T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ
T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/4685
KARAR NO: 2025/1580
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/09/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkil şirket aleyhine tahakkuk ettirilen, davalı kurum tarafından düzenlenen ... nolu faturanın iptali ile 78,691,45 TL'lik borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini, düzenlenen bu fatura içeriğinin haksız olup, faturanın gerekçesi olan kaçak elektrik kullanımının gerçekleşmediğini, yargılama sonuna kadar elektrik enerjisinin kesilmemesi yönündeki tedbir talebinin kabulünü, davalı kurum tarafından düzenlenen .... nolu faturanın iptali ile müvekkil şirketin 78,691,45 TL'lik borcunun olmadığının tespitini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini" talep ettiği görülmüştür.
B) DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; "Öncelikle davacı şirket tarafından müvekkil kurum aleyhine ikame edilen davanın haksız olup davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Şöyle ki; Davacının aboneliği ve sayacına ilişkin yapılan kontrollerde davacının kaçak elektrik kullandığı 08/07/2015 tarihli kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağından anlaşılacağı üzere abonenin sayacın (2) akım trafo uçlarını izoleli bir şekilde klemense bağlayarak üçte iki oranında kaçak kullandığı tespit edilmiş olup, kaçak elektrik kullanımı iptal edilerek sayaç ve modemin değiştirilmiş olduğunu, kaçak tutanakları da aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğundan iş bu davanın reddi gerektiğini, Yine Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 2014/2749 Esas , 2014/5365.Karar sayılı 03/04/2014 tarihli ilamında özetle: Mahkemece öncelikle dosyanın önceki bilirkişi dışında oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi kuruluna verilmesi, bilirkişi heyetinden davacının davalı taraftan isteyebileceği kaçak elektrik bedelin Elektrik Piyasası Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği ve 622 sayılı kurul kararı hükümlerine göre hesaplanması konusunda denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, Kaçak tutanakları aksi ispat edilinceye kadar geçerli olduğunu, Yukarıda arz ve izah olunan ve resen belirlenecek nedenlerden dolayı usul ve yasaya aykırı, davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini" talep ettiği görülmüştür.
C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 22/03/2022 tarih 2021/744 Esas , 2022/597 Kararı ile; "Dava, davacının ..... fatura numarasına ait tahakkuk yapılan meblağ yönünden davalı kuruma borçlu olmadığına ilişkin menfi tespit davasıdır. Bu dava ile davacı, davalı kuruma borçlu olmadığının tespitini talep etmekte olup, ileride davalı alacaklının cebri icra tehdidi ile karşı karşıya kalacağından, davacının dava açmakta hukuki yararı vardır. Yapılan yargılama ve tüm dosya münderecatı birlikte değerlendirildiğinde, Davacının davalı kurum yetkililerince 08/07/2015 tarihinde ... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının tanzim edildiği görülmektedir.Kaçak elektrik tespit tutanaklarının, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlendiği gözetildiğinde, HMK’nın 204/2. maddesinde hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Yargıtay 3.HD, 21/10/2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K.) Diğer taraftan, davacının kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespit tutanağına dayanılarak yapılan tahakkuktan dolayı borçlu olmadığının tespitine yönelik açılan davada, ispat yükü davalı şirkete aittir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan (30/05/2018 tarihli ve 30436 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren) Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 43/5.maddesinde "Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır." hükmü bulunmakta olup, aynı madde kapsamında kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespiti hallerinde, kaçak tespit tutanağı düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Davalı vekilince davaya konu öncesinde 16/02/2010 tarihinde aynı işyeride kaçak elektrik kullanıldığının tespit edildiği ve tutanağın mükerrer olduğunu ileri sürdüğü fakat buna ilişkin belgeye ulaşılamadığını belirttiği anlaşılmıştır. 04/06/2021 tarihli ek bilirkişi raporunda ve kök raporda da belirtildiği üzere kaçak tutanağının kaçak elektrik kullanımı anlamı taşımayacağı mükerrerliğe ilişkin de belgenin dosyaya sunulmadığı, dosya kapsamında mükerrer kaçak elektrik enerjisi kullanıldığına dair başkaca bir delil bulunmadığı, bu yöndeki iddianın HMK'nın 194.maddesine uygun olarak somutlaştırılmadığı, E.P. Tüketici hizmetleri yönetmeliğine göre kaçak elektrik tahakkuku yapma hakkının olduğu anlaşılmış olup bilirkişilerce hesaplanan yöntemce 20.983,72TL davacının borçlu olmadığına kanaat getirilerek mahkememizce davanın kısmen kabulüne karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davanın kısmen kabulü ile; davacı aleyhine davalı kurum tarafından düzenlenen ... numaralı faturadan kaynaklı 20.983,72 TL'si yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, " karar verilmiştir.
D) İSTİNAF NEDENLERİ:
Hükme karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinafında özetle; iddia ve savunmalarının dikkate alınmadığını, sadece davalı tarafın beyanları üzerine yargılama yapıldığını, adil yargılama haklarının ihlal edildiğini,taraflarınca yapılan iddia ve savunmalar dikkate alınmadan rapor hazırlandığını, itirazlarına rağmen raporun kabul edildiğini, raporun eksik ve hatalı olduğunu, davalı şirket kaçak tutanağında müvekkil şirketin yetkilisinin imzasını almadığını veyahut hiç bir tanık veya imzası tutanakta mevcut olmadığını, kararın kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
Davalı vekili istinafında özetle; davacının dava dilekçesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, iddialarının gerçeği yansıtmadığını kaçak tespit edildiğini, kendisine kaçak tahakkuku ettirildiğini, kaçak tutanaklarının, eksiksiz ve okunaklı olarak düzenlendiğini, mahkemece aldırılan bilirkişi raporlarına itiraz ettiklerini, itirazlarının hakkında matbu bir gerekçesi dışında açıklama da bulunmadığını, bu hususun savunma hakkının açıkça ihlali olduğunu, bilirkişi raporunda yanlış hesaplamanın mevcut olduğunu, davacının önceden de kaçak kullanımda bulunduğundan bahisle 2 kat cezalı hesaplama yapılması gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını, icranın geri bırakılması kararı verilmesini talep ettiği görülmüştür.
E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) istemine ilişkindir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede;
Davacı vekili, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmamasına rağmen davalı şirket tarafından düzenlenen .... numaralı fatura ile 78.691,45 TL ceza kesildiğini beyanla menfi tespit talebinde bulunmuş olup davalı vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davalı şirket kayıtları dosya arasına kazandırılmış olup incelenmesinde ; 08/07/2015 Tarih ve .... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağında, ”primer pano sayaç okuma arızasına gidildi yapılan kontrolde abonenin sayacın 2 akım trafo uçlarını izoleli bir şekilde klamense bağlayarak üçte iki oranında kaçak kullandığı tespit edildiği” şeklinde tutanak düzenlendiği tutanağa istinaden 17/05/2015-08/07/2015 tarihleri arasında 78.691,45 TL tahakkuk yapıldığı görülmüştür. Mahkemece talimat mahkemesince bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup 08/12/2020 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle ; "...Yüksek tüketim mevcut olan aboneliklerde,teknik kriterlere göre, yapılan tüketimin: tespiti için sayaç öncesinde, devreden geçen akımı düşürerek sayaca iletmek için x/5akımtrafoları tesis edilmekte, sayacın kaydettiği endeksle bir önceki sayaç endeksi arasındaki fark kullanılan akım trafosu çarpanı ile ve varsa gerilim trafosu çarpanı ile çarpılarak yapılan tüketim miktarı belirlenmektedir. Bu kapsamda,devrede akım trafosu mevcut olan -bir ölçü - sisteminde,akım trafosundan gelen 3 uçtan birisinin veya ikisinin çıkarılması veya çapraz bağlanması sonucunda sayaç 1/3 veya 2/3 oranında eksik tüketim kaydetmesi, söz konusudur.Dosyada mevcut CD kaydı incelendiğinde, görevlilerin .....seri no.lu Köhler marka sayacın klemensi üzerinde vidaları gevşeterek sayaca akım. trafolarından gelen kablo uçlarını çıkardıklarında, iki faza ait uçların izoleli olduğu ve bu halde akım geçişi olmayacağından bu iki faza tüketiminin sayaç tarafından kaydedilmeyeceği belirgindir.Ancak, 07.08.2015 tarihli kaçak tutanağında yapılan tespit, sayacın klemens kapağına önceden mühür yapılmışsa, bu mühre müdahale edilmesini gerektiren bir durumdur. Söz. konusu sayacın 17.05.2015 tarihinde takıldıktan sonra klemens kapağının mühürlenip mühürlenmediği düzenlenen sayaç tutanağından anlaşılamamaktadır.Buçerçevede yapılan dava konusu tespit, E. P.Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26. Maddesi kapsamında kaçak elektrik kullanımını içermekte olup, meri mevzuatı oluşturan Yönetmeliğin ilgili maddelerine göre davalı şirketin kaçak tahakkukunu yaparak, haksız fiil sorumlusu davacıdan talep hakkı mevcuttur......davacının dava kapsamında 57.707,73 TL borçlu olduğu, 20.983,72 TL borçlu olmadığı..." kanaati bildirilmiştir. İtiraz üzerine aldırılan ek raporda davacının başkaca kaçak kullanımda bulunduğuna dair dosyada belge olmadığından kanaat değiştirilmemiştir. Mahkemece rapor ve ek rapor doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup karara karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
8 Mayıs 2014 tarihli, 28994 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren ve kaçak tutanağının düzenlendiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26 . maddesi " (1) Gerçek veya tüzel kişinin;
a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi,
b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi,
c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir.
(2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır.
(3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir.
(4) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişi, kaçak tespit süreci sonucunda kaçak elektrik enerjisi tüketimi tespit edilen gerçek veya tüzel kişilerin elektrik enerjisini keserek sayacı mühürler ve Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunur. " hükmünü,
Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması başlıklı 28 . maddesi " (1) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için,
a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre,
b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir.
(2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın;
a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 (üç) kW, diğerlerinde 5 (beş) kW’ın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak,
b) Diğer abone gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0.60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’ın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir.
(3) Mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır.
(4) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplanır." hükmünü,
Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre başlıklı 29. maddesi " (1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır.
a) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır.
b) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde,
1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez.
2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır.
3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz.
c) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir.
(2) Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri;
a) Meskenlerde; 5 saat kabul edilir.
b) Tarımsal sulama abonelerinde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat olarak kabul edilir.
c) Sanayi abone grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat kabul edilir.
ç) Diğer abonelerde; 8 saat kabul edilir.
d) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri % 20 oranında artırılarak uygulanır.
(3) İkinci fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin ikinci fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise, tespit edilen saatler esas alınır." hükmünü,
Kaçak elektrik enerjisinin faturalandırılması başlıklı 30. maddesi " (1) Tüm kaçak kullanımlara ilişkin hesaplamalar Kurul onaylı fonsuz tarife tablolarındaki ilgili tüketicinin abone grubuna ilişkin tek terimli, tek zamanlı tarife üzerinden yapılır. Yapılan hesaplamalarda reaktif enerjiye ve trafo kayıplarına ilişkin bedeller ile abone/okuma/fatura başına uygulanan bedeller dikkate alınmaz.
(2) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketicinin, 29 uncu madde çerçevesinde hesaplanan tüketimi, dahil olduğu abone grubuna kaçak elektrik enerjisi kullandığı dönemde uygulanmakta olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen fonsuz tarifenin 1,5 (bir buçuk) katı ile çarpılarak, kaçak enerji bedeli hesaplanır ve bu bedel fatura edilir.
(3) Yapılan kaçak tüketim hesabı ve kaçak tüketime ek olarak yapılan hesaplamalar dönemi içinde kalan, varsa daha önce yapılmış tüketim miktarları tenzil edilir.
(4) Tüketicinin aynı veya başka bir kullanım yerinde mükerrer kaçak elektrik enerjisi kullandığının tespiti durumunda, kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespit edildiği tarihte yürürlükte olan ve birinci fıkrada kapsamı belirtilen fonsuz tarifenin 2 (iki) katı göz önüne alınarak hesaplama yapılır.
(5) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara ilişkin kaçak elektrik enerjisi kullanımlarındaki hesaplamalar, ticarethane abone grubuna uygulanan fonsuz tarife üzerinden yapılır. " hükmünü amirdir.
İstinaf sebepleri ve dosyadaki bilgiler ile bilirkişi raporları birlikte incelendiğinde; Mahkemece, araştırmanın ayrıntılı yapıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının olayı net bir şekilde açıkladığı ve kaçak kullanımını tespit ettiği, yine raporlarda hesaplamanın doğru veriler üzerinden yapıldığı mahkemenin bu raporları hükme esas alarak karar vermesinde herhangi bir usule aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükme esas alınan bilirkişi raporunun usul, yasa ve ilgili yönetmeliğe uygun tanzim edilmesine, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 sayılı Kanunun 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak taraf vekilmerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine, dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Yukarıda yazılı ilk derece mahkeme kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.1 maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Davalıdan alınması gereken 1.433,39 TL istinaf karar ve ilam harcından, istinaf eden davalı tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile eksik kalan 1.005,79 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf kanun yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
6-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333.maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
7-Kararın dairemiz tarafından tarafından tebliğe çıkarılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda Davalı yönünden kesin Davacı yönünden, 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde, Yargıtay'a TEMYİZ yolu açık olmak üzere 18/09/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.