1 REKABET KURUMU
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2002-3-62 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 02-81/940-387
Karar Tarihi : 26.12.2002
A- TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. M. Tamer MÜFTÜOĞLU
Üyeler : Dr. Kemal EROL, Nejdet KARACEHENNEM, A. Ersan GÖKMEN,
R. Müfit SONBAY, Kubilay ATASAYAR, Murat GENCER, Mustafa PARLAK,
Rıfkı ÜNAL.
B- RAPORTÖRLER: Kürşat ÜNLÜSOY, Osman Tan ÇATALCALI
C- ŞİKAYET EDEN: İzmir Süt Mamulleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Yönetim Kurulu Başkanı Önder HIZVER
Ankara Asfaltı No: 285 35050 Bornova / İZMİR
D- HAKKINDA ÖNARAŞTIRMA YAPILAN: Unilever Tüketim Ürünleri Satış
Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
Huzur Hoca Sok. No: 84 81120
İçerenköy / İSTANBUL
E- DOSYA KONUSU: Dondurma sektöründe faaliyet gösteren Unilever Tüketim
Ürünleri Satış Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nin hakim durumunu kötüye kullanmak
suretiyle 4054 sayılı Kanun’u ihlal ettiği iddiası.
F- İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet dilekçesinde dondurma sektöründe lider konumda
olan Unilever Tüketim Ürünleri Satış Pazarlama ve Ticaret A.Ş.'nin kendileri gibi
küçük ölçekli firmaları piyasa dışına çıkarmak istediği bu yolla pazarda tek firma
haline geldikten sonra yüksek fiyatla dondurma satmayı amaçladığı, söz konusu
firmanın ürün tablosunda bulunan ucuz ürünleri satış noktalarında sunduğu ürünler
arasında bulundurmadığı kendi firmalarının ise bu tür ucuz ürünleri de dolaplarında
bulundurması nedeniyle bu firmanın hedefi haline geldiği, bu durumun çaresinin söz
konusu firmanın pazar payının düşürülmesi ya da sınırlanması olduğu
belirtilmektedir.
G- DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 27.5.2002 tarih ve 2397 sayı ile intikal
eden başvuru üzerine hazırlanan 19.6.2002 tarih, 2002-3-62/BN-02-KÜ sayılı Bilgi
Notu, Kurul’un 27.6.2002 tarih ve 02-41 sayılı toplantısında görüşülmüş ve iddiaların
açıklığa kavuşturulabilmesi için 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında
Kanun’un 40/1. maddesi uyarınca önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Anılan karar uyarınca yapılan inceleme sonucu düzenlenen 17.12.2002 tarih,
2002-3-62/ÖA-02-KÜ sayılı Önaraştırma Raporu 23.12.2002 tarih,
REK.0.07.00.00/95 sayılı Başkanlık önergesi ile 02-81 sayılı Kurul toplantısında
görüşülerek karara bağlanmıştır.
2 REKABET KURUMU
H- RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Unilever Tüketim Ürünleri Satış, Pazarlama ve Ticaret A.Ş. hakkında 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi kapsamında soruşturma açılması gerektiği;
- aynı bulguların anılan teşebbüsün dikey ilişkileri bakımından 2002/2 sayılı Dikey
Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin aradığı şartları taşımayan münhasır bir
sistem kurmaya yönelik bir faaliyetin göstergesi olabileceği, dolayısıyla konunun
açılan soruşturma kapsamında Kanun’un 4. maddesi bakımından da
değerlendirilmesi gerektiği,
- önaraştırma döneminde gündeme gelen satış noktalarınca Algida markalı
dondurmaların alınmaması durumunda bu noktalara Unilever Grubu’na ait diğer
ürünlerin verilmeyeceği yönünde tehditte bulunulduğuna ilişkin iddianın 4054 sayılı
Kanun bakımından ihlal oluşturup oluşturmadığının açıklığa kavuşturulması için
anılan konunun da Unilever Tüketim Ürünleri Satış Pazarlama ve Ticaret A.Ş.
hakkında açılacak soruşturma kapsamında değerlendirilmesinin yerinde olacağı
ifade edilmektedir.
İ- İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. İlgili Ürün Pazarı
Dondurma, hammadde olarak süt, yağ (hayvansal ya da bitkisel) ve şekerin
birtakım katkı maddeleriyle (fındık, çikolata, meyve özleri, renk ve aroma veren
maddeler gibi) birlikte belli oranlarda karıştırılıp soğutulması ile elde edilen bir
üründür.
Dondurma üretim biçimi temelinde endüstriyel ve endüstriyel olmayan olmak
üzere ikiye ayrılmaktadır. Endüstriyel dondurma büyük ölçekli tesislerde seri bir
şekilde üretilen, belli bir ambalaj içerisinde pazara sunulan ve “fabrikasyon
dondurma” olarak da adlandırılan dondurmadır. Endüstriyel olmayan dondurma ise
küçük ölçekli işletmelerce basit makinelerde üretilen, çoğunlukla külahta satılan ve
“açık dondurma” ya da “pastane dondurması” olarak bilinen dondurma anlamına
gelmektedir.
Dondurma, nihai tüketime sunuluncaya kadar tüm üretim ve dağıtım
aşamalarında belli bir soğuklukta muhafaza edilmesi gereken bir üründür. Bu durum
dondurmanın tedarik zinciri içindeki her halkanın birbiriyle olan koordinasyonunun
aksamadan gerçekleştirilmesini gerekli kılmaktadır. “Soğuk zincir” olarak tanımlanan
bu tedarik zincirinin ana halkalarını fabrika, soğuk hava depoları, dağıtıcılar ve satış
noktaları oluştururken, yardımcı halkalar olarak firmaların genel merkez ve bölgesel
satış birimleri bulunmaktadır.
Soğuk zincirin ilk aşamasında üretimi yapılan dondurma, fabrikadan
soğutuculu özel araçlarla üretici firma ya da dağıtıcılara ait soğuk hava depolarına
nakledilmektedir. Bu yerlerde stok olarak bulundurulan ürünler talebe bağlı olarak
dağıtıcıların soğutuculu araçlarıyla satış noktalarına ulaştırılmakta ve satış
yapılıncaya kadar aynı noktalarda bulunan üretici firmaya ya da satış noktasına ait
soğutucu kabinlerde saklanmaktadır. Soğuk zincirin yardımcı halkalarından olan
bölgesel birimler ise satış müfettişleri aracılığıyla piyasadaki hareketleri, tüketiciden
gelen talep ve şikayetleri genel merkeze bildirerek dağıtıcıların kontrolünü sağlama
3 REKABET KURUMU
görevini üstlenmişlerdir. Ancak genellikle büyük firmalarda görülen bu yapılanma
bazı küçük firmalarda bölgesel birimlerin olmaması gibi nedenlerle farklılıklar arz
edebilmektedir.
Mevsimsel faktörler dondurmaların satışını önemli ölçüde etkilemektedir. Bu
nedenle dondurma satışlarının büyük bölümü havaların sıcak olduğu Mayıs-Eylül
döneminde gerçekleşmektedir.
Dondurma üretim bakımından olduğu gibi tüketim biçimi bakımından da farklı
kategorilere ayrılabilmektedir. Bunlar; “impulse (görünce alınan)”, “take-home (evde
tüketilen)” ve “catering (servis yapılan)”dir.
- Impulse (gör-al) dondurma, tüketici tarafından görüldüğü zaman dondurma satın
alma hissi uyandıran dondurmalara verilen genel isimdir. Bu türün içinde, belli bir
ambalaj içinde satılan dondurmaların yanı sıra genellikle franchise sistemiyle
işletilen işletmelerin girişinde satılan ve soft-ice olarak nitelenen dondurmalar ve
Türkiye’de sıklıkla karşılaşılan külahta satılan, markası satılan yerin adı olan açık
dondurmalar da yer almaktadır.
- Take-home (evde tüketilen) dondurma, evde yenmek için tasarlanmış, genellikle
sert plastik kaplar içinde satılan ve hacmi 1lt ve daha yukarı olan dondurmalara
verilen genel addır.
- Catering grubunda sayılan dondurmalar ise, pastaneler, oteller ve restoranlardaki
müşterilere, özel kaplarda servis edilen ve buralarda oturularak yenilen
dondurmalardır. Bu tür yerlere satılan dondurmalar fason olarak yerel üreticilere
yaptırılabildiği gibi Türkiye’nin hemen hemen her yanına satış yapan büyük
üreticilerden de sağlanabilmektedir.
Yukarıda yer verilen açıklamalar çerçevesinde, şikayete konu olan ürün ve
buna ilişkin faaliyetler göz önünde bulundurularak, ilgili ürün pazarı “endüstriyel
dondurma pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.2. İlgili Coğrafi Pazar
Endüstriyel dondurma pazarında bulunan teşebbüslerin Türkiye genelinde
faaliyet göstermeleri ve ilgili ürünün pazarlama satış ve dağıtımında rekabet koşulları
açısından bölgesel bir farklılığın söz konusu olmaması dikkate alınarak ilgili coğrafi
pazar Türkiye Cumhuriyeti olarak tespit edilmiştir.
I.3. Türkiye Dondurma Sektörü
Dondurma sektörü için dağıtım ağı maliyeti yüksek bir yatırımdır. Öncelikle
talep beş ayla sınırlı olduğundan gıda sektöründe bulunan ve soğuk bir ortamda
korunması gereken ürünlere kıyasla daha büyük soğuk hava depoları kurulmak
zorundadır. Buraların soğuk tutulması da, yüksek elektrik maliyetlerine katlanılması
anlamına gelmektedir. Ayrıca dağıtım kamyonlarının, piyasada yük taşımacılığında
kullanılmak için satılan kamyonlardan farklı olarak özel soğuk hava deposuna sahip
olması gerekliliği dağıtım maliyetini artıran bir başka sebeptir. Bu maliyetlere ek
olarak, herhangi bir elektrik kesintisi veya kabin arızası durumunda, dondurma
çabuk bozulduğu için satış noktalarına hızlı bir şekilde ulaşılması gerekmektedir.
Arızanın uzunluğuna göre ya kabin içini soğutan bir madde konulmakta ya da mallar
dağıtıcının deposuna geri taşınmaktadır. Bu da dağıtım maliyetlerini yükseltmektedir.
4 REKABET KURUMU
Türkiye’de faaliyette bulunan endüstriyel tipte dondurma üreten firmalar,
dondurmayı satmak için genellikle aynı zincire sahiptirler. Sektörde faaliyet gösteren
bazı firmaların kendilerine ait dağıtıcıları da vardır. Dondurma üreticisi firmanın
bağımsız bir distribütör veya kendine ait bir distribütörle çalışıp çalışmayacağı,
firmanın mallarını satan satış noktalarının uzun vadeli anlaşmalarla bağlanmış olup
olmamasına veya daha yakın bir ticari ilişki kurulmak istenilmesi gibi faktörlere göre
değişmektedir.
Üretici firmaların dağıtım ağını oluşturan firmalarda, dondurma üreticisi
firmaların görevlendirdiği müfettişler çalışmaktadır. Müfettişlerin dağıtıcılarla birlikte
çalışmasının sebebi, dağıtım ağında meydana gelebilecek herhangi bir sorundan
dolayı tüketicilerde oluşabilecek memnuniyetsizliğin ana firmanın imajına zarar
vermesini engellemektir. Bu yüzden de görevleri, genel olarak, yeni satış
noktalarıyla ana firma adına anlaşma imzalayıp buraları dağıtıcının servis rotasına
dahil etmek, satış noktalarından gelen şikayetleri ana firmaya bildirmek ve satış
noktalarını ana firma adına denetlemektir.
Türkiye çapında endüstriyel dondurma üreten firmalar değişik markalarla
pazarda faaliyetlerini yürütmektedirler. Bunlar Algida, Schöller, Panda’dır. Bunun
yanında Memo, Alaska ve Flash gibi yerel ağırlıklı çalışan firmalar da bulunmaktadır.
Bu firmaların 2002 yılı itibarıyla pazar paylarına bakıldığında; Algida’nın % … pazar
payıyla lider konumda olduğunu, Panda’nın % …, Schöller’in % … ve diğerlerinin %
… oranında pazar paylarına sahip olduğu görülmektedir.
Firmalar büfe, benzin istasyonu, bakkal, market, hipermarket, kuruyemişçi,
pastane, lokanta, şarküteri, okul, tatil köyü gibi birçok satış noktasına ürün
vermektedirler. Bu ürünler satış noktalarında bulunan genellikle ana firmaya ait
soğutucu kabinlerde muhafaza edilerek nihai tüketiciye ulaştırılmaktadır. Bu
kabinlerle ilgili olarak firma ve satış noktası arasında genellikle “ariyet sözleşmesi”
imzalanmakta ve/veya kabin bedeline karşılık gelen bir senet düzenlenmektedir.
Ariyet sözleşmelerinde firmaya ait soğutucu kabin içerisine rakip mal ya da başka bir
maddenin konulamayacağı da hükme bağlanmaktadır.
I.4. Taraflar
I.4.1. İzmir Süt Mamulleri Sanayi Ticaret A.Ş.
Şikayetçi olan İzmir Süt Mamulleri Sanayi Ticaret A.Ş. 1972 yılında
kurulduktan sonra, 1974 yılında “Memo” markası adı altında dondurma üretimine
başlamıştır. Türkiye’de endüstriyel dondurma üretiminin öncüsü olan şirketler
arasında sayılan İzmir Süt Mamulleri Sanayi Ticaret A.Ş.’nin Türkiye genelindeki
pazar payı %….’dir. Şirket ağırlıklı olarak Ege bölgesinde faaliyet göstermekte olup
aile şirketi niteliğindedir.
I.4.2. Unilever Tüketim Ürünleri Satış Pazarlama Ve Ticaret A.Ş.
Unilever Tüketim Ürünleri Satış, Pazarlama ve Ticaret A.Ş. (Unilever), 1990
yılında “Algida” markası adı altında impulse tipi dondurma üretmeye başlamıştır.
Anılan şirket ürün portföyünü genişleterek 1994 yılında take-home, 1996 yılında da
catering tipi dondurma üretimine başlamıştır.
5 REKABET KURUMU
Önceki yıllarda dondurma ile ilgili faaliyetler aynı gruba bağlı olan Unilever
Sanayi ve Ticaret Türk A.Ş. tarafından yönetilirken 1997 yılında Unilever Grubu
bünyesindeki şirketlerin tüm satış ve pazarlama faaliyetlerinin Unilever tarafından
sürdürülmesi kararlaştırılmıştır. Bu bakımdan 1997 yıldan bu yana Algida markalı
endüstriyel dondurmanın dağıtım, pazarlama ve satış faaliyetleri Unilever tarafından
gerçekleştirilmektedir. Şirket 2000 ve 2001 yıllarındaki %…’luk pazar payıyla
endüstriyel dondurma pazarının lideri konumundadır.
Unilever Grubu bünyesindeki diğer şirketler aracılığıyla margarin, ketçap,
mayonez ve dondurma, temizlik ve kişisel bakım ürünleri, çay, sıvı yağ, hazır çorba,
bulyon ve muhtelif gıda maddeleri üretiminde faaliyet göstermektedir.
Şirket; 4’ü kendine ait diğerleri bağımsız olan toplam 63 distribütör, 2 soğuk
hava deposu ve 67 satış temsilcisi ile 75 bin perakendeciye ürün sağlamaktadır.
Ayrıca şirketin bu satış noktalarında 2002 yılı itibarıyla 89 000 adet aktif soğutucu
kabini bulunmaktadır.
I.5.Yapılan Tespitler ve Hukuki Değerlendirme
I.5.1.Yapılan Tespitler
Şikayet dilekçesinde öne sürülen temel iddialardan birisi, pazarda lider
konumda olan teşebbüsün bedelsiz mal ve nakit para verme, rakip malları kötüleme
ve benzeri uygulamalarla hakim durumunu kötüye kullandığı yönündedir. Ayrıca söz
konusu firmanın pazar payının düşürülmesi ya da sınırlanması da şikayetçi
tarafından talep edilmektedir.
Yapılan yerinde inceleme sırasında raportörlerce piyasada faaliyet gösteren
teşebbüslerin yetkilileri ile görüşülmüş ve aşağıdaki bilgilere ulaşılmıştır:
Unilever yetkilileri yapılan görüşmelerde;
- pazara girişte Türkiye genelinde çok sayıda satış noktasına erişebilinek için
dağıtım ağının dolayısıyla soğuk zincirin (ana depo, dağıtım araçları, kabin vs.)
önemi nedeniyle ciddi bir yatırımın gerekli olduğunu,
- dolaplarının ariyet sözleşmesi ile perakendecilere teslim edilerek dolabın bakım ve
tamir masraflarının tümünün firma tarafından üstlenildiğini,
- dolap verilen yerde rakip dolabın bulundurulmaması dolayısıyla rakip malları
satmama koşulunun ileri sürülmesinin söz konusu olmadığını, çok sayıda satış
noktasının mevcut olması nedeniyle herhangi bir firmanın bir yere ikinci bir dolap
koymak yerine yakın bir noktaya dolap koymasının hem perakendeci hem kendi
firması açısından daha avantajlı olduğunu,
- Unilever’in diğer şirketlerinin tamamen bağımsız olarak faaliyet göstermekte
olduğunu, dondurma dağıtımında kullanılan kamyonlardaki ürünlerin -30 derecede
taşınması nedeniyle Unilever’in diğer ürünlerinin dağıtılmasının mümkün olmadığını,
satış noktalarında yüzde yüz bir örtüşme olmadığını, satış ve dağıtım elemanlarının
ayrı kişiler olduğunu, kısacası dondurma alanının satış ve dağıtım bakımından
tamamıyla ayrı bir alan olduğunu
belirtmişlerdir.
6 REKABET KURUMU
"Panda” markası ile pazarda faaliyet gösteren Has Gıda Sanayi Ticaret
A.Ş’nin yetkilileri ise;
- bütün pazarlıklarında, arkalarında Unilever grubunun gücünü alan Algida’nın
piyasadaki kuvvetlerini çok güçlü bir şekilde kullandığını, örneğin Unilever grubunun
diğer ürünlerinin de olması ve bu ürünlerin dondurma gibi kısa bir sezonunun
olmaması nedeniyle uzun süre reklam verebilmelerinin daha cazip reklam bedeli
ödemeleri sonucunu doğurduğu ve Algida’nın alıcıyı dondurma almamaları
durumunda Unilever grubunun diğer ürünlerini vermekte zorluk yaratarak satış
yapmakta olduğunu,
- Algida’nın herhangi bir sokakta bulunan Panda dolaplarının o sokaktaki toplam
dolaplara oranının belli bir yüzdeyi aşmaması için gayret gösterdiği, bunun dolap
başına satılan dondurma miktarını azalttığını,
- ürünün dağıtımının bayiler aracılığıyla yapıldığını, nihai satışın ise emanet senedi
karşılığında verilen kendi firmalarına ait dolaplarda gerçekleştirildiği ve satış
noktasının bu dolabı firmaya geri vermek suretiyle firmayla olan ilişkisini
sonlandırabildiğini
ifade etmişlerdir.
Schöller markası ile pazarda faaliyette bulunan Şöllmer Dondurma Sanayi
A.Ş. yetkilileri de;
- Algida’nın eskiye oranla satış noktalarının bulunduğu bir bölgeye gereğinden çok
kabin sağladığını,
- pazara girişin büyük çaplı bir yatırım gerektirdiğini, bu yatırımın marka imajı
oluşturma, satış filosu kurma, gerekli fabrikayı inşa etme, reklam için önemli miktarda
harcama yapma ve çeşitli promosyonlarda bulunma gibi birçok unsuru içerdiğini;
pazara girildikten sonra rakiplerle aynı oranda yatırım yapma ve reklam
harcamasında bulunma zorunluluğunun olduğunu,
- kabinlerin satış noktalarına verilmesinde kullanımdan dolayı herhangi bir ücret
alınmadığını, yalnızca emanet sözleşmesi yapılarak aynı kabinlerin sezon sonunda
geri toplandığını, Avrupa’da ise sezonun bütün yıla yaygın olmasından dolayı böyle
uygulamaların olmadığını ve bunun dondurma satışlarının maliyetini arttırıcı bir
unsur olduğunu,
ifade etmişlerdir.
“Flash” markası ile pazarda faaliyet gösteren Özerişen Süt Gıda Sanayi ve
Ticaret A.Ş.yetkilileri ise;
- büyük şehirler hariç olmak üzere piyasadaki rekabetin çok yoğun olmadığını, büyük
şehirlerde özellikle reklam gücü, promosyon malzemelerinin aşırı teklifi ve fiyat
kırılmasının önemli rol oynadığını, bunun yanında Algida’nın Unilever’in ürünlerinin
avantajını da kullandığını,
- Algida’nın hemen her noktaya dolap yerleştirmesinin o bölgeye başka bir dondurma
üreticisinin girememesi sonucunu doğurduğunu, ayrıca elektrik masrafının fazla
olmasının satış noktasının ikinci bir dolap bulundurmasını engellediğini
7 REKABET KURUMU
belirtmişlerdir.
Raportörlerce görüşülen ve perakende düzeyinde satış yapan bazı
teşebbüslerin de; malı satmaktan istedikleri zaman vazgeçebildikleri, dükkanın ön
tarafında yeterli yerin olması durumunda ikinci bir dolabı yerleştirebilecekleri,
Algida’nın zaten birçok yerde mevcut ve ürünü tanınmış bir firma olması dolayısıyla
bedava ya da başka tekliflerle mal vermesinin söz konusu olmadığı hususlarını ifade
ettikleri dosya mevcudundan anlaşılmaktadır.
I.5.2. Değerlendirme
Hakim durum 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile “belirli bir piyasadaki bir
veya birden fazla teşebbüsün, rakipleri ve müşterilerinden bağımsız hareket ederek
fiyat, arz, üretim ve dağıtım miktarı gibi ekonomik parametreleri belirleyebilme gücü”
olarak tanımlanmıştır. Bu gücün belirlenmesinde ise teşebbüslerin pazar payları,
pazarın yapısı ve giriş engelleri gibi unsurların birlikte değerlendirilmesi
gerekmektedir.
Mevcut bilgiler çerçevesinde ilgili ürün pazarı olan endüstriyel dondurma
pazarında faaliyet gösteren teşebbüslerin pazar paylarının Tablo 1.'deki gibi olduğu
anlaşılmıştır.
Tablo 1. İlgili ürün pazarındaki teşebbüslerin pazar payları (%)
Yukarıda sunulan tablodan Unilever’in ilgili ürün pazarında belirli bir süre
boyunca devam eden çok yüksek pazara sahip olduğu görülmektedir. Ancak pazar
payının yalnızca hakim durumda bulunup bulunmadığı tespit edilmeye çalışılan
teşebbüs açısından değil rakip teşebbüsler açısından da incelenmesi gerekmektedir.
Yine tablodan endüstriyel dondurma pazarında Unilever üzerinde rekabet baskısı
oluşturabilecek nicelikte pazar payı itibarıyla herhangi bir teşebbüsün bulunmadığı
anlaşılmaktadır. Özellikle 2002 yılı itibarıyla Schöller ve Panda’nın pazar payının
%….’un altında bir orana gerilemesi dikkate değerdir.
Hakim durumun tespitinde pazar payının yanında pazara giriş engellerinin
olup olmadığı değerlendirilmesi gereken diğer bir unsurdur. Giriş engellerinin varlığı
ilgili pazarda faaliyet gösteren bir teşebbüsün hakim durum oluşturması ya da bu
konumunu güçlendirmesi sonucu doğurabilecektir. İlgili piyasanın yapısal
özelliklerinin pazara yeni giriş yapacak teşebbüsler için önemli zorluklar içermesi
anlamına gelen giriş engellerinin kapsamı oldukça geniştir. Söz konusu engellerin
başlıcaları; yasal engeller, yatırım maliyetinin yüksek oluşu, piyasanın karlılık
oranının düşük olması, fikri ve sınai mülkiyet haklarının varlığı, teknolojik üstünlük,
ürün farklılaştırması, ölçek ekonomileri, teşebbüsün finansal gücü ve işletme
politikalarıdır.
1998 1999 2000 2001 2002
Algida (Unilever) 75 71 75 …… ……
Panda (Has Gıda) 16 15 13 …… ……
Schöller (Şöllmer) 0 9 8 …… ……
Diğer 9 5 4 …… ……
8 REKABET KURUMU
Endüstriyel dondurma pazarına girişte bilinen yasal bir engel bulunmamakla
birlikte önaraştırma döneminde elde edilen bilgilerden üretim tesisi ve dağıtım
sisteminin kurulmasının yüksek bir maliyeti olduğu anlaşılmaktadır. Dondurmanın
“soğuk zincir” olarak adlandırılan ve ürünün özelliğinden kaynaklanan bir dağıtım
sistemini gerektirmesi önemli bir pazara giriş engeli olarak değerlendirilebilecektir.
Özellikle satış noktalarında bulunan soğutucuların firmaların mülkiyetinde
bulunması, pazara yeni girecek bir firmanın önemli bir maliyete katlanmaksızın bu
pazara girmesini hemen hemen imkansız kılmaktadır.
Öte yandan ülkemizde kişi başına dondurma tüketiminin son beş yıl boyunca
1lt gibi oldukça düşük miktarda olması önemli bir pazara giriş engeli olarak
görülebilir. Nitekim son beş yılda Unilever üzerinde ciddi bir rekabet baskısı
oluşturabilecek ölçekte pazara yeni bir firma girişine rastlanmamaktadır. Buna ek
olarak son beş yılda pazarda % …. oranının üzerinde pazar payına sahip güçlü bir
firmanın olması ve pazarın yoğunlaşma oranının uzun yıllar boyunca yüksek bir
oranda seyir izlemesi pazara girişte engel oluşturan diğer unsurlar olarak dikkate
değerdir.
Özetle; yukarıda yer verilen açıklamalardan Unilever’in endüstriyel dondurma
pazarında esas olarak pazar payı itibarıyla hakim durumda olduğu ve ilgili pazarın
koşullarının bu durumu değiştirecek bir yapı sergilemediği görülmektedir.
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesi ile bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin
bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu
tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile
kötüye kullanmasının hukuka aykırı ve yasak olduğu hükme bağlanmıştır.
Şikayet dilekçesinde öne sürülmemekle beraber önaraştırma döneminde
şikayetçi ile yapılan görüşmede; satış noktalarınca Algida ürünlerinin alınmaması
halinde bu noktalara aynı grup bünyesinde yer alan Unilever ürünlerinin
verilmeyeceği şeklinde tehditlerde bulunulduğu iddia edilmiştir. Bu iddiaya paralel
olarak Has Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Panda) Genel Müdürü ile yapılan
görüşmede Algida’nın alıcıların dondurma almamaları durumunda Unilever grubunun
diğer ürünlerini vermekte zorluk yarattığı; Özerişen Süt Gıda Sanayi ve Ticaret
A.Ş.’nin Yönetim Kurulu İkinci Başkanı ile yapılan görüşmede ise Algida’nın Unilever
ürünlerinin avantajını kullandığı belirtilmiştir.
Bu noktada, önaraştırma döneminde Unilever’de yapılan yerinde incelemede
bu yönde bir bulguya rastlanılmadığını ve eldeki bilgilerin Unilever Grubu’nun
dondurma satış ve dağıtımını diğer ürünlerinden ayrı olarak gerçekleştirdiği yönünde
olduğunu belirtmek gerekir. Nitekim, Unilever yetkilileriyle yapılan görüşmede
dondurma alanının satış ve dağıtım bakımından tamamıyla ayrı bir alan olduğu
vurgulanmıştır.
Unilever’in endüstriyel dondurma pazarında hakim durumda olduğu ancak bu
hakimiyetini kötüye kullanmadığı, piyasada rekabetin ve ticaretin gerektirdiği
eylemlerin söz konusu olduğu, Algida'nın piyasaya rakiplerinden sonra girmiş
olmasına rağmen hızla payının büyüdüğü, bunda tüketici tercihlerinin de etkili olduğu
kanaatine varılmıştır.
9 REKABET KURUMU
Bununla birlikte hakim durumda olan bir teşebbüsün pazarda yer alan diğer
teşebbüslere oranla dağıtım, pazarlama ve satış politikalarını belirlerken Rekabet
Hukuku kurallarına uyum açısından daha özenli davranma yükümlülüğü
bulunmaktadır. Dolayısıyla Unilever’in rakiplerinin piyasadaki faaliyetlerini
zorlaştırması, bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınması
veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin,
diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlaması ya da satın
alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım
satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirmesi, belirli bir piyasadaki hâkimiyetin
yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticarî avantajlardan yararlanarak başka bir
mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemleri söz
konusu olduğu takdirde, rekabet ihlali sayılabileceğinin bilincinde olması
gerekmektedir. Bu bakımdan piyasada hakim durumda olan bir teşebbüsün hakim
durumun kötüye kullanılması sayılacak eylemlerden kaçınması, bunları göz önünde
bulundurarak davranması zorunludur.
Ayrıca şikayet dilekçesinde belirtilen pazar payının küçültülüp parçalara
ayrılması da söz konusu değildir.
Başvuru dilekçesinde yer verilen iddialara yönelik olarak yapılan yerinde
incelemede; hakim durumun kötüye kullanılması olarak değerlendirilebilecek nitelikte
bulgulara rastlanmamıştır.
J- SONUÇ
Yukarıda yer verilen değerlendirmeler ışığında; başvuru dilekçesinde yer
verilen iddialara yönelik olarak yapılan önaraştırma sonucunda Raportörlerce
hazırlanan 17.12.2002 tarih, 2002-3-62/ÖA-02-KÜ sayılı raporda yer verilen bilgi,
bulgu ve değerlendirmelerin müzakere edilmesi sonucunda; hakim durumun kötüye
kullanılması olarak değerlendirilebilecek nitelikte bulgulara rastlanılmaması
nedeniyle şikayetin reddine OY ÇOKLUĞU ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy