AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞÜRÜLME KARARI
Başvuru No: 54508/12
Rahil DİNK ve diğerleri / Türkiye
Başkan
Egidijus Kūris,
Hâkimler
Pauliine Koskelo,
Gilberto Felici
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Hasan Bakırcı’nın katılımıyla, Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
7 Ağustos 2012 tarihinde yapılan yukarıda belirtilen başvuruyu,
4 Ocak 2022 tarihinde davalı Hükümet tarafından sunulan ve Mahkemeyi başvuruyu kayıttan düşürmeye davet eden deklarasyonu ve bu deklarasyona başvuran tarafça verilen cevabı dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
Başvuranların listesi ekte yer almaktadır. Başvuranlar, Mahkeme önünde İstanbul Barosuna bağlı Avukat H. Bakırcıoğlu tarafından temsil edilmiştir.
Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi temsilcisi olan, Türkiye Cumhuriyeti Adalet Bakanlığı İnsan Hakları Dairesi Başkanı Hacı Ali Açıkgül tarafından temsil edilmiştir.
Başvuranlar esas olarak, Hrant Dink’in hayatının korunması konusunda ihmalkâr tutum sergiledikleri gerekçesiyle Milli İstihbarat Teşkilatının (MİT) bazı görevlileri (2004 yılının Şubat ayında, Türk gazeteci Hrant Dink’in, aşırı milliyetçi gruplar tarafından hayatına yönelik tehditler aldığı hususunda haberdar edilmiş olmalarına rağmen, güvenlik güçlerinden, ilgili kişinin hayatını korumak üzere gerekli önlemlerin alınması yönünde talepte bulunmayan) hakkında başlatılan ceza soruşturmalarının, konuyla ilgilenen makamların tutumlarından kaynaklanan gecikmeler nedeniyle zamanaşımına uğramış olması nedeniyle Sözleşme’nin 2. maddesinin (usul yönünden) ihlal edildiğinden şikâyet etmektedirler. Başvuranlar, MİT görevlileri hakkında başlatılan ceza soruşturmasının etkili yürütülmediğini belirterek, Sözleşme’nin 2. maddesiyle birlikte 13. maddesini ve Sözleşme’nin 6. maddesiyle öngörülen bazı usulü güvenceleri de ileri sürmektedirler.
Başvuru, Hükümete bildirilmiştir.
HUKUKÎ DEĞERLENDİRME
Mahkeme, başvuranların şikâyetlerinin tamamının, Sözleşme’nin 2. maddesinin usul yönünden incelenmesinin uygun olduğu kanaatine varmaktadır.
Dostane çözüm amacıyla yapılan görüşmelerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Hükümet 4 Ocak 2022 tarihli bir yazıyla, söz konusu başvuruda ileri sürülen meselenin çözüme kavuşturulması amacıyla tek taraflı deklarasyon sunmak istediğini Mahkemeye bildirmiştir. Hükümet ayrıca, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, Mahkemeyi, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Hükümet, deklarasyonunda, başvuranlar tarafından ifade edilen şikâyetlerle ilgili ceza soruşturmasının zamanaşımı nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair kararla sonuçlanmasının Sözleşme’nin 2. maddesinin usul yönünden gerekliliklerini karşılamadığını beyan etmiştir. Hükümet, gelecekte etkili bir soruşturma yürütme yükümlülüğüne riayet edilmesini sağlamak için gerekli tüm tedbirleri almayı taahhüt ettiğini beyan etmektedir. Öte yandan, başvuranlara toplam 6.000 EUR (altı bin avro) ödeme teklifinde bulunmakta ve Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmektedir. Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli döviz kuru üzerinden davalı Devletin para birimine çevrilecek ve Mahkemenin kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenecektir. Belirtilen süre içerisinde ödeme yapılmaması halinde, Hükümet, sürenin sona erdiği tarihten ödeme yapılıncaya kadar geçen süre zarfında, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal kredi faiz oranına üç puanlık bir artış eklemek suretiyle belirlenecek basit faizi uygulayacağını taahhüt etmektedir. Bu ödeme, hem Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi hem de ulusal mahkemeler önündeki davanın kesin olarak çözüme kavuşması anlamına gelecektir.
Başvuran taraf, 2 Şubat 2022 tarihli bir yazıyla, tek taraflı deklarasyon metnindeki ifadelerden memnun olmadığını belirtmiştir.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, yargılamanın her aşamasında, koşullarının bu maddenin 1. fıkrasının a), b) veya c) bentlerinde belirtilen durumlardan biri ile sonuçlanması halinde başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi, davanın kayıttan düşürülmesine şu durumda imkân vermektedir:
“(...) Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse.”
Mahkeme ayrıca, başvuran başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayanarak, 37. maddenin 1. fıkrasının c) bendi gereğince, bazı koşullarda, başvuruyu kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
Mahkeme bu amaçla, deklarasyon metnini, özellikle Tahsin Acar kararında (Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003‑VI, WAZA Sp. z o.o./Polonya (kabul edilebilirlik hakkında karar) no. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska/Polonya (kabul edilebilirlik hakkında karar), no. 28953/03, 18 Eylül 2007)) ortaya konulan içtihadında yer alan ilkeler ışığında incelemiştir.
Mahkemenin yaşam hakkının usulü korunmasına (Sözleşme’nin 2. maddesi) ilişkin içtihatları açık ve çoktur (bk. genel ilkeler için, Mustafa Tunç ve Fecire Tunç/Türkiye [BD], no. 24014/05, § 98-105, 14 Nisan 2015 ve soruşturmanın ivedilikle ve özenle yürütülmesi yükümlülüğü için, Armani Da Silva/Birleşik Krallık [BD], no. 5878/08, § 237, 30 Mart 2016 ve Giuliani ve Gaggio/İtalya [BD], no. 23458/02, § 305, AİHM 2011 (özetler)).
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı - ki bu meblağ benzer davalarda ödenen meblağlara uygundur - göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi).
Mahkeme ayrıca, yukarıda belirtilen değerlendirmeler ışığında ve konuyla ilgili açık ve çok sayıdaki içtihadını göz önüne alarak, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini gerekli kılmadığı kanaatindedir (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrası son cümlesi (in fine)).
Mahkeme, başvuranlara toplam 6.000 EUR (altı bin avro) tutarındaki tazminatın ödenmesinin, hem kendi hem de ulusal mahkemeler önündeki davanın nihai çözümünü oluşturacağı kanısındadır (bk. aynı anlamda, Bayram Taşdemir ve diğerleri/Türkiye (k.k.), no. 52538/09, 12 Mart 2019).
Mahkeme son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde, Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (bk. Josipović/Sırbistan (k.k.), no.18369/07, 4 Mart 2008).
Sonuç olarak, davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyonunda, Sözleşme’nin 2. maddesinin usul yönüyle ilgili açıklamaları ve verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulları dikkate almaya;Başvurunun Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının c) bendi uyarınca kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilerek 9 Haziran 2022 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan Bakırcı Egidijus Kūris
Yazı İşleri Müdürü Başkan
EK
Başvuranların Listesi
No.
Adı Soyadı
Doğum Tarihi
Uyruğu
İkamet Yeri
1
Rahil DİNK
01/01/1959
Türk
İstanbul
2
Arat DİNK
06/09/1979
Türk
İstanbul
3
Delal DİNK
08/03/1978
Türk
İstanbul
4
Hasrof DİNK
20/04/1957
Türk
İstanbul
5
Sera DİNK NAZARİAN
05/08/1986
Türk
İstanbul