Yerel Mahkemece verilen hükme karşı o yer Cumhuriyet Savcısı tarafından istinaf yoluna başvurulmakla başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre; dosya görüşüldü; CMK'nun 279. maddesi gereğince yapılan ön incelemesi sonunda istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından CMK'nun 280. maddesi uyarınca işin esasına geçildi.
1) Dosyanın incelenmesinde; katılan ...'ın sanığın eşi olan ...'ye Facebook hesabından cinsel taciz içeren mesajlar attığı, bu mesajları sanığın görmesi ile katılanı arayarak katılanı tehdit ettiği ve katılana hakarette bulunduğu iddia ve kabul olunmuşsa da, katılanın cinsel taciz eylemi ile ilgili soruşturma aşamasında tefrik kararı verildiği ve katılanın eyleminin Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/15710 sırasına kayıt edildiği, ancak mahkemece ilgili soruşturma evrakının akıbetinin sorulmadığı, söz konusu eylemin suçun sübutu ve aynı zamanda sanığın suça konu eylemlerindeki haksız tahrik uygulamasıyla bağlantılı olduğu, her ne kadar mahkemece ilk haksız hareketin tespit edilemediğinden dolayı sanık hakkında asgari hadden haksız tahrik hükümleri uygulanmış ise de, katılandan kaynaklı cinsel taciz eyleminin gerçekleştiği ispatlandığı taktirde sanık hakkında haksız tahrik uygulamasının asgari hadden ayrılarak yapılması gerektiği halde bu hususun araştırılmaması ve yine sanık tarafından dosyaya sunulan ve katılan ile sanık arasında konuşmaları içerdiği ifade edilen ses CD'sinin bilirkişi marifetiyle incelenerek sanığın katılana hakaret ve tehditte bulunup bulunmadığının ve yine katılanın sanığa haksız tahrik içeren herhangi bir eyleminin bulunup olup olmadığının araştırılması ve yine iddianameye konu eylemlerle ilgili bilgisi olduğu anlaşılan sanığın eşi ...'nin CMK'nın 45 ve devamı maddelerdeki tanıklıktan çekilme hakkı hatırlatılarak tanık olarak dinlenilmesi gerektiği ve tüm bu hususlar araştırılmasından sonra toplanan delillerin bir bütün olarak değerlendirilerek sonra sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hükümler kurulması,
2) Kabule göre;
a) Sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde, tekerrüre esas alınan hükmün doğrudan 3.000 TL adli para cezası içerdiği, hükmün verildiği tarih itibariyle kesin olduğu ve hüküm tarihi itibariyle kesin olan para cezalarının tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeksizin sanık hakkında hükümlerde tekerrür uygulamasına gidilmesi,
b) Hakaret suçundan hüküm kurulurken 3 ay olarak belirlenen hapis cezasından TCK 129/1 maddesi gereğince cezanın en az üçte birine kadar indirilebileceği gözetilmeksizin, cezada 1/4 oranında indirim yapılması ve ayrıca uygulanan indirim oranında da hesap hatası sonucu (2 ay 7 gün hapis yerine, 2 ay 15 gün hapis olarak belirlenmesi nedeniyle) sanığa fazla ceza tayin edilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf talebi bu nedenle yerinde görüldüğünden CMK 289. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeyen hükmün BOZULMASINA,
Dosyanın Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığınca görüldüsü yapıldıktan sonra hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın istinaf edene mahkemesince tebliğ edilmesine, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 12.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)