanıcılarına uygulanacak tarifenin belirlendiği 6838 sayılı Kurul kararıyla, farklılaştırmaya istinaden lisanslı üreticiler için 0,8969 kr/kWh; mevcut lisanssız üreticiler ile .....tarihinden önce geçici kabul alan lisanssız üreticiler için 2,5628 kr/kWh; .....tarihinden sonra geçici kabul alan lisanssız üreticiler için 10,2510 kr/kWh dağıtım bedeli öngörüldüğü ve bu işlemlerin lisanssız üreticiler ile ilgili kısımlarının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde, üretim faaliyetinin, lisans almak koşuluyla yürütülebilecek elektrik piyasası faaliyetlerinden biri olduğu; 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, kurulu gücü azami bir megavatlık yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı üretim tesisinin lisans alma ve şirket kurma yükümlülüğünden muaf faaliyet kapsamında olduğu; üçüncü fıkrasında, lisans alma yükümlülüğünden muaf olan yenilenebilir enerji kaynaklarından elektrik enerjisi üreten kişilerin ihtiyacının üzerinde ürettiği elektrik enerjisinin sisteme verilmesi hâlinde elektrik enerjisi son kaynak tedarik şirketince, 10/05/2005 tarihli ve 5346 sayılı Yenilenebilir Enerji Kaynaklarının Elektrik Enerjisi Üretimi Amaçlı Kullanımına İlişkin Kanun'da kaynak türü bazında belirlenen fiyatlardan alınacağı; dördüncü fıkrasında, bu kişilerin sisteme bağlanmasına ilişkin teknik usul ve esaslar ile satışa, başvuru yapılmasına ve denetim yapılmasına ilişkin usul ve esasların Kurum tarafından çıkarılan yönetmelikle düzenleneceği kurala bağlanmıştır. Elektrik Piyasası Tarifeler Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasında, "Dağıtım tarifesi; dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller ile tarifenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslardan oluşur."; ikinci fıkrasında, "Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller, dağıtım şirketlerinin dağıtım faaliyetlerini yürütebilmesi için gerekli olan maliyetlerden hareketle belirlenir. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerinin belirlenmesinde, teknik ve teknik olmayan kayıplara ilişkin hedef oranlarının tespiti ve değiştirilmesi ile oluşacak maliyetin tarifelerde yer alması ve tüketicilere yansıtılmasında 19/12/2015 tarihli ve 29567 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Dağıtım Sistemi Gelirinin Düzenlenmesi Hakkında Tebliğ ve ilgili diğer mevzuat hükümleri esas alınır. Dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller; bağlantı durumu, tüketim miktarı ve kullanım amacı gibi ölçütler esas alınarak farklılaştırılabilir." kuralına yer verilmiştir. İşlemlerin tesis edildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan Elektrik Piyasasında Lisanssız Elektrik Üretimine İlişkin Yönetmeliğin 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin amacının, elektrik piyasasında; 14/03/2013 tarih ve 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 14. maddesi kapsamında, tüketicilerin elektrik ihtiyaçlarının tüketim noktasına en yakın üretim tesislerinden karşılanması, arz güvenliğinin sağlanmasında küçük ölçekli üretim tesislerinin ülke ekonomisine kazandırılması ve etkin kullanımının sağlanması, elektrik şebekesinde meydana gelen kayıp miktarlarının düşürülmesi amacıyla lisans alma ile şirket kurma yükümlülüğü olmaksızın, elektrik enerjisi üretebilecek gerçek veya tüzel kişilere uygulanacak usul ve esasların belirlenmesi olduğu; 17. maddesinin birinci fıkrasında, lisanssız üretim yapan gerçek ve tüzel kişilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmalarının esas olduğu; 28. maddesinin üçüncü fıkrasında, bu Yönetmelik kapsamındaki üretim tesislerinde üretilen elektrik enerjisinin, bu Yönetmelikte belirtilen istisnalar dışında, ticarete konu edilemeyeceği ve üretim tesisinin bulunduğu dağıtım bölgesinin dışında tüketime sunulamayacağı belirtilmiştir. 6446 sayılı Kanun, dağıtım şirketlerini, dağıtım tesislerini yenilemek, kapasite ikame ve artırım yatırımlarını yapmakla yükümlü kılmakta; özelleştirme sonrası elektrik dağıtım tesislerinin iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve genişletilmesi için yapılan yatırımların mülkiyetinin kamuya ait olduğunu belirtmekte; özelleştirilen elektrik dağıtım tesis ve varlıklarına ilişkin her türlü işletme ile yatırım planlaması ve uygulamasında onay ve değişiklik yetkisini kurula vermektedir. Görüldüğü üzere, dağıtım tesisinin varlığı, dağıtım faaliyetinin yürütülebilmesi için zorunludur. Kamu hizmeti niteliğindeki bu faaliyetin yerine getirilebilmesi için oluşan maliyet, dağıtım bedeli olarak kullanıcılara yansıtılmaktadır. Kanun, dağıtım faaliyeti için onaylanan gelir tavanları ile öngörülen dağıtıma esas enerji ve abone grubu oransallıkları ile elde edilen dağıtım bedelinin yansıtılmasında herhangi bir istisnaî kurala yer vermemiş olup, dağıtım sistemi kullanıcılarının tamamını yükümlü kılmıştır. Bu kapsamda, lisanssız üreticilerin de dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedelleri ödeyeceği açıktır. Zira, dağıtım tesisi, iletim tesislerinin ve dağıtım gerilim seviyesinden bağlı üretim ve tüketim tesislerine ait şalt sahalarının bittiği noktadan sonraki nihayet direğinden, alçak gerilim seviyesinden bağlı tüketicilerin yapı bina giriş noktalarına kadar, bina giriş ve sayaç arası hariç, elektrik dağıtımı için teçhiz edilmiş tesis ve teçhizat ile dağıtım şirketince teçhiz edilen ya da devralınan sayaçları ifade etmektedir. Bu amaçla davalı idareden, lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin farklılaştırılmasında hangi unsurların dikkate alındığının ayrıntılı olarak açıklanması ile .....-.....tarihleri arasında uygulanacak çeyrek dönem tarife tablolarının belirlendiği 6838 sayılı Kurul kararında, tek terimli tarife sınıfına tâbi üreticiler için veriş yönünde dağıtım bedelinin 0,8969 kr/kWh; .....tarihinden önce geçici kabul alan lisanssız üretim tesisleri için dağıtım bedelinin 2,5628 kr/kWh; .....tarihinden sonra geçici kabul alan lisanssız üretim tesisleri için dağıtım bedelinin 10,2510 kr/kWh olduğu anlaşıldığından, dağıtım bedellerinin farklılaştırılması nedeniyle lisanssız üreticilere ne kadar ilave maliyet getirildiğinin, söz konusu ilave maliyetin nasıl hesaplandığının açıklanarak, buna yönelik hesaplama tablosunun gönderilmesi istenilmiş, kurumun verdiği cevapta lisanssız üretim tesislerinin tüketimlerinden çok daha fazlasını ürettikleri ve bu üretimlerini .....Mekanizması (.....) kapsamında değerlendirdikleri; lisanssız üretim kapsamında üretim yapan santrallerin çoğunun tüketimlerini karşılama amacından oldukça uzaklaştığı, bu üreticilere ait tesislerin dağıtım sistemi üzerinde yaratacakları ilave maliyetlerin ve yüklerin (sistem dengesizlikleri ve sair) lisanssız elektrik üreticilerine yansıtılabilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığı; bu kapsamda 6808 sayılı Kurul kararıyla dağıtım bedellerinin farklılaştırılması yolunun tercih edildiği; dolayısıyla lisanslı üreticiler ile lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin farklılaştırılmasında, lisanssız üreticilerin tâbi olduğu mevzuatın amacı, üreticilerin yükümlülükleri, lisanssız üreticilerin dağıtım sistemini yoğun bir şekilde kullanmaları nedeniyle sisteme akan yük, söz konusu kullanım nedeniyle dağıtım sisteminde meydana gelen sorunlar ve lisanssız üreticilerden kaynaklı maliyetlerin dikkate alındığı; 6838 sayılı Kurul kararı ile de lisanssız üreticiler için dağıtım tarifesinin "Orta Gerilim Ticarethane" tarifesine eşitlendiği, zira lisanssız üreticilerin tâbi oldukları mevzuatın amacını aşar şekilde kendi ihtiyaçlarının oldukça üzerinde ve bir ticarî faaliyet yürütür gibi elektrik üreterek bu elektriği dağıtım sistemine vermelerinden dolayı sisteme getirilen yükün orta gerilim seviyesinden dağıtım sistemine bağlı, ticarethane abone grubunda yer alan bir tüketici ile benzer olduğu; bu çerçevede .....tarihine kadar geçici kabul alan lisanssız üreticilerin lisanslı üreticilere kıyasla 1,6659 krş; .....sonrasında geçici kabul alan lisanssız üreticilerin ise lisanslı üreticilere kıyasla 9,3541 krş daha fazla dağıtım bedeli ödemekle yükümlü kılındığı belirtilmiştir. Lisanssız üreticilerin gerçekleştirdikleri üretimi dağıtım sistemine vermek suretiyle sistemi yoğun bir şekilde kullanımı, sistemin teknik ve ekonomik işleyişini sekteye uğrattığı gibi, üretimlerini ticarî faaliyete konu ederek kendilerine tanınan muafiyet sınırı aşılmaktadır. Kanun koyucunun yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimine yönelik lisanssız üreticileri birtakım yükümlülüklerden muaf tutması, söz konusu üreticilerin lisanslı üreticiler gibi doğrudan piyasa faaliyetine konu edilebilecek elektrik üretimi gerçekleştirecekleri anlamı taşımamaktadır. Aksinin kabulü hâlinde, farklı koşullar ile yükümlülüklere tâbi kılınan lisanslı ve lisanssız üreticilerin aynı amaca matuf piyasa faaliyetinde bulunabileceklerinin öngörülmesi beklenirdi. Oysaki, lisanssız üreticilerin öncelikle tüketimlerini karşılamakla yükümlü kılındığı açıktır. Bu durumda, yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı elektrik üretimine getirilen teşvik mekanizmasının amacını da aşar bir şekilde, lisanssız üreticilerin gerçekleştirdiği üretimin ticarî faaliyete konu edilmesinin sonucu olarak ödeyecekleri dağıtım bedelinin farklılaştırılmasında ve bu farklılaştırma neticesinde dağıtım bedeline ilişkin tarifenin düzenlenmesinde eşit taraflar arasında ayrım gözetilmemesi ilkesine aykırılık olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu itibarla, 6446 sayılı Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedellerin üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyetler dikkate alınarak farklılaştırılmasında ve söz konusu farklılaştırmaya istinaden dağıtım bedelinin belirlendiği üreticiler için veriş yönünde tek terimli dağıtım tarifesine yönelik dava konusu Kurul kararlarında hukuka aykırılık bulunmamaktadır " gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Danıştay .....Dairesinin yukarıda içeriği ayrıntılı olarak belirtilen kararında da belirtildiği gibi, EPDK nın kuruluş yasasından kaynaklanan yetkisi kullanılarak davalı gibi dağıtım şirketlerinden sistem kullanım/dağıtım bedellerinin belirlenmesine esas olan maliyet unsurlarını gösteren listeleri talep edilmiş, yapılan değerlendirme sonucu lisanslı ve lisanssız elektrik üretimi yapan şirketlerin dağıtım sistemi sahiplerine ödemeleri gereken sistem kullanım/dağıtım bedelleri belirlenmiştir.
Davacı taraf, lisanslı ve lisanssız elektrik üreticisi olan şirketlerin eşit konumda olduklarını, bu nedenle kendilerinden de lisanslı üretici şirketlerden alınan kadar sistem kullanım/dağıtım bedeli tahsil edilmesi gerektiğini, kendileri yönünden ancak sisteme ek maliyet getirdiklerinin belirlenmesi halinde ücretin farklılaştırılabileceğine ilişkin düzenleme olduğunu ve sisteme ek yük getirmedikleri halde fazladan sistem kullanım/dağıtım bedeli talep ve tahsil edildiğini, bunun dayanağının EPDK kararı olarak gösterildiğini, EPDK nın kararı için kendileri tarafından idari yargıda iptal davası açılmamış olmakla birlikte, adli yargı ilk derece mahkemelerinde somut olayda olduğu gibi çekişme çıkarılması halinde, ilk derece adli yargı mahkemelerinin" lisansız üreticilerin ürettikleri elektrik enerjisini sisteme vermeleri sırasında sistem için ek maliyet oluşup oluşmadığı, ek maliyet oluşuyor ise bu maliyetin ne kadar olduğunu değerlendirip, lisansız üreticilerden alınması gereken sistem kullanım/dağıtım bedeli miktarını belirlemesi gerektiğini ileri sürmektedir.
Davaya konu uyuşmazlığın temelini "Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar " başlıklı düzenleme ile Elektirik Piyasası Yasasının 14/1-b bendi kapsamında" lisansız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyet dikkate alınarak farklılaştırılabilir" hükmü ve kuruluş yasası gereği fiyatlara esas tarifeyi belirleme görev ve yetkisi bulunan EPDK'nın 2912/2016 tarihli toplantıda alınan 6838 sayılı kurul kararı oluşturmaktadır. Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri Hakkındaki 4628 sayılı Yasanın 4.maddesi" Kamu tüzel kişiliğini haiz, idari ve mali özerkliğe sahip ve bu kanun ile kendisine verilen görevleri yerine getirmek üzere Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu kurulmuştur.
Kurum, tüzel kişilerin yetkili oldukları faaliyetleri ve bu faaliyetlerden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerini tanımlayan kurul onaylı lisansların verilmesinden, işletme hakkı devri kapsamındaki mevcut sözleşmelerin bu kanun hükümlerine göre düzenlenmesinden, piyasa performansının izlenmesinden, performans standartlarının ve dağıtım ve müşteri hizmetleri yönetmeliklerinin oluşturulmasından, tadilinden ve uygulattırılmasından, denetlenmesinden, bu kanunda yer alan fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten, piyasa ihtiyaçlarını dikkate alarak serbest olmayan tüketicilere yapılan elektrik satışında uygulanacak fiyatlandırma esaslarını tespit etmekten ve bu fiyatlarda enflasyon nedeniyle ihtiyaç duyulacak ayarlamalara ilişkin formülleri uygulamaktan ve bunların denetlenmesinden ve piyasada bu Kanuna uygun şekilde davranılmasını sağlamaktan sorumludur. Kurum, Kurul kararıyla bu Kanun hükümleri uyarınca çıkaracağı yönetmelikleri, piyasada faaliyet gösteren tüzel kişilerin ve ilgili kurum ve kuruluşların görüşlerini alarak hazırlar. Kurumun merkezi Ankara'dadır. Kurumun ilişkili olduğu Bakanlık, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıdır. Kurum, dağıtım bölgelerinde müşteri ilişkilerini sağlamak üzere irtibat büroları kurabilir. Kurumun teşkilatı; Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu, başkanlık ve hizmet birimlerinden oluşur. Kurum, bu Kanundan kaynaklanan görevlerini yerine getirirken yetkilerini Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu vasıtasıyla kullanır. Kurumun temsil ve karar organı Kuruldur." düzenlemesini içermektedir.
Davalının, davacı hakkında işlem yapmasının dayanağını oluşturan EPDK'nın 6838 sayılı kararının genel düzenleyici işlem niteliğinde olduğu, aynı durumda olan tüm taraflar için uygulanması zorunlu olduğu, dayanak EPDK kararının genel düzenleyici işlem olma niteliği dikkate alındığında bu işlemlere karşı 2575 sayılı Danıştay Yasası'nın 24/1-c maddesi uyarınca "Bakanlıklar, kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere karşı açılacak davaların ilk derece mahkemesi sıfatıyla" Danıştay'ın ilgili dairesinde dava konusu edilebileceği açık olup, yukarıda belirtildiği gibi davaya konu uyuşmazlığın dayanağı olan EPDK kurul kararının genel düzenleyici işlem niteliğinde olması, kararı alan kurulun kamu kurumu niteliğinde olması karşısında EPDK'nın 6838 sayılı kurul kararı ile ilgili olarak Danıştay'da ilk derece mahkemesi sıfatıyla dava açılarak kararın iptali sağlanmadığı sürece ilgili karar davalı şirket yönünden bağlayıcıdır.
Her ne kadar davacı kurul kararına dayanılarak işlem yapılması ve bunun da sözleşmelere aykırı olduğunun ileri sürülmesi halinde sözleşmeden kaynaklanan uyuşmazlıklar yönünden görevli ticaret mahkemesinin kurul kararının normlar hiyerarşisine uygun olup olmadığını denetleme, düzenlemenin normlar hiyerarşisine aykırı olduğunun tespit edilmesi halinde kurul kararına dayanılarak yapılan işlem nedeniyle kendilerinden tahsil edilen bedelin iadesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de; yukarıda da belirtildiği gibi EPDK nın kuruluş yasası gereği kamu adına güç ve yetki kullanan yapıya sahip olduğu, yaptığı işlemlerin ve aldığı kararların idari işlem niteliğinde olduğu tartışmasızdır. EPDK'nın aldığı kararlardan genel düzenleyici işlem niteliğinde olanları için Danıştay Yasasının 24/1-c maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi sıfatıyla Danıştay'da dava açılarak, genel düzenleyici işlem niteliğinde olmayan diğer karar ve işlemler için ise idari yargılama usul yasası gereği ilk derece idare mahkemelerinde dava açılarak karar ya da işlemin iptali sağlanmadığı sürece, bu karar ve işlemlerin enerji piyasası bileşenleri yanında somut olayda olduğu gibi mahkememiz yönünden de bağlayıcı olacağı tartışmasızdır. EPDK'nın iptal edilmediği için herkes açısından bağlayıcılık taşıyan 6838 sayılı kurul kararına uygun biçimde işlem yapma zorunluluğu bulunan davalının bu karar uyarınca ileriye yönelik olarak davacı gibi lisansız üreticilerden EPDK tarafından belirlenen tarife uyarınca sistem kullanım/dağıtım bedeli tahsil etmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
Davacı her ne kadar tarife hükümlerinin genel işlem koşulu niteliğinde olduğunu iddia etmiş ise de, tarafların tacir oldukları, TTK'nun 18/2. maddesi uyarınca basiretli davranma zorunlulukları bulunduğu, tacirler arasındaki genel işlem koşullarının daha sıkı kurallara bağlı olduğu, genel işlem koşulunun unsurları; sözleşmenin koşullarını oluşturması, sözleşme kurulmadan önce düzenlenmesi, birden fazla sözleşme ilişkisinde kullanılmak üzere düzenlenmesi ve genel işlem koşulları kullanan tarafından sözleşmeye dâhil edilmek niyetiyle karşı âkide sunulması olup genel işlem koşulu olduğu iddia edilen tarifenin ise sözleşme koşullarından olmayıp sözleşme devam ederken dava dışı EPDK tarafından belirlendiği gözetildiğinde davacının bu iddiasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacı taraf kendilerinin sisteme ek maliyet getirmedikleri gerekçesi ile EPDK kararı ile belirlenen sistem kullanım/dağıtım bedelinin kendilerinden tahsil edilemeyeceğini ileri sürmektedir. Taraflar arasındaki sözleşmede sistem kullanım/dağıtım bedeli ödemesi yapılacağı kararlaştırılmakla birlikte, sözleşmede bir formüle bağlı sistem kullanım/dağıtım ücreti ödemesi kararlaştırılmamıştır. Dağıtım Lisansı Sahibi Tüzel Kişiler ve Görevli Tedarik Şirketlerinin Tarife Uygulamalarına İlişkin Usul ve Esaslar başlıklı düzenleme ile Elektirik Piyasası Yasasının 14/1-b bendi kapsamında "lisanssız üreticilere uygulanan dağıtım sisteminin kullanımına ilişkin bedeller üretim tesislerinin sistem üzerinde oluşturdukları ek maliyet dikkate alınarak farklılaştırılabilir" hükmü ve EPDK'nın kuruluş yasasından aldığı yetki ve görev ile belirlediği sistem kullanım/dağıtım bedeli belirlemesi üzerine davalı tarafın bu karara uygun hareket etme zorunluluğunda olduğu anlaşılmakla uyuşmazlığın dayanağı olan sistem kullanım/dağıtım bedelinin taraflar arasındaki sözleşme ile belirlenmemiş olması nedeni ile genel işlem şartına aykırılıktan da söz edilemeyeceği kabul edilip, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi gerekçeli kararda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harçtan peşin alınan 80,70.-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 534,70.-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecine yönelik 1.560,00.-TL arabuluculuk ücretinin 6183 sayılı Kanuna göre davacıdan tahsili için Hazine'ye müzekkere yazılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan ve harcanan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir edilen 1.000.00.-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine
Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim