Yerel Mahkemece verilen hükme karşı davalı hazine vekili tarafından maddi ve manevi tazminata ilişkin hükme yönelik istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yerel mahkemece koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasına konu davacının beraatiyle sonuçlanan dosyada tutuklu kaldığı 16/03/2018-31/07/2018 sürelerin bizzat infaz görüp görmediği, tutukluluğun mahsuba konu olup olmadığının araştırılmadığı, koruma tedbirleri sebebiyle tazminata hükmedilebilmesi için bu hususların açıkça belirlenmesi zorunluluğu karşısında, Dairemizce yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının tutukluluğunun sadece 16/03/2018-14/06/2018 tarihleri arasındaki kısmının bizzat infaz gördüğünün tespit edilmiş olduğu görülmekle,
Yapılan incelemeye, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre davalı vekilinin sair istinaf istemlerinin reddine, ancak;
Maddi tazminat açısından, Yargıtay 12. Ceza Dairesi’nin 12/11/2018 tarih, ve 2018/5100 E.- 2018/10610 K. sayılı ilamı ve dairemizce de benimsenen yerleşik içtihatlarına göre, haksız koruma tedbiri nedeniyle açılan tazminat davalarında, davacının maddi zararının; sabit ücretli çalışan olması halinde aylık ücret veya geliri, işsiz olması veya gelirinin asgari ücret altında olması halinde ise gözaltı veya tutuklu kalınan döneme ait net asgari ücret üzerinden hesap edilmesi gerektiği, hesap yapılırken, gözaltı ya da tutuklulukta geçirilen her bir ayın kaç gün çektiğine bakılmaksızın, davacının aylık ücret yada geliri ne ise her takvim ayı için o miktarda davacı lehine tazminata hükmedilmesi gerektiği, tam ay dışındaki artık günlerde ise davacının aylık ücret ya da gelirinin o ayın gün sayısına bölünüp bulunan neticenin gözaltı ya da tutuklulukta geçirilen gün sayısı ile çarpılmak suretiyle hesap edilmesinin gerektiği;
2018 Yılı Nisan ve Mayıs ayları için iki tam ay; 2x1.603,12 TL=3,206,24 TL 2018 yılı Mart ve Haziran aylarında tutuklu kalınan 29 gün için; 29 x 53,43=1.549,47 TL olmak üzere toplam 4.755,71 TL olarak hesaplanması gerekirken 7.267,48 TL olarak hesaplanması,
Buna göre açıklanan bu ölçütlere uymayacak miktarda fazla maddi tazminata hükmolunması ve buna bağlı olarak fazla vekalet ücretine hükmolunması,
Hukuka aykırı, davalı vekilinin istinaf istemleri bu nedenle yerinde görüldüğünden, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılıklar Anayasanın 141/son. ve 6100 sayılı HMK.nun 353/1-b. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte bir yanılgı olduğundan, hükmün maddi tazminatın belirlenmesine ilişkin kısımdan "7.267,48 TL" ibaresinin çıkartılarak yerine "4.755,71 TL" ibaresinin yazılması, hükmün vekalet ücretinin belirlenmesine ilişkin kısmından " 1.592,10 TL " ibaresinin çıkartılarak yerine "1.290,69 TL" ibaresinin yazılması sureti ile sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hüküm DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Kararın bir örneğinin Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, birer örneğinin istinaf başvurusunda bulunan davalı vekili ile istinaf başvurusunda bulunmayan davacı vekiline TEBLİĞİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
5271 sayılı CMK'nın 286/2-a ve 6100 sayılı HMK' nın 362/1-a maddeleri gereğince KESİN olarak 31/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. (¤¤)