Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2007-1-51 (İlk İnceleme)
Karar Sayısı : 07-53/579-190
Karar Tarihi : 20.6.2007
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER 10
Başkan : Tuncay SONGÖR (İkinci Başkan)
Üyeler : Prof.Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN,
Süreyya ÇAKIN, Mehmet Akif ERSİN.
B. RAPORTÖRLER: Mehmet Ömür PAŞAOĞLU, Harun GÜNDÜZ
C. ŞİKAYET EDEN : - Kemist Kimya Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Barbaros Bulvarı No:7/5 Yıldız İşhanı
Beşiktaş - İstanbul 20
- Temsilcisi Av. Aysun GÜRTEKİN
İskenderoğlu Sokak Kat Apt. No:32/2 Kat:1 Daire:2
Şişli - İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME YAPILANLAR:
- Dystar Tekstil Boya ve Teknolojisi Sanayi Ticaret Ltd.
Şti.
İstanbul Trakya Serbest Bölgesi Atatürk Bulvarı 30
Begonya Sokak No:1 Kat:3 Çatalca - İstanbul
- İpaş İplik Sanayi ve İhracat A.Ş.
Cihangir Mahallesi Petrol Ofisi Caddesi No:15
Avcılar - İstanbul
- 4E Tekstil Boyaları Teknolojisi Ticaret A.Ş.
Cihangir Mahallesi Petrol Ofisi Caddesi No:15
Avcılar - İstanbul
40
E. DOSYA KONUSU: Dystar Tekstil Boya ve Teknolojisi Sanayi Ticaret
Ltd. Şti.’nin bayileri arasında ayrımcı uygulamalar yaparak 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiği iddiası.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Şikayet başvurusunda, Kemist Kimya Sanayi ve
Ticaret A.Ş. (Kemist Kimya)’nin 2000 yılından itibaren Dystar Tekstil Boya ve
Teknolojisi Sanayi Ticaret Ltd. Şti. (Dystar)’nin Procion ve Dianix boya
gruplarının bayii olarak çalıştığı, Dystar’ın Türkiye’de başka bayilerinin de
bulunduğu, ayrıca teşebbüsün alıcılara doğrudan da satış yaptığı
belirtilmektedir. Başvurunun geri kalan kısmında özetle, 2005 yılından itibaren 50
07-53/579-190
2
Dystar’ın, Kemist Kimya’ya yönelik ayrımcı uygulamalara başvurduğu, Dystar
ürünlerinin İpaş iplik Sanayi ve İhracat A.Ş. (İPAŞ)’ye diğer bayilere göre
daha uygun fiyata satıldığı, ayrıca İpaş’ın, Dystar’ın Remazol grubunun tek
satıcısı olduğu ve bu ürün grubunu satmak isteyen Kemist Kimya’ya bu
ürünlerin verilmediği iddia edilmekte ve anılan uygulamaların 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi ile aynı Kanun’un 6.
maddesinin 2. fıkrasının (b) bendine aykırı olduğu iddia edilmektedir.
G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 2.5.2007 tarihinde intikal eden
başvuru üzerine 4054 sayılı Kanun’un ilgili hükümleri çerçevesinde 60
düzenlenen 31.5.2007 tarih, 2007-1-51/İİ-07-MÖP sayılı İlk İnceleme Raporu,
1.6.2007 tarih, REK.0.05.00.00-110/109 sayılı Başkanlık Önergesi ile 07-53
sayılı Kurul toplantısında görüşülerek karara bağlanmıştır.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Şikayet edilen Dystar ile İpaş İplik ve 4E Tekstil Boyaları Teknolojisi
Ticaret A.Ş. (4-E Tekstil Boyaları) arasında Kanun’un 4. maddesi
anlamında rekabeti sınırlayıcı bir anlaşma olduğuna ve Dystar’ın bayiler
arasında ayrımcılık yaparak Kanun’un 6. maddesi kapsamında hakim 70
durumunu kötüye kullandığına ilişkin iddiaların yeterli dayanaktan
yoksun olduğu,
- Bu nedenlerle, şikayet konusu ile ilgili olarak önaraştırma veya
soruşturma açılmasına gerek bulunmadığı ve şikayetin reddedilmesi
gerektiği
ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME 80
I.1. İlgili pazar
I.1.1. İlgili Ürün Pazarı
Tekstil terbiyesinin en önemli kısımlarından birisi ürünün (iplik, kumaş, elyaf
vs.) boyanmasıdır. Tekstil boyaları, tekstil ürünlerine renk kazandırmanın yanı
sıra bu ürünlere sahip olması istenen ışık, sürtünme, ter, su ve ütü haslıkları
gibi özellikleri kazandırmak için uygulanan kimyevi maddelerdir.
90
Terbiye işleminin en önemli girdilerinden olan tekstil boyaları, doymamış
organik bileşikler olup kimyasal içerikleri değişik en az iki molekülden
oluşurlar ve tekstil liflerinin boyanmasında kullanılırlar. Bu moleküllerden,
boya taşıyıcı olarak adlandırılan bir molekül rengi oluştururken diğer molekül
de rengin tekstil lifi üzerinde tutunmasını sağlar. Boyalar, ayrı üretim
süreçlerinde değişik yöntemlerle elde edilen iki molekülün üçüncü bir üretim
aşamasında birleştirilmesiyle elde edilir.
Genel anlamda renk, renk tonları ve nüansları boya kimyasında değişik
organik maddeler ve bu maddelerin ışık etkisi altında insanın algılamasına 100
07-53/579-190
3
yönelik etkileri olarak kabul edilir. Birçok boyanın karıştırılması ile ek renk
tonları elde edebilmenin mümkün olduğu boyama endüstrisinde, renk
indeksine göre yaklaşık 10 ile 12.000 arasında boya çeşidi bulunmaktadır.
Tekstil boyaları, çeşitli renklerin kullanılmasıyla yeni renklerin elde
edilebilmesi nedeniyle, sahip oldukları renge göre gruplandırılmamaktadır.
Rengin lif üzerine tutunmasını sağlayan ikinci boya molekülünün, kimyasal
olarak iki değişik maddeyi birbirine bağlama yeteneğine sahip olması gerekir.
Bu molekülün renk molekülünü kendisine bağlaması ve daha sonra life tespit
etmesi veya kimyasal bir tepkime sonucu lif ile kaynaştırması gerekmektedir. 110
Bu nedenle, boyaların değişik yüzey özelliklerine sahip olan tekstil liflerinde
(doğal, viskos, sentetik) kullanılabilmesi için, lifin türüne uyum sağlayan
kimyasal moleküllere sahip olması gerekmektedir.
Selüloz lifleri (pamuk, keten, kevenevir, viskoz vs.) tüm kullanım alanlarında
reaktif, direkt, vat, kükürt ve naftol boyaları ile boyanabilirler. Söz konusu 5
selüloz boyası selüloz liflerin boyanmasından başka bir uygulama için uygun
değildir. Doğal liflerden olan yün ve ipeğin boyanmasında asit boyalar
kullanılır. Sentetik liflerden polyester lifler yalnızca dispers boyalar ile
boyanabilirken poliakril nitril lifler sadece bazik boyalar ve polyamid lifler 120
sadece asit boyalarla boyanabilmektedir. Tekstil boyalarından baskılı boyama
için kullanılan pigmentler ise lif türünden bağımsız olarak her çeşit lifin
boyanması için kullanılırlar.
Bu çerçevede, tekstil boyalarının genel kullanım alanları aşağıdaki tablodaki
gibidir.
LİF TÜRÜ UYGUN TEKSTİL BOYASI
1.Doğal Lifler
A- Selüloz lifler
(Pamuk,keten,
viskoz)
B- Yün ve İpek
Reaktif
Vat
Direkt
Kükürt
Naftol
Asit
2.Sentetik Lifler
A-Poliamid
B-Polyester
C-Polyakrilnitil
Asit
Dispers
Bazik
3. Her Tür Lif Pigment
Genel olarak kullanıldıkları liflerin türüne göre sınıflandırılan tekstil boyalarının
daha alt gruplar halinde sınıflandırılmasında sahip oldukları haslık özellikleri
etkili olmaktadır. Haslık, tekstil ürününün ışık, sürtünme (dayanıklılık), su gibi 130
etmenler karşısında gösterdiği özelliklerdir.
07-53/579-190
4
Talep açısından hareket edildiğinde, boyaların boyanacak liflere bağlanması
halinde birbirinin yerine kullanılması mümkündür. Böyle bir durumda; selülöz
lifleri, yün-ipek ve poliamidi, polyesteri ve polyakrili boyamada kullanılan boya
gruplarından her bir grubun ayrı ilgili ürün pazarı oluşturduğu sonucu
çıkarılabilecektir. Ancak, dosyadaki bilgilerde de belirtildiği gibi, doğal liflerden
selüloz lifleri boyamada kullanılan boyaların, ürüne sağladıkları haslıkların ve
kullanım amaçlarının birbirinden farklı olması nedeniyle birbirinin yerine
kullanılması, elde edilmek istenen sonuç bakımından mümkün değildir. Bu 140
nedenle, selüloz liflerin boyanmasında kullanılan boyaların her birinin ayrı
ürün pazarı olarak kabul edilmesi gerekmektedir. Diğer yandan, tekstil
boyalarının üretim süreçlerinin birbirinden farklı olması, birinin üretiminden
diğerinin üretimine geçilmesinin ilave yatırımlar gerektirmesi nedeniyle
ekonomik değildir. Bu açıklamalar ışığında tekstil boyaları ile ilgili ürün
pazarlarını şu şekilde tanımlamak mümkündür.
- Reaktif boyalar,
- Vat boyalar,
- İndigo boyalar, 150
- Direkt boyalar,
- Kükürtlü boyalar,
- Asit boyalar,
- Dispers boyaları
- Naftol
- Pigmentler
Başvuruda, şikayetçi teşebbüsün Dystar’ın Procion ve Dianix boya
gruplarındaki ürünleri sattığı ifade edilmektedir. Dosya mevcudu bilgilerden,
Procion ürünlerinin, tekstil boyaları tüketiminin yaklaşık yarısını oluşturan 160
“reaktif boya pazarı”, Dianix grubundaki ürünlerin ise “dispers boya pazarı”
kapsamında değerlendirilmesi gereken ürünlerden olduğu anlaşılmaktadır.
Dolayısıyla ilgili ürün pazarı “reaktif boya pazarı” ve “dispers boya pazarı”
olarak belirlenmiştir.
I.1.2. İlgili Coğrafi Pazar
Ürünün üretim, kullanım, nakliye, vs. gibi özellikleri göz önünde tutularak, ilgili
coğrafi pazar “Türkiye Cumhuriyeti sınırları” olarak kabul edilmiştir.
170
I.2. Değerlendirme
Şikayet dilekçesinde yer alan iddialar, 4054 sayılı Kanun’un gerek 4.
maddesinin gerekse de 6. maddesinin ihlal edildiği yönündedir.
Şikayet başvurusunda “Dystar’ın yakın zamanda kurdurduğu ayrıcalıklı bayisi
ile rekabeti sınırlayan gizli anlaşmalar yapmak suretiyle hakim durumunu
kötüye kullandığı” ifade edilmektedir. Şikayetin 4. madde kapsamında ele
alınabilmesine dayanak olarak Dystar ile ayrıcalıklı bayi olarak tanımlanan
bayi arasındaki ilişki gösterilmektedir. Öncelikle şikayete konu teşebbüslerin 180
aynı seviyede faaliyet göstermediklerini, bu teşebbüsler arasında şikayetçi
07-53/579-190
5
teşebbüs ile Dystar arasında olduğu gibi dikey bir ilişki bulunduğunu belirtmek
gerekmektedir. Dystar’ın istediği takdirde herhangi bir teşebbüs ile 2002/2
sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında münhasır
bir dikey ilişki tesis edebileceği hususu dikkate alındığında, Dystar’ın bir
bayiye daha uygun koşullarla mal tedarik etmesini 4. madde kapsamında
değerlendirilebilecek bir işbirliği olarak ele almak mümkün görünmemektedir.
Dystar’ın mal vermeyi reddettiği ya da eşit durumdaki alıcılara yönelik ayrımcı
uygulamalar içinde olduğu yönündeki iddiaların değerlendirilebilmesi 190
Kanun’un 6. maddesi kapsamında ele alınabilecek hususlardır. Bu bakımdan
Dystar’ın hakim durumda olup olmadığına yönelik incelemeye ve bu durumun
tespitine ilişkin değerlendirmelere aşağıda yer verilmektedir.
I.2.1. Dystar’ın Hakim Durumda Olup Olmadığına İlişkin Değerlendirme
Dosyadaki bilgilere göre, Dystar’ın 2000 yılı itibarıyla, şikayete konu ürün
gruplarından reaktif boya pazarında pazar payı %(…), dispers boya
pazarındaki payı ise %(…)’dir. Rekabet Kurulu’nun Dystar ile BASF
arasındaki devralma işlemine ilişkin 12.12.2000 tarih ve 00-49/518-283 sayılı 200
kararında, üretimi nispeten basit olan bu boya türlerinde, hammadde bolluğu
ve ucuz işçilik maliyetleri nedeniyle Güney Kore, Hindistan, Tayvan ve
Tayland gibi ülkelerin Avrupa menşeli ürünler kalitesinde ürünleri daha düşük
fiyatla satışa sunmaları nedeniyle yoğun bir rekabet yaşandığı; pazarda
mevcut rakiplerin sayısının çok olması ve Uzak Doğu menşeli ürünlerin
potansiyel rekabeti de artırması nedeniyle söz konusu pazarlarda bir hakim
durumun oluşmasından bahsedilemeyeceği ifade edilmektedir. Esasen, Kurul
aynı kararda Dystar’ın vat boya pazarındaki %(…) oranındaki payının BASF’ı
devralmasıyla %(…)’e çıkmasını aynı gerekçelerle hakim durum için yeterli bir
unsur olarak görmemiştir. Boya pazarında üretim teknolojisi ve bilgisinin 210
yaygın olması, ilk yatırım maliyetlerinin yüksek olmaması, ithalatın önünde
herhangi bir engel bulunmaması, dolayısıyla pazara giriş engellerinin söz
konusu olmaması nedeniyle tekstil boyaları pazarlarında bir teşebbüsün
hakim durumda olması mümkün görünmemektedir. Bu çerçevede, Dystar’ın
şikayete konu pazarlarda 2000 yılı itibarıyla %(…) ve %(…) civarındaki pazar
payı ile pazar yapısının rekabetçi niteliği, Dystar’ın hakim durumda
bulunmadığına işaret eden önemli bulgular olarak görülmektedir. Bununla
birlikte ayrımcılık iddiası ile ilgili değerlendirmelere de aşağıda yer verilmiştir.
I.2.2. Şikayetçi Aleyhine Ayrımcılık İddialarının Değerlendirilmesi 220
4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendinde, hakim
durumdaki teşebbüslerin “Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak,
yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı
olarak ayırımcılık” yaparak hakim durumunu kötüye kullanması
yasaklanmıştır. Hakim durumdaki teşebbüsün 6. madde kapsamında sayılan
durumlardan birine uygunluk gösteren bir eyleminin aynı maddeyi ihlal edip
etmediğini değerlendirirken, teşebbüsün söz konusu eylemiyle hangi amaca
ulaşmaya çalıştığı ve eylemin pazardaki rekabet üzerindeki etkilerinin de
belirlenmesi gerekmektedir. Kanun’un 6. maddesi incelendiğinde hakim 230
durumdaki teşebbüsleri pazar güçlerini kullanarak;
07-53/579-190
6
- hakim durumlarının devamını sağlamaya veya hakim durumunu
güçlendirmeye yönelik eylemlerinin,
- başka pazarlarda hakim duruma gelmeye çalışmalarının,
- müşterileri veya tüketicileri ekonomik bakımdan sömürmelerinin
yasaklandığı
görülmektedir. Bu çerçevede, ayrımcılığın göreceli bir kavram olduğu ve
mutlak bir şekilde anlaşılamayacağı göz önüne alındığında, hakim durumda 240
bulunan teşebbüsün alıcılarına her türlü davranışı yasaklanmamıştır. Eşit
durumda bulunmayan alıcılara farklı edimler bu madde kapsamında kötüye
kullanma olmadığı gibi eşit durumda bulunan alıcıların aynı ve eşit hak, edim
ve yükümlülüğe sahip olmaması durumunda da bir kötüye kullanma hali söz
konusu olmayacaktır. Bu çerçevede ayrımcılığın temel şartı farklı koşulların
uygulanmasıdır. Ancak her farklı davranış ihlal olarak
değerlendirilmemektedir. Bu açıdan ayrımcı uygulamanın ayırt edici unsuru
davranışın altında yatan nedendir. Piyasada rekabeti bozma ya da rakipleri
piyasa dışına itme amaçlı farklı edimler ayrımcı davranışlardır. Mevcut
şikayetin kapsamı Dystar’ın piyasada rekabeti bozmak amacıyla şikayetçi 250
bayiyi ya da rakiplerini pazar dışına çıkarma yönünde bir davranışı olduğunu
göstermemektedir.
Diğer taraftan hakim durumdaki teşebbüsün tüm alıcılarına eşit davranma
yükümlülüğü altında bulunduğu da söylenemez.
Yine alıcıların eşit durumda olup olmadığının tespitinde ürünün özelliklerinin
ve ticaretin gerçekleştiği koşulların da dikkate alınması gerekir. Bu kapsamda
tarafların arasındaki ticari ilişkinin ne kadar zamandır devam ettiği, malın
teslim edileceği yer, alınan mal veya hizmetin miktarı, ödeme koşulları gibi 260
unsurlar önem taşımaktadır.
Şikayet dilekçesinde Dystar’ın hakim durumda olduğuna ilişkin herhangi bir
bulgu yer almadığı gibi Kemist Kimya’nın Dystar ürünlerinden başka bir ürün
satmadığı ancak bir ürünün Dystar’dan tedarik edilememesi halinde müşteriyi
kaybetmemek için muadil ürünü piyasadan temin edilerek satıldığı
belirtilmektedir. Ayrıca bayiler ile Dystar arasındaki işlemlerin ayniyeti ve
muhatap teşebbüslerin konumlarının eşitliği ile uygulanan fiyata etki etmesi
muhtemel diğer piyasa faktörlerinin (malın teslim edileceği yer, alınan mal
veya hizmetin miktarı, ödeme koşulları gibi) benzerliğine ilişkin de herhangi 270
bir bilgi yer almamaktadır.
Belirtilen bu nedenlerle, şikayet dilekçesinde yer verilen iddiaların 4054 sayılı
Kanun’un 6. maddesi anlamında kötüye kullanma haline işaret ettiğine ilişkin
yeterli bir dayanak bulunmamaktadır.
J. SONUÇ
Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre; dosya konusu
şikayet ile ilgili olarak, 4054 sayılı Kanun çerçevesinde önaraştırma 280
07-53/579-190
7
yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek olmadığına, şikayetin
reddine OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy