TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
DİYARBAKIR
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:
KARAR NO:
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVALI :
VEKİLİ:
DAVA: Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 11/02/2025
KARAR TARİHİ: 16/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA VE TALEP :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkiline ait .....marka, .....model .....plakalı araç .....tarihinde park halindeyken, sürücüsünün .....olduğu .....plakalı .....marka araç, sürücüsü olay yerinden kaçtığı için sürücüsü bilinmeyen .....adına tescilli .....plakalı .....marka araç, sürücüsünün .....olduğu .....marka araç zincirleme bir kaza yaşadığını, bu kaza üzerine .....plakalı araç müvekkilinin park halindeki aracına çarpmış ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Müvekkilinin aracı sıfır gibi olup bu kazadan daha önce hiçbir büyük kazası bulunmadığını, Müvekkilinin aracı hatasız ve boyasız haldeyken mevcut kaza sebebiyle; Sol kapı sol çamurluk ve sol marşpiyel iç sacı ve dış sacı değiştiğini ve boyandığını, ön tampon, iki far, iki sis farı bağlantıları kırıldığı için değiştirildiğini, sağ marşpiyel dış sacı değiştirildiğini, sağ çamurluk ve sağ ön kapı boyandığını, araç ön iki amasör, burç başları, rot başları, sağ ön teker bilyesi, motor yağı ve karteli değiştiğini, radyatörü değiştirildiğini, ön sağ ve sol jantlar değiştirildiğini, sol ön kapının camı, kapı beyni, cam halatları, kapı kolu iç döşemesi, sağ dikiz aynasının değiştirildiğini, tüm bu işlemler sebebiyle müvekkili parça parça halinde 223.893,46 tl ödeme yapıldığını, iş bu nedenlerle müvekkile ait araçta meydana gelen hasara binaen müvekkilin aracın onarımı için yaptığı ödemelerin ve değer kaybının tahsili amaçlı haklı davayı açmanın hasıl olduğu, yukarıda arz ve izah olunan sebeplerle mahkemece re’sen tayin ve takdir olunacak hususlara binaen, fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak üzere; tensip zaptı ile birlikte kusur hesabı için dosyanın trafik bilirkişisine tevdini, tensip zaptı ile birlikte dosyanın değer kaybı için bilirkişiye tevdini, haklı davamızın kabulünü, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkiline ait araçta oluşan maddi hasar neticesinde 10,00 tl parça ve onarım bedeli ve 10 tl değer kaybı olmak üzere şimdilik toplam 20,00 tl’nin; kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı .....sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı vekili tarafından şirketlerine .....tarihinde başvurulmuş olup .....numaralı hasar dosyası oluşturulduğunu, hasarın değerlendirilmesi için yeterli belge olmaması nedeniyle davacı tarafa bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılamadığını, .....plakalı araca ait .....nolu Zorunlu Trafik Sigorta Poliçesinin sureti yazı ekinde sunulduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafın dava konusu tamamen ve açık şekilde belirli olduğunu iddia etmesine rağmen davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, bu nedenle davacının belirsiz alacak davası açmakta menfaati bulunmadığından, davanın usulen reddini, davacı vekili tarafından, müvekkili sigorta şirketi aleyhine; fazlaya dair haklar saklı tutularak maddi tazminat talepli işbu tazminat davası ikame edildiğini, açılan dava, haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsi geçen .....plakalı araç, müvekkil şirkete .....-.....tarihleri arasında .....numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, işbu poliçelerden dolayı sorumluluğunun, sigortalısının kusuru oranında olmak üzere, maddi zararlarda şahıs başına azami 200.