TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 15/07/2024
KARAR TARİHİ: 05/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, davalı sigorta şirketi nezdinde ZMMS sigorta poliçesi düzenlenen .....plaka sayılı aracın müvekkiline ait .....plaka sayılı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, araçta meydana gelen değer kaybının davalı sigorta şirketi tarafından ödenmesi gerektiğini ileri sürerek belirsiz alacak davası olarak fazlası saklı şimdilik 1.000,00 TL değer kaybının kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiş, .....tarihli bedel arttırım dilekçesi ile talep sonucunu 83.159,17 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafından eksik evrak ile başvuru yapıldığından davanın usulden reddi gerektiğini, her ne kadar davacı tarafça eksik evrak ile başvuru yapılmış ise de, müvekkili şirket tarafından hazırlattırılan değer kaybı raporunda değer kaybının 18.283,73 TL tespit edildiğini ve tespit edilen bu bedelin davacıya ödendiğini, ayrıca davacıya ait aracın hasar onarımı için müvekkili tarafından 17.000,00 TL hasar bedeli ödendiğini, değer kaybının ZMMS genel şartlarına göre hesaplanması gerektiğini, davacının kaza tarihinden faiz talep edemeyeceği gibi talep edebileceği faizin türün yasal faiz olduğunu beyan ederek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, sigorta poliçesi, hasar dosyası ve yapılan ödemelere dair belgeler ile davacıya ait aracın tramer kayıtları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta değer kaybı meydana gelip gelmediğinin tespiti yönünden makine mühendisinden bilirkişi raporu alınımıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın ZMMS sigorta poliçesini düzenleyen davalı sigorta şirketine yöneltilmiş bakiye değer kaybı istemine ilişkindir.
.....tarihinde davacıya ait .....plaka sayılı araç ile .....plaka sayılı araç arasında davaya konu trafik kazasının meydana geldiği, .....plaka sayılı aracın davaya konu kazanın meydana geldiği tarihi de kapsar şekilde .....-.....tarihleri arasında geçerli olmak üzere davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS sigorta poliçesinin düzenlendiği, poliçede araç başına maddi tazminat üst limitinin 120.000,00 TL olarak belirlendiği, kaza sonrası davalı sigorta şirketi nezdinde açılan hasar dosyası kapsamında düzenlenen ekspertiz raporuna göre, davacıya ait aracın hasar onarım bedelinin KDV hariç 17.000,00 TL olarak belirlendiği, hasar bedelinin tamamının işçilik bedeline ilişkin olduğu, davacı tarafça değer kaybının ödenmesi için davalı sigorta şirketine yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketi tarafından açılan hasar dosyasında ZMMS genel şartlarının ekinde yer alan förmüle göre hesaplama yapılarak düzenlenen ekspertiz raporunda değer kaybının 18.283,73 TL olarak tespit edildiği ve davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybına ilişkin olarak .....tarihinde davacı tarafa 18.283,73 TL ödeme yapıldığı, dava açılmadan önce arabuluculuk sürecinin görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığı dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davaya konu kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, davaya konu kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen hasara bağlı değer kaybı meydana gelip gelmediği, gelmiş ise davalı sigorta şirketi tarafından değer kaybına ilişkin yapılan ödemeden daha fazla miktarda olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacının bakiye değer kaybı talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarı ile faizin türü ve faiz başlangıç tarihine ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur."; 85/1 maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”; 85/son maddesinde ise, “İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” düzenlemelerine yer verilmiştir. Anılan yasal düzenlemeler gereğince davalı sigorta şirketi, düzenlenen sigorta poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana gelen trafik kazalarında üçüncü kişilere verilen zararı, zararın türüne göre poliçede belirtilen teminat üst limiti ile üstlenmiştir.
Kaza sonrası araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve kaza yeri krokisi ile tutanakta yer alan sürücü beyanlarından; .....tarihinde saat .....sıralarında, .....tarihinde saat .....sıralarında Diyarbakır İli Kayapınar İlçesinde davacıya ait .....plaka sayılı araç sürücüsü .....ışıklarda beklerken yanında duran davalı sigortalı .....plaka sayılı araç sürücüsü .....plakalı aracı görmeyerek sol arka kısmına çarpması sonucu davaya konu trafik kazasının meydana geldiği anlaşılmaktadır. Davalı sigortalı araç sürücüsünün tutanakta yer alan beyanında açıkça sevk ve idaresinde bulunan aracın kör noktasında bulunan davacıya ait araca çarptığını beyan ettiği gözetildiğinde, davaya konu kazada kusur durumunun tespitine yönelik bilirkişi raporu alınmasına gerek görülmemiş ve kazanın meydana gelmesinde davalı sigortalı araç sürücüsü .....%100 kusurlu olduğu kabul edilmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin .....tarihli ve .....E., .....K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.)
Anılan ilkeler doğrultusunda değerlendirme yapılarak değer kaybının tespitine yönelik makine mühendisi tarafından düzenlenen bilirkişi raporunda, davaya konu kaza nedeniyle davacının aracında 101.440,92 TL değer kaybı oluştuğu mütalaa edilmiştir. Düzenlenen rapor, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması nedeniyle mahkememizce benimsenmiştir.
Davadan önce davalı sigorta şirketi tarafından 18.283,73 TL değer kaybı ödendiği dosya kapsamından sabittir. Davalı sigortalı araç sürücüsü kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olup, bilirkişi raporunda kaza nedeniyle davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı 101.440,92 TL olarak tespit edilmiş, yapılan tespit mahkememizce de benimsenmiştir. Bilirkişi raporu ile tespit edilen miktardan davalı sigorta şirketi tarafından davadan önce yapılan ödeme mahsup edildiğinde bakiye kalan miktar 83.157,19 TL olup, davacı vekili tarafından poliçe limiti dahilinde talep edilen 83.157,19 TL üzerinden bakiye değer kaybı istemine ilişkin açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 99. maddesi gereğince davalı sigorta şirketinin ihbarı takip eden 8 iş günü sonunda temerrüdü gerçekleşecektir. Temerrütle birlikte davalı sigorta şirketinin zararın tamamı yönünden ödeme yükümlülüğü doğacaktır. Davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığı sabit ise de, hangi tarihte başvuru yapıldığı kesin olarak ispatlanamamıştır. Bu halde davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü tarih davadan önce kısmi ödemenin yapıldığı .....tarihi kabul edilmiş ve davalı sigortalı aracın kullanım amacının ticari olduğu gözetilerek kabul edilen miktara temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, 83.157,19 TL değer kaybının davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 5.680,46 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.403,24 TL tamamlama harcının mahsubu sonucu bakiye kalan 3.849,62 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ve 427,60 TL peşin harç ile sonradan yatırılan 1.403,24 TL tamamlama harcının toplamı olan 2.258,44 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından 70,00 TL tebligat ve posta masrafı ile 2.700,00 TL bilirkişi ücreti olarak sarf edilen toplamda 2.770,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlanmış ise de, UYAP üzerinden eklenen dosyada herhangi bir sarf kararı düzenlenmediğinin anlaşılmasına göre bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim