Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, karar yerinde gösterilip incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli delillere, mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınarak, savunmanın inandırıcı gerekçelerle reddedilmesine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre, verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafinin istinaf talepleri yerinde görülmemiş olmakla, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Sanığa yüklenen silahlı terör örgütü üyeliği suçunun niteliği, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delil durumu, dosya kapsamındaki bilgi ve belge içerikleri dikkate alındığında, yerel mahkemece 5271 Sayılı CMK'nın 109/3-a maddesi gereğince verilen tedbirinin orantılı bir tedbir niteliğini taşıması nedenleriyle ADLİ KONTROL KARARININ DEVAMINA,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiine tebliğine,
BAM Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın kendilerine geliş tarihinden, istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafii yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilip hâkime onaylatmak üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka ilk derece ceza mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüğüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle,
Adli kontrol tedbirinin devamına ilişkin karara karşı yedi gün içerisinde CMK'nin 111/2, 267 ve devamı maddeleri uyarınca Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi nezdinde İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,
SONUÇ: İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara karşı ise onbeş gün içerisinde CMK'nin 286 ve devamı maddeleri uyarınca Yargıtay ilgili Ceza Dairesi nezdinde TEMYİZ kanun yolu açık olmak üzere Üye Hakim 120905'in muhalefeti ile 02/07/2020 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ:
Askeri personel iken örgütle irtibatı ve iltisakı nedeniyle meslekten ihraç edilen sanığın, örgütün askeri mahrem yapısında bulunduğuna, sabit hatlardan aranıp örgütün sivil imamı ile buluşup sohbet adı verilen toplantılara katıldığına dair ikrar mahiyetindeki beyanları ile sanığın bu beyanları ile örtüşen A. S. beyanları ve tüm dosya kapsamından; sanığın silahlı terör örgütü üyeliği suçundan mahkumiyetine dair ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik görmediğimden bu yöndeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmaktayım.
Ancak; Sanığın aşamalarda örgütle ilgili verdiği bilgilerin mahiyeti itibariyle yapılan değerlendirmede, sanığın örgütteki konumu ile uyumlu olarak örgütle alakalı bildikleri hususlarda bilgi verdiği ve samimi beyanlarda bulunduğu değerlendirilmiş, kaldı ki ilk derece mahkemesince yapılan yargılama da bu durum ''Sanığın aşamalarda yapmış olduğu savunmalarında etkin pişmanlık kapsamında hazırlık aşamasında ayrıntılı olarak verdiği ifadelerini tekrar ederek, 6 kişiyi teşhis edip, bu örgüt içerisinde bulunduğu döneme dair gruplar arasındaki bağlantı, grup içerisindeki irtibatın nasıl sağlandığı, ankesörlü telefondan nasıl ve hangi şartlarda arandığına ilişkin ayrıntılı beyanda bulunup pişmanlığını ortaya koyarak samimi ve istikrarlı biçimde ikrarda bulunmuş olması,'' gerekçeleri ile belirtilmiş olup, sanığın etkin pişmanlıkta bulunma zamanı ve verdiği bilgilerin örgütün çözülmesine yaptığı katkının düzeyi gözönünde bulundurularak sanık hakkında etkin pişmanlık hükümleri doğrultusunda ilk derece mahkemesince takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, benzer konuda verilmiş Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 24/10/2017 tarih 2015/1354 esas, 2017/5381 karar ve aynı Dairenin 10/07/2017 tarih 2017/1517 esas, 2017/4830 Sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, 5237 Sayılı TCK'nın 221/4. maddesi 2. cümlesinde yer alan düzenlemeye göre, örgütün yapısı ve faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili bilgi verip pişman olan fail için, etkin pişmanlık nedeniyle cezada yapılacak indirim oranının "üçte birden dörtte üçe kadar" olarak belirlenebileceği gözetildiğinde;
Sanığın, aşamalarda pişman olduğunu bildirerek, Kayseri'de 8.sınıftaki öğrencilik yıllarından itibaren örgüt ile ilk temasından başlayıp, askeri okulda okuduğu sırada ve askeri personel olarak çalıştığı yerlerde kendisi ile irtibata geçen kişilerin (bir kısmı fiziki özelliklerini tarif ederek) kimler olduğunu dile getirdiği, sanığın beyanında bahsettiği 6 kişiyi bizzat teşhis ettiği, sanığın sabit hatlardan tanık A. S. ile arandığını kabul ettiği, sanığın bu yöndeki beyan ve teşhislerinin tanık A. S. 'in beyanları ile örtüştüğü gözetilerek;
Aşamalardaki beyanında örgüt içerisindeki konumuyla uyumlu şekilde, örgütün yapısı ve faaliyetleri ile ilgili ayrıntılı olarak samimi bilgiler veren, sivil mahrem imamlarının ve örgüt içerisinde faaliyette bulunan diğer şahıslar hakkında bilgiler veren, gerekli teşhisleri yaptığı ve pişmanlığını dile getirdiği anlaşılan sanık hakkında TCK'nun 221/4-son maddesi uyarınca uygulanan 1/2 indirim oranından daha fazla olacak şekilde hakkaniyete uygun bir oranda indirim yapılması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun indirim oranının makul olduğu yönündeki görüşüne katılmıyorum. (¤¤)