Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, 5271 sayılı CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından 5271 sayılı CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, gerekçe içeriği, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 gün ve 2017/956-370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Yargıtay 16. Ceza Dairesinin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih ve 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı kararında, kuruluş, amaç, örgüt yapılanması ve faaliyet yöntemleri ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere; FETÖ/PDY nihai amacı Devletin Anayasal nizamını cebir ve şiddet kullanarak değiştirmek olan, kendine özgü özellikleri bulunan silahlı bir terör örgütüdür.
Yine Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 21.03.2018 tarih ve 2017/3985 esas, 2018/770 karar sayılı ve benzer nitelikteki emsal kararlarında, örgüt liderinin talimatı doğrultusunda anılan örgütle irtibatlı Bank ..........’daki hesabına para yatıran sanığın faaliyetlerinin, silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluk içermemesi karşısında, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden faaliyetler olduğu ve eylemin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı açıklanmıştır.
Bu bağlamda, banka hesap hareketleri dökümü ile dosya içerisinde bulunan diğer deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde, Bank.......... çalışanı olan sanığın, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri ……..'in talimatına istinaden Bank..........'nın TMSF'ye devrinin engellenmesi amacıyla Bank ..........'daki hesabına para yatırdığına, bu şekilde silahlı terör örgütüne bilerek ve isteyerek yardımda bulunduğuna dair Mahkemenin kabulü yerinde görülerek;
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, savunmanın inandırıcı gerekçelerle red edilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından sanık müdafiinin talepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dairemizce alınan 02/03/2020 tarihli Bilirkişi Raporu'nda da açıklandığı üzere; sanığın 09/09/2014 tarihinde hesabına 37.581,56 TL para yatırarak hesabında artırım yaptığı, bu şekilde FETÖ/PDY Silahlı Terör Örgütü lideri ……..'in Bank..........'nın TMSF'ye devrinin engellenmesi amacıyla verdiği talimata istinaden hesabında artırıma gittiği, sanığın söz konusu parayı yatırmasının suçun unsuru olduğu, bu nedenle sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşmak ve TCK'nın 220/7 maddesi gereğince alt sınırdan indirim yapılmak suretiyle hapis cezasına hükmolunarak sanığa fazla ceza tayini,
Hukuka aykırı, sanık müdafiinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, bu aykırılıklar CMK'nın 280/1-a ve 303. maddelerine göre yeniden yargılama yapılmaksızın giderilebilir yanılgılar olmakla;
Hükmün 1-2-3 ve 4.bölümlerinin hükümden çıkarılarak; Yerine, aynı yere kaim olmak üzere;
"Sanık K1'in üzerine atılı silahlı terör örgütüne yardım etme suçunu işlediği sabit olduğu vicdani kanaatine varılmakla eylem ve hareketine uyan TCK'nın 314/3 ve 220/7 maddesi yollamasıyla TCK'nın 314/2 maddesi gereğince aynı Yasanın 61. maddesinde belirtilen suçun işleniş biçimi ve özelliği, sanığın kastı ile suç sebep ve saikleri nazara alınarak takdiren asgari hadden ceza tayin edilerek 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eyleminin vasfı, yardımın niteliği dikkate alınarak cezasından TCK'nın 220/7 maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında indirim yapılmak suretiyle 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini örgüt faaliyeti çerçevesinde işlediği anlaşılmakla cezasından 3713 sayılı yasanın 5/1 maddesi gereğince yarı oranında artırım yapılmak suretiyle 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmada gözlemlenen olumlu tutum ve davranışı ile cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri değerlendirilerek TCK'nın 62/1 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak suretiyle 3 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,"
Şeklindeki paragrafların EKLENİP diğer bölümlerin sırasıyla teselsül ettirilerek,
İlk derece mahkemesince kurulan hükümde ve hükme esas teşkil eden hukuki işlemlerinde düzeltilmesine karar verilen hususlar dışında hukuka aykırılığa rastlanmadığından sanık müdafiinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK.nın 303/1 maddesi delaleti ile CMK.nın 280/1-a MADDESİ GEREĞİNCE DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Sanık ……..'e yüklenen silahlı terör örgütüne yardım etme suçunun niteliği, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delil durumu, dosya kapsamındaki bilgi ve belge içerikleri dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince verilen tedbirin orantılı bir tedbir niteliğini taşıması nedenleriyle ADLİ KONTROL KARARININ DEVAMINA,
Kararın bir örneğinin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiine tebliğine,
BAM Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendilerine geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle,
Adli kontrol tedbirinin devamına ilişkin karara karşı 7güniçerisinde CMK'nin 111/2, 267 ve devamı maddeleri uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi nezdinde İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
Diyarbakır BAM Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararının kendilerine geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren 15gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 7188 sayılı Yasanın 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 286. maddesine eklenen 3. fıkra ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere 04/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)