T.C. DİYARBAKIR BAM 4. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/3851 - 2025/5
T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/3851
KARAR NO : 2025/5
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi)
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
A) DAVACI VEKİLİNİN İDDİASI VE İSTEMİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ticarethanenin bulunduğu Diyarbakırın Kayapınar ilçesi'nde ... nolu abone hakkında harici hat çekmek sureti ile kaçak/usulsüz elektrik enerjisi kullandığından bahisle .... fatura numaralı toplam toplam 104.850,99 TL'lik kaçak/usulsüz elektrik tutanağı düzenlendiğini, müvekkilinin kaçak elektrik kullanmadığı halde bahse konu faturanın haksız ve mesnetsiz olarak düzenlendiğini, müvekkili hakkında fatura numarası belirtilen kaçak/usulsüz tutanağın dayanağı hakkında davalı kuruma müzekkere yazıldığında anlaşılacağını, tutanağın yönetmelikte belirtilen şartları taşımadığını ve aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olan kaçak elektrik tutanağında aranan yasal şartları taşımadığını bu nedenle resmi belge statüsünde olmadığını, Kabahatler Kanunu, emre aykırı davranış sebebiyle davalı aleyhine idari para cezasına hükmedilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin şimdilik davalı kuruma dava dilekçesinde belirtilen faturalar nedeni ile şimdilik 100,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 30.01.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile talep sonucunu 42.141,00 TL'ye yükselterek harcını ikmal etmiştir.
B) DAVALININ SAVUNMASI:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine ikame edilen davanın usul ve yasaya aykırı hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, öncelikle husumet, derdeslik, zamanaşımı, hakdüşürücü süre, görev ve yetki itirazlarının bulunduğunu, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, açılan davanın görevsizlik nedeniyle reddinin gerektiğini, davacı tarafa tahakkuk edilen miktarın açık ve belirli olmasına rağmen davacı tarafça davanın kısmi dava olarak ikame edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davaya konu taleplerin her halükarda zamanaşımına uğradığını, dava konusu abonelikte yapılan kontrollerde "abonenin OSOS'tan anlık verileri alınarak yapılan kontrolde abonenin 3 adet salon tipi klimasının çalıştığı ve sayaçtan geçmediğinin OSOS ve sayaçtan tespit edildiğini, bu suretle kaçak elektrik kullandığının tespit edildiğini, yine abonenin harici hat çektiğini, abone engelinden ötürü kaçak kullanımın iptal edilemediğini ve enerjinin kesilemediğini, kaçağa ilişkin görüntü alındığını, işbu tespitten ötürü davacıya 104.850,99 TL kaçak tahakkuku yapıldığını, hal böyle iken kaçak elektrik tüketimi nedeniyle kendisine tahakkuk ettirilen kaçak tahakkuku ile ek tahakkuk bedelleri yönünden davacı tarafından dava açılmış olmasının davacının kötü niyetli olduğunun ispatı olduğunu, müvekkili şirket personelleri tarafından dava konusu yere ilişkin tutulan Kaçak tutanakları EPDK yönetmeliğinin belirlediği usule uygun eksiksiz ve okunaklı olarak düzenlendiğini, bu sebeple davacının kaçak tutanağına ilişkin iddia ve itirazlarının yersiz, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bu nedenlerle davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin ....Karar sayılı kararı ile; "Davacı tarafından sayaç harici hat çekilmek suretiyle kaçak elektrik kullanıldığının dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile sabit olduğu, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna göre davalı tarafından kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yapılan tahakkukun yerinde olmadığı, kaçak elektrik kullanımı nedeniyle tahakkuk ettirilmesi gereken bedelin 62.708,18 TL olduğu, bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davacının kaçak elektrik kullanımı nedeniyle sorumlu olduğu miktar 62.708,18 TL olduğu kabul edilerek kaçak tahakkuk bedeli 104.850,99 TL'den bu miktar düşüldükten sonra kalan 42.142,81 TL yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği" gerekçesiyle, "Davanın KABULÜNE, davacının, .... tesisat, .. numaralı aboneliğine ilişkin ....tarihli ve.... seri numaralı Kaçak Elektrik tutanağı nedeniyle tahakkuk edilen ... tarihli ve.... seri numaralı 104.850,99 TL bedelli faturaya konu edilen kaçak tahakkuk bedelinin 42.142,81 TL'sinden davalı ....'a borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir.
D) İSTİNAF NEDENLERİ:
Hükme karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Davalı vekili istinafında özetle; yerel mahkemenin davacı lehine verdiği kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kaçak elektrik kullandığına dair düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispatlanmadıkça geçerli resmi belge niteliğinde olduğunu, bu nedenle kararın bozulmasının gerektiğini, davacının, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili maddelerine aykırı olarak sayaçtan geçirilmeksizin harici bir hat çekmek suretiyle elektrik enerjisi tükettiğinin tespit edildiğin, davacı hakkında düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına dayanılarak yapılan kaçak tahakkuk ve ek tahakkuk işlemlerinin yönetmelik hükümleri çerçevesinde geçerli olduğunu, müvekkil şirketin teknik ekiplerince yapılan inceleme sonucunda, davacının enerji tüketiminin 12,885 kVA güç üzerinden hesaplanarak kaçak tahakkuk hesaplamasının 180 günlük süre esas alınarak 32.470 kWh, ek tahakkuk hesaplamasının ise 185 günlük süre dikkate alınarak 33.372 kWh olduğunu ve toplam 104.850,99 TL olarak faturalandırıldığını, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’nin ilgili maddelerinde kaçak elektrik kullanımına ilişkin hesaplamaların yönteminin açıkça düzenlendiğini, bu çerçevede hesaplamaların mevzuata uygun olduğunu, davalının keşif sırasında harici hattın bulunmadığı yönündeki iddiasının gerçekçi olmadığını, davacının keşif yapılacağını önceden bilerek harici hattı sökmüş olabileceğini, mahkeme kararının yalnızca bilirkişi raporuna dayandırılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, bilirkişi raporunun tek başına hükme esas alınamayacağını ve bu tür teknik davalarda en az üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmasının gerektiğin, Yargıtay kararları gereğince, bilirkişi heyetinin iki elektrik elektronik mühendisi ve bir hukukçu bilirkişiden oluşması gerektiğini, mevcut bilirkişi raporunun eksiklikler barındırdığını ve bu haliyle hükme esas alınmasının kabul edilemez olduğunu, ayrıca, yüksek mahkeme kararlarında, kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi ispatlanmadıkça geçerli olduğunun belirtildiğin, davacının bu tutanaklara karşı herhangi bir somut delil sunmadığını, müvekkili şirketin 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği’ne dayanarak faaliyet gösterdiğini ve tüm işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, dava dosyasına sunulan bilgi ve belgelerde davacının kaçak elektrik kullanımının açıkça tespit edildiğini, buna rağmen yerel mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporunu esas alarak karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, kaçak elektrik kullanımına ilişkin yapılan tahakkukların ve ek tahakkukların geçerli olduğunu, davacı tarafın iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ve mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, dosyada eksiklikler tamamlanmadan karar verilmesinin Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, emsal yüksek mahkeme kararlarının dikkate alınarak davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
E)DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklanan fatura bedelinden borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.
Değerlendirme
1. Somut olayda; davacı yan, davalı şirket tarafından, kaçak elektrik kullandığından bahisle hakkında 104.850,99 TL tutarlı fatura düzenlendiğini, ancak; kaçak elektrik kullanmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama neticesinde davacının ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kabulüne; davacının,... tarihli ve .... seri numaralı 104.850,99 TL bedelli faturaya konu edilen kaçak tahakkuk bedelinin 42.142,81 TL'sinden davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, iş bu karara karşı davalı vekilince istinaf konun yoluna başvurulmuştur.
2. Dosya kapsamından; davacının, davalı şirketin ... tesisat numaralı ticarethane abonesi olduğu, davalı şirket tarafından, davacı abone hakkında; abonenin OSOS'tan anlık verileri alınarak yapılan kontrolde abonenin 3 adet salon tipi klimasının çalıştığı ve sayaçtan geçmediği OSOS ve sayaçtan tespit edildiği ve bu suretle kaçak elektrik kullandığından 27.01.2022 tarih ve ... seri nolu kaçak/usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiği anlaşılmıştır.
3. Mahkemece mahalde keşif yapılmış olup, bilirkişi kurulunca düzenlenen 04.01.2023 tarihli raporda özetle; davacı abonenin 2019 yılından itibaren aylık tüketim ortalamalarının düşmeye başladığı ve bu yıldan sonra 2018-2019 yılına göre tüketimlerinin ciddi oranda gerilemiş olduğu, 2018 yılı aylık ortalama tüketim miktarı 17384 kWh iken, 2019 yılında 9481 kWh, 2020 yılında 2651 kWh, 2021 yılında ise 3160 kWh olarak gerçekleştiği, kaçak iptalinin yapılamamış olması nedeniyle ihtilafsız dönem karşılaştırmasının ancak 2018 ve 2019 yılı tüketimlerine göre yapılabileceği, buna göre; abonenin tüketimlerinin belirgin bir şekilde azaldığının görüldüğü, davalı şirket ekiplerince kaçak tespit günü davacı abone işyerinde anlık OSOS verisi ile işyerinde yapılan incelemelerde cihazların çalışmasına rağmen aynı oranda tüketimin sayaca yansımamış olması yönündeki tespitleri de dikkate alındığında davalı şirket tarafından davacı abone hakkında düzenlenen 27.01.2022 tarih ve .... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı ve yapılan kaçak tahakkukunun mevzuat kapsamında uygun olduğu, yönetmeliğin ilgili maddelerine göre ceza ve vergiler dahil olmak üzere toplam 62.708,18 TL kaçak tahakkuku hesaplandığı, görüş ve kanaati bildirilmiştir.
4. Mahkemece toplanan deliller, yapılan yargılama ve bilirkişi raporu ile; davacıya ait işyerinde kaçak elektrik kullanımının sayaç harici hat çekmek suretiyle gerçekleştiğinin sabit olduğu, kaçak kullanımın 27.01.2022 tarihinde tespit edildiği, tespit tarihinde yürürlükte olan 30/05/2018 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi-Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42. maddesinin b bendi uyarınca 44 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasına göre mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek bir takım cihazların kaçak olarak beslendiği, tüketilen elektrik enerjisinin bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesap edilmesi gerektiği, ancak davalı kurumun buna dair bir tespitinin bulunmadığı, bilirkişi tarafından bu ilkeler ışığında yapılan hesaplama üzerine aboneliğin ticarethane ve 8 saat esasına göre tüketim yapması da gözetilerek 62.708,18 TL kaçak tahakkuk hesaplamasının yerinde olduğu, bu haliyle bilirkişi raporunun denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece bu rapora itibar edilerek davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.
5. Bu itibarla, usûl ve yasaya uygun hazırlanan raporun hükme esas alınmasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nin 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/(1)-b.l maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 2.878,77 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 720,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.158,77 TL' nin davalıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
3-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesinden sonra HMK'nin 333. maddesi uyarınca ilgililerine iadesine,
6-Dairemizce verilen kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, kararın kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 09/01/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.