Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2015-1-54
Karar Sayısı : 17-14/195-81
Karar Tarihi : 27.04.2017
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Adem BİRCAN, Şükran KODALAK,
Mehmet AYAN
B. RAPORTÖRLER: Harun GÜNDÜZ, Cemal Ökmen YÜCEL, Burak SAĞLAM,
Bilge YILMAZ
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : Gizlilik talebi bulunmaktadır.
D. DOSYA KONUSU: Dow Türkiye Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. ile ilgili 13.10.2016
tarih ve 16-33/586-257 sayılı Kurul kararının yeniden değerlendirilmesi talebi
(1) E. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 17.03.2017 tarih ve 1825 sayı ile giren başvuru
üzerine hazırlanan 14.04.2017 tarih ve 2015-1-54/BN(6) sayılı Bilgi Notu görüşülerek
karara bağlanmıştır.
(2) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili Bilgi Notunda; Dow Türkiye Kimya San. ve Tic. Ltd.
Şti.’nin (DOW) 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesini ihlal etmediğine yönelik tesis edilen
Rekabet Kurulunun (Kurul) 13.10.2016 tarih ve 16-33/586-257 sayılı kararının
kaldırılmasına, değiştirilmesine veya geri alınmasına yer olmadığı, bu nedenle 2577 sayılı
İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 11. maddesi kapsamında yapılan başvurunun
reddi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. Başvuru
(3) DOW’un 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 6.
maddesini ihlal edip etmediğine yönelik yürütülen soruşturmaya ilişkin rapor (Rapor)
Kurul’un 13.10.2016 tarih ve 16-33 sayılı toplantısında görüşülüp 16-33/586-257 sayı ile
karara (Karar) bağlanmış ve söz konusu kararda DOW’un 4054 sayılı Kanun’un 6.
maddesini ihlal etmediği sonucuna ulaşılmıştır.
(4) Karar’ın taraflara 17.01.2017 tarihinde tebliğinin ardından, Rekabet Kurumu (Kurum)
kayıtlarına 17.03.2017 tarih ve 1825 sayılı yazı ile intikal eden başvuruda Karar’la ve
Rapor’la ilgili olarak özetle;
DOW’un butil akrilat (BA) ürünü pazarında pazar payları hesaplanırken, iç ve dış tüm
satışların hesaba dâhil edilmesinin gerekli olduğu bu nedenle hesaplamanın hatalı
olduğu,
Alternatif kaynaklardan BA temin imkanı bulunduğuna dair kanaat oluşturulurken esas
alınan müşteri cevabi yazılarının bazılarında ve aynı zamanda Hindistan’dan mal
temin imkanının bulunduğu hususunda maddi hata yapıldığı, alternatif tedarik
imkanları hususunun yanıltıcı olduğu,
BA ithalatı için gümrük muafiyetinin piyasaya girişi kolaylaştırıcı bir faktör gibi
değerlendirilmesinin yanlış olduğu, söz konusu pazardaki giriş engellerinin hukuki
değil DOW’dan kaynaklanan fiili engeller olduğu,
17-14/195-81
2/8
Rapor’da, BA tedarikinde spot alımın bir avantajmış gibi değerlendirildiği, oysa BA
pazarında uzun vadeli anlaşmalar ile alım yapılmasının iktisaden avantajlı olduğu,
spot alımın ise riskli olduğu,
Maliye Bakanlığı ve Gümrük İdareleri'nin suni fiyat politikası gütme ve iç kullanım ile
piyasaya satış fiyatları arasındaki, pazar koşulları ile açıklanamayan farklılıklar
nedeniyle DOW'a para cezası kesmeleri ile sonuçlanan soruşturmaya Karar'da hiçbir
atıfta bulunulmadığı,
DOW'dan elde edilen belgelerin delil olarak değerlendirilmesi sırasında, özellikle 2015
yılı sonrasındaki belgelere ağırlık verildiği, ancak şikâyet konusu eylemlerin 2015
yılından önceki 10 yıllık süreye dayandığı,
Şikâyet konusu iddiaların değerlendirilmesi sırasında, BA pazarına giren yeni
oyuncular olduğu değerlendirmesi yapılırken bunların pazarda esaslı bir varlık
gösterip gösteremedikleri, pazarda halen var olup olmadıkları, kalıcılık faktörü gibi
hususların araştırılmadan kanaat tesis edildiği,
DOW'un BA pazarında Türkiye'deki pazar payının özellikle Avrupa'daki pazar
payından anlamlı oranda düşük olmasına ve her iki coğrafi pazarın paralel hukuk
rejimlerine tabi olmasına rağmen bu pazar payı farkının nedenlerinin araştırılmadan,
eksik inceleme yapıldığı,
2008 yılında Kurum’a ve aynı zamanda ABD rekabet otoritesine bildirilen devralma
işleminde, DOW tarafından sunulan ilgili pazar tanımlarının, her iki otoriteye farklı
yapılması hususunun ve devralma işlemine ABD’de koşullu izin verilmesine dair
şikâyetin araştırılmadığı,
Fiyat sıkıştırması ve yıkıcı fiyat uygulamalarına dair şikâyetler incelenirken, bunları
etkin hale getiren unsur olan arz kısıtlamalarına ve buna dair delillere değinilmeden
sonuca varıldığı,
BA pazarında müşteri konumunda olan en az iki kuruluşun, soruşturma dosyasındaki
bazı beyanlarının gerçeği yansıtmadığı, Kurum'un kendilerine "gizlilik kapsamında
sorması" halinde, yeni bilgiler vererek gerçekleri açıklayacaklarını belirttikleri
ifade edilmiş ve bu açıklamalar doğrultusunda, İYUK’un 11. maddesi çerçevesinde
soruşturma dosyasının yeniden gözden geçirilmesi, eksik araştırmaların tamamlanması,
yeni delillerin değerlendirilmesi ve bunların nihayetinde DOW’un 4054 sayılı Kanun'un 6.
maddesini ihlal etmediğine ve aynı Kanun'un 16. maddesi uyarınca adı geçen teşebbüse
idari para cezası uygulanmasına gerek olmadığına dair Karar'ın geri alınarak, DOW'un
rekabet karşıtı eylemleri ile hakim durumunu kötüye kullanması hususunda her türlü
tedbirin alınması ve/veya yaptırım uygulanması talep edilmektedir.
G.2. Değerlendirme
G.2.1. Dosya Konusu Şikayet Başvurusu ve Gözden Geçirilmesi Talep Edilen Kurul
Kararı
(5) Kurum kayıtlarına 05.08.2015 tarih ve 3674 sayı ile giren gizlilik talepli başvuruda özetle;
- DOW’un akrilik asit ve alkolün esterifikasyona tabi tutulmasıyla elde edilen akrilik
ester (AE) pazarında hakim durumda olduğu,
- DOW’un iştiraki olan Rohm and Haas Kimya Ticaret Ltd. Şti. (Rohm Haas Kimya)
ile ortak girişim niteliğindeki Rohm and Haas Kimyasal Ürünler Dağıtım ve Tic.
A.Ş.’nin (Rohm Haas Dağıtım) de şikayet kapsamında olduğu,
17-14/195-81
3/8
- Bağlayıcılık, tutundurma, dayanıklılık, yumuşaklık ve parlaklık gibi çeşitli özellikleri
nedeniyle birçok farklı alanda kullanılan sentetik lateks polimer emülsiyonlarının
(SLPE) saf akrilik, stiren akrilik ve vinil akrilik çeşitlerinin üretiminde AE’nin önemli
bir girdi olarak kullanıldığı, bu nedenle ilgili SLPE çeşitleri ile AE arasında alt pazar-
üst pazar ilişkisinin söz konusu olduğu,
- Bir çeşit SLPE olan içi boş polimer partiküllerinin (İBPP) üretiminde ise AE ürününe
gerek duyulmadığı, bu nedenle AE ürünü ile İBPP arasında bir dikey ilişkinin söz
konusu olmadığı, bununla birlikte Türkiye'de sadece İBPP pazarında faaliyet
göstermenin ekonomik açıdan mümkün olmaması ve ayrıca etkinlik ve rekabet gücü
için diğer SLPE türleri pazarında da faaliyet gösterilmesinin zorunlu olması
nedeniyle İBPP pazarının da, AE ve bazı SLPE çeşitleri arasındaki dikey ilişkiden
ötürü dolaylı olarak AE pazarından etkilendiği,
- Kurul’un 12.11.2008 tarih ve 08-63/1045-405 sayılı DOW CHEMICAL/Rohm and
Haas Company devralma kararında, tarafların eksik ve yanıltıcı bilgi verdiği, zira ilgili
Kurul kararında AE ile SLPE pazarları arasındaki dikey ilişkiden bahsedilmediği, AE
pazarında ortaya çıkacak hakim durumun bu dikey ilişki sonucu SLPE pazarını
etkileyecek olmasının Kurul’ca dikkate alınmış olması gerektiği,
- DOW’un, SLPE üretimi için olmazsa olmaz nitelikte bir girdi olan AE tedarikini
kısıtlamak suretiyle hakim durumunu kötüye kullanarak, bir teşebbüsün SLPE
pazarında faaliyette bulunmasını zorlaştırdığı ve bir teşebbüsü pazardan dışladığı,
- DOW’un, hakim durumda olduğu AE ürünlerini, kendi iştiraklerine piyasa
koşullarının çok altında fiyatlara tedarik edip, SLPE pazarındaki rakiplerine aynı AE
ürünlerini daha yüksek fiyatlarla satarak fiyat sıkıştırması yaptığı,
- DOW’un, uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren müşterileriyle uzun vadeli,
bağlama ve özel indirim koşulları içeren anlaşmalar yaparak söz konusu çok uluslu
müşterilerinin DOW'un Türkiye'de SLPE pazarındaki rakiplerinden tedariklerini
engellediği ve SLPE pazarındaki rakiplerini pazar dışına itmeyi amaçladığı,
- DOW’un, uluslararası pazarlarda faaliyet gösteren müşterilerine, bir teşebbüs ve
diğer alternatif tedarikçiler hakkında yanıltıcı ve yönlendirici bilgi vermek ve
yurtdışında mesnetsiz bir dizi dava açmak suretiyle bir teşebbüsün gerek ticari
açıdan, gerek maliyet açısından orantısız yükler üstlenmesine yol açmak gibi haksız
rekabet teşkil edebilecek ve hakim durumun kötüye kullanması eylemlerinin
mevcudiyetini destekleyici nitelikte davranışlarda bulunduğu
iddia edilerek DOW hakkında gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
(6) Yukarıdaki iddialar kapsamında yürütülen soruşturma sonucunda Kurul’un 13.10.2016
tarih ve 16-33/586-257 sayılı kararında özetle,
DOW’un dosya kapsamında tanımlanan ilgili pazarlarda hâkim durumda
bulunmadığı,
Söz konusu pazarlarda mal vermenin reddi, fiyat sıkıştırması, yıkıcı fiyat, indirim
sistemleri ya da bağlama uygulamaları yoluyla hâkim durumunu kötüye
kullanmadığı,
Bu çerçevede, 4054 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca DOW’a idari para
cezası uygulanmasına gerek olmadığına
karar verilmiştir.
17-14/195-81
4/8
G.2.2. İYUK’un 11. Maddesi Kapsamında Kuruma Yapılan Başvurudaki İddialara
Yönelik Değerlendirme
(7) DOW’un BA ürünü pazarında pazar payı hesaplanırken, iç ve dış tüm satışların hesaba
dâhil edilmesinin gerekli olduğu ve DOW’un pazar payının tarihsel olarak hep yükseldiği
bu nedenle hesaplamanın hatalı olduğu iddiasına yönelik değerlendirme:
Gerekçeli kararın 77-91. paragraflarında DOW’un hâkim durumda olup olmadığı analiz
edilirken DOW ve rakiplerinin ilgili pazarlardaki konumu da değerlendirilmiş ve hakim
duruma ilişkin en önemli göstergelerden birisi olan pazar paylarına yönelik DOW’un
ithalattaki konumu ve Türkiye toplam tedarikindeki payı dikkate alınmıştır. Öte yandan
DOW’un iç tüketimiyle birlikte piyasaya yaptığı satışların toplamının dikkate alındığı bu
hesaplamayla yetinilmemiş; DOW’un ve önemli rakiplerden birisi olan BASF Türk Kimya
San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin (BASF) ciddi anlamda iç tüketiminin olduğu göz önüne alınarak
pazar payı analizinde ticari satışların da analiz edildiği bütüncül bir bakış açısıyla
değerlendirme yapılmıştır.
Teşebbüslerden gelen bilgiler ile TÜİK’ten alınan istatistikler kullanılarak yapılan
hesaplamalar neticesinde DOW’un pazar payının dalgalı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Nitekim bu bulgu, pazarda alımların spot olarak yapıldığına ilişkin tespit ile de uyumludur.
(8) Alternatif kaynaklardan BA temin imkanı bulunduğuna dair kanaat oluşturulurken esas
alınan müşteri cevabi yazılarının bazılarında ve aynı zamanda Hindistan’dan mal temin
imkanının bulunduğu hususunda maddi hata yapıldığı, alternatif tedarik imkanları
hususunun yanıltıcı olduğu BASF’ın iç tüketimi dışında piyasaya anlamlı bir tedarikin
olmadığı iddiasına yönelik değerlendirme:
Önaraştırma ve soruşturma döneminde ilgili piyasa ile ilgili piyasanın alt ve üst
piyasalarında faaliyet gösteren çok sayıda teşebbüsten inceleme konusu husus ile ilgili
olarak bilgi ve açıklamalar talep edilmiştir. Gerekçeli kararın 58, 60, 66 sayılı
paragraflarında ele alındığı üzere, teşebbüslere sorulan sorular ve bu sorulara verilen
yanıtlar BA, EA ve 2-EHA adlı kimyasalların hepsini kapsamakta olup, bu ürünlerin ithal
edildiği ülkeler sıralanırken Çin ve Kore’ye ek olarak Hindistan’ın da kaynak ülkelerden
birisi olarak belirtilmesi, BA ithalatının mutlaka Hindistan’dan yapılmış olduğu anlamına
gelmemektedir. Öte yandan, temini tamamen ithalata dayalı olan mezkûr ürünlerin
alternatif kaynakları arasında sayılan Hindistan’da BA üretimi olmaması, teorik olarak
buradan ithalatı engellemeyeceği gibi bu ülkeden BA ithalatının olup olmamasının kararın
esasını etkileyecek nitelikte bir unsur olmadığı değerlendirilmektedir.
Benzer şekilde BASF’nin kendi iç tüketimi dışında Türkiye’de anlamlı bir BA satışı
olmaması, BASF’ın önemi bir üretici ve potansiyel alternatif olduğu gerçeğini
değiştirmemekte olup yukarıda ele alındığı üzere pazar payı hesaplamaları kapsamında
ticari pazar analizinde, DOW’a benzer şekilde, BASF’ın da iç tüketimi dikkate alınmıştır.
17-14/195-81
5/8
(9) BA ithalatı için gümrük muafiyetinin piyasaya girişi kolaylaştırıcı bir faktör gibi
değerlendirilmesinin yanlış olduğu, söz konusu pazardaki giriş engellerinin hukuki değil
DOW’dan kaynaklanan fiili engeller olduğu ve BA tedarikinde spot alımın bir avantajmış
gibi değerlendirildiği, oysa BA pazarında uzun vadeli anlaşmalar ile alım yapılmasının
iktisaden avantajlı olduğu, spot alımın ise riskli olduğu ve spot satış yapanların pazarda
kalıcı olamayarak alternatif oluşturmadıkları iddiasına yönelik değerlendirme:
Gerekçeli kararın 92-100. paragraflarında DOW’un hâkim durumu analiz edilirken pazara
giriş ve pazardaki büyüme engelleri de değerlendirilmiştir. Bu noktada BA’nın spot alıma
konu olduğu bu çerçevede alıcıların birçok alternatif arasından farklı tedarikçileri
seçebildiği, nitekim bilgi alınan birçok teşebbüsün BA tedarikini en az iki teşebbüsten eş
zamanlı olarak gerçekleştirdiği, spot alımlar sayesinde tedarikçi değiştirmesinin
kolaylaştığı ve doğrudan ithalatın da bir seçenek olduğu tespit edilmiştir. Buna ek olarak
ilgili mevzuat çerçevesinde BA ithalatı için getirilen gümrük vergisi muafiyeti nedeniyle
her sene Bakanlar Kurulu kararı ile belirlenen kontenjan kapsamında BA’yı hammadde
olarak kullanan birçok teşebbüsün BA ithalatını, kendilerine sağlanan özel izin ile gümrük
vergisinden muaf olarak gerçekleştirebilmekte olduğu tespit edilmiştir. Bu çerçevede BA
ithalatının –bazı maliyet dezavantajları olmakla birlikte- her zaman bir alternatif olması,
ithalatı teşvik eden kamu politikaları ve diğer değerlendirmelerin DOW’un hâkim durumda
bulunmadığına işaret ettiği, ilgili pazarlarda faaliyet gösteren teşebbüslerden gelen
görüşlerin de bu tespiti destekler nitelikte olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
(10) Maliye Bakanlığı ve Gümrük İdareleri'nin suni fiyat politikası gütme ve iç kullanım ile
piyasaya satış fiyatları arasındaki, pazar koşulları ile açıklanamayan farklılıklar nedeniyle
DOW'a para cezası kesmeleri ile sonuçlanan soruşturmaya Karar'da hiçbir atıfta
bulunulmadığı iddiasına yönelik değerlendirme:
Dosya kapsamında, Maliye Bakanlığı’nın ve/veya Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın ya da
ilgili birimlerinin DOW hakkında yürüttüğü herhangi bir inceleme olup olmadığı
incelenmiş, konu hakkında ilgili kişilerden bilgi talebinde bulunulmuştur. Bununla birlikte
ilgili kurumlarca yürütülmüş olan incelemelerin, yürütülen soruşturmanın konusuyla
ilgisinin bulunmadığı ve yürütülen soruşturma sonucunda alınacak kararı etkileyebilecek
nitelikte de olmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan, DOW'un kendi iç tüketimine ve dış piyasaya zaman zaman farklı fiyat
uygulamasının rekabet hukuku kapsamında bir ihlal teşkil edebilmesi için gereken
koşulların neler olduğu ve bu koşulların somut olayda bulunup bulunmadığı hususları ise
gerekçeli kararın 159 ile 179. paragrafları arasında incelenmiştir.
(11) DOW'dan elde edilen belgelerin delil olarak değerlendirilmesi sırasında, özellikle 2015 yılı
sonrasındaki belgelere ağırlık verildiği, ancak şikâyet konusu eylemlerin 2015 yılından
önceki 10 yıllık süreye dayandığı iddiasına yönelik değerlendirme:
DOW hakkında yürütülen soruşturma sonucunda alınan karar incelendiğinde, hakim
durumun kötüye kullanılmasına ilişkin analizin, tarihsel olarak da ayrıntılı bir şekilde
yapıldığı, güncel bilgi ve belgelerin yanı sıra mümkün olduğunca geçmiş tarihli bilgi ve
belgelere de ulaşılmaya çalışıldığı ve bunların da değerlendirmede dikkate alındığı
görülmektedir. Bu çerçevede gerekçeli kararda, örneğin Tablo 4’te BA pazarında DOW’un
ve rakiplerinin 2006 ile 2015 yılları arasında sahip oldukları pazar paylarına yer verildiği,
81. paragrafta pazar payının zaman içerisindeki istikrarının dikkate alındığı belirtilerek
Grafik 1’de 2006 ile 2015 yılları arasındaki pazar payının seyri incelenmiştir. Yine benzer
bir şekilde, Grafik 2’de ve bu grafiğin altında yer verilen 83. paragrafta, Türkiye BA
ithalatında son 10 yılda yaşanan gelişmelerin incelendiği açıkça görülmektedir. Bütün
bunlara ilave olarak gerekçeli kararın 84, 89, 94, 96, 97, 99, 116, 127, 133, 166, 176
numaralı paragraflarından, yapılan analizde geçmiş tarihli bilgi ve belgelere de ağırlık
verildiğinin açıkça anlaşılabileceği değerlendirilmektedir.
17-14/195-81
6/8
(12) Şikâyet konusu iddiaların değerlendirilmesi sırasında, BA pazarına giren yeni oyuncular
olduğu değerlendirmesi yapılırken bunların pazarda esaslı bir varlık gösterip
gösteremedikleri, pazarda halen var olup olmadıkları, kalıcılık faktörü gibi hususların
araştırılmadan kanaat tesis edildiğine yönelik değerlendirme:
Yukarıda da ifade edildiği üzere gerekçeli kararın 92-100. paragraflarında DOW’un hâkim
durumu analiz edilirken pazara giriş ve pazardaki büyüme engelleri de değerlendirilmiştir.
Bu noktada BA’nın spot alıma konu olduğu bu çerçevede alıcıların birçok alternatif
arasından farklı tedarikçileri seçebildiği, nitekim bilgi alınan birçok teşebbüsün BA
tedarikini en az iki teşebbüsten eş zamanlı olarak gerçekleştirdiği, spot alımlar sayesinde
tedarikçi değiştirmesinin kolaylaştığı ve doğrudan ithalatın da bir seçenek olduğu tespit
edilmiştir.
(13) DOW'un BA pazarında Türkiye'deki pazar payının özellikle Avrupa'daki pazar payından
anlamlı oranda düşük olmasına ve her iki coğrafi pazarın paralel hukuk rejimlerine tabi
olmasına rağmen bu pazar payı farkının nedenlerinin araştırılmadan, eksik inceleme
yapıldığı iddiasına yönelik değerlendirme:
BA pazarı bakımından DOW’un Türkiye’de ve Avrupa’da sahip olduğu pazar paylarındaki
farklılığın, benzer hukuk rejimlerine tabi olsalar dahi, çok sayıda sebepten
kaynaklanabileceği aşikârdır. Bu nedenle, şikayetçi tarafından öne sürülen bu iddianın,
söz konusu pazarlardaki farklılığın tek açıklamasının DOW’un hakim durumda bulunduğu
ön kabulünden hareket edilerek ulaşılan bir sonuç olduğu değerlendirilmektedir. Zira
DOW’un Avrupa’da, Türkiye’de sahip olduğu pazar payına kıyasla daha düşük paya sahip
olması ile Türkiye pazarında hakim durumda bulunması arasında sebep sonuç ilişkisi
bulunabileceğine dair herhangi bir emare dosya kapsamında bulunmamaktadır.
(14) 2008 yılında Kurum'a ve aynı zamanda ABD rekabet otoritesine bildirilen DOW
CHEMICAL/Rohm and Haas Company devralma işleminde1, DOW tarafından sunulan
ilgili pazar tanımlarının, her iki otoriteye farklı yapılması hususunun ve devralma işlemine
ABD’de koşullu izin verilmesine dair şikâyetin araştırılmadığı iddiasına ilişkin
değerlendirme:
Rekabet hukuku uygulamalarında ilgili pazar tanımı ve değerlendirmelerinde tarafların
görüşleri dikkate alınmakla birlikte sadece Kurum’a bildirilen tanımlar değil, talep ikamesi,
arz ikamesi ile potansiyel rekabete ilişkin bulgular, teşebbüslerden ve diğer karar
alıcılardan gelen bilgiler ile piyasanın işleyişine ilişkin yapılan araştırmalar vs. dikkate
alınmaktadır. Ayrıca ilgili olduğu durumda benzer sektörlere ilişkin rapor ve çalışmalar ile
diğer rekabet otoritelerinin yaptıkları ilgili pazar değerlendirmeleri de incelenmektedir. Bu
çerçevede gerekçeli kararın 20-31. paragrafları arasında görülebileceği üzere ilgili pazar
tanımlanırken soruşturma konusu teşebbüsün sunduğu pazar tanımları dışında birçok
unsur bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirilmiş ve ilgili pazarlar bu yönde
tanımlanmıştır.
2008 tarihli DOW CHEMICAL/Rohm and Haas Company devralma işleminde yanıltıcı
bilgi verildiği iddiasına ilişkin olarak ise gerekçeli kararın 88. paragrafında yer alan ilgili
dipnotta da görülebileceği üzere şikayetçinin mezkur devralma işlemine ilişkin yanlış ve
yanıltıcı bilgi verdiği iddiası araştırılmış ancak soruşturma kapsamında yapılan
incelemelerde, bu yönde herhangi bir bulguya rastlanmamıştır.
1 12.11.2008 tarih ve 08-63/1045-405 sayılı DOW CHEMICAL/Rohm and Haas Company devralma işlemi
kararı.
17-14/195-81
7/8
(15) Fiyat sıkıştırması ve yıkıcı fiyat uygulamalarına dair şikayetler incelenirken bunları etkin
hale getiren unsur olan arz kısıtlamalarına ve buna dair delillere değinilmeden sonuca
varıldığı iddiasına yönelik değerlendirme:
Gerekçeli kararın 150-179. paragraflarından görülebileceği üzere, fiyat sıkıştırması ve
yıkıcı fiyat iddiaları kapsamında şikayet konusu dönemde DOW’un BA ürününe ilişkin
ortalama değişken maliyetleri ve ortalama birim satış fiyatları karşılaştırılmış, teşebbüsün
yapısı, ilgili pazarlardaki konumu ile ürünün vazgeçilmez nitelikte olup olmaması
incelenmiş; DOW’un grup içi ve grup dışı satış fiyatları analiz edilmiş, tedarikin
reddedildiği teşebbüsün alternatif alım olanakları ile kârlılığı değerlendirilmiş; ayrıca
DOW’un fiyatlama davranışlarının sonucunda eşit etkinlikte bir rakibe piyasanın
kapanmasının muhtemel olup olmamasına yönelik olarak piyasaya yeni giriş yapan
teşebbüsten bilgi ve açıklamalar edinilmiştir. Rekabet hukukunda fiyat sıkıştırması ile
yıkıcı fiyat uygulamalarının esasen birbiriyle çelişebilecek yönlerinin olması bir yana ilgili
iddialara ilişkin tüm unsurlar bütüncül bir bakış açısıyla ele alınmış ve bu yönde herhangi
bir bulguya ulaşılamamıştır. Ayrıca her iki iddia bakımından da DOW’un hakim durumda
olmasının ön şart olduğu, bununla birlikte Karar’da DOW’un BA pazarında hakim
durumda olmadığı sonucuna ulaşıldığı görülmektedir.
(16) DOW’un fiyat ve arz kısıtlamaları suretiyle pazarda kalıcı giriş engelleri yarattığını teyit
eden üçüncü şahıslara ait yeni beyanların mevcut olduğu ve BA pazarında müşteri
konumunda bulunan iki kuruluşun soruşturma dosyasındaki bazı beyanlarının gerçeği
yansıtmadığı, Kurum’un kendilerine “gizlilik kapsamında sorması” halinde yeni bilgiler
vererek gerçekleri açıklayacakları iddiasına yönelik değerlendirme:
Mezkûr iddialar bakımından; DOW’un hakim durumda olmasının ön şart olduğu, bununla
birlikte DOW’un BA pazarında hakim durumda olmadığı dikkate alındığında hakim
durumun kötüye kullanıldığı sonucuna ulaşılması mümkün görülmemektedir.
Önaraştırma ve soruşturma kapsamında pazarın yapısı ve pazar koşullarının, alım ve
satım sürecinin ve tedarik imkanlarının belirlenmesi adına soruşturma süresince gerek
BA kimyasalının üreticisi olan gerekse bu kimyasalı hammadde olarak kullanan çok
sayıda teşebbüsle irtibata geçilmiş, bilgi talebi yazıları ile bu teşebbüslerden bilgi
istenilmiştir. Bununla birlikte yapılan değerlendirme sadece teşebbüslerden gelen bu
bilgilere dayanmamış; buna ek olarak soruşturma sürecinde elde edilen bulgu, bilgi, veri,
açıklama ve değerlendirmeler analiz edilerek nihai kanaat, bütüncül bir yaklaşımla
oluşturulmuştur. Bu kapsamda Kurum’a yanıltıcı bilgiler verildiği varsayılsa dahi, diğer
teşebbüslerden gelen bilgiler de dikkate alındığından, şikayetçinin işbu dilekçesinde yer
alan iddiaların genel değerlendirmeyi değiştirecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
(17) DOW ile BA pazarında rekabet edebilecek ve DOW’un hakim durumunu engelleyebilecek
konumdaki tek şirketin BASF olduğu, oysa BASF’ın Türkiye’ye sadece kendi iç tüketimi
için BA ithal ettiği ve piyasaya BA satmadığı, benzer bir durumun Hindistan’da gözlendiği,
Hindistan’ın BA ihtiyaçlarını Malezya’daki üretimi ile BASF’ın karşıladığı, DOW’un ise
Hindistan ticari pazarında anlamlı bir satışı olmadığı, bu iki pazar bakımından DOW ile
BASF arasında yatay bir anlaşma olduğuna ilişkin yeni bir duyum aldıkları ve tarafların
neden birbirlerinin pazarına girmediği hususunun soruşturmada araştırılmadığı
iddialarına yönelik değerlendirme:
Soruşturma süresince, DOW ve BASF’ın BA ürününe ilişkin ülke pazarlarını paylaştığına
ilişkin bir bulgu ve belgeye de ulaşılamadığından soruşturma raporunda bu yönde bir
değerlendirme yapılmamıştır. Öte yandan şikayetçinin anılan iddiaları şikayette de
belirtildiği üzere duyumdan ibaret olup, şikayet dilekçesi ve ekinde bu hususta somut
bilgiler sunulmamıştır. Bu bakımdan da söz konusu iddiaların 2012/2 sayılı Rekabet
İhlallerine İlişkin Başvuru Usulüne Dair Tebliğ çerçevesinde incelenebilecek nitelikte
olmadığı değerlendirilmiştir.
17-14/195-81
8/8
H. SONUÇ
(18) Yapılan yeniden değerlendirme sonucunda, düzenlenen rapora ve dosya kapsamına
göre; 13.10.2016 tarihli ve 16-33/586-257 sayılı Kurul kararının kaldırılmasına, geri
alınmasına, değiştirilmesine veya yeni bir işlem yapılmasına yer olmadığına gerekçeli
kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı yolu açık
olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy