AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 12895/20
Serkan DURSUN/TÜRKİYE
Başkan
Branko Lubarda,
Hâkimler
Jovan Ilievski,
Diana Sârcu,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Dorothee von Arnim’in katılımıyla, 13 Eylül 2022 tarihinde Komite halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
Türkiye Cumhuriyeti aleyhine açılan davanın temelinde, 1985 doğumlu Türk vatandaşı olan ve İzmir’de ikamet eden Serkan Dursun’un (“başvuran”) 18 Şubat 2020 tarihinde, İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına İlişkin Sözleşme’nin (“Sözleşme”) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu 12895/20 no.lu başvuruyu dikkate alarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir:
DAVANIN KONUSU
1. Başvuru, başvuranın, FETÖ/PDY isimli örgüte (Türk makamları tarafından “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması” olarak adlandırılan örgüt) üye olduğu iddiası sebebiyle, Menemen (İzmir) Ceza İnfaz Kurumunda tutulduğu sırada, 7 Şubat 2017 tarihinde gerçekleştirilen sorgusuyla ilgilidir.
2. Menemen Cumhuriyet Savcısı, 15 Haziran 2017 tarihinde, ilgili hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar vermiş, bu karar, Karşıyaka (İzmir) Sulh Ceza Hakimliği tarafından onaylanmıştır. Sulh Ceza Hakimliği, genel olarak sorgusunun yasa dışı niteliğinden şikâyetçi olan başvuranın, işkenceye veyahut fiziki, psikolojik şiddete ya da psikolojik baskılara maruz kaldığına dair herhangi bir iddiasının bulunmadığı kanaatine varmıştır.
3. Başvuran, sorgulandığı koşulların, Sözleşme’nin 2, 3 ve 6. maddelerini ihlal ettiğini iddia etmektedir.
MAHKEMENİN DEĞERLENDİRMESİ
4. Mahkeme, başvuran tarafından sunulan şikâyetlerin sunulma şekli ve esasını dikkate alarak (Radomilja ve diğerleri/Hırvatistan [BD], no. 37685/10 ve 22768/12, § 126, 20 Mart 2018), bu şikâyetleri sadece Sözleşme’nin 3. maddesi açısından değerlendirecektir.
5. Mahkeme, başvuranın, başvuru formunda, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin ardından, FETÖ/PDY isimli örgüte (Türk makamları tarafından “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması” olarak adlandırılan örgüt) üye olduğu iddiası sebebiyle, Menemen Ceza İnfaz Kurumunda tutulduğu sırada, iki polis memuru tarafından sorgulandığını belirttiğini kaydetmektedir. Söz konusu iki şahsın bu sorgu sırasında, başvuranı ölümle tehdit ettiği ve başvurana küfür ettiği iddia edilmiştir.
6. Menemen Cumhuriyet Savcısı ve Karşıyaka Sulh Ceza Hakimliği (İzmir) tarafından verilen kararların gerekçelerinden, başvuranın, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin ardından, FETÖ/PDY isimli örgüte (Türk makamları tarafından “Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması” olarak adlandırılan örgüt) üye olduğu iddiası sebebiyle sorgulandığı anlaşılmaktadır. Sorgunun amacı, ilgilinin bu darbe girişimine katılma derecesini belirlemektir. Alınan ifadeler ve özellikle başvuranın sorgusu hakkındaki tanık ifadeleri, başvuranın sorgulanma yönteminin kanunlara aykırı olmadığını göstermektedir. Cumhuriyet savcısına sunulan suç duyurusunda, başvuran, fiziki şiddete veya psikolojik baskılara maruz kaldığına dair iddialar da sunmamıştır. Ayrıca başvuran, sorguyu gerçekleştiren memurlar tarafından kendisine kötü muamele uygulandığını da ileri sürmemektedir. Anayasa Mahkemesi, 29 Kasım 2019 tarihli kararıyla, başvuran tarafından yapılan bireysel başvurunun, açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle, kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
7. Mahkeme, bu tespitler ışığında, başvuranın Sözleşme’nin 3. maddesine ilişkin iddialarını incelemiş olan yetkili ulusal mahkemelerin varmış olduğu sonuçların bertaraf edilebilmesi için kendisine herhangi bir delil unsuru veya hukuki argüman sunulmadığı kanaatindedir.
8. Dolayısıyla, Mahkeme, başvuranın Sözleşme’nin 3. maddesine ilişkin şikâyetinin, açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi ve 4. fıkrası uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar, Fransızca dilinde tanzim edilerek, 6 Ekim 2022 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Dorothee von Arnim Branko Lubarda Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan