Yerel Mahkemece sanık ... hakkında yapılan yargılama sonucu Kasten Öldürme suçundan 5237 Sayılı TCK m.81/1-1, 29/2, 62 uyarınca 15 yıl hapis cezasına, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma suçundan beraatine dair verilen karara sanık müdafiileri, katılan ... müdafii Av. ... tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-) İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ YARGILAMA
İddia: Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02/09/2010 tarih 2010/8415 esas sayılı iddianamesi ile sanığın eylemine uyan TCK m.81, 29, 53, 54, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Katılan ...: "Ben daha önce olay nedeniyle ifade vermiştim, Huzurda bulunan sanıkların o gün gördükleri kişiler olup olmadığı sorulduğunda: "bu şahıslardı, ben bu ikisini tanıyorum, ancak diğer tanımıyorum, aracın içerisine girmişti iddianamede okunan şahıslarla karşılaşma biçimimiz abimin kendilerini uyarması gibi hususlarda doğrudur, biz giderken yolun kenarında bir araç gördük, önünde ateş yakılmıştı, ateşin etrafında üç kişi vardı, abim aracı durdurdu, aracın içindeyken şahısları uyardı, orada kuru ekin olduğunu, ateşin ekine zarar verebileceğini söyledi, huzurda bulunan sanık F. abimin uyarısı üzerine olumlu bir yaklaşımla abi kusura bakmayın gideceğiz, bilmiyorduk şeklinde sözler sarf etti, diğer sanık M. ise sen kim oluyorsun da karışıyorsun, siktirol yoluna git şeklinde konuştu, bu arada diğer üçüncü şahıs arabaya bindi, M. abime bu şekilde konuşunca abimde araçtan indi, onunla birlikte ben ve kardeşim E. da araçtan indik, abim kendisine M. un söylediği söz üzerine şahıslara burası köy yoludur, burada içmeyin, siktirolun gidin şeklinde beyanda bulundu ve M.'un ensesine eliyle sert bir şekilde dokunarak ittirdi, bu dokunma tokat atma şeklinde değildi, abimin bu hareketi üzerine bende ... isimli kişiyi bel kısmından ittirerek oradan gitmeleri gerektiğini söyledim, bunun üzerine M. misafirlerimin yanında böyle söylemeseydin şeklinde konuştu, F. de bu arada arayı bulmaya çalışıyordu, bu arada araçtaydı, araçtan tabanca alabileceği endişesine kapıldığım için bende sanki bende silah varmış gibi elimi belime doğru götürdüm, daha sonra şahıslar arabaya binerek oradan ayrıldılar, dediğim gibi abim M.'a idare ettiğinde misafirlerimin yanında böyle yapmasaydın, keşke burada bizi öldürseydin gibi sözler söyledi, onlar ayrıldıktan sonra bizde araca binerek ayrıldık. Yok başkanım molozların orada bir yer yok ki biz konuştuktan sonra oradan ayrılıp gittiler, ondan sonrada biz ayrıldık, M. araca binmeden önce başını salladı, o şekilde araca bindikten sonra ayrıldılar, az önce söylediğim gibi şahısların molozların oraya gittikleri yönündeki beyanları doğru değildir, araba yolu yok ki oraya gitsinler" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Savunma:
Sanık Savunması: "Daha önce ben bu konuda ifade vermiştim, daha önceki ifadelerimi tekrar ederim, ben en başından beridir samimi beyanda bulunuyorum, o gün akşam düğün vardı, daha sonra düğünden arkadaşlarım ile birlikte akşam saat: 21:00- 21:30 sularında oradan çıktım, alkol içmeye gittim, alkol kullandığımız yer düğün yapılan yerin biraz uzağında yol kenarında olan bir yerdir, yanımda bulunan arkadaşlarım esrar kullandıkları için ben uyuşturucu maddenin kokusundan rahatsız olarak beni götürmelerini söyledim, arkadaşlarım beni akşam 22-22:30 sularında evime bıraktılar, ben bahse konu düğüne iki gün gittim ben alkol kullanmıştım, hatta düğüne giderken bile yolda alkol alıyordum, biz iki günde yol kenarında durarak alkol almıştık, ben düğün yerinde alkol almadım, belirttiğim gibi yol kenarında alkol aldım, düğünün birinci günü ben ... ile oradan ayrıldım. A. ile düğünden saat: 21:00- 21:30 sularında ayrıldık. Ben ... ile birlikte saat: 20:00 sularında orada alkol almıştık, orası biraz şehrin dışına doğru tepelik bir yer olduğu için genellikle orada insanlar alkol alıyordu bizim dışımızda da orada alkol alan insanlar vardı, hatta birkaç kez alkol aldığımız yerden düğünün olduğu yere kadar git gel yapıp tekrar alkol almıştık, F. ve ...'in birlikte alkol aldıkları birinci gün ben onların yanında değildim, onların yanında polis memuru olan ... isimli şahıs vardır, ben maktul ile bu şahıslar arasında gerçekleşen olayı görmedim, düğünün ikinci günü ben F. ve ... ile birlikte alkol aldım, alkol aldıktan sonra onlar esrar içince ben uyuşturucu maddenin dumanından rahatsız olduğumu ve beni eve götürmelerini istedim, bunun üzerine oradan ayrıldık, bende eve gittim, ben eve gittiğim zaman tam emin olmamakla birlikte saat: 23:00- 24:00 suları arasında evde olduğumu hatırlıyorum, ben evime gittiğim vakit tam olarak hatırlamasam da ailemin hepsi evdeydi, babam genelde herkesin eve erken gelmesini isterdi, benim eve geldiğim saat geç olduğu için herkes uyumuştu hatta bana kapıyı babam açmıştı, ben kimseye birşey demeden sessiz sedasız odama gidip uyudum, ben hiç suçum olmadığı halde tutuklanarak cezaevine girdim, hayatımda karakol yüzü görmemiştim, benim cezaevindeyken psikolojim ve düzenim bozuldu, bende cezaevinden çıktıktan sonra 2-3 yıl sonra İzmir iline geldim, bana hiçbir şekilde tebligat falan gelmedi, dosyanın akıbetinden haberim olmamıştır, kimse bana mahkemem olduğunu ya da duruşmaya gitmem gerektiğini söylemedi, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi ve serbest bırakılmamı talep ederim" şeklinde savunmada bulunduğunu;
Sanığa savcılık aşamasında alınan savunması okundu, çelişki nedeniyle soruldu: Şu ana kadar okuduğunuz kısım F. ile M. ile birlikte ayrıldığımız birinci günün olduğu kısımdır, daha sonra bu şahıslarla ben herhangi bir şeklide orada durmadım, alkol almadım, dedi.
Sanığa çelişki üzerine tekrardan soruldu: Ben birinci gün ... ile birlikte düğüne gittim olay yerinde alkol aldık, daha sonra da A. ile beraber düğün yerinden ayrıldım, birinci günde F. ve ... de orada alkol alıyorlardı, 23/05/2010 günü yukarda anlatmış olduğum gibi M. ile ...le birlikte düğüne gittik, düğünden sonra alkol aldık ancak ben herhangi bir şekilde olaya karışmadım, dedi.
Sanığa kollukta alının beyanı okundu, çelişki nedeniyle sanıktan soruldu:(sanığın kollukta vermiş olduğu 22/05/2010 tarihine ilişkin anlatımı tekrar okunarak) okumuş olduğunuz kısım benim ikinci güne ilişkin olarak anlatımımdır, belirtmiş olduğum gibi ben birinci gün ... Bilmez ile birlikte düğüne gittim ... ile oradan ayrıldım, dedi.
Sanıktan soruldu: Ben ikinci günün nasıl olduğunu yukarda anlatmıştım, ikinci gün düğünden sonra ... ve F. ile beraber alkol aldık, dedi.
Sanığa Silvan Sulh ceza hakimliğinde alının beyanı okundu, çelişki üzerine sanıktan soruldu: 22/05/2010 günü ben daha önce dediğim gibi ... ile düğün yerine gittim, ... ile birlikte olay yerinde alkol aldık, düğünden sonrada A. ile birlikte düğün yerinden ayrıldım, 23/05/2010 günü ise M. ve F. ile birlikte düğüne gittik, düğün sonrasında olay yerine dönerek birlikte alkol aldık, F. ve M. esrar kullanmaya başlayınca ben rahatsız oldum, beni evime bıraktılar
Deliller:
... SAVUNMASINDA: Benim ilgi ve alakam yoktur, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, benim böyle bir olayla ilgi ve alakam yoktur, ben ve arkadaşlarım düğüne gitmiştik, düğün sonrasında bir yerde durup alkol ve esrar içmeye başladık, ben ... ve ... birlikteydik, ancak o içmiyordu, biz içerken tanımadığımız şahıslar yanımıza geldiler, bunlardan birtanesi bize kızdı, bizde sebebini sorduk, bize orada karanlık işler döndüğünü söyledi, bunun üzerine biz kendimizi tanıttık, taksicilik yaptığımı düğüne geldiğimizi daha sonrada burada içmeye geldiğimizi söyledim, kendimizi tanıttıktan sonra bize tepki göstermeyi bıraktı, tamam 5-10 dakika oturun içtikten sonra gidin dedi, iddia edildiği gibi benim boğazımdan tutup sert bir şekilde ittirmedi, sadece eliyle omzuma dokunarak buradan gidin dedi, tepki gösterdiği esnada bir şeyler söyledi ama iddianamede belirtildiği gibi buradan siktirolun gidin ağzınıza sıçarım şeklinde bir söz söylediğini ben duymadım, ama söylemişte olabilir, iddianamede belirtildiği gibi ben keşke bizi burada öldürseydin, misafirimizin yanında bize küfür etmeseydin diyerek ve kafamı sallayarak oradan uzaklaşmadım, bize buradan gidin dedi, bende tamam dedim, aracı molozların yanına çektim, bir sürede orada içtik, daha sonra oradan ayrıldık, şahıs bize biz buradan herkesi kovuyoruz, daha öncede buraya gelenleri kovduk şeklinde beyanda bulundu. Ertesi gün ben F. ve ... tekrar aynı köye düğüne gittik, düğün sahibi arkadaşımızdı, düğüne davetliydik, düğünden sonra tekrar şehre geldik, saatini hatırlamıyorum, şehre geldikten sonra arkadaşlarım F. ve M. ile kafeye takıldık, daha sonra ... tesislerine gittik, orada biraz oyun oynadık, daha sonra bahçelere daldık, yanımıza aldığımız biraları içtik, sigaramızı içtik, hava kararmıştı, arkadaşımız F.’i … düğün salonuna bıraktık, sonra ben petrole gittim, araca yakıt aldım, saatin kaç olduğunu hatırlamıyorum, ondan sonrada bölge trafiğin arka tarafına takıldık, orada da insanlar içmektedir, saatin kaç olduğunu hatırlamıyorum, ondan sonra çıktık, amcamlara gittik, M. te benimle birlikteydik, o gün orada kaldık, ertesi gün olay olmuş, bilmiyorum, eve geldiğimde seni askere çağırıyor dediler, bende askeriyeye gittim, böyle bir olay olduğunu söylediler, bende benim böyle bir olayla ilgim olmadığını söyledim, ifademi vermemi söylediler, ifademi verdim, beni serbest bıraktılar, arabamı da almışlardı, arabamda Bir şey bulamadılar. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sorgusu sırasında alınıp sorulduğunda: Doğrudur. Her ne kadar ifademde olay günü alkol almadığım belirtilmiş ise de, ben gündüz almadığımı kastetmek istedim, olay günü birisiyle tartışmadığımı söylediğim hususu da doğrudur, çünkü dediğim gibi bizim aramızda ölen şahısla bir tartışma yaşanmadı. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
C. Savcılığında alınan beyanı okunup sorulduğunda: bu beyanında maktulün yanına gelmediği, kendisiyle konuşmadığı, maktulün kardeşini hiçbir yerde görmediğini, yol kenarında durmadığını, alkol almadığını söylediği hatırlatılarak soruldu: doğrudur anlattığımız bu husus cumartesi gecesi düğünden geldiğimiz güne ilişkindir. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
... SAVUNMASINDA: Ben Silvan’da oturmuyorum, ben Diyarbakır’da kalmaktayım, hafta sonu Silvan’a gitmiştim, benim atılı suçla hiçbir ilgim yoktur, düğünden sonra arkadaşlarla birlikte içtik, ben esrar kullanırım, içki içmem, arkadaşlar ise içki içtiler, bu arada huzurda bulunan şahıs (... ı gösterdi) ve başka bir şahıs daha geldi, arabadan inen şahıs bize hitaben burada içmememiz gerektiğini söyledi, sebep olarak ta burada karanlık işler döndüğünü, köye hırsız falan geldiğini söyledi, biz de gideceğimizi söyledik, ilk etapta tepki gösteren bu şahıs daha sonra biz kendisiyle konuşunca yumuşadı, konuşma sırasında şahıs M. un boyun kısmına çok sert olmamak üzere eliyle dokunarak buradan gidin demişti, siktirolun gidin, ağzınıza sıçarım şeklinde beyanda bulundu, o şahıs M. un ensesini tutarken size gösterdiğim şahısta benim sırtımdan iterek binin gidin şeklinde beyanda bulundu, bu konuşmaları takiben kendimizi tanıtınca ortam yumuşadı, biz daha sonra yol üzerinde içmeyelim düşüncesiyle molozların olduğu yere gittik ve orada içmeye devam ettik, daha sonra oradan ayrıldık, ertesi gün tekrar düğüne gittik, düğünden sonra kültür kafeye geçtik, orada oturduk, daha sonra M. ve M. ile birlikte ... spor tesislerine gittik, bir sürede orda durduktan sonra beni eve bıraktılar, ertesi gün adliyede işim vardı, adliyeye geldim, 5 e kadar adliyede durdum, durma nedenim duruşmamın yapılacak olmasıdır, hakime hanımın keşfe gittiği için geç saatte gelmişti, ben adliyedeyken jandarmadan beni arandığım haberi geldi, jandarmaya gittim, dün neredeydin diye sordular ben de size anlattıklarımı anlattım, daha sonra beni serbest bıraktılar beni bu cinayet olayıyla hiçbir ilgim yoktur. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
KATILAN ... BEYANINDA: Ben daha önce olay nedeniyle ifade vermiştim, dedi.
C.Savcılığında alınan 31/05/2010 tarihli beyanı okundu: Evet, dedi.
Huzurda bulunan sanıkların o gün gördükleri kişiler olup olmadığı sorulduğunda: bu şahıslardı, ben bu ikisini tanıyorum, ancak diğerini tanımıyorum, aracın içerisine girmişti iddianamede okunan şahıslarla karşılaşma biçimimiz abimin kendilerini uyarması gibi hususlarda doğrudur, biz giderken yolun kenarında bir araç gördük, önünde ateş yakılmıştı, ateşin etrafında üç kişi vardı, abim aracı durdurdu, aracın içindeyken şahısları uyardı, orada kuru ekin olduğunu, ateşin ekine zarar verebileceğini söyledi, huzurda bulunan sanık F. abimin uyarısı üzerine olumlu bir yaklaşımla abi kusura bakmayın gideceğiz, bilmiyorduk şeklinde sözler sarf etti, diğer sanık M. ise sen kim oluyorsun da karışıyorsun, siktirol yoluna git şeklinde konuştu, bu arada diğer üçüncü şahıs arabaya bindi, ... abime bu şekilde konuşunca abimde araçtan indi, onunla birlikte ben ve kardeşim E. da araçtan indik, abim kendisine M. un söylediği söz üzerine şahıslara burası köy yoludur, burada içmeyin, siktirolun gidin şeklinde beyanda bulundu ve M. un ensesine eliyle sert bir şekilde dokunarak ittirdi, bu dokunma tokat atma şeklinde değildi, abimin bu hareketi üzerine bende ... isimli kişiyi bel kısmından ittirerek oradan gitmeleri gerektiğini söyledim, bunun üzerine M. misafirlerimin yanında böyle söylemeseydin şeklinde konuştu, F. te bu arada arayı bulmaya çalışıyordu, bu arada araçtaydı, araçtan tabanca alabileceği endişesine kapıldığım için bende sanki bende silah varmış gibi elimi belime doğru götürdüm, daha sonra şahıslar arabaya binerek oradan ayrıldılar, dediğim gibi abim M. a idare ettiğinde misafirlerimin yanında böyle yapmasaydın, keşke burada bizi öldürseydin gibi sözler söyledi, onlar ayrıldıktan sonra bizde araca binerek ayrıldık. Yok başkanım molozların orada bir yer yok ki biz konuştuktan sonra oradan ayrılıp gittiler, ondan sonrada biz ayrıldık, M. araca binmeden önce başını salladı, o şekilde araca bindikten sonra ayrıldılar, az önce söylediğim gibi şahısların molozların oraya gittikleri yönündeki beyanları doğru değildir, araba yolu yok ki oraya gitsinler dedi.
KATILAN ... BEYANINDA: Olay abimin dediği şekilde olmuştur, abimin beyanlarına katılıyorum, dedi.
TANIK ... BEYANINDA: Ben daha önce Cumhuriyet Savcılığında ifade vermiştim, Cumhuriyet Savcılığında alınan beyanı okundu, tanıktan soruldu. Ben ilk ifadem sırasında huzurda bulunan sanıklar ile ölen ve kardeşi arasında meydana gelen tartışma arasında bir bilgi vermedim, çünkü olaydan sonra benim düzenim bozuldu, bana 20 gün boyunca evinden çıkmayacaksın, markete bile gitmeyeceksin sana zarar verebilirler şeklinde müdür bey bana telkinlerde bulundu, senin de ifadelerde adın geçiyor neden o insanlarla düğüne gittin dedi. Ben de bunların etkisi ile ilk etapta bu tartışmanın geçtiği konu ile ilgili belgi vermedim, dediğim gibi daha sonra Savcılıkta alınan ek ifadem de olanları anlattım, biz huzurda bulunan arkadaşlar ile birlikte 20:30 sıralarında düğüne gittik sanıyorum 22:00 veya 22:30 sıralarında düğünden ayrıldık, tekrar ilçe merkezine döndük, birlikte kültür kafeye gittik, aslında ben lojmana gidecektim ancak beni bırakmadılar bir tur daha atalım bırakırız dediler, gezmeye devam ettik, daha sonra kendileri ile birlikte köy yoluna gittik, araçta, ben huzurda bulunan sanıklar ve ben vardık, düğüne ilk giderken ... da bizim ile birlikteydi. Köy yolunda iken biz bir süre aracın içerisinde oturup sohbet ettik, araç çalışır halde idi, farları yanıyordu, daha sonra önce M. sonra da F. araçtan aşağıya indiler, ben araçta oturmaya devam ettim, aracın ön tarafında gazete yaktılar daha sonra oraya bir araç geldi ve durdu, şoför mahallinde bulunan kişi aracın içindeyken ... ile kürtçe bir şeyler konuşmaya başladı, ben ne konuştuklarını anlamadım, daha sonra araçta bulunan 3 kişi de hışım ile araçtan indiler ve M. ile F.'in yanına geldiler, bu süreçte ben de araçtan inmiştim, aracın arka tarafındaydım. Araçtan şahısların inmesi ile birlikte şoför koltuğunda oturan şahıs M.'un boğaz kısmından tutarak M.'u itti, daha sonra Savcılık aşamasında o şahsın kardeşi olduğunu öğrendiğim şahısta gelerek F.'i itti, 3. şahıs ise aracın yanında duruyordu. Ben bu sırada ne oluyor diye yanlarına gittim ancak F. bana abi sen araca bin Bir şey yok dedi. Ben de aracın arka koltuğuna oturdum, bu arada onlar konuşmaya devam ettiler ancak aralarındaki hararetli konuşma bitmiş normal bir şekilde konuşmaya dönmüştü, bu aşamada aracın şoför koltuğundan inen şahıs M.'un ensesine hafif bir şekilde dokundu, bu dokunuş vurup zarar verme kastıyla olmayan hani bir kişiye Bir şey anlatırken nasihat ederken yapılan şey cinsindendi, bundan sonra şahıslar araca binip gittiler ben M. ve F.'e ne olduğunu sordum onlarda önemli Bir şey olmadığını söylediler, biz oradan ayrıldık beni lojmana bıraktılar, daha sonra meydana gelen olaylar hakkında benim bir bilgim yoktur, olayı sonra öğrendim. Şeklinde savunmada bulunmuştur.
Araçtan inen kişinin başka bir değişle maktulün küfür edip etmediği, iddianamede belirtilen siktir olun gidin, bir daha sizi burada görmeyeceğim, ağzınıza sıçarım, deyip demediği sorulduğunda: Hiç Türkçe konuşmadılar dolayısıyla sorduğunuz sorunun devamında sorduğunuz ...'in keşke bizi burada öldürseydin, misafirimizin yanında bize küfür etmeseydin deyip demediğini de bilmiyorum dediğim gibi hiç Türkçe konuşmadılar, aslında ilk gelişlerinde ben bir birlerini tanıdıklarını düşünmüştüm. Şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER: Olay yeri inceleme raporları, ölü muayene otopsi tutanağı, olay yeri keşif tutanağı, olay yeri fotoğraf bilgileri, olay yeri krokisi, araç inceleme ve araştırma tutanağı, ev arama tutanağı, teşhis tutanağı, atış artığı analizine ilişkin ekspertiz raporu, tabanca kovan ve mermi çekirdeği tekikine ilişkin ekspertiz raporu, baz istasyonları ve görüşme kayıtlarına ilişkin ekspertiz raporu, DNA analizine ilişkin ekspertiz raporu ve tüm dosya kapsamı
İlk Derece Mahkemesi Hükmü ve Gerekçesi:
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonunda, sanık hakkında kasten öldürme suçundan 5237 Sayılı TCK m. 37/1 maddesi yollamasıyla 81/1-1, 29/2, 62 maddesi gereğince 15 yıl hapis cezasına karar verilmiştir.
II) İSTİNAF EDENLER VE NEDENLERİ
Sanık müdafiince yapılan 15/11/2019 tarihli dilekçesinde özetle; kasten öldürme eylemini gerçekleştirdiği kanaatinin mahkeme tarafından hukuka uygun somut delillerle desteklemediği, müvekkilinin diğer sanıkların silahlı olup olmadıklarını bilip bilemediği, oraya ne amaçla gittikleri araştırıldıktan sonra sanığın sorumluluğunun olsa olsa TCK 39/1-2 kapsamında olduğu tartışılabilecekken TCK 81/1-1 maddesi gereğince verilen hükmün kurulmasının isabetsiz olduğu, katılan ... müdafii dilekçesinde özetle; sanık hakkındaki eylemin tasarlayarak insan öldürme olarak kabulüyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasına ve TCK 62 maddesinin uygulanmasına yer olmadığının kabulüne karar verilmesi gerektiği talebi ile istinaf edilmiştir.
III) İSTİNAF ÜZERİNE DAİREMİZCE YAPILAN YARGILAMA
KATILAN ... ŞİKAYETİNDE; Benim sanıktan şikayetim devam etmektedir, vermiş olduğum ifadelerimi tekrar ediyorum, maktul benim kardeşim olur, ...'ı şahsen tanımıyorum, sanığın cezalandırılmasını istiyorum, duruşmadan vareste tutulmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
İstinaf C.Savcısının Esas Hakkındaki Mütalaası: "Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02/09/2010 gün ve 2010/8415 Esas sayılı iddianamesi ile sanık ...'ın ...'i kasten öldürmesi dolayısıyla kasten öldürme ve 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçlarından cezalandırılması istemiyle Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/11/2019 gün, 2012/378 Esas ve 2019/415 Karar sayılı kararıyla sanığın TCK'nın 81/1, 29/2,62 ve 53/1. maddeleri uyarınca 15 Yıl Hapis cezasıyla cezalandırılmasına, 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçundan beraatine karar verildiği, bu karara karşı sanık müdafii ile katılan vekilinin istinaf yasa yoluna başvurması üzerine Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi'nin 1. Ceza Dairesi tarafından 2020/134 Esas sayılı dosyası üzerinden duruşma açılmasına karar verildiği, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/11/2019 gün, 2012/378 Esas ve 2019/415 Karar sayılı kararının 6136 Sayılı Yasaya muhalefet suçu yönünden yapılan istinaf başvurusu açısından dosya kapsamındaki tüm bilgi, belge, deliller ve beyanlar birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmakla; CMK'nın 280/1-a. maddesi uyarınca katılan vekilinin yapmış olduğu istinaf başvurusunun Esastan Reddine karar verilmesi, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/11/2019 gün, 2012/378 Esas ve 2019/415 Karar sayılı kararının kasten öldürme suçu yönünden yapılan istinaf başvurularının incelenmesinde;
maktul ...'in Silvan İlçesi Yeniköy Muhtarı olarak olay tarihinde görev yaptığı, olay tarihi olan 22/05/2010 günü akşam saatlerinde Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tefrik edilen 2010/436 Esas sayılı dosyası sanıkları ile sanık M.'in ...'in düğününe gittikleri, sanık ile arkadaşlarının düğünden ayrıldıkları ve Yeniköy yol ayrımında alkol almak için durdukları yerde ateş yaktıkları, bu sırada olay yerine maktul H. ve kardeşlerinin de araç ile geldiği, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/436 Esas sayılı dosyası F. ve M. ile sanık M.'e hitaben burada durmayın dediği, Diyarbakır 3. ACM 2010/436 Esas sayılı dosyası sanığı F.'in de maktule "işimiz bitsin gideceğiz" dediği, aynı dosya da sanık olan M.'un da devreye girerek siz kim oluyorsunuz dediği ve maktul ile kardeşlerinin araçtan inip maktulün M.'u ensesinden kuvvetli bir şekilde itekleyip "Si.tir olun gidin. Buradan bir daha sizi burada görmeyeceğim ağzınıza sı. arım" dediği, M.'un ise "Keşke bizi burada öldürseydin, misafirimizin yanında bize küfretmeseydin" diyerek kafasını sallayıp aracı binip oradan yanındakilerle birlikte uzaklaştıkları, ertesi gün Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tefrik edilen 2010/436 Esas sayılı dosyası sanıkları ile sanık M.'in olay yerine 2 araç ile geldikleri ve aynı mevkide maktul H.'i bekledikleri bu sırada alkol ve sigara içtikleri, maktul H.'in aracını görür görmez 15 el ateş ettikleri, maktulün kafa bölgesinden aldığı yara neticesinde vefat ettiği, bu sırada şahısların 2 araç ile olay yerinden kaçtıkları, Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin tefrik edilen 2010/436 Esas sayılı dosyası sanıkları ve sanık M.'in birlikte bir önceki gün maktul ile aralarında yaşanan sorun neticesinde maktulü öldürdükleri, maktulün aracı ile seyir halinde olduğunu gören sanık M. ve tefrik edilen dosya sanıklarının ateş açmaya başladığı, daha sonra yola çıkarak aynı silahla ateş etmeye devam ettiği esnada arka camın orta noktasına isabet alan mermi çekirdeğinin maktulün başına isabet ettiğinin değerlendirildiği, ateş edilen 2 ayrı bölgenin maktulün aracına yaklaşık 10 ile 15 metre mesafede olduğunun, yerde bulunan kovanlar ve maktulün başından çıkan mermi çekirdeğinin çapının 9 mm olması nedeniyle yarı otomatik çalışan 9 mm çapında büyük bir tabanca olduğunun değerlendirildiği, olayda araca isabet eden mermi giriş delikleri incelendiğinde kasten öldürme kastı ile ateşli silah kullanıldığının belirlendiği, her ne kadar sanık olay yerinde olmadığını beyan etmiş ise de olay yerinden alınan bira kutularından sanığa ait DNA bulgularına rastlandığı, sanık ile tefrik edilen dosya sanıkları arasında HTS kayıtları incelendiğinde şahıslar evde olduklarını beyan etmelerine mukabil baz istasyonlarının olay yeri ve civarını gösterdiği, sanığın eyleminin sanığın tefrik edilen dosya sanıkları ile fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek maktulü kasten öldürdüğü, sanığın eylemin 1 gün öncesinde maktul ile yaşanan tartışmanın yarattığı hiddetin etkisi ile haksız tahrik altında gerçekleştirdiği, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında TCK m. 62 tatbik edilerek cezasından 1/6 oranında indirim yapılmış ise de sanığın olaydan sonra kaçak olarak geçirmiş olduğu süre nazara alındığında hakkında TCK m.62 tatbik edilerek eksik ceza tayin edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla;
Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12/11/2019 gün, 2012/378 Esas ve 2019/415 Karar sayılı kararının sayılı kararının kasten öldürme suçu yönünden CMK m.280/2 uyarınca kaldırılmasına, sanık M.'in ...'i kasten öldürdüğünden bahisle üzerine yüklenen kasten öldürme suçundan TCK'nın 81/1, 29/2 ve 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması ile sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin tayin olunacak cezadan TCK m.63 uyarınca mahsubuna ayrıca sanık M.'in üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğini gösteren kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunması birlikte gözetilerek sanığın tutukluluk halinin CMK 'nın 100 vd. maddeleri uyarınca hükmen devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur," demiştir.
Sanık Savunması: Ben daha önce vermiş olduğum ifademi tekrar ediyorum, benim bu olay ile bir alakam yoktur, suçum sadece alkol almamdır, ben herhangi bir olaya karışmadım, benim on yılım gitti ve halen de gidiyor, ben suçsuzum ve mağdurum, Bu dosya 10 yıllık bir dosyadır, ben soruşturma aşamasında da bu dosyayı takip ettim, olayda iki tane silah kullanıldığı ve önceki kararda da kesinleşti, diğer sanıklar hakkındaki karar da kesinleşti, müvekkil açısından olay yerinde sadece sigara izmariti üzerinde DNA testi ve baz istasyonu kaydı vardır, sanığın bir gün önceki olayda ne teşhis tutanaklarında müvekkilin olaya dahil olduğunu gösterir bir delil veya yan delil yoktur, müvekkil olay günü de olay yerinde alkol aldığını söylüyor, üzerinde durmamız gereken husus olaya dahil olup olmadığıdır, bunu da dosyadaki delillerde anlayacağız, sanığın sırf olay yerinde olması olaya katıldığını göstermez, sonuç olarak müvekkili cezalandırılacak bir delil yoktur, müvekkilin adresinde herhangi bir tebligat yapılmamış, bu anlamda 62 maddenin uygulanması gerektiğini düşünüyoruz, mevcut delilin göz önünde bulundurulması ile müvekkilimin beraatine ve tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz beyan etmiştir.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE DAİRE GEREKÇESİ
Sanıklar ..., ..., ... hakkında maktul ...'i iştirak halinde kasten öldürdükleri iddiası ile açılan dava sonucu Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2010/436 esas 2012/332 karar sayılı dosyada yapılan yargılama sonucu ..., ...'in TCK m.81/1 ve m. 29 gereğince 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve sanık ... hakkındaki davanın kaçak olması nedeniyle ayrılmasına karar verildiği ve verilen karar Yargıtay 1. CD 2013/2909 esas 2013/5907 karar sayılı ilam ile onanarak kesinleştiği, sanık ... hakkındaki davanın Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi 2012/378 esas sırasına kaydedildiği,
Maktul ...'in Silvan İlçesi Yeniköy muhtarı olduğu, olay tarihi olan 22/05/2010 günü akşam saatlerinde haklarında verilen hüküm kesinleşen ..., ... ve sanık ...'ın ve köy muhtarının ortak arkadaşları olan kuyumcu Hanefi Taştekin'in düğününe gittikleri sanık ile arkadaşlarının düğünden ayrıldıkları ve Yeniköy yol ayrımında alkol ve esrar almak istedikleri bu nedenle durdukları ateş yaktıkları, bu sırada olay yerine maktul H. ve kardeşlerinin de araç ile geldiği ve haklarında verilen hüküm kesinleşen ..., ... ve sanık ...'a hitaben burda durmayın dediği, F.'in de işimiz bitsin gideceğiz dediği bu sırada …'un da devreye girerek siz kim oluyorsunuz dediği ve maktul ile kardeşlerinin araçtan indiği ve maktulün M.'u ensesinden tutarak kuvvetli bir şekilde ittirdiği ve "siktir olun gidin burdan bir daha sizi burda görmeyeceğim, ağzınıza sıçarım" dediği, M.'un ise "Keşke bizi burda öldürseydin. Misafirimizin yanında bize küfür etmeseydin" diyerek kafasını sallayarak araca binip oradan yanındakilerle birlikte uzaklaştıkları, ertesi gün haklarında verilen hüküm kesinleşen ..., ... ve sanık ...'ın olay yerine iki araç ile geldikleri ve aynı mevkiide maktul H.'i bekledikleri bu sırada alkol ve sigara içtikleri maktul H.'in aracı görünür görünmez 15 el ateş ettikleri maktulü kafa bölgesinden aldığı yara neticesinde vefat ettiği bu sırada şahısların iki araç ile olay yerinden kaçtıkları ilk kaçan anacın Renault 19 marka araç olduğu ikinci aracın ise ford focus marka araç olduğu ..., ... ve sanık ...'ın birlikte bir önceki gün maktul ile aralarında yaşanan sorun neticesinde maktulü öldürdükleri hususlarının sübut bulduğu anlaşılmıştır.
Sanık ... ilk ifadesinde 22. Mayıs 2010 tarihinde M. ve F. ile birlikte Yeniköy Dilendi mezrasında düğüne gittiklerini, 22:00 sularında geri döndüklerini, yolda kimse ile tartışmadıklarını, ertesi gün saat 14:00'te kafeye gittiğini saat 17-18:00 sularında M. ile buluştuklarını, F.'in de orada olduğunu halı sahaya gittiklerini, okey oynadıklarını, saat 23:00'e kadar orada olduklarını, sonra F.'i bıraktıkları daha sonra da kendisi ve M.'un ablasıgilin evine gittiklerini alkol almadıklarını beyan ettiği, sanık M. ile tefrik edilen dosya sanığı M.'un Cumhuriyet Savcısı huzurunda verdikleri ifadelerin birbiri ile örtüşmediği, M.'un olay günü amcasının evine gittiğini ve sanık M. ile birlikte olduğunu beyan etmesine mukasil sanık M.'in ailesi ile birlikte yemek yediğini ve dışarı çıkmadığını beyan ettiği, ... ve sanık ...'a ait telefonların suç tarihi itibariyle baz istasyonları ve aralarındaki görüşmelerin tespiti bakımından yaptırılan bilirkişi incelemesine göre suç tarihinde olay saat 21:30'dan sonra 23:07'ye kadar yoğun bir görüşmesinin olduğu ve baz istasyonu itibariyle olay yeri civarında bulunduklarının bildirilmiş olduğu, TİB'e kolluk görevlilerine ait deneme amaçlı yapılan … numaralı ve … numaralı telefonların 24/05/2010 tarihinde yapılan arama ve aranmalarda kullanılan baz istasyonlarının tespit edildiği buna göre, ...' e ait …, sanık ...'a ait … numaralı telefon, ...'e ait …, ...'e ait …, ...'e ait … ve Maktul ...'e ait … numaralı telefonlara ait 22/05/2010, 23/05/2010 ve 24/05/2010 tarihlerinde arama, aranma, mesaj alma-gönderme ve bu hizmetler sırasında bu numaraların hizmet aldığı baz istasyonlarının tespiti için alınan yazı sonucunda; sanık ... ve ...'in olay saatinde olay yerine yakın bir yerde oldukları ve diğer adı geçenlerle birlikte yoğun bir şekilde telefon görüşmesi yaptıklarının tespit edildiği, olay yeri inceleme tutanağına göre maktulün belinde tabancasının bulunduğu, aracın arka camında 2 adet mermi giriş deliği bulunduğu, mermilerden bir tanesinin aracın yolcu koltuğunun üst kısmından girdiği, koltuğun delik olduğu, mermi yönünün maktule doğru olmadığı, diğer mermi giriş deliğinin ise aracın iki koltuk arasına fakat şoför koltuğuna yakın bir seyrinin olduğu muhtemelen maktulün ölümüne sebebiyet veren ensesine giren merminin bu mermi çekirdeği olabileceği, olay yerine yaklaşık 20-25 metre mesafede tabanca mermi kovanlarının bulunduğu, yapılan tespite göre kovanların yolun kenarında bulunan toprak yığınlarının arkasına doğru yayıldığı, toplam 15 adet 9 mm MKE boş kovan bulunduğu, kovanların yanında yeni içildiği tespit edilen Marlboro ve Parlıament marka çok sayıda sigara izmaritleri, bira kutusu ve şişesi olduğu, bilirkişi raporuna göre; olaydan sonra maktulün kullanmış olduğu aracın yol üzerinde stop etmiş şekilde lambaları yanar durumda kaset çalarının çalışır durumda olması kontağının açık konumda bulunması maktulün araç içerisinde seyir halinde ilerlediği esnada ateş açılması sonucu başından isabet alması nedeni ile olay yerinde öldüğü ve maktulün gaz pedalına baskı uygulamaması sonucu aracın kendiliğinden stop ettiğinin tespit edildiği dikkate alındığında; olayın Silvan Batman karayolunun 2 km sinde Yeniköy yol ayrımında meydana geldiği, olay yerinde inceleme raporunda ve krokisinde belirtilen deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, sanıkların maktulü bir süre bekledikleri bu esnada olay yerinde ve çevresinde alkol aldıkları değerlendirildiği, olay yerinde belirtilen 21 numaralı delil numarası verilen sigara izmariti (yapılan kriminal incelenmesinde ... tarafından içildiği tespit edilmiştir.) fotoğraflardan incelendiğinde olay esnasında bekleyen bir şahsın maktulün araç ile geldiğini görmesi sonucu yanan sigarayı olay yerine attığı ve sigaranın kendi kendine yanarak külünün uzadığı ve yere dökülmediğinin değerlendirildiği, bu sigara izmaritinin yolun sağında bulunan moloz yığınları arka kısmında olması nedeni ile burada sanık ve tefri edilen dosya sanıklarının beklediği değerlendirildiği, olay yerinde bulunan boş kovanlar incelendiğinde bekleyen şahıs yada şahısların maktule ait aracın geldiğini görmesi üzerine moloz yığınlarının bulunduğu yerden ateş etmeye başladığı ve burada krokide gösterilen 7-8-9-10-11-12-22- ve 23 numaralı bulgu delil numaraları verilen boş kovanların olduğu daha sonra maktulün aracıyla ilerlemesi üzerine arkasında yola doğru ilerleyerek yol kenarında ateş etmeye devam edildiği, burada krokide gösterilen 1-2-3-4-5-6 numaralı delil numarası verilen 9 mm çapında kovanların bulunduğu değerlendirildiği, olayın muhtemelen seyir halinde ilerleyen maktulün geldiğini gören sanık ve tefrik edilen dosya sanıklarının ateş açmaya başladığı daha sonra yola çıkarak aynı silahla ateş etmeye devam ettiği esnada arka camın orta noktasına isabet alan mermi çekirdeğinin maktulün başına isabet ettiğinin değerlendirildiği, ateş edilen iki ayrı bölgenin maktulün aracına yaklaşık 10 ile 15 m mesafede olduğu değerlendirildiği, yerde bulunan kovanlar ve maktulün başından çıkan mermi çekirdeğinin çapının 9 mm olması nedeni ile yarı otomatik çalışan 9 mm çapında büyük bir tabanca olduğu değerlendirildiği, bu tip standart tabancaların etkili menzilinin namlu boyu uzunluğuna göre değişiklik göstermekle birlikte 100 m ye kadar etkili bir şekilde kullanılabildiği, tesirli menzilinin ise 500-600 m ye kadar etkili olduğu ve kullanılabildiği tespit edildiği, olayda araca isabet eden mermi giriş delikleri incelendiğinde kasten öldürmek amacı ile atıldığı hususlarının sübut bulduğu anlaşılmıştır.
Buna göre sanığın kendi ifadeleri arasında ve ..., ... ifadelerinde sürekli çelişkiler yaşadıkları, olayın olduğu gün akşam birlikte olduğu yerler ile ve birlikte bulunduğu mekanlar ile ilgili olarak birbirini tutmayan ifadeler verdikleri ve verdikleri ifadelerinde sürekli çelişkiler yaşadıkları tefrik edilen dosya sanıkları ilk ifadelerinde düğünden sonra eve geldik demelerine rağmen sonraki ifadelerinde düğünden sonra maktul ile tartıştıklarını kabul ettikleri, sanık M.'in ve M. birlikte A.'ın evindeydik dedikleri ancak A.'ın eşi tanık ... verdiği ifadesinde sanığın evine hiç gelmediğini beyan ettiği, sanık M.'in ilk ifadelerinde M. ile ablasının evinde olduğunu belirtmesine mukabil sonraki ifadelerinde bu ifadesinden vazgeçerek evde annesi ve kardeşi Hediye ile birlikte olduğunu ifade ettiği, her ne kadar sanık olay yerinde olmadığını beyan etmiş ise de olay yerinden alınan bira kutularında bu sanığa ait DNA bulgularına rastlandığı, sanık ile haklarında verilen hüküm kesinleşen ..., ...'in HTS kayıtlarının incelendiğinde şahıslar evde olduklarını beyan etmelerine mukabil baz istasyonlarının olay yeri ve civarını gösterdiği, M.'un aracının Renault 19 olmasına mukabil tanık ... olay yerinden kaçan iki arac gördüğünü bu araçlardan birinin Renault 19 olduğunu beyan ettiği hususları bir arada değerlendirildiğinde sanık M. ile haklarında verilen hüküm kesinleşen arkadaşlarının bir gün önce maktul ile yaşadıkları tartışmanın etkisi altında olayda kullanılan 6136 Sayılı Yasa kapsamında iki adet silah ile maktulü öldürdükleri anlaşılmakla sanığın eyleminin haklarında verilen hüküm kesinleşen ..., ...' ile birlikte fikir ve eylem birliği içinde hareket ederek kasten adam öldürme suçunu oluşturduğu, ayrıca sanığın eylemini bir gün öncesinde maktul ile yaşanan tartışmanın yarattığı hiddetin etkisiyle haksız tahrik altında gerçekleştirdiği kanaatine varılmakla, sanık müdafinin; sanığın eylem katılmadığına, aksi düşünülse bile TCK m.39/1-2 gereğince sorumlu tutulması gerektiğine, katılan vekilinin; eylemde tasarlama bulunduğuna yönelen istinaf talepleri kabul görmeyerek sanığın eylemine uyan TCK'nun 81/1, 29 maddeleri gereğince cezalandırılması yoluna gidilmiştir.
Sanığın; eylemin işlediği 23.05.2010 tarihinden yakalandığı 06.11.2019 tarihine kadar kaçak olması, fiilden sonra ve yargılama sırasında olumlu davranışının bulunmaması nedeniyle katılan vekilinin istinaf istemi bu sebep ile dairemizce kabul görerek sanık hakkında TCK 62/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Ayrıntı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-) Katılanlar vekilinin, sanık hakkında 6136 S.Y. muhalefet suçundan verilen CMK m. 223/2-e uyarınca beraat kararlarına ilişkin istinaf talebinin incelenmesinde;
Ceza Genel Kurulunun 11.04.2000 gün ve 65–69, 22.10.2002 gün ve 234–366, 04.07.2006 gün ve 127–180 ile 03.05.2011 gün ve 155–80 Sayılı kararlarında “dolaylı veya muhtemel zarar, davaya katılma hakkı vermez” şeklinde ifade edildiği üzere katılanların sanık hakkında 6136 S.Y. muhalefet suçundan suçundan açılan davaya katılma hakkı bulunmadığından, katılanlar vekilinin bu yönlere ilişen istinaf isteminin CMK m.279/1-b. uyarınca REDDİNE,
İstinaf isteminin reddi kararına karşı, CMK m.279/3 gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine bulunulacak beyanla veyahut bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla gönderilecek dilekçeyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine itiraz yolu açık olduğuna,
II-) Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 12.11.2019 tarih 2012/238 E., 2019/415 K. sayılı ilamıyla sanık ... hakkında kasten öldürme suçlarından ilk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararının Dairemizce yapılan duruşması sonunda CMK m.280/2 gereğince kaldırılmasına,
1-) Sanık ...'ın üzerine atılı maktul ...'e karşı "Kasten öldürme" suçunu işlediği sabit olduğundan eylemine uyan TCK m. 37/1 ve 81/1 uyarınca müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2-) Sanığın eylemini; olaydan 1 gün önce maktul ile aralarında meydana gelen tartışmanın verdiği elemin ve hiddetin etkisi altında işlenmiş olması, eylemin diğer faiileri hakkında yapılan yargılamada sanıklar hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanıp bu kararın Yargıtay 1. C.D. 2013/2909 esas 2013/5907 karar sayılı ilam ile onanmış olması da gözetilerek şüpheden sanık yararlanır ilkesi birlikte değerlendirilerek haksız tahrik altında atılı suçu işlediği kabul edilmekle TCK m.29 gereğince cezasında haksız tahrikin ağırlığı ve olayın özelliği nazara alınarak takdiren 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3-) Sanığın atılı suçu işlemesinden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları ve sosyal ilişkileri ile kişilik özellikleri nazara alınarak cezasında TCK m.62 gereğince takdiren indirim yapılmasına yer olmadığına,
4-) Sanığın cezasına başkaca kanuni veya takdiri artırım veya indirim uygulanmasına yer olmadığına,
5-) Sanık hakkında verilen sonuç hapis cezasının niteliği ve miktarı itibariyle TCK m.50 ile 51 ve CMK m.231'in uygulanmasına kanunen yer olmadığına,
6-) Sanığa verilen hapis cezasının kanuni sonucu olarak; 24/11/2015 tarih ve 29542 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Es., 2015/85 Kr. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 Sayılı TCK m.53/1-2-3 fıkralarının uygulanmasına,
7-) Sanığın şahsi hürriyetini sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilen sürelerin TCK m.63 gereğince cezasından mahsubuna,
8-) Sanığın, sonuç olarak verilen hapis cezasının miktarı ve niteliği ile tutuklu kaldığı süre, tutukluluğun verilen sonuç ceza itibariyle infaza dönüşmemiş olması, şahsi, sosyal ve ekonomik durumu ile atılı suçu işlemesindeki kişilik özelikleri itibariyle kaçma ihtimalinin kuvvetli bulunması nazara alınarak adli kontrolün yetersiz kalacağı değerlendirilmekle, 7 gün içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine itiraz yasa yolu açık olmak üzere hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına,
9-) CMK'nun 324 maddesi gereğince Dairemizce yapılan 7 adet davetiye gideri olmak toplam 105 TL'nin sanıktan alınarak hazineye irad kaydına,
Dair istinaf başvurusu üzerine sanık hakkında verilen hükmün mahiyeti ve niteliği ile ceza miktarı yönünden CMK m.286/1 ve m.291/1 gereğince, dairemiz hükmünün sanık ve sanık müdafiinin yüzlerine karşı, katılan ve katılan vekilinin yokluklarında, 5271 Sayılı CMK m.273 gereğince sanık, sanık müdafii tefhimden itibaren, katılan ve vekilinin tebliğden itibaren 15 gün içinde, CMK m.294/1 gereğince temyiz dilekçesinin, temyiz sebeplerini içermesi gerektiğinin yasal zorunluluk olduğu hususunun gözetilerek dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, hükmün tefhiminden itibaren 15 gün içinde temyiz nedenleri gösterilmeden hüküm temyiz edilmiş olup da, mahkememiz gerekçeli kararın tebliğinden itibaren CMK m.295/1 gereğince 7 gün içinde temyiz sebeplerini içeren temyiz dilekçesinin sunulması gerektiğinin aksi takdirde CMK m.298/1 uyarınca temyiz sebeplerini içermeyen temyiz dilekçesi nedeniyle temyiz isteminin reddine karar verilebileceğinin gözetilmesi gerektiğinin ihtarı ile Cumhuriyet savcısının mütalaasına uygun olarak Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.01.07.2020 (¤¤)