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, davacının hasarlı aracın onarımı için orijinal parça ile değişim yapılmadan onarım yapılmasının hukuka aykırı olduğuna ve bu sebeple hasar bedelinin eksik tespit edildiğine ilişkin iddiaları hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacıya ait aracın davaya konu kazadan önce herhangi bir kazaya karışıp karışmadığının ve aynı bölgeye hasar almış olup olmadığının, ayrıca 165.000 km'nin üzerinde olup olmadığının tespitini talep ettikleri, yargılama sırasında tespit edilecek yasa ve poliçe genel şartlarına aykırılık nedeniyle diğer teminat dışı hallerin varlığı halinde müvekkil şirketin işletene rücu hakkının saklı kaldığını, sair nedenlerle müvekkili sigorta şirketi aleyhine açılan tamamen haksız ve mesnetsiz davanın reddini, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .....sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlığa konu kazaya karışan .....plakalı araç müvekkil şirketi tarafından .....numaralı ve .....-.....vadeli Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi Sigorta Poliçesi ile sigorta örtüsü altına alınmış olduğunu, huzurdaki dava konusu kaza .....tarihinde meydana geldiğini, hiçbir surette kabul anlamına gelmemekle beraber, kaza tarihi itibariyle ZMM poliçe limitleri maddi hasar araç başına 200.000,00 TL olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğu her şekilde sigortalısının kusuru ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacı huzurdaki davayı ikame etmeden önce müvekkil şirkete usulüne uygun başvuruda bulunmadığını, bu sebeple huzurdaki başvurunun dava şartı yokluğu nedeniyle reddini, kabul anlamına gelmemek üzere davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdv talebi haksız olmakla, reddi gerektiğini, bu madde gereğince, sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu onarım merkezleri bedeline göre hasarın tespit edilmesi uygun olacağı, açıklanan nedenlerle müvekkili sigorta şirketinin yalnızca yaptırmış olduğu ekspertiz raporundaki miktarla sınırlı kalarak sorumlu tutulmasını ve hesaplanan tazminat bedeli üzerinden en az %20,00 oranında iskonto uygulanmasını, başvuruyu kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkil şirketin sorumluluğu trafik poliçesindeki limitler ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, başvuruya konu meydana geldiği iddia edilen kazada kusur durumlarının tespiti gerektiğini, işbu rapor temin edildiğinde de görüleceği üzere başvuruya konu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsüne atfı kabil kusur bulunmadığını, bu nedenle öncelikle huzurdaki davanın usulden reddini, sayın mahkemeniz aksi kanaatte ise yine izah olunan nedenlerle davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı .....sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki başvurunun kısmi başvuru ya da belirsiz alacak talebi olarak açılmasında hiçbir hukuki yarar bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddini, Trafik Sigortası Genel Şartları, değer kaybı taleplerini maddi hasarlara ilişkin verilmiş poliçe teminatı kapsamında değerlendirmekle birlikte genel şart ekinde yer alan değer kaybı hesaplama esasları ve teminat dışı haller kriterleri getirilerek bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş olduğu, Meydana gelen hasarın boyutu ve aracın kullanım amacı gibi hususların karşı tarafın talebinin poliçe teminatı kapsamı içerisinde olup olmadığının değerlendirilmesi açısından önem arz ettiğini, yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı değer kaybı talep edilen araç uyuşmazlık konusu kaza öncesi kazaya karıştığının tespiti halinde davanın reddi gerektiğin, aracın sonradan meydana gelmiş olan kazası neticesi tekrar değer kaybına uğramasının mümkün olmadığını, önceki hasarlar sebebiyle değer kaybına uğramış olan aracın değer düşüklüğünden müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını, nitekim vasıtanın evvelki hasarları, hasarlarının mahiyeti ve miktarı da, vasıtanın Değer Kaybı hesaplamasında en önemli etkenlerden biri olduğunu, evvelden hasarı olmayan(onarım veya boya işlemi görmeyen) orijinal bir vasıtanın değer kaybı daha yüksek, evvelden hasarı olan bir vasıtanın değer kabı ise daha düşük olacağını, evvelden hasarı olan ve yine aynı bölgeden hasar gören vasıtaların değer kayıpları ise; asgari seviyede olacağını, bu tür durumlarda piyasa değeri ve değer kaybı;evvelki hasarlar ve nihai değerlendirilen mevcut hasarın miktarı ve niteliğinin mukayesesiyle tespit ve takdir edildiğini, kaza tespit tutanağında kusur dağılımı yapılamadığını, bu nedenle talep konusu olayın çözüme kavuşturulması için kusur yönünden öncelikle bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, müvekkil şirket sadece gerçek zarardan sorumlu olduğunu, açıklanan nedenlerle; huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın usul ve esastan reddini, kusur yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasını, faiz talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :
1-Mahkememizce Trafik bilirkişisinden aldırılan .....tarihli bilirkişi raporu; trafik kazasının oluşumunda; .....Plakalı Otomobil Sürücüsü .....; 2918 sayılı Karayolları Trafık Kanunun 46 Maddesinde belirtilen (Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemek, Trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde şerit değiştirmek) kurallarını ihlal ederek, aynı Kanunun trafik kazalarında sürücü kusurlarının tespiti ve asli kusur sayılan haller başlıklı 84/G maddesinde yer alan asli kusurlardan “Şeride Tecavüz Etme,” kurallarını ihlal ettiği ve aynı kanunun 56/1-a maddesi “Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak,” kurallarını ihlal ettiği, kazanın oluşumuna sebebiyet verdiği, yüzde yetmiş beş(% 75) KUSURLU olduğu; .....Plakalı Otomobil Sürücüsü .....; kazanın oluşumunda aynı kanunun 52/1-b maddesinde “Sürücüler araçlarının hızını, aracın yük ve teknik özelliğine görüş, yol, hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uymamak” maddesini ihlal ettiği yüzde yirmibeş (%25) KUSURLU olduğu; .....Plakalı Otomobil Sürücüsü .....kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali ve kusurunun olmadığı, .....Plakalı Park Halindeki .....Adına Tescilli Otomobilin, kazanın oluşumunda herhangi bir kural ihlali ve kusurunun olmadığı, iş bu trafik kazası bilirkişi raporu; dosya kapsamında bulunan trafik kazası tespit tutanağı ve dosya muhteviyatındaki bilgi ve belgeler üzerinde yapılan incelemeye dayanılarak hazırlanmıştır.
2- Mahkememizce Makine Mühendisi bilirkişisinden aldırılan .....tarihli bilirkişi raporu; .....plakalı .....model .....modelindeki aracın teknik özellikleri ve genel durumu yukarıda ayrıntılı olarak açıklanmıştır. dosya içinde bulunan belgelere göre .....plakalı aracın .....tarihindeki kazalı fotoğrafları ile ekspertiz raporunda belirtilen. değişimi ve onarımı yapılan parçaların uyumlu olmadığı, dosya içindeki eksper raporu, faturalar ve hasarlı araç fotoğrafları ayrı ayrı incelenerek dava konusu .....plakalı aracın .....tarihindeki hasar sonucu değişimi ve onarımı yapılması gereken parçalar tespit edilerek hasar bedelinin hesaplandığı, aracın kaza tarihi itibariyle (.....) hasar bedelinin KDV Dâhil 75.948,00 TL olabileceği, dava konusu .....plakalı otomobilin onarımının ekonomik olduğu, aracın kaza tarihi itibariyle (.....) kazadan önceki rayiç değerinin 540.000,00 TL olabileceği, aracın kaza tarihi itibariyle (.....) kazadan sonraki rayiç değerinin 470.000,00 TL olabileceği, dava konusu .....plakalı araçta .....tarihindeki kaza nedeniyle değer kaybının oluştuğu, kaza tarihi itibari ile değer kaybı (.....) fiyatının: 70.000,00 TL (Yetmiş Bin Türk Lirası) olabileceği, davalıların dava konusu .....plakalı araç için hasar tazminatı ve değer kaybı ödemesi yapmadığı, .....kaza tarihi itibari ile toplam maddi kayıp miktarının 145.948,00 TL (Yüz Kırk Beş Bin Dokuz Yüz Kırk Sekiz Türk Lirası) olabileceği, .....tarihli trafik kazasında .....plakalı araç sürücüsü .....%0 oranında kusurlu olduğu durumda; davalıların toplam maddi kayıp tutarının %100'ünden sorumlu olması ve davalıların ödeme yapmadığı göz önüne alınırsa; davalıların kaza tarihi itibari ile 145.948,00 TL (Yüz Kırk Beş Bin Dokuz Yüz Kırk Sekiz Türk Lirası) ödeme yapması gerektiği kanaatine varılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, davacı aracında meydana gelen hasar nedeni ile açılan tazminat davasıdır.
