Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2014-5-13 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 16-02/44-14
Karar Tarihi : 14.01.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Dr. Metin ARSLAN,
Doç. Dr. Tahir SARAÇ, Kenan TÜRK
B. RAPORTÖRLER : Murat AYBER, Yalçıner YALÇIN, Serap TOPALÖMER, Atıf BİBER
C. BAŞVURUDA
BULUNAN : - Gizlilik talebi bulunmaktadır (7 başvuru).
- Alanya Ticaret ve Sanayi Odası
- Manisa Valiliği
- T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (2 başvuru)
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILANLAR:
1- As Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcileri: Av. Dr. Kemal EROL, Av. Eda AZIK,
Av. Kerem ARGUN
Süleyman Seba (Spor) Cad. Spor Apt. 62/4 Valideçeşme – Beşiktaş
34357, İstanbul
2- Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş.
Temsilcileri: Av. Bekir Mustafa YILMAZ, Av. Sönmez AHİ
Armada İş Merkezi Eskişehir Yolu No:6 A Blok Kat 20 06520
Söğütözü, Ankara
3- Batısöke Söke Çimento Sanayi T.A.Ş.
Temsilcileri: Av. Bekir Mustafa YILMAZ, Av. Sönmez AHİ
Armada İş Merkezi Eskişehir Yolu No:6 A Blok Kat 20 06520
Söğütözü, Ankara
4- Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş.
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. Öznur İNANILIR
Çitlenbik Sokak, No:12, Yıldız Mahallesi, Beşiktaş, 34349, İstanbul
5- Denizli Çimento Sanayii Ticaret A.Ş.
Temsilcileri: Av. Gönenç GÜRKAYNAK, Av. K. Korhan YILDIRIM,
Av. Eda DURU
Çitlenbik Sokak, No:12, Yıldız Mahallesi, Beşiktaş, 34349, İstanbul
6- Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
Temsilcisi: Av. Bahadır BALKI, Dr. M. Fevzi TOKSOY
Francalacı Sok. No: 28 Arnavutköy, Beşiktaş 34345, İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Ege Bölgesinde faaliyet gösteren çimento üreticilerinin 4054
sayılı Kanun’a aykırı eylemlerde bulundukları iddiası.
16-02/44-14
2/84
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvurularda özetle; Denizli, Muğla, İzmir’de faaliyet gösteren
çimento üreticilerinin aralarında anlaştıkları, çimento fiyatlarına ciddi oranlarda zamlar
uyguladıkları, çimento fabrikalarının yerleşkelerini esas alarak müşteri ve bölge
paylaştıkları, bayilerinin başka marka çimento satışını çimento fabrikaları bazında
engelledikleri iddia edilmektedir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 20.01.2014 tarih ve 408 sayı,
27.02.2014 tarih ve 1214 sayı, 20.03.2014 tarih ve 1642 sayı, 02.04.2014 tarih ve 1882
sayı, 04.04.2014 tarih ve 1920 sayı, 21.04.2014 tarih ve 2243 sayı, 25.04.2014 tarih ve
2330 sayı, 29.04.2014 tarih ve 2393 sayı ile giren başvurular üzerine hazırlanan
10.04.2014 tarih ve 2014-5-013/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 16.04.2014 tarihli Rekabet
Kurulu (Kurul) toplantısında görüşülmüş ve 14-15/280-M sayı ile önaraştırma yapılmasına
karar verilmiştir.
(4) Yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 27.06.2014 tarih ve 2014-5-13/ÖA sayılı
Önaraştırma Raporu ve 6388 sayılı Bilgi Notu, 12.06.2014 tarihli Kurul toplantısında
görüşülmüş, 14-21/416-M sayı ile Ege Bölgesinde faaliyet gösteren çimento üreticilerinin
4054 sayılı Kanun’un 4.maddesini ihlal edip etmediklerinin tespitine yönelik olarak, aynı
Kanun’un 41. maddesi uyarınca As Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş. (AS ÇİMENTO),
Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş. (BATIÇİM), Batısöke Söke Çimento Sanayi
T.A.Ş. (BATISÖKE), Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş. (ÇİMENTAŞ), Denizli
Çimento Sanayii Ticaret A.Ş. (DENİZLİ ÇİMENTO), Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi
ve Ticaret A.Ş. (GÖLTAŞ) hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir.
(5) 4054 sayılı Kanun’un 43. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 20.06.2014 tarih ve 6805 sayılı
yazı ile AS ÇİMENTO’ya, 20.06.2014 tarih ve 6803 sayılı yazı ile BATIÇİM’e, 20.06.2014
tarih ve 6806 sayılı yazı ile BATISÖKE’ye, 20.06.2014 tarih ve 6808 sayılı yazı ile
ÇİMENTAŞ’a, 20.06.2014 tarih ve 6804 sayılı yazı ile DENİZLİ ÇİMENTO’ya, 20.06.2014
tarih ve 6807 sayılı yazı ile GÖLTAŞ’a bildirim yapılmış ve taraflardan 30 gün içinde birinci
yazılı savunmalarını göndermeleri istenmiştir. AS ÇİMENTO, BATIÇİM, BATISÖKE,
ÇİMENTAŞ, DENİZLİ ÇİMENTO ve GÖLTAŞ’ın ilk yazılı savunmaları Kurum kayıtlarına
sırasıyla 04.08.2014 tarih ve 4389 sayı, 22.07.2014 tarih ve 4233 sayı, 22.07.2014 tarih ve
4232 sayı, 23.07.2014 tarih ve 4237 sayı, 25.07.2014 tarih ve 4329 sayı, 25.07.2014 tarih
ve 4337 sayı ile süresi içinde intikal etmiştir. 12.11.2014 tarihli Kurul toplantısında 14-
45/819-M sayılı karar ile soruşturmanın ilk altı aylık süresi bitiminden itibaren altı ay
uzatılmıştır.
(6) Yukarıda yer verilen başvurulara ek olarak, soruşturma sürecinde Kurum kayıtlarına giren
bir başvuru üzerine yürütülen önaraştırmada, mevcut soruşturmada incelenen hususları
ilgilendiren bulgulara ulaşılmıştır. Bu kapsamda, Kurum kayıtlarına 07.07.2013 tarih ve
3873 sayı ile giren, Alanya Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan başvurudaki AS
ÇİMENTO ve GÖLTAŞ’a yönelik iddiaların, Kurul’un 01.10.2014 tarih ve 14-37/703-M
sayılı kararı ile mevcut soruşturma kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir.
Ayrıca bu süreçte Manisa Valiliği tarafından gönderilen ve çimento ürününe ilişkin fiyat
düzenlemesi yapılmasının talep edildiği bir dilekçe ile 09.12.2014 tarih ve 7012 sayı ile
Kurum kayıtlarına giren ve çimento fiyat bilgilerini içeren 08.09.2014 tarih ve 5115 sayılı
yazılar ihbar olarak değerlendirilerek soruşturma çerçevesinde ele alınmıştır.
(7) Soruşturma sonunda hazırlanan 12.06.2015 tarih ve 2014-5-013/SR sayılı Soruşturma
Raporu ve ekleri, Kanun'un 45/1. maddesi uyarınca Kurul üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ
edilmiş ve aynı maddenin ikinci fıkrası gereğince hakkında soruşturma yürütülen
teşebbüslerden 30 gün içinde ikinci yazılı savunmalarını göndermeleri istenilmiştir.
Soruşturma Raporu AS ÇİMENTO, BATISÖKE, BATIÇİM, ÇİMENTAŞ, DENİZLİ
ÇİMENTO ve GÖLTAŞ tarafından sırasıyla 18.06.2015, 18.06.2015, 18.06.2015,
19.06.2015, 19.06.2015 ve 19.06.2015 tarihlerinde tebellüğ edilmiştir.
16-02/44-14
3/84
(8) BATISÖKE, BATIÇİM, ÇİMENTAŞ, DENİZLİ ÇİMENTO ve GÖLTAŞ tarafından gönderilen
ve Kurum kayıtlarına 01.07.2015 tarih ve 3073 sayı, 01.07.2015 tarih ve 3074 sayı,
23.06.2015 tarih ve 2956 sayı, 24.06.2015 tarih ve 2965 sayı, 01.07.2015 tarih ve 3056
sayı ile giren yazılarda 4054 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca yazılı savunmalarının
sunulması için 30 gün ek süre verilmesi talep edilmiştir. Söz konusu talepler Kurul’un
09.07.2015 tarihli toplantısında ele alınarak 15-29/443-M sayı ile kabul edilmiştir.
(9) Ayrıca, 09.07.2015 tarih ve 15-29/433-M sayılı Kurul kararı uyarınca Kurum kayıtlarına
20.02.2015 tarih ve 915 sayı ile 12.03.2015 tarih ve 1342 sayı ile intikal eden ve Denizli
ilinde faaliyet gösteren çimento üreticilerinin, bölge paylaşımı ve fiyat anlaşması
gerçekleştirdikleri iddiasını kapsayan başvuruların da, ilgisi nedeniyle mevcut soruşturma
kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir
(10) Soruşturma taraflarının ikinci yazılı savunmaları ÇİMENTAŞ ve DENİZLİ ÇİMENTO’nun
17.08.2015 tarihinde, GÖLTAŞ, BATIÇİM, BATISÖKE ve AS ÇİMENTO’nun ise
18.08.2015 tarihinde olmak üzere her biri yasal süresi içerisinde Kurum kayıtlarına intikal
etmiş, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi gereğince hazırlanan 02.09.2015 tarih ve 2014-
5-13/EG sayılı ek yazılı görüş taraflara gönderilmiştir. Ek yazılı görüş AS ÇİMENTO,
BATISÖKE, BATIÇİM, ÇİMENTAŞ, DENİZLİ ÇİMENTO ve GÖLTAŞ tarafından sırasıyla
10.09.2015, 04.09.2015, 04.09.2015, 08.09.2015, 08.09.2015 ve 08.09.2015 tarihlerinde
tebellüğ edilmiştir.
(11) Takiben GÖLTAŞ’ın ve AS ÇİMENTO’nun 4054 sayılı Kanun'un 45. maddesi uyarınca
yazılı savunmalarının sunulması için 30 gün ek süre verilmesi talebi sırasıyla 06.10.2015
tarihli ve 15-37/587-M sayılı, 06.10.2015 tarih ve 15-37/607-M sayılı Kurul kararları ile kabul
edilmiştir. AS ÇİMENTO, BATISÖKE, BATIÇİM, ÇİMENTAŞ, DENİZLİ ÇİMENTO ve
GÖLTAŞ’ın üçüncü yazılı savunmaları kanuni süresi içerisinde sırasıyla 09.11.2015 tarih
ve 5225 sayı, 05.10.2015 tarih ve 4639 sayı, 05.10.2015 tarih ve 4640 sayı, 07.10.2015
tarih ve 4686 sayı, 07.10.2015 tarih ve 4685 sayı, 06.11.2015 tarih ve 5198 sayı ile Kurum
kayıtlarına intikal etmiştir.
(12) Tarafların sözlü savunma taleplerini içeren 13.11.2015 tarih ve 2014-5-013/BN-10 sayılı
Bilgi Notu 20.11.2015 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 05.01.2016 tarihinde sözlü
savunma toplantısı yapılmasına 15-41/683-M sayı ile karar verilmiştir. Sözlü savunma
toplantısı 05.01.2016 tarihinde yapılmıştır. Rekabet Kurulu 14.01.2016 tarihli toplantısında,
16-02/44-14 sayılı nihai kararını vermiştir.
(13) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda; AS ÇİMENTO, BATIÇİM, BATISÖKE,
ÇİMENTAŞ, DENİZLİ ÇİMENTO ve GÖLTAŞ hakkında, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini
ihlal eder nitelikteki eylemlerde bulundukları gerekçesiyle, aynı Kanun’un 16. maddesi ve
Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik kapsamında idari para
cezası uygulanması gerektiği ifade edilmektedir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Hakkında Soruşturma Yürütülen Teşebbüsler
I.1.1. As Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(14) Burdur ili Bucak ilçesinde kurulu AS ÇİMENTO’nun hisselerinin %89’u ve dolayısıyla
kontrolü Adem SAK’ın elindedir. Teşebbüsün Burdur ili Bucak ilçesindeki tesisi yıllık (…..)
milyon ton klinker ve (…..) milyon ton çimento öğütme kapasitesine sahiptir. AS
ÇİMENTO’nun iştiraki olan As-Ado Hazır Beton Sanayi Nakliyat ve Ticaret A.Ş. ise 2007
yılında faaliyet göstermeye başlamıştır. Şirketin Isparta, Denizli, Antalya, Serik, Alanya ve
Manavgat’ta toplam 16 faal hazır beton tesisi bulunmaktadır. Ayıca fabrika sahasında
kurulu olan (…..) ton saat kapasiteli agrega üretim tesisleri mevcuttur.
16-02/44-14
4/84
I.1.2. Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş. ve Batısöke Söke Çimento Sanayi
T.A.Ş.
(15) BATI ANADOLU GRUBU’nun bir üyesi olan BATIÇİM 1966 yılında kurulmuştur. İzmir’deki
tesislerinde faaliyetlerine devam eden teşebbüsün yıllık klinker üretim kapasitesi (…..)
milyon ton, çimento öğütme kapasitesi ise (…..) milyon tondur. Teşebbüsün kontrolünü
sağlayan oy haklarının %23’ü HSBC Bank PLC’de bulunmaktadır. Ayrıca BATIÇİM
“BATIBETON” markasıyla İzmir, Aydın ve Manisa illerinde hazır beton sektöründe faaliyet
göstermektedir. 19.10.1993 tarihinde BATI ANADOLU GRUBU bünyesine katılan
BATISÖKE’nin, oy haklarının %74’ü ve kontrolü BATIÇİM’in uhdesinde bulunmaktadır.
Aydın ilinde gri ve beyaz çimento tesisi bulunan BATISÖKE’nin yıllık klinker üretim
kapasitesi (…..) milyon ton, çimento öğütme kapasitesi ise (…..) milyon tondur.
I.1.3. Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş.
(16) ÇİMENTAŞ, Ege bölgesindeki ilk çimento fabrikası olarak 1950 yılında İzmir’de
kurulmuştur. 2001 yılında, Caltagirone Grubu’nun üyesi olan Cementir Holding SPA
tarafından şirketin %98’i satın alınmıştır. Hâlihazırda teşebbüsün paylarının %12,80’i
Cementir Holding SPA; %85’i ise Aalborg Portland Espana SL’nin uhdesinde
bulunmaktadır. Teşebbüsün Trakya’da faaliyet gösteren ve ekonomik bütünlüğü içerisinde
yer alan bir şubesi bulunmaktadır. ÇİMENTAŞ, Kars Çimento Sanayi Ticaret A.Ş.’nin %58
payına sahiptir. Ayrıca Elazığ Altınova Çimento Sanayii Ticaret A.Ş.’nin %93 payının
kontrolü Kars Çimento Sanayi Ticaret A.Ş.’nin uhdesinde bulunmaktadır. Dolayısıyla
ÇİMENTAŞ, Elazığ Altınova Çimento Sanayii Ticaret A.Ş.yi, bu şirkette sahip olduğu
doğrudan %6 pay ve Kars Çimento Sanayi Ticaret A.Ş.’deki payı aracılığıyla kontrol
etmektedir.
I.1.4. Denizli Çimento Sanayii Ticaret A.Ş.
(17) Geçmişte Eren Holding A.Ş. ve Hollanda’da yerleşik CRH Group’un %50’şer oranda
hissesine sahip olduğu DENİZLİ ÇİMENTO, Kurul’un 22.10.2014 tarih ve 14-42/769-343
sayılı kararına da konu olduğu üzere, Ordu Yardımlaşma Kurumu tarafından tüm payları
ile devralınmıştır. Yıllık (…..) milyon ton klinker ve (…..) milyon ton çimento öğütme
kapasitesine sahiptir. Ayrıca DENİZLİ ÇİMENTO’nun kuruluşu olan Modern Beton A.Ş.,
Denizli, Aydın, İzmir, Manisa ve Antalya’da bulunan on dört tesisinde hazır beton
üretmektedir.
I.1.5. Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.
(18) Fabrikası Isparta’da bulunan GÖLTAŞ’ın hisselerinin %68,77’si halka açıktır. Şirket
yönetimi ise A Grubu hisselerin %59’una sahip olan Şevket DEMİREL’dedir. Teşebbüs
yıllık (…..) milyon ton klinker ve (…..) milyon ton çimento öğütme kapasitesine sahiptir.
GÖLTAŞ’ın iştiraki olan Göltaş Hazır Beton ve Yapı Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin
Isparta, Burdur, Kütahya, Antalya, Manavgat, Belek, Yeniköy ve Alanya’da hazır beton
üretim tesisleri bulunmaktadır.
16-02/44-14
5/84
I.2. İlgili Pazar
I.2.1. İlgili Ürün Pazarı
(19) Kurul’un önceki kararları1 göz önünde bulundurularak dosya kapsamında ilgili ürün pazarı
“gri çimento pazarı” olarak belirlenmiştir.
I.2.2. İlgili Coğrafi Pazar
(20) Çimentonun yükte ağır pahada hafif bir ürün olması, ekonomik olarak satılabildiği bölgeyi
sınırlandırmakta ve bu bölgeyi büyük ölçüde nakliye masraflarının ürünün fiyatına ve/veya
toplam maliyetine oranı belirlemektedir. Bu bölgenin dışına çimento satılması, nakliye
masraflarını artırmakta, bu da kârlılığı ortadan kaldırabilmektedir.
(21) Çimento sektörünü konu alan rekabet hukuku incelemelerinde ilgili coğrafi pazar, genellikle
fabrikanın bulunduğu yerden 250–300 km ile çevrelenen bölge dikkate alınarak bölgesel
seviyede belirlenebilmektedir. Bunun dışında Elzinga-Hogarty testi, %10 Kriteri gibi
yöntemlerden de faydalanılmaktadır.
(22) Kurul’un geçmiş tarihli kararlarında ve “İlgili Pazarın Tanımlanmasına Dair Kılavuz”un 20.
maddesinde de ifade edildiği üzere, tanımlamanın sonuca etki etmediği durumlarda ilgili
pazar tanımı yapılması şart değildir2. Mevcut dosya açısından bakıldığında, iddia konusu
eylemlerin Kanun’un 4. maddesi ile yasaklanan birtakım uygulamaları içerdiği
görülmektedir. Dolayısıyla soruşturma konusu eylemlerin incelenmesinde, ilgili coğrafi
pazarın belirlenmesi sonuç açısından belirleyici olmayacaktır. Öte yandan, yapılan
analizlerin ve değerlendirmelerin anlaşılabilir ve karşılaştırılabilir olmasını teminen
teşebbüslerin faaliyet alanları dikkate alınmaktadır. Bu kapsamda, yapılan analizlerde,
ağırlıklı olarak teşebbüslerin çıkar ilişkilerinin kısmen ve/veya tamamen kesiştiği alanlar
dikkate alınarak “İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak ve Isparta” illerini
kapsayan alan üzerinde durulmuştur.
I.3. Tespitler
I.3.1. Dosya Konusu İddialar
(23) Dosya konusu iddialara, T.C. Gümrük ve Ticaret Bakanlığı (Bakanlık) ve inşaat sektörü
temsilcileri tarafından gönderilen yazıların yanı sıra, bu sektörde faaliyet gösteren tüzel
ve/veya gerçek kişilerce muhtelif tarihlerde yapılan çok sayıda başvuru dilekçesinde de
dikkat çekilmektedir.
(24) Rekabet Kurumu (Kurum) kayıtlarına 20.03.2014 tarih ve 1642 sayı, 02.04.2014 tarih ve
1882 sayı ile intikal eden Bakanlık yazısında;
- İzmir’de faaliyet gösteren çimento üreticilerinin aralarında anlaştıkları ve çimento
fiyatlarına ciddi oranda zamlar uygulandığı,
- Çimento fabrikalarının yerleşkeleri esas alınarak müşteri paylaşımı yapıldığı ve
böylece gerek çimento gerekse hazır beton fiyatlarının istenilen düzeyde belirlendiği,
iddialarına yer verilmektedir.
1 05.09.2013 tarih ve 13-50/719-305 sayılı, 24.01.2013 tarih ve 13-07/65-34 sayılı, 06.04.2012 tarih ve 12-
17/499-140 sayılı, 31.03.2013 tarih ve 11-20/378-117 sayılı Kurul kararları.
2 16.06.2011 tarih ve 11-37/779-245 sayılı, 28.08.2012 tarih ve 12-42/1321-434 sayılı, 16.10.2012 tarih ve
12-50/1445-492 sayılı Kurul kararları.
16-02/44-14
6/84
(25) Kurum kayıtlarına 20.01.2014 tarih ve 408 sayı, 04.04.2014 tarih ve 1920 sayı, 25.04.2014
tarih ve 2330 sayı ile giren şikâyet başvurularında da benzer iddialara yer verilmektedir. Bu
başvurularda;
- Muğla ilinde faaliyet gösteren hazır beton üreticilerinin aralarında anlaşarak 4054
sayılı Kanun’u ihlal ettikleri,
- Söz konusu hazır beton üreticilerinin çimento hammaddesindeki maliyet artışından
kaynaklanarak hazır beton fiyatlarını artırdıklarını iddia ettikleri ve bu duruma
çimento fabrikalarının aralarında yaptıkları bölge ve müşteri paylaşım anlaşmasının
yol açtığı
bilgisine yer verilmiştir.
(26) Kurum kayıtlarına 27.02.2014 tarih ve 1214 sayı ile giren ve BİMER aracılığı ile yapılan
bilgi edinme başvurusu, çimento katkılı üretim yapan bir tesis yetkilisi tarafından yapılmıştır.
Konuya ilişkin olarak ilgili teşebbüs yetkilisi ile 07.03.2014 tarihinde telefon görüşmesi
yapılmış ve aynı gün e-posta ile bilgi verilmiştir. Bu başvuru Ege Bölgesi’ndeki çimento
üreticilerinin aralarında anlaştıkları ve çimento ürününün fiyatını fahiş ölçüde artırdıkları
iddialarını içermektedir.
(27) Kurum kayıtlarına 29.04.2014 tarih ve 2393 sayı, 21.04.2014 tarih ve 2243 sayı ile giren ve
BİMER aracılığı ile yapılan başvurularda;
- Çimento sektöründe faaliyet gösteren firmaların çimento fiyatlarına yüksek oranlarda
zam yaptıkları,
- Anlaşma yapmak suretiyle çimento sektöründe pazar paylaşımı gerçekleştirdikleri
ve bayilerinin başka marka çimento satışını çimento fabrikaları bazında
engelledikleri
iddialarına yer verilmiştir.
(28) Ayrıca bu süreçte Manisa Valiliği tarafından gönderilen ve çimento ürününe ilişkin fiyat
düzenlemesi yapılmasının talep edildiği bir dilekçeyle, 09.12.2014 tarih ve 7012 sayı ile
kayıtlara giren ve çimento fiyat bilgilerini içeren 08.09.2014 tarih ve 5115 sayılı yazılar ihbar
olarak değerlendirilerek soruşturma çerçevesinde ele alınmıştır.
(29) Ayrıca, 09.07.2015 tarih ve 15-29/433-M sayılı Kurul kararı uyarınca Kurum kayıtlarına
20.02.2015 tarih ve 915 sayı, 12.03.2015 tarih ve 1342 sayı ile intikal eden ve Denizli ilinde
faaliyet gösteren çimento üreticilerinin, bölge paylaşımı ve fiyat anlaşması
gerçekleştirdikleri iddiasını kapsayan başvuruların ilgisi nedeniyle mevcut soruşturma
kapsamında değerlendirilmesine karar verilmiştir
(30) İddialar kapsamında, özellikle Ege Bölgesinde faaliyet gösteren teşebbüslerin, anlaşma,
uyumlu eylem ve/veya pazar/müşteri paylaşımı olarak nitelendirilen eylemleri sonucunda
çimento fiyatlarındaki olağan dışı bir artış gerçekleştiği öne sürülmektedir.
16-02/44-14
7/84
I.3.2. Soruşturma Kapsamında Elde Edilen Belgeler
(31) Önaraştırma aşamasında, Eren Holding A.Ş’nin genel merkezinde, Adoçim Çimento Beton
Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin genel merkezinde ve çimento fabrikasında, BATIÇİM’in genel
merkezinde ve BATISÖKE’nin çimento fabrikasında, ÇİMENTAŞ’ın genel merkezinde ve
çimento fabrikasında, Akçansa Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin satış bürosunda ve
Aliağa Terminalinde, AS ÇİMENTO’nun genel merkezinde ve fabrikasında, DENİZLİ
ÇİMENTO’nun genel merkezinde, GÖLTAŞ’ın genel merkezinde ve çimento fabrikasında
yerinde incelemeler yapılmıştır. Ayrıca ilgili teşebbüslerden çeşitli bilgi ve belgeler talep
edilmiştir. Yürütülen soruşturma kapsamında ise BATIÇİM, ÇİMENTAŞ, GÖLTAŞ ve
Mutaş İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.’de yerinde inceleme gerçekleştirilmiştir. Ayrıca
soruşturma taraflarından çeşitli bilgiler alınmıştır. Yerinde incelemelerde elde edilen
belgelerden Türkiye Çimento Müstahsilleri Birliği (TÇMB) çatısı altında stratejik öneme
sahip bilgilerin paylaşıldığı şüphesinin oluşması nedeniyle Rekabet Kurulu’nun 02.07.2014
tarih ve 2014-5-13/BN-02 sayılı kararıyla TÇMB’de yerinde inceleme gerçekleştirilmiş ve
bilgi talebinde bulunulmuştur. Talep edilen bilgiler, TÇMB tarafından süresi içerisinde
gönderilmiştir. Rekabet Kurulu’nun 01.10.2014 tarih ve 14-37/718-M sayılı kararıyla
yerinde inceleme ve bilgi isteme yetkilerinin çimento ve/veya klinker ihracatı alanında
faaliyet gösteren teşebbüsler hakkında da kullanılmasına izin vermesi üzerine, H.C Trading
B.V, Meta İç ve Dış Ticaret A.Ş. ve Medcem Global Pazarlama A.Ş.’de yerinde inceleme
gerçekleştirilmiş ve bu teşebbüslerden bilgi talebinde bulunulmuştur. Talep edilen bilgiler,
süresi içerisinde gönderilmiştir. Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri ile de bir görüşme
gerçekleştirilmiş ve bilgi talebinde bulunulmuş, talep edilen bilgiler süresi içerisinde
gönderilmiştir. Ayrıca inşaat sektörünün çeşitli kademelerinde yer alan sektör temsilcileri
ve oyuncuları ile görüşmeler gerçekleştirilmiştir.
(32) Soruşturma kapsamında elde edilen bilgi ve belgeler, ulaşılan bulguları net bir şekilde
açıklaması amacıyla üç farklı döneme ayrılarak verilecektir. Bu dönemler sırasıyla;
- İddiaya konu eylemlerin öncesini gösterir şekilde Ocak-Mart 2013 (2013 yılı birinci
çeyrek) dönemi öncesi,
- İddiaya konu eylemlerin başlangıcından 2014 yılı son çeyreğine uzanan dönem
(Ocak-Mart 2013 (2013 yılı birinci çeyrek)– Ekim-Aralık 2014 (2014 yılı dördüncü
çeyrek) dönemi3)
- ve son olarak Ekim-Aralık 2014 (2014 yılı dördüncü çeyrek) dönemi sonrası
olarak belirlenmiştir. Bu kapsamda elde edilen bilgi ve bulgular şu şekildedir:
I.3.2.1. Ocak-Mart 2013 Dönemi Öncesi
(33) Bu bölümde 2013 yılının ilk çeyreğinden önceki dönemde, incelemeye konu pazarlardaki
durumu gösterir belgelere yer verilecektir.
3 İhlal iddialarına ilişkin dönemin saptanmasında eldeki tüm bilgi ve belgeler değerlendirilmiştir. Bu
değerlendirme neticesinde, başlangıç tarihinin 2013 yılının Ocak ve Mart ayları arasında bir tarih olduğu; bitiş
tarihinin ise 2014 yılının Ekim ve Aralık ayları arasında kalan bir tarih olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
16-02/44-14
8/84
(34) Delil 1: BATIÇİM çalışanları arasında gerçekleşen 12 Nisan 2013 tarihli ve “Düşüncelerim”
başlıklı yazışmada çimento sektörünün geçmiş dönemine ilişkin tespit ve
değerlendirmelere yer verilmektedir.
“Sektörümüzle ilgili çimento fabrikalarının iç tüketimi göz önüne almadan ihracat
düşüncesiyle yaptığı kapasite artırımları, dışardaki hesaba uymaması nedeniyle arz
fazlası yaratmış ve dengeleri olumsuz etkilemiştir. Avrupa’daki genel durgunluk, alınan
ekonomik tedbirler, Arap dünyasındaki karışıklık, ihracatta düşünülen seviyenin
gerçekleşmemesine neden olmuştur. Dış pazarda da rekabetten dolayı ihracat fiyatları
düşmüş, doğal olarak fabrikalar kapasitelerini iç pazara yönlendirmiştir. Bu yüzden
çimento fiyatları, zaman zaman değerinin çok altında seyir etmiş ve bölgelere fazla
miktarda sürpriz çimentolar girmiştir.
…”
(35) Delil 2: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 26 Haziran 2012 tarihli ve “… İnşaat
dökme çimento fiyatları hk.” başlıklı yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Muğla bölgesinde yapılan bölge araştırmalarında dökme çimento müşterimizde (Yetkili
Bayi altı müşteriler) belirli fiyat değişikliği gereksinimine ihtiyaç görüldüğü tespit
edilmiştir. Yaklaşık 45 gündür düşük fiyatlı çimento satmaya devam eden As Çimento
ya diğer rakiplerimiz de uymuştur ve bu nedenle müşterimiz rekabette
zorlanmaktadırlar. Bu fiyat değişiklikleri aşağıdaki gibidir. Konuyu görüş ve onayınıza
arz ederim.”
…
“Aşağıda detayını da bulabileceğiniz konu işlerde bayi altı dökme fiyatlarımız piyasanın
oldukça üzerinde kalmıştır ve benim son bölge ziyaretimde de bu konuda destek sözü
verilmiştir. Konu müşteriler artık Çimentaş tan çimento almayı kesip rakibimiz AS
Çimento ya dönüş yapacaklarını da bildirmişlerdir. Bu konularla ilgili olarak hazırlanan
teklifleri onayınıza sunarım…”
(36) Delil 3: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 5 Kasım 2012 tarihli ve “…’ye düşük
fiyat teklifi hakkında” başlıklı yazışma aşağıdaki şekildedir:
“Uzun uğraşlar sonucu yetkili bayimiz … kanalı ile çalışmaya başladığımız (devam
ettiğimiz) Manisa/Gördes’teki müşterimiz …’ye rakibimiz Denizli Çimentodan gelen üst
üste düşük teslim fiyatlarından (Önce (…..) TL/ton+KDV / CEM I 42,5 Teslim, Şimdi
(…..) TL/ton+KDV Teslim) sonra; (…..) TL/Ton+KDV Teslim CEM I 42,5 fiyatına
aşağıdaki uygulama ile düşmüştük.
Ancak Denizli Çimento’nun tekrar teslim fiyatını ((…..) TL/ton+KDV CEM I 42,5)
düşürmesi nedeni ile Bayimiz tarafından destek beklediğini iletmiştir. Önerimiz
aşağıdaki gibidir, görüş ve onayınıza arz ederim.
…
Önerilen Uygulama
…
Fiyatı: (…..) TL/TON + KDV (Çimentaş Fabrika teslim) (%(…..) Prim vardır)
Nakliye Fiyatı (…..) TL/Ton + KDV (7.11.2012 tarihinden geçerlidir)
…
Sizinle de paylaştığım … Gördes Şantiyesine, rakibimiz Denizli Çimento tarafından
düşük teslim fiyatı teklif edilmiş ve müşteri, yet. Satıcımız (…)’a ulaşarak en azından
eşit fiyat istemiştir. Bu sebeple hazırladığımız yaklaşık 2 TL/Ton luk yeni fiyat teklifine
ait konuyu onayınıza sunarım,
Saygılarımla”
16-02/44-14
9/84
(37) Delil 4: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 18 Ekim 2012 tarihli ve “Fiyat Farkı
Uygulamaları hakkında” başlıklı yazışma aşağıdaki ifadeleri içermektedir:
“Ağustos 2012’den bu yana oluşan Pazar şartlarında, dökme çimento müşterilerimize,
rakibimiz Asçimento’nun teklif ettiği düşük fiyatlar neticesinde, farklı tarihlerde
başlattığımız Fiyat Farkı Uygulamaları aşağıdaki gibidir, bilgi ve onayınıza arz ederim.
Not: Rakiplere göre Dökme çimento Fiyat karşılaştırma tablosu ektedir.
…”
(38) Delil 5: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 19-20 Aralık 2012 tarihli ve “…
Müşterisi … hakkında” başlıklı yazışmada aşağıdaki ifadeler yer almaktadır:
“Yetkili satıcımız …, oluşan Pazar şartlarında As Çimento’nun düşük fiyatları karşısında
uzun süredir dökme çimento veremediği Bornova Işıkkkent’teki müşterisi … ‘e yeniden
fiyat teklifi vermek istediğini bu konuda bizlerden fiyat desteği beklediklerini
bildirmişlerdir. Konu iş için önerimiz aşağıdaki gibidir…
Not: …’e yapılan ziyarette rakip firmalardan CEM II 42,5 dökme çimentoyu şantiye
teslim (…..) TL/Ton+KDV’ye aldığı tespit edilmiştir.
Güncel Uygulama:
…
Fiyatı (…..) TL/TON + KDV (Net Fiyat)(Çimentaş Fabrika Teslimi)
…
Önerilen Uygulama:
…
Fiyatı (…..) TL/TON + KDV (Net Fiyat)(Çimentaş Fabrika Teslimi)
…
Pazar şartlarından dolayı çok tedarikçiyle çalışan … bir süre önce tarafımızdan çimento
alımını durdurup AS Çimento dan almaya başlamıştır. Ancak geçtiğimiz günlerde yetkili
satıcımız …’ye tekrar ulaşarak AS Çimento’dan almak istemediğini, rakiplerimiz
Akçansa ve Batıçim den almaya başladığını, bu sebeple bizden de fiyat beklediğini
bildirmiştir. AS Çimento nun yerini almak adına …’nin fabrika teslimi (…..) TL olan net
fiyatını, (…..) TL net (…) fabrikaya çekmek yeterli görülmektedir.
Onayınıza sunarım,
Saygılarımla”
(39) Delil 6: TÇMB tarafından gönderilen ve 22 Eylül 2012 TÇMB İstişare Kurulu toplantısı için
hazırlanan “Türkiye Çimento Sektörüne İlişkin” başlıklı sunumda aşağıdaki ifadeler yer
almaktadır:
GENEL EKONOMİK ŞARTLAR ve ÖZELDE SEKTÖR ŞARTLARI
ZORLAŞMAKTADIR
a) GSYH’nin artış hızı düşmektedir.
b) Çimento iç Pazar satışları azalım eğilimine girmiştir.
c) Çimento ihracatı düşmektedir. İhraç fiyatları azalmaktadır.
d) Maliyetler Artmaktadır.
e) Kapasiteler Hızla Artmaktadır.
f) Düşük Karlılık – Düşük Şirket Değeri
16-02/44-14
10/84
(40) Yukarıda yer verilen belgeler incelendiğinde iddia konusu eylemlerin başladığı Ocak-Mart
2013 tarihi öncesindeki pazar yapısı hakkında ulaşılan tespitler şu şekildedir:
İç pazarda yoğun bir rekabet ortamı mevcuttur. Bu rekabet ortamında AS ÇİMENTO ve
DENİZLİ ÇİMENTO İzmir, Manisa, Muğla gibi illere, bu illere görece yakın konumdaki
ÇİMENTAŞ ve BATI ANADOLU GRUBU’nu zorlayan fiyat teklifleri sunmakta, bölgeden
müşteri kazanmaktadır. ÇİMENTAŞ’ın bu fiyat tekliflerine karşı hamle olarak indirimli
fiyatlar sunduğu ve hatta “Fiyat Farkı Uygulaması” adı altında rekabetçi fiyat stratejileri
benimsediği görülmektedir.
2012 yılında duyulan endişelerden birisini, ihracat pazarlarına açılmak amacıyla
yapılan kapasite yatırımları oluşturmaktadır. Ancak ihracat piyasalarında yaşanan
durgunluk, iç piyasadaki arz miktarını arttırmaktadır. Bu durum iç pazardaki rekabet
ortamını da tetiklemektedir.
2012 yılına ilişkin olarak yapılan değerlendirmelerde kârlılık oranlarının düştüğü ifade
edilmektedir.
(41) 2012 yılına ilişkin olarak yapılan bu tespitler, 2013 yılında iç pazarda rekabetin artan
oranlarda gerçekleşeceği ve satış fiyatlarının da düşme eğilimine gireceği yönünde bir
öngörü oluşmasını sağlamaktadır. İhracat piyasalarında artan rekabet ortamında Türk
üreticilerin payları düşmekte, bu pazarlara yapılan satışlar olumsuz etkilenmektedir. Bu
durum iç piyasada arz fazlasının oluşmasına ortam hazırlamaktadır. İç piyasa talebinde
anormal bir artışın bulunmadığı varsayımı altında, 2012 yılında yaşanan rekabetin 2013
yılına da yansıyacağı ve teşebbüslerin birbirlerinin pazarlarından pay kapma mücadelesine
gireceği beklenmektedir. Bununla birlikte, gerek sektör oyuncuları tarafından sıklıkla Kurul
gündemine getirilen, gerekse mevcut dosya bakımından yapılan incelemelerde edinilen
bilgi ve belgelerden anlaşılacağı üzere, iç piyasada 2013 yılında yüksek düzeyde fiyat
artışlarının gerçekleştiği görülmektedir.
I.3.2.2. Ocak-Mart 2013 – Ekim-Aralık 2014 Dönemi
(42) Bu bölümde 2013 yılının ilk çeyreğinden sonraki dönemde, incelemeye konu pazarlardaki
durumu gösterir belgelere yer verilmektedir. Bu dönem dosya kapsamında yapılan şikayet
başvurularının işaret ettiği 2013 yılını kapsamaktadır. Veriler üzerinde yapılan analizler
sonucunda, söz konusu dönemin Ekim-Aralık 2014 itibarıyla sonlandırılabileceği kanaatine
varılmıştır. Pazardaki rekabet koşullarının bu tarih aralığında normal olmayan bir şekilde
biçimlendiği anlaşılmaktadır.
(43) Delil 7: Bu döneme ilişkin ilk belgeler BATIÇİM’de yapılan yerinde incelemede elde
edilmiştir. Bu çerçevede iki farklı metne ulaşılmıştır. 19.12.2013 tarihli ilk metnin, BATIÇİM
İhracat Şefi (…..) tarafından yine BATIÇİM Pazarlama ve Satış Müdürü (…..) gönderildiği
anlaşılmaktadır. Bu çerçevede, metnin konusunun, ilk pragrafında da ifade edildiği üzere,
“2013 yılı Ocak-Kasım dönemi çimento ihracatı detaylı istatistiki bilgilerinin paylaşıldığı
Çimento Sektör Toplantısı” olduğu görülmektedir. İkinci metin ise 13.02.2014 tarihinde yine
(…..) tarafından gönderilmiş, bu sefer BATISÖKE Genel Müdür Yardımcısı (…..) ve
BATIÇİM Çimento ve Pazarlama Satış Müdürü (…..) gönderilmiştir. Bu metinde ise 2013
Ocak-Aralık dönemi değerlendirilmiştir.
(44) Belgeler incelendiğinde, yakın tarihli belgenin bir önceki üzerinden değişiklik yapılmak
suretiyle oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ikinci belgede tekrar içeren ifadeler
bulunmaktadır.
16-02/44-14
11/84
(45) Belgede ifade edilen toplantılar sırasıyla 18.12.2013 ve 12.02.2014 tarihlerinde “Çimento,
Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçı Birliği” bünyesinde ve İstanbul Dış Ticaret
Kompleksi ev sahipliğinde gerçekleştirilmiştir. Her iki toplantı da Yönetim Kurulu Başkanı
Ali ÖZİNÖNÜ başkanlığında gerçekleştirilmiştir. Söz konusu toplantılara ilişkin Orta
Anadolu İhracatçılar Birliği (OAİB)’den talep edilen katılımcı listelerine göre, soruşturmaya
konu teşebbüsler adına;
18.12.2013 tarihli toplantıya,
AS ÇİMENTO adına Dış Ticaret Şefi Neslihan ÜÇGÜN,
BATIÇİM adına İhracat Şefi Ersin ÖZDEMİR, Pazarlama ve Satış Müdürü Sayit
GÜRSOY,
ÇİMENTAŞ adına Endüstriyel İlişkiler ve İhracat Başkanı İ. Ali ÖZİNÖNÜ,
Endüstriyel İlişkiler ve İhracat Başkanı S.Enis ÜRGEN,
GÖLTAŞ adına Bülent MAZACIOĞLU, Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan DEMİREL,
Dış Ticaret Müdürü Mustan KORUK, İcra Komitesi Başkan Yardımcısı Sertaç Bora
ÖZYURT
12.02.2014 tarihli toplantıya;
AS ÇİMENTO adına Dış Ticaret Şefi Neslihan ÜÇGÜN,
BATIÇİM adına İhracat Şefi Ersin ÖZDEMİR,
ÇİMENTAŞ adına Endüstriyel İlişkiler ve İhracat Başkanı Ali ÖZİNÖNÜ, Endüstriyel
İlişkiler ve İhracat Başkanı S.Enis ÜRGEN,
DENİZLİ ÇİMENTO adına Ender ŞAHİN,
GÖLTAŞ adına Dış Ticaret Müdürü Mustan KORUK, İcra Komitesi başkan
Yardımcısı Sertaç Bora ÖZYURT
tarafından katılım sağlanmıştır.
(46) Belgede şu ifadelere yer verilmektedir:
“…
“As Çimento ve Göltaş fabrikaları iç piyasanın çok iyi olmasından ötürü (özellikle As
Çimento) şimdilik stoklarının fazla olmadığını …söylediler.”,
“Fabrikanın4 şu an elinde 200.000 ton‘a yakın klinker stoğu bulunmakta”
“(…..TİCARİ SIR…..) ve Ali Bey’de 2014 yılında biz de klinker ihracatı yapmaya
başlayacağız diye açıkça ifade etti. Önümüzdeki hafta Azerbaycan’a ilk yüklemelerini
yapmayı planlıyorlar. İlk etapta 65.000 tonluk bir antlaşma yaptılar fiyat 42,00-42,50
USD İzmir Limanı teslim.”
“Çimentaş’ın 2014 yılı için de İsrail’e çimento sevkiyatı devam edecekmiş. Yıllık
yaklaşık 600.000 ton İsrail ve Libya’ya çimento satıyorlar.”
“Ali Bey ihracat müdürleri Enis Bey’e* açıkça kendi fabrikalarının klinker maliyetini
sordu Enis Bey’de klinkerin değişken maliyetinin İzmir limanı için 37.00 USD olduğunu
ifade etti. (Bizim değişken maliyetimiz İzmir limanı için 37.80 USD)”
“Toplantıda özellikle günlük üretimleri fazla olan fabrikalar eğer çimento sattıkları
pazarlar açılmazsa veya yeni pazarlar bulamazlarsa klinker ihracatı yapmayı
düşündüklerini söylediler”
…”
4 Çimentaş İhracat Müdürü Sırrı Enis ÜRGEN olduğu kanaatine varılmıştır.
16-02/44-14
12/84
(47) OAİB’den ilgili toplantılarda gerçekleştirilen sunumlar talep edilmiştir. Ancak bu sunumlar
incelendiğinde, yukarıda bahsi geçen konuların hiçbirisinin gönderilen sunumlarda yer
almadığı görülmüştür. Bu durum, toplantıda konuşulan hususların ihracata ilişkin olarak
yapılan sunumlarla sınırlı kalmadığını veya belgede yer verilen değerlendirmelerin toplantı
öncesi/sonrası bir ortamda konuşulmuş olabileceği ihtimalini gündeme getirmiştir. Ancak
her durumda, söz konusu tarihte soruşturmada adı geçen teşebbüslerce ilgili toplantılara
katılım sağlandığı ve bu teşebbüslerin bilgi paylaşımı kapsamında stok, maliyet ve
geleceğe ilişkin işletme stratejisi olarak nitelendirilebilecek bilgileri de paylaştıkları tespit
edilmiştir.
(48) Delil 8: ÇİMENTAŞ’ta yapılan incelemede elde edilen ve aksiyon planlarının
değerlendirildiği aşağıdaki tabloda belirli teşebbüslere yapılan çimento satışlarının
düşürülmesi ve fiyat artışlarının sağlanması konusunda stratejilere yer verilmektedir:
"Aksiyon Ürün Bölge Güncel Uygulama Önerilen
Uygulama
Başlangıç
T.
…
Müşterimiz … Betonun
Satış Fiyatının Arttırılması
Dökme
Çim.
Kuzey
(Edremit-
Burhaniye)
…= (…..) Teslim …= (…..) Teslim 01.04.2013
Yetkili Bayimiz …'nun Müşterisi
…'ın Satış Fiyatının Arttırılması
Dökme
Çim.
Manisa-Gördes …= (…..) Teslim …= (…..) Teslim 01.04.2013
Yetkili Bayimiz …'nın Müşterisi
…'nin Satış Fiyatının Arttırılması
Dökme
Çim.
Aydın Merkes …= (…..) Teslim …= 120 Teslim 01.04.2013
Müşterimiz … Beton'un Satış Miktarının
düşürülmesi
Dökme
Çim.
Güney
(Marmaris-
Muğla-Yatağan-
Datça)
Aylık Ort. (…..)
Ton
…Kota ile (…..)
Tona
düşürülmesi
01.04.2013
…
2011 yılında toplam dökme çimento
Satışlarının %(…..)'i CEM II 42,5 R Olarak
gerçekleşirken, 2012 yılında
Toplam dökme satışının %(…..)'sı
CEM II 42,5 R olarak gerçekleşti. Hedef
2013 yılında toplam dökme satışının
%(…..)'ini CEM II 42,5 R olarak
gerçekleştirmek ve klinker kazancı
sağlamak.
CEM II 42,5 R
kullanmayan …'u
01.04.2013
CEM II 42,5 R'ye çevirmek
Dökme çimentoda (…..) olan
Vadelerin (…..) gün olarak
İyileştirilmesi
Dökme
Çim.
Tüm Bölgeler 15.04.2013
…"
16-02/44-14
13/84
(49) Delil 9: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 25-26.03.2013 tarihli ve “SOP
Meeting 03.13” başlıklı yazışmada ilgili dönemde çimento sektörüne ilişkin tespit ve
değerlendirmelere yer verilmektedir.
“Sayın İlgililer,
Dün gerçekleştirilen SOP toplantısında alınması öngörülen önlemler sonucunda Nisan
ve Mayıs ayları için oluşan güncel tahmin ekte bilgilerinize gönderilmiştir. Toplantıda
görüşülen senaryoda SOP Rev-3.1a planı baz alınarak;
Nisan ayı için,
Ayın 20’sine kadar planlanan iç piyasa satışında toplam (…..) ton kesintiye
gidilmesi,
Ayın ilk yarısında yer alan (…..) tonluk bir İsrail gemisinin ve (…..) tonluk Libya
satışının iptal edilmesi,
Mayıs ayı için,
Ay boyunca toplamda (…..) ton iç piyasanın kısılması
Yönünde, klinker stoğunu iyileştirme amaçlı önlemler alınması kararlaştırılmıştır.
Buna göre; Nisan ve Mayıs aylarında (…..) ton satışın ((…..) ton) kesilmesi ile yaklaşık
(…..) ton ((…..) ton) klinker stok artışı öngörülmüş olup, ay sonu stoklarının Nisan ayı
için –(…..) tondan (…..) tona, Mayıs ayı için ise (…..) tondan (…..) tona iyileştirilmesi,
Nisan ayında tahminlenen minimum stoğun ise (…..) tondan (…..) tona yükseltilmesi
planlanmıştır.”
…”
(50) Delil 10: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 05.04.2013 tarihli ve “CM İZMİR
MART Aylık Rapor” başlıklı yazışmada ilgili dönemde çimento sektörüne ilişkin tespit ve
değerlendirmelere yer verilmektedir:
“Mart ayı geneline bakıldığında inşaat sektörünün çok iyi gittiği, talebin ve iş
yoğunluğunun hem çimento hem de beton sektörü için arttığını ancak bunun yanında
finansman sıkıntısına giren firma sayısının ve tahsilat sorununun yükselişe geçtiği
görülmektedir. Çimentaş İzmir Çimento fb. açısından ise; Mart ayında yaşanan kül
üretim problemi nedeni ile 29.03.2013 itibarı ile (ortalama satış (…..) Ton/gün olacak
şekilde) dökme çimento satışında kota uygulaması başlatılmıştır. Bunun yanı sıra CM
İzmir Pazarlama Müdürlüğü olarak geliştirdiğimiz “Aksiyon Planları” çerçevesinde
öncelikli olarak “satış bölgeleri optimizasyonu” yapılmıştır. Buna göre fabrikaya
uzaklıklarından dolayı nakliyeleri yüksek olan ve bölgesel etkilerin altında oldukça
düşük fiyattan satış yapmak zorunda kaldığımız Güney bölge müşterilerimizden … gibi
müşterilerden çıkılarak, fiyatlarımızın iyi olduğu İzmir ve yakın bölge müşterilerine
hizmete ve bunun yanında çıkacak iyi fiyatlı “spot” işlere kanalize olunmuştur. Yine
dökme çimento müşterilerimizden kuzey bölgedekilerin fiyatları 10-15 TL/Ton
arttırılmıştır. Bu artışta ise yine bölgesel efektlerden dolayı düşük fiyata sahip ve
karlılığımızı düşüren … Beton ile çalışmamıza ara verilmiştir. Yapılan bu optimizasyon
sonucunda ise Mart sonu itibarıyla yaklaşık (…..)TL/Ton olarak gerçekleşmesini
beklediğimiz dökme çimento fiyat ortalamamız yaklaşık (…..)TL/Ton seviyelerine kadar
yükselmiştir (Bütçede (…..) TL/Ton+kdv). Kota uygulamasının son gelişmeler ışığında
Nisan ve Mayıs aylarında da devam edeceği öngörülmektedir… Çimbeton; Nazilli-
Kuşadası-Torbalı santralleri için alımlarına 24.03.2013 tarihine kadar Batı Söke
Çimento’dan, 25.03.2013 tarihi itibari ile (Manisa Santrali de ilave olarak) Denizli
Çimento’dan devam etmiştir.
….
Dökme: 01.03, 06.03 ve 09.03.2013 tarihlerinde yapılan dökme çimento fiyat artışları
ile Şubat ayında (…..) TL/TON+KDV olarak gerçekleşen ortalama dökme çimento
16-02/44-14
14/84
fiyatının Mart ayı sonunda (…..) TL/TON+KDV olarak gerçekleşmesi
tahminlenmektedir.
…
Mart ayında dökme çimentoda bütçelenen (…..) Ton miktara karşılık, (…..) ton satış
miktarı gerçekleşmiştir. Bunun başlıca sebepleri; Hava koşullarının iyi gitmesi,
piyasadaki iş hacminin beklenenin üzerinde olması. Nisan ayında ise bütçelediğimiz
(…..) MT luk dökme satış rakamımız, üretim sıkıntısı ve uyguladığımız kota sebebiyle
(…..) MT olarak revize edilmiştir.”
(51) Delil 11: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 04.03.2013 tarihli ve “müşteri
talepleri hakkında” başlıklı yazışmada ilgili dönemde yapılan zamlar karşısında müşteri
talepleri değerlendirilmektedir:
“01/03 de yaptığımız ve 06/03/2013 tarihinde yapmayı planladığımız fiyat artışlarının
ardından, özellikle güney bölgelerimizde ticaret hayatını devam ettiren müşterilerimizde
destek talepleri olmuştur. Firmalarla yüz yüze de yaptığımız görüşmelerde birleştikleri
ortak nokta “zam oranlarının çok yüksek olduğu, ellerinde mevcut fiyatlarıyla aldıkları
işler olduğu ve bu fiyat artışını hiçbir şekilde yansıtamayacaklarını, destek verilmemesi
durumunda büyük bir yara alacakları” yönünde olmuştur. Geçtiğimiz günlerde düşen
fiyatlarla birlikte birçok işi, rakipleriyle rekabetleri sonucu aldıklarını, bunlarında sabit
fiyatlı ve sürekli olduklarını da eklemişleridir.
…sabah size bahsettiğim fiyat artışlarından etkilenmemek için, ellerindeki sabit fiyatlı
işleri öne sürerek, eski fiyatlı çimento almak isteyen müşterilerle ilgili gelen taleplerin
listesi aşağıdaki gibidir.
Biz fiyat değişikliğini müşterilere yaklaşık 6 gün öncesinden duyurmuş olduk. Daha
önceki uygulamaları göz önüne alarak isterseniz 4-5 günlük bir süre daha tanıyalım.”
(52) Delil 12: GÖLTAŞ’a müşterisi tarafından 14 ve 26 Mart 2014 tarihlerinde gönderilen
yazılarda;
“Yüksek miktarlı ihracat programları yaparak, iç piyasayı çökertecek derecede, hizmet
verilmesini imkansızlaştıracak uygulamalar kararlar almak çok riskli… Fabrikamıza; bu
kadar aşırı ihracat programı yerine, daha makul miktarlar alınamaz mıydı?”,
“fabrikamızın ihracat planlamaları yaparken devam etmekte olan ve sürekli bu
fabrikadan beslenen ve rutini oluşmuş şantiyeleri dikkate almasını rica ederiz nereden
gidecek bu şantiyelerin malı her şantiye bir iş programı verimlilik dahilinde çalışmakta
bizim lojistik sistemlerimizde aynı şekilde”
ifadeleri kullanılarak, GÖLTAŞ’ın ihracat politikasından duyulan rahatsızlık dile getirilmiştir.
(53) Delil 13: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 28.01.2014 tarihli ve “Klinker satış
ve stok hk” başlıklı yazışmada ilgili dönemde yapılması planlanan klinker satışları
değerlendirilmektedir:
“Güncel satış ve üretim planı dikkate alınarak SOP Rev. 1.2 çalışmasına göre;
…
(…..) ton iç piyasa çimento satışı,
(…..) ton ihracat çimento satışı,
İle birlikte (…..) ton ihracat klinker satışı klinker stoğu açısından uygundur. Bu plana
göre minimum klinker stoğu Temmuz ayı içerisinde (…..) ton olarak gerçekleşmektedir.
İç piyasa klinker satışı planda “0” olarak görünmektedir.
…”
16-02/44-14
15/84
(54) Delil 14 (Teşebbüsler arası çimento ve klinker alış-verişleri): Yapılan yerinde
incelemelerde çok sayıda belgede rakip çimento üreticileri arasında çimento ve klinker alış-
verişlerinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu alış-verişlerin, söz konusu teşebbüslerin aynı
zamanda hazır beton pazarında faaliyet göstermeleri ve bölgeye yakın teşebbüsten mal
temininin maliyet avantajlarına yol açması, yeni kurulan tesislerin yapımında kullanılması
ve/veya arıza durumlarında gerçekleştirilmesi gibi gerekçelerle yapılabildiği çimento
üreticileri tarafından bildirilmiştir. Öte yandan, sektör oyuncuları ile yapılan görüşmelerde
bu alış-verişlerin bölge paylaşımı neticesinde ortaya çıkan dengesizlikleri giderme amacını
taşıdığı ifade edilmektedir. Söz konusu ticari ilişkiler aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:
Tablo 1 : Rakip Çimento Üreticileri Arasında Çimento ve Klinker Alış-Verişleri
GÖLTAŞ ÇİMENTAŞ
AS Klinker -
BATI ANADOLU Çimento ve Klinker Çimento
(55) Bu bölümde yer verilen belgeler geneli itibarı ile Ocak-Mart 2013 tarihlerinde başlayan ve
piyasadaki fiyat seviyelerine hızlı bir şekilde etki eden gelişmeleri göstermektedir. Bu
çerçevede ilk olarak ihracat konusunda yapılması planlanan “Çimento Sektör Toplantıları”
kapsamında elde edilen belge sunulmuştur. Söz konusu belge 2013 yılının sonu ve 2014
yılının başları olmak üzere iki ayrı toplantıdan çıkarılan sonuçları içermektedir. Belgede yer
verilen hususların incelenmesiyle, toplantı konusunun geçmiş tarihli piyasa gelişmeleri ve
geleceğe yönelik birtakım satış stratejilerini içerdiği anlaşılmıştır. Bu kapsamda iddia
konusu dönemi de içeren ve üçer aylık aralıklarla yapılan bu toplantılarda, rekabet hukuku
açısından hassas ve paylaşılması sakıncalı olabilecek birtakım bilgilerin rakipler arasında
paylaşıldığı görülmüştür. Söz konusu toplantılar ve paylaşılan bilgiler rakip teşebbüslerin
faaliyetlerini, geleceğe yönelik stratejilerini uyumlulaştırmalarını sağlayabilecek niteliktedir.
(56) Bu bölümde yer verilen ve devam niteliğindeki belgelerde 2013 yılının Mart ayında
ÇİMENTAŞ düşük fiyatlı müşterilerini terk etme ve satışlarını İzmir ve çevresine, yüksek
fiyatlı müşterilerine kaydırma stratejisi benimsemektedir. Buna ek olarak, bazı teşebbüslere
yapılan satış miktarlarında da kota uygulamasına geçilmiştir.
(57) ÇİMENTAŞ tarafından belirlenen strateji, pazar paylaşımı iddialarının incelenmesi
bakımından önemlidir. ÇİMENTAŞ’ın söz konusu stratejiyi bireysel iradesiyle tek başına
uygulaması halinde, böyle bir serbestisi bulunmaktadır, ancak soruşturmaya konu diğer
teşebbüslerce de benzer ve sistematik davranışlara gidilmesi noktasında ise, pazar
paylaşımı iddiaları güç kazanacaktır.
(58) Genel olarak belgelerden çıkarılan en önemli sonuç ise iddia konusu dönemde fiyat
artışlarının yaşandığıdır. Kısa süre içinde dökme çimentonun ton başına fiyatlarına 15 TL
dolaylarında zam yapıldığı belgelerden görülmektedir.
I.3.2.3. Ekim-Aralık 2014 Dönemi Sonrası
(59) Yapılan incelemeler neticesinde 2014 yılının son çeyreği itibarıyla fiyat seviyelerinde yatay
bir seyir ve hatta gerileme olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, soruşturma konusu bölgede
yeni bir döneme girildiğine işaret etmektedir. Dolayısıyla, öncelikle anılan dönemde pazar
yapısında ne gibi değişimler yaşandığı hususu incelenmiştir.
16-02/44-14
16/84
(60) Limak Grubunun Manisa’da bulunan Ege Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisi’ni
devralması: Ege Çimento’nun, Eylül 2005 yılında Manisa Turgutlu’da temeli atılmıştır.
Kuruluş kapasitesi (…..) ton/yıl’dır. Tesis Haziran 2006 yılında faaliyete girmiştir. Tesis,
İzmir-Uşak karayolu üzerinde, İzmir’e 45 km, Manisa’ya 30 Km mesafedeki SANCAKLI
Bozköy Dip Mevkii 7. km’de kurulmuştur. Egeçim Yapı Malzemeleri San. ve Tic A.Ş. ‘ye
bağlı olarak kurulan tesis, 02.04.2013 tarihi itibarıyla Limak Grubuna katılmış olup
operasyonlarını Limak Ege Çimento San. ve Tic. A.Ş. (Limak Ege Çimento) olarak devam
ettirmektedir. Tesisin yeni çimento üretim kapasitesi (…..) ton/yıldır.
(61) Delil 15: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 14 Kasım 2013 tarihli ve “CB Manisa
santrali fiyat değişikliği hakkında” başlıklı yazışmada Limak Ege Çimento’nun ÇİMENTAŞ
müşterisine yapmış olduğu teklif değerlendirilmektedir:
“Müşterimiz Çimbeton’un Manisa santraline oluşan Pazar şartlarına göre 14.11.2013
tarihinden geçerli olmak üzere, uygulanacak dökme çimento fiyatları aşağıdaki gibidir,
bilgilerinize arz ederim.
Güncel Uygulama:
…
Fiyatı :(…..) TL/TON + KDV (Çimentaş Fabrika Teslimi)
…
Önerilen Uygulama:
…
Fiyatı :(…..) TL/TON + KDV (Net Fiyat)(Çimentaş Fabrika Teslimi)
Manisa da yeni kurulan … Beton rakibimiz Limak Ege Çimento dan çok düşük ((…..)
TL/Ton teslim Cem 2 teslim, peşin) fiyatla çimento temin ederek Manisa pazarında
rekabetçi fiyatlar uygulamaya başlamış ve grup şirketimiz Çimbeton tarafımıza ulaşarak
Manisa ÇB için fiyat talebinde bulunmuştur. Konu … Bey’le de paylaşılmış ve kendisi
de indirime olumlu bakmıştır.
Buna göre aradaki farkın bir kısmına yönelik fiyat indirim talebi onayınıza
sunulmuştur,
Saygılarımla”
(62) Delil 16: ÇİMENTAŞ çalışanları arasında gerçekleşen 07.10.2013 tarihli ve “Manisa …
Beton hakkında” başlıklı yazışmada, Limak Ege Çimento’nun bölgeye gerçekleştirdiği
rekabetçi fiyatlar değerlendirilmektedir:
“Manisa’da yapımı tamamlanmak üzere olan yeni beton firması … Beton’a ait fotoğraf
ve bilgileri aşağıda görebilirsiniz. Firma; rakibimiz Limak-Balıkesir ile peşin para
yatırmak kaydıyla anlaşmak üzeredir. Limak Çimento’nun teklif ettiği çimento fiyatı,
bizim aynı bölgede, aynı ürün için vadeli uygulama fiyatlarımızın yaklaşık (…..) TL/Ton,
peşin fiyat uygulamamızın (…..) TL/Ton altında kalmaktadır.
Yine 04/10 da edindiğimiz bilgiye göre Limak Çimento, AK Ege’den aldığı Turgutlu
tesisine klinker sevk etmeye başlamıştır…”
(63) OYAK GRUBU’nun Denizli’de yerleşik DENİZLİ ÇİMENTO’yu Devralması: OYAK
GRUBU’nun DENİZLİ ÇİMENTO’yu devralması işlemine 22.10.2014 tarih ve 14-42/769-
343 sayılı karar ile izin verilmiştir. Söz konusu devir işlemi ile DENİZLİ ÇİMENTO’nun da
bağlı yönetimi değişmiştir. Teşebbüsün sahiplik yapısında yaşanan bu değişimin
soruşturma konusunu ve pazarı ne şekilde etkilediğini tespit etmek amacıyla, dosya
kapsamındaki veriler incelenmiştir. Yapılan inceleme neticesinde DENİZLİ ÇİMENTO’nun
devir işlemi ile birlikte CEM I 42,5 ürünü açısından İzmir, Manisa illerine, CEM II 42,5 ürünü
açısından ise İzmir, Aydın ve Manisa illerine ağırlık vermeye başladığı görülmüştür. Bu
durum neticesinde anılan illerdeki fiyat seviyelerinde de gerileme yaşanmıştır. Söz konusu
duruma aşağıda daha detaylı olarak yer verilecektir.
16-02/44-14
17/84
(64) Yukarıda yer verilen bilgi ve değerlendirmeler neticesinde, 2014 yılının son çeyreğinden
itibaren gerek Limak Grubunun gerekse OYAK grubunun bölgeye rekabetçi olarak
değerlendirilebilecek satışlar gerçekleştirdiği ve bu durumun pazardaki rekabetçi gücü
harekete geçirdiği görülmektedir. Anılan dönem itibarıyla fiyat düzeylerinde yatay ve hatta
aşağı yönlü bir hareket izlenmektedir.
I.3.3. Sektör Temsilcileri ile Yapılan Görüşmeler
(65) Soruşturma konusu uygulamaların değerlendirilmesi amacıyla inşaat sektöründe faaliyet
gösteren oyuncular ve sektör temsilcileri ile çeşitli görüşmeler gerçekleştirilmiştir. Bu
görüşmeler neticesinde özetle aşağıdaki hususlara dikkat çekilmiştir:
Muğla ilindeki faaliyetlerde AS ÇİMENTO’dan talep edilmesine karşın mal tedarik
edilemediği,
Çimento fabrikalarının almış oldukları pozisyon doğrultusunda betoncuları kendi
aralarında paylaştıkları,
İhracat piyasalarının GÖLTAŞ ve AS ÇİMENTO’ya bırakıldığı, bunun karşılığında AS
ÇİMENTO’nun Denizli ve Muğla illerindeki satışlarını durdurduğu,
Çimento firmalarının, sahip oldukları hazır beton tesislerini hazır beton pazarını kontrol
etmek amacıyla kullandıkları ve zarar etmek pahasına hazır beton fiyatlarını düşürerek
bağımsız hazır beton üreticilerinin zarar etmesine neden oldukları,
Hazır beton ürününde rekabetin yoğun olduğu, burada alınan işlerin genellikle sabit
fiyat garantisi altında gerçekleştiği, ancak çimento üreticilerinin fiyatlarını beş gün
önceden haber vermelerinden dolayı sektörde risk ve belirsizliklerin mevcut olduğu,
Çimento fiyatlarındaki belirsizlikten dolayı büyük ihalelerde hazır beton üreticilerinin
teklif vermelerinin mümkün olmadığı,
Ege bölgesinde çimento fiyatlarına Ocak 2014-Haziran 2014 döneminde üç farklı zam
yapıldığı ancak maliyet kalemlerinde dolar kurundaki artış dışında bir değişiklik
olmadığı,
Çimento ürününde gerçekleştirilen ihracat nedeniyle yurt içi talebin karşılanmasında
zorluklar meydana gelebildiği ve bu durum neticesinde fiyatların artığı,
AS ÇİMENTO’nun çimento pazarına ilk girdiği yıllarda fiyatları düşürdüğü, çimento
üreticilerinin 2009-2010 yıllarında AS ÇİMENTO’yu da anlaşmaya dahil ettikleri ve bu
amaçla navlun bedeli düşük olan İsrail ve Mısır gibi ülkelere ihracat yapılmasının
sağlandığı,
Söz konusu ihracat anlaşmalarında H.C. Trading B.V şirketinin rol oynadığı, çimento
fiyatlarının söz konusu anlaşma tarihinden itibaren artmaya başladığı,
Genel itibarı ile üç ayda bir pazarlama bölümleri çalışanları tarafından DENİZLİ
ÇİMENTO tesislerinde yapılan görüşmelerin ÇİMENTAŞ tarafından organize edildiği,
bölgedeki tüm çimento alıcılarının kapasitelerine göre paylaşıldığı, AS ÇİMENTO’nun
Denizli pazarına hiç girmemesi üzerine değil sınırlı bir giriş yapması üzerine anlaşmaya
girdiğinin düşünüldüğü,
DENİZLİ ÇİMENTO’nun Denizli ilindeki klinker fırınını geçici olarak stok fazlası
nedeniyle kapattığı,
İzmir çevresindeki çimento üreticilerinin anlaşma yoluyla fiyatları yükselttikleri,
Çimento üreticilerine kesilen idari para cezalarının fiyat artışı yoluyla müşteriye
yansıtıldığı,
ÇİMENTAŞ’ın İzmir’deki bayileri arasından tercihte bulunabilindiği, ancak çimento
tedarikçisi değiştirmek istenildiğinde çeşitli zorluklarla karşılaşıldığı ve ÇİMENTAŞ’a
mecbur bırakıldıkları.
16-02/44-14
18/84
I.3.4. Kurul Tarafından Yürütülen Diğer Dosyalarda Karşılaşılan Hususlar
(66) Kurul tarafından Alanya pazarına yönelik olarak başlatılan inceleme sonucunda 01.10.2014
tarih ve 14-37/703-M sayı ile karar alınmış ve dosya kapsamında sunulan iddialardan AS
ÇİMENTO ile GÖLTAŞ’a ilişkin olanların mevcut soruşturmada değerlendirilmesine karar
verilmiştir. Bu karara dayanak teşkil eden en önemli unsur, söz konusu teşebbüslerin
aralarında anlaşarak pazar paylaşımına gittikleri iddiasıdır.
(67) Konuya ilişkin olarak yürütülen önaraştırma sürecinde muhtelif yerinde inceleme ve
görüşmelerde bulunulmuştur. Bunun sonucunda GÖLTAŞ’ın Alanya ve Manavgat’ta
bulunan hazır beton tesislerini Çallıoğlu Beton Madencilik Akaryakıt Sanayi ve Tic A.Ş.’ye,
01.03.2013 tarihinden başlamak üzere bir yıllığına kiraladığı tespit edilmiştir. Söz konusu
sözleşme uyarınca, sözleşme taraflarının mutabakatı ile kira süresinin bir yıl daha
yenilenebileceği şarta bağlanmıştır.
(68) Önaraştırma yapılan bir başka dosya ise Denizli ili hazır beton üreticilerine yöneliktir. Söz
konusu dosya kapsamında yapılan yerinde incelemeler neticesinde, AS ÇİMENTO’ya ait
Denizli ilindeki hazır beton tesisinin Amiroğlu Ak Beton Sanayi ve Ticaret A.Ş’ye
05.03.2014 tarihinde kiralandığı tespit edilmiştir.
(69) Yukarıda bahsedilen hazır beton tesis devirleri, grup bünyesinde söz konusu santrallere
çimento fabrikasından yapılan satışların da sonlandırılması anlamını taşımaktadır. Bu
durum karşılıklı çıkar ilişkileri kapsamında Denizli pazarından AS ÇİMENTO’nun çıktığı
iddiası ve Antalya pazarından GÖLTAŞ’ın çıktığı iddiası ile ilişkilendirilebilecektir.
I.4. Değerlendirme
I.4.1. Dosya Kapsamında Elde Edilen Sayısal Verilere İlişkin Değerlendirme
I.4.1.1. CEM I 42,5 Dökme Çimento Satışlarının Analizi (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa,
Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
(70) Belirli standartlara dayanılarak üretilen çimento, içerisindeki klinkerin yanında kullanılan
katkı maddelerinin oranına göre farklı cinslere ayrılmaktadır. İçerisindeki katkı maddesinin
kullanımı %0-5 arasında değişen CEM I 42,5 türü çimentoya, hazır beton üreticileri
tarafından tercih edilmesi nedeniyle yüksek oranda talep gerçekleşmektedir. Soruşturmaya
konu teşebbüslerin toplam satışları içerisinde CEM I 42,5 türü çimentonun payı yaklaşık
%67 oranındadır. Soruşturma taraflarının teşebbüs bazlı satışlarındaki CEM I 42,5 türü
çimentonun yaklaşık oranları ise; AS ÇİMENTO %77, BATI ANADOLU %70, ÇİMENTAŞ
%43, DENİZLİ %70, GÖLTAŞ %65 olarak gerçekleşmiştir. Dolayısıyla ekonomik
analizlerin, toplam satışlardaki payının yüksek olmasından dolayı verinin tamamını
yansıtması bakımından iyi bir örneklem olan CEM I 42,5 türü çimento ürünü açısından
yapılması uygun olacaktır. Buna ek olarak tamamlayıcı olması bakımından CEM II 42,5
ürünü için de analizler yapılacaktır. Cem I ve CEM II 42,5 türü çimentonun soruşturma
taraflarının toplam satışlarının yaklaşık %90’lık kısmını oluşturduğu görülmektedir.
16-02/44-14
19/84
(71) Yürütülen soruşturmada analizlerin gerçekleştirildiği bölge, çimentonun, yükte ağır pahada
hafif olarak nitelendirilen, nakliye bedellerinin yüksek olması özelliği göz önünde
bulundurularak belirlenmiştir. Bu itibarla, mevcut dosya bakımından soruşturmaya konu
çimento üreticilerinin satış gerçekleştirdikleri, dolayısıyla karşılıklı olarak çıkarlarının
kesiştiği sekiz farklı il olan; İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak ve Isparta
illerindeki dökme çimento satış miktarı ve fiyat hareketleri incelenmiştir5. Aşağıdaki grafikte
teşebbüslerin söz konusu coğrafyaya yaptıkları satış bilgilerine yer verilmektedir:
Grafik 1: CEM I 42,5 R Satış Miktarları (Ton) (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
(72) Grafikte Ocak 2009–Nisan 2015 dönemi ele alınmakta ve incelenen bölgede tüm
soruşturma taraflarının faaliyetleri olmakla birlikte, DENİZLİ ÇİMENTO ve BATI ANADOLU
GRUBU’nun önemli bir payının bulunduğu görülmektedir. Satış miktarları, çimento ürününe
olan talebin Eylül ayı ile birlikte düşüşe geçtiğini, Mart-Nisan döneminde ise yeniden
canlandığını göstermektedir. Öte yandan 2013 ve 2014 yıllarında satış miktarlarının kış
aylarında düşüş eğilimi göstermediği görülmektedir. Teşebbüslere ilişkin satış fiyatları ise
şu şekildedir:
5 Bu illerin referans olarak alınmasındaki bir diğer gerekçe ise yürütülen soruşturmaya konu bölgedeki
çimento fabrikalarının konumları doğrultusunda satış yaptıkları veya potansiyel olarak satış yapabilecekleri
coğrafyayı temsil etmeleridir.
0
50000
100000
150000
200000
250000
300000
O
ca
.0
9
M
ar
.0
9
M
ay
.0
9
Te
m
.0
9
Ey
l.0
9
Ka
s.
09
O
ca
.1
0
M
ar
.1
0
M
ay
.1
0
Te
m
.1
0
Ey
l.1
0
Ka
s.
10
O
ca
.1
1
M
ar
.1
1
M
ay
.1
1
Te
m
.1
1
Ey
l.1
1
Ka
s.
11
O
ca
.1
2
M
ar
.1
2
M
ay
.1
2
Te
m
.1
2
Ey
l.1
2
Ka
s.
12
O
ca
.1
3
M
ar
.1
3
M
ay
.1
3
Te
m
.1
3
Ey
l.1
3
Ka
s.
13
O
ca
.1
4
M
ar
.1
4
M
ay
.1
4
Te
m
.1
4
Ey
l.1
4
Ka
s.
14
O
ca
.1
5
M
ar
.1
5
Satış Miktarları
As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
16-02/44-14
20/84
Grafik 2: CEM I 42,5 Birim Satış Fiyatları (TL) (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
(73) Grafik incelendiğinde teşebbüslerin satış fiyatlarının 2009 yılı itibarı ile 60-100TL bandında
hareket ettiği görülmektedir. Bu hareket Ocak 2013 tarihine kadar önemli bir artış
gözlenmeden ve küçük düzeyde dalgalanmalarla seyretmiştir. Ocak 2013 tarihi itibarı ile
ise yukarı yönlü önemli bir artış trendi yakalanmıştır. Söz konusu artış trendi Ekim 2014’e
kadar devam etmiş olup Ekim’den sonra ise fiyatlar aşağı doğru bir seyir izlemiştir. Söz
konusu durumu daha net göstermesi sebebiyle teşebbüslerin satış fiyatlarına, ağırlıklı
ortalamaları ve kümülatif değerleri baz alınarak bir sonraki grafikte yer verilmektedir.
Grafik 3: CEM I 42,5 R Ağırlıklı Ortalama Fiyatları (TL) (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak,
Isparta)
0
20
40
60
80
100
120
140
160
180
200
O
ca
.0
9
M
ar
.0
9
M
ay
.0
9
Te
m
.0
9
Ey
l.0
9
Ka
s.
09
O
ca
.1
0
M
ar
.1
0
M
ay
.1
0
Te
m
.1
0
Ey
l.1
0
Ka
s.
10
O
ca
.1
1
M
ar
.1
1
M
ay
.1
1
Te
m
.1
1
Ey
l.1
1
Ka
s.
11
O
ca
.1
2
M
ar
.1
2
M
ay
.1
2
Te
m
.1
2
Ey
l.1
2
Ka
s.
12
O
ca
.1
3
M
ar
.1
3
M
ay
.1
3
Te
m
.1
3
Ey
l.1
3
Ka
s.
13
O
ca
.1
4
M
ar
.1
4
M
ay
.1
4
Te
m
.1
4
Ey
l.1
4
Ka
s.
14
O
ca
.1
5
M
ar
.1
5
Birim Satış Fİyatları
As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
0
20
40
60
80
100
120
140
160
180
O
ca
.0
9
M
ar
.0
9
M
ay
.0
9
Te
m
.0
9
Ey
l.0
9
Ka
s.
09
O
ca
.1
0
M
ar
.1
0
M
ay
.1
0
Te
m
.1
0
Ey
l.1
0
Ka
s.
10
O
ca
.1
1
M
ar
.1
1
M
ay
.1
1
Te
m
.1
1
Ey
l.1
1
Ka
s.
11
O
ca
.1
2
M
ar
.1
2
M
ay
.1
2
Te
m
.1
2
Ey
l.1
2
Ka
s.
12
O
ca
.1
3
M
ar
.1
3
M
ay
.1
3
Te
m
.1
3
Ey
l.1
3
Ka
s.
13
O
ca
.1
4
M
ar
.1
4
M
ay
.1
4
Te
m
.1
4
Ey
l.1
4
Ka
s.
14
O
ca
.1
5
M
ar
.1
5
Ağ. Ort. Fiyat
16-02/44-14
21/84
(74) Ocak 2009–Ocak 2013 tarihleri arasında 60-100 TL bandında dalgalanarak seyreden
çimento satış fiyatları, Ocak 2013 sonrasında 21 ay içinde 85 TL düzeyinden yaklaşık %83
oranındaki artışla 156 TL düzeyine yükselmiştir. Aynı tarihler arasında teşebbüslerin
ağırlıklı ortalama çimento maliyetleri ise yaklaşık %16 oranında artarak 90 TL düzeyine
ulaşmıştır. Ekim 2014 tarihine kadar 150 TL bandında hareket eden çimento fiyatları bu
tarihten itibaren düşüş trendine girmiştir. Sezonsal formatta hazırlanan aşağıdaki grafikte,
söz konusu fiyat hareketlerindeki kırılmanın sezonsal etkilerden arındırıldığında nasıl bir
seyir izlediği görülmektedir.
Grafik 4: CEM I 42,5 R Ağırlıklı Ortalama Fiyatları (TL) (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak,
Isparta)
(75) Ocak 2013 tarihinde yükselişe geçen çimento fiyatları, Nisan 2013 tarihinden itibaren
geçmiş yıllarda görülen fiyatların üzerinde seyretmeye başlamıştır. Ekim 2013 itibarıyla
kendisine en yakın fiyat seviyesi olan Ekim 2011 fiyatlarından yaklaşık %22 oranında
yüksektir. Fiyat hareketlerindeki artış 2014 yılı itibarıyla de devam etmiş, fiyatlar, genel
olarak fiyat artışlarının görülmediği Şubat ayından itibaren artış trendine girmiştir. Mart
2014’te bir önceki yıla göre fiyatlar 44 TL artışla, %44 oranında artmıştır. 2014 yılı boyunca
150 TL bandında dalgalanmaya devam eden çimento fiyatları, 2015 yılının ilk dört ayında
aşağı yönlü bir seyir izlemeye başlamıştır.
(76) Fiyat, çeşitli değişkenlerden etkilenebilmektedir. Fiyatı etkileyen en önemli değişken
maliyettir. Maliyetin, söz konusu fiyat değişimlerini açıklayabilecek başlıca veri olması göz
önünde bulundurularak, incelemeye konu teşebbüslerden ayrıntılı maliyet analizlerini
yapmaları talep edilmiş ve söz konusu talep doğrultusunda teşebbüslerce gönderilen
maliyet verileri incelenerek aşağıdaki grafiğe yansıtılmıştır:
0
20
40
60
80
100
120
140
160
180
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
Sezonsal Fiyat Hareketleri
2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015
16-02/44-14
22/84
Grafik 5: CEM I 42,5 R Brim Maliyetleri 6 (TL/Ton)
(77) Söz konusu maliyetler incelenirken, çimento satışlarında olduğu gibi Ocak 2009 ve sonrası
dönem dikkate alınmıştır. Aynı şekilde veriler aylık bazda karşılaştırılmıştır. Grafikten de
açıkça görüldüğü üzere teşebbüslerin üretim maliyetlerinde, fiyatlardaki Ocak 2013
sonrasındaki hareketi açıklayabilecek bir değişim tespit edilememiştir.
(78) Teşebbüslerin ağırlıklı ortalama satış fiyatları ile maliyetlerini karşılaştırmak üzere
aşağıdaki grafik hazırlanmıştır:
Grafik 6: CEM I 42,5 R Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatları İle Maliyetleri (TL)
6 BATI ANADOLU Gurubu’na ilişkin maliyetlerin hesaplanmasında BATIÇİM ve BATISÖKE fabrikalarının
maliyetleri satış miktarları ile ağırlıklandırılmıştır.
0
20
40
60
80
100
120
140
O
ca
.0
9
N
is
.0
9
Te
m
.0
9
Ek
i.0
9
O
ca
.1
0
N
is
.1
0
Te
m
.1
0
Ek
i.1
0
O
ca
.1
1
N
is
.1
1
Te
m
.1
1
Ek
i.1
1
O
ca
.1
2
N
is
.1
2
Te
m
.1
2
Ek
i.1
2
O
ca
.1
3
N
is
.1
3
Te
m
.1
3
Ek
i.1
3
O
ca
.1
4
N
is
.1
4
Te
m
.1
4
Ek
i.1
4
O
ca
.1
5
N
is
.1
5
Çimento Birim Maliyeti (TL/ton)
As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
0
20
40
60
80
100
120
140
160
180
O
ca
.0
9
M
ar
.0
9
M
ay
.0
9
Te
m
.0
9
Ey
l.0
9
Ka
s.
09
O
ca
.1
0
M
ar
.1
0
M
ay
.1
0
Te
m
.1
0
Ey
l.1
0
Ka
s.
10
O
ca
.1
1
M
ar
.1
1
M
ay
.1
1
Te
m
.1
1
Ey
l.1
1
Ka
s.
11
O
ca
.1
2
M
ar
.1
2
M
ay
.1
2
Te
m
.1
2
Ey
l.1
2
Ka
s.
12
O
ca
.1
3
M
ar
.1
3
M
ay
.1
3
Te
m
.1
3
Ey
l.1
3
Ka
s.
13
O
ca
.1
4
M
ar
.1
4
M
ay
.1
4
Te
m
.1
4
Ey
l.1
4
Ka
s.
14
O
ca
.1
5
M
ar
.1
5
Ağırlıklı Ortalama Fiyat/Maliyet
Ağ. Ort. Fiyat Ağ. Ort. Maliyet
16-02/44-14
23/84
(79) Çimento fiyatları ve maliyetleri, Mayıs 2012 dönemi öncesi paralel bir şekilde seyrederken,
Mayıs 2012-Ocak 2013 döneminde çimento fiyatlarının düşüşü nedeniyle maliyet-fiyat
arasında süregelen fark azalmış, Ocak 2013 sonrasında ise çimento fiyatlarında geçmiş
yıllarda görülmeyen derecede bir artış gerçekleşerek fiyat-maliyet arasındaki makas hızla
açılmıştır.
(80) Fiyatı şekillendirebilen değişkenlerden bir diğeri ise talep değişimleridir. Bu noktada genel
olarak, talep artışlarının fiyat üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşturduğu kabul
edilmektedir. Söz konusu durumu göstermesi açısından bir sonraki grafik hazırlanmıştır7:
Grafik 7: CEM I 42,5 R Dönemsel Talebi (Ton) (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
(81) Ocak 2013 sonrasındaki dönemin, önceki dönemden farklılaşan bir yapıya sahip olup
olmadığı incelendiğinde, toplam pazarın 2012 yılına göre %21, 2011 yılına göre %20
oranında büyüdüğü, genel itibarıyla 2013 yılında talebin geçmiş yılların üzerinde olduğu
görülmektedir. 2014 yılında ise talebin genel itibari ile aşağı yönlü bir seyir izlediği, 2013
yılı talebinin gerisinde kaldığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla, ihlal iddialarının bulunduğu
2013-2014 döneminde talebin istikrarlı bir artış göstermediği, 2013 yılında önceki döneme
göre artış gösteren talebin, 2014 yılında 2011 yılının da altında kaldığı
değerlendirilmektedir.
7 Bu grafikte incelemeye konu teşebbüs verileri dikkate alınmış, bu teşebbüsler haricinde bölgeye zaman
zaman ve cüzi miktarlarda ürün sevkiyatı gerçekleştiren teşebbüs verileri, sonuca herhangi bir etkisi
bulunmayacağından, dâhil edilmemiştir.
0
50000
100000
150000
200000
250000
300000
350000
400000
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
Dönemsel Talep Değişimi
2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015
16-02/44-14
24/84
(82) Ocak 2013 tarihi ile başlayan ve Ekim 2014 tarihi itibarıyla –yaklaşık %83 oranında artış
ile- 156 TL düzeyine ulaşan Cem I 42,5 dökme çimento birim fiyatları, kârlılık oranlarına da
yansımış ve bir sonraki grafikten de görüleceği üzere Ocak 2013 itibarı ile önemli bir
kırılmayı beraberinde getirmiştir:
Grafik 8: CEM I 42,5 R Satışından Ton Başına Elde Edilen Ortalama Kâr / Zarar (TL) (İzmir, Aydın, Muğla,
Manisa, Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
(83) Ocak 2013 öncesi dönemde çoğunlukla 10-35 TL bandında olan ton başına karlılık
düzeyinin Ocak-Mart 2013 döneminde 8-10 TL bandında seyrettiği, ancak bu tarihten
itibaren Ekim 2014 tarihine kadar karlılık seviyelerinde çok yüksek oranlarda artışların
gerçekleşerek %712 oranında arttığı tespit edilmiştir.
I.4.1.2. CEM II 42,5 Dökme Çimento Satışlarının Analizi (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa,
Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
(84) Soruşturma taraflarından AS ÇİMENTO’nun satışlarının %17’sini, BATI ANADOLU’nun
%25’ini, ÇİMENTAŞ’ın %57’sini DENİZLİ ÇİMENTO’nun %11’ini, GÖLTAŞ’ın %33’ünü,
genel satışlarının ise % 26’sını CEM II türü çimento oluşturmaktadır. Dolayısıyla pazarın
genelini anlamak için analiz yapılabilecek ikinci en iyi örneklem CEM II 42,5 türü
çimentodur.
(85) CEM I 42,5 ürününde olduğu gibi hakkında soruşturma yürütülen çimento üreticilerinin
karşılıklı olarak çıkarlarının kesiştiği sekiz farklı ildeki (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli,
Burdur, Uşak, Isparta) dökme çimento satış miktarları ve fiyat hareketleri incelenmiştir.
Aşağıdaki grafikte teşebbüslerin söz konusu coğrafyaya yaptıkları satış bilgilerine yer
verilmektedir:
0
10
20
30
40
50
60
70
O
ca
.0
9
N
is
.0
9
Te
m
.0
9
Ek
i.0
9
O
ca
.1
0
N
is
.1
0
Te
m
.1
0
Ek
i.1
0
O
ca
.1
1
N
is
.1
1
Te
m
.1
1
Ek
i.1
1
O
ca
.1
2
N
is
.1
2
Te
m
.1
2
Ek
i.1
2
O
ca
.1
3
N
is
.1
3
Te
m
.1
3
Ek
i.1
3
O
ca
.1
4
N
is
.1
4
Te
m
.1
4
Ek
i.1
4
O
ca
.1
5
N
is
.1
5
Ort. Kâr/Zarar
16-02/44-14
25/84
Grafik 9: CEM II 42,5 R Satış Miktarları (Ton) (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
(86) Grafikten, Ocak 2009–Nisan 2015 döneminde, incelenen bölgede tüm soruşturma
taraflarının faaliyetlerinin olduğu, bununla birlikte ÇİMENTAŞ’ın önemli bir payının
bulunduğu görülmektedir. Satış miktarları çimento ürününe olan talebin yıllar itibarıyla artış
trendinde olduğunu göstermektedir. Öte yandan 2013 yılına kadar çimentoya olan talebin
kış aylarında azaldığı anlaşılırken, 2013 ve 2014 yıllarında kış aylarında böyle düşüş eğilimi
görülmemektedir.
(87) Teşebbüslerin satış fiyatlarına, ağırlıklı ortalamaları ve kümülatif değerleri baz alınarak bir
sonraki grafikte yer verilmektedir.
Grafik 10: CEM II 42,5 R Ağırlıklı Ortalama Fiyatları (TL) (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak,
Isparta)
0
20000
40000
60000
80000
100000
120000
140000
160000
180000
O
ca
.0
9
N
is
.0
9
Te
m
.0
9
Ek
i.0
9
O
ca
.1
0
N
is
.1
0
Te
m
.1
0
Ek
i.1
0
O
ca
.1
1
N
is
.1
1
Te
m
.1
1
Ek
i.1
1
O
ca
.1
2
N
is
.1
2
Te
m
.1
2
Ek
i.1
2
O
ca
.1
3
N
is
.1
3
Te
m
.1
3
Ek
i.1
3
O
ca
.1
4
N
is
.1
4
Te
m
.1
4
Ek
i.1
4
O
ca
.1
5
N
is
.1
5
Satış Miktarları
As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
0,00
20,00
40,00
60,00
80,00
100,00
120,00
140,00
160,00
180,00
O
ca
.0
9
N
is
.0
9
Te
m
.0
9
Ek
i.0
9
O
ca
.1
0
N
is
.1
0
Te
m
.1
0
Ek
i.1
0
O
ca
.1
1
N
is
.1
1
Te
m
.1
1
Ek
i.1
1
O
ca
.1
2
N
is
.1
2
Te
m
.1
2
Ek
i.1
2
O
ca
.1
3
N
is
.1
3
Te
m
.1
3
Ek
i.1
3
O
ca
.1
4
N
is
.1
4
Te
m
.1
4
Ek
i.1
4
O
ca
.1
5
N
is
.1
5
Ağ. Ort. Fiyat
16-02/44-14
26/84
(88) CEM I 42,5 fiyat hareketlerinde olduğu gibi Ocak 2013 tarihinden itibaren artış trendine
giren çimento fiyatları Ocak 2013- Ekim 2014 döneminde yaklaşık %54 artışla 160 TL fiyat
seviyelerine ulaşmıştır. Grafik genel itibari ile değerlendirildiğinde artış trendi bakımından
CEM I 42,5 fiyatları ile paralellik göstermektedir. Söz konusu fiyat hareketlerinin sezonsal
formatı aşağıdaki grafikte sunulmaktadır:
Grafik 11: CEM II 42,5 R Ağırlıklı Ortalama Fiyatları (TL) (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak,
Isparta)
(89) Nisan 2013 tarihinden itibaren çimento fiyatları geçmiş yıllarda görülen fiyatların üzerinde
seyretmektedir. Fiyat hareketlerindeki artış 2014 yılı itibarıyla da devam etmiş, genel olarak
fiyat artışlarının görülmediği Şubat ayında artış gerçekleşmiştir. Grafik incelendiğinde CEM
I 42,5 te görülen piyasa hareketlerine benzer durumun bu üründe de gerçekleştiği
görülmektedir. Fiyatı etkileyen değişkenlerden biri olan talep miktarları ise aşağıdaki
grafikte sunulmaktadır8:
8 Bu grafikte incelemeye konu teşebbüslerin verileri dikkate alınmış, bu teşebbüsler haricinde bölgeye zaman
zaman ve cüz’i miktarlarda ürün sevkiyatı gerçekleştiren teşebbüslerin verileri, sonuca herhangi bir etkisi
bulunmayacağından dahil edilmemiştir.
0
20
40
60
80
100
120
140
160
180
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12
Sezonsal Fiyat Hareketleri
2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015
16-02/44-14
27/84
Grafik 12: CEM II 42,5 Dönemsel Talebi (Ton) (İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
(90) Grafik incelendiğinde 2013 yılında talebin geçmiş yıllara göre daha yüksek olduğu, ancak
yıl sonu itibarıyla 2012 yılı talebi ile benzeştiği söylenebilecektir. 2014 yılında da talep yıl
sonu itibarıyla geçmiş yıllarla paralellik gösterse de Ekim ayına kadar önceki yıllara göre
ciddi oranda yüksek seyretmiştir.
(91) Son olarak teşebbüslerin CEM II 42,5 ürünündeki karlılık seviyeleri aşağıdaki grafikte
sunulmaktadır:
Grafik 13: CEM II 42,5 R Satışından Ton Başına Elde Edilen Ortalama Kâr / Zarar (TL) (İzmir, Aydın, Muğla,
Manisa, Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
0
20000
40000
60000
80000
100000
120000
140000
160000
180000
Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık
Dönemsel Talep Değişimi
2009 2010 2011 2012 2013 2014 2015
0,00
10,00
20,00
30,00
40,00
50,00
60,00
70,00
80,00
90,00
O
ca
.0
9
N
is
.0
9
Te
m
.0
9
Ek
i.0
9
O
ca
.1
0
N
is
.1
0
Te
m
.1
0
Ek
i.1
0
O
ca
.1
1
N
is
.1
1
Te
m
.1
1
Ek
i.1
1
O
ca
.1
2
N
is
.1
2
Te
m
.1
2
Ek
i.1
2
O
ca
.1
3
N
is
.1
3
Te
m
.1
3
Ek
i.1
3
O
ca
.1
4
N
is
.1
4
Te
m
.1
4
Ek
i.1
4
O
ca
.1
5
Ort. Kâr/Zarar
16-02/44-14
28/84
(92) Genel itibarıyla 20-40TL bandında hareket eden ton başına CEM II 42,5 karlılıkları, CEM I
42,5 karlılıklarına benzer şekilde Ocak 2013 itibarıyla artış trendine girmiş, Mart 2013- Ekim
2014 döneminde devam eden artış trendinin sonunda 70 TL seviyelerine ulaşmıştır. Bu
noktada teşebbüslerin kârlılıklarında genel olarak %159’luk bir artış gözlemlenmiştir.
I.4.2. Pazar Paylaşımı İddialarına Yönelik İnceleme
(93) Dökme çimento ürününün niteliğinden kaynaklı olarak üretildiği tesis baz alınarak belirli bir
coğrafi bölgeye pazarlamasının yapılabildiği bilinmektedir. Bu ürünün müşterilerini
çoğunlukla yerleşik hazır beton üreticileri oluşturmaktadır. Yükte ağır pahada hafif niteliği,
çimentonun tedarikinde önemli nakliye bedellerinin oluşmasına neden olmakta ve tedarik
edecek teşebbüslerin belirli bir mesafe hesaplaması yapmalarını gerekli kılabilmektedir.
Ancak, söz konusu muhasebe, fiyat ve tedarik koşullarının rekabetçi bir yapı sergilediği
durumlarda geçerli olacaktır. Başka bir ifadeyle, çimento üreticileri arasındaki rekabet,
sağlayıcı-alıcı arasındaki tedarik zincirinin daha büyük coğrafyalara yayılmasını, uzaktaki
bir fabrikanın müşteri kazanmak adına farklı pazarlara uygun koşullarda ürün temin etme
anlayışıyla hareket etmesini beraberinde getirecektir.
(94) Ülkemiz, farklı fiziki koşulların geçerli olduğu, ulaşımın her bölge açısından aynı kolaylıkta
olmadığı engebeli bir coğrafya üzerine kuruludur. Bazı pazarlar açısından bu coğrafi
koşulların doğal birer giriş engeli yaratabileceği bilinmektedir. Ancak mevcut dosya
bakımından incelendiğinde, ulaşım ağının görece gelişmiş, kurulu fabrikaların birbirlerine
yakın ve ortak pazarların çok olduğu bir pazar yapısı görülmektedir. Aşağıdaki tabloda,
incelemeye konu iller ve aralarındaki mesafe bilgilerine yer verilmektedir:
Tablo 2: İncelemeye Konu İller Arasındaki Mesafeler (Km)9
İzmir Aydın Muğla Manisa Uşak Denizli Isparta Burdur
İzmir -
Aydın 113,0 -
Muğla 212,0 99,7 -
Manisa 40,8 136,0 235 -
Uşak 218,0 218,0 278 196 -
Denizli 239,0 126,0 145 206 156 -
Isparta 402,0 290,0 294 369 175 172 -
Burdur 399,0 286,0 239 365 171 168 29,4 -
(95) Tabloda inceleme konusu sekiz il esas alınarak, bu iller arasında, dökme çimento ürününün
nakliyesi ile ilgili mesafeden kaynaklı bir engel bulunup bulunmadığı değerlendirilmiştir. Bu
çerçevede, 28 mesafe bilgisinin 100 km’lik aralıklar içindeki dağılımı ve ortalaması şu
şekildedir:
Tablo 3: İncelemeye Konu İller Arasındaki Mesafelerin Dağılımı
Mesafe Aralığı Gerçekleşme Sayısı Ortalama Mesafe (Km)
0 - 100 km 3 56,63
100 - 200 km 10 155,80
200 - 300 km 11 246,81
300 - 400 km 3 377,67
400+ km 1 402,00
Genel Ortalama 213,49
9 Mesafe hesaplamaları ilgili il merkezleri esas alınarak yapılmıştır.
16-02/44-14
29/84
(96) Yapılan hesaplamalardan da görüleceği üzere, incelemeye konu iller arasındaki ortalama
mesafelerin frekans dağılımının 100-300 km bandında yoğunlaştığı, genel ortalama
seviyesinin 213,49 km olduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu ürünün nakliyesinin, geçmiş
Kurul kararları da dikkate alınarak, makul şartlar altında 200-250 km mesafelere
yapılabildiği ve bu seviyenin, fiyat-rekabet koşulları göz önünde bulundurularak 300-350
km seviyelerine çıkabileceği bilinmektedir. Dolayısıyla, incelemeye konu illerin, Kurul
kararlarında geçerli görülen makul rekabetçi mesafeler dahlinde olduğu ve bu iller arasında
uygun koşulların sağlanması durumunda etkin bir rekabetin söz konusu olabileceği
kanaatine varılmıştır.
(97) Dosya kapsamında yapılan başvurular ile birlikte çimento sektörünün yapısı göz önünde
bulundurulduğunda, mikro düzeydeki pazar yapılarının incelenmesi gereği duyulmuştur. Bu
başvurularda genellikle ifade edilen husus, tedarikçi değiştirmek isteyen müşterilere rakip
çimento üreticileri tarafından makul seviyelerde fiyat tekliflerinin sunulmadığı ve/veya bu
tekliflerin hiçbir koşul altında gerçekleştirilmediğidir. Söz konusu iddialar, hazır beton
üreticilerinin genellikle il bazlı faaliyet gösterdikleri hususu da dikkate alınarak, il bazlı
rekabet koşulları altında değerlendirilecektir. Soruşturma konusu teşebbüslerin çimento
tesislerinin kurulu olduğu iller aşağıdaki tabloda sunulmaktadır:
Tablo 4: Soruşturmaya Konu Teşebbüslerin Tesislerinin Kurulu Olduğu İller
Teşebbüs İl
As Çimento Burdur
Batı Anadolu Grubu İzmir-Aydın
Çimentaş İzmir
Denizli Çimento Denizli
Göltaş Isparta
(98) Söz konusu teşebbüslerin daha önce ifade edilen sekiz farklı ilde tamamen ve/veya kısmen
rakipleri ile rekabet halinde olmaları beklenmektedir. Gerek bu iller arasında yapılan
mesafe hesaplamaları, gerekse şikayet başvurularında iletilen hususlar bu tespiti gerekli
kılmaktadır. Bu kapsamda yapılacak analizlerde kullanılmak üzere talep edilen veriler
2009-2015 dönemini kapsamaktadır. Veriler tüm dökme türleri dikkate alınacak şekilde
talep edilmiştir. Ancak, daha önce de ifade edildiği üzere, iddia konusu eylemleri ve olası
rekabetçi/anti-rekabetçi uygulamaları açıklığa kavuşturmakta temel alınabilecek ürün
kalemleri CEM I 42,5 ve CEM II 42,5 olarak belirlenmiştir.
I.4.2.1. Cem I 42,5 Ürün Türü Bakımından Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler
(99) Cem I 42,5 ürün türü bazında, soruşturmaya konu teşebbüslerin sekiz farklı ilde
gerçekleştirdiği satışlar incelenmiştir. İncelemede iki husus üzerinde durulmuştur. Bunlar
teşebbüslerce ilgili ilde faaliyet gösteren müşterilere yapılan satış rakamları ile bu satışlar
esas alınarak ve her bir teşebbüsün fiyat-miktar verileri kullanılarak, o il için oluşturulan
ağırlıklı ortalama fiyat bilgileridir. Hesaplamalar sonucu ulaşılan özet tablolar şu şekildedir:
16-02/44-14
30/84
Grafik 14: CEM I 42,5 Satış Miktarı (Ton) ve Ağırlıklı Ortalama Fiyat (TL/Ton) – İl Bazlı
(100) Tabloların il bazında incelenmesi ile aşağıdaki bulgulara ulaşılmaktadır:
16-02/44-14
31/84
İzmir:
(101) İzmir Ege Bölgesi’ndeki talebin en yoğun olduğu ve soruşturmaya konu teşebbüslerden
BATI ANADOLU GRUBU (BATIÇİM fabrikası) ve ÇİMENTAŞ’ın fabrikalarının kurulu
olduğu ildir. Bu ile gerçekleştirilen satış rakamları da diğer illere kıyasla yüksek seviyelere
ulaşmaktadır. Grafik incelendiğinde, 2009 yılından itibaren söz konusu pazara temelde üç
teşebbüs (BATI ANADOLU, ÇİMENTAŞ ve DENİZLİ ÇİMENTO) tarafından satış yapıldığı
görülmektedir. İldeki fiyat seviyeleri 2009 yılında ton başına 85 TL iken, Nisan 2015
itibarıyla bu seviye 158 TL’ye ulaşmıştır. İldeki fiyat Eylül 2014 tarihinde en yüksek
seviyesine ulaşarak (173 TL ile) 180 TL bandını zorlamıştır.
(102) Dosya konusu iddialar açısından bakıldığında aşağıdaki tespitler yapılmıştır:
Satış fiyatları bakımından;
- 2013 yılının başında (Aralık 2012 itibarıyla) 102 TL olan fiyat seviyesi, Eylül 2014
itibarıyla tavan yaparak 173 TL düzeyine ulaşmıştır,
- Bu tarihten sonra fiyatlar düşüş trendine girerek Nisan 2015 itibarıyla 158 TL’ye
gerilemiştir,
- Soruşturma sürecinde 2014’ün son çeyreğinden itibaren fiyat düzeylerinde gerileme
yaşanmıştır.
Satış miktarları bakımından ise,
- Mart 2013 itibarıyla ilde BATI ANADOLU GRUBU’nun etkinliği artmıştır.
(103) Fiyat artışlarının yaşandığı ilgili dönemde miktar bazlı pazar paylarında aşağıdaki
gelişmeler yaşanmıştır.
Tablo 5: İzmir İlinde Fiyat Artışlarının Görüldüğü Dönemdeki Pazar Payları (%)
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Eyl.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
16-02/44-14
32/84
Tablo-5’in Devamı:
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Tem.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(104) Tablodan da görüleceği üzere, fiyat artışlarının başladığı 2013 tarihi ile birlikte BATI
ANADOLU GRUBU’nun İzmir pazarındaki CEM I 42,5 pazar payı artış göstermiş ve
yaklaşık olarak bu pazarın talebinin %(…..)’sini karşılamaya başlamıştır. Ayrıca ilde
DENİZLİ ÇİMENTO’nun gittikçe azalan oranlarda pay almaya başladığı görülmektedir.
Eylül 2014 itibarıyla ÇİMENTAŞ, Şubat 2015 itibarıyla da DENİZLİ ÇİMENTO ildeki payını
artırmaya başlamıştır.
Aydın:
(105) Ege Bölgesi’nin bir diğer ili Aydın’da BATI ANADOLU GRUBU’nun Söke fabrikası
bulunmaktadır. Bu ile yapılan satışlar incelendiğinde, pazara BATI ANADOLU GRUBU
başta olmak üzere, DENİZLİ ÇİMENTO, AS ÇİMENTO ve dönem dönem de ÇİMENTAŞ’ın
ürün satışı gerçekleştirdiği görülmektedir. İldeki fiyat seviyeleri 2009 yılında ton başına 70
TL iken, Nisan 2015 itibarıyla bu seviye 137 TL’ye ulaşmıştır. İldeki fiyat Eylül 2014
tarihinde en yüksek seviyesine ulaşarak (166 TL ile) 170 TL bandını zorlamıştır.
(106) Dosya konusu iddialar açısından bakıldığında aşağıdaki tespitler yapılmıştır:
Satış fiyatları bakımından;
- 2013 yılının ilk aylarında yaklaşık 80 TL olan fiyat seviyesi, Eylül 2014 itibarıyla tavan
yaparak 166 TL düzeyine ulaşmıştır,
- Bu tarihten sonra fiyatlar düşüş trendine girerek Nisan 2015 itibarıyla 137 TL’ye
gerilemiştir,
- Soruşturma sürecinde fiyat düzeylerinde gerileme yaşanmıştır.
Satış miktarları bakımından ise;
- ÇİMENTAŞ’ın ildeki payı Nisan 2013 itibarıyla oldukça düşmüştür ve takip eden
dönemde neredeyse hiç pay almadığı aylar tekrarlanmıştır,
- İlde en etkin teşebbüs BATI ANADOLU GRUBU’dur.
(107) Fiyat artışlarının yaşandığı ilgili dönemde miktar bazlı pazar paylarında aşağıdaki
gelişmeler yaşanmıştır:
16-02/44-14
33/84
Tablo 6: Aydın İlinde Fiyat Artışlarının Görüldüğü Dönemdeki Pazar Payları (%)
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Eyl.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(108) Tabloda dikkat çekici husus, Eylül 2014 sonrasında pazara AS ÇİMENTO’nun ağırlık
vermeye başlamasıdır. Bu dönemde AS ÇİMENTO hem BATI ANADOLU GRUBU hem de
DENİZLİ ÇİMENTO’dan pay almaya başlamıştır. Buna ek olarak GÖLTAŞ’ın da Ocak 2015
itibarıyla pazardan pay almaya başladığı görülmektedir.
16-02/44-14
34/84
Muğla:
(109) Muğla ili AS ÇİMENTO’nun yıllar içindeki payını giderek artırdığı ve satışların yaz aylarında
düştüğü, kış aylarında artığı bir pazar yapısı göstermektedir. AS ÇİMENTO’dan sonra
bölgeye en çok satış yapan teşebbüs BATI ANADOLU GRUBU’dur. Daha sonra
ÇİMENTAŞ ve zaman zaman da GÖLTAŞ’ın satışları izlenmektedir. İl fiyat seviyeleri 2013
yılının başlarında (Mart ayı) artış göstermeye başlamış ve 75 TL düzeyindeki fiyatlar Ocak
2015 tarihine kadar artarak devam etmiştir. Bu tarihte 151 TL olan fiyatlar, takip eden
aylarda 5-6 TL’lik bir düşüşe maruz kalmıştır.
(110) Dosya konusu iddialar açısından bakıldığında aşağıdaki tespitler yapılmıştır:
Satış fiyatları bakımından;
- 2013 yılının ilk aylarında yaklaşık 75 TL olan fiyat seviyesi, Eylül 2014 tarihi itibarıyla
136 TL’ye ulaşmıştır,
- Fiyat artışları bu tarihten sonra da devam etmiş ve Ocak 2015’te 151 TL ile zirveyi
görmüştür,
- Haziran 2014 tarihini takip eden dört ayda fiyat seviyesinde düşüş izlenmiş (146
TL’den 127-136 TL bandına kaymıştır), Ekim 2014 itibarı ile fiyatlar tekrar yükselişe
geçmiştir.
Satış miktarları bakımından ise,
- Ocak 2013– Eylül 2014 sürecinde bölgedeki AS ÇİMENTO etkisi artmış, BATI
ANADOLU %40’lardan %6 düzeyine kadar gerilemiştir,
(111) Fiyat artışlarının yaşandığı dönemde miktar bazlı pazar paylarında aşağıdaki gelişmeler
yaşanmıştır:
Tablo 7: Muğla İlinde Fiyat Artışlarının Görüldüğü Dönemdeki Pazar Payları (%)
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Eyl.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
16-02/44-14
35/84
Tablo 7’nin Devamı:
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Haz.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(112) Tabloda dikkat çekici husus, Mart 2013 tarihi ile başlayan dönemde pazarda BATI
ANADOLU GRUBU’nun etkinliğini (%(…..) düzeylerindeki pazar payı) kademeli olarak AS
ÇİMENTO’ya bırakmasıdır. Ağustos 2013 tarihine kadar süren bu süreçte BATI ANADOLU
GRUBU’nun payı %(…..)’e düşmüş, takip eden aylarda tekrar toparlanarak Mayıs 2014
tarihinde %(…..)’e ulaşmıştır. Bu ayı takip eden dört ayda pay oranları tekrar düşmüş ve
Eylül 2014 tarihinde %(…..) düzeyine ulaşmıştır. Bu tarihten sonra tekrar yükselişe geçen
BATI ANADOLU payı Nisan 2015 tarihi itibarıyla %(…..) olmuştur.
Manisa:
(113) Manisa ili temelde ÇİMENTAŞ ve DENİZLİ ÇİMENTO’nun satış yaptığı bir pazar olarak
görülmektedir. Bölgedeki fiyat seviyeleri 2013 yılının ilk aylarına kadar dalgalı bir seyir
izlerken, Şubat 2013 tarihi itibarıyla yükselişe geçmiş ve 95 TL düzeyinden, Ekim 2014
tarihi itibarıyla zirveyi görerek, 172 TL’ye gelmiştir. Bu tarihten sonra tekrar düşüşe geçen
fiyat seviyeleri Nisan 2015 tarihi itibarıyla 157 TL düzeyindedir.
(114) Dosya konusu iddialar açısından bakıldığında aşağıdaki tespitler yapılmıştır:
Satış fiyatları bakımından,
- 2013 yılının ilk aylarında yaklaşık 95 TL olan fiyat seviyesi, Eylül 2014 tarihi itibarıyla
164 TL’ye kadar yükselmiş ve Ekim 2014 itibarıyla tavan yaparak 172 TL düzeyine
ulaşmıştır,
- Bu tarihten sonra fiyatlar düşüş trendine girerek Nisan 2015 itibarıyla 157 TL’ye
gerilemiştir,
- Soruşturma sürecinin genelinde fiyat düzeylerinde gerileme yaşanmıştır.
Satış miktarları bakımından ise,
- İle yapılan satışların büyük bir bölümünü ÇİMENTAŞ ve DENİZLİ ÇİMENTO
gerçekleştirmektedir.
16-02/44-14
36/84
(115) Fiyat artışlarının yaşandığı dönemde miktar bazlı pazar paylarında aşağıdaki gelişmeler
yaşanmıştır,
Tablo 8: Manisa İlinde Fiyat Artışlarının Görüldüğü Dönemdeki Pazar Payları (%)
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Eyl.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(116) Şubat 2013 tarihine kadar AS ÇİMENTO bölgeye küçük oranlarda satış yapmaktadır, bu
tarihten sonra ise ildeki payı (…..) inmiştir. Ocak 2015 tarihi itibarıyla tekrar satışlara
başlamıştır. Diğer teşebbüsler açısından bakıldığında, paylarında dalgalanmalar
yaşandığı, ÇİMENTAŞ’ın en yüksek payları aldığı ve bu teşebbüsü DENİZLİ
ÇİMENTO’nun takip ettiği görülmektedir.
16-02/44-14
37/84
Uşak:
(117) Uşak ilindeki pazar yapısını 2013 yılı öncesi ve sonrası iki döneme ayırmak mümkündür.
Özellikte Şubat 2013 tarihi öncesinde bölgeye DENİZLİ ÇİMENTO’nun hakim olduğu
görülürken, bu tarihten sonra bölge AS ÇİMENTO’nun hakimiyetine geçmiştir. Fiyat
seviyeleri açısından bakıldığında, Şubat 2013 tarihinde 78 TL olan seviyenin takip eden
ayda 91 TL’ye yükseldiği, Eylül 2014 tarihi itibarıyla 122 TL’ye ulaştığı görülmektedir. Bu
tarihten sonra da artışlar devam edip Aralık 2014 tarihinde zirve yaparak 133 TL düzeyi
kaydedilmiştir.
(118) Dosya konusu iddialar açısından bakıldığında aşağıdaki tespitler yapılmıştır:
Satış fiyatları bakımından;
- 2013 yılının ilk aylarında yaklaşık 78 TL olan fiyat seviyesi, Eylül 2014 itibarıyla 122
TL’ye kadar yükselmiş ve Aralık 2014 tarihinde 133 TL düzeyine ulaşmıştır,
- Bu tarihten sonra fiyatlar düşüş trendine girerek Nisan 2015 itibarıyla 127 TL’ye
gerilemiştir,
- Haziran 2014 tarihinden altı ay sonra, fiyatlarda düşüş kaydedilmiştir.
Satış miktarları bakımından ise,
- Pazarda Şubat 2013 öncesi ve sonrası iki durum yaşanmıştır.
(119) Fiyat artışlarının yaşandığı ilgili dönemde miktar bazlı pazar paylarında aşağıdaki
gelişmeler yaşanmıştır:
Tablo 9: Uşak İlinde Fiyat Artışlarının Görüldüğü Dönemdeki Pazar Payları (%)
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Eyl.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
16-02/44-14
38/84
Tablo 9’nin Devamı:
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Eyl.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(120) Bölgede Ocak 2013 tarihinde DENİZLİ ÇİMENTO’nun payının %(…..), Şubat ayında
%(…..) ve Mart ayında %(…..) olduğu görülmektedir. Bu durumun aksine AS
ÇİMENTO’nun Ocak ayında %(…..), Şubat ayında %(…..) ve Mart ayında %(…..) pay aldığı
görülmektedir. Pazarda yaşanan bu radikal değişim takip eden aylarda da korunmuştur.
GÖLTAŞ da Nisan 2013 tarihi itibarıyla bölgeye ağırlık vermiş ve payını %(…..) seviyesinde
tutmuştur. Pazarda yaşanan bu değişim ile birlikte fiyat seviyeleri bir ay içinde 78 TL’den
91 TL’ye ulaşmıştır. Takip eden aylarda da artış trendi gözlenmiş ve fiyatlar Aralık 2014
tarihinde zirve yaparak 133 TL düzeyini görmüştür.
Denizli:
(121) DENİZLİ ÇİMENTO’nun fabrikasının kurulu olduğu Denizli pazarını, 2013 yılı öncesi ve
sonrası olarak ikiye ayırmak mümkündür. Mart 2013 tarihinden önce bu pazara AS
ÇİMENTO tarafından önemli oranlarda satış yapıldığı görülmektedir. Ancak bu tarihten
sonra AS ÇİMENTO pazardan çıkarak, satışların tamamına yakınını DENİZLİ
ÇİMENTO’ya bırakmıştır. Pazarda yaşanan bu değişim ile birlikte Mart 2013 tarihinde fiyat
seviyelerinde de önemli bir artış görülmüştür. Fiyatlar bir ay içinde 77 TL’den 91 TL
düzeyine yükselerek yaklaşık 14 TL’lik artış kaydedilmiştir. Bu artış takip eden aylarda daha
keskin bir seyir izleyerek Kasım 2014’de 191 TL düzeyine ulaşarak zirve yapmıştır.
(122) Dosya konusu iddialar açısından bakıldığında aşağıdaki tespitler yapılmıştır:
Satış fiyatları bakımından;
- Mart 2013 tarihi itibarıyla fiyatlar yükseliş trendine geçmiş ve 77 TL seviyesinden
191 TL seviyesine giden bir seyir izlenmiştir,
- Kasım 2014 tarihi ile birlikte fiyatlar düşüşe geçmiştir ve Nisan 2015 tarihinde 165
TL’ye ulaşmıştır.
Satış miktarları bakımından ise,
- İlde Mart 2013 tarihi itibarıyla pazar yapısında önemli değişiklikler görülmektedir.
16-02/44-14
39/84
(123) Fiyat artışının yaşandığı dönemde miktar bazlı pazar paylarında aşağıdaki gelişmeler
yaşanmıştır:
Tablo 10: Denizli İlinde Fiyat Artışlarının Görüldüğü Dönemdeki Pazar Payları (%)
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Eyl.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(124) Tabloda başta AS ÇİMENTO ve DENİZLİ ÇİMENTO’nun pazara hakim olduğu, Mart 2013
sonrasında AS ÇİMENTO’nun pazardan çıkarak DENİZLİ ÇİMENTO’nun %(…..)’e
yaklaşan pazar payı rakamlarına ulaştığı görülmektedir. Aynı dönemde GÖLTAŞ da ile
yapmış olduğu satışları durdurmuştur. Söz konusu durum fiyat seviyelerinin ilgili dönemde
77 TL’den 191 TL’ye ulaşmasını beraberinde getirmiştir. Kasım 2014 tarihi itibarıyla AS
ÇİMENTO; Ocak 2015 tarihi itibarıyla da GÖLTAŞ pazara satışlarını artırmaya başlamış,
fiyat seviyeleri de bu dönemde gerilemeye başlamıştır. Nisan 2015 tarihi itibarıyla fiyatlar
191 TL’den 165 TL’ye gerilemiştir.
16-02/44-14
40/84
Isparta:
(125) Isparta, GÖLTAŞ’ın fabrikasının kurulu olduğu ve AS ÇİMENTO ile GÖLTAŞ’ın satış
gerçekleştirdiği bir il olma özelliğindedir. Bu ilde fiyat seviyelerinde Şubat 2013 sonrasında
anlamlı düzeyde değişiklikler görülmüştür. Şubat 2013 tarihinde 94 TL düzeylerindeki fiyat,
bir ay sonra 10 TL’lik artış ile 104 TL’ye ve en nihayetinde Ekim 2014 tarihinde 149 TL
düzeyine ulaşmıştır.
(126) Dosya konusu iddialar açısından bakıldığında aşağıdaki tespitler yapılmıştır:
Satış fiyatları bakımından;
- Şubat 2013 tarihinden sonra fiyatlarda ciddi bir artış görülmüş ve yaklaşık 53 TL
artarak Ekim 2014 tarihinde 149 TL düzeyine ulaşmıştır,
- Bu tarihten sonra fiyat düzeyi yatay denebilecek bir trend izlemiş ve Nisan 2015
itibarıyla 148 TL’lik fiyat düzeyi korunmuştur,
Satış miktarları bakımından ise,
- Ekim 2014’e uzanan süreçte pazarda AS ÇİMENTO’nun etkinliği kademeli olarak
azalmış, GÖLTAŞ ise bu dönemde payını artırmıştır.
(127) Fiyat artışının yaşandığı dönemde miktar bazlı pazar paylarında aşağıdaki gelişmeler
yaşanmıştır:
Tablo 11: Isparta İlinde Fiyat Artışlarının Görüldüğü Dönemdeki Pazar Payları (%)
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Eyl.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
16-02/44-14
41/84
Tablo 11’in Devamı:
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Kas.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(128) Tablodan da görüleceği üzere fiyat artışlarının başlangıcını oluşturan Şubat 2013
öncesinde AS ÇİMENTO’nun %(…..) oranlarında değişen payları bulunmaktadır. Ancak
özellikle Haziran 2013 ile birlikte pazarın yapısı değişmiş, AS ÇİMENTO’nun payı Ekim
2014 itibarıyla %(…..)’a kadar gerilemiş, bu tarihten sonra tekrar toparlanma eğilimine
girmiştir.
Burdur:
AS ÇİMENTO fabrikası, Burdur’un bir ilçesi olan ve merkeze 44 km uzaklıkta bulunan
Bucak ilçesinde kuruludur. Bu özelliği ile Burdur pazarının en önemli oyuncusu AS
ÇİMENTO olarak görülmektedir. AS ÇİMENTO’nun haricinde DENİZLİ ÇİMENTO ve BATI
ANADOLU GRUBU’nun da bölgeye belirli dönemlerde satış yaptığı anlaşılmaktadır. Burdur
ilinde de diğer illere benzer bir şekilde Şubat 2013 tarihi sonrasında ciddi fiyat artışları tespit
edilmiştir. Bu tarihte 84 TL olan fiyat seviyesi, bir ay sonra 14 TL artarak 98 TL düzeyine
yükselmiştir. Söz konusu artış takip eden aylarda da devam etmiş ve Ocak 2015 itibarıyla
zirve yaparak 147 TL’ye ulaşmıştır.
(129) Dosya konusu iddialar açısından bakıldığında aşağıdaki tespitler yapılmıştır:
Satış fiyatları bakımından,
- Şubat 2013 tarihinden sonra fiyatlarda ciddi bir değişim görülmüş ve fiyatlar yaklaşık
49 TL artarak Ocak 2015 tarihinde 147 TL düzeyine ulaşmıştır,
- Bu tarihten sonra fiyatlarda gerileme tespit edilmiş ve Nisan 2015 itibarıyla 141 TL’lik
fiyat düzeyine gelinmiştir.
Satış miktarları bakımından ise,
- Burdur pazarı genellikle AS ÇİMENTO’nun hâkimiyetinde olan bir pazar niteliği
taşımaktadır.
(130) Fiyat artışlarının yaşandığı ilgili dönemde miktar bazlı pazar paylarında aşağıdaki
gelişmeler yaşanmıştır:
16-02/44-14
42/84
Tablo 12: Burdur İlinde Fiyat Artışlarının Görüldüğü Dönemdeki Pazar Payları (%)
Tarih As Çimento Batı Anadolu Çimentaş Denizli Çimento Göltaş
Eyl.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.12 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.13 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
May.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Haz.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Tem.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ağu.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eyl.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Eki.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kas.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ara.14 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Oca.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şub.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Mar.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Nis.15 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(131) Tablodan, Burdur pazarının Mart 2014 itibarıyla, o tarihe kadar hiçbir satış yapmamasına
karşın, BATI ANADOLU GRUBU tarafından yapılan önemli oranlardaki satışlara maruz
kaldığı, yine aynı dönemde, Temmuz 2013 tarihinde bölgeye yaptığı satışları önemli
oranda azalan DENİZLİ ÇİMENTO’nun söz konusu faaliyetlerini bitirme noktasına geldiği,
kalan %(…..)’luk satışın da GÖLTAŞ tarafından gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
16-02/44-14
43/84
Cem I 42,5 Ürün Türü Bakımından Yapılan İnceleme Sonucu
(132) İddia konusu hususların anlaşılması bakımından yapılan il bazlı incelemeler sonucunda
CEM I 42,5 ürün türü bakımından fiyatlarda bir yılı aşan bir periyodda ciddi artışların
kaydedildiği görülmüştür. Bu çerçevede anılan dönemde illere yapılan satışlarda ve bu
satışlardan teşebbüslerce elde edilen paylarda da önemli değişimler gözlenmiştir. Yapılan
bu tespit ve değerlendirmeler neticesinde aşağıdaki tabloda özetlenen görünüm ortaya
çıkmıştır:
Tablo 13: CEM I 42,5 Ürünü Bakımından İl Bazlı Pazar Eğilimleri – Özet Tablo
İller
Fiyat Artış
Dönemi
Başlangıcı
Fiyat Artış
Dönemi
Sonu
Fiyat
Artış
Oranı
(%)
Fiyat Artış
Döneminde
İle Hakim
Teşebbüs
Fiyat Artış
Döneminde İlden
Tamamen/Kısmen
Çıkan Teşebbüs
Fiyat Düşüş
Döneminde Aktifleşen
Teşebbüs (pazara
giren)
İzmir Ocak 13 Eylül 14 69,0 Batı Anadolu Çimentaş, Denizli Çimento
Çimentaş, Denizli
Çimento ve Göltaş
Aydın Şubat 13 Eylül 14 107,5
Batı Anadolu,
Denizli
Çimento
As Çimento,
Çimentaş
As Çimento,
Çimentaş, Göltaş
Muğla Mart 13 Ocak 15 101,3
As Çimento,
Denizli
Çimento
Batı Anadolu Batı Anadolu
Manisa Mart 13 Ekim 14 81,0 Çimentaş As Çimento, Denizli Çimento
As Çimento, Denizli
Çimento
Uşak Mart 13 Aralık 14 70,5 As Çimento, Göltaş Denizli Çimento -
Denizli Mart 13 Kasım 14 148,0 Denizli Çimento As Çimento, Göltaş As Çimento, Göltaş
Isparta Mart 13 Ekim 14 58,5 As Çimento, Göltaş - -
Burdur Mart 13 Ocak 15 75,0 As Çimento, Batı Anadolu Denizli Çimento Batı Anadolu
(133) Tablodan çıkarılacak ilk sonuç fiyat artış dönemlerinin il bazında benzerlik göstermesidir.
Buna göre 2013 yılının başlarında, Ocak-Mart döneminde fiyatlar artış eğilimine girmiş ve
2014 yılının son çeyreğine kadar bu durum devam etmiştir. Bir yılı aşkın bu dönemde fiyat
düzeylerinde ciddi oranlarda artış gerçekleşmiştir. Denizli ili %148 düzeyindeki ortalama
fiyat artışı ile başı çekmekte, bu ili %107,5 ile Aydın ve %101,3 ile Muğla illeri takip
etmektedir. Tabloda yer verilen bir diğer bilgi, fiyat artışlarının gerçekleştiği dönemde
teşebbüslerce o ile yapılan satışlardaki eğilime ilişkindir. Buna göre, fiyat artış
dönemlerinde ildeki payı artan ve azalan teşebbüslere yer verilmiştir. Aynı zamanda son
sütunda fiyatların düşüş eğilimine girdiği dönemlerde ile geçmişe oranla aktif satış
gerçekleştirmeye başlayan teşebbüs bilgileri sunulmuştur.
16-02/44-14
44/84
I.4.2.2. Cem II 42,5 Ürün Türü Bakımından Yapılan İnceleme ve Değerlendirmeler
(134) Yukarıdaki bölümde yer verilen değerlendirmeler, satışı en çok gerçekleştirilen ürün
türünde teşebbüs eğilimlerini ortaya koyması bakımından önemli görülmektedir. Söz
konusu eğilimler sonucunda özet tabloda yer verilen tespitler ortaya çıkmaktadır. Bu
tespitlerin tutarlılığını sağlamak amacıyla teşebbüsler açısından ikincil öneme sahip CEM
II 42,5 ürün türü hakkındaki değerlendirmelere de yer verilecektir. Bu kapsamda aşağıda
ürün satış ve fiyat değişim grafikleri görülmektedir:
Grafik 15: CEM II 42,5 Satış Miktarı (Ton) ve Ağırlıklı Ortalama Fiyat (TL/Ton) – İl Bazlı
16-02/44-14
45/84
(135) Yukarıda sunulan grafikler incelendiğinde, ilk planda CEM I 42,5 ürünü açısından ortaya
çıkan görünüme benzer bir fiyat hareketliliği izlenmektedir. Buna göre 2013 yılının ilk
aylarında ciddi oranda fiyat artış eğilimi başlamış, bu durum bir yılı aşkın bir dönemde
devam etmiştir. Pazara yapılan satış miktarı verilerine göre, fiyat artışlarının durduğu ve
hatta azaldığı dönemlerde farklı teşebbüslerce piyasalara girme girişimlerinin gerçekleştiği
görülmektedir. Örneğin, İzmir pazarına 2014 yılında Denizli Çimento satış yapmaya
başlamıştır. Benzer bir durum Aydın pazarı için de geçerlidir. Bu pazara 2014 yılında
DENİZLİ ÇİMENTO ve AS ÇİMENTO tarafından satışlar gerçekleştirilmeye başlamıştır.
Manisa pazarına bakıldığında yine anılan dönemde DENİZLİ ÇİMENTO’nun ÇİMENTAŞ
ve BATI ANADOLU’dan pay almaya başladığı görülmektedir. CEM I 42,5 ürününde olduğu
gibi AS ÇİMENTO’nun Denizli pazarına da 2014 yılında CEM II 42,5 vermeye başladığı
görülmektedir. Isparta pazarına bakıldığında yine anılan dönemde AS ÇİMENTO’nun
ağırlık vermeye ve GÖLTAŞ’ın ildeki payını önemli ölçüde azaltmaya başladığı
gözlenmektedir. Burdur pazarına bir dönem CEM II 42,5 satan AS ÇİMENTO’nun fiyat
düzeyinde kısa vadeli bir düşüş meydana getirdiği, sonrasında satış yapmadığı ve fiyatların
tekrar yükselmeye başladığı görülmektedir. Grafiklerin yorumlanması neticesinde ortaya
çıkan tablo aşağıdaki şekildedir:
Tablo 14: CEM II 42,5 Ürünü Bakımından İl Bazlı Pazar Eğilimleri – Özet Tablo
İller
Fiyat Artış
Dönemi
Başlangıcı
Fiyat Artış
Dönemi
Sonu
Fiyat
Artış
Oranı
(%)
Fiyat Artış
Döneminde
İle Hakim
Teşebbüs
Fiyat Artış
Döneminde İlden
Tamamen/Kısmen
Çıkan Teşebbüs
Fiyat Düşüş
Döneminde Aktifleşen
Teşebbüs (pazara
giren)
İzmir Ocak 13 Eylül 14 56,0 Çimentaş, Batı Anadolu - Denizli Çimento
Aydın Mart 13 Eylül 14 114,8 Çimentaş As Çimento, Batı Anadolu
As Çimento,
Denizli Çimento
Muğla Mart 13 Ocak 15 156,9 Çimentaş, Göltaş - -
Manisa Ocak 13 Nisan 14 48,5 Çimentaş, Batı Anadolu - Denizli Çimento
Uşak - - - - - -
Denizli Mart 13 Kasım 14 140,2 Denizli Çimento
As Çimento,
Göltaş As Çimento
Isparta Mart 13 Ocak 15 102,1 Göltaş As Çimento As Çimento
Burdur
Mart 13
Ağustos
14
Haziran 14
Nisan 15
105,0
45,5 Göltaş - As Çimento
(136) CEM II 42,5 ürünü açısından oluşturulan özet tablo da, CEM I 42,5 ürününe benzer
tespitlerin yapılmasını gerektirmektedir. Ortaya çıkan ilk önemli sonuç 2013 yılının
başlarında (Ocak-Mart dönemi) ciddi oranlarda fiyat artışı yaşandığıdır. Buna göre Muğla
ilinde iki yıldan az bir periyod içinde %156,9 oranında, Denizli ilinde %140,2 ve Aydın ilinde
%114,8 oranlarında fiyat artışları yaşanmıştır. Söz konusu artışların gerçekleştiği
dönemlerde belirli teşebbüslerin piyasaya ağırlığını koyduğu ve genellikle ikinci oyuncunun
pazara girmesi ile fiyat seviyelerinde düşüşler olduğu gözlemlenmiştir.
I.4.3. Çimento İhracatına İlişkin Verilerin Analizi
(137) Dünya çimento üretiminde Çin lider konumdadır. Bu ülkeyi Hindistan, ABD, İran gibi ülkeler
takip etmektedir. Türkiye ise dünya pazarının yaklaşık %1’ini oluşturmaktadır. Dünya
çimento pazarının yaklaşık %90’lık bölümünü Orta ve Doğu Avrupa, Asya, Afrika ve Kuzey
Amerika oluşturmaktadır. Özellikle Çin ekonomisinin son yıllardaki gelişimi, çimento
üretiminin payının bu bölgede artmasını beraberinde getirmiştir. Avrupa pazarına
bakıldığında ise Türkiye, Rusya, İspanya ve İtalya’nın çimento üretiminde öne çıktıklarını
görmek mümkündür.
16-02/44-14
46/84
(138) Makroekonomik dalgalanmaların ve istikrarsızlıkların ilk etkisini gösterdiği sеktörlеrdеn biri
olan çimento sektörü, yаşаnаn ekonomik krizlerden olumsuz yönde etkilenmekte olup,
inşaat sektörünün ana girdilerinden birini sağlaması sebebiyle, bu sektördeki
dаlgаlаnmаlаrdаn da doğrudan еtkilеnmеktеdir. Buna ek olarak sektörde yaşanan
birleşme-devralma işlemleri, yeni kapasitelerin ortaya çıkması gibi mikro düzeydeki
gelişmelerin de doğrudan ihracatı etkilediği değerlendirilmektedir.
(139) Çimento ihracatı, Türk üreticilerinin iş stratejilerinde, (…..TİCARİ SIR…..), önemli bir yer
tutmaktadır. Öte yandan, ihracat rakamlarının kısa vadeli dönemlerde global pazarda
yaşanan gelişmelerden etkilendiği bilinmektedir. Özellikle 2009 yılında ortaya çıkan küresel
finansal krizin etkisi, başta ABD olmak üzere, çok sayıda ülke tarafından hissedilmiş ve bu
ülkelerin ihracat miktarlarında önemli bir daralma gerçekleşmiştir. Buna karşın, söz konusu
dönemde Türk ihracatçılarının satış rakamlarında dalgalı ve paralel yönlü bir hareket
izlendiği gözlemlenmiştir. Özellikle 2010 yılının ortalarına kadar devam eden bu süreç
sonrasında ihracat rakamlarında gün geçtikçe azalan bir grafik ortaya çıkmıştır10.
Grafik 16: 2009-2014 Dönemi Gri Çimento İhracatı (TL-ton)
(140) Ocak 2009 tarihi itibarıyla yaklaşık 1,2 milyon ton (aylık) olan ihracat miktarı, 2014’ün son
çeyreği itibarıyla 600 bin tona kadar gerilemiştir. Sezonsal dalgalanmalar bir yana
bırakıldığında, karşılaşılan tablo piyasada %50 oranında bir daralmayı ortaya koymaktadır.
Öte yandan, fiyat seviyelerinde ton başına 90 TL olan rakamların 120 TL ortalamalarına
yükseldiği görülmektedir. Yaklaşık %33 seviyesindeki bu artış, yurt dışı piyasalarının
küresel kriz sonrasında fiyat bakımından toparlanma eğilimine girdiğini göstermektedir.
(141) Türk üreticileri tarafından yapılan gri çimento ihracatının ülkelere göre dağılımı
incelendiğinde, en önemli ihraç piyasası konumundaki Irak’a 2009 yılında yaklaşık 3,9
milyon ton satış yapılırken, bu rakamın 2014 yılı itibarıyla yaklaşık 500 bin ton seviyesine
gerilediği görülmektedir. Bu durum Irak pazarında satış bakımından %86’lık bir daralma
yaşandığını anlamına gelmektedir. Genel trendin yanı sıra İran yönlü rekabet baskısının
bu gerilemenin ana sebeplerinden biri olduğu kanaatine varılmıştır. Buna ek olarak,
ihracatta Suriye pazarı %61, Mısır pazarı %88, İtalya pazarı %95, Nijerya pazarı %98 ve
Bulgaristan pazarı %42 küçülmüştür.
10 Bu bölümde yer verilen ihracat satış verileri TCMB’nin ilgili aydaki ortalama döviz satış kuru dikkate alınarak
TL bazında hesaplanmıştır.
16-02/44-14
47/84
(142) Yaşanan daralmayı aşağıdaki grafikte net olarak görmek mümkündür. En önemli ilk on
ihraç piyasasına 2009 yılında toplam 12 milyon tona yakın satış yapılırken, 2014 yılı itibarı
ile bu rakam yaklaşık 4,5 milyon tona gerilemiştir. Ülkemize yakınlıkları itibarıyla da en
önemli iki pazar durumundaki Irak ve Suriye’de ciddi anlamda daralmalar yaşanmıştır.
Grafik 17: En Çok Gri Çimento İhracı Yapılan 10 Ülke ve Bu Ülkelere Satış Miktarı (Ton)
(143) Bahsi geçen pazarlarda yaşanan bu daralmalar Türk üreticileri tarafından yapılan satışların
farklı pazarlara kaymış olabileceği sorusunu gündeme getirebilecektir. Bu soruya açıklık
getirmek üzere aşağıdaki tabloya yer verilmektedir:
Tablo 15: En Çok İhracat Yapılan 10 Ülkenin Toplam İhracattan Aldıkları Pay (%)
YIL TOPLAM IRAK SURIYE LIBYA RUSYA MISIR ISRAIL
BULGAR
ISTAN ITALYA NIJERYA
EKVATOR
GINESI
2009 75,03 25,04 13,96 7,64 3,13 7,15 2,99 3,01 6,72 4,29 1,11
2010 76,73 24,33 14,37 11,97 2,25 9,81 2,88 3,12 3,81 2,75 1,43
2011 78,00 26,64 16,45 1,77 7,77 4,99 4,94 4,06 2,60 6,16 2,62
2012 68,93 16,88 2,58 10,56 18,42 3,07 5,47 4,43 1,74 2,23 3,55
2013 69,26 11,50 5,76 22,92 12,83 0,42 5,65 4,09 0,76 0,55 4,78
2014 71,75 8,92 14,37 17,74 9,84 2,16 7,74 4,67 0,75 0,18 5,39
(144) Tablonun ilk sütununda en önemli ilk on ihraç pazarının gri çimento ihracatımızdan aldıkları
toplam paylara yer verilmektedir. 2009 yılı itibarıyla %75 olan bu payın 2011 yılına kadar
artış kaydederek %78’e ulaştığı, 2014 yılı itibarıyla ise yaklaşık %72 seviyelerine geldiği
görülmektedir. Bu durum Türk üreticilerinin satış yaptığı başlıca ihracat piyasalarının beş
yıllık dönemde önemli bir değişiklik göstermediğini, ancak yukarıdaki grafikle birlikte
değerlendirildiğinde satış rakamlarının istikrarlı bir şekilde düşüş eğilimine girdiğini
yansıtmaktadır. Ülkeler bazındaki paylara bakıldığında ise Irak pazarının toplam gri
çimento ihracatından almış olduğu payın %25’ten yaklaşık %9’a gerilediği, Mısır’ın %7’den
%2’ye, İtalya’nın %6’lardan yaklaşık %1’e ve son olarak da Nijerya’nın %4’lerden
neredeyse %0’a düştüğü gözlemlenmektedir. Öte yandan, toplam ihracattan alınan pay
bakımından Libya %7’lerden yaklaşık %17’ye, Rusya %3’lerden yaklaşık %10’a, İsrail
%3’ten yaklaşık %8’e ve Ekvator Ginesi %1’lerden yaklaşık %5 seviyesine ulaşmıştır. 2014
yılında en önemli ihraç piyasası %17,74 ile Libya olup, bu pazarı %14,37 ile Suriye ve
%9,84 ile Rusya takip etmektedir. Uzun yıllar önemli bir ihraç piyasası olan Irak’ın almış
olduğu pay ise %8,92’ye gerilemiş ve bu pazar kendisine dördüncü sırada yer bulmuştur.
16-02/44-14
48/84
(145) Miktar bazında yer verilen değişimlerin yanı sıra fiyat bazında yaşanan gelişmeleri
göstermesi bakımından aşağıdaki tablo hazırlanmıştır. Daha önce yer verilen genel fiyat
seviyelerinde %33’lük artışın ülkeler bazında değişimine bakıldığında, Irak pazarında Türk
üreticileri tarafından 2014 yılında ortalama 156,17 TL, Suriye’de 118,96 TL, Libya’da
123,15 TL ve Rusya’da 110,94 TL düzeylerinde fiyat uygulandığı görülmektedir. En düşük
fiyat 98,23 TL ile İsrail pazarında uygulanmaktadır.
Tablo 16: En Çok Satış Yapılan On Ülke Bakımından Satış Fiyatları (FOB, TL)
YIL IRAK SURIYE LIBYA RUSYA MISIR ISRAIL BULGARISTAN ITALYA NIJERYA
EKVATOR
GINESI
2009
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2010
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2011
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2012
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2013
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2014
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(146) Söz konusu fiyat değişimini aşağıdaki grafikte görmek mümkündür:
(…..TİCARİ SIR…..)
(147) Genel ortalaması 2009-2014 yılları arasında %33’e tekabül eden söz konusu fiyat
değişimlerinin, ülkeler bazında –Irak hariç olmak üzere (yaklaşık %50 düzeyinde fiyat
artışı)- bu trende uyduğu gözlemlenmektedir. Irak pazarındaki trend 2012 yılı itibarıyla diğer
pazarlardan ayrılma eğilimi göstermiştir. Bu ülkeye yapılan satışlarda da yine aynı
dönemde önemli bir gerileme yaşanmış ve 2011 yılında 2.854.151 ton olan satış miktarı,
takip eden yıllarda sırasıyla %45, %36 ve %48 azalarak 2014 yılında 508.242 ton
seviyesine gerilemiştir. Bu durum bölgedeki talebin fiyata duyarlı hareket ettiğini ve söz
konusu talebin rakip ülkelerce karşılanmış olabileceğini göstermektedir.
(148) Soruşturmada fiyat artış iddialarının yoğunlaştığı 2013-2014 dönemine bakıldığında,
ihracat yapılan ülke bazındaki fiyat değişimleri aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir.
Tablo 17: 2013-2014 Yılları Gri Çimento İhracat Fiyatlarındaki Değişim (TL)
DÖNEM IRAK SURIYE LIBYA RUSYA MISIR ISRAIL
BULGARI
STAN ITALYA NIJERYA
EKVATOR
GINESI
Ocak 13
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ekim 14
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Ocak 13-Ekim 14
Değişim (%)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2013 (Ort.)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2014 (Ort.)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
2013-2014
Değişim (%)
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
16-02/44-14
49/84
(149) 2013-2014 dönemindeki fiyat hareketlerinin anlaşılabilmesi açısından hem iki yılın
ortalamaları arasında hem de 2013 yılının ilk çeyreği ile 2014 yılının son çeyreği arasında
karşılaştırma yapılmıştır. 2013 Ocak ayı ihracat fiyatlarının Ekim 2014 ile karşılaştırılması
neticesinde en yüksek fiyat artışının Mısır pazarında %50,8 ile gerçekleştiği, bu ülkeyi
%49,9 ile Nijerya pazarının takip ettiği görülmüştür. Diğer ülkeler açısından aynı dönemde
fiyat artış oranlarının %10-20 düzeylerinde seyrettiği anlaşılmaktadır. Irak pazarında ise
fiyatlarda gerileme kaydedilmiştir.
I.4.4. Gerekçe ve Hukuki Dayanak
(150) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi uyarınca, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında
doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan
veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar,
uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve
yasaktır.” 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine ilişkin gerekçesinde “teşebbüsler arasında
bir anlaşmanın varlığı tespit edilemese bile, teşebbüsler arasında kendi bağımsız
davranışları yerine geçen bir koordinasyon veya pratik bir işbirliği sağlayan doğrudan veya
dolaylı ilişkiler de eğer aynı sonucu doğuruyorsa yasaktır” denilerek uyumlu eylem
kavramına açıklık getirilmiş hem de gerekçenin devamında böylece teşebbüslerin kanuna
karşı hile yolu ile rekabeti sınırlayıcı uygulamaları meşru göstermelerinin engellenmek
istendiği belirtilmiştir.
(151) Nitekim 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin 3. fıkrasında; “Bir anlaşmanın varlığının
ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişimlerinin veya arz ve talep dengesinin
ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya
kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde
olduklarına karine...” teşkil edeceği, aynı maddenin 4. fıkrasında ise ekonomik ve rasyonel
gerekçelere dayanmak koşuluyla taraflardan her birinin uyumlu eylemde bulunmadığını
ispatlayarak sorumluluktan kurtulabileceği düzenlenmiştir.
(152) 4054 sayılı Kanun’un “İspat Yükü” başlıklı 59’uncu maddesinde ise; “piyasada rekabetin
bozulduğu izlenimi veren, özellikle piyasaların fiilen paylaşılması, uzun sayılabilecek bir
süre piyasa fiyatında gözlenen kararlılık, fiyatın piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerce
birbirine yakın aralıklarla artırılması” gibi durumların ispatlanması halinde, ispat yükünün
teşebbüslere geçeceği belirtilmektedir.
(153) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesine ilişkin gerekçede ise, “Rekabeti kısıtlayıcı anlaşmaların
yasaklandığı bir hukuk düzeninde genellikle bu tür anlaşmalar gizli yapılmakta ve bunların
varlığının ispatı oldukça güç, bazen de imkansız olmaktadır. Bu nedenle maddenin üçüncü
fıkrasında betirtilen hallerin varlığı halinde teşebbüslerin uyumlu eylem içinde oldukları
karinesi kabul edilmiştir. Böylelikle uyumlu eylem içinde olmadıklarını ispat yükü ilgili
teşebbüslere geçirilmiş bulunmakta ve ispat güçlüğü nedeniyle Kanunun işlemez hale
gelmesinin önlenmesi amaçlanmıştır” ifadelerine yer verilmektedir.
(154) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde uyumlu eylem kavramının ve karinesinin
Kanun’a konuluş amacının teşebbüsler arasındaki danışıklığın ispatlanmasında kolaylık
sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Bu husus göz önünde bulundurulduğunda, Kanun'un
anlaşma ve uyumlu eylem kavramları arasındaki ayrımdan çok teşebbüsler arasındaki
danışıklığın nasıl ispat edileceğiyle ilgilendiği ortaya çıkmaktadır.
16-02/44-14
50/84
(155) Bu çerçevede Kurul’un 09.07.2015 tarihli, 15-29/433-116 sayılı kararındaki delil
değerlendirmesine yer verilmesi uygun olacaktır:
“Birincil deliller Kanuna aykırılık teşkil eden gizli yapılanmaları/anlaşmaları ortaya koymada kullanılan ve
ispat gücü bakımından ilk planda düşünülmesi gereken delillerdir. Bu deliller, anlaşmanın tarafları,
kapsamı, gerçekleştiği zaman aralığı olarak sıralanabilecek ve somut bir ihlal şablonunu ortaya koymada
kullanılabilecek nitelikteki bilgi ve belgelerden oluşmaktadır. Öte yandan, söz konusu yapılanmaların
“gizli” nitelikte olması nedeniyle, birincil nitelikteki delillerin varlığına ulaşmak oldukça güçtür. Bu
noktada, söz konusu yapılanmaların ortaya çıkarılabilmesi amacıyla ikincil nitelikteki delillerin de varlığı
önem arz etmektedir.
İkincil nitelikli deliller arasında iletişim delilleri ile iktisadi deliller yer almaktadır. İletişimsel deliller,
anlaşma taraflarının toplandıklarını veya iletişim kurduklarını gösteren ancak iletişimin içeriğini ortaya
koymada yetersiz kalan delillerdir. Bu deliller arasında; rakipler arası iletişimin var olduğunu gösterir
deliller, toplantıya katılım, fiyatlar, talep ve kapasite kullanımının tartışıldığı toplantı notları, rakiplerin
gelecekte yapabilecekleri fiyat artışları veya fiyatlama stratejileri hakkında bilgi sahibi olunduğunu
gösteren iç yazışma niteliğindeki belgeler yer almaktadır. İktisadi deliller ise bir anlaşmaya ulaşıldığını
işaret eden firma davranışları ve aynı zamanda piyasanın bir bütün olarak davranışını, gizli fiyat tespitinin
mümkün olduğunu işaret eden piyasa yapısı elemanlarını ve anlaşmanın sürdürülmesinde
kullanılabilecek belirli uygulamaları içermektedir.
İktisadi deliller davranışsal ve yapısal deliller olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Davranışsal delillerin ispat
gücü, diğer ekonomik delillere oranla daha yüksek görülmektedir. Bu tür delillere örnek olarak paralel
fiyatlama yapılması, rakiplerin eşzamanlı veya yakın zamanlı fiyat değişimlerinin aynı veya benzer
nitelikte olması, ortak fiyat duyuruları ile aynı veya benzer nitelikli satış ve üretim politikalarının
benimsenmesi ve piyasanın yapısına ilişkin bazı özellikler de (normalin üstünde kârlar, geçmişte
yaşanan rekabet ihlallerinin varlığı) sayılabilmektedir. Yapısal deliller arasında ise yüksek yoğunlaşma
oranları, homojen ürünlerin varlığı, dikey bütünleşme oranının yüksekliği ve giriş engellerinin yüksekliği
sayılabilir. Bu tür delillerin ispat gücü görece düşük kabul edilmektedir.
Özetle; rekabet hukuku çerçevesinde bir ihlalden bahsedebilmek için, öncelikle bu ihlalin taraflarını,
kapsamını ortaya koyabilecek nitelikteki birincil delillere ihtiyaç duyulmaktadır. Öte yandan, bu tip
delillerin tam anlamıyla var olmadığı, somut bir ihlal şablonunun ortaya konulmasında yetersiz kalındığı
durumlarda ikincil deliller devreye girmekte ve tabloda eksik kalan noktaların tamamlanması
hedeflenmektedir. Bu bakımdan, dosya kapsamında elde edilen her türlü delilin, bir bütünün parçaları,
bütünü açıklamada kullanılan araçlar oldukları göz önünde bulundurulmalıdır.”
(156) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde, soruşturma tarafı teşebbüslerin rekabeti
kısıtlayıcı, bozucu, engelleyici bir uyumlu eylem içinde olup olmadıklarının, pazarın yapısı,
teşebbüslerin davranışları ve bu davranışlardaki değişiklikler ışığında iletişim delilleri,
davranışsal ve yapısal deliller bir bütün olarak ele alınarak değerlendirilmesi
gerekmektedir.
(157) Mevcut soruşturma özellikle Ege Bölgesine ve yakın illere satış yapan teşebbüslerin birlikte
çimento fiyatlarını artırdıkları, belirli bölge ve müşteri paylaşımları gerçekleştirdikleri
iddiaları üzerine yoğunlaşmıştır. Bu kapsamda soruşturmaya konu teşebbüslerde muhtelif
yerinde incelemeler yapılmış, inşaat sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin ve sektör
temsilcilerinin görüşleri alınmıştır. Bu kapsamda iddialarla ilişkili çeşitli bulgulara
ulaşılmıştır. Öncelikle;
- İddia konusu eylemlerin gerçekleşme olasılığı bulunan dönem(ler) ile rekabetçi
yapının sürdüğü dönem –elde edilen bilgi ve belgeler ışığında- ayrıştırılmaya
çalışılmış,
- Bu ayrıştırma neticesinde ortaya çıkan farklı dönemler arasındaki ilişkiler
iktisadi/istatistiki/finansal veriler yardımı ile açıklığa kavuşturulup, olası anti-
rekabetçi uygulamaların sonuçları yorumlanmaya çalışılmış,
- Elde edilen tüm bulgular bir bütün olarak ele alınmış ve konunun Rekabet Hukuku
kapsamında ne şekilde ele alınması gerektiği –gerekçeleri ile birlikte-
değerlendirilmiştir.
16-02/44-14
51/84
(158) Bu kapsamda;
- Şikayet başvurularında da dile getirildiği üzere, 2013 yılında pazara ilişkin önemli
değişimler tespit edilmiştir.
- Belgeler, nitelikleri itibarıyla Ocak-Mart 2013 (2013 yılı birinci çeyrek) dönemi
öncesi, Ocak-Mart 2013 (2013 yılı birinci çeyrek) ile Ekim-Aralık 2014 (2014 yılı
dördüncü çeyrek) dönemi arası ve Ekim-Aralık 2014 dönemi (2014 yılı dördüncü
çeyrek) sonrası olmak üzere üç farklı dönem aralığında incelenmiştir.
(159) Ocak-Mart 2013 dönemi öncesi belgeleri incelendiğinde, bu dönemin rekabetçi bir yapı
sergilediği kanaatine ulaşılmıştır. Bu kanaate varılmasında en önemli etkenler arasında
teşebbüslerin piyasa ile ilgili olarak yapmış oldukları değerlendirmeler yer almaktadır.
Belgelerde geçen
“…dökme fiyatlarımız piyasanın oldukça üzerinde kalmıştır… Konu müşteriler
artık Çimentaş’tan çimento almayı kesip rakibimiz AS Çimento’ya dönüş
yapacaklarını bildirmişlerdir”,
“…müşterimiz …’ye rakibimiz Denizli Çimento’dan gelen üst üste düşük
teslim fiyatlarından sonra ….CEM I 42,5 fiyatına aşağıdaki uygulama ile
düşmüştük.”,
“…rakibimiz AS Çimento’nun teklif ettiği düşük fiyatlar neticesinde, farklı
tarihlerde başlattığımız fiyat farkı uygulamaları aşağıdaki gibidir”
şeklindeki ifadeler bu durumu ortaya koymaktadır. Pazarda birden fazla teşebbüs arasında
rekabet yaşanmakta, fiyatlar bu rekabet koşulları çerçevesinde düşürülmekte ve
müşterilerin rakip teşebbüslerce ele geçirilmemesi adına çeşitli stratejiler belirlenmektedir.
(160) Ocak-Mart 2013 ile Ekim-Aralık 2014 dönemine bakıldığında ise tamamen farklı bir
anlayışa geçildiği değerlendirilmektedir. Bu döneme ilişkin olarak sunulan belgelerde 2013
yılının değerlendirildiği ve 2014’ün ilk periyoduna ilişkin birtakım stratejilerin paylaşıldığı iki
farklı toplantıya ilişkin yazışmalara ulaşılmıştır. 18.12.2013 ve 12.02.2014 tarihlerinde
ihracata ilişkin konuların görüşülmesi amacıyla İstanbul Dış Ticaret Kompleksinde biraraya
gelindiği görülmektedir. Söz konusu toplantıya soruşturmaya konu teşebbüslerce iştirak
edildiği toplantı tutanaklarından anlaşılmıştır. Bu kapsamda;
“AS Çimento ve Göltaş fabrikaları iç piyasanın çok iyi olmasından ötürü (özellikle AS
Çimento) şimdilik stoklarının fazla olmadığını…söylediler.”,
“Çimentaş fabrikası da ellerindeki stoğu Limak’a 30.000ton klinker, (…..)’a 11.000ton
klinker satarak erittiler.”,
“Çimentaş fabrikası da (…..)’daki durumun böyle olmasından dolayı bu ülkeye ihracat
yapamadığını dolayısıyla ellerindeki stoğu ancak klinker satmaya başlayarak
eritebileceklerini ifade ettiler…2014 yılında biz de klinker ihracatı yapmaya
başlayacağız diye açıkça ifade etti…”,
“Çimentaş’ın 2014 yılı için de (…..)’e çimento sevkiyatı devam edecekmiş. Yıllık
yaklaşık 600.000 ton (…..) ve (…..)’ya çimento satıyorlar.”
“… Bey ihracat müdürleri …’e açıkça kendi fabrikalarının klinker maliyetini sordu. …
Bey’de klinkerin değişken maliyetinin İzmir limanı için 37.000 USD olduğunu ifade etti.
“Toplantıda özellikle günlük üretimleri fazla olan fabrikalar eğer çimento sattıkları
pazarlar açılmazsa veya yeni pazarlar bulamazlarsa klinker ihracatı yapmayı
düşündüklerini söylediler.”
ifadelerinin geçtiği tespit edilmiştir. Söz konusu ifadelerden teşebbüsler arasında, stok
miktarlarının paylaşıldığı, klinker stoğunun farklı pazarlara satılarak eritilmeye çalışıldığı,
16-02/44-14
52/84
geleceğe yönelik satış stratejileri hakkında bilgi verildiği ve değişken maliyet gibi kritik bir
işletme verisinin dile getirildiği anlaşılmaktadır.
(161) Yukarıda alıntılanan yazışmalardan, yazışmaya konu toplantılarda rekabete duyarlı kimi
bilgilerin ile gelecekteki rekabetçi stratejilere ilişkin bilgilerin paylaşıldığı anlaşılmaktadır.
Yoğunlaşmış bir yapı arz eden, homojen ürünlerin değişime konu olduğu, maliyetlerin
benzer, arz ve talebin kararlı olduğu (istikrarlı), yüksek giriş ve çıkış engellerinin bulunduğu,
teşebbüsler arasında tekrarlanan etkileşimin var olduğu pazarlarda bilgi değişimi,
teşebbüsler arasında ortak bir anlayışa ulaşmaya, ortak anlayıştan sapanları tespit etmeye
ve cezalandırmaya böylelikle mevcut bir ortak anlayışı sürdürmeye imkân tanımaktadır.
Nitekim bilgi alışverişi firmalar arası işbirlikçi sonuçların elde edilmesini zorlaştıran
faktörlerin üstesinden gelmeye yardımcı olmaktadır.
(162) Soruşturma tarafı teşebbüsler arasında gerçekleşen iletişim ve alışverişe konu bilginin
niteliği dikkate alındığında, belgelere konu toplantılarda, soruşturma tarafı teşebbüslerin,
birbirlerinin pazar davranışlarını etkileyebilecek nitelikte bir ilişki kurmuş oldukları ve
gelecekteki davranışlarına ilişkin belirsizlikleri azalttıkları değerlendirilmektedir.
(163) Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren çimento şirketlerine ilişkin 26.07.2007 tarih ve 07-
62/740-268 sayılı Rekabet Kurulu kararında, klinker ve çimentonun “zorunlu ihracat”a tabi
tutulduğu ve bir anlamda yurt içi pazarına sürülecek arz miktarının kısıldığı tespitleri
yapılmıştır. Kararda yer verilen:
“Ancak bütün bu fiyat dezavantajına rağmen, iç pazarda pazar paylaşımı ve fiyat
tespiti suretiyle kurulan dengenin işlemesi ve korunabilmesi için, üretimin bir miktarının
ihraç edilmek zorunda olduğu açıktır. Arz fazlası sorunu bir anlamda böylece
çözümlenmiş olmaktadır.”
ifadesi ile ihracatın bir anlamda iç piyasadaki dengenin işlemesinde ve korunmasında bir
araç olarak kullanılabildiği tespiti yapılmıştır. Bu durumun bir benzerini mevcut dosya
açısından görmek mümkündür. Toplantıda konuşulan “klinker stoğu eritme” ibaresi, esası
itibarıyla üretimi %90 kapasite kullanım seviyelerinde yapılan ve arz fazlası olarak
nitelendirilebilecek klinker fazlasının uzak pazarlara satılması ile soruşturmaya konu
bölgedeki dengelerin korunması amacının taşındığı değerlendirilmektedir.
(164) Bu döneme ilişkin olarak elde edilen belgelerde “Müşterimiz … Betonun Satış Fiyatının
Arttırılması”, “Müşterimiz … Beton’un Satış Miktarının düşürülmesi”, “Dökme çimentoda
(…..) olan vadelein (…..) gün olarak iyileştirilmesi” olarak sıralanabilecek strateji
değişiklikleri ile dökme çimento birim satış fiyatlarının ve koşullarının çimento üreticisi
lehine çevirildiği anlaşılmaktadır. İlgili dönemde yetersiz rekabet ortamının oluştuğu
pazarda, bu stratejinin doğal bir sonucu olarak fiyat seviyelerinde de ciddi oranlarda artış
meydana gelmiştir.
(165) Grafik 7 ve 12 kapsamında sunulan iç tüketim verilerinden, bölgedeki talebin fiyatlarla
doğru orantılı bir şekilde yükselmediği görülmektedir. 2013 yılının başlangıcı ile birlikte artış
trendine giren çimento satış fiyatları (Grafik 3 ve 10), iki yıldan az bir süre dilimi içinde CEM
I 42,5 ürünü için ortalama %80-90 düzeyinde, CEM II 42,5 ürünü içinse %50-60
düzeylerinde artış göstermiştir. Anılan dönemlerde teşebbüslerin maliyetlerinde yaklaşık
%10-20 bandında bir artış gerçekleşmiştir. Ancak söz konusu fiyat hareketlerini bu maliyet
artışı ile açıklamak mümkün olmamıştır.
16-02/44-14
53/84
Tablo 158: Teşebbüslerin Dönemlere Göre Fiyat-Maliyet-Talep Analizleri (Değişim Oranı)11
AS ÇİMENTO BATI ANADOLU ÇİMENTAŞ DENİZLİ ÇİMENTO GÖLTAŞ
Fiyat Maliyet Miktar Fiyat Maliyet Miktar Fiyat Maliyet Miktar Fiyat Maliyet Miktar Fiyat Maliyet Miktar
Mayıs 2011-
Şubat 2013 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şubat 2013
–Kasım
2014
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kasım 2014-
Nisan2015 (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(166) Yukarıdaki tabloda üç farklı dönem halinde teşebbüslerin çimento fiyat ve maliyetlerine
ilişkin bilgilere yer verilmektedir. Buna göre, tüm teşebbüsler ihlal iddiası taşıyan dönemde
fiyatlarına maliyetlerinin oldukça üzerindeki seviyelerde artış uygulamıştır. Bu artışlar bir
önceki dönemde aynı ay aralığına göre çoğunlukla ters yönde olmuştur. Bu durumun doğal
bir sonucu olarak teşebbüslerin çimento satışından ton başına elde ettikleri kâr oranları da
büyük bir değişim göstermiştir (Grafik 8 ve 13). Bu çerçevede dönemlere göre aşağıdaki
birim başı kârlılık oranlarına ulaşılmıştır.
Tablo 19: Teşebbüslerin Dönemlere Göre Kârlılık Oranları 12
AS ÇİMENTO BATI
ANADOLU
ÇİMENTAŞ DENİZLİ
ÇİMENTO
GÖLTAŞ
Mayıs 2011- Şubat 2013
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Şubat 2013 –Kasım 2014
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
Kasım 2014-Nisan2015
(…..) (…..) (…..) (…..) (…..)
(167) Karlılık oranlarının özetlendiği bu tablodan anlaşılacağı üzere, Şubat 2013 tarihinden
Kasım 2014 tarihine uzanan süreçte, çok yüksek oranlarda kârlılık değişimleri yaşanmıştır.
Örneğin AS ÇİMENTO’nun 2013 yılının Şubat ayında elde ettiği birim kâr tutarı, Kasım
2014 yılı ile kıyaslandığında %(…..) artış göstermiştir. Bu karşılaştırma BATI ANADOLU
GRUBU için %(…..), ÇİMENTAŞ için %(…..), DENİZLİ ÇİMENTO için %(…..) ve GÖLTAŞ
için %(…..) olarak hesaplanmıştır.
(168) İlgili döneme ilişkin olarak incelenen bir diğer husus ise pazar paylaşımı yapıldığı iddiaları
üzerinedir. Bu analizde il bazlı veriler esas alınarak teşebbüslerin satışlarına ilişkin eğilimler
incelenmiştir (Grafik 14 ve 15). Yapılan analizlerde CEM I 42,5 ve CEM II 42,5 ürün grupları
açısından farklı illere belirli teşebbüslerce ağırlık verildiği gözlemlenmiştir. Bu kapsamda
teşebbüslerin kurulu oldukları il ve yakınlarına yaptıkları satışlarda artış yaşandığı tespit
edilmiştir. Örneğin CEM I 42,5 ürün tipi açısından;
- Muğla, Uşak, Isparta ve Burdur illerine AS ÇİMENTO,
- İzmir ve Aydın illerine BATI ANADOLU GRUBU,
- Manisa iline ÇİMENTAŞ,
- Aydın, Muğla ve Denizli illerine DENİZLİ ÇİMENTO,
- Uşak ve Isparta illerine GÖLTAŞ,ın
ağırlık verdiği ve illere yapılan satışlarda yoğunlaşmanın arttığı gözlemlenmiştir. Benzer bir
analiz CEM II 42,5 ürünü açısından da yapılarak;
- İzmir ve Manisa illerine BATI ANADOLU GRUBU,
- İzmir, Aydın, Muğla ve Manisa illerine ÇİMENTAŞ,
- Denizli iline DENİZLİ ÇİMENTO,
11 Tablonun hazırlanmasında belirtilen referans aylar kullanılmıştır.
12 Tablonun hazırlanmasında belirtilen referans aylar kullanılmıştır.
16-02/44-14
54/84
- Muğla, Isparta ve Burdur illerine ise GÖLTAŞ’ın
satışlarında yoğunlaşma gözlemlenmiştir. İhlal iddiası sonrasındaki dönemde ise diğer
teşebbüslerin ilgili illerden aldığı paylarda artış ve çok oyunculu bir pazar yapısına geçiş
gözlemlenmektedir.
(169) Dosya kapsamında yapılan analizlerden, Ekim-Aralık 2014 dönemi sonrasında tekrar
rekabetçi bir piyasa yapısına geçildiği izlenimi edinilmiştir. Bu durumun doğal bir sonucu
olarak, geçmiş dönemde maliyet ve talep gibi unsurlarla açıklanamayacak derecedeki
yüksek fiyat artışları da gerileme eğilimine girmiştir. Söz konusu dönem ile birlikte il bazlı
piyasa analizlerinde de gösterildiği üzere, farklı teşebbüslerce farklı illere ağırlık verilen ve
müşteri kapma yarışı içine girilen bir yapı ortaya çıkmıştır. Bu duruma sebep olarak piyasa
yapısındaki birtakım değişimler gösterilebilecektir.
(170) İlk olarak LİMAK GRUBU’nun Manisa’da yerleşik EGE Çimento öğütme tesisini aldığı
görülmektedir. Bu işlem ile birlikte soruşturma konusu bölgede yıllık (…..) ton kapasiteli bir
tesis devreye girmiş ve piyasada farklı bir arz alternatifi ortaya çıkmıştır.
(171) İkinci olarak OYAK GRUBU’nun 2014 yılının sonlarına doğru DENİZLİ ÇİMENTO’yu
devralması değerlendirilmektedir. Bu devir sonrasında DENİZLİ ÇİMENTO’nun önceki
dönemde satışlarının az veya hiç olmadığı birtakım illere tekrar satış yaptığı görülmüştür.
Bu durum sonucunda piyasadaki dengelerde kademeli olarak değişim gözlemlenmiştir.
(172) Konuya ilişkin üçüncü etkeni ihracat piyasaları oluşturmaktadır. Dış piyasalarda yaşanan
politik değişimler ve savaş gibi faktörlerin etkisiyle bazı ülkelere geçmiş yıllarda yapılan
yüksek hacimli satışlar durma noktasına gelmiş, bu piyasalarda artan rekabetçi baskı
neticesinde Türkiye’den dış pazarlara yapılan satışlar olumsuz yönde etkilenmiştir. Bu
durumun doğal bir sonucu olarak Türkiye’de teşebbüslerin yeni pazarlara açılma eğilimleri
güç kazanmış ve artan kapasite miktarları ile birlikte iç piyasada yeniden rekabetçi bir
yapının oluşmasına zemin hazırlanmıştır.
(173) Yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde soruşturmaya konu teşebbüslerin Ocak-Mart
2013 ile başlayan ve Ekim-Aralık 2014 tarihi ile son bulan dönemde ortaya koydukları
davranışların ve pazarın performans verilerinin rekabetin engellendiği, bozulduğu veya
kısıtlandığı piyasalara benzerlik gösterdiği değerlendirilmektedir. Nitekim bu dönemde
normal koşullar altında, pazarda bulunması gereken koşullara uymayan rekabet
koşullarının ortaya çıktığı görülmektedir. Bu belirlemenin, pazarın normal koşulları için
referans alınabilecek Ocak 2009-Ocak 2013 dönemi ile Ocak-Mart 2013 ile başlayan ve
Ekim-Aralık 2014 ile biten döneminin karşılaştırılması suretiyle yapılması mümkündür.
(174) Ocak 2009–Ocak 2013 tarihleri arasında 60-100 TL bandında dalgalanarak seyreden CEM
I 42,5 ağırlıklı ortalama satış fiyatları, Ocak 2013 sonrasında 21 ay içinde 85 TL düzeyinden
yaklaşık %83 oranındaki artışla 156 TL düzeyine yükselmiştir. Aynı tarihler arasında
teşebbüslerin birim CEM I 42,5 üretim maliyetleri ise yaklaşık %16 oranında artarak 90 TL
düzeyine ulaşmıştır. Ocak 2009-Ocak 2013 tarihleri arasında 80-110 TL bandında değişen
CEM II 42,5 ağırlıklı ortalama satış fiyatlarının ise CEM I 42,5 fiyat hareketlerinde olduğu
gibi Ocak 2013 tarihinden itibaren artış trendine girdiği Ocak 2013-Ekim 2014 döneminde
yaklaşık %54 artışla 160 TL fiyat seviyelerine ulaştığı görülmektedir. Dolayısıyla, ihlal
iddialarının bulunduğu 2013-2014 döneminde CEM I 42,5 talebinin istikrarlı bir artış
göstermediği, 2013 yılında önceki döneme göre artış gösteren talebin, 2014 yılında 2011
yılının da altında kaldığı değerlendirilmektedir.
16-02/44-14
55/84
(175) Sonuç olarak Ocak 2009–Ocak 2013 dönemindeki fiyat artışlarının çok üzerinde olduğu
gibi maliyet ya da talep artışı gibi rasyonel ve makul gerekçelerle de açıklanamamaktadır.
Maliyet artışının çok üzerindeki fiyat artışları soruşturma tarafı teşebbüslerin kar oranlarına
da yansımış ve teşebbüslerin karlılık oranlarında yüksek artışlar olduğu görülmüştür. CEM
I 42,5 için Ocak 2009-Ocak 2013 döneminde çoğunlukla 10-35 TL bandında seyreden
soruşturma taraflarının ton başına ortalama karlarının Ocak-Mart 2013 döneminde 8-10 TL
bandında kadar düştüğü, ancak bu tarihten itibaren Ekim 2014 tarihi itibarıyla 66 TL
seviyesine ulaşarak Ocak 2013’e göre %712 oranında arttığı tespit edilmiştir.
Soruşturmaya konu teşebbüslerin Ocak 2009-Mart 2013 döneminde genel olarak, 20-40
TL bandında seyreden ortalama ton başına CEM 42,5 karlılıklarının 70 TL seviyesine
ulaşarak %159’luk bir artış gösterdiği anlaşılmaktadır.
(176) Bunların yanı sıra Ocak-Mart 2013 sonrası dönemde önceki döneme göre soruşturmaya
konu teşebbüslerin satış yaptıkları bölgelerde ve bu bölgelere satış yapma yoğunluklarında
değişikliklerin ortaya çıktığı tespit edilmiştir. Buna göre yapılan analizlerde CEM I 42,5 ve
CEM II 42,5 ürün grupları açısından farklı illere belirli teşebbüslerce ağırlık verildiği
gözlemlenmiştir. Bu kapsamda teşebbüslerin kurulu oldukları il ve yakınlarına yaptıkları
satışlarda artış yaşandığı tespit edilmiştir.
(177) Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanmaya çalışılan pazar yapısı/performansı ve davranışları,
taraflar arasındaki iletişimle birlikte, iddialara konu olan ve iddiaların analiz sonuçlarıyla da
desteklendiği Ocak-Mart 2013 ile başlayan ve Ekim-Aralık 2014 tarihi ile son bulan
dönemde, soruşturmaya konu teşebbüslerin uyumlu eylem halinde bölge paylaşmak ve
fiyatları yükseltmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde açık bir şekilde
yasaklanan davranışları hayata geçirdiklerini ortaya koymaktadır. Bu dönemde
gerçekleştirilen iki toplantıda teşebbüsler arasındaki koordinasyonu ve işbirliğini
güçlendirebilecek nitelikteki bilgilerin paylaşıldığı görülmektedir. Bu bilgiler literatürde geniş
bir şekilde yer verilen gelecek ile ilgili belirsizlikleri ortadan kaldırıcı, piyasanın
öngörülebilirliğini güçlendiren unsurları bünyesinde barındırmaktadır. Bunun yanı sıra, söz
konusu bilgi değişimi kapsamında kullanılan “stok eritme” şeklindeki ifadelerin, Kurulun
geçmiş tarihli kararında da konu edilen yurt içi piyasadaki arz fazlasının ortadan
kaldırılması stratejisi ile uyumlu olduğu değerlendirilmektedir. Bu tür bilgi paylaşımlarının
özellikle homojen nitelik taşıyan, yoğunlaşmış bir yapı sergileyen, arz ve talep koşullarının
görece istikrarlı bir seyir izlediği, yatırım maliyetlerinin yüksek olduğu, teşebbüsler arasında
tekrarlanan etkileşimin var olduğu çimento piyasası gibi piyasalarda teşebbüslerin anlayış
birliğine ulaşmalarına ve bu anlayış birliğini sürdürmelerine zemin hazırladığı dikkate
alındığında mevcut dosyada karşı karşıya kalınan, rasyonel ve makul gerekçelerle
açıklanamayan teşebbüs davranışlarının ve pazar performansının bu durumun bir sonucu
olarak ortaya çıktığı kanaatine varılmaktadır.
(178) Sonuç olarak, Ocak-Mart 2013 tarihi ile Ekim-Aralık 2014 tarihi arasında kalan dönemde
soruşturmaya konu teşebbüslerin uyumlu eylem halinde bölge paylaşmak ve fiyatları
yükseltmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri sonucuna
varılmaktadır.
16-02/44-14
56/84
I.5. Soruşturma Taraflarının Yazılı Savunmaları
(179) Bu bölümde taraflara yöneltilen iddialar karşısında yapılan savunmalara ve bu
savunmalara yönelik değerlendirmelere yer verilecektir. İddialar konularına göre farklı
başlıklar altında toplanmaktadır.
I.5.1. Usule İlişkin Savunmalar
- Savunmalarda ihlal türü olarak “kartel” belirlemesi yapılmasının doğru olmadığı,
bu türdeki bir davranışın kanıtlanamadığı, Kanun’da yeri olmayan bir kavramın
değerlendirilerek ceza talep edildiği ifadelerine yer verilmektedir.
(180) Soruşturma raporunda teşebbüsler arası uyumlu eylem davranışının gerçekleştiği ve bu
davranışların iç piyasa fiyatlarının yükseltilmesi, il bazlı paylaşımların yapılması konularını
kapsadığı tespit edilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda soruşturma konusu eylemlerin
“kartel” tanımı ile örtüştüğü kanaatine ulaşılmıştır. Zira Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,
Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para
Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in “Tanımlar” kısmında yer aldığı üzere, kartel, fiyat tespiti,
müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya da ticaret kanallarının paylaşılması, arz miktarının
kısıtlanması veya kotalar konması, ihalelerde danışıklı hareket konularında, rakipler
arasında gerçekleşen, rekabeti sınırlayıcı anlaşma ve/veya uyumlu eylemleri ifade
etmektedir.
- Savunmalarda hafifletici unsur talepleri bulunmaktadır.
(181) Yapılan savunmalarda öne sürülen gerekçeler teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun
kapsamında yapmaları gereken davranışların ötesine geçmemekte, yasal yükümlülüklerin
yerine getirilmesi kapsamında değerlendirilmektedir. Dolayısıyla, hafifletici unsurların
varlığına ilişkin olarak yapılan talepler kabul görmemektedir.
-Kuruma intikal eden başvuruların soruşturma tarafına gönderilmediği, birleştirilen
dosyalardaki iddiaların da benzer bir şekilde iletilmediği ifade edilmektedir. (AS
ÇİMENTO savunması)
(182) Soruşturma raporunun tebliğinde başvuruların gizlilik esasına uygun bir şekilde ve
başvurularda iddia edilen eylemlerin türü/niteliği hakkında oldukça ayrıntılı bilgiler
verilmesine özen gösterilmiştir. Ayrıca, birleştirilen dosyaların dosya konuları aynı olup,
sadece şikayetçi taraf açısından farklılık yaratabilecek niteliktedir. Bu nedenle, soruşturma
raporunda verilen bilgilerin ötesinde farklı bir bildirim yapılması gerekli görülmemiş, konu
hakkında eksiksiz ve şeffaf bir süreç işletilmiştir.
-Önaraştırma süreci ile soruşturma kapsamı dışında tutulan teşebbüslere ilişkin
herhangi bir açıklamaya raporda yer verilmediği, bu durumun etkin bir savunma
yapılmasına engel teşkil ettiği (AS ÇİMENTO savunması), Limak Çimento'nun
inceleme kapsamına alınmamış olmasının hatalı olduğu (BATIÇİM-BATISÖKE
savunması), toplantıya ilişkin belgede adı geçen diğer teşebbüslere soruşturma
açılmamış olmasının, belgenin Rekabet Kanunu’na herhangi bir aykırılığı
bulunmadığını ortaya koyduğu (GÖLTAŞ savunması) ifade edilmektedir
(183) Önaraştırma sürecinde yapılan inceleme ve değerlendirmeler doğrultusunda soruşturma
kapsamına dahil edilmeyen teşebbüsler ve dahil edilmemelerinin gerekçeleri, Kurulun
12.06.2014 tarih, 14-21/416-181 sayılı kararında yer almaktadır. Söz konusu karar kamuya
açık olup Rekabet Kurumu’nun resmi internet sayfasında yer almaktadır.
16-02/44-14
57/84
I.5.2. Pazar Tanımına İlişkin Savunmalar
-Soruşturma raporunda incelenen bölgenin teşebbüslerin satışları esas alınarak
belirlendiği, rekabet ihlalinin varlığının tespitinde ilgili pazar tanımı yapılmasının ön
koşul olduğu (AS ÇİMENTO savunması), ilgili coğrafi pazarın tespitinde Afyon ilinin
değerlendirme kapsamına alınması gerektiği, bu bölgede faal üreticilerin de kapsam
dahilinde incelenmesi gerektiği (BATIÇİM-BATISÖKE savunması) ifade edilmektedir.
(184) Çimento sektöründe faaliyet gösteren teşebbüslerin satış yapmış olduğu bölgeler zaman
zaman farklılık gösterebilmektedir. İlgili coğrafi pazarın tespitinden beklenen, homojen
rekabet koşullarının geçerli olduğu ve sınırları çizilmiş bir coğrafyanın tespitidir. Söz konusu
coğrafya, ilgili bölgedeki rekabet koşullarının anlaşılabilmesi açısından önemlidir. Öte
yandan, mevcut dosyada 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinin ihlal edilip edilmediği, söz
konusu teşebbüslerin pazar üzerindeki çıkarlarının tamamen veya kısmen kesiştiği bölgeler
esası gözetilerek tespit edilebileceğinden, bu esas doğrultusunda inceleme yapılmıştır.
I.5.3. Belgelere İlişkin Savunmalar
-Belgelerin sadece BATIÇİM’den elde edilen bir iç yazışma niteliğinde olduğu
(GÖLTAŞ savunması), söz konusu metinlerin ortaya çıktığı toplantının hangi tarihte,
nerede ve kimlerin katılımıyla gerçekleştiğinin ortaya konması gerektiği (ÇİMENTAŞ
savunması), bu tür toplantılar yapılmış olsa bile bunların Türkiye İhracatçılar Meclisi
tarafından organize edilen, Hükümet tarafından da desteklenen yasal toplantılar
olduğu, tüm sektör aktörlerinin yer aldığı ve ihracattaki düşüşe karşı çözüm
arayışlarının konu edildiğinin anlaşıldığı (AS ÇİMENTO, BATI GRUBU savunması),
belgelerde geçen "Toplantıda özellikle günlük üretimleri fazla olan fabrikalar eğer
çimento sattıkları yeni pazarlar açılmazsa veya yeni pazarlar bulamazlarsa klinker
ihracatı yapmayı düşündüklerini söylediler" ifadesinden hareketle toplantıda yurt içi
piyasaya ilişkin olarak da rekabet hukuku bakımından şüphe uyandıran
konuşmaların geçtiği izleniminin edilebileceği, ancak "yeni pazarlar açılması" ndan
maksadın ihracatın sorunlu hale gelmeye başladığı Libya, Suriye ve Batı Afrika
pazarları olduğu (BATI GRUBU savunması), rekabeti kısıtlayıcı amacı ya da
potansiyeli olan bilgi değişiminin söz konusu olmadığı, bunun da ötesinde etki
analizini gerekli kılan bir bilgi değişiminin bulunmadığı (AS ÇİMENTO savunması)
belirtilmiştir.
(185) Bahsi geçen toplantılar 18.12.2013 ve 12.02.2014 tarihlerinde “Çimento Sektör Toplantısı”
başlığı altında "Çimento, Cam, Seramik ve Toprak Ürünleri İhracatçıları Birliği" tarafından
organize edilmiştir. Söz konusu toplantılara ilişkin görsellerin de bulunduğu habere
web adresi üzerinden ulaşmak mümkündür.
(186) Aynı sektördeki rakipleri bir araya getiren oda, dernek, meclis, birlik vb. yapılanmaların;
üyeleri/katılımcıları arasında fiyat, maliyet, üretim miktarı, stok, satış koşulları gibi rekabete
ilişkin kararları etkileyebilecek türde stratejik bilgilerin paylaşıldığı bir zemin olarak
kullanılması, rekabet ihlallerine yol açabilmektedir. Belgelerden anlaşıldığı üzere, ihracata
ilişkin konuların konuşulduğunun iddia edildiği toplantıda maliyet, stok gibi firmaların
stratejik bilgileri de paylaşılmıştır.
(187) Konuya ilişkin olarak OAİB nezdinde yapılan toplantı ve bilgi talepleri ile bilgi alınmış olup,
detaylara önceki bölümlerde yer verilmiştir. Buna ek olarak, tek bir delil üzerinden
değerlendirme yapılmamış, farklı dönemleri yansıtan çeşitli belgeler ve pazar üzerinde
ortaya çıkan yansımalar bir bütün olarak değerlendirilmiştir.
16-02/44-14
58/84
-Toplantılara ilişkin katılımcı teşebbüslerin önemli bir bölümünün yalnızca çimento
ihracatı yapan ve iç pazarlarda faaliyeti bulunmayan teşebbüslerden oluştuğu,
toplantıya katılan kişilerin, büyük ölçüde şirketlerin ihracat departmanında görev
yapan ve iç pazar ile hiçbir ilgisi olmayan kişiler olduğu, bu çerçevede yapılan
toplantıların ve bilgi değişiminin, iç pazarda koordinasyon iddialarını destekleyici
delil olarak değerlendirmesinin hiçbir somut gerekçesinin bulunmadığı (AS
ÇİMENTO, DENİZLİ ÇİMENTO savunmaları), soruşturma raporunda toplantı
katılımcılarının sadece soruşturma taraflarından oluştuğu izlenimi verildiği, 2015
yılında yapılan benzer nitelikli bir toplantıya Rekabet Kurumu temsilcilerinin de
katıldığı ve toplantının mahiyetinin rekabeti kısıtlayıcı olmadığının görüldüğü
(ÇİMENTAŞ, GÖLTAŞ savunması) ifade edilmiştir.
(188) Toplantıya katılım sağlayan teşebbüsler ve kişiler arasında ihracat departmanında
çalışanların yanı sıra teşebbüs üst düzey yöneticilerinin de bulunduğu bilinmektedir. Öte
yandan, toplantıda konuşulan konuların salt ihraç piyasaları ile ilgili olmadığı, teşebbüslerin
piyasada uyguladıkları/uygulayacakları satış stratejilerinin rakiplerce bilinmesi sonucunu
doğuracak etkileri olduğu belgede geçen ifadelerden anlaşılmaktadır. Bu noktada, rakip
teşebbüs temsilcilerinin bir araya geldikleri ortamlarda azami ölçüde dikkatli olmaları
hususu hakkında Rekabet Kurumu çalışmalarını takip eden teşebbüs temsilcilerinin
varlığına karşın, toplantı gündemi ile konuşulanlar arasında belirli düzeyde asimetri
oluştuğu anlaşılmaktadır.
(189) 15.01.2015 tarihinde yapılan “Çimento Sektör Toplantısı”na Orta Anadolu İhracatçı Birlikleri
kanalı ile yapılan davet üzerine Rekabet Kurumu uzmanlarınca katılım sağlanmıştır. Söz
konusu toplantının mahiyeti ve içeriği hakkında yapılan değerlendirmelerle ilgili olarak
ayrıca Kurul’a bilgi sunulmuştur. Bu noktada, rekabet açısından hassas bilgilerin
paylaşıldığı toplantının, uzmanlarca katılım sağlanan toplantı ile farklı zamanlarda yapıldığı
hususuna dikkat çekmekte fayda bulunmaktadır. Kurum uzmanlarının bulunmadığı bir
toplantıda konuşulan konuların, yaklaşık bir yıl sonra uzmanlarca katılım sağlanan başka
bir toplantı ile ilişkilendirilmesi ve Kurum’un iyi niyet göstergesi olarak sektör toplantılarına
katılmasının savunmada araç olarak kullanılması kabul edilebilir bulunmamaktadır.
-Limak Çimento'nun Ege Çimento Öğütme ve Paketleme Tesisini devralmasının
rekabetin ihlal edildiği dönemin sonlanmasına sebep olarak gösterilmesine karşın,
Limak Çimento'nun üretim kapasitesinin düşük olması nedeniyle ilgili coğrafi pazarı
etkilemesinin mümkün olmadığı, anılan tesisin üretim kapasitesinin piyasayı
etkilemeye yeterli olduğu düşünüldüğünde ise tesisin devralınma tarihinin rekabet
ihlali olduğu iddia edilen dönemin başı olduğu ifade edilmektedir (BATIÇİM-
BATISÖKE, ÇİMENTAŞ savunmaları).
(190) Söz konusu tesisin devir işlemi 02.04.2013 tarihi itibarıyla gerçekleşmiştir. Konuya ilişkin
belgelerde ise 2013 yılı son çeyreğinde soruşturmaya taraf olmayan bir teşebbüsün, dışsal
bir faktör olarak rekabet etme güdüsü içinde faaliyet gösterdiği tespiti yapılmıştır. Söz
konusu rekabetçi davranışın geleceğe yönelik bir süreci beraberinde getirdiği ihtimali
dâhilinde rekabetçi döneme geçilmesinde bir unsur olarak değerlendirilebileceği ele
alınmıştır.
16-02/44-14
59/84
I.5.4. İktisadi/İstatistiki Verilere İlişkin Savunmalar
-İncelenen dönemin başlangıç tarihinin yanlış olduğu (BATIÇİM-BATISÖKE,
ÇİMENTAŞ ve DENİZLİ ÇİMENTO savunmaları), satış fiyatları kıyaslaması için
belirlenen referans zaman diliminin 2009-2014 olarak belirlenmesinin hatalı olduğu,
2009 yılının çimento sektöründe çeşitli sebeplerde piyasanın çok değişken olduğu
bir dönem olduğu, 2008 yılındaki küresel kriz nedeniyle 2009 yılı fiyatlarının
baskılanmış fiyatlar olduğu için yanıltıcı olacağı, zaman aralığının 2007-2014 olarak
belirlenmesinin daha gerçekçi sonuçlar ortaya koyacağı, 2013 yılında genel
ekonomik toparlanma ile sektörün büyüdüğü, uzun yıllarca baskılanan fiyatlarda
toparlanma eğiliminin görüldüğü, bu nedenle de 2013 yılında fiyatlarda artış olduğu
(BATI ANADOLU GRUBU savunması) iddia edilmiştir.
(191) Öncelikle dosya kapsamındaki başvurularda iddia konusu eylemlerin 2013 yılında
gerçekleştirildiği belirtilmektedir. Bu doğrultuda, dönemler arası fiyat, maliyet ve talebe
ilişkin verilerin doğru bir şekilde karşılaştırılabilmesi için analizlerde kullanılmak üzere talep
edilen veriler, dört yıl öncesini de kapsayacak şekilde, 2009-2014 dönemi olarak
belirlenmiştir. Bu noktada 2009 yılı başlı başına bir referans noktası olarak belirlenmemiş,
süreç içindeki eğilim ortaya koyulmaya çalışılmıştır. 2009 yılının kriz nedeni ile sektör için
olumsuz geçtiği, referans olarak alınmasının yanlış olduğu şeklindeki savunmalar kabul
görmemiştir. Nitekim incelemeler geniş bir zaman dilimi karşılaştırılarak ve süreç kavramı
gözetilerek yapılmıştır. Netice itibarıyla 2013 yılının ilk çeyreğinden itibaren yaklaşık iki yılı
kapsayan bir dönem açısından rekabetçi sorun tespitine gidilmiştir
-Fiyat, maliyet ve talep hareketlerine ilişkin iddiaların İzmir, Aydın, Muğla ve Denizli
illeri baz alınarak ileri sürüldüğü, ancak bu dört ildeki çimento fiyatlarının artması
için mutlaka bu dört ilde talebin artmasının gerekli olmadığı, başka yerlerdeki talep
artışları, rekabet koşulları, rakip teşebbüslerin kendi ticari tercihleri doğrultusunda
başka pazarlara yönelmeleri, yeni projeler, ihracat, kapasite kullanımı, stok,
müşterilerin içinde bulundukları finansal durum, müşteri talepleri gibi çok fazla
sayıda parametrenin bu dört ildeki fiyata etki ettiği, talep ve fiyat analizlerinin bu dört
ille sınırlı olarak yapılmasının yanıltıcı bir yaklaşım olacağı (DENİZLİ ÇİMENTO ve
ÇİMENTAŞ savunmaları), normal koşullar altında sonbahar ve kış aylarında düşmesi
beklenen talebin 2013 ve 2014 yıllarında yaşanan kuraklık nedeniyle düşmediği ve
inşaatların diğer yılların aksine hız kesmediği, dolayısıyla bu durum dikkate
alınmadan fiyattaki hareketlerin mevsimsellikle açıklanamayacağının ileri
sürülemeyeceği (ÇİMENTAŞ, DENİZLİ ÇİMENTO ve BATI ANADOLU GRUBU
savunmaları) belirtilmiştir.
(192) Soruşturma bünyesinde, soruşturmaya konu çimento üreticilerinin satış gerçekleştirdikleri,
dolayısıyla karşılıklı olarak çıkarlarının kesiştiği temel iller göz önünde bulundurulmuştur.
Sekiz farklı il olan; İzmir, Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak ve Isparta’daki
dökme çimento satış miktarı ve fiyat hareketleri incelenmiştir. Bu illerin referans olarak
alınmasındaki bir diğer gerekçe ise soruşturmaya konu bölgedeki çimento fabrikalarının
konumları doğrultusunda satış yaptıkları veya potansiyel olarak satış yapabilecekleri
coğrafyayı temsil etmelerinden kaynaklanmaktadır.
(193) Soruşturma kapsamında pazardaki talebe ilişkin de detaylı analizler yapılmıştır. Bu
kapsamda talebin 2009 yılı ve sonrasındaki seyri günümüze kadar takip edilmiştir. İddia
konusu eylemlerin yoğunlaştığı 2013 yılı öncesi ve sonrasındaki değişimler de dikkate
alınmıştır. Bu kapsamda, talep açısından önceki dönemden farklılaşan bir yapının mevcut
olup olmadığı ve bu yapının olası etkileri incelenmiştir.
16-02/44-14
60/84
(194) Gelişmekte olan ülkelerde talep, genellikle belirli bir istikrar sağlayarak büyüme eğilimine
sahiptir. Bu durum ekonominin genel seyri ile de ilişkili olarak fiyat parametresini
etkileyebilme gücüne sahiptir. Ancak söz konusu etkinin belki de gerçek hayatta sıklıkla
karşılaşılamayan tam rekabetçi piyasalar açısından, gerek tepki süresi gerekse tepki
seviyesi bakımından geçerli olacağı unutulmamalıdır. Pek çok piyasada talep değişimi
dönem dönem yaşanmakta, ancak bu değişim piyasada tam rekabet ortamının ve tam bilgi
varsayımının geçerli olmadığı durumlarda fiyatlara tam olarak ve hemen
yansıyamamaktadır. Talep yönlü değişim analizleri, belirli dönemlerde anormal talep
kaymalarının tespit edilebilmesi ve bu durumun teşebbüsler lehine yorumlanabilmesi
açısından önemli görülmüştür. Kaldı ki çimento sektöründeki üretim kapasite kullanım
oranlarının %60-70’ler düzeyinde olduğu ve ihraç pazarlarına mal satışı yapıldığı bilinen
gerçeklerdir. Her yıl yapılan yeni kapasite yatırımları da piyasanın arz kısmına katkı
sağlamaktadır. Dolayısıyla, tek taraflı bir bakış açısı ile yapılan bu savunma kabul
görmemekte, talebin, çimento fiyatlarındaki kısa dönemdeki yüksek artışları açıklamada
yetersiz kaldığı değerlendirilmektedir.
-Fiyat hareket grafikleri incelendiğinde AS ÇİMENTO açısından farklı bir eğilim
izlendiği, bu artışların daha düşük seviyede gerçekleştiği ifade edilmektedir (AS
ÇİMENTO savunması).
(195) AS ÇİMENTO’nun bölgeye yaptığı satış fiyatlarının (kendisine bağlı teşebbüsler ve
bağımsız teşebbüsler olarak) ikiye ayrılması mümkündür. Söz konusu ayrım Kurul’un
17.09.2013 tarih, 13-54/756-316 tarihli dosyasında analize dahil edilmiş ve hatta rekabet
ihlali olgusunun birer parçası olarak değerlendirilmiştir. Söz konusu ayrımın temel
gerekçesini, teşebbüslerin kontrol ilişkisi kurduğu hazır beton tesislerine ve/veya bayilerine
yaptıkları satışlardan elde ettikleri kârın grup kârının bir parçası olarak görülmesi olgusu
oluşturmaktadır.
(196) Satış yapılan müşteri türüne göre bir ayrım yapılması ihtiyacı (iddiaların ve/veya belgelerin
söz konusu kapsamın araştırılmasını gerektirmemesi nedeniyle) hissedilmemiştir. Ancak,
teşebbüs tarafından yapılan savunma bu ayrım gözetilerek inceleme yapıldığında nasıl bir
tablonun ortaya çıktığını gösterme ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Aşağıdaki grafikte AS
ÇİMENTO’nun CEM I 42,5 satışları incelenmektedir13:
13 AS ÇİMENTO satışları kontrol ilişkisi içinde olunan Çağlar Plastik Sanayi A.Ş. ve AS-ADO Beton dahil ve
hariç tutularak incelenmektedir. Çağlar Plastik’in Yönetim Kurulu Başkanlığını AS ÇİMENTO’nun da Yönetim
Kurulu Başkanlığını yapan (…..) yürütmektedir. Ayrıca her iki teşebbüste de (…..) Yönetim Kurulu üyesidir.
Benzer şekilde AS-ADO Beton’un da AS ÇİMENTO’nun kontrolünde olduğu bilinmektedir.
16-02/44-14
61/84
Grafik 19: AS ÇİMENTO CEM I 42,5 Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı (TL) ve Birim Üretim Maliyeti (TL)
(197) AS ÇİMENTO’nun Ocak 2013 tarihi itibarıyla (…..) TL olan CEM I 42,5 çimento üretim
maliyeti Ekim 2014 tarihinde (%(…..) oranında artış ile) (…..) TL düzeyinde gerçekleşmiştir.
Buna karşılık (…..) TL olan birim satış fiyatları (% (…..) oranında artış ile) (…..) TL düzeyine
yükselmiştir. Tablodan anlaşılan bir başka sonuç ise, bağımsızlara yapılan satış fiyatlarının
Ocak 2013 tarihi sonrasında görece yüksek kaldığı ve Mart 2014 sonrasında yaklaşık 10
ay boyunca bağımsızlara satış gerçekleştirilmediğidir. AS ÇİMENTO tarafından
gerçekleştirilen CEM II 42,5 satışları ise aşağıdaki şekildedir:
Grafik 20: AS ÇİMENTO CEM II 42,5 Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı (TL) ve Birim Üretim Maliyeti (TL)
(198) CEM II 42,5 ürünü bakımından AS ÇİMENTO’nun satışları incelendiğinde Ocak 2013
tarihinde (…..) TL olan maliyet düzeyi Ekim 2014 tarihi itibarıyla (%(…..) oranında artış ile)
(…..) TL düzeyine yükselmiştir. Satış fiyatı ise (…..) TL’den (%(…..) oranında artış ile) (…..)
TL’ye yükselmiştir. Ocak 2013 tarihi ile Mart 2014 tarihi arasında kalan dönemde AS
ÇİMENTO’nun CEM II 42,5 ürünü satışlarının durduğu, bağımsızlara ise Ocak 2015 tarihi
itibarıyla ürün verilmeye başlandığı görülmektedir.
0
50
100
150
200
250
O
ca
.0
9
N
is
.0
9
Te
m
.0
9
Ek
i.0
9
O
ca
.1
0
N
is
.1
0
Te
m
.1
0
Ek
i.1
0
O
ca
.1
1
N
is
.1
1
Te
m
.1
1
Ek
i.1
1
O
ca
.1
2
N
is
.1
2
Te
m
.1
2
Ek
i.1
2
O
ca
.1
3
N
is
.1
3
Te
m
.1
3
Ek
i.1
3
O
ca
.1
4
N
is
.1
4
Te
m
.1
4
Ek
i.1
4
O
ca
.1
5
N
is
.1
5
AS ÇİMENTO CEM I 42,5 (Aydın, Burdur, Denizli, Isparta, İzmir, Manisa,
Muğla, Uşak)
Birim Üretim Maliyeti Ağırlıklı Ort. Satış Fiy. (Tüm Teşebbüslere)
Ağırlıklı Ort. Satış Fiy. (Bağımsızlara)
0
20
40
60
80
100
120
140
160
180
200
O
ca
.0
9
N
is
.0
9
Te
m
.0
9
Ek
i.0
9
O
ca
.1
0
N
is
.1
0
Te
m
.1
0
Ek
i.1
0
O
ca
.1
1
N
is
.1
1
Te
m
.1
1
Ek
i.1
1
O
ca
.1
2
N
is
.1
2
Te
m
.1
2
Ek
i.1
2
O
ca
.1
3
N
is
.1
3
Te
m
.1
3
Ek
i.1
3
O
ca
.1
4
N
is
.1
4
Te
m
.1
4
Ek
i.1
4
O
ca
.1
5
N
is
.1
5
AS ÇİMENTO CEM II 42,5 (Aydın, Burdur, Denizli, Isparta, İzmir, Manisa,
Muğla, Uşak)
Birim Üretim Maliyeti Ağırlıklı Ort. Satış Fiy. (Tüm Teşebbüslere)
Ağırlıklı Ort. Satış Fiy. (Bağımsızlara)
16-02/44-14
62/84
- Fiyat düzeylerinde yaşanan artışın ekonomik gerekçelerinin bulunduğu, talepteki
artış ve maliyetteki artış olarak nitelendirilebilecek bu gerekçelerin soruşturma
raporunda dikkate alınmadığı (BATIÇİM-BATISÖKE savunmaları), GÖLTAŞ
fiyatlarının anılan dönemde %42 artığı, maliyetlerin %28 arttığı ve talebin de %29
artığının soruşturma raporunda tespit edildiği, dolayısıyla söz konusu fiyat artışının
makul olarak kabul edilmesi gerektiği (GÖLTAŞ savunması), fiyat artışlarının
teşebbüslerin bağımsız ticari stratejisinden kaynaklandığı (ÇİMENTAŞ savunması)
ifade edilmektedir.
(199) Konu farklı boyutları ile değerlendirilmiş olup ilgili başlıklar altında soruşturma taraflarına
sunulmuştur. Bu çerçevede, çok sayıda değişkenin işaret ettiği üzere belirli bir dönemde
gerçekleşen fiyatlama stratejisinin anti-rekabetçi bir şekilde uygulandığı tespitine
ulaşılmıştır. Bu bağlamda, fiyat düzeylerinde yaşanan artışlar ekonomik ve/veya rasyonel
gerekçelerle açıklanamamıştır.
-Fiyatı açıklayabilecek en önemli değişkenin maliyet olduğu tespitinin yanlışlığı,
çimento sektörünün basit bir maliyet + kâr marjı formülüyle fiyatlandırma yapılan bir
sektör olmadığı (DENİZLİ ÇİMENTO savunması), Cem I çimento türü için yapılan
ayrıntılı incelemeye Cem II ürünü bakımından da yer verilmesi gerektiği, ayrıca Cem
IV ürünün de analize dahil edilmesi gerektiği (BATIÇİM-BATISÖKE, ÇİMENTAŞ
savunmaları) ileri sürülmüştür.
(200) Piyasa mekanizmasının geçerli olduğu varsayımı altında, fiyatı oluşturan en önemli
değişkenin maliyet olduğu görüşü korunmaktadır. Soruşturma kapsamında yapılan
analizlerde teşebbüslerin bütün dökme çimento ürünlerine yer verilmemektedir. Bu durum,
ihlal iddiası ile ilgili olarak yapılacak tespitlerde makul bir standart belirleme ihtiyacından
kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, incelemeler alt pazarda faaliyet gösteren teşebbüslerin
öncelikle alımlarını gerçekleştirdikleri Cem I 42,5 dökme çimento türüne yoğunlaşmıştır.
Buna ek olarak, ikincil ürün türü Cem II 42,5 da incelemeye dahil edilmiştir. Söz konusu
ürünlerin teşebbüslerin toplam satışları içindeki paylarının %80-90 düzeylerine ulaştığı
bilinmektedir. Savunmada sözü edilen ayrıntılı Cem II 42,5 fiyat grafikleri ise aşağıdaki
şekilde gerçekleşmiştir:
Grafik 21: ÇİMENTAŞ CEM II 42,5 Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı (TL) ve Birim Üretim Maliyeti (TL) (İzmir,
Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
0,00
20,00
40,00
60,00
80,00
100,00
120,00
140,00
160,00
180,00
200,00
O
ca
.0
9
N
is
.0
9
Te
m
.0
9
Ek
i.0
9
O
ca
.1
0
N
is
.1
0
Te
m
.1
0
Ek
i.1
0
O
ca
.1
1
N
is
.1
1
Te
m
.1
1
Ek
i.1
1
O
ca
.1
2
N
is
.1
2
Te
m
.1
2
Ek
i.1
2
O
ca
.1
3
N
is
.1
3
Te
m
.1
3
Ek
i.1
3
O
ca
.1
4
N
is
.1
4
Te
m
.1
4
Ek
i.1
4
O
ca
.1
5
N
is
.1
5
ÇİMENTAŞ Cem II 42,5 Ağırlıklı Ortalama Fiyat/Maliyet
Fiyat Maliyet
16-02/44-14
63/84
(201) Grafikte ilk bakışta Ocak 2013 tarihi itibarıyla başlayan fiyat artışları dikkat çekmektedir. Bu
çerçevede (…..) TL olan CEM II 42,5 fiyatının, Ekim 2014 itibarıyla (%(…..) oranında artış
ile) (…..) TL düzeyine geldiği görülmektedir. Aynı dönemdeki birim üretim maliyet değişimi
ise (…..) TL artış ile (…..) TL düzeyine ulaşmıştır. BATI GRUBU’na ait CEM II 42,5
grafiğinde de benzer sonuçlar görülmektedir.
Grafik 22: BATI GRUBU CEM II 42,5 Ağırlıklı Ortalama Satış Fiyatı (TL) ve Birim Üretim Maliyeti (TL)(İzmir,
Aydın, Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak, Isparta)
(202) Ocak 2013 tarihinde (…..) TL olarak gerçekleşen satış fiyatları, Ekim 2014 itibarıyla (%(…..)
oranında artış ile) (…..) TL düzeyine ulaşmıştır. Anılan dönemde birim üretim maliyetinin
(…..) TL artarak (%(…..) oranında artış ile) (…..) TL düzeyine geldiği görülmektedir.
-Kâr oranlarına ilişkin yapılan analizler ile maliyet verilerinin değerlendirilmesi
hususlarında elektrik, motorin gibi kalemlerin dikkate alınmadığı, dolayısıyla bu
analizlerin gerçeği yansıtmadığı (BATIÇİM-BATISÖKE savunması) ve FAVÖK kâr
oranlarının esas alınması gerektiği (ÇİMENTAŞ, DENİZLİ ÇİMENTO savunmaları)
ifade edilmektedir.
(203) Kullanılan maliyet verilerine ilişkin hesaplamalar teşebbüslerce yapılmış olup bu
hesaplamalarda ton başına düşen birim maliyet tutarları dikkate alınmıştır. Kârlılık
oranlarına ilişkin incelemeler de benzer bir yöntem esas alınarak birim üretim ve birim satış
verileri üzerinden yapılmıştır. Bu noktada, söz konusu kârlılık kalemlerinin geçmişten
günümüze gelişimi incelenmiş ve dönemsel farklılıklar ortaya konulmuştur. Ayrıca, yapılan
analizlerde birim kârlılık oranlarındaki kırılmalar incelenmiştir.
-Rekabet Kurulu'nun aynı coğrafi pazarla ilgili olan 22.01.2014 tarihli ve 14-04/65-27
tarihli kararında, DENİZLİ ÇİMENTO ve BATISÖKE arasındaki pazar paylaşımı
nedeniyle Aydın ve Muğla illerinde faal bazı hazır beton tesislerinin çimento tedarik
kaynaklarının kısıtlandığı iddiasının incelendiği, önaraştırmaya konu teşebbüsler
tarafından Aydın, Denizli, Muğla ve İzmir illerine 2011 yılı ile 2013 yılının Kasım ayı
sonuna kadarki dönemde yapılan çimento satışlarının analiz edildiği ve sonucunda
ihlal olmadığına karar verildiği belirtilmiştir.
0
20
40
60
80
100
120
140
160
180
200
O
ca
.0
9
N
is
.0
9
Te
m
.0
9
Ek
i.0
9
O
ca
.1
0
N
is
.1
0
Te
m
.1
0
Ek
i.1
0
O
ca
.1
1
N
is
.1
1
Te
m
.1
1
Ek
i.1
1
O
ca
.1
2
N
is
.1
2
Te
m
.1
2
Ek
i.1
2
O
ca
.1
3
N
is
.1
3
Te
m
.1
3
Ek
i.1
3
O
ca
.1
4
N
is
.1
4
Te
m
.1
4
Ek
i.1
4
O
ca
.1
5
N
is
.1
5
AS ÇİMENTO CEM II 42,5 (Aydın, Burdur, Denizli, Isparta, İzmir, Manisa, Muğla,
Uşak)
Birim Üretim Maliyeti Ağırlıklı Ort. Satış Fiy. (Tüm Teşebbüslere) Ağırlıklı Ort. Satış Fiy. (Bağımsızlara)
16-02/44-14
64/84
(204) Rekabet Kurulu’nun 22.01.2014 tarihli ve 14-04/65-27 sayılı kararında, DENİZLİ ÇİMENTO
ve BATISÖKE arasındaki pazar paylaşımı nedeniyle Aydın ve Muğla illerinde faal bazı
hazır beton tesislerinin çimento tedarik kaynaklarının kısıtlandığı iddiası incelenmiş, taraflar
arası bir anlaşmanın ya da anlaşmanın varlığını işaret eden bir emarenin bulunup
bulunmadığı ve tarafların fiyat anlaşmasına girmelerini yahut olası mevcut bir rekabet
ihlalini sürdürmelerini kolaylaştıracak şekilde “bilgi paylaşımı” tarzı bir iletişim içinde olup
olmadıkları değerlendirilmiş ve soruşturma açılmasına gerek görülmemiştir.
(205) Öncelikle işbu soruşturmanın tarafları DENİZLİ ÇİMENTO ve BATI SÖKE’den ibaret
değildir. Benzer bir şekilde iddia konusu eylemler de mevcut soruşturma ile bire bir
örtüşmemektedir. Yürütülen soruşturma, Ege Bölgesi’nde faaliyet gösteren çimento
üreticilerinin aralarında anlaştıkları, çimento fiyatlarına ciddi oranda zamlar uygulandığı,
çimento fabrikalarının yerleşkeleri esas alınarak müşteri paylaşımı yapıldığı ve böylece
gerek çimento gerekse hazır beton fiyatlarının istenilen düzeyde tutulduğu iddiaları üzerine
açılmıştır. Dolayısıyla iddia konusu eylemlerin gerek bölge gerekse nitelik itibarıyla Kurul’un
bahsi geçen önaraştırma kararındaki hususlardan daha kapsamlı olduğu görülmektedir.
I.5.5. Bölge Paylaşımı İddialarına ilişkin Savunmalar
-Talep yapısındaki artma ya da azalmadan kaynaklanan değişimlerin, soruşturma
raporunda teşebbüslerin pazar paylarını birbirine devretmesi olarak yansıyabildiği,
ancak bu değişimin başlıca sebebinin tüketimdeki konjonktürel değişiklik olduğu
ifade edilmektedir (AS ÇİMENTO savunması).
(206) Bölge paylaşımına yönelik olarak yapılan analizlerde, münferit veriler üzerinden
değerlendirme yapılmamaktadır. Piyasada oluşan talepte dönem dönem değişiklikler
olabileceği bilinmektedir. Öte yandan, söz konusu değişimlerin dönem ve bölge bazında
belirli bir şablonda gerçekleşmiş oluşu, dosya kapsamında incelenen fiyat değişimlerinin
yanı sıra belgelerin de yine aynı döneme ait oluşu konuya ilişkin görüşlerin şekillenmesini
sağlamıştır. Bu noktada, yaklaşık iki yıla yakın bir dönemin anti-rekabetçi etkileri farklı
veriler yardımıyla ortaya konulmuş, piyasada oluşan yapı tahlil edilmiştir. Aynı sistematik,
rekabetçi olduğu öngörülen dönemler açısından da takip edilmiş, Ekim-Aralık 2014’ten
sonra tekrar rekabetçi yapıya dönüldüğü tespitine yer verilmiştir. Dolayısıyla, izlenen
yöntemle soruşturma taraflarının aleyhine olarak yorumlanabilecek dönemlerin yanı sıra
lehine olarak yorumlanabilecek dönemler de tespit edilmiştir.
-AS ÇİMENTO tarafından yapılan savunmada, Denizli pazarından çıkma sebebinin
pazar paylaşımı olmadığı, bu ile yapılan satışların çoğunun yine aynı ekonomik birlik
içinde bulunan As-Ado Beton firmasının beton tesisine hammadde olarak
gerçekleştiği, As-Ado Beton firmasının faaliyetlerinin 2013 yılında yavaşlatılmış ve
2014 senesi Şubat ayında durdurulmuş olması nedeniyle Denizli iline yapılan
satışlarda azalma meydana geldiği, ancak hâlihazırda AS ÇİMENTO’nun Denizli iline
mal vermeye devam ettiği (Denizli ilinde satışların azalması), ayrıca, Muğla'ya yapılan
satışların artmasının temel sebebinin ise AS MADEN olarak bilinen As Madencilik
Kömür İşletmeciliği Çimento İnşaat Nakliyat San. ve Tic. A.Ş.’nin kurulması
(07.06.2012) ve AS ÇİMENTO’nun bu tesise ihtiyacı olan çimentoyu temin etmek
üzere önemli ölçüde satış yapmaya başlaması ve Muğla’dan kömür alması nedeniyle
ulaşımda maliyet avantajlarından faydalanması (Muğla pazarına ağırlık verilmesi)
olduğu, Denizli pazarından çıkışın bir diğer sebebinin de santralde yaşanan hırsızlık
hadisesi olduğu ifade edilmektedir (AS ÇİMENTO savunması).
16-02/44-14
65/84
(207) Yapılan incelemelerde süreç esaslı ve karşılaştırmalı bir değerlendirme yapılmıştır. Bu
kapsamda gerek fiyat, gerekse miktar bazlı analizler yapılmış, teşebbüslerin maliyetleri,
talep koşulları gibi diğer parametreler göz önünde bulundurulmuştur. Ayrıca yapılan
yerinde incelemelerde elde edilen bilgi/belgeler ile sektör oyuncuları tarafından ifade edilen
hususlar da dikkate alınmıştır. Dolayısıyla, pazara ilişkin yeni oluşumun ilgili döneme yakın
tarihlerde, farklı pazarlarda ve farklı parametrelerde yaşanan değişimler ile ilişkileri ortaya
koyulmaya çalışılmıştır.
(208) Teşebbüslerin ticari ve/veya diğer gerekçelerle bir ile satış yapmama serbestisi olduğu
genel kabul gören bir yaklaşımdır. Ancak AS ÇİMENTO’ya ait bir tesiste hırsızlık
yapılmasının söz konusu tesisi kapatmak suretiyle Denizli gibi büyük bir pazarı rakip
teşebbüse bırakmaya gerekçe olarak gösterilemeyeceği kanaatine ulaşılmaktadır. Ayrıca
mevcut dosyada geçmişte satış gerçekleştirilen bir ile yapılan satışların sonlandırılması
durumu söz konusudur. Bu noktada, söz konusu değişimin ihlal iddiasını kapsayan ve
çeşitli verilerle desteklenen bir dönemi içermesi, hazır beton pazarına girişte yapılan
yatırımların yüksek olmayışı gerçeği ile bir arada değerlendirildiğinde, sunulan savunmanın
makul ve haklı bir gerekçe olarak görülemeyeceği kanaatine ulaşılmıştır.
-Soruşturma kapsamında olmayan teşebbüslerin bölgeye satışlarının pazar payları
hesaplamalarında dikkate alınmamasının ulaşılan sonuca etki edeceği, hukuken
kesin olmayan, eksik veriler bazında yapılan analize dayanan tablolara, yani bir
ihtimale dayalı olarak teşebbüslere herhangi bir yaptırım uygulanmasının mümkün
olmadığı (AS ÇİMENTO, ÇİMENTAŞ, DENİZLİ ÇİMENTO savunmaları), il bazında
yapılan satışlara ilişkin analizlerin gerçeği yansıtmadığı, ilgili illere yapılan satışların
önemli ölçüde farklılaşmadığı ve söz konusu durumun pazarın paylaşılması
anlamına gelmeyeceği (BATIÇİM-BATISÖKE savunması) ifade edilmektedir.
(209) Soruşturma kapsamında Aydın, Burdur, Denizli, Isparta, İzmir, Manisa, Muğla ve Uşak
olmak üzere toplam sekiz ile yapılan satışlar incelenmiştir. Bu inceleme kapsamında il bazlı
pazar paylarından ziyade soruşturma taraflarının illerdeki göreceli paylarındaki değişimler
tespit edilmeye çalışılmıştır. Yöntemin, soruşturma tarafları arasında pazar paylaşımı
yapıldığı iddialarının doğru olup olmadığı hakkında bilgi verebilecek nitelikte olması, belirli
bir eğilimi gösterebilecek kabiliyette olması olarak sıralanabilecek pratik faydalarının göz
ardı edilmemesi gerekmektedir. Bu çerçevede, sunulan diğer bilgi ve belgelere paralel
sonuçlar elde edildiği, 2013 yılının ilk çeyreğinden 2014 yılı dördüncü çeyreğine uzanan
dönemde anti-rekabetçi nitelikte eylemler doğrultusunda pazarın şekillendiği tespit
edilmiştir.
(210) Teşebbüslerce yapılan savunmaları dikkate almak bakımından, aşağıdaki tabloda, sekiz
ile yapılan ve tüm dökme çimento türlerindeki satışlardan elde edilen pazar payları bilgisi
aşağıdaki tabloda sunulmaktadır:
16-02/44-14
66/84
Tablo 20: Dökme Çimento Satışlarında İl Bazlı Pazar Payları (%)
YIL
SORUŞTURMA
TARAFLARI DİĞER
AYDIN
2014 (…..) (…..)
2013 (…..) (…..)
2012 (…..) (…..)
BURDUR
2014 (…..) (…..)
2013 (…..) (…..)
2012 (…..) (…..)
DENİZLİ
2014 (…..) (…..)
2013 (…..) (…..)
2012 (…..) (…..)
ISPARTA
2014 (…..) (…..)
2013 (…..) (…..)
2012 (…..) (…..)
İZMİR
2014 (…..) (…..)
2013 (…..) (…..)
2012 (…..) (…..)
MANİSA
2014 (…..) (…..)
2013 (…..) (…..)
2012 (…..) (…..)
MUĞLA
2014 (…..) (…..)
2013 (…..) (…..)
2012 (…..) (…..)
UŞAK
2014 (…..) (…..)
2013 (…..) (…..)
2012 (…..) (…..)
(211) Tablodan da anlaşılacağı üzere, inceleme kapsamına alınan sekiz ile yapılan satışlarda
soruşturma taraflarının yüksek oranlarda üstünlüğü bulunmaktadır. Bu durum rapor
kapsamında yapılan analizlerde de tutarlı bir seyir izlendiğini göstermektedir. Ayrıca,
soruşturma raporunda tespit edilen ve soruşturmaya taraf olmayan teşebbüslerin 2014
yılının dördüncü çeyreği ile başlayan rekabetçi yapıya katkılarını gösteren verilere
ulaşılmaktadır. Örneğin, Ege Çimento’nun Limak tarafından devralınması sonucunda İzmir
ve Manisa illerinde 2014 yılında diğer teşebbüslerin payları sırası ile %(…..) (önceki yıla
göre %(…..) artış) ve %(…..) (önceki yıla göre %(…..) artış)’e ulaşmıştır.
16-02/44-14
67/84
-CEM II 42,5 ürününün ayrıca pazarlaması yapılan bir ürün olmaktan ziyade, CEM I
42,5 satılan müşterilere, zaman zaman CEM I 42,5 yerine verilen ikame ürün
niteliğinde olduğu, özellikle klinker stoklarının azaldığı dönemlerde klinker tasarrufu
sağlayabilmek bakımından CEM I 42,5 üretiminin azaltılarak, CEM II 42,5 üretimine
ağırlık verilmesi sonucunda CEM I 42,5 satışlarının doğal olarak düştüğü, bunun
yerine müşterilerin ihtiyacının CEM II satılarak karşılandığı, bu sebeple CEM I 42,5 ve
CEM II 42,5 ürünlerine ilişkin satışların ayrı ayrı değerlendirilmesinin bazı bölgelerde
CEM I 42,5 piyasasında etkinliğin azaldığı yönünde yorumlara yol açtığı ve bu
durumun gerçekle örtüşmediği ifade edilmektedir (AS ÇİMENTO savunması).
(…..TİCARİ SIR…..)
(212) AS ÇİMENTO’nun savunmasında yer verdiği yukarıdaki tabloda görüldüğü gibi, AS
ÇİMENTO’nun ürettiği ürünlerdeki değişim 2014 yılının ortalarına, yani ihlal iddiası
döneminin sonlarına doğru gerçekleşmiştir. Ancak soruşturma raporundaki analizlerde
kırılımlar 2013 yılının başından itibaren gerçekleşmektedir. Dolayısıyla savunmada yer
verilen bu iddia makul görülmemiştir.
-Soruşturma raporunda izlenen tutumun piyasalara girişleri takdir etmeyen; ancak
çıkışları uyumlu eylemle sorgulayan ve aynı zamanda şevk kırıcı bir yaklaşım olduğu
ifade edilmektedir (AS ÇİMENTO savunması).
(213) Savunmada ifade edilen husus Rekabet Kurumu çalışmalarının temel amacı ile
çelişmektedir. Bu noktada, raporda izlenen sistematiğin objektif kriterler gözetilerek
yapılmaya çalışıldığının bilinmesi önem arz etmektedir. Gerek mevcut soruşturma
kapsamında gerekse Kurulun geçmiş yıllardaki kararlarında söz konusu hususa azami
ölçüde dikkat gösterilmiş, kimi dosyalarda teşebbüslerin “maverick (oyun bozan)”
niteliklerine vurgu yapılmıştır. Tekrar ifade etmek gerekirse, mevcut dosyada münferit
veriler üzerinden herhangi bir sonuca ulaşılmamış, konunun farklı boyutları göz önünde
bulundurularak kümülatif etkileri ile değerlendirme yapılmıştır.
-İl bazlı fiyat artışlarının başlangıç-bitiş tarihleri arasında uyumsuzluk olduğu ve bu
hususa raporda dikkat çekilmemesinin soru işaretlerini beraberinde getirdiği ifade
edilmektedir (BATIÇİM-BATISÖKE savunması).
(214) Ele alınan üç farklı dönemin Ocak-Mart 2013 ve Ekim-Aralık 2014 tarih aralıkları ile
belirlendiğine tekrar dikkat çekmekte fayda görülmektedir.
-Muğla iline ilişkin olarak mevsimsellik durumunun bilinçli bir şekilde dikkate
alınmadığı (BATIÇİM-BATISÖKE savunması), mevsimselliğin fiyat düzeylerini artırıcı
bir unsur olduğu (DENİZLİ ÇİMENTO savunması) ifade edilmektedir
(215) Mevsimsellik konusuna ilişkin bölgesel farklılıklar dikkate alınmıştır. Bu noktada
mevsimselliğin yılın belirli dönemlerinde kırılmalar getirdiği, iki yıla yakın süren ihlal
döneminin içinde çok sayıda mevsimsel değişimin bulunduğu; dolayısıyla nihai anlamda
dikkat edilmesi gereken unsurun mevsimselliğin kapsamını aşan sürece ilişkin değişim
olduğu önemle vurgulanmalıdır.
16-02/44-14
68/84
-ÇİMENTAŞ’ın bölgelerden tamamen çıkmamasına karşın bölge paylaşımı yaptığının
iddia edildiği (ÇİMENTAŞ savunması), DENİZLİ ÇİMENTO’nun Burdur ili haricinde
kalan hiçbir ilde satışlarının tamamen durmadığı (DENİZLİ ÇİMENTO savunması)
ifade edilmektedir.
(216) Bölge paylaşımına yönelik olarak yapılan analizlerde, kimi pazarlardan tamamen kimi
pazarlardan ise kısmen çıkış yapıldığı yönünde tespitlerde bulunulmuştur. Bu doğrultuda,
dikkat edilen hususun teşebbüslerce ortaya konan eğilimler olduğuna ve konunun süreç
vurgusu gözetilerek incelenmesi gerektiğine dikkat çekilmiştir. Yapılan inceleme
neticesinde ise, iki yıla yakın süren belirli bir dönemin ihlal teşkil eden piyasa oluşumlarını
içerdiği sonucuna ulaşılmıştır.
-DENİZLİ ÇİMENTO’nun savunmasında iç piyasayı besleyebilmek amacıyla (…..) ton
bandında gerçekleşen ihracatını kısıtlamak durumunda kaldığı ve 2013 yılında
sadece (…..) ton ihracat gerçekleştirildiği ifade edilmektedir.
(217) İhracat piyasalarına ilişkin değerlendirme yapılmış olup, söz konusu pazarlarda son yıllarda
önemli daralmaların yaşandığı tespit edilmiştir. Bu daralmaların bölgelere özgü fiziksel ve
politik etkenlerinin olabileceği bilinmekle beraber en önemli etkenin söz konusu piyasalarda
rakip ülkelerce yapılan üretimden kaynaklı rekabet baskısı olduğu sonucuna varılmıştır.
Nitekim dış piyasaya yapılan çimento satışlarındaki fiyat seviyelerinin iç pazardaki
seviyenin önemli ölçüde altında kaldığı görülmüştür. Dolayısıyla savunmada yapılan
değerlendirmenin piyasa şartları ile uyumlu olmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
I.6. Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun
Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik
Kapsamında Değerlendirme
(218) Yukarıda da yer verildiği üzere, Ocak-Mart 2013 tarihi ile Ekim-Aralık 2014 tarihi arasında
kalan dönemde soruşturmaya konu teşebbüslerin uyumlu eylem halinde bölge paylaşmak
ve fiyatları yükseltmek suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettikleri sonucuna
varılmaktadır.
(219) 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrasında;
“Bu Kanunun 4, 6 ve 7 nci maddelerinde yasaklanmış davranışlarda bulunanlara, ceza
verilecek teşebbüs ile teşebbüs birlikleri veya bu birliklerin üyelerinin nihai karardan bir önceki
mali yıl sonunda oluşan veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa nihai karar tarihine en
yakın mali yıl sonunda oluşan ve Kurul tarafından saptanacak olan yıllık gayri safi gelirlerinin
yüzde onuna kadar idarî para cezası verilir.”
hükmüne yer verilmiştir. Takiben, ceza takdirinde esas alınacak hafifletici ve ağırlaştırıcı
unsurlara yer verilmiştir.
(220) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiği sonucuna varılan AS ÇİMENTO, BATIÇİM,
BATISÖKE, ÇİMENTAŞ, DENİZLİ ÇİMENTO ve GÖLTAŞ’a verilecek idari para cezasına
ilişkin olarak 16. maddenin son fıkrası uyarınca çıkarılan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma,
Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para
Cezalarına İlişkin Yönetmelik (Yönetmelik) çerçevesinde yapılan değerlendirmeye aşağıda
yer verilmektedir.
(221) Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasında para cezası belirlenirken öncelikle temel para
cezasının hesaplanacağı, ardından ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde
bulundurularak artırma ve/veya indirme yapılacağı belirtilmektedir. Ceza Yönetmeliği’nin 5.
maddesinde temel para cezası düzenlenmektedir. Buna göre temel para cezası
hesaplanırken ihlalde bulunan teşebbüslerin yıllık gayri safi gelirlerinin karteller için % 2’si
ile % 4’ü, diğer ihlaller için % 0,5’i ile % 3’ü arasında bir oran esas alınacaktır.
16-02/44-14
69/84
(222) Öncelikle, tespit edilen ihlalin kartel olup olmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.
Yönetmeliğin 3. maddesinde kartel, “Fiyat tespiti, müşterilerin, sağlayıcıların, bölgelerin ya
da ticaret kanallarını paylaşılması, arz miktarının kısıtlanması veya kotalar konması,
ihalelerde danışıklı hareket konularında, rakipler arasında gerçekleşen, rekabeti sınırlayıcı
anlaşma ve uyumlu eylemler” olarak tanımlanmıştır. Mevcut dosya açısından
değerlendirildiğinde, hakkında soruşturma yürütülen teşebbüslerin pazar paylaştıkları ve
birlikte fiyat artırdıkları sonucuna ulaşılmaktadır. Aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca bu
oranın belirlenmesinde ilgili teşebbüslerin piyasadaki gücü, ihlal neticesinde gerçekleşen
veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususlarının dikkate alınması gerektiği
ifade edilmektedir. Bu çerçevede; soruşturma taraflarının ilgili dönemdeki eylemlerinin
Yönetmelikteki tanımıyla “kartel” olduğu ve temel para cezasının hesaplanmasında
teşebbüslerin yıllık gayri safi gelirlerinin %2’si oranın esas alınması gerektiğine karar
verilmiştir.
(223) Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendinde ise ilk fıkraya göre belirlenen
para cezası miktarının bir ila beş yıl arasında süren ihlallerde yarısı oranında arttırılacağı
düzenlenmiştir. Buna göre dosya konusu ihlalin bir yıldan uzun iki yıldan kısa sürdüğü ve
ilk fıkraya göre belirlenecek para cezasının yarısı oranında artırılması gerektiğine karar
verilmiştir.
(224) Yönetmeliğin 4. maddesine göre, temel para cezasının hesaplanmasından sonra aynı
yönetmeliğin 6. ve 7. maddeleri çerçevesinde ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurlar göz önünde
bulundurularak artırma ve/veya indirme yapılacaktır. Bu çerçevede temel para cezasının,
6. maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında “İhlalin tekerrürü halinde, her bir tekrar
için” yarısından bir katına kadar artırılabileceği ifade edilmiştir.
(225) Gerek 4054 sayılı Kanun’da gerekse bu Kanun’a dayanılarak çıkarılan Yönetmelikte,
“ihlalin tekerrürü” halinin, Kurul tarafından verilecek idarî para cezalarının takdirinde
ağırlaştırıcı bir unsur olarak görüleceği açıkça ifade edilmiştir. Bu noktada tekerrür
hükmünün ne kadar geriye işletilebileceği hususu önem taşımaktadır. 4054 sayılı Kanun’da
ve Yönetmelik’te tekerrür hükmü için herhangi bir süre belirtilmemektedir. 4054 sayılı
Kanun’un 16. maddesinin beşinci fıkrasında ağırlaştırıcı ve hafifletici unsurları belirtilirken
“Kurul, üçüncü fıkraya göre idarî para cezasına karar verirken, 30/3/2005 tarihli ve 5326
sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin ikinci fıkrası bağlamında, ihlalin tekerrürü,
süresi, teşebbüs veya teşebbüs birliklerinin piyasadaki gücü, ihlalin gerçekleşmesindeki
belirleyici etkisi, verilen taahhütlere uyup uymaması, incelemeye yardımcı olup olmaması,
gerçekleşen veya gerçekleşmesi muhtemel zararın ağırlığı gibi hususları dikkate alır.”
ifadesine yer verilmektedir. 4054 sayılı Kanun’da ve Yönetmelik’te tekerrür hükmü için
herhangi bir süre belirtilmediği görülmektedir. Ancak hukuki belirliliğin sağlanması ve idari
tutarlılık açısından bu konuda bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
(226) 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun (5326 sayılı Kanun) 3. maddesi ile Kanun’un genel
niteliğine vurgu yapılmış; “kanun yollarına ilişkin hükümlerinin diğer kanunlarda aksine
hüküm bulunmadıkça, diğer genel hükümlerinin idari para cezası… gerektiren tüm fiiller
alanında uygulanacağı” düzenlenmiştir.
16-02/44-14
70/84
(227) 5326 sayılı Kanun’un İdari Yaptırımlar başlıklı üçüncü bölümünde, 17. maddenin ikinci
fıkrasında “İdarî para cezası, kanunda alt ve üst sınırı gösterilmek suretiyle de belirlenebilir.
Bu durumda, idarî para cezasının miktarı belirlenirken işlenen kabahatin haksızlık içeriği ile
failin kusuru ve ekonomik durumu birlikte göz önünde bulundurulur” hükmüne yer
verilmektedir. Aynı bölümde yer alan 20. maddenin üçüncü fıkrasında nispî idarî para
cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıl olarak belirlenmiştir. Yapılan
değerlendirmede, 5326 sayılı Kanun’da yer alan sekiz yıllık zamanaşımı süresinin Ceza
Yönetmeliği’ndeki tekerrür kuralları uygulanırken de esas alınabileceği, böylece
teşebbüslerin tekerrür nedeniyle sınırsız bir süre cezanın ağırlaştırılması tehdidi altında
olmalarının önüne geçilebileceği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede, mevcut dosyadaki
ihlale konu eylemin başladığı tarihten sekiz yıl geriye gidilerek, bu süre içerisindeki, ihlal
tespiti yapılmış olan Kurul kararları tekerrüre esas alınmış, daha öncekiler ise dikkate
alınmamıştır.
(228) Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde, sekiz yıllık süre göz önünde bulundurularak,
17.09.2013 tarihli ve 13-54/756-316 sayılı karar, tekerrür uygulamasında dikkate alınmış
ve incelenen taraflardan GÖLTAŞ ve DENİZLİ ÇİMENTO için Yönetmeliğin 6. maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen ağırlaştırıcı unsur olarak değerlendirilerek temel
cezanın yarısı kadar artırıma gidilmesine karar verilmiştir.
(229) Teşebbüslere uygulanacak idari para cezasının belirlenmesine ilişkin olarak yukarıda
yapılan değerlendirmeler sonucunda; AS ÇİMENTO, BATIÇİM, BATISÖKE, ÇİMENTAŞ,
DENİZLİ ÇİMENTO ve GÖLTAŞ bakımından;
- Soruşturma taraflarının ilgili dönemdeki eylemlerinin Yönetmelikteki tanımıyla “kartel”
olduğu ve temel para cezasının hesaplanmasında teşebbüslerin yıllık gayri safi
gelirlerinin % 2’sinin esas alınması gerektiği,
- Yönetmeliğin 5. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi kapsamında, dosya konusu
ihlalin 1 yıldan uzun ve 2 yıldan kısa sürdüğü ve ilk fıkraya göre belirlenecek para
cezasının yarısı oranında artırılarak temel para cezası olarak tüm teşebbüsler için %3
oranının esas alınması gerektiği,
- Sekiz yıllık süre dikkate alınarak, GÖLTAŞ ve DENİZLİ ÇİMENTO için Yönetmeliğin
6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan ağırlaştırıcı tekerrür hükmü
uyarınca temel cezanın yarısı kadar artırıma gidilerek %4,5 oranında ceza
uygulanması gerektiği
sonucuna ulaşılmıştır.
J. SONUÇ
(230) 12.06.2014 tarih, 14-21/416-M sayılı Kurul kararı uyarınca yürütülen soruşturma ile ilgili
olarak düzenlenen Rapor’a ve Ek Görüş’e, toplanan delillere, yazılı savunmalara, sözlü
savunma toplantısında yapılan açıklamalara ve incelenen dosya kapsamına göre;
1) - As Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.,
- Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş.,
- Batısöke Söke Çimento Sanayi T.A.Ş.,
- Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş.,
- Denizli Çimento Sanayii Ticaret A.Ş.,
- Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin
uyumlu eylem halinde bölge paylaşmak ve fiyatları artırmak suretiyle 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine OYÇOKLUĞU ile,
16-02/44-14
71/84
2) Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 16. maddesinin üçüncü fıkrası ve “Rekabeti
Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye
Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmelik’in 5. maddesinin
birinci fıkrasının (a) bendi ve ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi,
a) hükümleri uyarınca 2014 mali yılı sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen
yıllık gayri safi gelirlerinin takdiren %3’ü oranında olmak üzere;
- As Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye 15.512.902,29 TL,
- Batıçim Batı Anadolu Çimento Sanayii A.Ş.’ye 11.438.135,21 TL,
- Batısöke Söke Çimento Sanayi T.A.Ş’ye 4.533.260,95 TL,
- Çimentaş İzmir Çimento Fabrikası Türk A.Ş.’ye 12.810.487,72 TL
b) ve 6. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi hükümleri uyarınca 2014 mali yılı
sonunda oluşan ve Kurul tarafından belirlenen yıllık gayri safi gelirinin takdiren
%4,5’i oranında olmak üzere;
- Denizli Çimento Sanayii Ticaret A.Ş.’ye 12.088.042,39 TL,
- Göltaş Göller Bölgesi Çimento Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ye 14.532.699,42 TL
idari para cezası verilmesine OYÇOKLUĞU ile, Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere karar verilmiştir.
KARŞI OY
(14.01.2016 tarih ve 16-02/44-14 sayılı Kurul Kararı)
Karara konu olayda, Ege Bölgesinde çimento piyasasında faaliyette bulunan teşebbüsler
hakkında açılan soruşturma sonucunda, teşebbüslerin uyumlu eylem halinde bölge
paylaşmak ve fiyatları artırmak suretiyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesini ihlal ettiklerine,
Kurul çoğunluğunca karar verilmiştir. Mezkûr kararda; teşebbüsler arasında bilgi değişimi
yapıldığı, bunun uyumlu eyleme yol açtığı, bu eylem sonucunda ise fiyatların belirlendiği
ve pazarın paylaşıldığı, bunun ise bir kartel olduğu kabul edilmiş bulunmaktadır.
Aşağıda açıklanan gerekçelerle, inceleme eksikliği bulunduğunu ve ispat yükünü yerine
getiremediğini düşündüğüm Soruşturma Raporuna dayanılarak Kurul çoğunluğunca alınan
karara hukuka aykırı olduğu inancıyla katılamıyorum.
16-02/44-14
72/84
A. Bilgi Değişimi Bakımından
İhlale yol açan temel eylem olarak teşebbüsler arasında gerçekleştirilen bilgi değişimi, bu
değişimin delili olarak ise bir toplantıya ait olan notlar (Sor. Rap. Belge 7) gösterilmektedir.
Kanımca bu belge ihlali ispatlamaya yeterli değildir. Şöyle ki;
1. Belge içerisindeki açıklamalar etki doktrini çerçevesinde teşebbüslerin eylemini 4054
sayılı Kanunun 2. maddesinde belirlenen kapsamın dışına çıkarmaktadır
a) Belge içeriğinden toplantının konusunun ihracat olduğu, dış piyasalara yönelik
hususların konuşulduğu ve paylaşıldığı ileri sürülen bilgilerin dış piyasalara yönelik
olduğu anlaşılmaktadır. Zaten soruşturma heyeti de paylaşılan bilgilerin hangilerinin
iç piyasaya ait olduğunu, ya da bunun iç piyasayı nasıl etkilediği veya etkileyebileceği
hakkında hiçbir inceleme ve açıklamama yapmamıştır. Ayrıca toplantıya ihracata
aracılık eden teşebbüslerin katılması da bunun bir ihracat toplantısı olduğunun
göstergesidir. Dolayısıyla dosya konusu eylemlerin Türkiye pazarını etkileyen bir
yönü yoktur.
b) Soruşturmanın açılmasından yaklaşık bir ay önce alınan 29.05.2014 tarihli ve 14-
19/361-157 sayılı Kurul Kararında etki doktrini kabul edilmiştir. Karara konu olayda,
sabit ve mobil Telekom işletmecileri arasında yapılan ve fiyat anlaşması tespit edilmiş
ancak yurt dışında başlayıp yurt içinde sonlanan çağrıların sonlandırılmasına ilişkin
tarifenin ülke içi piyasayı etkilememesi nedeniyle Kanun kapsamı dışında olduğu, yurt
içinde başlayıp yurt dışında sonlanan çağrıların sonlandırılması hususunda ise 4054
sayılı Kanun’un ihlali niteliğinde yeterli bilgi ve belgeleri içermediği gerekçesiyle
soruşturma açılmamıştır. Somut olayda da delil olarak dayanılan belgede geçen tek
fiyat klinkerin ihracat fiyatıdır. Belge yurt içi piyasalara ilişkin herhangi bir veri/fiyat
içermediği için hem etki doktrini kapsamında yer almaktadır.
c) 20.09.2012 tarih ve 12-44/1350-455 sayılı (Otomotiv Sanayicileri Derneği) kararında
Rekabet Kurulu ihracat verilerinin paylaşılmasına menfi tespit vermiş; 18.04.2011
tarih ve 11-24/464-139 sayılı (Otomotiv) kararında ise “hedef, stok yahut satış
stratejisi bilgilerini paylaştıkları” tespit edilmesine karşın teşebbüslere herhangi bir
yaptırım uygulamamıştır. Bu kararda Kurul fiyat stratejisi ile ihracata yönelik satış
stratejisi arasında haklı bir ayrım yapmış ve satış stratejilerinin konuşulmasını ihlal
olarak kabul etmemiştir. Somut olayda da, teşebbüsler çimento ihracatının nasıl
arttırılabileceği ve muhtemel pazarları (yani ihracata yönelik satış stratejisini)
konuşmuşlar, ancak iç piyasa fiyatını (fiyat stratejisini) konuşmamışlardır. Bir başka
deyişle somut olayda da, otomotiv kararındakinden daha fazla bir bilgi paylaşımı söz
konusu değildir.
2. Rekabet Hukuku bakımından bilgi değişiminin ihlal olarak nitelendirilebilmesi için,
değiştirilen bilginin piyasadaki belirsizliği ortadan kaldırmaya (şeffaflığı sağlamaya) ve
rekabetçi avantaj sağlamaya (ya da tersinden rekabeti bozmaya/sınırlamaya) elverişli
olması gerekir.
a) Soruşturma Raporunda (s. 75-81) bilgi değişiminin teorisi hakkında pek çok açıklama
yapılmasına ve sürekli olarak pek çok stratejik veya detaylı istatistiki bilginin
paylaşıldığı ifade edilmesine karşın, Belge 7’deki hangi bilginin hangi belirsizliği
16-02/44-14
73/84
kaldırdığı, paylaşılan bilginin neden ve hangi yönlerden rekabeti sınırlayıcı olduğu
(rakiplerin nasıl bir koordinasyona gittiği ya da onun fiyat stratejileri etkilediği)
açıklanmamakta, hatta etkileme kapasitesinin bulunup bulunmadığı üzerinde bile
durulmamakta, buna ilişkin herhangi bir etki analizi ve değerlendirme
bulunmamaktadır. Üstelik paylaşılan bilgilerin önemli bir kısmı, bırakın detaylı
olmasını, net bir rakam bile içermemekte; yurt içi fiyatlara ve yurt içi bölge ve
müşterilere ilişkin hiçbir veri bulunmamaktadır. Doğrudan çimento ürününe ve iç
piyasaya yönelik bir veri söz konusu değildir. Örneğin, paylaşılan bilgi ilgili ürün olan
çimentonun üretimindeki ana maddelerden birisi olan klinker stoğudur. Çimento
stoğuna ilişkin bir bilgi paylaşılmamıştır; kimde ne kadar çimento stoğu olduğu belirli
değildir. Klinker stoğu -tam olmamakla birlikte yaklaşık olarak- bilinen tek firma ise
soruşturmanın tarafı değildir. Bu bölgede faaliyette bulunmadığı için soruşturma tarafı
yapılmayan bir teşebbüsün klinker stoğunun bilinmesinin bu bölgedeki çimento
üreticilerinin nasıl ve ne şekilde işine yaracağı anlaşılamayan bir muammadır.
Soruşturma Raporu, zikredilen hususları açık ve ikna edici şekilde ortaya koymaktan
uzaktır. İddia edilen olayları ispat etmek yerine soyut, teorik ve varsayımsal
değerlendirmelerle karar alınmıştır.
b) Paylaşılan bilgiler güncel de değildir. Teşebbüslerin katıldığı toplantılar üç ayda bir
yapılmaktadır. Zikredilen belgenin ve onun konusunu oluşturan toplantının tarihleri
dikkate alındığında toplantıda açıklanan bilginin geleceğe yönelik olmadığı, tam
aksine geçmiş yıla (2013 Ocak-Aralık ayı arasına) ilişkin olduğu açıkça
anlaşılmaktadır. Kurulun geçmiş kararlarında üç aydan eski bilgilerin rekabetçi endişe
yaratmayacağı kabul edilmiş bulunmaktadır. Geleceğe ilişkin olmayan, şeffaflığı
sağlayarak belirsizliği giderecek düzeyde açık ve net bilgiler içermeyen
belgenin/paylaşımın, bu haliyle uyumlu eyleme yol açma imkânı bulunmamaktadır.
c) Tüm Türkiye’de bu sektördeki teşebbüslerin birbirlerini çok sıkı şekilde takip ettikleri
nakliye maliyetleri, satış miktarları ve fiyatları hakkında bilgi sahibi oldukları daha
önceki pek çok Kurul kararında tespit edilmiş bir vakıadır (Bkz. 5.8.2010 tarih ve 10-
52/ 986-353sayılı; 26.08.2010 tarih ve 10-56/1095-416 sayılı; 03.08.2011 tarih ve 11-
44/979-329 sayılı; 09.07.2015 tarih ve 15-29/434-127 sayılı; 24.01.2013 tarih ve 13-
07/65-34 sayılı kararlar). Kurula göre, pazarda az sayıda teşebbüs faaliyet gösterdiği,
son derece homojen ürünler üretildiği, müşteriler az sayıda fakat yüksek miktarlı alım
yapan teşebbüslerden (çimento bayileri ve hazır betoncular) oluştuğundan piyasanın
şeffaflığını artırmakta rakipler hakkındaki bilgilere karşılıklı bilgi değişimi olmadan da
ulaşılabilmektedir.
Somut olayda da delil 4’de yer alan yazışmanın ekinde “rakiplere göre dökme çimento
fiyat karşılaştırma tablosu”nun yer aldığı, Delil 5’te ise alıcıyı ziyarette rakibin fiyatlarının
öğrenildiği, kimin kimden mal aldığının bilindiği anlaşılmaktadır. Tarafların birbirlerini
yakından takip ettikleri ve her türlü bilgiye sahip oldukları açık olan bir sektörde rakiplerin
zaten bilinen bilgileri paylaşmak için ihracat görüntüsü altında bir araya geldiklerini
söylemek abestir. Teşebbüslerin -olsa olsa- pazar paylaşımı için ya da fiyatları bir
noktada tutmak (gerçek anlamda kartel kurmak) için anlaşmak üzere bir araya gelmeleri
mantıklıdır. Somut olayda yapılması gereken de esasen bunu ispatlamaktır. Kaldı ki
soruşturmanın açılış gerekçesi de Raporda (pr. 12) belirtildiği üzere “tarafların anlaşmak
suretiyle” fiyatları birlikte arttırdıkları/pazar paylaşımı yaptıkları iddiasını araştırmaktır.
16-02/44-14
74/84
Ancak soruşturma heyeti anlaşmayı ortaya koyacak bilgi ve belgeyi
bulamadığı/sunamadığı için, üzerlerinde olan ispat yükünden kurtulmak amacıyla olsa
gerek uyumlu eyleme yönelmiş ve sonuçta uyumlu eylem yoluyla ihlalin bulunduğuna
karar verilmiştir.
B. Uyumlu Eylem ve İspat Yükü Bakımından
Karara konu olayda hem ihlalin başlangıç (uyumlu eylemin unsurları) ve bitişi, ihlale yol
açtığı ileri sürülen eylemlerle arasındaki nedensellik bağı sağlam, açık ve ikna edici
delillerle ispat edilebilmiş değildir:
1. Kurulun çimento sektöründe uyumlu eylemi incelediği ve bu husustaki yaklaşımını ortaya
koyan temel karar, 31.03.2011 tarih ve 11-20/378-117 sayılı Akdeniz Bölgesi Çimento
Üreticileri kararıdır. Bu kararda Kurul; Isparta, Burdur ve Antalya illerine satış yapan
Göltaş, As, Denizli ve Konya çimentonun dökme çimentoya anlaşarak % 50 zam
yaptıkları iddiasını incelemiş, fiyat artışlarının ÜFE’nin çok üzerinde (ÜFE oranı % 5,69
iken artış oranları %67, % 90 ve % 11; ÜFE oranı % 8,25 iken, artış oranları %16, % 43
ve % 20) olduğu, fiyat artış dönemlerinde paralellik bulunmakla birlikte yılın geneline
göre ve illere bakıldığında bu paralelliğin gözükmediği, incelenen yıllar boyunca artış
oranlarının farklı, düzenli ve belirgin bir paralelliğin söz konusu olmadığı, üstelik nihai
fiyatların da aynı olmadığı gerekçesiyle soruşturma açmamıştır.
Bu kararın esas önemi Kurulun uyumlu eylem iddiasındaki ispat standardını koymuş
olmasıdır. Kurul’a göre sadece paralel davranışa dayanılarak uyumlu eylem iddiasında
bulunmamak, firmalar arasındaki bağlantıyı gösterir delilleri ortaya koymak gerekir. Bu
kapsamda uyumlu eylemin varlığı için gerekli olan unsurlar şu şekilde tanımlanmıştır: “a)
Teşebbüsler arasında bir tür koordinasyon ya da işbirliği bulunmalıdır. b) Koordinasyon,
taraflar arasındaki doğrudan ya da dolaylı bir bağlantıdan kaynaklanmalıdır. c) Bu
bağlantının amacı, rakiplerin gelecekteki davranışlarına ilişkin belirsizlikleri ortadan
kaldırmak olmalıdır.” Kurula göre, birlikte hareket etmeye yönelik bir anlaşmanın
yokluğunda, tarafların iletişim kurup kurmadıklarına ve teşebbüs davranışının
teşebbüsün tek taraflı (kişisel) çıkarlarına aykırı olup olmadığına bakılması
gerekmektedir [Bkz. 26.07.2007 tarih ve 07-62/742-269 sayılı (Gazete); 24.6.2009 tarih
ve 09-30/637-150 sayılı (Otomotiv); 5.08.2011 tarih ve 11-46/1131-396 sayılı (Niksar
Otogaz) ve 25.08.2011 tarih ve 11-46/1132-397 sayılı (Beyşehir Otogaz) kararları].
Somut olayda, hiçbir teşebbüs bakımından, kararının kendi ekonomik çıkarına aykırı
olup olmadığı hususu da incelenmemiştir.
Tüm bu kararlarda vurgulanan bir başka önemli husus “Burada önemli olan,
teşebbüslerin, rakiplerinin gelecekteki davranışlarını öğrenmeleri ve pazardaki
belirsizliğin ortadan kaldırılmasıdır.” Somut olayda teşebbüslerin hangi belirsizliği
ortadan kaldırdığı sorusunun cevabı Soruşturma Raporunda bulunmamaktadır. Bir
başka deyişle taraflar hangi belirsizliği (yurt içi fiyatlar, yurt içi satış bölgeleri, yurt içi
müşteriler vb) ortadan kaldırmıştır ve dosyadaki belgelerin hangisi bu belirsizliklerden
hangisinin kaldırıldığını ispatlamaktadır. Bu çerçevede dosyaya bakıldığında taraflar
arasındaki iletişime delil olarak gösterilen 7-8 nolu belgeler, tarafların böyle bir amaçla
toplandıklarını göstermediği gibi içeriği de iç piyasaya yönelik hiçbir belirsizliğin
giderildiğini ispatlamaya elverişli değildir.
16-02/44-14
75/84
2. 17.7.2008 tarih ve 08-45/626-238 sayılı, 4.11.2010 tarih ve 10-69/1466-564 sayılı,
17.11.2011 tarih ve 11-57/1461-519 sayılı, 24.11.2011 tarih ve 11-59/1521-546 sayılı,
29.12.2011 tarih ve 11-64/1666-596 sayılı, 20.02.2013 tarih ve 13-11/165-87 sayılı,
16.01.2014 tarih ve 14-02/40-18 sayılı Kurul kararları ile 01.10.2014 tarih ve 14-37/713-
318 sayılı (Pamukkale Taşımacılık) kararında oligopolistik bağımlılık savunması kabul
edilmiştir. Buna göre, oligopol piyasalarda hem teşebbüs sayısının azlığı hem de pazarın
şeffaflığı teşebbüslerin birbirlerinin aldıkları kararları rahatlıkla takip etmesine ve bunlara
göre karar almalarına imkân vermektedir. Bu noktada, rekabet hukuku bakımından
önem arz eden söz konusu fiyatlamaların bilinçli paralellik sonucunda mı oluştuğu ya da
rekabeti sınırlayıcı bir anlaşmadan mı kaynakladığı hususundaki ayrımının yapılmasıdır.
Paralel davranışların nasıl değerlendirileceği ise yukarıdaki kararlar dışında son olarak
25.06.2014 tarih ve 14-22/460-202 sayılı (Beyaz Çimento) kararında açıklanmıştır. Bu
kararda; paralel davranışların değerlendirilmesi sırasında taraflar arasında rekabeti
kısıtlama amaçlı ve karşılıklı bir iletişimin olması ve bu iletişimin açık ve tutarlı
delillerle ortaya konması gerektiği belirtilerek ispat standardı ortaya konulmuş
bulunmaktadır.
İşbu karara konu olayda teşebbüsler arası iletişime delil olarak sunulan belge (Belge 7),
yukarıda da açıklandığı üzere ihracata ilişkin olup, yurt içi piyasaya ilişkin herhangi bir
veri içermemektedir. Bu belge dışında taraflar arasında iletişim kurulduğuna ilişkin, ne
teşebbüsler arası bir yazışma, ne de teşebbüslerden herhangi birisinin iç yazışmasında
bir ibare bulunmaktadır. Belgenin içeriğindeki ifadeler Kanunun 4. maddesi anlamında
rekabeti sınırlama amacını açıkça ortaya koymamaktadır.
3. 18.04.2011 tarih ve 11-24/464-139 sayılı Kurul kararında da belirtildiği üzere Avrupa
Birliği Adalet Divanı (ABAD)’nın yerleşik içtihadı uyarınca, uyumlu eylemin unsurları
“uzlaşma”, “davranış” ve “bu ikisi arasındaki nedensellik bağı”dır. Dolayısıyla uyumlu
eylemin varlığına hükmedebilmek için, teşebbüsler arasındaki iletişimin varlığının ortaya
konulması da tek başına yeterli değildir. İhlalin bulunduğunu kabul etmek için,
teşebbüslerin oligopolistik bağımlılığın ötesinde paralel davranışlarda bulunduğunun,
taraflar arasındaki iletişim ile ortaya çıkan davranış arasındaki nedensellik bağının da
ispatlanması gerekir. Nitekim Kurul, 03.08.2011 tarih ve11-44/979-329 sayılı İç Anadolu
Çimento Üreticileri kararında; çimento fiyatlarında ortalama % 30 artış meydana geldiği,
fiyatların genel bir artış eğiliminde olduğu, fiyatlar arasında belirli ölçüde paralellikten
bahsedilebileceği, maliyetler ile fiyat değişimleri birlikte değerlendirildiğinde artışların
maliyetle açıklanamayacağı, teşebbüslerin birbirlerinin üretim tesisleri önlerine
yerleştirdikleri kişiler aracılığı ile nakliye kamyonlarını takip edip rapor ettikleri, çimento
sektörü insan kaynakları yöneticileri paylaşım toplantısı adı altında iki kez toplantı
gerçekleştirildiği, buna ilişkin ilişkin e-posta kayıtları, rakibin el yazısı notlarında
rakiplerin aylık satış miktarları, rakipler arasında çimento/klinker alışverişinin bulunduğu
ve en önemlisi fabrikaların kendi aralarında fiyat diyaloğunda bulunduklarını içeren e-
posta tespit edilmiş olmasına karşın soruşturma açılmamıştır. Kurula göre, insan
kaynakları toplantıları koordinasyonu artırıcı olarak değerlendirilebilir, ancak bu
toplantılarda insan kaynakları politikasının dışında bir hususun gündeme geldiğine dair
bir bulguya rastlanılmamıştır. Yine Kurula göre, taraflar arasındaki klinker alım satımı da
koordinasyonu artırıcı olabilir, ancak, buna ilişkin bir rekabeti sınırlayıcı uygulama
saptanamamıştır. Kurula göre, rakibi izlemek kartelin işlerliğini sağlamaya yönelik
16-02/44-14
76/84
olabilir, ancak taraf bunu kendi çalışması olduğunu ileri sürmüştür. Bunun aksini ispat
edecek herhangi bir bilgi ya da belge bulunmamaktadır.
Görüleceği üzere taraflar arasındaki bir takım toplantıların veya ticari ilişkilerin varlığı
(yani teşebbüsler arasındaki iletişim) yeterli görülmemiş, iletişim ile rekabet ihlali olarak
nitelendirilecek davranış arasında nedensellik bağı kurulamadığı için soruşturma dahi
açılmamıştır. Dahası Kurul nedensellik bağının ispatı yükünün Kurum üzerinde olduğu
kabul etmiş ve tarafın kendi çalışması olduğunu ileri sürmesini (savunmayı), kendisi
hususta aksine bir delil ortaya koyamadığı için, geçerli kabul etmiştir. Somut olayda da
ihracat toplantısında ihracata ilişkin hususlar dışında bir şey konuşulduğu ortaya
konulmuş değildir.
4. Soruşturma Raporu ve kararın dayandığı temel gerekçe ortalama fiyatların, talep ve
maliyetlerin üstünde arttığıdır. Ortalama fiyat artışını gösteren birkaç grafik ihlalin delili
olarak görülmüştür. Ortalama fiyatları gösteren grafikler iktisadi analiz yapıldığı anlamına
gelmez. Oligopol piyasalarda oligopolistik bağımlılık bulunduğu bir gerçektir. Böyle
piyasalarda ortaya çıkan paralelliğin, oligopolistik bağımlılıktan mı yoksa rekabeti
sınırlayıcı bir anlaşma veya uyumlu eylemden (uzlaşmadan) mi kaynaklandığı öncelikle
hukuki delillerle, bunun tam olarak sağlanamaması halinde iktisadi delillerle açıkça
ortaya konulmalıdır. Bu amaçla ayrıntılı ekonomik analizler yapılması ve çeşitli
ekonometrik modellemelerle davranışın uyumlu eylem veya anlaşma dışında bir
husustan kaynaklanamayacağı ortaya konulmalıdır. Kurumda bu amaçla kurulmuş bir
daire başkanlığı (Ekonomik Analiz ve Araştırma Dairesi Başkanlığı) bulunmasına ve
tamamen iktisadi nitelikte bir husus ispat edilmeye çalışılmasına karşın, bu Dairenin
görüşü veya bir incelemesi dosyada bulunmamaktadır. Dosyada yer alan ve sadece
aylık bazda ortalama fiyatların arttığını gösteren bir takım grafikler ekonomik analiz
olarak değerlendirilemez ve öyle değildir.
5. Soruşturma Raporundaki yaklaşımla fiyat artışlarının yalnızca talep veya maliyet arttığı
zaman artabileceği gibi iktisadi temelden yoksun bir rasyonelite benimsenmiş
olmaktadır. Ancak fiyat artışını destekleyen tek şey talep veya maliyet artışı değildir.
Piyasa beklentileri, kriz, kurdaki değişim, ihracat talebi ve fiyatları, müşterinin ödeme
gücü ve riski, üretim sorunları başta olmak üzere pek çok sebep fiyat artışını
gerektirebilir. Örneğin, somut olayda, iki firmada (Çimentaş ve As Çimento) üretim
sorunları yaşanmıştır. Çimentaş, yaşadığı üretim sorunları (klinkerin bitmesi) nedeniyle
çimento üretememiş, üretimi sürdürebilir kılmak amacıyla müşterilerine kota
uygulamasına geçmiş ve bu durum birkaç ay devam etmiştir (Bkz. Sor. Rap. pr. 68-69,
delil 9-10]. Bir ildeki iki üreticiden birinin kota uygulamaya başladığı bir halde, diğer
üreticinin fiyatlarını arttırması değil arttırmaması iktisaden mantıksızdır. Aynı şekilde AS
çimento da üretim sorunları yaşamış ve birkaç ay boyunca bu durum devam etmiştir.
Türkiye’nin en büyük çimento üreticisinin üretim sorunu yaşadığı bir durumda, bu
teşebbüsün faaliyette olduğu coğrafi pazarlarda fiyatların artmaması mümkün değildir.
Bu sadece bu firmaya olan talebin bir başka firmaya kaymasından değil, bizatihi
piyasada çimento arzının kısılması (ürün kıtlığı) nedeniyle üretime devam eden firmanın
bu durumdan yararlanma amacıyla fiyatlarını arttırmasından (yani fırsatçılık
yapmasından) da kaynaklanacaktır. Bu durum da göstermektedir ki, yalnızca talep ve
maliyet artışları halinde fiyatların artabileceği yaklaşımı hatalıdır.
16-02/44-14
77/84
Ayrıca, her ne kadar Soruşturma Raporunda fiyat artışlarının talepteki artışla izah
edilemeyeceği söylense de yine bu delillerde (delil 10) açıkça ‘havaların iyi olduğu’ ve
buna bağlı olarak ‘iş hacminin beklenenlerden daha iyi’ olduğu açıkça yer almaktadır.
Şu halde sadece bu delil dahi talepteki artışın fiyat artışlarını desteklemediği iddiasını
çürütebilecek niteliktedir.
6. Talebin en önemli göstergesinden birisi, kapasite kullanım oranı olmasına karşın, bu
husus hiç incelenmemiştir. Soruşturma Raporunda (pr. 41) kapasite oranlarının %60-70
olduğu belirtilmiştir. Bu yıllık ortalamadır. Sektörde geçerli olan mevsimsellik etkisi
nedeniyle kış aylarında kapasite kullanım oranları % 30-40 seviyelerine düşerken talebin
arttığı bahar ve yaz aylarında bu oran % 100’ün üzerine çıkabilmektedir. İncelemenin
sağlıklı sonuçlar verebilmesi için, fiyat artış dönemlerinde kapasite kullanım oranlarının
ne olduğu önemlidir.
Kurulun geçmiş tarihli kararlarında da inceleme bu şekilde yapılmıştır. Örneğin,
11.07.2013 tarih ve 13-44/549-244 sayılı (Şanlıurfa); 11.12.2014 tarih ve 14-50/879-399
sayılı (Doğu Karadeniz Bölgesi); 22.01.2015 tarih ve 15-04/51-24 sayılı (Balıkesir, Bursa
ve Yalova); 09.07.2015 tarih ve 15-29/434-127 sayılı (Orta Karadeniz Bölgesi) ve
05.03.2014 tarih ve 14-09/181-77 sayılı (İstanbul) kararlarında fiyatların maliyetlerin
üzerinde artmış olması halinde teşebbüslerin kapasite kullanım oranlarına bakılması
gerektiğini, olayda teşebbüslerin tam kapasite ile (% 82-103 arası) çalıştıklarının veya
kapasite kullanım oranının % 60 civarından Ağustos-Eylül aylarında % 90 aralığına
kadar çıktığının tespit edildiğini, bu durumun yaz aylarında bölgedeki inşaat sektörünün
canlandığını ortaya koyduğunu belirterek gerçekleşen fiyat artışlarının rakipler arası
anlaşma olmaksızın gerçekleşebileceğini kabul etmiştir. Bu kararların bir kısmının işbu
karara konu olayla aynı dönemi içerdiği de belirtilmelidir.
Somut olayda kapasite kullanım oranları teşebbüs bazında ve aylara (fiyat artış
dönemlerine) göre hiç incelenmemiş yalnızca soyut bir ortalama oran verilmiştir. Oysa
teşebbüslerin savunmalarında bu oranın fiyatların arttığı dönemde %90-105 arasında
değiştiği özellikle yaz aylarında % 100’ün üzerinde olduğu belirtilmiştir. Örneğin Batı
Anadolu grubunun sözde ihlal döneminde kapasite kullanım oranı % 95’in, Göltaş’ın
%85’in üzerindedir. Eğer talepte bir artış yoksa fabrikalar nasıl tam kapasite ile
çalışmaktadır? Bu durum ancak yüksek miktarlı ihracatın varlığı ile açıklanabilir. Ancak
Soruşturma Raporunda yer alan tablolardan da görüldüğü üzere ihracat, ihlal döneminde
bir önceki döneme göre yarı yarıya azalmıştır. Şu halde ortaya çıkan resim şudur:
fabrikalar tam kapasite çalışıyor, sürekli üretim yapıyor, buna karşılık mal içerde yeterli
talep görmüyor, dış piyasada da talep yok (ihracat düşüyor). Böyle bir durumda
sorulması gereken soru, stoklanamayan bir ürün olmasına ve sürekli üretilmesine karşın,
o zaman üretilen onca mal nereye gitmektedir? Talep olmadan bir fabrikanın tam
kapasite çalışmasının nasıl bir mantığı olabilir? Görüleceği üzere kararı doğrudan
etkileyecek en önemli hususu incelememiş olan Soruşturma Raporunun ortaya koyduğu
resim, işletme ve iktisat biliminin ilkelerine, hayatın olağan akışına ve Kurulun önceki
kararlarına aykırıdır.
7. Mevcut bilgi ve belgeler çerçevesinde uyumlu eylem yoluyla pazar paylaşımı yapıldığı
iddiası da hayatın olağan akışına aykırıdır. Uyumlu eyleme ve teşebbüsler arasındaki
iletişime delil olarak sunulan Belge 7 pazar paylaşımına -dolaylı dahi olsa-
yorumlanabilecek hiçbir ifade, ibare ve veri içermemektedir. İnsanlar kimin nereye
satacağını hiç konuşmadan bu konuda hiçbir iletişim kurmadan pazarı paylaşamazlar.
Teşebbüslerin kendi bölgesine satması (yani çimento fabrikası bulunan illerin durumu)
bir parça anlaşılabilir, ancak çimento fabrikası bulunmayan illere (Uşak, Manisa, Muğla),
16-02/44-14
78/84
kimin ve ne kadar satacağının herhangi bir iletişimde bulunulmadan (uyumlu eylemle)
belirlenebileceğini ileri sürmenin rasyonalitesi yoktur.
8. 06.11.2012 tarih ve 12-54/1527-545 sayılı kararında Kurul; teşebbüslerin fiyat artışları
oransal bir paralellik taşımamasını, fiyatların birbirinden oldukça farklılaşmış
olmasını, hiçbir fiyat artışının teşebbüslerin fiyatlarını eşitlemediğini,
teşebbüslerin birbirlerinin fiyatlarından haberdar olmalarına karşın fiyatlar
arasında yakınlaşma bulunmadığını dikkate alarak, tarafların mevsimsellikten
etkilendikleri ve buna ayak uydurmak için fiyat ayarlaması yaptıklarını kabul etmiştir.
Kurula göre teşebbüslerin tüm fiyat artışları ile düşüşleri zamansal olarak paralel
olmadığı gibi gerek fiyat artış oranları gerekse fiyat düşüş oranları arasında da paralellik
görülmemektedir. Nihayet fiyatlar arasında görülen paralellik, gerek artış oranı gerekse
nihai fiyatlar bakımından düzenli bir şema oluşturmadığı tespit edilmiştir.
Somut olayda da fiyat artış ve düşüş oranları arasında paralellik bulunmadığı gibi, hiçbir
dönemde fiyatlar da eşitlenmemiş, artıştaki paralelliğin düzenli bir şema oluşturduğu
ortaya konulmamıştır. Dönem boyunca 120 TL ile 190 TL arasında fiyatlar
bulunmaktadır. Bütünüyle homojen olan, dolayısıyla tüketici bakımından hangi
teşebbüsün ürününün olduğunun önem taşımadığı bir üründe rakiplerin fiyatları
arasında % 40 fiyat farkı bulunmaktadır. Bu kadar geniş bir marjda hareket eden fiyatın
bulunduğu bir ortamda rekabet ihlalinden, hele hele kartelden bahsedilemez. Yine
olayda, ihlalin başlangıcı bir ilde Ocak, bir başkasında Şubat, bir başkasında Mart veya
Nisan ayı olarak gösterilmektedir. İhlalin başladığı ilk tarihle son tarih arasında dört aylık
zaman dilimi söz konusudur. Böyle bir durumda uyumlu eylemden değil, olsa olsa
uyumsuz eylemden söz edilebilir.
9. Uyumlu eylemde piyasa yapısının, rekabetin sınırlandığı piyasa yapısına benzer olması
gerekmektedir. Bunun en kolay göstergesi; ilgili ürün pazarında, ilgili coğrafi pazardaki
(bu bölgedeki) fiyatlar ile diğer coğrafi pazardaki fiyatların karşılaştırılmasıdır. Aynı
dönemde diğer bölgelerdeki fiyata ilişkin bir inceleme yapılmamıştır. Oysa Rekabet
kurulunun son 5 yılda aldığı çimento sektörüne ilişkin bütün kararlara bakıldığında ihlalin
bulunduğu ileri sürülen (aynı) dönemde Türkiye’nin diğer bölgelerinden de şikâyetlerin
geldiği ve yapılan incelemede çimento fiyatlarının tüm Türkiye’de yüksek oranlı artış
eğiliminde olduğu, diğer bölgelerdeki fiyatların da bu bölgedeki fiyatlara yakın olduğu
tespit edildiği görülmektedir. Örneğin, 26.6.2013 tarih ve 13-40/528-235 sayılı kararda
Antalya ilinde 2013 yılı mart ayından itibaren fiyatın % 40-50 düzeyinde arttığı ve 130-
140 TL olduğu; 11.07.2013 tarih ve 13-44/549-244 sayılı kararda Şanlıurfa ilinde 2013
yılının ilk aylarında fiyatların arttığı (Mart ayında % 100 oranında) ve 120 TL olduğu;
05.03.2014 tarih ve 14-09/181-77 sayılı kararda İstanbul ilinde 2013 Ocak-2014 Aralık
döneminde fiyatların % 35 oranında arttığı ve 150 TL olduğu; 22.10.2014 tarih ve 14-
42/771-345 sayılı kararda İç Anadolu Bölgesinde Ağustos 2014 döneminde fiyatın
180-200 TL olduğu; 11.12.2014 tarih ve 14-50/879-399 sayılı kararda Doğu Karadeniz
Bölgesinde 2014 Nisan –Eylül döneminde fiyatın 155 TL olduğu; 22.01.2015 tarih ve
15-04/51-24 sayılı kararda Balıkesir, Bursa ve Yalova’da fiyatın Ocak 2012-Ağustos
2014 döneminde ortalama % 30 oranında arttığı ve 150 TL olduğu; 09.07.2015 tarih ve
15-29/434-127 sayılı kararda Orta Karadeniz Bölgesinde Ocak 2015 döneminde
fiyatın 135-145 TL olduğu tespit edilmiştir.
16-02/44-14
79/84
22.01.2014 tarih ve 14-04/65-27 sayılı kararda ise soruşturma bölgesi olan Ege
Bölgesinde ve soruşturmaya taraf iki teşebbüsün (Batı Çimento Grubu ve Denizli
çimento) fiyat ve pazar paylaşımı hususunda anlaştığı iddiası incelenmiş, Soruşturma
Raporunun da kapsamında olan 2013 yılı fiyatları incelenmiş, çimento fiyatlarının
ortalama % 28 arttığı, artışların talepte bir değişme olmamasına karşın gerçekleştiği
tespit edilmiş ancak “her bir ilde çimento tedarikçilerinin pazar paylarının aylar bazında
dalgalandığı, bunun müşteri bazında pazar paylaşımı yapıldığı izlenimini yaratmaktan
uzak olduğu” ve “Dosya konusu illerde fiyat değişimlerinin herhangi bir rekabetçi
endişe yaratmadığı kanaatine ulaşılmış” olduğu vurgulanarak soruşturma
açılmamıştır. Kurulun aynı bölgede aynı tarafları ve aynı zamanı içeren incelemesinde
hem de “rekabetçi bir endişe yaratmadığı”nı belirttikten sonra, bunun tam aksi yönünde
bir karar vermesi hukuki belirlilik ve güvenlik ilkelerine aykırıdır. Kurul 160 TL fiyatın
bulunduğu bir dönemde, üstelik bunun talep artışı ile desteklenmediği bir durumda bu
fiyatın oluşumu hususunda endişe dahi duymazken, sonradan bunu ihlal sayması ancak
ortaya apaçık bir anlaşmanın varlığının konulması halinde mümkün olabilir.
10. Son beş yıldaki kararlarda kabul edilmiş olan pek çok unsur (mevsimsellik, kapasite
artışları, kış mevsiminin hafif geçmesi, toplu konut başta olmak üzere bölgedeki alt
yapı-üst yapı projeleri) bu olayda da söz konusu olmasına ve savunmalarda ileri
sürülmesine karşın, bu hususların Kurul çoğunluğunca ya hiç ya da ikna edici
gerekçeler gösterilmeksizin kabul edilmemesi tarafımca anlaşılabilmiş değildir. Bu
durumun hukuki güvenlik, belirlilik ve idarede istikrar ilkelerine aykırı olduğunu
düşünmekteyim.
11. Soruşturma Raporunda ihlalin sona ermesine nedeni olarak üç olay (bölgeye yeni bir
rakibin girmesi, kontrol değişikliği ve ihracattaki daralma) gösterilmektedir: Pazara
rakibin girmesi veya rekabet ihlali olan teşebbüsün kontrolünün değişmesi elbette ki
ihlali sonlandırabilecek nitelikteki olaylardır. Ancak bu durumda yapılması gereken,
ihlalin sona ermesi ile buna yol açan eylemler arasındaki nedensellik bağının, yani
başka sebeplerle değil, bizatihi bu sebeplerle ihlalin sona erdiğinin ispatlanmasıdır.
Kanımca, ne Raporda ne de Kararda böyle bir ispat gerçekleştirilmiştir:
a) Limak Çimentonun Manisa’daki bir tesisi satın alarak bölgede faaliyete başlamasının
rekabet ihlalini sona erdirdiği düşüncesi kanımca doğru ve ikna edici değildir:
Her şeyden önce, Limak Çimento’nun Manisa’daki teşebbüsü devralarak bölgede
faaliyete başlaması 02.04.2013 tarihinde gerçekleşmiştir. Bir başka deyişle Limak
bölgeye 2014 Nisan ayında (yani ihlalin başladığı tarihte) girmiştir. Şimdi bu nasıl bir
mantıktır ki, ihlalin başladığı tarihte bölgeye giren bir teşebbüs ihlalin sonuna kadar
rekabete etki etmemiş, ancak ihlalin sonunda etki edebilmiş olsun.
İkinci olarak Limak’ın Manisa’da devralmış olduğu tesis bir öğütme tesisi olup, rakip
çimento fabrikaları karşısında gerçek anlamda rakip olabilecek bir kapasiteye sahip
değildir. Bölgedeki en küçük oyuncunun dev teşebbüslerin karşına rakip olarak
konumlandırılması sadece bu tesis dikkate alındığında gerçekçi ve tutarlı bir teori
değildir. Olsa olsa Limak’ın diğer unsurları ile birlikte böyle bir etki yaratabilmesi
mümkündür. Zira Limak, Türkiye’nin değişik bölgelerinde çimento fabrikasına sahip
dev bir ekonomik bütünlüktür. Üstelik bu dev, Manisa’nın hemen komşusu olan
Balıkesir ilinde çimento fabrikasına da sahiptir. Koca çimento fabrikasını bir kenara
16-02/44-14
80/84
koyup, bölgedeki en küçük tesisle rekabetin başlatıldığını ileri sürmek iktisadi
temelden yoksundur.
Üçüncü olarak, Manisa ilinde rekabet, Soruşturma Raporunda iddia edildiğinin
aksine Ekim-Kasım 2014 sonrasında değil, çok daha öncesinde de söz konusudur.
Örneğin Raporda (pr. 81) 15 nolu delilde 14.11.2013 tarihine (yani ihlal döneminin
tam ortasında) Manisa ilinde rekabetin bulunduğu ve rekabet nedeniyle Çimentaş’ın
müşteri kaybetmemek amacıyla fiyatlarda indirime gittiği görülmektedir. Eğer ihlal
2014 sonunda bitmiş ve rekabet başlamışsa, 2013 yılı sonundaki fiyat indirimine yol
açan bu rekabet nasıl izah edilecektir?
Dördüncü olarak, Soruşturma raporunda yer alan yazışmada Limak’ın “Ak Ege’den
aldığı Turgutlu tesisine klinker sevk etmeye başladığı” yer almaktadır. Dolayısıyla
Limak’ın her zaman bölgeye çimento satması mümkün bulunmaktadır. Limak’ın
bölgede bir rekabet arzu etmesi halinde bunu sağlamak için Manisa’da bir tesisi
devralmasını beklemek makul değildir.
Son olarak, mevsimsellik etkisi nedeniyle geçmiş yıllarda da aynı dönemde fiyatlar
düşmüştür. 2014 yılı sonunda fiyatların düşmesinin mevsimsellikten
kaynaklanmadığına ilişkin bir delil bulunmamaktadır.
b) Denizli Çimentonun devralınmasının rekabeti başlattığını kabul etmek de kanımca
makul görülmemektedir:
İlk olarak bu teşebbüsün devir işlemine Kurulca 22.10.2014 tarihinde izin verilmiştir.
Denizli, ihlal olduğu ileri sürülen iller içerisinde çimentonun en yüksek fiyatla satıldığı
ildir. Yürüyen bir anlaşma veya uyumlu eylem varsa, bunu bozmak en çok bu
teşebbüsün aleyhine olacaktır. Rekabet ihlalinden en çok faydalan teşebbüsün,
kendisi lehine oldukça faydalı sonuçlar doğuran böyle bir işleyişi bozması iktisadi
açıdan gerçekçi değildir.
İkinci olarak, teşebbüsün devralınmasından itibaren hemen rekabete başladığını
kabul etmek de hayatın olağan akışına aykırıdır. Devir alan teşebbüsün işletmeye
hemen ertesi gün hâkim olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Bu büyüklükteki bir
tesisinin işleyişinin ve ticari ilişkilerinin (bölgesel dinamiklerin) öğrenilmesi, işletme
yönetiminin değiştirilmesi en az birkaç aylık bir süreyi gerektirir. Kaldı ki somut olayda
işletmenin yönetiminin değiştirilmesi de söz konusu değildir.
Üçüncü olarak, Soruşturma Raporunda işletmeyi devralan yeni sahiplerinin de
pazarda rekabetçi bir davranış sergileme niyetlerini gösterir herhangi bir belge ve bilgi
bulunmamaktadır. Raporda, 2014 sonunda fiyatların düşmesi –yine neden
mevsimsellikten kaynaklanmadığı açıklanmadan- devralma işlemine dayandırılmıştır.
Aynı dönemde önceki yıllarda da fiyatlar hep düşmüştür. Bu gerçeği gerçeği
çürütecek başka bir bilgi veya belge sunulmamıştır.
c) İhracattaki daralma da mevcut dosya bakımından rekabet ihlalinin sona ermesinin
ikna edici gerekçesi olamaz. Çünkü bilgi değişiminin dayanağı olarak gösterilen
toplantı, konusu ve içeriğinde konuşulanlardan da açıkça anlaşıldığı üzere ihracat
toplantısıdır. Teşebbüsler ihracatta yaşadıkları sıkıntı nedeniyle bir araya gelmiş ve
sorunlarını konuşmuşlardır. İhracatta yaşan krizler teşebbüsleri birlikte hareket
etmeye (kartel kurmaya) yöneltebilir. Fakat böyle bir kartelin işleyebilmesi için yurt içi
16-02/44-14
81/84
üretimin azaltılması, yani arzın kısılması gerekmektedir. Bunun için yurt içi satışların
düşerken ihracatın artıyor olması gerekir. Oysa somut olayda, gerek toplantıda
konuşulan 2012 yılında, gerekse ihlalin bulunduğu 2013 ve 2014 yılında ihracat
sürekli bir şekilde düşmekte; buna karşılık yurt içi talep/satış artmaktadır. İhracat
düşerken ihracat nedeniyle yurt içini etkileyen kartel kurulduğunu ileri sürmek abesle
iştigaldir. Fiyatların arttığı dönemde dahi sürekli şekilde düşen ihracatın, bu dönemde
rekabeti bozmadığı kabul edilirken, neden fiyatların düşmeye başladığı dönemde
rekabeti başlatıcı bir etken olarak kabul edildiğinin izahı gereklidir. Rapordaki görüntü,
ihracatın hem kartelin kurulmasında hem de bozulmasında temel etken olduğudur ki,
bunun nasıl olduğu açıklanabilmiş değildir. Üstelik ihlalin bittiğinin iddia edildiği
dönemde ihracat bir önceki yıla oranla yarı yarıya azalmıştır. Bunun tabii sonucunun
yurt içinde rekabetin çok daha fazla artmış olması ve buna bağlı olarak fiyatların çok
hızlı şekilde düşmesi olması gerekir. Oysa ihlalin bittiği ileri sürülen dönemden sonraki
aylara bakıldığında fiyatların bir miktar gerilemekle birlikte, önemli ölçüde düşmediği,
ihlalden önceki aşamalara dönmediği gibi ona yaklaşmadığı bile görülmektedir.
12. Yalnızca iktisadi deliller kullanılarak kartelin varlığının ispatlanıp ispatlanamayacağı
hususu doktrinde yeterince tartışılmış ve sonuçta, maddi deliller bulunmaksızın iktisadi
deliller kullanılarak kartelin ispatının mümkün olmadığı kabul edilmiştir. Literatürde, bir
iktisat profesörü tarafından rekabet hukukundaki önemli davalar incelemiş ve bu
davalardaki iktisadi görüşler arasındaki çelişkiler ortaya konulmuş, iktisadi
yaklaşımların rekabet hukukunda belirli düzeyde önem taşıdığını kabul etmekle birlikte,
bu yaklaşımlarla kartelin (bir anlaşmanın) varlığının kesin olarak ispatlanamayacağını
vurgulanmıştır. Kartelin bir tür hırsızlık olarak kabul edildiği rekabet hukuku
uygulamasında, hırsızların iktisatçılarla ve iktisadi analizlerle yakalanamayacağı genel
kabul görmüş bir sonuçtur (Bkz. Kekevi, Gökşin, ABD, AB ve Türk Rekabet Hukukunda
Kartellerle Mücadele, Rekabet Kurumu Lisansüstü Tez Serisi, No. 15, Ankara, 2008,
s. 78 vd).
13. Kanımca, dosya konusu olayda evrensel bir hukuk ilkesi olan “şüpheden sanık
yararlanır” ilkesi de ihlal edilmiş; varsayımlar ve ihtimallere dayalı olarak ihlal tespiti
yapılmıştır. Örneğin, Soruşturma Raporunun 73. paragrafında “hassas ve
paylaşılmasında sakınca olabilecek” bilgilerin paylaşıldığından söz edilmektedir. Hangi
bilgilerin ve hangi yönden sakıncalı olduğuna ilişkin bir inceleme ve araştırma Raporda
bulunmamaktadır. Bir başka deyişle bilgi değişiminin rekabeti sınırlayıcı etkisi net
olarak ortaya konulmamış, etkisi ispat edilmemiştir. Bu nedenle raportörler “olabilecek”
terimini seçerek bunun bir ihtimal olduğunu kabul etmektedirler. Yine Soruşturma
Raporunun 66. paragrafında, “..konuşulmuş olabileceği ihtimalini gündeme getirmiştir”
denilmektedir. Aynı şekilde Raporun 209. paragrafında, Belge 7’deki stok eritme
ifadesinin, “teşebbüsler arası gizli bir anlaşmayı işaret edebileceği
değerlendirilmektedir” denilmektedir. Ancak soruşturma aşamasında artık ihtimalden
söz edilemez. Soruşturma açılmasının nedeni, Danıştay’ın çeşitli kararlarında belirttiği
üzere “hiçbir tereddüde ve şüpheye yer vermeyecek şekilde” iddiayı açıklığa
kavuşturmaktır. İhtimaller üzerinden hüküm kurulamaz. Kurum elinde olan yetkilerle
ihlali açık, sağlam ve ikna edici delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Bunu yerine
getiremediği sürece, evrensel temel hukuk ilkesi olan şüpheden sanık yararlanır
prensibi gereğince teşebbüslerin lehine karar vermek gerekir.
16-02/44-14
82/84
14. Çimento sektörünün sorunlu olduğu bir gerçektir. Teşebbüslerin kartel kurmaları veya
bu amaçla bir araya gelmeleri muhtemeldir, bunun için zemin müsaittir. Ancak hukuk
devletinde yapılması gereken, şüpheden hareket ederek niyet okumak değil, tarafa
atfedilen eylemin (uzlaşmanın) gerçekleştiğini ispat etmektir. Bu amaçla kurumun
elinde son derece geniş yetkiler bulunmakta olup, kamu gücü ile hareket etmektedir.
Eğer yetkilerde eksiklik/yetersizlik varsa yapılması gereken; bu
eksiklikleri/yetersizlikleri ispat standardının düşürülmesi gibi hukukun sınırlarını
zorlayıcı düşünce, yorum ve yöntemlerle değil, kanun koyucu aracılığıyla gerekli
yetkileri alarak gidermektir. Durumdan vazife çıkarmak, ispat standardını düşürmek,
ateş olmayan yerden duman çıkmaz veya bu kadar şikâyet varsa yapmıştır bunlar gibi
ön kabullerle hareket ederek sorunları çözmek, bir tür niyet okuyuculuğu olup maddi
hakikati ortaya çıkarmaktan uzak olduğu için adalet duygusunda onarılmaz yaralar
açar. Eğer ispat için yeterli delil bulunmamaktaysa Kurul çekinmeden ihlal yok
diyebilmelidir.
C. Kartel Nitelemesi Bakımından
1. Bu güne kadar “kartel” nitelemesinin yapıldığı rekabet kurulu kararlarında kartelin temel
unsurlarının (anlaşma, denetim, yaptırım) hiç tartışmasız şekilde ispatlandığı
görülmektedir. Örneğin, Rekabet Kurulunun 24.07.2007 tarih ve 07-60/713-245 sayılı
(Kiraz Karteli) kararında, fiyat konusundaki yazılı anlaşma ve anlaşmanın
uygulanmasını sağlamak üzere koordinatör atandığı (yani denetim mekanizması) ortaya
konulmuştur. Yine 09.12.2010 tarih ve 10-25/350-124 sayılı (Sivas Sürücü Kursları) ve
09.12.2014 tarih ve 14-49/877-397 sayılı (Sakarya Sürücü Kursları) kararlarında
fiyatların birlikte belirlendiği ve buna uymayanların cezalandırılması için bir mekanizma
kurulduğu tespit edilmiştir. Kartelin unsurlarının ortaya konulamadığı durumlarda ise
Kurulca kartel nitelemesi yapılmamış bunun yerine “diğer ihlaller” nitelemesinde
bulunulmuştur. [Bkz. 17.09.2013 tarih ve 13-54/756-316 sayılı (Göller Bölgesi Çimento)
kararı; 18.04.2011 tarih ve 11-24/464-139 sayılı (Otomotiv) kararı]. Somut olayda,
kartelin hiçbir unsuru şeklen dahi mevcut olduğu ortaya konulamamışken, kartel olarak
nitelendirilmesi sorunludur.
2. Diğer taraftan, karteller gizli anlaşmalarla kurulurlar; en azından teorisi bunu söyler.
Kartel oluşumuna neden olduğu ileri sürülen toplantıya 10’dan fazla ihracata aracılık
eden teşebbüs (trader) katılmış görünmektedir. Teşebbüslerin pek çok aracı kurumun
önünde kartel kurduklarını düşünmek abestir. Kartel kurulduğu bir an için kabul edilecek
olsa dahi, bu olsa olsa ihracat karteli olabilir ki, bu da etki doktrini nedeniyle Kanun
kapsamı dışındadır.
D. İlgili Coğrafi Pazar Bakımından
Önaraştırma ve Soruşturma Ege bölgesinde faaliyet gösteren çimento üreticilerinin 4054
sayılı Kanun’a aykırı eylemlerde bulunup bulunmadıklarını araştırmak üzere açılmıştır.
Soruşturma Raporunda; ilgili coğrafi pazarın belirlenmesinin bu bakımdan önem
taşımadığı, ancak analizleri ve değerlendirmelerin anlaşılabilir ve karşılaştırılabilir olmasını
sağlamak üzere, teşebbüslerin faaliyet alanları dikkate alınarak sekiz ille (İzmir, Aydın,
Muğla, Manisa, Denizli, Burdur, Uşak ve Isparta) sınırlandırıldığı belirtilmiştir.
1. Kurulun daha önceki kararları dikkate alındığında, coğrafi pazarın bu şekilde
belirlenmesi veya sınırlandırılması doğru olmadığı gibi, teşebbüslerin yalnızca bu illerde
16-02/44-14
83/84
faaliyetlerinin kesiştiğini söylemek de doğru değildir. Öncelikle, daha önceki kurul
kararlarında çimentonun makul taşınabilirlik uzaklığı olan yaklaşık 300-350 km mesafe
dikkate alınmış ve coğrafi pazar belirlemesi buna uygun yapılmıştır. Bu bağlamda,
karara konu soruşturmada Afyon, Antalya, ve Balıkesir’in de soruşturmanın coğrafi
pazarına dahil edilmesi ve incelemelerin bu illeri de kapsayacak şekilde yapılması
gerekirdi. Çünkü Balıkesir’den Manisa (141 km), İzmir (176 km), ve Uşak (225 km),
Denizli (285km) ve Aydın’a (296 km); Afyon’dan Uşak (116 km), ve Isparta (169 km),
Burdur (170 km), Denizli (223 km) ve Manisa’ya (311 km) ve hatta İzmir’e (327 km);
Antalya’dan Isparta (130 km), Burdur (122 km), Denizli ye (220 km) ve Muğla (311 km);
Konya’dan Isparta (252 km), Afyon (227), Burdur (274), Antalya (304) km olup ürün
sevkiyatı mümkündür. Görüleceği üzere Afyon, Balıkesir, Konya ve Antalya illeri,
buralarda yerleşik çimento üreticileri tarafından, bölgede ihlal olduğu ileri sürülen illerin
tamamına ürün sevk edebilecek mesafede ve kapasitededir. Zikredilen üç ildeki çimento
üreticileri soruşturma konusu her ile her an satış yapabilme imkânına ve ihtimaline
sahipken, bunların katılmadığı bir pazar paylaşımı, anlaşma/uyumlu eylemi hem
gerçekleştirilemez hem de işleyemez. Çünkü böyle bir durumda karşılıklı olarak,
zikredilen illerdeki teşebbüslerin ihlale taraf olduğu ileri sürülen teşebbüslerin
piyasalarına girmelerini ve bunun tam tersini engelleyen hiçbir şey bulunmamaktadır.
Yani ortada önemli bir belirsizlik bulunmaktadır. Belirsizliğin bulunduğu ortamda rekabet
sınırlamasından söz edilmesi mümkün değildir. Zira Soruşturma Raporunun temel
kurgusu da tarafların bilgi değişerek belirsizliği giderdikleri ve rekabetçi yapıyı bozan
uyumlu eyleme zemin hazırladıklarıdır.
2. Diğer taraftan, ihlale dayanak yapılan bilgi değişimi toplantısının katılımcı listesine
bakıldığında Konya Çimento, Limak Çimento ve Afyon Çimento’nun kontrolüne sahip
Çimsa Çimento adına da toplantıya katılımın gerçekleştiği görülmektedir. Kurulun daha
önceki incelemelerinde Konya Çimento, As, Denizli ve Göltaş Çimento ile birlikte aynı
pazarda değerlendirilmiştir. Eğer bilgi değişim toplantısı rekabet ihlalinin dayanağı ise, o
toplantıya katılmış olan diğer teşebbüslerin de soruşturmaya taraf olması gerekirdi. Eğer
bilgi değişiminden uyumlu eyleme ve oradan kartele giden bir süreçten bahsediliyorsa,
bunun tüm Türkiye veya en azından Türkiye’nin Batısında yer alan bütün iller
bakımından için geçerli olabileceği dikkate alınmalıdır. Aynı bilgi değişiminin toplantıya
katılan bazı firmalar için sakıncalı, diğerleri için sakıncasız olması kabul edilemez.
Piyasaya ürün satabilecek büyük oyuncuların dâhil olmadığı bir pazar paylaşımı mantıklı
değildir. Hayatın olağan akışı gereği, ya bu firmaların da sisteme dâhil olması gerekir ki, bu
durumda eksik inceleme söz konusudur; ya da ortada her firmanın kendi menfaatine ve
stratejisine uygun karar verdiği bir yapı söz konusudur. Bölgeye satış yapabilecek ve
dolayısıyla rekabeti etkileyebilecek özellikle Balıkesir, Afyon, Antalya ve Konya inceleme
dışında tutularak eksik inceleme yapılmış bulunmaktadır.
E. Ceza Tertibi Bakımından
Temel para cezasının belirlenmesi de kanımca hatalı olmuştur:
1. Karteli ispatlamak için yeterli delil bulunmamaktadır. Bu durumda, eğer yine de bir ihlalin
varlığı kabul edilecekse, bu ancak bilgi değişimi nedeniyle söz konusu olabilir ve Ceza
Yönetmeliği uyarınca “diğer ihlaller” kategorisinde değerlendirilebilir. O zaman temel
cezanın, % 0,5 ile % 3 arasında belirlenmesi gerekirdi. Bilgi değişiminin niteliği (açık ve
16-02/44-14
84/84
net bilgilerin bulunmaması, geçmişe ait verilerin paylaşılması, sadece iki toplantı ve
bunlar arasında 3 aylık bir sürenin bulunması vb) dikkate alındığında da bu eyleme daha
düşük oranda ceza belirlenmesi hakkaniyete uygun olurdu.
2. Eğer eylem kartel olarak nitelendiriliyorsa, o zaman temel para cezasının daha yüksek
oranda belirlenmesi gerekirdi. Çünkü ihlalde bulunduklarına hükmedilen teşebbüsler,
daha önce de çeşitli defalar rekabeti sınırlandırdıkları gerekçesiyle cezalandırılmıştır.
Hatta cezayı ağırlaştırıcı sebepleri içeren ceza yönetmeliğinin henüz yürürlüğe girmediği
o dönemde % 3 oranında ceza verilmiş teşebbüslere, -ikisi hariç- yine aynı oranda ceza
verilmiştir. Üstelik Soruşturma Rapordaki tespitler kabul ediliyorsa, teşebbüsler
%700’lere varan kârlılık artışı sağlamışlardır. Kanunun 16. maddesi ile Ceza
Yönetmeliğinin 4. maddesi temel para cezasının belirlenmesinde zararın ağırlığının
dikkate alınmasını emretmektedir. Şu halde, yüksek kârlılıkla çalışan ve daha önce de
ihlalde bulunmuş teşebbüslere alt sınırdan ceza verilmesi hem hakkaniyete hem de
kanuna aykırıdır.
3. Temel para cezası, ihlalin bir yıldan uzun sürdüğü gerekçesiyle yarı oranında
artırılmıştır. Kanımca bu hususa da katılmak mümkün olmamıştır. Yukarıda ifade edildiği
üzere, ihlal olsa olsa diğer ihlal kategorisinde bilgi değişimi olabilir ki bu durumda ihlalin
süresi bir yıldan azdır ve temel para cezasının artırılması hukuka aykırıdır. İhlalin kartel
olarak nitelendirilmesi halinde dahi, ihlalin başlangıç ve bitişine ilişkin tespitler anlamsız,
çelişkili ve tutarsızdır. Öreğin, delil 1’e dayanılarak ihlalin başlangıcı Ocak 2013 olarak
tespit ediliyor, ancak bu belge Nisan 2013 tarihlidir. Üstelik belgenin içerisinde herhangi
bir tarih zikredilmediği gibi belge bir anlaşmayı içermemekte ve uyumlu eyleme dayanak
teşkil edecek şekilde diğer teşebbüslerle iletişimi de göstermemektedir. Her bir teşebbüs
için, tartışmasız ve anlamlı bir bütünlük içerisinde başlangıç ve bitiş tarihleri tespit
edilmediği müddetçe ihlalin süresi nedeniyle cezanın arttırılması da hukuka aykırıdır.
Doç. Dr. Tahir SARAÇ
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy