Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2005-1-69 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 06-88/1136-333
Karar Tarihi : 7.12.2006
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Mustafa PARLAK
Üyeler : Tuncay SONGÖR, Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ,
Prof. Dr. Nurettin KALDIRIMCI, M. Sıraç ASLAN.
B. RAPORTÖRLER: Hilal YILMAZ, M. Akif KAYAR, Metin PEKTAŞ
C. ŞİKAYET EDEN: Re’sen
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
- Akçansa Çimento Sanayi Ticaret A.Ş.
Hüseyin Bağdatlıoğlu İş Merkezi Kat 5-8 Kayasultan Sok. Kozyatağı/İstanbul
Temsilcisi: Av. Nurkut İNAN
Çobanyıldızı Sok. 8/12 Çankaya/Ankara
- Batı Grubu (Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayi A.Ş. ve Batısöke Söke
Çimento Sanayi T.A.Ş.
Ankara Asfaltı Üzeri No:335 35050 İzmir
Temsilcisi: Av. Nurkut İNAN
Cumhuriyet Bulvarı 140/1 K:8 35210 İzmir
- Denizli Çimento Sanayi Ticaret A.Ş.
Kaklık Kasabası Çal/Denizli
Temsilcisi: Av. Gönenç GÜRKAYNAK
Çitlenbik Sok. No:12 Yıldız Mah. 34349 Beşiktaş/İstanbul
E. DOSYA KONUSU: Ege bölgesi çimento pazarında faaliyet gösteren
teşebbüslerin, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 4.
maddesini ihlal edip etmediklerinin tespiti.
F. İDDİALARIN ÖZETİ: Ege bölgesi çimento pazarında faaliyet gösteren
teşebbüslerin dikey anlaşmalar yoluyla fiyat tespiti ve bölgelerarası ticareti kısıtlayıcı
uygulamalar gerçekleştirdikleri iddiası.
G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurulu’nun 2.12.2004 tarih, 04-77/1108-278 sayılı
kararı uyarınca; Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (Akçansa), Batı Grubu
(Batıçim ve Batısöke) ve Denizli Çimento Sanayi Ticaret A.Ş. (Denizli Çimento)
hakkında Ege Bölgesi çimento pazarında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir.
Önaraştırma sonunda hazırlanan 21.6.2005 tarih, 2005-1-69/ÖA-05-HY sayılı
Önaraştırma Raporu Rekabet Kurulu’nun 28.6.2005 tarihli toplantısında görüşülerek
yukarıda yer verilen teşebbüsler hakkında soruşturma açılmıştır.
Soruşturma kararı 12.7.2005 tarih ve 2610, 2611 ve 2612 sayılı yazılarla hakkında
soruşturma açılan teşebbüslere tebliğ edilmiş ve bu teşebbüslerden ilk yazılı
savunmalarını göndermeleri talep edilmiştir.
06-88/1136-333
2
Soruşturma kapsamındaki teşebbüslerin ilk yazılı savunmaları süresi içerisinde
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
Soruşturma Heyeti’nin talebi üzerine, Rekabet Kurulu’nun 15.12.2005 tarih ve 05-
84/1174-M sayılı kararı ile soruşturma süresinin 6 (altı) ay uzatılmasına karar
verilmiştir.
Rekabet Kurumu uzmanlarınca 26.5.2005 tarihinde Denizli Çimento’da yapılmak
istenen yerinde incelemenin teşebbüs yetkililerince engellenmesi üzerine, söz
konusu teşebbüse Rekabet Kurulu’nun 2.6.2005 tarih ve 05-38/511-121 sayılı kararı
ile idari para cezası verilmiştir.
Rekabet Kurumu uzmanlarınca 5.5.2006 tarihinde Batıçim ve Batısöke’de yapılmak
istenen yerinde incelemenin teşebbüs yetkililerince engellenmesi üzerine, söz
konusu teşebbüslere Rekabet Kurulu’nun 26.5.2006 tarih ve 06-36/474-128 sayılı
kararı ile idari para cezası verilmiştir.
Soruşturma sonunda hazırlanan 28.6.2006 tarih, SR/06-13 sayılı Soruşturma
Raporu’nun taraflara tebliğinin ardından taraflar ikinci yazılı savunmalarını göndermiş
ve buna karşı soruşturma heyetinin ek yazılı görüşü taraflara tebliğ edilmiştir.
Teşebbüslerin son yazılı savunmaları süresi içerisinde Kuruma intikal etmiştir.
Yürütülen soruşturma ile ilgili olarak 29.11.2006 tarihinde sözlü savunma toplantısı
yapılmıştır.
13.7.2005 tarih, 25874 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 5388 sayılı “Rekabetin
Korunması Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine Dair Kanun”un 5.
maddesinde yer alan “…Soruşturma yapılmasına karar verildiği takdirde Kurul ilgili
daire başkanının gözetiminde soruşturmayı yürütecek raportör veya raportörleri
belirler.” hükmü uyarınca alınan 13.7.2005 tarih, 05-46/667 sayılı Kurul kararı
doğrultusunda, mevcut soruşturmanın Heyet Başkanlığını yürüten Kurul Üyesi
Mehmet Akif ERSİN nihai karar toplantısına katılmamıştır.
4054 sayılı Kanun’un 49. maddesinde “Görüşmelere mazeretli olanlar dışında sözlü
savunma toplantısında hazır bulunmuş olan üyelerin katılmaları zorunludur.” hükmü
yer almaktadır. Kurul Üyeleri Süreyya ÇAKIN ve Rıfkı ÜNAL sözlü savunma
toplantısına görevli olmaları nedeniyle katılmadıklarından nihai karar toplantısına
katılmamışlardır.
Rekabet Kurulu, 7.12.2006 tarihinde, 06-88/1136-333 sayı ile nihai kararını vermiş ve
bu karar 14.12.2006 tarihinde taraflara tefhim edilmiştir.
H. RAPORTÖRLERİN GÖRÜŞÜ: İlgili Soruşturma Raporu ve Ek Görüş’te
1) Akçansa’nın, Denizli Çimento’nun, Batıçim ve Batısöke’nin çimento pazarındaki
dikey anlaşmalarının/yeniden satıcılarına yönelik uygulamalarının Tebliğ ile sağlanan
muafiyetten ve Kanun’un 5. maddesi kapsamındaki muafiyetten yararlanamayacağı,
2)
a) Akçansa’nın çimento pazarında bayilerine yönelik anlaşma/uygulamalarının
Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan, bayilerin bölgeler arası ticaretini
engelleyici rekabet ihlalleri olduğu,
b) Denizli Çimento’nun çimento pazarında bayilerine yönelik
anlaşma/uygulamalarının Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan, bayilerin
bölgeler arası ticaretini engelleyici nitelikte rekabet ihlalleri olduğu,
c) Batıçim ve Batısöke’nin çimento pazarında bayilerine yönelik
anlaşma/uygulamalarının Kanun’un 4. maddesinde yasaklanan, bayilerin
06-88/1136-333
3
çimento ürününde yeniden satış fiyatının tespitine yönelik ve/veya bayilerin
bölgeler arası ticaretini engelleyici rekabet ihlalleri olduğu,
dolayısıyla para cezasının takdirine ilişkin Raporun 7.4 bölümünde yer verilen
ağırlaştırıcı unsurlar da dikkate alınarak, aynı Kanun’un 16. maddesi uyarınca idari
para cezası ile cezalandırılmaları gerektiği,
3) Batıçim ve Batısöke’nin ekonomik bütünlük oluşturduğu ve tek bir teşebbüs (Batı
Grubu) kabul edilmesi gerektiği,
sonucuna ulaşıldığı ifade edilmektedir.
I. TARAFLAR
I.1. Akçansa Çimento San. Ve Tic. A.Ş. (Akçansa)
Şirketin hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu aşağıdaki gibidir:
Tablo 1: Akçansa Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Oranı (%)
CBR International Holdings B.V. 39,72
Hacı Ömer Sabancı Holding A.Ş. 32,24
Aksigorta 7,48
Akbank Tekaüt Sandığı Vakfı 2,19
Diğer - Halk 18,38
Toplam 100,00
Tablo 2: Akçansa Yönetim Kurulu
Yönetim Kurulu Erhan Kamışlı
Daniel H.J. Gauthier
Ziya Engin Tunçay
Ali Emir Adıgüzel
Ahmet Cemal Dördüncü
Stefan Dreher
Albert Scheuer
Mehmet Civelek
I.2. Batı Grubu (Batıçim Batı Anadolu Çimento San. A.Ş. ve Batısöke Söke
Çimento Sanayi T.A.Ş.)
Şirketlerin hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu aşağıdaki gibidir:
Tablo 3: Batıçim Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Payı (%)
Sevinç İZMİROĞLU 10,56
Meltem GÜNEL 6,65
Mustafa BÜKEY 6,06
Yıldız İZMİROĞLU 5,80
Türkan BALTALI 3,66
Eşref BALTALI 3,36
Sülün İLKİN 3,36
Gülgün ÜNAL 1,86
Belgin EGELİ 1,75
Feyyaz İZMİROĞLU 1,79
Diğer 53,94
Toplam 100,00
06-88/1136-333
4
Tablo 4: Batıçim Yönetim Kurulu
Yönetim Kurulu Feyyaz İZMİROĞLU
Tufan ÜNAL
Eşref BALTALI
Seyit D.ŞANLI
Muzaffer İZMİROĞLU
Sevinç İZMİROĞLU
Türkan BALTALI
Mustafa BÜKEY
Meltem GÜNEL
Tablo 5: Batısöke Hissedarlık Yapısı
Hissedar Hisse Payı (%)
Batiçim A.Ş 74,620
Diğer 25,38
Toplam 100,000
Tablo 6: Batısöke Yönetim Kurulu
Yönetim Kurulu Feyyaz İZMİROĞLU
Eşref BALTALI
Tufan ÜNAL
Mustafa BÜKEY
Muzaffer İZMİROĞLU
Seyit D.ŞANLI
Meltem GÜNEL
Sülün İLKİN
Murat TUNCER
I.3. Denizli Çimento Sanayi T.A.Ş. (Denizli Çimento)
Şirketin hissedarlık yapısı ve yönetim kurulu aşağıdaki gibidir:
Tablo 7: Denizli Çimento Hissedarlık Yapısı
Hissedar Pay (%)
Ahmet Hilmi EREN 25
İsmail EREN 25
Eren Holding A.Ş. 34
Eren Tekstil San. Tic. A.Ş. 10
Eros Çamaşırları San. Tic. A.Ş. 2
Eren Kağıt San. Tic. A.Ş. 2
Modern Tekstil San. Tic. A.Ş. 2
TOPLAM 100
Tablo 8: Denizli Çimento Yönetim Kurulu
Yönetim Kurulu Mehmet Yahya EREN
Ahmet Hilmi EREN
Yusuf Ziya EREN
İsmail EREN
Emre EREN
Mehmet YAVUZ
Yusuf Ziya BEKİROĞLU
J. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
J.1. İlgili Pazar
Rekabet Kurulu’nun aynı sektörlerde daha önce vermiş olduğu kararlar da göz önüne
alınarak ilgili ürün pazarı, “çimento” pazarı olarak belirlenmiştir.
