T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/2305
KARAR NO: 2026/1211
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/05/2026
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla; dosya incelendi. Gereği düşünüldü.
A) DAVACI VEKİLİNİN İSTEMİNİN ÖZETİ :
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; Müvekkili Firma ile davalı şirket arasında ... tarihli ... İli ve İlçeleri ... Yeraltı Tesis Yapım İşi Sözleşmesi, ... tarihli ... 1. Grup 2020 Tesis Yapım İşi Sözleşmesi, ... tarihli ... 4. Grup 2020 Tesis Yapım İşi Sözleşmesi ve ... tarihli ... 2. Grup 2021 Yılı ... Tesis Yapım İşi sözleşmesi ile bu sözleşmelere dayalı ek sözleşmeler imzalandığını, söz konusu sözleşmeler ve ek sözleşmeler uyarınca davalı şirkete; ... tarihli 1.Sözleşme ve Ek Sözleşmeleri uyarınca; ... Bankası'nın ... tarihli ... numaralı ....-TL, ... Bankası'nın ... tarihli ... numaralı ....-TL, ... tarihli 2.Sözleşme Sözleşme ve Ek Sözleşmeleri uyarınca; ...bank'ın ... tarihli ... numaralı ....-TL ve ...bank'ın ... tarihli ... numaralı ....-TL, ... tarihli 3.Sözleşme ve Ek Sözleşmeleri uyarınca; ...bank'ın ... tarihli ... numaralı ....-TL, ...bank'ın ... tarihli ... numaralı ....-TL, ...bank'ın ... tarihli ... numaralı ....-TL, ... tarihli 4.Sözleşme Uyarınca; ... Bankası'nın ... tarihli ... numaralı ....-TL tutarlı teminat mektupları verildiğini, müvekkili firmanın davalı şirketin bir türlü kesin kabul işlemlerini başlatmaması nedeniyle ve davalının talebi ile teminat mektuplarının sürelerini defalarca uzatmak mecburiyetinde kaldığını; davalı şirket yetkililerine sürekli olarak işlerin geçici kabullerinin yapıldığının, kesin kabule hazır olunduğunun bildirildiğini, kesin kabullerin bir an önce yapılmasının istenildiğini, ancak davalı şirketin müvekkili firmanın söz konusu yazılı taleplerine olumlu veya olumsuz herhangi bir cevap vermediğini, gönderilen ihtarnamelere de herhangi bir cevap verilmediğini, dava konusu teminat mektupları nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü beyanla; toplam 4 adet ana sözleşme ve ek sözleşmelere dayalı tüm kesin teminat mektuplarının, davanın devamı süresince nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde, ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
B) İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ :
... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas sayılı Kararı ile; "...davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat eder nitelikte herhangi bir belge sunulmadığı, yalnızca davacı tarafın beyanlarının yaklaşık ispat olarak kabul edilemeyeceği, talebin yargılamayı gerektirdiği ve bu aşamada davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edilemediği değerlendirilmekle; davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir. Kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
C) İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinafında: ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi kararının, somut dosya gerçeklerini, UYAP kayıtlarını ve sunulan onlarca yazılı delili tamamen görmezden gelmesi, maddi hatalarla malul olması ve hukuki dayanaktan yoksun bulunması nedeniyle hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat eder nitelikte herhangi bir belge sunulmadığı yönündeki tespitinin dosya kapsamı, UYAP kayıtları ve davanın esasıyla taban tabana zıt olduğunu, dava dilekçesi ekinde EK-1'den EK-17'ye kadar sunulan Kronolojik Belge Özetleri, KEP iletileri, ihtarnameler, Geçici Kabul Tutanakları, Kesin Hesap Belgeleri, İş Bitirme Belgeleri ve SGK İlişiksizlik Belgeleri gibi uyuşmazlığın tüm sürecini gösteren somut delillerin mahkemece hiçbir değerlendirmeye tabi tutulmaksızın görmezden gelindiğini, bu durumun adil yargılanma hakkını ve hukuki dinlenilme hakkını (HMK m. 27) ağır şekilde ihlal ettiğini, ayrıca mahkemenin kararında yalnızca Sözleşme'nin davalının teminatları alıkoyma şartlarını düzenleyen 10.3.2. maddesine atıf yaparak, kesin kabul sürecini emredici şekilde düzenleyen 28.1. maddesini ve TMK m. 2'deki dürüstlük kuralını tamamen göz ardı ettiğini, müvekkilİ şirketin 2019 yılından itibaren edimlerini tamamlamasına, geçici kabullerin yapılmasına, kesin hesapların ve iş bitirme belgelerinin alınmasına ve bu işlemlerin üzerinden 4-5 yıl geçmesine rağmen davalının yazılı tüm taleplere rağmen kesin kabul işlemlerini keyfi olarak başlatmayarak kendi yükümlülüğünü ihlal ettiğini, bu durumun ... TL tutarındaki teminat mektuplarının haksız yere bloke edilmesine yol açtığını, davalının ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasındaki ... TL'lik sembolik risk iddiasının müvekkilin ihbar feragati sunmasıyla ortadan kalktığını ve bu cüzi risk gerekçesiyle ... Milyon TL'yi aşan teminat mektuplarının bloke tutulmaya devam edilmesinin hukuk devleti ilkesinin bir gereği olan ölçülülük ilkesiyle bağdaşmadığını, mahkemenin ret kararında sığındığı "talebin yargılamayı gerektirdiği" gerekçesinin HMK m. 389 vd. düzenlenen ihtiyati tedbir kurumunun varlık amacıyla temelden çeliştiğini, zira HMK m. 390/3 gereğince ihtiyati tedbir talep eden tarafın haklılığını "yaklaşık olarak" ispat etmesinin yeterli olduğunu ve dosyada mevcut Geçici Kabul Tutanakları, kesin hesap belgeleri, iş bitirme belgeleri ve SGK ilişiksiz belgeleri gibi bizzat davalı tarafın imzasını taşıyan somut delillerle yaklaşık ispat koşulunun fazlasıyla gerçekleştiğini, mahkemenin tüm bu yazılı delillere rağmen "ispat yok" demesinin delilleri değerlendirmekten kaçındığının itirafı olduğunu ve yargılama makamının asli görevini ihmal ettiğini, bu nedenle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... tarihli ihtiyati tedbirin reddi kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına, davaya konu edilen ... TL tutarındaki banka teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmiş olması ve telafisi imkansız zarar riski nedeniyle teminatsız olarak veya mahkeme aksi kanaatte ise uygun bir teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesine, istinaf yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
D)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, ... Yeraltı Tesis Yapım İşi alım ihalesi sebebiyle davalı ...'a verilen teminat mektuplarının iadesi ve teminat mektupları için ödenen komisyon bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
İnceleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek 120 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesi uyarınca tedbir istemine yönelik yapılmıştır.
Geçici Hukuki Koruma tedbirlerinden olan “ihtiyati tedbir” 6100 Sayılı HMK’nun 389-399. maddelerinde düzenlenmiştir. HMK’nun 389. maddesinde ihtiyati tedbirin şartları, 391. maddesinde ihtiyati tedbir kararının kapsam ve içeriği, 393. maddesinde ihtiyati tedbir kararının uygulanması, 394. maddesinde ihtiyati tedbir kararına itiraz ve uygulanacak usule yer verilmiştir. HMK’nun 391/3. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddi halinde kanun yoluna başvurma olanağı getirilmiştir.
İhtiyati tedbir öğretide, "Kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca, davacı veya davalının (dava konusu ile ilgili olarak) hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte, geniş veya sınırlı olabilen hukuki korumadır." şeklinde tarif edilmiştir (Medeni Usul Hukuku 12.Baskı Sh.714-Prof. Dr. Hakan Pekcanıtez, Prof. Dr. Oğuz Atalay, Prof. Dr. Muhammet Özekes). Anılan tariften de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbirin diğer fonksiyonları yanında davanın devamı sırasında ve verilecek hükmün kesinleşmesine kadar olan süreç içerisinde dava konusu şey üzerinde yeni bir takım ihtilafların çıkmasını da önleyici niteliği itibariyle geçici bir hukuki korumadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde “(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
(2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Söz konusu maddede ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. Mahkemece, ihtiyati tedbir yargılamasının gerektirdiği inceleme ve ispat kuralları dikkate alınarak, yapılan incelemeden sonra, bu sakınca veya zararı ortadan kaldıracak tedbire karar verilmesi mümkün olacaktır. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.
Bunlar ihtiyati tedbirin temel şartlarını oluştururlar. Maddede bu iki hususa yer verilmiş ihtiyati tedbire ilişkin hak ve özellikle ihtiyati tedbir sebebi genel olarak belirtilmiştir. Tedbir talebinin kabulü veya reddi bir kısım genel ilkeler konularak hakime bırakılmış, ancak ihtiyati tedbirin sadece uyuşmazlık konusu hakkında verileceği düzenlemiştir.
6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak veya onun ticari hayatını ya da yaşantısını zora sokacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Somut uyuşmazlık, toplam bedeli ...-TL olan kesin teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması ve teminatsız veya uygun görülecek bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminden ibarettir.
Yerel mahkemece, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olup işbu ara karar davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinde, davanın taraflarının özel şirket olduğu buna göre taraflar arasındaki ihalenin 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'na tabi olmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında yapılan sözleşme esas itibariyle bir eser sözleşmesidir. Bu nedenle, KİK'te geçen teminat mektubu üzerine ihtiyati tedbir konulamaz kuralı somut olayda, geçerli kabul edilemez.
Emsal Yargıtay ve BAM ilamlarına bakıldığında;
"Uyuşmazlık konusu avans teminat mektubunun avas olarak verilen bedelin riskini koruma altına aldığı ve geçici kabulde tespit edilen noksanlıkların da geçici kabulden sonra 2 yıl geçerli olmak üzere verilecek kesin teminat mektubunun koruması altına girdiği, buna göre tedbir talebinde bulunan yüklenicinin yaklaşık olarak haklılığını kanıtladığı anlaşıldığından avans teminat mektubunun bankaca ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken talebin reddine karar verilmiş olmasının doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 04/12/2013 Tarih ve 2013/462 Esas-2013/708 Karar sayılı ilamı)
"....4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun 34/son maddesinde "Her ne suretle olursa olsun, idarece alınan teminatlar haczedilemez ve üzerine ihtiyati tedbir konulamaz." amir kanun hükmü yer almaktadır.
Yapılan açıklamalar ve somut olayımız bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Taraflar arasında akdedilen ... tarihli Sözleşme ile ... tarihli Ek Protokol, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine çekmiş oldukları noter ihtarnameleri, ... tarihli sözleşmenin 5. Maddesinde yer alan "İşverenin yükleniciye vermiş olduğu aylık termine göre kömürü her ay almak zorunda olduğuna" dair hüküm, talep eden yüklenicinin kömür üretimini gerçekleştirdiği lakin iş veren tarafından kömür alımının gerçekleşmediğine yönelik iddiaları, tarafların 6102 Sayılı Kanunun 16/1 maddesi gereğince özel hukuk tüzel kişisi tacir olması, bir başka ifade ile 4734 Sayılı Kanunun 34/son maddesinde yer alan amir kanun hükmünün somut olayda uygulanma koşullarının bulunmaması bir bütün olarak değerlendirildiğinde emsal yüksek mahkeme ilamları gereğince talep edenin ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için aranan "yaklaşık ispat" şartının gerçekleştiğine kanaat edilmekle talebinin kabulüne karar verilmiş, yaklaşık ispat kuralı gereğince iddianın doğruluğu ağırlıklı olarak kabul edilmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimali de göz önünde bulundurularak talep edilen alacak miktarının %20'si oranında teminat yatırmasına karar verilerek Mahkememizde oluşan vicdani kanaatin tezahürü açısından aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesiyle; Talep eden vekilinin "... Bankası A.Ş. ... Ticari Şube tarafından talep eden şirket lehine düzenlenmiş ... tarihli, ... nolu ve ... TL. bedelli teminat mektubunun muhatap banka nezdinde nakde çevrilmemesi yönündeki" ihtiyati tedbir talebininin %20 teminat yatırılması şartıyla kabulüne karar verilmiştir...." (Konya BAM 5. Hukuk Dairesinin, 2026/460 E. 2026/616 K sayılı ilamı)
Somut olayda, davacı vekili, dava dilekçesi ekinde toplam 17 adet ek belge sunmuş olup bu belgeler arasında ihtarnameler, Geçici Kabul Tutanakları, Kesin Hesap Belgeleri, İş Bitirme Belgeleri ve SGK İlişiksizlik Belgeleri bulunmaktadır.
Dosyadaki belgelerden davacı yüklenici şirketin, yükümlendiği işleri ... yılından itibaren teslim etmeye başladığı, davalı ... tarafından toplam dört sözleşme ve bunların ek sözleşmelerine ilişkin tüm geçici kabullerin de davadan 4-5 yıl önce yapılmış olduğu anlaşılmaktadır. Sözleşmelere göre, kesin kabullerin 1 yıl içerisinde yapılması gerekirken yapılmadığı ve teminat mektuplarının da iade edilmemiş olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı taraf tedbir olarak, teminat mektuplarının iadesini değil, sadece nakde çevrilmemesini talep etmektedir. Yerel mahkemenin bu talebi yanlış değerlendirdiği anlaşılmaktadır. Şöyle ki; mahkemenin ... tarihli tedbirin reddine yönelik ara kararının gerekçesinde; "....dosyada mübrez sözleşmenin 10.3.2. Maddesinde "....Şirket yasal olarak geçerli bir ibraname ile ibra edilmeden veya risk bedeli Yüklenici tarafından karşılanmadan kesin teminatlar Yükleniciye iade edilmez..." hükmünün düzenlendiği, davacının haklılığını yaklaşık olarak ispat eder nitelikte herhangi bir belge sunulmadığı, yalnızca davacı tarafın beyanlarının yaklaşık ispat olarak kabul edilemeyeceği, talebin yargılamayı gerektirdiği ve bu aşamada davacının haklılığının yaklaşık olarak ispat edilemediği değerlendirilmekle; davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine dair aşağıdaki ara karar verilmiştir..." şeklindeki gerekçe ile tedbir talebi reddedilmiştir. Yerel mahkeme, ret gerekçesi olarak sözleşmedeki "...kesin teminatlar yükleniciye iade edilmez..." maddesini kullanmıştır. Oysa davacı tarafın davadaki asıl talebi teminat mektuplarının iadesidir. İhtiyati tedbir olarak ise teminat mektuplarının 5 yıldır haksız yere ve dürüstlük kurallarına aykırı şekilde davalı uhdesinde bekletildiğini iddia ederek nakde çevrilmemesini talep etmektedir. Mahkemenin, ihtiyati tedbir talebini değerlendirmesi ve gerekçesi bu nedenle hatalı olmuştur.
Davacı taraf, ticari şirket olup teminat mektubunun bankadan bozdurulması yani tahsil edilmesi, ilgili şirketin tüm kredilerinin geri çağrılması, bundan sonra hiçbir kredi ve teminat mektubu alamaması sonucuna yol açabileceğinden, HMK 389. Maddesinde düzenlenen telafisi imkansız zararın doğması ihtimali burada ortaya çıkmıştır. Bu nedenle yerel mahkemenin davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararı yerinde değildir.
Buna göre, HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca davacının, haklılığını yaklaşık olarak ispat ettiği kabul edilerek davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.2 maddesi uyarınca, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas sayılı ara kararı ile oluşturulan "...davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine..." dair ara karara karşı davacı yanca yapılan istinaf isteminin kabulü ile işbu ara kararın kaldırılarak İhtiyati Tedbir isteminin davaya konu edilen ... TL tutarındaki banka teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde (...-TL'nin %15'i oranındaki tutar olan ...-TL nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığında) ihtiyati tedbir konulmasına dair karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih, ... Esas sayılı "...davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine..." dair ara kararının KALDIRILARAK 6100 sayılı Kanunun 353/1-b.2 maddesi uyarınca esas hakkında YENİDEN HÜKÜM KURULMASINA, bu suretle:
2-Davacının İHTİYATİ TEDBİR TALEBİNİN KABULÜNE, davacı şirket tarafından davalı ...’ye (...) sunulan;
... tarihli 1.Sözleşme ve Ek Sözleşmeleri uyarınca;
... Bankası'nın ... tarihli ... numaralı ... TL
... Bankası'nın ... tarihli ... numaralı ... TL
... tarihli 2.Sözleşme Sözleşme ve Ek Sözleşmeleri uyarınca;
...bank'ın ... tarihli ... numaralı ... TL
...bank'ın ... tarihli ... numaralı ... TL
... tarihli 3.Sözleşme Sözleşme ve Ek Sözleşmeleri uyarınca;
...bank'ın ... tarihli ... numaralı ... TL
...bank'ın ... tarihli ... numaralı ... TL
...bank'ın ... tarihli ... numaralı ... TL
... tarihli 4.Sözleşme Uyarınca;
... Bankası'nın ... tarihli ... numaralı ...TL (güncel tutarı ... TL) tutarlı kesin teminat mektuplarının, davanın devamı süresince NAKDE ÇEVRİLMESİNİN ÖNLENMESİ yönünde, (...-TL'nin %15'i oranındaki tutar olan ...-TL nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu karşılığında) İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,
3-Davacı tarafça yatırılan 732,00-TL istinaf karar harcının davacı tarafa iadesine,
4-İstinaf talebinde bulunan davacı tarafça yapılan yargılama giderinin dava sonunda verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Temyizi kabil olmayan işbu kararın işbu kararın tebliğ, kesinleştirme, teminatın alınması, gerekli müzekkerelerin yazılması, harç tahsil ve artan istinaf avansının iadesi işlemlerinin HMK'nın 359/4. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Kanunun 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.