Dönmez ve Diğerleri / Türkiye– 20349/08 - 17.06.2014 tarihli Karar [II. Bölüm]
Olaylar – Başvuranların yakını 2006 yılında, yürüyüş yaparken anti-personel mayına basması sonucunda hayatını kaybetmiştir. Jandarmalar, tutanak hazırlamış, olay yeri krokisini çizmiş ve fotoğraf çekmişlerdir. Otopsi ve balistik raporları hazırlanmış, tanıkların ifadeleri alınmıştır. Ön soruşturmanın tamamlanmasının ardından, Savcılık, terör örgütü üyelerinin şüpheli olduğunu tespit ederek, ceza soruşturması açılması amacıyla dosyayı ilgili mahkemenin savcılığına iletmiştir. Söz konusu mahkeme önünde ceza yargılamaları halen devam etmektedir.
Hukuki değerlendirme – Madde 2
(a) Esas bakımından – Anti-personel mayın, köylüler ve kışlalarına giden askerler tarafından kullanılan bir geçit üzerinde bulunmaktaydı. Askeri bir bölgede veya mayınların yetkililer tarafından döşendiği bir anda yer almamaktaydı. Ulusal makamların, söz konusu kamu arazisinde bilinmeyen patlayıcıların bulunabileceği riski hakkında köylüleri bilgilendirmelerini beklemek makul olmayacaktır.
Mayından arındırma işlemlerinin yapılmaması ile ilgili olarak, Türkiye Ottawa Anlaşması’nın taraflarından biridir. Bu hususta gerçekleştirmesi gereken yükümlülükler arasında, mayınların mevcut olduğu bilinen veya olduğundan şüphelenilen tüm alanların mayınlardan arındırılmasını taahhüt etmektedir. Türkiye 1 Mart 2014 tarihine kadar, söz konusu anlaşmanın koşullarını yerine getirmek durumundaydı. Patlamanın gerçekleştiği yer, mayınların yetkililer tarafından yerleştirildiği askeri bir bölge veya mayınların bulunduğundan şüphelenebilinecek bir alan değildir. Zira, patlamanın yaşandığı yer kamuya açık bir geçittir ve yetkililerin bölgedeki askerler tarafından kullanılan yol ve patikaları teftiş etmek durumunda kalmaları, aşırı bir yük teşkil edecektir. Söz konusu olay oldukça üzücü olmasına karşın, Devlet’in sorumluluk alanına girmemektedir.
(b) Usul bakımından – Yetkililer (jandarmalar ve sonrasında Cumhuriyet savcısı) olay gününde ivedilikle hareket etmişlerdir. Olay yeri krokisi çizilmiş, olayın maddi koşullarının tespit edilmesi amacıyla bir rapor hazırlanmış, bomba parçaları toplanmış, tanıkların ifadeleri alınmış, kesin ölüm sebebinin tespit edilmesi için otopsi işlemi gerçekleştirilmiş ve menşeinin belirlenmesi amacıyla söz konusu patlayıcı üzerinde balistik inceleme yapılmıştır. Böylelikle yetkililer, davanın aydınlatılması için gereken tüm tedbirleri almışlardır.
Soruşturmanın, ön safhanın ötesinde takip edilmemesine rağmen yetkililer, söz konusu eylemi terör örgütü eylemi olarak kabul etmiştir. Cumhuriyet Savcılığı ilgili örgütün üyeleri hakkında ceza soruşturması açılmasını talep etmiştir. Yargılamalar yerel mahkemeler önünde halen derdesttir. Bu sebeple soruşturmanın, fail veya faillerin tespit edilmesi konusunda yetersiz kalmasına karşın, etkin olmadığı söylenemez. İlgili yetkililer, başvuranların yakınının öldürüldüğü koşulların tespit edilmesi amacıyla eylemde bulunmuşlardır.
Sonuç: kabul edilemez (açıkça dayanaktan yoksun).
Full & Egal Universal Law Academy