TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM :
KATİP:
DAVACI :
VEKİLLERİ:
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/07/2024
KARAR TARİHİ: 09/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili, müvekkili tarafından davalı şirkete ekte belgeleri sunulan ürünlerin teslim edildiğini ve faturalarında kendisine gönderildiğini, sevk işlemlerine ve faturanın iletildiğine ilişkin tebliğ, belgeler ve whatsapp konuşmalarının ekte yer aldığını, fatura içeriklerine davalı tarafından itiraz edilmediğini ancak ödemenin de süresi içerisinde davalı tarafından yapılmadığını, davalının tüm ihtarlara, müvekkilinin sözlü ve yazılı görüşmelere rağmen borcunu ödememesi nedeniyle müvekkili tarafından davalı aleyhine Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen davalı davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.
Dosyaya sunulan deliller incelenmiş, Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı takip dosyası UYAP sistemi üzerinden dosya arasına eklenmiş, mali müşavir bilirkişi vasıtasıyla tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmasına yönelik ara karar kurulmuş ise de, verilen kesin süre içerisinde tarafların ticari defterlerini sunmaması ve bulunduğu yeri de bildirmemesi nedeniyle bilirkişi inceleme yapılamamış, uyuşmazlık konusu döneme ilişkin olarak davacının 2024 yılı Ocak-Haziran arası dönemlere ilişkin BA-BS formları, davalının ise 2024 yılına ilişkin karşılaştırmalı alış satış analiz raporu celp edilerek dosya arasına kazandırılmıştır.
Dava, davacı tarafından davalı aleyhine .....tarihli .....nolu 24.758,60 TL bedelli, .....tarihli .....nolu 183.781,24 TL bedelli, .....tarihli .....nolu 34.340,87 TL bedelli, .....tarihli .....nolu 91.002,68 TL bedelli ve .....tarihli .....nolu 82.843,08 TL bedelli faturalara dayalı toplamda 416.726,47 TL'nın tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyası incelendiğinde; .....tarihinde davacı-alacaklı tarafından davalı-borçlu aleyhine .....tarihli .....nolu 24.758,60 TL bedelli, .....tarihli .....nolu 183.781,24 TL bedelli, .....tarihli .....nolu 34.340,87 TL bedelli, .....tarihli .....nolu 91.002,68 TL bedelli ve .....tarihli .....nolu 82.843,08 TL bedelli faturalara dayalı toplamda 416.726,47 TL'nın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalının gönderilen ödeme emrine karşı 6100 sayılı HMK.'nun 6.maddesine dayalı olarak başlatılan icra takibinde İstanbul İcra Dairelerinin yetkili olduğunu ileri sürerek yetki itirazı ile birlikte borcun tamamına ve ferilerine itiraz dilekçesi sunduğu, icra dairesince takibin durdurulmasına karar verildiği elde ki itirazın iptali davasının 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, takibin yetkili icra dairesinde başlatılıp başlatılmadığı, takibe ve davaya dayanak teşkil eden faturalara konu ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, buradan varılacak sonuca göre davacının faturalarda yazılı bedelleri talep edip edemeyeceği, edebilecekse miktarına ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nun 190. maddesi gereğince, ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.
Davacı taraf, davalıya satışı yapılan ve teslim edilen ürünler karşılığı düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı davaya cevap vermemiştir. Bu halde, satış sözleşmesi gereğince malın teslim edildiğinin ispat yükü davacı satıcı da, teslimin ispatlanması halinde bedelin ödendiğinin ispat yükü ise alıcıdadır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Mahkememizce, .....tarihli celsede, taraf ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak bilirkişi raporu alınması için ara karar kurulmuş, ticari defterlerin ibraz edilmemesi halinde de dosyadaki mevcut duruma göre değerlendirme yapılacağı davacı vekiline duruşmada ihtar edilmiş, davalı tarafa ise tebligat yoluyla ihtarat yapılmıştır. Mahkememizce, usulüne uygun verilen kesin süre içerisinde taraflarca ticari defterler sunulmadığı gibi bulundukları mahallerde bildirilmemiştir. bilahare duruşma gününe kadar da bu eksiklik yerine getirilmemiştir. Davacı vekili tarafından ticari defterlerin sunulması için tekrar süre verilmesi talep edilmiş ise de, bu yönde davalı tarafça dosyaya yansıyan açık muvafakat bulunmaması karşısında mahkememizce ticari defter incelemesinden vazgeçilmiş ve dosyadaki mevcut delil durumuna göre değerlendirme yapılmıştır.
Davacı tarafından icra takibine ve davaya dayanak yapılan faturalar ile tarafların 2024 yılı Ocak-Mayıs arası dönemlere ilişkin BA-BS formlarının incelenmesinden; takibine dayanak yapılan 5 adet faturanın KDV dahil toplam bedelinin 416.846,47 TL olduğu, KDV'siz toplam bedelinin ise 347.272,06 TL olduğu, davacının BS kayıtlarında 5 adet kayda ilişkin KDV hariç toplam 347.372,06 TL bedelli kayıt bulunduğu, davalının Gelir İdaresi Başkanlığına bildirilen 2024 yılı karşılaştırmalı alış-satış analiz raporlarında da aynı kayıtların yer aldığı anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi gereğince bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren 8 gün içerisinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmaması fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Davacı tarafından davaya konu edilen faturaların 2024 yılı Ocak ve Şubat ayı dönemlerine ilişkin olması, ilgili faturaların hem davacının BS kayıtlarında hem de Vergi Dairesinde dosyaya gönderilen davalının 2024 yılına ilişkin Gelir İdaresi Başkanlığına bildirdiği karşılaştırmalı alış-satış analiz raporunda kayıtlı olması ve bu faturalara itiraz edildiğine ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmaması karşısında fatura içeriklerinin kesinleştiğinin ve faturalarda yazılı bedel kadar davacının davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerekir. Davacı tarafından icra takibine ve davaya konu edilen 5 adet faturanın toplam bedeli KDV dahil 416.846,47 TL olup, davacı tarafından bu miktarın tahsili için icra takibi başlatıldığından davacı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkin açılan davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile icra takibinin devamına, alacağın faturaya dayalı olması sebebiyle bilinebilir olduğu ve bu haliyle likit olduğu kabul edilerek davalı aleyhine hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın KABULÜNE, davalının Diyarbakır İcra Dairesinin .....esas sayılı dosyasında gönderilen ödeme emrine karşı yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile icra takibinin 416.726,47 TL asıl alacak üzerinden ve takip talebinde belirtilen şartlarla DEVAMINA,
2-Takibe konu alacağın %20'si oranında hesaplanan 83.345,29 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 28.466,58 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 5.033,02 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 23.433,56 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 427,60 TL başvuru harcı ile 5.033,02 TL peşin harcın toplamı olan 5.460,62 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından 726,00 TL tebligat ve posta masrafı olarak sarf edilen yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 66.508,97 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim