T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/243 - 2025/1827
T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/243
KARAR NO : 2025/1827
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU : Tazminat(trafik kazasından kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/10/2021
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 16/10/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/02/2021 tarihinde,.....'un sevk ve idaresindeki müvekkili şirkete ait ... plakalı araç ile Elazığ istikametinden Silvan istikametine dönerken, ....plakalı aracın, Seyrantepe yol kavşağına dönmek için sola dikkatsiz bir şekilde manevra yapması nedeniyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası müvekkili şirkete ait araçta oluşan hasarın ....plakalı aracın kasko poliçesini düzenleyen sigorta şirketi tarafından karşılandığını, ancak kaza neticesinde, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın farklı noktalarında değişim ve onarım olduğunu, bu nedenle araçta değer kaybı meydana geldiğini, davalı şirkete ZMMS ile sigortalı ..... plakalı araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun tespit edildiğini, neticeten araçta oluşan değer kaybının davalıdan tahsilini" talep ettiği görülmüştür.
B) DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; " Davacının, hasar aşamasında müvekkili şirkete gerekli evraklarla başvuruda bulunmadığı, anılan gerekçelerle davanın reddi gerektiğini, 26/02/2021 tarihli kazaya karıştığı belirtilen..... plakalı aracın, müvekkil şirkete 15/06/2020 - 15/06/2021 tarihleri arasında geçerli olmak üzere..... numaralı Süper Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi ile sigortalı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddeleri uyarınca müvekkili şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu bedeni zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğu, sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusu olduğunu, dosyada öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, neticeten davanın reddini" talep ettiği görülmüştür.
C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/04/2022 tarih 2021/1619 Esas 2022/1830 Kararı ile; " kaza sonrası maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmış, buna göre,26/02/2021 günü saat 20:58 sıralarında Elazığ Bulvarı üzeri, Yatırım İzleme kavşak istikametinden, Silvan Bulvarı istikametine, Seyrantepe köprülü kavşak ışıklı kavşağı dönüşünde meydana gelen kazada, sürücü ...sevk ve idaresindeki ..... plakalı aracı ile Elazığ Bulvarına müteakiben, yolun sol şeridi üzerinde Yatırım İzleme kavşak istikametinden, Silvan bulvarı istikametine seyir etmekte iken, Seyrantepe köprülü kavşak ışıklı kavşağına geldiğinde, yoldaki araç trafiğini kontrol etmeden Silvan Bulvarı istikametine dönmek isterken sağ şeritten sola manevra yaptığı esnada, otomobilinin sol yan kısmı ile, kendisi ile aynı istikamette sol şeritte seyir halinde olan şoför ..... sevk ve idaresindeki .....plakalı kamyonun sağ ön köşe kısmına çarpması neticesinde olayın meydana geldiği,olayın seyrine göre, sürücü .......un, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53. ve 84. maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 102. maddesinde yer alan dönüşlerde uyulacak kurallara riayet etmediği anlaşılmakla olayın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, .....'nin kusursuz olduğu sonucuna varıldığı, bu durumda davacı şirkete ait aracın sürücüsünün asli ve %100 kusurlu olduğu, taraflarca kusur durumuna yönelik bir itirazda bulunulmadığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddeleri uyarınca davalı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusu olduğu, davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün kusursuz olduğu " gerekçesiyle " davanın reddine" miktar itibariyle kesin karar verilmiştir.
D) İSTİNAF NEDENLERİ:
Hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı vekili istinafında özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın belirsiz alacak davası olmasına rağmen kesin karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, istinaf incelemesi yapılması gerektiği, kusur raporunun hatalı olduğu, değer kaybı tazminatına hükmedilmesi gerektiği, ve red vekalet ücretinin AAÜT 13/2 aykırı olarak takdir edildiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle araçta oluşan değer kaybının tahsili talebine yöneliktir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılan incelemede;
İlk Derece mahkemesince kararın kesin olarak verildiği, istinaf başvuru dilekçesine karşı istinaf talebinin değerlendirilmesi hususunda bir karar verilmediği anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın "İstinaf dilekçesinin reddi" 346. Maddesinde " (1) İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344 üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder.
(2) Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna başvurulabilir. İstinaf yoluna başvurulduğu ve gerekli giderler de yatırıldığı takdirde dosya, kararı veren mahkemece yetkili bölge adliye mahkemesine gönderilir. Bölge adliye mahkemesi ilgili dairesi istinaf dilekçesinin reddine ilişkin kararı yerinde görmezse, ilk istinaf dilekçesine göre gerekli incelemeyi yapar. " düzenlemesi yer almakta olup, 6100 sayılı HMK 341/3 maddesinde "Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir." düzenlemesi yer almaktadır.
Davanın 100,00 TL ve belirsiz alacak davası olarak açıldığı anlaşılmakla tamamı dava edilmeyen ve miktarı tam tespit edilmemiş alacak yönünden miktar itibariyle kesinlikten bahsedilmeyeceği, mahkemece miktar itibariyle kesin karar verilmesi yerinde görülmemiş ve istinaf incelemesine geçilmiştir.
Somut olayda,26/02/2021 günü saat 20:58 sıralarında Elazığ Bulvarı üzeri, Yatırım İzleme kavşak istikametinden, Silvan Bulvarı istikametine, Seyrantepe köprülü kavşak ışıklı kavşağı dönüşünde meydana gelen kazada, sürücü ..... sevk ve idaresindeki..... plakalı aracı ile Elazığ Bulvarına müteakiben, yolun sol şeridi üzerinde Yatırım İzleme kavşak istikametinden, Silvan bulvarı istikametine seyir etmekte iken, Seyrantepe köprülü kavşak ışıklı kavşağına geldiğinde, yoldaki araç trafiğini kontrol etmeden Silvan Bulvarı istikametine dönmek isterken sağ şeritten sola manevra yaptığı esnada, otomobilinin sol yan kısmı ile, kendisi ile aynı istikamette sol şeritte seyir halinde olan şoför ...sevk ve idaresindeki .... plakalı kamyonun sağ ön köşe kısmına çarpması neticesinde olayın meydana geldiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporuna göre, sürücü ...'un, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 53. ve 84. maddesinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 102. maddesinde yer alan dönüşlerde uyulacak kurallara riayet etmediği anlaşılmakla olayın meydana gelmesinde asli ve %100 kusurlu olduğu, ...i'nin kusursuz olduğu yönünde rapor verilmiş ve bu rapora karşı taraflarca itiraz edilmemiştir.
Bu durumda davacı şirkete ait aracın sürücüsünün asli ve %100 kusurlu olduğu, taraflarca kusur durumuna yönelik bir itirazda bulunulmadığı, Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. ve 85. maddeleri uyarınca davalı şirketin, üçüncü kişilerin uğramış olduğu zararlardan doğan maddi tazminat sorumluluğunun, sigortalının kusurlu olması halinde teminat limit dahilinde söz konusu olduğu, davalının sigortalısı olan araç sürücüsünün kusursuz olduğu anlaşılmakla davanın reddi yönünden verilen karar yerindedir.
Ancak, belirsiz alacak davası olduğu da belirtilmek üzere dava değeri olarak 100,00 TL olarak belirtilmiş olmasına rağmen davanın reddi halinde, AAÜT'nin 13/2. maddesinde "Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü uyarınca en fazla 100,00 TL vekalet ücretine hükmedilebilecek olmasına rağmen, AAÜT 13/2 hükmüne aykırı olarak davacı aleyhine 5.100,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebinin kabulü gerekmiştir.
Bu itibarla, davacı vekilinin ilk derece mahkemesi kararına vaki istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile kararın HMK'nin 353/(1)-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, yargılamada eksiklik bulunmadığı ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeler doğrultusunda kabulü ile incelenen ilk derece mahkemesi kararının HMK’nin 353/1-b maddesinin (2) numaralı alt bendi uyarınca düzeltilmek üzere KALDIRILMASI VE ESAS HAKKINDA YENİDEN HÜKÜM KURULMAK suretiyle;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan kısmın mahsubu ile bakiye 556,10 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacının karşıladığı harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi uyarınca belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan masraf bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen iki taraf için iki saatlik ücret tutarı karşılığı olan 1.320,00-TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333.Md.uyarınca ilgililerine iadesine,
B-) İSTİNAF YARGILAMA GİDERLERİ BAKIMINDAN:
1 -İstinaf eden davacı yönünden istinaf harçlarının talep halinde davacıya İADESİNE,
2- İstinaf eden davacı tarafça yapılan istinaf posta giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6- Temyizi kabil olmayan işbu kararın işbu kararın tebliğ, kesinleştirme, harç tahsil ve artan istinaf avansının iade işlemlerinin HMK'nin 359/4. Maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 16/10/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.