T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1431 - 2025/1250
T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
10. HUKUK DAİRESİ
Dosya No: 2025/1431
Karar No: 2025/1250
Karar Tarihi: 07/05/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
DAVANIN KONUSU: Tazminat
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükme karşı davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmakla; dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A)Tarafların İddia ve Savunmaları:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davacının Ceylan AVM içerisinde .... isimli iş yerini işlettiğini, 20.08.2024 tarihinde tavan arasında çıkan yangının davacının iş yerini de etkilediğini ve zarara sebep olduğunu, yangının yaklaşık 2-3 saat kadar sürdüğünü ve ilk 25 dakika da hiç müdahale edilmediğini, bu yöne ilişkin Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen raporun mevcut olduğunu, yangının meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, yangın sisteminin çalışmadığını, yangın tüplerinin boş çıktığını, Alışveriş Merkezleri Hakkında Yönetmeliğin Ortak kullanım alanlarını içeren maddesine göre ortak kullanım alanlarında meydana gelen kazalardan AVM yönetiminin sorumlu olduğunu, müvekkilinin dükkanının yanmasına sebep olan yangında ise hiçbir yangın önleminin çalışmadığını, su fıskiyelerinin su fışkırtmadığını, katlara konan acil yangın hortumları müvekkilinin dükkanına yetişmediğini ve yangın tüplerinin neredeyse tamamının kullanılamaz hale geldiğini, kiraya verenin kiracıya kabloları ve diğer yangın önleme ve söndürme sistemlerini mağazaya kadar getirdiğini, geri kalan montaj ve diğer hususları kiracının yaptırması gerektiğini şifahen kiracıya ilettiğini, bu nedenle sorumluluğun kiracıda olduğunu bina maliki ve yönetimin bu konuda herhangi bir kusurunun bulunmadığını şifahen kiracıya iletmiş olduğunun belirtildiğini, oysa yangın yönetmeliğinin tüm ilgili maddelerinde yangın önleme ve söndürme sistemlerinin yapımı, test edilmesi, çalışır halde kiracıya teslimi ile periyodik olarak çalışır durumda olup olmadığı ile ilgili tatbikatlar yapılması ve personele yangın eğitimi verilmesi/verdirilmesi gibi hususların tamamen AVM sorumluluğunda bulunduğunu, davalının Borçlar Kanunun 69. maddesi uyarınca kusursuz sorumluluğun bulunduğunu ve zarar verenin zararını ödemekle yükümlü bulunduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL iş yerinde meydana gelen zarar, 100 TL mahrum kalınan kar, 100 TL proje çizim bedeli, 100 TL personel maaş ve sigorta bedeli, 100 TL ticari itibar kaybı, 100 TL kira bedeli ve 100 TL ürün kaybı olma üzere toplamda 700,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece "01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK'nun sulh hukuk mahkemelerinin görevini düzenleyen 4.maddesinin 1/a bendi gereğince kiralanan taşınmazların İcra ve İflas Kanunu'na göre ilamsız icra yolu ile tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalar sulh hukuk mahkemesinin görevine girmektedir. Mülga 1086 Sayılı HMUK'dan farklı olarak bu düzenlemede miktar ayırımı yapılmaksızın tahliye, alacak, tazminat, kiracılık sıfatının tespiti gibi tüm kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözüm yeri sulh hukuk mahkemesi olarak gösterilmiştir. Dava, kiracı tarafından kiraya veren aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının kira ilişkisinden kaynaklanan talebininin değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi görevi 6100 Sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında Sulh Hukuk Mahkemesi’ne aittir. " gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, görevli mahkemenin Diyarbakır Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
C)İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davalı şirketin mutlak kusuru ve ihmalinden kaynaklı müvekkili şirkete ait iş yeri yangın sebebi ile yanarak kül olduğunu, açılan davanın kira hukukundan kaynaklı bir dava olmadığını, taraflar arasında kira sözleşmesi bulunmadığını, dava konusu işyerinin dava dışı .... şirketinden kiralandığını, dava dilekçesinde davacı şirket adına talep edilen tazminat kalemlerinden biri olan kira ödemesinin sebebinin davalı şirket ile kira hukukundan kaynaklı bir tazminat talebi olmadığını, kira bedelinin davacı şirketin dava konusu iş yerini kiralamış olduğu üst kiracı olan şirkete yapmış olduğu kira bedeli ile ilgili bir tazminat kalemi olduğunu, davalı şirketten, ödenen kira bedelinin geri istenmesi talebi olmadığını, müvekkil şirketin, davalı şirketin sorumluluğunda olan AVM de çıkan yangından kaynaklı maddi zarara uğradığını, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında taraflar şirket olduğunda davanın görüleceği mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu beyan ederek Mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı arasında davaya konu işyeriyle ilgili herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını, ayrıca herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, davacının hukuken korunmayan bir haktan bahisle zarar gördüğünü iddia edip talepte bulunması mümkün olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesi ve ekleri davalıya tebliğ edilmediğini, dava açıldıktan sonra ilk derece mahkemesi tarafından karar verildiğinden davacıya karşı cevapların ve delillerin sunulamadığını, bunlar dışında kusura dair, sorumluluğa dair aleyhe olan hususların kabul edilmediğini, davalı şirketin kusursuz olduğunu, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
D)Delillerin Değerlendirilmesi, Hukuki Sebepler ve Gerekçe
Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususların olup olmadığı değerlendirilerek yapılmıştır.
İddia ve savunmaya mahkemece toplanıp değerlendirilen deliller ile duruşma tutanaklarına yansıya bilgi ve belgelere göre; istinaf incelemesine konu ve esas teşkil eden eldeki dava; haksız fiil nedeniyle ve kusursuz sorumluluk ilkesine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece taraflar arasında kira sözleşmesi hükümleri kapsamında değerlendirme yapıldığı, davaya bakmaya sulh hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, taraf vekillerince taraflar arasında kira sözleşmesi veya ilişkisi bulunmadığı, uyuşmazlığın kira sözleşmesi hükümlerine göre çözümlenemeyeceği beyan edilerek istinaf isteminde bulunulmuştur.
6102 sayılı TTK m. 4 hükmünde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir:
(i) Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; TTK m. 4(1) hükmünde (a) ilâ (f) bentlerinde sayılmıştır.
(ii) İkincisi ise, yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK m. 4(1)-son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması TTK’da gerekli ve yeterli görülmüştür.
(iii) Üçüncü grup ise, nispî ticarî davalar olup, TTK m. 4(1) hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. TTK m. 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez.
Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; dava konusu uyuşmazlıkta taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığı hususunda ihtilaf bulunmaması, davacı tarafça haksız fiil hükümlerine dayalı olarak tazminat talebinde bulunulması, tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili olması nedeniyle nispi ticari dava söz konusu olduğu anlaşılmakla Asliye Ticaret Mahkemesince yargılama yapılarak karar verilmesi gerektiğinden mahkemece verilen görevsizlik kararının isabetli olmadığı sonucuna varılmış ve tarafların istinaf talepleri yerinde görülmüş olup; taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının HMK'nın 353/1-a-3 maddesince kaldırılmasına, uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmek üzere davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ve davalı vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile;İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararının6100 sayılı Kanunun 353/1-a-3. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-Taraflarca peşin yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatıran tarafa iadesine,
4-Dosya üzerinde inceleme yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
5-İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6- Temyizi kabil olmayan işbu karar ilamının, hukuki dinlenilme hakkı gereği HMK’nin 27 ve 359/4 maddeleri uyarınca taraflara tebliğ, harç ve avansı iade işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde 6100 sayılı HMK'nun 362/1-g maddesi gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 07/05/2025