Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık müdafisi tarafından istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, göre dosya görüşüldü; CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
Sanık hakkında Diyarbakır 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/09/2011 tarih 2009/367 esas ve 2011/380 karar sayılı ilamı ile sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün katılan sıfatı olan ...'ın yokluğunda kurulduğu, katılanın Kırıkkale emniyet müdürlüğünde görev yapması nedeniyle gerekçeli kararın tebliğe çıkarıldığı, tebligat üzerindeki muhatabın görevde olması nedeniyle polis memuru … imzasına tebliğ edilmiştir şeklinde ibarenin olduğu ve bu şekilde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın 03/11/2011 tarihi itibariyle kesinleştirildiği, denetim süresi içerisinde sanığın kasıtlı suç işlemesi sebebiyle mahkemesine ihbarda bulunulduğu ve Diyarbakır 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/11/2019 tarih ve 2019/589 esas 2019/867 karar sayılı ilamı ile hükümlerin açıklandığı anlaşılmıştır. Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2019/4143 esas ve 2019/16971 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, emniyet müdürlüğüne yapılan tebligatta, tebligat muhatabına tebliğ edilememiş ise katılanın çalıştığı kurumdaki evrak teslim almaya yetkili personel olup olmadığının belirtilmesi gerektiği, ancak ...'a yapılan gerekçeli karar tebligatının bu hususları içermediğinin anlaşılması karşısında yapılan tebliğ işleminin yasaya aykırı olması nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirme işleminin usulsüz olduğu ve bu nedenle 21/09/2011 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kesinleşmediği; CMK'nun 231/11 maddesine göre sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilemeyeceği, o halde öncelikle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştirme işleminin yapılması gerektiği, UYAP sisteminden alınan güncel nüfus kaydına göre de, katılan ...'ın 22.06.2015 tarihinde öldüğü anlaşıldığından; 5271 Sayılı CMK'nın 243. maddesi uyarınca katılanın ölmesi nedeniyle katılma hükümsüz kalmış olup, mirasçıların katılanın yasal haklarını takip etmek üzere davaya katılma hakları bulunduğundan, katılanın yasal mirasçıları belirlenerek, katılanın haklarını takip etmek üzere davaya katılma haklarının bulunduğu hususunu içeren açıklamalı davetiye ile, hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına ilişkin kararın yasal mirasçılara tebliğ edilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla mahkemenin hükmünün açıklanmasına ilişkin Diyarbakır 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/589 esas 2019/867 karar sayılı kararı bu şekliyle yasaya aykırı ve sanık müdafisinin istinaf iddiaları bu nedenlerle yerinde ise de; olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeyip, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu aykırılık, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303/1-a. maddeleri uyarınca düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
Sonuç: Diyarbakır 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 13/11/2019 tarih, 2019/589 Esas ve 2019/867 karar sayılı hükmünün, tümüyle CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca kaldırılmasına,
Yerine “Diyarbakır 5.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 21/09/2011 tarih ve 2009/367 Esas ve 2011/380 Karar sayılı kararıyla açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına yer olmadığına, ihbar sonrası yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,” ifadelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine,
Kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,
Bir örneğinin de istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafisine Dairemiz tarafından tebliğine,
Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı yönünden kararın geliş tarihinden, sanık müdafisi yönünden ise tebliğ tarihinden itibaren yedi (7) gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, CMK'nın 279/son maddesi uyarınca, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi nezdinde itiraz kanun yolu, kanun yolu açık olmak üzere 09.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)