Davacıya ait bulunan .....plakalı aracın .....tarihinde park halindeyken, sürücüsünün .....olduğu .....plakalı .....marka araç, sürücüsü olay yerinden kaçtığı için sürücüsü bilinmeyen .....adına tescilli .....plakalı .....marka araç, sürücüsünün .....olduğu .....marka araç zincirleme bir kaza yaşadıkları, bu kaza üzerine .....plakalı aracın davacının park halinde bulunan aracına çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği ve davacıya ait bulunan hasar kaybı ve değer kaybı oluştuğundan bahisle işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davaya konu .....tarihli trafik kazasının meydana gelmesinde dava dışı araç sürücüsünün kusurlu olup olmadığı, kaza nedeniyle davacının aracında hasar meydana gelip gelmediği gelmiş ise bu hasar miltarının tespiti, bu kaza nedeni ile aracın değer kaybına uğrayıp uğramadığı, araca takılan parçaların ve önceki halinin orjinal olup olmadığı ve bundan kaynaklı arada fark bedelinin doğup doğmadığı, davalı tarafça yapılan bir ödeme olup olamdığı varsa yapılan ödemenin yeterli olup olmadığı buna göre talep edilen zararın doğup doğmadığı ve miktarının tespiti ve tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.
Trafik sigortası motorlu bir aracın, karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahillinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortasıdır. Trafik sigortacısının sorumluluğu işletenin sorumluluğu oranında olup yine bu sorumluluğun sınırı KTK’nun 92 nci maddesinde belirlenmiştir.
Dava tarihinde yürürlükte olan, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1.maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı yasanın 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiş, .....tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın amacı A.1 maddesinde “Karayolları Trafik Kanunu uyarınca motorlu araç işletenlerine yüklenen hukuki sorumluluk için düzenlenen Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasına yönelik ilgililerinin hak ve yükümlülüklerine ilişkin usul ve esasların düzenlenmesidir.” şeklinde belirlenmiştir. Sigortanın kapsamı ise genel şartlar A.3. maddesinde “sigortacı, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, üçüncü şahısların ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre sigortalıya düşen hukuki sorumluluk çerçevesinde Genel Şartlarda içeriği belirlenmiş tazminatlara ilişkin talepleri, kaza tarihi itibariyle geçerli zorunlu sigorta limitleri dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Sigortanın kapsamı üçüncü şahısların, sigortalının Karayolları Trafik Kanunu çerçevesindeki sorumluluk riski kapsamında, sigortalıdan talep edebilecekleri tazminat talepleri ile sınırlıdır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Trafik kazası neticesinde oluşan değer kaybı "gerçek zarar" olduğundan, zarar TBK hükümlerince ve Yargıtay tarafından belirlenen ilkeler çerçevesinde belirlenmelidir. Anayasa Mahkemesi’nin 17/7/2020 tarihli ve 2019/40 E., 2020/40 K. sayılı Kararı ile, 2918 Sayılı Yasanın 90. Maddesinin birinci cümlesinde yer alan “…ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” ibaresinin ve ikinci cümlesinde yer alan “…ve genel şartlarda…” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması, Anayasa Mahkemesi kararlarının, devam eden uyuşmazlıklar açısından uygulanacak olması karşısında, hesaplamanın ZMMS Genel Şartları ekindeki hesaplama yöntemine göre yapılamayacağından, bu nedenle öncelikle değer azalması veya değer kaybının belirlenmesinde dikkate alınması gereken ölçütler her olayın somut özelliğine göre değişebilecek ise de aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı) hususları değer kaybında göz önüne alınmalı, aracın hasarsız hali ile onarıldıktan sonraki değer arasındaki fark bilirkişi tarafından değerlendirilerek, değer kaybı olup olmadığı belirlenmelidir. (Ankara BAM 26. H.D.-26/05/2022 tarih,2020/120 E.-2022/1380 K.) İkame araç bedeli talebi yönünden ise aracın makul onarım süresi belirlenerek bu süre içerisinde kendi aracına ikame araç kiralama bedelinin hesaplanması gerekmektedir.
Tüm bu yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde;
.....tarihinde davacının .....plakalı aracının park halinde iken yaşanan zincirleme kaza nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalılardan .....Sigorta AŞ nin davaya karışan .....plakalı aracın ZMSS si olduğu, davalı .....Sigorta nın .....plakalı aracın ZMSS si olduğu, davalı .....Sigorta nın ise .....plakalı aracın ZMSS si olduğu, kaza sonrası Kolluk tarafından kaza tespit tutanağı düzenlendiği, davacıya ait araca ilişkin SBGM kayıtlarının dosya arasına alınmasından sonra dosyanın kusur ve zararın tespiti için 1 trafikçi bilirkişi ile 1 makine mühendisi bilirkişilerden ayrı ayrı rapor tanzimi istendiği, kusura yönelik olarak dosya arasına sunulan .....tarihli kusur raporu uyarınca davacıya ait bulunan aracın park halinde olması nedeni ile herhangi bir kural ihlalinin olmadığı, davalı .....plakalı aracın % 75 kusurlu bulunduğu, .....plakalı aracın % 25 kusurlu bulunduğu, .....plakalı araç ile davacıya ait bulunan .....plakalı ara sahiplerinin kusursuz bulunduğu tespit edilmiş olup bilirkişi raporunda kaza tespit tutanağı, kazanın oluş şekli dahil tüm verilerin tartışıldığı anlaşıldığından rapor hükme esas alınmıştır.
Yargıtay içtihatlarında benimsendiği üzere kaza nedeniyle değer kaybının tespiti için nisbi hesap yöntemine hesap yapılması gerekmekte olup makine mühendisi bilirkişi tarafından dosyaya sunulan .....tarihli bilirkişi raporunda davacıya ait bulunan .....plaka sayılı araca ilişkin SBGM kayıtlarının ve hasar kayıtlarının incelendiği, buna göre oluşan hasar ile kazanın uyumlu olduğu, kaza tarihi itibariyle hasar onarım bedelinin Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere tüm parçalar orjinal olacak şekilde, parça ile işçilik bedellerine iskonto uygulanmaksızın ve KDV oranı eklenerek hesaplama yapıldığı hasar bedelinin 75.948,00 TL olduğu, değer kaybının ise Yargıtayın yerleşik içtihatları ile kabul edilmiş ola nisbi metod yöntemi uyarınca hesaplandığı ve 70.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir.Buna göre davalı sigorta şirketlerinden yalnız % 75 kusuru bulunan .....plaka sayılı aracın ZMSS si olan .....Sigorta ile % 25 kusuru bulunan .....plaka sayılı aracın ZMSS si olan .....Sigortanın sorumlu tutulması gerektiği anlaşılmış, davacı vekilince kusuru tespit edilen sigorta şirketleri yönünden davanın bilirkişi raporları doğrultusunda ıslah edildiği anlaşıldığından her iki şirkete de başvurunun tebliğ tarihinin 19 ocak 2025 tarihi olduğu ve tebliğden itibaren 8 iş günü sonrası temerrüt oluştuğu , davalı araçların da hususi olduğu gözetilerek .....sigorta ve .....sigorta yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ayrıca davacı tarafça davalıların kusurları oranında değil müşterek ve müteselsilen tazminat talep edildiği ve davacının bu şekilde talepte bulunulabileceği zira kusur ilişkisinin davalıların kendi aralarındaki rücu ilişkisinde önemli olduğu dikkate alınarak davanın işbu sigorta şirketleri yönünden kabulüne karar verilmiş, kusuru tespit edilemeyen ancak dava dilekçesinde yer alan .....Sigorta yönünden ise davanın reddine karar vermek gerekmiş vekalet ücreti de ıslah dilekçesinde ayrım yapılmaksızın davanın ıslah edildiği değerlendirilerek davalı .....Sigorta şirketi lehine AAÜT uyarınca maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davanın davalı .....Sigorta yönünden ESASTAN REDDİNE,
2-Davanın diğer davalı .....Sigorta ve .....Sigorta şirketleri yönünden;
75.948,00 TL hasar bedeli ile 70.000,00 TL değer kaybı bedeli toplamı olan 145.948,00 TL tazminat bedelinin davalı sigorta şirketlerine başvuru sonrası temerrüt tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .....sigorta ile diğer davalı .....sigorta şirketlerinden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,
3-Kabul edilen 145.948,00 TL üzerinden binde 68,31 oranında hesaplanan 9.969,70 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.107,49 TL harcın düşümü ile eksik kalan 6.862,22 TL harcın davalı .....sigorta ile diğer davalı .....sigorta şirketlerinden müşterek ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin harç, 2.492,09 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 3.722,89 TL harcın davalı .....sigorta ile diğer davalı .....sigorta şirketlerinden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının karşıladığı 7.546,00 TL yargılama giderinin davalı .....sigorta ile diğer davalı .....sigorta şirketlerinden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalıların karşıladığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen 145.948,00 TL üzerinden takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı .....sigorta ile diğer davalı .....sigorta şirketlerinden müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
-Davalı .....Sigorta yönünden;
8-Davalı .....Sigorta A.ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı .....Sigorta A.ş'ye verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı sigorta şirketleri vekillerinin yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mankemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
KatipHakim