AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞÜRME KARARI
Başvuru No. 66846/12
Senar DOLAZ / Türkiye
Başkan,
Valeriu Griţco,
Hâkimler,
Arnfinn Bårdsen,
Peeter Roosma,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 11 Şubat 2020 tarihinde Komite olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (“İkinci Bölüm”) 27 Ağustos 2012 tarihinde sunulan yukarıda belirtilen başvuruyu, davalı Hükümet tarafından 30 Ekim 2019 tarihinde sunulan ve Mahkemeyi başvuruyu kayıttan düşürmeye davet eden deklarasyon metnini ve başvuran tarafça bu deklarasyon metnine verilen cevabı dikkate alarak gerçekleştirdiği kapalı oturumdaki müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAY VE USUL
Başvuran Senar Dolaz, Türk vatandaşı olup, 1976 doğumludur ve Van’da ikamet etmektedir.
Türk Hükümeti (“Hükümet”), kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
Olayların meydana geldiği tarihte cezaevinde tutulan başvuran, Sözleşme’nin 10. maddesine dayanarak, karikatürlerden oluşan bir dergi taslağını başka bir cezaevinde tutulan bir kişiye göndermek istediği sırada, bu dergi taslağına cezaevi yetkilileri tarafından el konulmasından şikâyet etmiştir.
Başvuru, Hükümete bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Başvuran taraf, dergi taslağına cezaevi yetkilileri tarafından el konulmasının ifade özgürlüğü hakkına ihlal teşkil ettiğini iddia etmiştir. Başvuran, Sözleşme’nin 10. maddesini ileri sürmüştür.
Dostane çözüm amacıyla yapılan girişimlerin başarısızlıkla sonuçlanmasının ardından, Hükümet, 30 Ekim 2019 tarihli bir yazıyla, Mahkemeyi, söz konusu başvuruda ileri sürülen sorunun çözülmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon metni sunmayı öngördüğü hakkında bilgilendirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeyi, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, başvuruyu kayıttan düşürmeye davet etmiştir.
Deklarasyon metni şu şekildedir:
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti tek taraflı deklarasyon yoluyla, mevcut davada karikatür taslağına el konulmasının Sözleşme’nin 10. maddesinde öngörülen koşullara uygun olmadığını kabul etmektedir.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümetinin başvuran Senar Dolaz’a 1,300 avro (bin üç yüz avro) ödemeyi teklif ettiğini beyan ederim. Her türlü maddi ve manevi zararı ve ayrıca masraf ve giderleri karşılamak üzere Mahkeme içtihadına uygun olduğu düşünülen söz konusu meblağ, Türk Lirası cinsinden ödenecek olup, yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulacaktır. Bu meblağ, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37 § 1 maddesi uyarınca Mahkemenin kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içerisinde ödenecektir. Bu ödeme,davanın nihai çözüme kavuşturulduğu anlamına gelecektir.
Hükümet, Mahkemeyi, başvurunun incelenmesine devam etmesi için bir sebep kalmadığı gerekçesiyle davayı Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca kayıttan düşürmeye davet etmektedir.”
Başvuran taraf, Hükümetin deklarasyon metnine cevaben olası görüşlerini sunmaya davet eden Mahkemenin yazısına yanıt vermemiştir.
Mahkeme, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca, yargılamanın her aşamasında, dava koşullarının bu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde yer alan durumlardan biri ile sonuçlanması durumunda, başvurunun kayıttan düşürülmesine karar verebileceğini hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi özellikle, davanın kayıttan düşürülmesine şu durumda imkân vermektedir:
“(...) Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka nedenden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse.”
Mahkeme ayrıca, başvuran, davanın incelenmesinin sürdürülmesini talep etse bile, davalı Hükümetin tek taraflı deklarasyonuna dayanılarak 37. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi gereğince, bazı koşullarda, başvurunun kayıttan düşürülebileceğini hatırlatmaktadır.
Mahkeme bu amaçla, deklarasyon metnini, özellikle Tahsin Acar kararında (Tahsin Acar/Türkiye (öncelikli sorun) [BD], No. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003‑VI, WAZA Sp. z o.o./Polonya (k.k.) No. 11602/02, 26 Haziran 2007 ve Sulwińska/Polonya (k.k.), No. 28953/03, 18 Eylül 2007) ortaya konulan içtihadında yer alan ilkeler ışığında incelemiştir.
Mahkeme, Türkiye hakkında açılan davalar da dâhil olmak üzere, bazı davalarda, ifade özgürlüğü hakkının ihlali bağlamındaki şikâyetlere ilişkin olarak kendi uygulamasını ortaya koymuştur (örnek olarak bk., Bédat/İsviçre [BD], No. 56925/08, §§ 48-81, AİHM 2016, Sarıgül/Türkiye, No. 28691/05, §§ 29‑33, 23 Mayıs 2017, Kula/Türkiye, No. 20233/06, §§ 38, 45 ve 46, 19 Haziran 2018, ve Günana ve diğerleri/Türkiye, No. 70934/10 ve diğer 4 başvuru, §§ 67 ve 68, 20 Kasım 2018).
Mahkeme, Hükümetin deklarasyonunda yer alan imtiyazların niteliğini ve tazminat olarak önerilen meblağı - bu meblağ, benzer davalarda ödenmesine karar verilen meblağlara uygundur - göz önünde bulundurarak, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir nedenin bulunmadığı kanaatine varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi).
Ayrıca, Mahkeme, yukarıdaki değerlendirmeler ışığında ve özellikle bu konuda sahip olduğu açık ve çok sayıdaki içtihadını dikkate alarak, Sözleşme ve Protokolleri tarafından güvence altına alınan insan haklarına saygı ilkesinin başvurunun incelemesini sürdürmesini gerektirmediği kanısına varmaktadır (Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının son cümlesi (in fine)).
Mahkeme, bu deklarasyonu, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek olan bu meblağın Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 37. maddesinin 1. fıkrası uyarınca verilen Mahkeme kararının tebliğ edildiği tarihten itibaren üç ay içinde ödenmesinin gerekeceği yönünde yorumlamaktadır. Söz konusu süre içerisinde ödeme yapılmaması durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir.
Mahkeme, son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyonundaki taahhütleri yerine getirmemesi halinde Sözleşme’nin 37. maddesinin 2. fıkrası uyarınca başvurunun yeniden kayıt altına alınabileceğinin altını çizmektedir (Josipović/Sırbistan, (k.k.) No.18369/07, 4 Mart 2008).
Sonuç olarak, davanın kayıttan düşürülmesi uygundur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Davalı Hükümetin deklarasyon metninde yer alan Sözleşme’nin 10. maddesine ilişkin açıklamalarını ve böylelikle verilen taahhütlere riayet edilmesini sağlamak için öngörülen özel koşulları dikkate alarak,
Başvurunun Sözleşme’nin 37. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi uyarınca kayıttan düşürülmesine
karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilmiş olup, 19 Mart 2020 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Hasan BakırcıValeriu Griţco
Yazı İşleri Müdür YardımcısıBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy