AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 2261/11
Mehmet Tevfik DİŞÇİ / Türkiye
ve diğer 3 başvuru (ekteki listeye bakınız)
Başkan
Nebojša Vučinić,
Hâkimler
Valeriu Griţco,
Jon Fridrik Kjølbro,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Vekili Liv Tigerstedt’in katılımıyla 7 Eylül 2017 tarihinde Komite hâlinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Ekteki listede gösterilen çeşitli tarihlerde yapılan yukarıdaki başvuruları göz önüne alarak,
Davalı Hükümet tarafından ibraz edilen görüşleri ve bu görüşlere karşılık olarak başvuranlar tarafından ibraz edilen görüşleri dikkate alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
1. Başvuranların listesi ekteki tabloda yer almaktadır. Türk Hükümeti (“Hükümet”) kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
2. Başvuranların Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamında tutukluluk süresinin aşırı uzunluğuna ilişkin şikâyetleri Hükümete bildirilmiştir. Ayrıca 53351/11 no.lu başvuruda başvuran Sözleşme’nin 5 § 5 maddesi kapsamında başka bir şikâyet ileri sürmüştür.
3. Davanın olayları, taraflarca ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir:
4. Başvuranlar, farklı tarihlerde, suç işledikleri şüphesiyle tutuklanmışlardır. Daha sonra, başvuranlar aleyhinde ceza yargılamaları başlatılmıştır. Ancak dava dosyalarında yargılamaların sonucuyla ilgili bir bilgi bulunmamaktadır. Başvurularla ilgili bilgiler aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Başvuruların birleştirilmesi
5. Mahkeme, başvuruların konuları bakımından benzer olduklarını göz önünde bulundurarak, bunları tek bir kararda müştereken incelemeyi uygun görmektedir.
B. Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamındaki şikâyetler (tutukluluk süresinin aşırı uzunluğu)
6. Hükümet, başvuranların, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (“CMK”) 141 § 1 (d) maddesi uyarınca, kanuna aykırı tutukluluk nedeniyle tazminat talep etme imkânına atıfta bulunarak, iç hukuk yollarını tüketmemiş olduklarını ileri sürmüş ve söz konusu iddiaları reddetmiştir.
7. Mahkeme, tutukluluk süresinin uzunluğu bakımından CMK’nın 141 § 1 (d) maddesinin uygulanmasındaki iç hukuk yolunun Demir/Türkiye, ((k.k.) no. 51770/07, §§ 17‑35, 16 Ekim 2012) ve A.Ş./Türkiye (no. 58271/10, §§ 85‑95, 13 Eylül 2016) davalarında incelendiğini gözlemlemektedir.
8. Mahkeme, (yukarıda anılan) Demir davasında, söz konusu hukuk yolunun mahkûmiyetleri kesinleşmiş olan başvuranlar tarafından tüketilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Bununla beraber, Mahkeme, yukarıda anılan A.Ş. kararında (§ 92), Haziran 2015 tarihi itibariyle, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 § 1 (d) maddesinde öngörülen iç hukuk yolunun yargılamalarının kesinleşmesinden önce dahi başvuranlar tarafından tüketilmesi gerektiğine karar vermiştir.
9. Mahkeme somut davalarda, başvuranların tutukluluklarının sırasıyla 28 Ocak 2011, 4 Ocak 2011, 18 Ekim 2011 ve 7 Aralık 2011 tarihlerinde sona erdiğini kaydetmektedir. Başvuranlar aleyhinde açılan yargılamaların hâlen derdest olup olmadığı ya da kesinleşip kesinleşmediği hakkında bir bilgi bulunmamaktadır. Ancak Mahkeme, başvuranların her iki durumda da Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 141 § 1 (d) maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunabileceklerini ama bu tür bir girişimde bulunmadıklarını gözlemlemektedir.
10. Mahkeme, iç hukuk yollarının tüketilip tüketilmediğine ilişkin değerlendirmenin, normal şartlarda, Mahkemeye başvurunun yapıldığı tarih esas alınarak gerçekleştirildiğini yinelemektedir. Ancak, Mahkemenin birçok kararında belirttiği üzere bu kural, her davanın kendine özgü koşullarıyla haklı kılınabilecek istisnalara tabidir (bk. İçyer/Türkiye (k.k.), no. 18888/02, § 72, AİHM 2006-I). Mahkeme, tutukluluk süresinin uzunluğuyla ilgili olarak yukarıda bahsedilen ve ceza davası kapsamında verilen nihai kararın ardından uygulanabilir hâle gelmiş olan bu hukuk yoluna ilişkin davalarda söz konusu kuraldan ayrılmıştır (ayrıca bk., diğer kararlar arasında, Tutal ve Diğerleri/Türkiye (k.k.), no. 11929/12, 28 Ocak 2014). Mahkeme, söz konusu istisnanın somut başvurulara da uygulanması gerektiği kanaatindedir.
11. Sonuç olarak, Hükümetin başvuranların CMK’nın 141. maddesi uyarınca tazminat talep etmediklerine ilişkin ilk itirazını dikkate alan Mahkeme, söz konusu başvuruların, Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamındaki şikâyetler bakımından iç hukuk yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle Sözleşme’nin 35 §§ 1 ve 4. maddesi uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmıştır.
C. Diğer şikâyetler
12. Ek olarak 53351/11 no.lu başvuruda başvuran ayrıca Sözleşme’nin 5 § 3 maddesi kapsamındaki hakkının ihlali nedeniyle kendisine tazminat sağlanmamış olduğu gerekçesiyle Sözleşme’nin 5 § 5 maddesi kapsamında bir şikâyet öne sürmüştür.
13. Mahkeme, Sözleşme’nin 5. maddesinin 1, 2, 3 veya 4. fıkralarına aykırı bir şekilde özgürlüğünden yoksun bırakılan bir kişiye tazminat talebinde bulunma imkânının sağlanması hâlinde, 5. maddenin 5. fıkrasına uyulmuş olunacağını hatırlatmaktadır (bk. Wassink/Hollanda, 27 Eylül 1990, § 38, Seri A no. 185-A). Dolayısıyla, 5. fıkrada yer verilen tazminat hakkı, 5. maddenin önceki fıkralarından birinin ihlal edildiğinin ya bir yerel makamca ya da Mahkemece tespit edilmiş olması koşuluna dayanmaktadır. Mahkeme, bu nedenle, Sözleşme’nin 5 §§ 1 ilâ 4 hükümlerine ilişkin bir ihlal yerel mahkemelerce ya da Mahkemenin kendisi tarafından doğrudan veya özü itibariyle tespit edilmediği sürece, bir başvuranın Sözleşme’nin yalnızca 5 § 5 maddesine dayanarak ileri sürdüğü iddiasını değerlendiremez.
14. Başvuranın davasında böyle bir ihlalin söz konusu olmaması nedeniyle, başvuranın Sözleşme’nin 5 § 5 maddesi kapsamındaki iddiası da konu bakımından bağdaşmadığı gerekçesiyle reddedilmelidir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvuruların birleştirilmesine;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 28 Eylül 2017 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Liv TigerstedtNebojša Vučinić
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı VekiliBaşkan
EK
No.
Başvuru numarası ve başvuru tarihi
Başvuranın adı ve soyadı
Doğum / nüfusa kayıt tarihi
Temsilcinin adı ve bulunduğu il
Tutukluluk dönemi
Tutukluluk süresi
Mahkemenin yerleşik içtihadı kapsamındaki diğer şikâyetler
2261/11
18.01.2011
Mehmet Tevfik Dişci
14.01.1967
01.01.2006
-
09.06.2008
08.11.2010
-
28.01.2011
2 yıl 4 ay 9 gün
2 ay 21 gün
53351/11
01.07.2011
Habip Çiftçi
10.03.1973
Çekiç Gündüz Hacer
İstanbul
10.11.2008
-
04.01.2011
2 yıl 1 ay 26 gün
Madde 5 (3) ile bağlantılı olarak Madde 5(5) – Hukuka aykırı yakalama veya tutuklama hâlinde tazminat imkânının bulunmaması veya yetersiz olması.
16031/12
16.01.2012
Orhan Karaaslan
05.04.1981
Erbil Mehmet
İstanbul
26.08.2009
-
18.10.2011
2 yıl 1 ay 23 gün
44546/12
03.05.2012
Alaattin Turan
20.05.1996
Çalışcı Adem
İstanbul
05.07.2010
-
07.12.2011
1 yıl 5 ay 3 gün
Full & Egal Universal Law Academy