06-88/1136-333
5
Soruşturmanın konusu olan dikey nitelikteki rekabet ihlallerinin tespit edildiği bölgeler
ve soruşturma açılan teşebbüslerin faaliyet gösterdiği bölgeler göz önüne alındığında
“Ege Bölgesi, Marmara Bölgesi ve Batı Akdeniz Bölgesi” ilgili coğrafi pazarı
oluşturmaktadır.
J.2. Yapılan Tespitler ve Elde Edilen Deliller
Dosyada yer alan bilgilere göre, konuya inceleyen Raportörlerce soruşturmanın tarafı
olan teşebbüslerin bayileriyle yapılan görüşmelerde1 aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
J.2.1 Denizli Çimento
“...Daha önce renkli torba uygulaması vardı ama 2003 yılının başından beri torbalı
çimento alımlarımızda mal hangi irsaliye ile hangi şehirlere satılmak üzere çıktıysa o
irsaliye numarasını kod olarak torbaların üstüne basmak suretiyle söylenen
şehirlerden başka yerlere satılmasını önlüyorlar ve aksi davranış içinde olan bayiler
cezalandırılıyor. Bu uygulamaya “hatlı çimento” adı veriliyor. Zaman zaman da
kontrolünü yapıyorlar...”
“...Ancak Denizli Çimento’nun Denizli-merkez dışında bulunan bayilerini korumak için
yaptığı sübvansiyon uygulaması neticesinde, bizim Denizli’den çimento alıp Denizli
dışına satmamız mümkün olmuyor. Çünkü Denizli Çimento şehir dışına yolladığı
çimentolarda nakliye sübvansiyonu yapıyor ve bizim bu imkanımız olmadığı için
Denizli dışına satış yapamıyoruz. Yani dolaylı olarak bir bölge kısıtlaması içinde
bulunuyoruz ve sadece Denizli içinde satmak durumunda kalıyoruz...” “...Denizli
çimento, şehir dışına nakliye sübvansiyonu ile ucuz çimento gönderiyor. Bu
çimentoların torbalarının üstüne gideceği il ve irsaliyeye göre kod yazılarak, yüksek
fiyatların geçerli olduğu Denizli merkezde satılması engelleniyor...”
“...Denizli çimento, şehir dışına nakliye sübvansiyonu ile ucuz çimento gönderiyor. Bu
çimentoların torbalarının üstüne gideceği il ve irsaliyeye göre kod yazılıyor ve nakliye
sübvansiyonu yapılarak çimento bize ulaştırılıyor. Bizde bu sebeple sadece bize
verilen bölge olan … bölgesine satabiliyoruz. Bu bölgelerin dışına satış yapmıyoruz.
Örneğin … bayisi olan … nın bölgesine mal vermem durumunda Denizli Çimento
bize 350.000.000 TL ceza kesiyor.”
“...Ayrıca, hatlı çimento denilen uygulama ile, belirli bir hatta gidecek torbalı
çimentonun üzerine bir kod yazılarak ve bu torbalı çimentonun belirlenen bölgenin
dışına satılıp satılmadığının kontrolü yapılmaktadır...”
“...Denizli çimento, şehir dışına nakliye sübvansiyonu ile ucuz çimento gönderiyor. Bu
çimentoların torbalarının üstüne gideceği il ve irsaliyeye göre kod yazılarak, yüksek
fiyatların geçerli olduğu Denizli merkezde satılmasını engellemeye çalışıyorlar.
Şehir dışındaki müşterilerimize mal vermemizi engelliyorlar. Denizli Çimento, Denizli
dışındaki bayilerini korumak için onlara nakliye sübvansiyonlu ve bizden daha uzun
vadeli çimento sağlıyor ve bizim satışlarımızı Denizli ile sınırlıyorlar. Denizli Çimento
Antalya ve Bodrum’dan müşteri bulduğumuzda bize sattırmıyor. Sadece oradaki
bayilerimiz orda satacak diyorlar.”
“...Denizli Çimento nakliye sübvansiyonlu müşteri teslim satış yapıyor. Bölgeler arası
fiyat farklılıkları sonucu ucuz çimento alan bir bayinin, çimentonun pahalı olduğu
1 Her bir bayiye ilişkin ifade ayrı paragraflarda verilmiştir.
06-88/1136-333
6
başka bir yere satış yapmasının önüne geçmek için çimento torbalarının üstüne
irsaliye numarası ve çeşitli numaralar yazılıyor…”
“İrsaliye kodunun çimento torbalarına kodlanması hala devam ediyor. …”
“Denizli Çimento tarafından torbalı çimentonun torbasının üzerine irsaliye kodu
işleniyor. Nakliye sübvansiyonu ile ucuza çimento satılan yerlere gönderilen
çimentonun başka bölgelere satılmasını engellemek için bu uygulamayı yapıyorlar.
…”
“Fabrikadan uzak bölgelere satılan çimentoya ‘hatlı çimento’ deniliyor. Nakliye
sübvansiyonu ile satılan hatlı çimentonun başka bölgelere satılmasına engel olmak
için torbaların üzerine irsaliye kodu yazılıyor. …”
“Fabrika bölge dışına satış yapmamızı istemiyor. Başka bölgelere satış yapıldığı
genelde bayi şikayetleriyle tespit edilir. Böyle durumlarda bölge ihlali yapan bayi
fabrika tarafından cezalandırılır. Geçen yıl müşteriye çimento satış fiyatımızı Denizli
Çimento bize bildirdi. Bu fiyattan daha düşük fiyatla satmayın dedi. Ancak bu aralar
işler oldukça hareketlendiğinden artık böyle bir tespite gerek duymuyorlar.”
“Fabrikanın her bayiye verdiği çimento fiyatları farklıdır. Uzak bayilere verilen fiyatlar
daha düşüktür. Çimento torbalarının üzerinde bölge kontrolüne yönelik kodlar
bulunmaktadır.”
“Batısöke, Denizli Çimento ve Çimentaş çimento için bölge kontrolü yapmaktadır.
Bunu genellikle pazarlama elemanlarını kullanarak yaparlar. Kamyon takibi yaparlar.
Denizli çimento torbaları üzerinde kontrole yönelik kodlar bulunur. Bölge dışına satış
yapan bayileri cezalandırırlar.”
“Çimento torbalarının üzerine yazılan numaralarla çimentoların gittiği bölgenin takip
edildiğini böylece bölge dışına satışların önlenmeye çalışıldığı”
“Başka bölgelere satmak üzere çimento alamıyoruz. Uzak bölgeler için yapılan
nakliye sübvansiyonu bize yapılmıyor müşteri bizimle irtibata geçse dahi.”
“Depomuzdaki Denizli Çimento torbalarının üzerindeki sayılar çimentoların satıldığı
bölgeyi kontrol etmek için kullanılıyor.”
“Denizli Çimento’nun çimento torbalarının üzerinde bant çıkışında basılan sayılar
bulunur. Bu sayılarla çimentonun gönderildiği bölge tespit edilir. Böylece bölge dışına
satış yapılıp yapılmadığı kontrol edilir.”
“Denizli Çimento’nun çimento torbaları üzerine farklı illere gönderilecek çimento
torbalarını kontrol etmek için numaralar konulmaktadır. Bu çimento torbaları üzerine
konulan numaralar ile bayiye kesilen irsaliyelerdeki numaralar birbirleri ile
eşleştirilmektedir. Böylece, belirlenen bölgelere satılacak çimentolar için farklı fabrika
çıkışı fiyatlar verilmektedir. Bununla birlikte, Denizli Çimento’nun kontrolleri yeterince
etkin olmamaktadır.Yapılan kontrollerde başka bölgeye satış yapması için çimento
verdikleri firmalardan Denizli içine satış yaptığı tespit edilen bayilere ceza olarak
Denizli ili ile diğer bölge arasındaki fiyat farkının istenildiği görülmüştür.”
J.2.2. Batı Grubu (Batıçim ve Batısöke)
“... Fabrika tarafından bize tahsis edilen bölge … bölgesidir. Bölgemiz dışından bir
müşteri benden çimento talep ederse ve ben bu talebi karşılarsam, Batıçim
tarafından bana ceza kesilmektedir. Bu durum bölgelerarası ticaretin mutlak anlamda
engellenmesi sonucunu doğurmaktadır. Çimento fabrikalarının istediği de budur.”
“...Fabrika bize diğer fabrikalar ile anlaşıldığını ve fiyatların arttırılacağını ve hangi
fiyattan satmamız gerektiğini söylüyor.”
06-88/1136-333
7
“...Çimentoda fabrikalar anlaşarak fiyatları belirlemekte ve birkaç gün arayla
uygulamaya konmaktadır. Satılacak bölgeye göre bayilere satacakları minimum
fiyatlar fabrikalar tarafından bayilere bildirerek pazar fiyatları belirlenmektedir. Tonaja
göre de yapılan anlaşma betonda olduğu gibi takip edilmekte ve belirlenen tonajın
gerisinde kalan firmanın fiyatı biraz aşağı çekilmektedir. Bu sistem fabrika satış
elemanları arasında oluşturulan yoğun görüşmeler ile devam ettirilmektedir...”
“… Batısöke ve Batıçim, bölgemiz için aldığımız çimentoyu başka bölgelere
satmamız durumunda bizi uyarıyor, mal vermeyı kesmekle tehdit ediyor. 2004 yılında
başka bölgelere satışımızı öğrenince bizi arayıp mal vermemekle tehdit ettiler. Biz de
o bölgelere satışımızı durdurduk.
Satış vademizin 1 hafta olmasını istiyorlar; 20 gün vadeli satışımızı öğrenince arayıp,
vadeyi düşürmemiz için uyarıyorlar.
Bizim müşteriye çimento satış fiyatımızı belirleyip bize telefonla bildiriyorlar.
Uymazsak ‘malı keseriz, fiyatı yükseltiriz’ diyorlar. …”
“2 yıldır Batısökenin bölgesel fiyatları bulunmamaktadır. Tek fabrika çıkış fiyatı
uyguluyorlar. Farklı fiyatlarla yapılan satışlar karışıklık yaratır.”
“Batısöke önceden satış bölgemizi belirliyordu. Şu anda böyle bir durum yok ancak
fabrikanın tek satış fiyatı uygulaması bulunmaktadır. Bizim satış fiyatımıza ise
müdahalesi bulunmamaktadır.”
“Çimentoda 1.5 yıl öncesine kadar fabrika bize satış yapmamız gereken bölgeleri
söylüyordu. Artık fabrika tek çıkış fiyat uyguladığından satış yapacağımız bölgeleri
bize bildirmiyorlar. Bu sistemde uzak bölgelere satış yapmamız mümkün değildir.
Torbalı çimentoda bazen fazla satış yaptığımızda fabrikada arıza var geçici sıkıntı
gibi sebeplerle istediğimiz miktarda çimento vermiyorlar. Biz o zamanlarda anlıyoruz
ki diğer fabrikalarla yaptıkları anlaşmaya göre aylık kotlarını doldurmuşlar müşteriyi
diğer fabrika bayilerine yönlendiriyorlar. Bize çimento satarken bazen bize biz
anlaştık bu fiyata satıyoruz diyorlar. Pazardaki fiyatlar fabrikalar tarafından anlaşarak
belirlenmiş fiyatlardır. Batısöke bizim satış fiyatlarımızı da bize söylüyor. Bunu
özellikle zam dönemlerinde yapıyor. Ama bu fiyatlara biz uymuyoruz. En son 1.5-2 ay
önce söylediler.Özellikle minimum fiyat söylüyorlar.”
“Çimentoda bizim için belirlenen bir bölge yok.”
“Batısöke, Denizli Çimento ve Çimentaş çimento için bölge kontrolü yapmaktadır.
Bunu genellikle pazarlama elemanlarını kullanarak yaparlar. Kamyon takibi yaparlar.
Denizli çimento torbaları üzerinde kontrole yönelik kodlar bulunur. Bölge dışına satış
yapan bayileri cezalandırırlar.”
“Fabrika bölge dışına yapılan satışlarda sorun çıkarmazdı ancak biz kapasitemiz
gereği bölgemiz dışına satış yapamıyorduk. 2003-2004 yıllarında satış fiyatlarımıza
yönelik telkinler olduysa da bayiler bunlara pek uymadı. Fabrikada yapılan
toplantılarda bayi satış fiyatları belirlendi ancak bu fiyatlardan müşteriye mal
satamayıp satışı rakibe kaybedince bu fiyat tespitine uymadık. Batısökenin çimento
torbaları üzerinde bölge kontrolüne yönelik işaret ve numaralar bulunmamaktaydı.”
“Eskişehir’den geçmişte çimento aldık. Ancak Çimsa’ya geçtikten sonra bu fabrikanın
çıkış fiyatları yükseldi ve ordan ürün almak avantajsız kaldı. Batısöke bizim satış
fiyatlarımıza karışmaz. Kendi fiyatlarımızı bölgemizdeki koşullar çerçevesinde
serbestçe belirleyebiliyoruz. Bu konuda fabrikanın herhangi bir telkini
bulunmamaktadır. Fabrikanın bölge kontrolüne yönelik olarak çimento torbaları
üzerinde herhangi bir işaret veya renk uygulaması bulunmamaktadır.”
06-88/1136-333
8
“Çimento için Batıçim 2-3 senedir fabrikadan tek çıkış fiyatı uyguluyor. Her bölge için
bu fiyat uygulanıyor. 2-3 yıl öncesine kadar başka bölgelere satmak üzere çimento
alıp İzmir’de satanları bunu yapmamaları konusunda uyarıyordu.”
“(Batıçim) çimento fiyatını fabrikadan alım fiyatına taşıma masrafını ve karımızı
ekleyerek belirlemekteyiz.”
“Batıçim’in çimento ve hazır betonda fiyat ve bölge konusunda herhangi bir
sınırlaması bulunmamaktadır.”
“Batıçim çimento satışlarında en alt fiyatı (taban fiyatı) belirlemektedir.”
J.2.3. Akçansa
“Aliağa’dan çıkışı yapılan çimento torbası ile Çanakkale fabrikadan çıkan aynı cins
çimento torbasında farklı kalınlıkta çizgiler kullanılmaktadır. Bu durum bölgeler arası
çimento geçişini önlemeye yönelik olarak yapılmaktadır.”
“Çimentoda bölge kısıtımız bulunmamaktadır.Eskiden uzak bölgeye verilen çimento
torbasında farklı renk konulmaktaydı. Ancak son dönemde bu uygulamanın devam
etmediğini biliyorum.Bölgemize gelen Çanakkale çıkışlı PKÇ-B 32,5/R torbası sarı
renkli bantlar içermektedir.”
“Bölgemizdeki torbalar sarı renklidir. Gönen gibi uç bölgelerde fiyat farklarından
dolayı torba renkleri farklılaşabilir. Ama bu konuda bir bilgim yoktur. Farklı
bölgelerden gelen talepleri değerlendiremiyorum. Akçansa’nın yeniden satış fiyatına
herhangi bir müdahalesi bulunmamaktadır.”
“Farklı renk torba uygulamalarını duymadım. Biz torbalı çimento olarak fazla
çalışmıyoruz. Akçansa’nın yeniden satış fiyatımıza bir müdahalesi yoktur. Prim
uygulamasıyla çalışılmaktadır.”
“Akçansa ile bayilik sözleşmemiz var. Sözleşme gereğince bölgesel satış
kısıtlamaları mevcuttur. Nakliye sübvansiyonu dolayısıyla bölge dışına satış zaten
çok mümkün değil. Geçen sene (2005) yılı için farklı bölgeler için farklı renkte torba
uygulaması bulunuyordu. Yine geçtiğimiz senelerde ince şerit kalın şerit uygulamaları
da vardı. Fiyat değişimleri Akçansa tarafından genellikle telefonla bildirilmektedir.”
“Bayilik sözleşmemiz vardır. Geçen sene (2005 yılı) aynı cins çimento ürünleri için
bölgeleri belirten farklı renkte çimento torbaları kullanılıyordu. Bu sene böyle bir
uygulama görmedim. Akçansa fiyat listesi göndermiyor, telefonla bildiriyor. Yeniden
satış fiyatlarımıza müdahale yoktur.”
“Akçansa bayiliğini yürütüyoruz. Çimentoda bölgeleri belirten torba rengi
uygulamaları bulunmamaktadır. Yalnızca çimento cinsleri için (32.5, 42.5 v.s.) farklı
torbalar kullanılır. Önceki yıllarda bölgeleri belirten kalın-ince şerit uygulamaları vardı,
ancak bunun tarihini hatırlamıyorum. Biz………gibi kendi belirlenmiş bölgemizde
satıyoruz. Farklı bölgelerden talepleri karşıladığımızda ceza ile karşılaşabiliriz.
Fiyatlar genel olarak telefonla ve bazen de faks yoluyla bildiriliyor. Fabrika çıkış
fiyatıyla mal alıyoruz., üzerine karımızı koyup satıyoruz.”
“…senedir Akçansa bayiliği yapıyoruz. Özellikle geçmişte …… bölgelerine diğer
bölgelerden farklı olarak mavi renkli çimento torbaları gelirdi. Akçansa’nın pazarlama
satış elemanları zaman zaman gelip torbaları ve kamyonları kontrol etmektedir.
Renkli torba uygulamasıyla uzak bayinin çimentosu fabrikaya yakın bölgeye gelirse
anlaşılır. Farklı bölgelerden gelen bir talebi karşılamamız halinde fabrika bir ceza
uygulayabilmektedir. Örneğin …… bölgesine satış yapılması durumunda … çıkışlı
mal parası ödemekteyiz. Akçansa’nın yeniden satış fiyatımıza bir müdahalesi yoktur.”
06-88/1136-333
9
“….. rekabetin en az yaşandığı bölgedir. Akçansa bu bölgeye hakim
durumdadır…………. Fiyatı düşük olan uç bölgelerde Akçansa’nın takibi vardır;
bölgelere kendi nakil araçlarıyla mal verirler. Aynı cins çimentolar için geçen sene ve
önceki senelerde farklı renk torba uygulamaları vardı. Örneğin ……. gibi bölgelerde
kompoze çimento torbalarının kenarları mavi renkli iken ……….. sarı idi. Yeniden
satış fiyatlarına Akçansa’nın müdahalesi yoktur.”
“…….. beri Akçansa’nın bayisiyiz. Yalnızca çimento bayiliğini yapmaktayız…….. Aynı
cins çimento için Akçansa bölgelere göre farklı renk torbaları kullanmaktadır. Örneğin
…… torba rengi sarıdır. …… bölgelerde yan yüzler mavi renklidir. Biz bölgemiz
dışındaki bir bölgeden talep gelmesi halinde bu talebi karşılayamayız. Ancak o
bölgenin bayisi vasıtasıyla satış yapılabilir. Akçansa’nın yeniden satış fiyatına her
hangi bir müdahalesi bulunmamaktadır.”
“Farklı renkte torba uygulamaları vardır. Çanakkale bölgesinde bütün çimento cinsleri
için sarı renk uygulaması vardır. Bu uygulamayı bölgelerarası fiyat farklılıklarını takip
etmek için yapmaktalar. Biz münhasır bayiyiz. Yalnızca kendi bölgemizde satış
yapabiliyoruz, diğer bölgelerden bir talep gelirse bunu değerlendiremiyoruz; Akçansa
böyle durumlarda karışıyor. Akçansa’nın yeniden satış fiyatımıza herhangi bir
müdahalesi yoktur. Fiyat değişiklikleri telefonla bildirilmektedir.”
“Akçansa bayisiyiz. ……… mavi renk torbalıdır. Çimento fabrikadan çıktığı zaman bu
renk kenarlara atılmaktadır. Bölgeselliği belirten bu renkli torba uygulamaları halen
devam etmektedir…….. bölgesinin rengi sarıdır. Renklerin farklı olmasının nedeni her
bölgenin ayrı fiyatı olmasıdır. Lalapaşa Çimentaşa geçtikten sonra artık bu bölgelere
çimento göndermiyorlar.”
“Trakya ve körfez bölgesine mavi torba, Ezine bölgelerine sarı torba uygulamaları
mevcuttur. Bu renkler bölgeleri belirtmek için kullanılmaktadır. Bir bölgeye o bölgenin
renginden olmayan torbaların gelip gelmediği Akçansa tarafından denetlenmektedir.
Farklı bölgelerden gelen çimento taleplerini değerlendiremiyoruz. Örneğin ……….’tan
çimento talebini veremedik. Akçansa’nın yeniden satış fiyatlarımıza herhangi bir
müdahalesi bulunmamaktadır.”
“Genellikle torbalı çimento satıyorum. 2000’li yıllardan bu yana renkli torba
uygulaması devam etmektedir. Aynı cins çimentolar için farklı bölgelerde farklı renkte
torba uygulamaları mevcuttur. … ve ötesinde torbalar mavi renklidir. ………
torbalarda sarı renk kullanılır. Bu bölgeye ……… renk torba gelirse şikayet ediyoruz.
Akçansa bunu indirene ceza kesmektedir. Lalapaşa Çimentaş’a geçtikten sonra
buralara oradan çimento gelişi kesildi. Akçansa yeniden satış fiyatımıza müdahale
etmemektedir.”
“Akçansa’nın yeniden satış fiyatımıza herhangi bir müdahalesi yoktur. %2 – 2,5 arası
bir kar marjıyla genel olarak çalışmaktayız..”
“Akçansa bayiliğini yürütüyorum. Toptancı bayi olarak çalışmaktayım. Mallar direkt
olarak bize gelmediği için çimento torbalarındaki renk uygulamaları hakkında bilgim
yoktur. Akçansanın yeniden satış fiyatımıza bir müdahalesi bulunmamaktadır.”
“Çimento torbalarımız sarı renklidir. Akçansa’nın yeniden satış fiyatımıza müdahalesi
bulunmamaktadır.”
“Mesafenin uygun olduğu ve bizim için karlı görünen her yere satış yapabilmekteyiz.
Akçansa ile aramızdaki bayilik sözleşmesinde münhasır bölge tanımlanmıştır. Bu
münhasır bölgeler dışında satış yapmamız zaten ekonomik olarak mümkün
olmamaktadır. Fiyatlandırma konusunda fabrikanın herhangi bir kısıtlaması
06-88/1136-333
10
bulunmamaktadır. Torbalar üzerinde bölgeleri belirleyen herhangi bir işaret
bulunmamaktadır.”
K. TEŞEBBÜSLERİN SAVUNMALARI
K.1. Akçansa Çimento Sanayi Ticaret A.Ş.’nin Savunması
Akçansa, savunmalarında özetle;
- Kendilerine gönderilmiş olan bildirim yazısında, savunma yapılabilmesine
olanak sağlayacak herhangi bir bilginin olmadığı belirtilerek birinci yazılı
savunma haklarının kısıtlandığı,
- Renkli torba uygulamasına ilişkin olarak ceza ile sonuçlandırılan Rekabet
Kurulu kararlarının doğru olmadığı,
- Akçansa’nın uygulamalarına ilişkin olarak savunmada aşağıdaki ifadeler
geçmektedir: “bir bayi Akçansa’ya “Ben A iline satacağım.” dediği zaman,
Akçansa bu ilin bayinin bölgesi içinde ya da dışında olmasına bakmaksızın,
bayiye çimento vermekte ve A ilinin fiyatını uygulamaktadır. Bu uygulamanın
aksini gösteren hiçbir delil ya da ifade yoktur. Bayii çimentoyu A ilinde satarsa
sorun yoktur. Ama eğer bayi yalan söylemiş ve malı fabrika çıkış fiyatı daha
yüksek olan B ilinde satarsa, Akçansa o zaman müdahale etmektedir.
Akçansa’nın uygulaması bundan ibarettir.”… “…Manisa’ya satacağım (80 lira)
diyerek çimentoyu alan bayi, malı İzmir’de satarsa (100 lira), fiyat farkı olan 20
lirayı Akçansa’nın bayiden talep etmesi hem doğal hem de yasal hakkıdır”,
- Akçansa’nın bayilere müdahalesinin sadece çimento bayisi tarafından teslim
alındıktan sonra ve yine sadece fiyat farkına dayanarak yapılacak aldatmalara
karşı önlem olduğu, bu durumda farklı renklerde torba uygulamasının fiyat
farkları için yapıldığı ve halen devam ettiği, ancak bu uygulama ile
bölgelerarası ticaretin kontrol edilmesi gibi bir amacın güdülmediği,
- Bayi tarafından deposuna konmak üzere satın alınan torbaların hangi bölgeye
ve kime satılacağına Akçansa’nın karışmadığı, nitekim bir bayinin deposunda
farklı renkte çimento torbaları bulunabildiği ve bu durumun soruşturma
raporunda da belirlendiği,
- Bölgeleri dışına satış yapmadıklarını söyleyen bayilerin bunu rasyonel
gerekçelere dayandırdıkları,
- Bayi görüşmelerine ilişkin tutanaklarda bayiye yöneltilen soruların yer almadığı
ve bayi ifadelerinin açıklığa kavuşturulmadığı, bu ifadelerle ilgili olarak
Akçansa yöneticilerinden açıklama istenmediği,
- Soruşturma heyetinin Akçansa’ya ilişkin olarak önaraştırma raporunda yer
verdiği görüşünü değiştirdiği, ancak soruşturma raporunda bunu açıklamadığı,
- Haklarında yürütmeyi durdurma kararlarının bulunduğu veya Danıştayca iptal
edilmiş olan eski kararların ağırlaştırıcı unsur olarak değerlendirilemeyeceği,
- Hafifletici nedenlerin dikkate alınmadığı,
- Hazır beton ve çimento faaliyetlerini aynı tüzel kişilik altında yürüten
Akçansa’ya toplam ciro rakamı üzerinden ceza verilmesinin haksızlık olacağı,
hususları ifade edilmiştir.
K.2. Batı Grubu’nun Savunması (Batıçim ve Batısöke)
Batı Grubu, savunmalarında özetle;
06-88/1136-333
11
- Batıçim’in soruşturma kapsamına dahil edilmesine gerekçe teşkil eden
iddiaların türü ve niteliği hakkında açıklık bulunmadığı, 4054 sayılı Kanun’un
44. maddesinin 2. fıkrası gereği teşebbüslerin haklarında düzenlenmiş olan
her türlü evrağa erişiminin sağlanması gerektiği, aksi takdirde hangi iddialara
karşı savunma yapılacağının bilinememesi keyfiyetinin savunma haklarını
kısıtlayacağı, yeterli bilgiler taraflarına gönderilmeden ilk yazılı savunma
süresinin başlatılmaması gerektiği,
- Batıçim’in Ege bölgesi çimento pazarında 4054 sayılı Kanun’u ihlal edici hiçbir
eylemde bulunmadığı, raportörlerce yapılan yerinde incelemede ihlale işaret
edebilecek herhangi bir belgenin bulunamadığı, yerinde inceleme sonrası
tutulan tutanakta ihlale ilişkin herhangi bir ifadenin yer almadığı,
- Batıçim’in 2004 yılından bu yana bayilik sözleşmesi imzalamadığından dikey
anlaşmalar yoluyla 4054 sayılı Kanun’u ihlal etmesinin mümkün olmadığı,
Batıçim’in bağlı ortaklığı olan ve 4054 sayılı Kanun’un 3. maddesi gereği
Batıçim ile tek teşebbüs niteliğinde olan Batısöke hakkında ayrıca soruşturma
açılamayacağı, zira Batısöke’nin soruşturma konusu piyasada Batıçim’den
bağımsız karar verebilen bir teşebbüs niteliğinde olmadığı, her iki şirketin
yönetim kurulu üyelerinin büyük ölçüde aynı olduğu, Batıçim ve Batısöke’nin
birbirinden bağımsız eylemlerle rekabeti ihlal etmesinin olanaksız olduğu,
ancak soruşturma bildirim yazısı yalnızca Batıçim’e gönderilmiş olsa da yazı
içerisinde Batı Söke’nin de soruşturmaya dahil olduğu, ancak bu şirkete ayrıca
tebligat yapılmayarak savunma hakkı tanınmadığı,
- Haklarında bu soruşturmanın açılmasına dayanak olan bir önaraştırma
kararının bulunmadığı, böyle bir kararın kendilerine ibraz edilmediği,
- Soruşturmaya dayanak yapılan belgelerin kendilerine gönderilmediği ve bu
şekilde savunma haklarının kısıtlandığı, tutanaklarda ifadeleri bulunan
bayilerin bu ifadeleri ne amaçla verdiğinin bilinmesi açısından gizlenmemesi
gerektiği, bu gizliliğin 4054 sayılı Kanun’da yer alan ticari sıra ilişkin
hükümlerle açıklanamayacağı,
- Savunmalar için 30 gün yerine 10 gün ek süre verilmesinin herhangi bir
gerekçesinin bulunmadığı,
- Ek görüşte 2. yazılı savunmalarının değerlendirilmediği,
- Gerek ek görüşte, gerekse Soruşturma Raporunda Batıçim ve Batısöke’nin tek
teşebbüs olarak kabul edildiği belirtilmesine rağmen, soruşturmanın fiilen her
iki teşebbüs için ayrı ayrı yürütülmeye devam edildiği, soruşturma raporunda
Batısökeye ilişkin iddialara da yer verildiği, yerinde incelemeyi engelleme
cezasının her iki şirket açısından ayrı ayrı uygulandığı,
- Kimliği belirsiz kişilerce ortaya atılan iddiaların meçhul olduğu, bu ifadelerin
teşebbüs beyanlarından üstün tutulamayacağı, ilgili pazarda tespit edilen
hiçbir bulgu, yapılan hiçbir başka araştırma, mali analize ve yerinde
incelemelerde elde edilen bulgulara Soruşturma Raporu’nda yer verilmediği,
- Soruşturma raporunda ihlal olduğu ifade olunan eylemlerin uyumlu eylem yolu
ile mi, anlaşmalar yolu ile mi gerçekleştirildiğinin Soruşturma heyetince
açıklığa kavuşturulmadığı,
hususları ifade edilmiştir.
K.3. Denizli Çimento Sanayi T.A.Ş Savunması
Denizli Çimento, savunmalarında özetle;
06-88/1136-333
12
- Soruşturma bildirim yazısıyla birlikte iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli
bilginin kendilerine gönderilmediği, bu bilgilere ilişkin taleplerinin reddedildiği,
bu bilgiler gönderilmeden ilk yazılı savunma süresinin başlayamayacağı,
- İlk yazılı savunma hakkının anlamlı bir şekilde kullanılabilmesi için Kurum
bünyesinde kendileri ile ilgili olarak düzenlenmiş tüm evrakların erişime açık
olması gerektiği, bu durumun Kanun’un 44. maddesinin 2. fıkrası ile sabit
olduğu, Rekabet Kurumu’nun ilk yedi yıllık uygulamasının da bu yönde
olmasına karşın yakın tarihli yeni soruşturmalarda bu soruşturma usulüne
uyulmayarak, birinci yazılı savunmanın yapılabilmesine olanak sağlayacak
bilgi ve belgelerin taraflara sunulmadığı, buna ilişkin olarak yapılan taleplerin,
mevcut uygulamada dosya kapsamındaki tüm belgelerin ticari sırlar
çıkarıldıktan sonra soruşturma raporu ile birlikte taraflara gönderildiği ve bu
durumun mehaz AB mevzuatına uygun olduğu gerekçesiyle reddedildiği, oysa
AB mevzuatında savunma gerektiren her bir aşama için dosyaya erişimin
mümkün olduğu, dolayısıyla Rekabet Kurulu’nun bu uygulamasının hem 4054
sayılı Kanun’a hem de AB mevzuatına aykırı olduğu,
- Rekabet Kurulu’nun, hakkında soruşturma açılan teşebbüse evrak ve delilleri
gecikmeli olarak vermesi durumunda ilgili teşebbüsün Kanun’un kendisine
tanıdığı savunma haklarından birinin içeriksiz kalacağı, sonraki savunma
haklarının layıkıyla kullanacak şekilde hazırlık yapmasını engellenmiş olacağı,
ilgili teşebbüsün Rekabet Kanunu ile tanınmış diğer haklarından mahrum
bırakılmış olacağı ve soruşturmanın amacına ulaşmasının engelleneceği,
- Bilgi ve belge vermekten imtina edilmesinin gerekçesi olarak soruşturmanın
güvenliği hususunun öne sürülemeyeceği, 4054 sayılı Kanun’daki ilgili hükmün
yalnızca “mümkün olmama” gerekçesinin kullanılmasına izin verdiği,
önaraştırma raporu veya Rekabet Kurulu kararı bakımından ise mümkün
olmama unsurunun kullanılmasına imkan bulunmadığı, mevcut uygulama ve
soruşturmanın güvenliği gibi gerekçelerle belge gizlenmesinin hukuka uygun
olmadığı,
- Ek görüşte, ikinci yazılı savunmada yer verilen ek bilgi ve belgelerin,
değerlendirilmediği, bu durumun çekişmeli usule tabi bir mekanizmanın
mantığı ile uyuşmadığı ve savunma yapmayı güçleştirdiği; eğer savunma
makamının bir açıklaması kabul edilmiyorsa, bu savunmanın kabul edilmeme
gerekçelerinin gösterilmesi ve savunma makamına bu hususta savunma hakkı
verilmesi gerektiği, bu hususun Kurul’un Soruşturma Heyeti’ne ve savunma
makamına eşit uzaklıkta durmasını güçleştirdiği,
- Çimento torbaları üzerinde yer alan harf, rakam ve kodların bölge kontrolü
amacıyla değil, kalitede karşılaşılacak herhangi bir olumsuzlukta ürünün
üretim sürecini geriye doğru izleyebilmek ve olumsuzluğun nereden
kaynaklandığını tespit edebilmek amacıyla kullanıldığı, bu durumun TSE’den
alınmış olan Kalite Yönetim Sistemi Belgesi’nin bir gereği olduğu,
- Farklı illerde yer alan bayilerde aynı kodların yer aldığı çimento torbalarının
mevcut olduğu, bu durumun savunma ekinde yer verilen sevk irsaliyelerinden
de izlenebileceği,
- Farklı illerdeki bayilerin birbirlerine yoğun satışlarının bulunabildiği, soruşturma
raporunde yer verilen bayi ifadelerini destekleyecek herhangi bir delilin
bulunamadığı, bayi ifadelerinin tek başlarına delil olamayacağı,
hususları ifade edilmiştir.
06-88/1136-333
13
L. DEĞERLENDİRME
L.1. Savunmaların Değerlendirilmesi
Soruşturma kararının hakkında soruşturma başlatılan teşebbüslere tebliği ile ilgili
olarak 4054 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinde "... Taraflara tanınan ilk yazılı cevap
süresinin başlayabilmesi için Kurulun bu bildirim yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve
niteliği hakkında yeterli bilgiyi ilgili taraflara göndermesi gerekir." hükmü yer
almaktadır. Soruşturma kararı söz konusu Kanun hükmüne uygun olarak tebliğ
edilmiştir.
Dosyaya giriş hakkı Kanun’un 44. maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin ikinci
fıkrasında,
“Haklarında soruşturmaya başlandığı bildirilen taraflar sözlü savunma hakkını
kullanma taleplerine kadar Kurum bünyesinde kendileri ile ilgili düzenlenmiş her
türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş olan her türlü delilin bir nüshasının
kendilerine verilmesini isteyebilir.”
denmekte ve devamı fıkrada,
“Kurul, tarafları bilgilendirmediği ve savunma hakkı vermediği konuları kararlarına
dayanak yapamaz”
hükümlerine yer verilmektedir.
Bu hükümlerden de anlaşılacağı üzere, hakkında soruşturma açılmış taraflara
Kanun’un 44/2. maddesi ile dosyaya giriş hakkı tanınmış, 44/3. maddesi ile de
teşebbüslerin kendini savunma hakkı bir bakıma güvence altına alınmıştır. Ancak,
söz konusu Kanun maddesinde yer verilen “kendileri ile ilgili düzenlenmiş” hükmünün
göz önüne alınması gerekmektedir. Soruşturma Heyeti, Soruşturma kapsamındaki
teşebbüslerde yapmış olduğu yerinde incelemeler ya da teşebbüslerden istediği
bilgiler neticesinde oluşan belgeleri incelemekte, değerlendirmekte ve nihai olarak
Soruşturma Raporunu ve eklerini oluşturmaktadır. Teşebbüslerin dosyadaki erişim
hakları da ticari sırlar çıkarıldıktan sonra kendileri ile ilgili düzenlenmiş belgeler olan
Soruşturma Raporu, ek görüş ve eklerinden ibarettir.
Rekabet Kurulu’nun 2.12.2004 tarih, 04-77/1108-278 sayılı kararı uyarınca; Akçansa
Batıçim ve Batısöke ve Denizli Çimento teşebbüsleri hakkında Ege Bölgesi çimento
pazarında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Önaraştırma sonunda
hazırlanan 21.6.2005 tarih, 2005-1-69/ÖA-05-HY sayılı Önaraştırma Raporu Rekabet
Kurulu’nun 28.6.2005 tarihli toplantısında görüşülerek yukarıda yer verilen
teşebbüsler hakkında soruşturma açılmıştır. Önararaştırma Raporu ekleriyle birlikte
Soruşturma Raporu’nun eki olarak Batı Grubu’na tebliğ edilmiştir. Bu çerçevede,
savunmada ifade edilen Önaraştırma açılmadan soruşturma kararı verildiği ve
önaraştırma raporunun gönderilmediği iddiaları dayanıksızdır.
4054 sayılı Kanun’un 45. maddesinde “… bu süreler bir kereye mahsus olmak üzere
ve en çok bir katına kadar uzatılabilir” hükmü göz önüne alındığında savunmaların
hazırlanma sürelerinin her zaman 30 gün uzatılacağına dair bir Kanun hükmünün
mevcut olmadığı görülmektedir.
Bayi tutanaklarındaki bayi isimleri bayilerin talebi üzerine gizlenerek Soruşturma
tarafı teşebbüslere gönderilmiştir. Bayi tutanaklarında bayilerin kimliğini açığa
06-88/1136-333
14
çıkartacak hususlar dışında hiçbir husus gizlenmemiştir. Teşebbüsün lehine ve
aleyhine olan tüm bayi tutanaklarına Soruşturma Raporunda yer verilmiştir.
L.2 Genel Değerlendirme
Dosyada yer alan bilgilere göre Denizli Çimento, Ege ve Batı Akdeniz Bölgeleri’nde
bulunan bütün bayileri (toplam 41 tane) ile aynı nitelikteki “Denizli Çimento Sanayi
Türk Anonim Şirketi Tek Elden Satın Alma Anlaşması”nı (TESA) akdetmektedir. Söz
konusu TESA anlaşması toplam 14 maddeden oluşmaktadır.
Denizli Çimento’nun söz konusu bayilik sözleşmesi incelendiğinde; sağlayıcı
konumdaki teşebbüsün, alıcıları konumundaki bayileri için herhangi bir münhasır
bölge tahsis etmediği ve dolayısıyla bayilerinin diğer bayilerinin satış bölgelerine olan
aktif satışlarını, 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin
getirdiği muafiyet kapsamında, yasaklamadığı açıktır.
Raportörlerce Batıçim, Batısöke ve bayileri ile yapılan görüşmelerde, Batıçim ve
Batısöke’nin 2004 yılından itibaren bayilik sözleşmelerinin hepsini feshettiği, artık
bayilik sözleşmesi yapmadan bayiliklerin devam ettiği ifade edilmiştir. Bu nedenle
Batı Grubu’nun bayilik sözleşmeleri 2004 yılından önceki döneme aittir.
Batı Grubu 2004 yılından önce bayileriyle “Tek Elden Dağıtım” (TEDA) ve “Tek Elden
Satın Alma” (TESA) anlaşmaları imzalamıştır. Batı Grubu’nun TEDA anlaşmasının 3.
maddesi ile yeniden satıcıları için münhasır bölgeler tespit ettiği görülmektedir.
Ancak, TEDA’nın “Satıcı yeniden satıma konu olacak anlaşma konusu malları TEDA
bölgesi sınırları içerisinde kullanıcılara doğrudan satamaz. Ancak; satıcı TEDA
bölgesinde, yeniden satıma konu olmayan, tüketime tabi, doğrudan satışları
yapabilir” şeklinde düzenlenmiş 5.1 no’lu maddesindeki hüküm nedeni ile, bayiye
tahsis edilen bölgeye Batıçim/Batısöke tarafından çeşitli şartlar altında satış
yapılması suretiyle münhasırlık koşulunun sağlanmadığı görülmektedir. Öte yandan
Batı Grubu’nun 2003 yılına ait TESA hükümleri incelendiğinde bayiler için herhangi
bir münhasır bölge belirlenmediği görülmektedir. Batı Grubu’nun hem TEDA hem
TESA sözleşmelerinde Tebliğ kapsamında mevcut olmayan münhasır bölgeler
nedeniyle Batı Grubu’nun yeniden satıcılarının aktif satışlarını yasaklaması söz
konusu değildir.
Akçansa, Ege ve Marmara Bölgeleri’nde bulunan bayileri (toplam 65 tane) ile
“Münhasır Bayilik Sözleşmesi” (MBS) ve “Çimento Satış Sözleşmesi” (ÇSS) adları
altında bayilik anlaşmaları akdetmektedir. Söz konusu MBS imzalanan bayiler
münhasır bayi olarak nitelendirilmektedir. Akçansa MBS kapsamındaki bayiler için
MBS’nin 2 ve 7.2 maddeleri çerçevesinde belirli satış bölgeleri belirlemekte ve bayiye
aktif satış yasağı getirmektedir. Akçansa münhasır bayi olmayan yeniden satıcılarıyla
“Çimento Satış sözleşmesi” imzalamaktadır. Söz konusu ÇSS ile bayi için Akçansa
tarafından herhangi bir bölge belirlenmemekte ve dolayısıyla bayiye aktif satış yasağı
getirilememektedir.
MBS’nin “Akçansa’nın yükümlülükleri” başlıklı VIII/1. maddesinde “Akçansa….
Ürettiği ve torbaladığı çimentoyu….Bayi’ye satacaktır” ifadesine yer verilmektedir. Bu
madde hükmünde Akçansa’nın söz konusu bölgede “münhasıran” bayiye satma
yükümlülüğünden söz edilmemektedir. Ayrıca MBS’nin hiçbir maddesi Akçansa’nın
bayinin bölgesine satış yapıp yapamayacağına ilişkin bir hüküm içermemektedir. Bu
nedenlerle Akçansa’nın bayileri üzerinde aktif satış yasağı uygulamasına hukuki
06-88/1136-333
15
geçerlilik kazandırabilecek Tebliğ hükümleri kapsamında bir münhasır bölgeyi
MBS’de belirlemediği görülmektedir.
Akçansa’nın yalnızca Ege Bölgesi ve Güney Marmara Bölgesi (özellikle Kuzey Ege)
bayileri Soruşturma kapsamında incelemeye tabi tutulmuştur.
Bu noktada Kanun ve ikincil mevzuata ilişkin açıklayıcı bir bilgi verilmelidir. İlgili
Kanun’da belirlenen temel prensiplerden biri, alıcılara, satın aldıkları malların yeniden
satımına ilişkin olarak bölgesel sınırlamalar getirilememesi; daha açık bir deyişle,
satın alınan malların istenilen yerde satılması suretiyle sağlanacak rekabetin
engellenememesidir. Ancak Kanun koyucunun 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesinde
verdiği yetkiye dayanarak, Kurul, ilgili maddede belirtilen şartların tamamının varlığı
halinde, bu kurala bireysel veya grup olarak muafiyet tanınmasını sağlayabilir.
Nitekim Kurul, temel belge olarak kabul edilebilecek 2002/2 sayılı “Dikey Anlaşmalara
İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği”ni yayımlamıştır. Bu Tebliğ, sağlayacağı çeşitli etkilerle
nihai tahlilde daha olumlu bir iktisadi sonuç oluşacağı için, münhasır bölgelerin
varlığına izin vermektedir. Bu izne getirilen temel sınırlama ise, dağıtıcı üzerine,
anlaşmada belirlenen bölge dışında anlaşma konusu mallarla ilgili olarak, müşteri
aramama, şube açmama ve dağıtım deposu kurmama, yükümlülüklerinden başka
rekabet sınırlaması yüklenememesidir. Dağıtıcı üzerine, “aktif satış” olarak
tanımlanan bu kısıtların getirilmesine izin verilirken, bunlar dışında kalan her türlü
satış “pasif” olarak değerlendirilmekte ve yapılacak engellemeler, 4054 sayılı
Kanun’un ihlali olarak kabul edilmektedir. Dolayısıyla bir alıcı, diğer bölgelerden
gelecek talepleri, bu bölgelerde, müşteri aramamak, şube açmamak ve dağıtım
deposu kurmamak koşuluyla dilediği gibi karşılayabilir. Sağlayıcı teşebbüslerin
aktif/pasif satış yasaklarını kontrol edici farklı renklerde torba kullanması ya da
irsaliye kodlarının torbaların üzerine basması gibi uygulamaları da bu kapsamda
Kanun’un ihlal edilmesi anlamındadır.
Keza, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 4(a) maddesi, alıcı teşebbüsün kendi satış fiyatını
belirleme serbestisine ilişkindir. Buna göre, söz konusu Tebliğ’de, alıcının sabit veya
asgari satış fiyatının belirlenmesinin kesinlikle yasak olduğu ancak sabit veya asgari
satış fiyatına dönüşmemesi koşuluyla sağlayıcının, alıcının azami satış fiyatını
belirlemesi veya alıcıya satış fiyatını tavsiye etmesinin mümkün olduğu
belirtilmektedir. Sağlayıcı teşebbüsler, akdetmiş oldukları dikey anlaşmalara açık
hüküm koymak suretiyle alıcının satış fiyatını doğrudan belirlemelerinin yanı sıra,
aynı ihlali değişik uygulamalar vasıtasıyla dolaylı yollarla da
gerçekleştirebilmektedirler. Alıcının kar marjının belirlenmesi, tavsiye fiyat niteliğinde
ilan edilmiş bir fiyat seviyesinden alıcının uygulayabileceği indirim oranının en üst
seviyesinin belirlenmesi, alıcıya tavsiye edilen fiyatlara uyduğu oranda kendisine
ilave indirimler uygulanması ya da bu fiyatlara uymaması durumunda teslimatların
geciktirilmesi, askıya alınması veya anlaşmanın sona erdirilmesi şeklinde alıcının
tehdit edilmesi ya da fiilen bu tür cezai yaptırımların uygulanması gibi uygulamalar
yeniden satış fiyatının dolaylı yoldan belirlenmesinin örnekleri olarak sayılabilir.
Bu çerçevede, “yeniden satış fiyatının” Batı Grubu tarafından tespit edildiğini
ispatlamaya dosya münderecatındaki bayi ifadelerinin yeterli delil niteliğinde olmadığı
ve başkaca bir delilin de mevcut bulunmadığı göz önüne alınarak Batı Grubu
hakkında idari para cezası verilmesine olanak bulunmamaktadır. Keza, bayi
ifadelerinin ve bayilerde Raportörlerce yapılan renkli torba ve irsaliye kodu tespitleri
haricinde başkaca bir delil olmamasından dolayı Batı Grubu, Akçansa ve Denizli
Çimento’nun yeniden satıcılarının aktif/pasif satışlarını yasakladığını ve bunları
kontrol edici uygulamalarda bulunduklarını ispatlamaya yeterli delil teşkil
06-88/1136-333
16
edemeyecekleri noktasından hareketle söz konusu teşebbüsler hakkında idari para
cezası verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
M. SONUÇ
28.6.2005 tarih ve 05-41/585-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile
ilgili olarak düzenlenen Rapora, toplanan delillere ve incelenen dosya kapsamına
göre;
- 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun ile bu Kanun’a dayanılarak
çıkarılan 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği
hükümleri uyarınca; bayilik anlaşma ve uygulamalarında münhasır bölge
belirlenmeden yeniden satıcıların aktif satışlarının yasaklanamayacağına ve
ayrıca yeniden satıcıların pasif satışlarının hiçbir şekilde kısıtlanamayacağına,
sabit ve minimum fiyata dönüşecek şekilde yeniden satış fiyatlarının tespit
edilemeyeceğine, aktif/pasif satış yasaklarını kontrol edici nitelikte farklı
bölgeler için farklı renkli torba gibi sistemler teşkil edilemeyeceğine, bu
nitelikteki uygulamaların piyasadaki rekabeti engelleyici sonuçlar doğurarak
Kanun’un 4. maddesini ihlal edeceğine,
- Ancak, dosya kapsamına göre; Akçansa Çimento Sanayi Ticaret A.Ş., Denizli
Çimento Sanayi Ticaret A.Ş. ve Batı Grubu’nun (Batıçim Batı Anadolu
Çimento Sanayi Ticaret A.Ş. ve Batısöke Söke Çimento Sanayi T.A.Ş.)’nun
anılan dikey uygulamalar yoluyla Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine ilişkin
yeterli delil bulunmadığından, idari para cezası verilmesine yer olmadığına
Kurul Üyesi M.Sıraç ASLAN’ın farklı gerekçesi ve OYÇOKLUĞU ile karar
verilmiştir.
06-88/1136-333
17
KARŞI OY GEREKÇESİ
(07.12.2006 tarihli ve 06-88/1136-333 sayılı Kurul Kararı)
I- Rekabet Kurulu 02.12.2004 tarih ve 04-77/1109-277 sayılı kararı ile Ege
Bölgesinde faaliyet gösteren çimento üreticileri hakkında ön araştırma açmıştır.
4054 sayılı Kanun’un Kurulun inceleme ve araştırmalarda uygulanacak
kurallarını düzenleyen 40. maddesinde; ön araştırma yapılmasına karar verildiği
takdirde, Kurul Başkanın, meslek personeli uzmanlardan bir veya bir kaçını raportör
olarak görevlendireceğini, ön araştırma yapmakla görevlendirilen raportörün 30 gün
içinde elde ettiği bilgileri, her türlü delilleri ve konu hakkındaki görüşlerini Kurula yazılı
olarak bildireceğini hükme bağlamaktadır. Rekabet Kurumunun Çalışma Usul ve
Esasları Hakkında Yönetmeliği’nin 55. maddesi, bu görüşlerin düzenlenecek bir “ön
araştırma raporu” ile Kurula intikal ettirileceğini öngörmüştür.
Ön araştırmanın temel amacı, iddiaların ciddiliğini ve tutarlılığını inceleyerek,
soruşturma açılıp açılmaması değerlendirmesi için veri toplamak, yerinde
incelemelerde bulunarak gerekli delillere ulaşmaktır. Soruşturmanın temelini ön
araştırma oluşturmakta, bir başka ifadeyle ön araştırmanın yapılış zamanı, şekli ve
kapsamı soruşturma kararının sağlıklı, tutarlı ve gerekçeli olabilmesi bakımından
büyük önem taşımaktadır. Bu itibarla, ön araştırma kararının yeterli delillere
ulaşılabilmesi, hatta delillerin karartılmaması için gecikmeksizin uygulamaya
konulması gerekir. Kanun bu amaca yönelik olarak bir dizi ve kısıtlı süreler
öngörmektedir. Bahsedilen işlemlerle ilgili herhangi bir gecikme, amaca ulaşmayı
engelleyebileceği gibi, alınan kararların etkinliğini de ortadan kaldırır.
Mevzuat bu denli açık düzenlemeler öngörmüş iken, 02.12.2004 tarihinde
alınan ön araştırma kararı için raportör görevlendirilmesi 18.05.2005 tarihinde
yapılmıştır. Bir başka ifadeyle ön araştırma kararı yaklaşık altı aylık bir süre sonunda
uygulamaya sokulmuştur. Diğer bölgelerdeki çimento ve hazır beton ön araştırma
kararlarında da görülen (hatta bu bölgelerde daha uzun süreli gecikmeler söz konusu
olmuştur) gecikmeler de dikkate alınınca –ki bu gecikmeli uygulamalara ilişkin farklı
gerekçe ve araştırma-soruşturma gereğini de yazmıştım- uygulamayı anlamak ve
gerekçelendirmek mümkün değildir. Daha önce diğer bölgelerdeki soruşturmalar için
belirttiğim gibi, bu gecikmeli uygulamaların, görevlerin mevzuata uygun yerine
getirilmesi bağlamında incelenmesi, araştırılması ve soruşturulması gerektiği
görüşündeyim.
II- Öte yandan esasa ilişkin olarak ihlali kanıtlamaya yeterli kanıt
bulunmadığından, idari para cezası verilmesine yer olmadığı yönündeki çoğunluk
görüşüne aşağıdaki gerekçelerle katılmıyorum:
Her şeyden önce çimento sektöründe hangi tür kanıtların bulunabileceği
sorusu, geçmiş soruşturmalarda yararlanılan kanıtların türü ve niteliği göz önüne
alınmamıştır. Bazı kanıtlarda tereddüt yaşanabilirse de, genel olarak ve teşebbüs
ayırımı yapılmaksızın “yeterli kanıt bulunamadığı” tespitini paylaşmıyorum. Ortaya
konulan kanıtların yıllara göre değişkenlik göstermesi, ihlalin bulunmadığı sonucuna
da götürmemelidir. Genel olarak değinilmesi gereken bir başka husus da, “tanık
06-88/1136-333
18
ifadeleri” şeklinde ele alınan beyanların, aslında “dikey anlaşmanın tarafı” kişilerden
kaynaklanmasıdır.
Teşebbüs bazında değerlendirilmelere gelince;
— Denizli Çimento’nun bayilik sözleşmelerinde sağlayıcının alıcıları
konumundaki bayileri için herhangi bir münhasır bölge tahsis etmediği ve dolayısıyla
bayilerinin diğer bayilerinin satış bölgelerine olan aktif satışlarını, 2002/2 sayılı
Tebliğ’in getirdiği muafiyet kapsamında yasaklayamayacağı açıktır.
— Batıçim/Batısöke teşebbüsü hem TEDA hem TESA sözleşmelerinde
Tebliğ kapsamında mevcut olmayan münhasır bölgeler nedeniyle buna paralel
uygulamalarında yeniden satıcılarının aktif satışlarını yasaklama hakkına sahip
değildir.
— Akçansa Tebliğ hükümleri kapsamında bir münhasır bölgeyi çimento
münhasır bayilik anlaşmalarında belirlemediğinden bayilerinin aktif satışlarını
kısıtlama hakkına sahip değildir.
— Denizli Çimento’nun, Batıçim/Batısöke’nin ve Akçansa’nın bayileri
Soruşturma Heyeti ile yaptıkları görüşmelerde genelinde aktif/pasif satışlarının
kısıtlandığını ve bu kısıtlamaları kontrol amaçlı bölgelere göre renkli torba kullanımı
ya da irsaliye kodunun çimento torbasının üzerine basımı uygulamalarının
bulunduğunu, yeniden satış fiyatlarının tespit edildiğini beyan etmişlerdir.
— Soruşturma Heyeti, Denizli Çimento bayisinde irsaliye kodu basılmış
çimento torbalarını ve Akçansa bayisinde renkli torbalı çimento ürünlerini tespit
etmiştir.
— Çimento torbalarının kodlanması Rekabet Kurulunun daha önceki
çimento soruşturmasında da karşılaşılan renkli torba uygulamasına eşdeğer nitelikte
bir uygulama olup; Kurul önceki kararında söz konusu uygulamanın ihlal teşkil ettiğini
kabul etmiştir. Bölgeleri belirten renkli çimento torbaları, irsaliye kodlarının basılması
gibi sağlayıcı uygulamaları bayilerin bölgeler arası ticaretlerinin kısıtlanmasına,
bayilere aktif satış yasağının çok ötesinde, pasif satış yasağının da getirilmesine yol
açan rekabeti bozucu ve kısıtlayıcı mahiyette uygulamalardır.
— Denizli Çimento ve Akçansa (2005 yılı ve öncesinde Batıçim/Batısöke)
daha önceki Rekabet Kurulu kararlarında da tespit edildiği üzere, bayilerine alt pazar
bazında farklı fiyatla çimento satarak “bölgesel fiyatlandırma” uygulamaktadır.
Soruşturmaya konu olan aktif/pasif satış yasağı ve bu yasakları kontrol eden araçlar
olan renkli torba/irsaliye kodu uygulamaları da bu sistemin devamını korumaya
yönelik olarak kullanılan ve bir nevi doğal sonuç olan davranışlardır. Bölgesel
fiyatlandırma sisteminin varlığını sürdürmek için gerekli olan aktif/pasif satış
yasaklarının mevcudiyetinin de yukarıda yer verilen tespitler çerçevesinde ilgili
pazarda devam ettiği anlaşılmaktadır.
06-88/1136-333
19
Dolayısıyla, söz konusu teşebbüslerin yeniden satıcılarının aktif-pasif çimento
satışlarını önleme amaçlı kontrol mekanizmaları kurmasını, aktif/pasif satışları
engellemesini ve yeniden satış fiyatlarını tespit etmesini Kanun’un 4 üncü
maddesinde yasaklanan rekabet ihlalleri kapsamında kanıtlamaya yeterli delil
bulunduğu görüşündeyim.
Prof. Dr. Zühtü AYTAÇ
Kurul Üyesi
06-88/1136-333
20
Rekabet Kurulu’nun 07.12.2006 Tarih ve 06-88/1136-333 Sayılı Kararına
FARKLI OY GEREKÇESİ
Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren çimento üreticilerinin 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’u ihlal ettiklerine ilişkin 7.12.2006 tarih,
06-88/1136-333 sayılı karara aşağıda belirttiğim sebeplerle katılmıyorum :
Soruşturmaya tabi Teşebbüslerin dikey uygulamalar yoluyla 4054 Sayılı
Kanun’un 4.maddesini ihlal ettiklerine ilişkin yeterli delil bulunmadığı tespit
ve kararına aynen katılıyorum. Ayrıca aşağıda belirteceğim, yasaya ve
hukuka aykırılıklar sebebiyle, delil mevcut olması durumunda bile ceza
kararı kurulamayacağı görüşündeyim. Şöyle ki ;
1) Tüm hukuki ihtilafların çözümünde ; iddia, savunma, varsa tanık
ifadeleri ve diğer yazılı belgeler araç olarak kullanılmaktadır. Gerek ceza
yargılamasında (CMUK), gerek hukuk davalarında (HUMK), gerekse idarî
yargıda (İYUHk.K) tanık beyanları en önemli delildir. İddia ve savunmanın leh
veya aleyhlerine olan tanık beyanlarını eleştirebilmesi, katılması veya red etmesi
için o beyanda bulunanın kim olduğunu bilmesinin gerekeceği tartışmasızdır.
Karara konu soruşturmada tek delil tanık beyanlarıdır. Diğer bir ifadeyle iddia
(Raportörler) ihlalin subuta erdiği savını sadece tanık beyanlarına
dayandırmaktadırlar. Soruşturmanın tüm aşamalarında (Sözlü savunma
toplantısında bile) aleyhlerine beyanda bulunan tanıkların kim olduğunu, adını,
soyadını, kimliğini, nerede bayii olduğunu bilmemektedirler. Çünkü tanıkların
kim olduğu ve kimlikleri karalanmış, örtülmüş, aleyhine soruşturma yapılan
teşebbüslerden gizlenmiştir.
Aleyhe ifade veren, suçlayan bayinin, teşebbüsle geçmişte özel ya da
ticari bir ihtilafının bulunması tabiidir. Dolayısıyla teşebbüsün, o bayiinin
ifadesini, tanıklığını red etme olanağı yok edilmiştir, savunma hakları
kısıtlanmıştır. 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 43 ve 44.
maddeleri teşebbüs savunma haklarını güvence altına almıştır.
Kanun’un 43. maddesinin 2. fıkrası “Kurulun, başlattığı soruşturmaları
…15 gün içinde ilgili taraflara bildireceğini, tarafların İLK YAZILI
SAVUNMALARINI 30 gün içerisinde göndermelerini isteyeceğini, taraflara
tanınan ilk yazılı cevap verme süresinin başlayabilmesi için Kurulun bildirim
yazısı ile birlikte, iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgiyi taraflara
göndermesi gerektiğini” öngörmüş, Kanun’un 44.maddesinin 2. fıkrası da;
“Haklarında soruşturma açılan tarafların, soruşturma açıldığı tarihten, sözlü
savunma hakkını kullanma taleplerine kadar kurum bünyesinde kendileri ile
ilgili düzenlenmiş her türlü evrakın ve mümkünse elde edilmiş her türlü
06-88/1136-333
21
delilin bir nüshasının kendilerine verilmesini isteyebileceğini” vurgulamıştır.
Kendileriyle ilgili düzenlenmiş her türlü evrak ve delilin bir nüshasını isteme
hakkının, bu belgeleri Kurum’daki dosyada da bizzat incelemeyi kapsadığı
açıktır.
Yasa koyucunun, 43. maddenin 2. fıkrasında “…ilk bildirim yazısıyla
birlikte iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgilerin taraflara
gönderilmesini” 44. maddenin 2. fıkrasıyla da “…soruşturmanın açıldığı tarihten
sözlü savunma hakkını kullanma taleplerine kadar kurum bünyesinde
kendileriyle ilgili düzenlenmiş her türlü evrakı, delilleri isteme hakkı” tanınırken
savunma hakkına gösterdiği özeni, verdiği önemi ortaya koymaktadır. Bunu
Kanun’un ilgili madde gerekçesinde de çok net bir şekilde ortaya koymaktadır.
4054 Sayılı Kanun’un 44. madde gerekçesi aynen şöyledir: “Kurul’un
SORUŞTURMALARI GİZLİ DEĞİLDİR. Savunma hakkının tam olarak
kullanılabilmesi için sözlü savunma toplantısına kadar, taraflar Kurul’ca
kendileriyle ilgili olarak düzenlenmiş her türlü evrakın ve delilin bir nüshasını
alabilmektedirler. Böylelikle, savunma hakkının TAM ve EKSİKSİZ
kullanılması mümkün olacaktır.
SAVUNMA HAKKI ; disiplin soruşturmalarının, adlî ve idarî ceza
soruşturmalarının en önemli müesseselerinden biridir. Hakiki ve hükmî şahıslara
kanuni düzenlemelere dayanarak isnadda bulunmak ne kadar doğal ise, suçlanan
kişilere yeterince savunma hakkı tanınması da o kadar tabiidir. Bu hak, insan
hakları sözleşmeleri, anayasalar ve yasalarla teminat altına alınmıştır. 4054
Sayılı Kanun’un 43/2 ve 44/2. maddelerinin açık hükümlerine rağmen, aleyhine
soruşturma açılan, idari para cezası tehdidiyle suçlanan teşebbüslere de hiçbir
kısıt konulmadan savunma hakkı tanınması gerekir. Gerekliliğin ötesinde bu
lazime yasa emridir. Aksine karar ve uygulamalar savunma hakkının
kısıtlanmasıdır ve kanuna aykırıdır.
2) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 27/a
maddesinde, bu Kanun’da yasaklanan faaliyetler ve hukuki işlemler hakkında,
başvuru üzerine veya resen inceleme, araştırma ve soruşturma yapmak, bu
Kanun’da düzenlenen hükümlerin ihlal edildiğinin tespit edilmesi üzerine, bu
ihlallere son verilmesi için gerekli tedbirleri alıp bundan sorumlu olanlara idari
para cezası uygulamak Kurul’un görevleri arasında sayılmıştır. Kanun’un
Kurul’un inceleme ve araştırmalarında uygulanacak usulü düzenleyen
“Dördüncü Kısmı” nda yer alan 40 ıncı maddesinde, Kurul’un, resen veya
kendisine intikal eden başvurular üzerine doğrudan soruşturma açılmasına ya da
soruşturma açılmasına gerek olup olmadığının tespiti için önaraştırma
yapılmasına karar vereceği kurala bağlanmıştır. Kanun’un 51. maddesinin ilk
fıkrasında ise, Kurul’un, nihaî kararlarında Başkan ya da İkinci Başkan dahil en
az 5 üyenin katılımı ile toplanacağı ve en az 4 üyenin aynı yönde oy kullanması
ile karar vereceği; ikinci fıkrasında, ilk toplantıda karar için gerekli nisabın
sağlanamadığı durumlarda Başkanın ikinci toplantıya tüm üyelerin
06-88/1136-333
22
katılımını sağlayacağı, ancak bunun mümkün olmaması halinde kararın,
toplantıya katılanların salt çoğunluğu ile alınacağı, bu durumda da toplantı
nisabının birinci fıkrada belirtilenden az olamayacağı, ikinci toplantıda oylarda
eşitlik olması halinde Başkanın bulunduğu tarafın oyunun üstün sayılacağı
hususları düzenlenmektedir. Bu maddeye ilişkin gerekçede de: “Rekabet Kurulu
nihaî kararları hukuki ve iktisadi sonuçlar doğurabilecek niteliktedir. Kararların
tarafları, iktisadi hayatımızda önemli roller üstlenen teşebbüs veya teşebbüs
birlikleri olacaktır. Bu itibarla, mümkün olduğu kadar fazla üyenin, Kurul’un
nihaî kararlarının alınmasında hazır bulunmasını sağlamak amacıyla
toplantı ve kararlarda ağırlaştırılmış nisaplar aranmıştır. Ancak, karar için
gerekli çoğunluğun sağlanamaması nedeniyle Kurul’un karar alamaz duruma
düşmesini önlemek amacıyla, ikinci fıkrada ağırlaştırılmış toplantı ve karar
nisabı yumuşatılmıştır.” denilmiştir.
Kanun’un Kurul’un çalışma esaslarını düzenleyen 28 inci maddesinin son
fıkrasında Kurul üyelerinin kendileri ve üçüncü dereceye kadar kan ve ikinci
dereceye kadar sıhrî hısımlarıyla ilgili olaylarda müzakere ve oylamaya
katılamayacakları belirtilerek, Kurul’a katılmaya engel durumlar tek tek
sayılmıştır. Bu maddenin gerekçesinde de : “Maddenin son fıkrası ile, Kurul
üyelerinin kendileri ve yakınları ile ilgili olaylarda müzakere ve oylamalarda
iştirak edemeyeceği belirtilmiştir. Toplantı ve karar nisaplarının ağırlaştırılmış
olması üyelerin hepsinin toplantılara iştirakinin önemini arttırmaktadır.”
denilmektedir.
Kurul üyeleri Rıfkı Ünal ve Süreyya Çakın, sözlü savunma toplantısına
katılmadıkları gerekçesiyle karar toplantısında bulunmamışlardır. Bir kurul
üyesinin görevli, izinli ya da raporlu olarak sözlü savunma toplantısına iştirak
etmemiş olması, o dosyanın nihai kararının verileceği toplantıya katılmasına
engel oluşturmaz. Danıştay’ın yerleşik kararlarında da işaret edildiği üzere,
kollektif irade ürünü olan Rekabet Kurulu kararlarının oluşumuna, tüm üyelerin
katılması ve katkıda bulunması esastır. Bu itibarla aslî görevi kurul toplantısına
iştirak etmek olan üyelerin görevli, raporlu ya da izinli olma halleri dışında
kurul toplantılarına katılmamasının yasal izahı olamaz. Kurul, 4054 sayılı
yasaya uygun oluşmamış ve vereceği kararda yasa ve hukuka aykırılık olmuştur.
Her idari işlemin Yetki, Şekil, Sebep, Konu ve Maksat olmak üzere beş
unsuru bulunmaktadır. Bunlardan Şekil Unsuru; idari işlemin tesisi için yetkili
idari makamca izlenmesi gerekli yöntemi (usulü) ve idari işlemin hukuk
düzeninde aldığı biçimi, maddi varlığı anlatır. İdari işlemin şekil unsuru
bakımından hukuka uygun olması, yöntem ve biçim kurallarına uygun olarak
tesis edilmiş bulunmasına bağlıdır. Usul (yöntem) kuralları, idari işlemin hukuk
düzeninde varlık kazanabilmesi için geçirmesi gereken aşamalarla ilgili
kurallardır. İdari işlemin, hukuka uygun biçimde doğabilmesi için bu kurallara
uyulması zorunludur. Türk İdari Hukuk Sisteminde henüz tüm idari işlemler için
geçerli usul kurallarını düzenleyen genel bir İdari Usul Yasası mevcut değildir.
Kimi hizmet alanları için geçerli usul kurallarını düzenleyen usul yasaları ve
kimi de maddi yasalarla düzenlenmiş usul kuralları vardır. 4054 Sayılı
06-88/1136-333
23
Rekabetin Korunması Hakkında Kanunun 28 ve 51. maddesinin ilk fıkrası usul
kurallarını öngören, bu anlamda maddi bir yasadır.
Kanun, idari işlemin tesisinde (Rekabet Kanununa ihlal ve para cezasına
hükmederken) önemli bir usul kuralı öngörmüştür. Başkan toplantıya tüm
üyelerin iştirakini sağlamak zorundadır. Kanunun bu önemli usul hükmü
uygulanmaksızın idari işlem tesis edilmiştir. ŞEKİL UNSURU itibarıyla da
Kanuna aykırıdır.
Açıkladığım sebeplerle kararın sonucuna, bu gerekçelerin de eklenmesi
gerektiği kanaatindeyim.
M.Sıraç ASLAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy