Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2016-1-35 (Önaraştırma)
Karar Sayısı : 16-22/388-180
Karar Tarihi : 29.06.2016
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Prof. Dr. Ömer TORLAK
Üyeler : Arslan NARİN, Fevzi ÖZKAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ,
Kenan TÜRK, Adem BİRCAN
B. RAPORTÖRLER: Zeynep MADAN, Metin DEMİRCİ, Abdullah ATEŞ
C. BAŞVURUDA
BULUNANLAR : - Fatma ALKAN,
- Nebiye SÜMER,
- Hayrettin SÜMER,
- Ali Osman SÜMER ve
- Ayşe SÜMER (Baran Can SÜMER ve Hakkı SÜMER adına
velayeten)
Temsilcileri: Av. Mahmut YAVAŞ
Büyükdere Cad. Kervangeçmez Sok. No:2 K:9 D:81
Mecidiyeköy Şişli/İstanbul
D. HAKKINDA İNCELEME
YAPILAN : Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama A.Ş.
Mehmet Akif Mah. Bahariye Cad. Çam Sok. No:51/5 İkitelli
Küçükçekmece/İstanbul
(1) E. DOSYA KONUSU: Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama A.Ş.’nin yapmış olduğu dikey
anlaşmalar ve diğer uygulamaları ile 4054 sayılı Kanun’u ve 2002/2 sayılı Tebliğ’i
ihlal ettiği iddiası.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle; 02.02.2009 tarihli sözleşmeyle başvuruya
konu akaryakıt istasyonu üzerinde Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama A.Ş. (ENERJİ
PETROL) lehine tesis edilen 15 yıl süreli intifa hakkının ENERJİ PETROL tarafından
kaldırılmadığı ifade edilerek, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054
sayılı Kanun) ve 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği’nin
(2002/2 sayılı Tebliğ) ihlal edilmesi nedeniyle gerekli işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 11.05.2016 tarihinde giren başvuru üzerine
hazırlanan 23.05.2016 tarihli ve 2016-1-35/İİ sayılı İlk İnceleme Raporu, 01.06.2016 tarihli
Kurul toplantısında görüşülmüş ve önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Konuya
ilişkin karar uyarınca düzenlenen 23.06.2016 tarihli ve 2016-1-35/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
16-22/388-180
2/6
(4) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Hakkı SÜMER, Marmara Petrolleri San. ve Tic. Ltd. Şti. (MARMARA PETROL), Çorlu
Benzin İstasyonu İşletmeciliği A.Ş. (ÇORLU A.Ş.) ve ENERJİ PETROL arasındaki
dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen istisnadan
yararlanamadığı,
- Söz konusu dikey ilişkinin, 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden
hâlihazırda yararlanmadığı,
- Dosya konusu dikey anlaşmaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel
muafiyet de tanınamayacağı,
- Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca, taraflara gerekçeli kararın
tebliği tarihinden itibaren 30 gün içinde aralarındaki dikey ilişkiyi sonlandırmaları
gerektiği, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı
yönünde görüş bildirilmesinin uygun olacağı
ifade edilmiştir.
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Dosya Konusu Dikey Anlaşmaya Yönelik Bulgular
(5) Yapılan başvuruda özetle;
- İstanbul ili, Çatalca ilçesi, Çanakça Mah., 10/915 cilt/sayfa numarasında, 915 parselde
kayıtlı bulunan taşınmaz üzerinde müteveffa malik Hakkı SÜMER tarafından ENERJİ
PETROL lehine tapuda 02.02.2009 tarihinde 15 yıl süreli intifa hakkı tanındığı,
- Taşınmaz üzerindeki intifa hakkının ve aralarındaki dikey ilişkiye dair tüm
sözleşmelerin 4054 sayılı Kanun, 2002/2 sayılı Tebliğ ve Rekabet Kurulu kararları
çerçevesinde geçersiz hale geldiği,
- Bununla birlikte ENERJİ PETROL tarafından intifa hakkının terkin edilmediği ve söz
konusu sözleşmelerin ifaya zorlandığı
iddia edilerek, ilgili mevzuatı ihlal etmesi nedeniyle ENERJİ PETROL hakkında gerekli
işlemlerin yapılması talep edilmiştir.
16-22/388-180
3/6
(6) Anılan başvuruya ilişkin olarak ENERJİ PETROL tarafından gönderilen ve Kurum
kayıtlarına 13.06.2016 tarihinde giren yazıda ise özetle;
- Hakkı SÜMER ve Nebiye SÜMER’in mülkiyet hakkını haiz olduğu gayrimenkul
üzerinde ENERJİ PETROL lehine 02.02.2009 tarih ve 1260 yevmiye numarası ile 15
yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği,
- İntifa tesisine bağlı olarak maliklerden Hakkı SÜMER'le 04.02.2009 tarihinde beş yıllık
bayilik sözleşmesinin imzalandığı,
- Hakkı Sümer ile ENERJİ PETROL arasında, istasyona ait tüm yatırımların ENERJİ
PETROL tarafından yapılması nedeni ile bayilik sözleşmesinin süresinin bitiminden
önce sözleşme feshedildiği takdirde yapılan yatırımların iadesine ilişkin protokol
imzalandığı,
- Protokole istinaden süre bitiminde bayinin talebi doğrultusunda; bayiliğin devamı ya da
yapılan yatırımların iadesi taahhüdüne karşılık toplamda (…..) ABD Doları tutarında
yatırım yapıldığı, ancak bayinin yazılı taahhütleri yerine getirmediği,
- Akabinde Hakkı SÜMER ile MARMARA PETROL arasında ilgili istasyonun işletilmesi
hususunda anlaşma yapıldığı gerekçesi ile Hakkı SÜMER tarafından ENERJİ
PETROL’e müracaat edildiği, bu nedenle 06.01.2012 tarihinde MARMARA PETROL
ile ENERJİ PETROL arasında beş yıl süreli bayilik sözleşmesi akdedildiği,
- MARMARA PETROL’ün istasyonu işletemeyerek kapatması nedeniyle yerine
işletmeci olarak ÇORLU A.Ş. ile 26.06.2015 tarihinde beş yıl süreli intifa hakkına dayalı
bayilik sözleşmesi yapıldığı, fakat müteveffa Hakkı SÜMER'in varislerinin ÇORLU
A.Ş.’nin istasyonda faaliyet göstermesine müsaade etmedikleri, ayrıca sözleşmenin ifa
edilmemesinden dolayı ENERJİ PETROL’e ödenmesi gereken bedeli ödemeyi de
reddederek yasayı kötü niyetle kullanma teşebbüsü içine girdikleri,
- Söz konusu istasyonda hâlihazırda ÇORLU A.Ş.'ye ait bayilik lisansının mevcut
olduğu, öncesinde de MARMARA PETROL’ün işleticilik yapmış olduğu ve bunların da
malik ile bağlantılarının bulunmadığı,
- Mevcut istasyonun ENERJİ PETROL tarafından yenilendiği, tüm istasyon yatırımının
yine ENERJİ PETROL tarafından karşılandığı,
- ENERJİ PETROL lehine tesis edilen intifa hakkının halen yürürlükte ve hukuken geçerli
olduğu, intifa hakkının 4054 sayılı Kanuna, Rekabet Kurulu karar ve düzenlemelerine,
2002/2 sayılı Tebliğ’e uygun şekilde tesis edildiği,
- Söz konusu intifanın terkini halinde ise yatırım bedelinin sözleşme ile belirlenen
kısmının ENERJİ PETROL’e iadesinin öncelikle yapılması gerektiği
ifade edilmiştir.
16-22/388-180
4/6
I.2. Değerlendirme
(7) Akaryakıt sektöründe uygulanan dikey anlaşmalara ilişkin olarak 4054 sayılı Kanun ve
2002/2 sayılı Tebliğ çerçevesinde Kurulumuz ile Danıştay tarafından alınan çok sayıda
karar ile sabit olduğu üzere, bayilik sözleşmeleri ile bu sözleşmelerde yer alan rekabet
etmeme yükümlülüğünün süresine etki eden intifa sözleşmeleri ve kira sözleşmelerinin
tamamı tek bir dikey anlaşma olarak kabul edilmektedir. Yine yerleşik kararlarında
Kurulumuz, bu tür sözleşmelerin yapıldıkları tarihten itibaren en fazla beş yıl süre ile
2002/2 sayılı Tebliğ’de düzenlenen grup muafiyetinden yararlanabileceğine ve bu tarihten
sonra muafiyet koşullarının ortadan kalkacağına; bu sürelerin hitamından itibaren intifa
hakkı çerçevesinde bayilerin yeniden sözleşme yapmaya zorlanması halinde 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi çerçevesinde işlem başlatılacağının ilgili taraflara bildirilmesine
karar vermiştir.
(8) Öte yandan 2002/2 sayılı Tebliğ’in açıklanmasına ilişkin olarak çıkarılan Dikey
Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’un (Kılavuz) 35. paragrafında “…Taraflar arasındaki, rekabet
yasağı içeren bayilik, işleticilik, tedarik vb. sözleşmeler ile birlikte bu sözleşmelerin
süresine etki eden intifa, tapuya şerh edilmiş kira, ekipman gibi sözleşmelerin hepsinin
ortadan kalktığı tarih ise, rekabet yasağının sona erme tarihi olarak değerlendirilecektir.
Bayilik, işleticilik, tedarik vb. sözleşmeler sürmekteyken intifa, kira, ekipman vb.
sözleşmelerin sona erdirilmesi veya tam tersine; intifa, kira, ekipman vb. sözleşmeler
sürmekteyken mevcut bayilik, işleticilik, tedarik sözleşmeleri sona erdirilerek bu nitelikte
yeni bir sözleşme yapılması hallerinde dikey ilişkinin kesintiye uğramadığı kabul edilecek
ve beş yıllık süre bu doğrultuda hesaplanacaktır. ...” hükmü yer almaktadır. Dolayısıyla,
söz konusu istasyon üzerinde dağıtıcının sahip olduğu intifa hakkı dikey anlaşmadaki
rekabet etmeme yükümlülüğünün süresine etki ettiğinden, taraflar arasındaki
sözleşmelerin ve tapuya şerhedilmiş intifa ve kira gibi hakların hepsinin ortadan kalktığı
tarih rekabet yasağının sona erme tarihi olarak değerlendirilecek ve dikey anlaşma,
taraflar arasında süregelen rekabet yasağına başlangıç teşkil eden ilk anlaşmanın (bayilik
sözleşmesi) yapıldığı tarihten itibaren en fazla beş yıl süre ile 2002/2 sayılı Tebliğ’de
düzenlenen grup muafiyetinden yararlanabilecektir.
(9) Bununla birlikte belirli koşulların varlığında, ilgili dikey anlaşmanın 2002/2 sayılı Tebliğ’in
5. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen istisna kapsamında kabul
edilmesi ihtimal dâhilindedir. Ancak bir dikey anlaşmanın anılan Tebliğ’in ilgili
maddesinde öngörülen istisna hükmünde kabul edilebilmesi için, dikey anlaşmanın
kurulduğu andan itibaren malik ile işletici arasında herhangi bir hukuki veya iktisadi
bağlantının bulunmaması gerekmektedir.
(10) Dosya içeriğinde yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, ENERJİ PETROL lehine
02.02.2009 tarihinde 15 yıl süreli intifa hakkı tesis edildiği, akabinde malik Hakkı
SÜMER'le ENERJİ PETROL arasında 04.02.2009 tarihinde beş yıllık bayilik sözleşmesi
imzalandığı görülmektedir. Bu çerçevede söz konusu dikey ilişkinin, kurulduğu esnada
malik ile bayinin aynı kişiler olması nedeniyle, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde
öngörülen istisna hükmü kapsamında olmadığı; ayrıca dosya konusu istasyonun yeni bir
istasyon niteliği de taşımaması nedeniyle Kurulumuzun yerleşik kararlarında ortaya
koymuş olduğu koşulları karşılamadığı ve dikey anlaşmaya bireysel muafiyet de
tanınamayacağı değerlendirilmektedir.
(11) Yukarıda açıklanan nedenlerle taraflar arasındaki dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ’de
öngörülen istisna hükmünden ve hâlihazırda 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup
muafiyetinden yararlanamadığı ayrıca dosya konusu dikey anlaşmaya 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet de tanınamayacağı
değerlendirilmektedir.
16-22/388-180
5/6
J. SONUÇ
(12) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre;
1. Hakkı SÜMER, Marmara Petrolleri Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti., Çorlu Benzin İstasyonu
İşletmeciliği A.Ş. ve Enerji Petrol Ürünleri Pazarlama A.Ş. arasındaki dikey ilişkinin
2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesinde düzenlenen istisnadan yararlanamadığına
OYBİRLİĞİ ile,
2. Söz konusu dikey ilişkinin 2002/2 sayılı Tebliğ ile tanınan grup muafiyetinden
hâlihazırda yararlanmadığına OYBİRLİĞİ ile,
3. Dosya konusu dikey anlaşmaya 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında
bireysel muafiyet de tanınamayacağına OYBİRLİĞİ ile,
4. Bu nedenle, 4054 sayılı Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, taraflara
gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içinde aralarındaki dikey
ilişkiyi sonlandırmaları gerektiği, aksi takdirde haklarında 4054 sayılı Kanun
çerçevesinde işlem başlatılacağı yönünde görüş bildirilmesinin uygun olacağı
yönünde Başkanlığın görevlendirilmesine OYÇOKLUĞU ile
karar verilmiştir.
KARŞI OY GEREKÇESİ
(29.06.2016 tarihli ve 16-22/388-180 sayılı Kurul Kararı)
Kurulun 29.06.2016 tarih ve 16-22 sayılı toplantısında görüşülen Enerji Petrol Ürünleri
Pazarlama A.Ş.’ nin yapmış olduğu dikey anlaşmalar ve diğer uygulamaları ile 4054 sayılı
Kanun’u ve 2002/2 sayılı Tebliğ’i ihlal ettiği iddiasına yönelik olarak düzenlenen rapora
ve incelenen rapor kapsamına göre alınan karara aşağıdaki gerekçelerim nedeniyle
karşıyım.
Benzer konulu diğer bir dosyada Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin verdiği 22.02.2014 tarih
ve 2014/501 K sayılı kararı ile taraflara Kurulca taraflara getirilen 60 günlük anlaşma
şartının “...müdahil tarafa anlaşmayarak bireysel muafiyetin sona erdirilmesinin
önünün açılmasının davacı tarafından yatırım bedelini alamaması sonucunu
doğuracağı, bu durumun ise hakkaniyete aykırı olacağı anlaşıldığından dava
konusu işlemin anılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı…” gerekçeleriyle iptal
edilmiştir.
Karara konu anlaşmazlığın Şubat 2009 tarihinde malikler ile dağıtıcı şirket arasında
başlayan ve günümüze kadar birkaç kere değişik ünvanlı bayilerle devam eden intifa ve
bayilik ilişkisinin sonlandırılmasından ve bu süreçte dağıtıcı şirket tarafından akaryakıt
satış faaliyetinin yürütüleceği istasyona yapılan harcamaların mahsuplaşmasından
kaynaklandığı anlaşılmaktadır.
16-22/388-180
6/6
Yıllara sari, böylesi bir anlaşmazlığın 30 gün gibi bir sürede sonuçlandırılmasını beklemek
pek mümkün görünmemektedir.
Sonuç olarak, esasen Kurulun taraflar arasındaki intifadan kaynaklı ihtilafın yasal
düzenlemeler karşısındaki konumunu belirledikten sonra, taraf alacaklarının çözümünü
kendilerine ya da yargıya bırakması gerekirken, yıllara sari bir anlaşmazlığa gün kısıtı
koyarak anlaşma şartı getirmenin taraflar arasında var olan anlaşmazlıkları birinin lehine
diğerinin aleyhine sonuç doğurabilecek şekilde çözümüne sebebiyet verebileceğinden
çoğunluk görüşüne karşıyım.
Fevzi ÖZKAN
Kurul Üyesi
Full & Egal Universal Law Academy