Türkçesi: Av.Özlem Yılmaz, Av. Serkan Cengiz[1]
Translated by Serkan Cengiz / Advocate, . All rights reserved. No part of this translation may be reproduced without the prior permission in writing of the translator
AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KISMİ KABULEDİLEBİLİRLİK KARARI
28431/06, 5559/07, 2642/08, 38143/68 ve 58227/08 nolu Türkiye’ye Karşı Yapılan Başvurular
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm)
Françoise Tulkens Başkanlığında;
Yargıç üyeler ,
Ireneu Cabral Barreto,
Vladimiro Zagrebelsky,
Danutė Jočienė,
Andras Sajo,
Nona Tsotsoria
Işıl Karakaş ,
Kristina Pardalos
Ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü, Françoise Salle Dolle’un katılımıyla 17 Kasım 2009 tarihinde toplanarak aşağıda yer alan kararı vermiştir,
OLAYLAR
I. DAVALARIN KAYNAĞI
Türkiye İmar Bankası T.A.Ş (İmar Bankası) 1984 yılından itibaren İstanbul’da Uzan grubunun kontrolü altında faaliyet göstermiştir.
Kuruluş, hesap sahiplerine yüksek faiz veren bir kampanya ile tanınmıştır. Daha sonra milyarlarca euro zarar ederek batan bankaya ilişkin bir operasyon yapılmıştır.
4 Temmuz 2003 tarihinde Türk finansal sisteminin stabilize edilmesi ve güvenliğinin sağlanması için yapılan düzenleme ile kurulan BDDK (Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu) 3 Temmuz 2003 tarihli 1085 nolu kararı ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 14/3. maddesi gereğince İmar Bankası’nın hesaplarına el koymuştur. Bu kararla İmar Bankası’nın borçlarına ilişkin olarak, hesapların tümü Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na devredilmiştir. 4389 sayılı yasanın 16/1. maddesi uygulanmıştır.
16 ve 29 Eylül 2003 tarihlerinde TBMM 5021 sayılı yasayı kabul etmiş ve Bakanlar Kurulu 2003/6668 sayılı kararnameyi çıkarmıştır. (3 Ocak 2004 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanmıştır). Bu kararname ile İmar Bankası’na müdahale edilmesine ilişkin işlemlerde değişiklikler yapılmıştır. Bu çerçevede ilgililerin “ibra ve taahhüt” belgesini imzalamaları talep edilmiştir. Bu taahhüdün hükümleri arasında doğru beyan edilmeyen hesaplara ilişkin ödemelerin geri alınacağı hükmü yer almaktadır. Ayrıca tutara ilişkin dava açılması durumunda bunun derhal bildirilmesi zarureti ve böylesi bir durumda tutara ilişkin geri ödemenin yargılamanın sonuna kadar erteleneceği hükmü bulunmaktadır.
19 Ocak 2004 tarihinde getirilen yeni hükümlerle, ilgililere ödemenin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından yapılacağı öngörülmüştür.
II. OLAYLARIN GELİŞİMİ
A-) 28431/06 nolu, 22 Temmuz 2006 tarihli, Erdem ve Egin - Erdem / Türkiye başvurusu
Başvurucular Bay Yusuf Erdem ve Bayan Verena Cornelia Egin – Erdem Alman vatandaşı ve 1962 ve 1959 doğumludurlar. Evlidirler ve Schopfheim’de yaşamaktadır.
Başvurucuları Mahkeme önünde İzmir Barosu avukatlarından Bay Serkan Cengiz temsil etmiştir.
Başvurucular tarafından aktarılan olayların gelişimi aşağıda özetlenmiştir:
28 Kasım 2002 ve 28 Nisan 2003 tarihlerinde başvurucular İmar Bankası off-shore hesabına 3 048 008 867 575 Türk Lirası aktarmışlardır. Başvurucular bu aktarımı İmar Bankası şubelerinde bulunan vadeli hesaplarından yapmışlardır.
8 Eylül 2003 tarihinde başvurucular Bankalar Denetleme ve Düzenleme Kurulu ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fon’undan ödeme talebinde bulunmuşlardır. Bu taleplerine olumlu yanıt verilmeyince 31 Aralık tarihinde Danıştay’da maddi ve manevi zararlarının giderilmesini talep eden bir tam yargı davası açmışlardır.
28 Ocak 2004 tarihinde Danıştay yetkisizlik kararı vermiş ve dosyayı Ankara İdare Mahkemesi’ne göndermiştir. 26 Temmuz 2004 tarihinde Ankara İdare Mahkemesi İstanbul İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğuna karar vermiştir. 31 Mart 2005 tarihinde İstanbul İdare Mahkemesi yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara İdare Mahkemesi’ne göndermiştir. İdare Mahkemeleri arasındaki yetki uyuşmazlığının çözümü için dosya Danıştay’a gönderilmiştir. 14 Eylül 2005 tarihinde Danıştay, Ankara İdare Mahkemesi’nin yetkili olduğuna karar vermiştir.
28 Şubat 2006 tarihinde Ankara İdare Mahkemesi iki başvurucu tarafından açılan tazminat ve alacak taleplerine ilişkin davanın reddine karar vermiştir.
25 ve 26 ocak 2007 tarihlerinde “taahhüt ve ibra belgesi”nin başvurucular tarafından imzalanmasından sonra 3 342 274,07 Türk Lirası (1.816.479 Euro) başvuruculara ödenmiştir.
1.Alacağın Tahsiline İlişkin Dava
21 Mayıs 2007 tarihinde, başvurucular İstanbul İdare Mahkemesinde alacaklarının faizleriyle birlikte tahsiline ilişkin bir dava açmışlardır.
25 Aralık 2007 tarihinde ulusal mevduat fonlarına ilişkin yasal düzenlemeyi baz alarak İstanbul İdare Mahkemesi bu davayı reddetmiştir.
7 Nisan 2008 tarihinde başvurucular kararı temyiz etmişlerdir.
2. Tazminat Davası
11 Haziran 2007 tarihinde başvurucular Ankara İdare Mahkemesi’nde ödemelerin eksikliği nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açmışlardır.
9 Temmuz 2007 tarihinde Ankara İdare Mahkemesi bu davayı reddetmiştir. 27 Ağustos 2007 tarihinde başvurucular Ankara İdare Mahkemesi’ne yeni bir dava açmışlardır. Başvurucular Mahkemeye sundukları 22 Nisan 2008 tarihili beyanlarında bu davaların hala devam ettiğini bildirmişlerdir.
B-) 55559/07 nolu, 13 Aralık 2007 tarihli, Saygı / Türkiye başvurusu
Başvurucu Sabahattin Saygı Türk vatandaşı ve 1949 doğumludur. İstanbul’da yaşamaktadır.
Başvurucu tarafından olayların gelişimi aşağıdaki şekilde özetlenmiştir:
3 Temmuz 2003 tarihinde başvurucu İmar Bankası’ndan hazine bonoları almıştır. Bonoların değeri 84.767.500.-TL düzeyindedir.
22 Eylül 2003 tarihinde başvurucu İstanbul İdare Mahkemesi’nde bir alacak davası açmıştır. İstanbul İdare Mahkemesi yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara İdare Mahkemesi’ne göndermiştir. 23 Ekim 2007 tarihinde yeni yasal düzenlemeye dayanan Ankara İdare Mahkemesi başvurucunun davasını reddetmiştir. 23 Ocak 2008 tarihinde başvurucu ‘‘ taahhütname ve ibraname belgesini imzalamış ve faizlerle birlikte alacaklarının %73 ü olan 69.300 TL’nin ödenmesini kabul etmiştir.
27 Şubat 2008 tarihinde başvurucu davasının reddine ilişkin kararı temyiz etmiştir.
Başvurucu tarafından Mahkemeye 15 Mayıs 2008 tarihinde sunulan dilekçede, Danıştay’da davanın devam ettiği bildirilmiştir.
C-) 26427/08 nolu, 21 Mart 2008 tarihli, Karadağ / Türkiye başvurusu
Başvurucu Bay Abit Karadağ Türk vatandaşıdır. 1955 doğumludur. Ankara’da yaşamaktadır.
Başvurucu tarafından aktarılan olayların gelişimi aşağıda özetlenmiştir:
30 Ekim 2002 tarihinde başvurucu İmar Bankası aracılığıyla hazine bonoları satın almıştır. Bonoların değeri 111.070.729,00 TL dır.
19 Aralık 2003 tarihinde başvurucu alacağının tahsili için Ankara İdare Mahkemesi’nde bir dava açmıştır.
Ankara İdare Mahkemesi 29 Aralık 2009 tarihinde başvurucunun davasını kısmen kabul etmiştir. Başvurucu kararı 13 Eylül 2007 tarihinde temyiz etmiştir.
26 Kasım 2007 tarihinde başvurucu “taahhütname” belgesini imzalamıştır. Başvurucu hesap bakiyesi olarak 142.358,24 TL ödendiği hususunda beyanda bulunmuştur.
7 Ağustos 2008 tarihinde başvurucu Mahkemeye, idari yargılamanın Danıştay önünde devam ettiğini bildirmiştir.
D-) 38143/08 nolu, 8 Ağustos 2008 tarihli, Semra Güney / Türkiye başvurusu
Başvurucu Bayan Semra Güney Türk vatandaşıdır. 1962 doğumludur. Mahkeme önünde İzmir Barosu avukatlarından Bay Serkan Cengiz tarafından temsil edilmiştir.
Başvurucu tarafından aktarılan olayların gelişimi aşağıda özetlenmiştir:
5 Mart ve 4 Nisan 2003 tarihlerinde başvurucu müşterisi olduğu İmar Bankası aracılığıyla hazine bonoları satın almıştır. Hazine bonolarının toplam değeri 35.444.533,244 TL’dir.
4 Mayıs 2004 tarihinde başvurucu Ankara İdare Mahkemesi’nde alacağının tahsili için bir dava açmıştır. 26 Temmuz 2006 tarihinde mahkeme başvurucunun davasını kısmen kabul etmiştir. Başvurucu kararı temyiz etmiştir.
17 Ocak 2008 tarihinde başvurucu 55.412,00 TL ödeme içeren “taahhüt ve ibra” belgesini imzalamıştır.
28 Ocak 2008 tarihinde Danıştay’ın verdiği bozma kararı başvurucuya 1 Nisan 2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. 14 Mayıs 2008 tarihinde İdare Mahkemesi başvurucunun davasını reddetmiştir.
Dosyaya sunulan belgelerden yargılamanın ulusal mahkemeler önünde devam ettiği anlaşılmaktadır.
E-) 58277/08 nolu, 2 Kasım 2008 tarihli, Şensoy / Türkiye başvurusu
Başvurucular Bay Orhan Şensoy ve Ayhan Timuçin Şensoy Türk vatandaşıdırlar ve 1948 ve 1975 doğumludurlar. Ankara’da yaşamaktadırlar. Mahkeme önünde Ankara Barosu avukatlarından B.Yegül tarafından temsil edilmişlerdir.
Başvurucular tarafından aktarılan olayların gelişimi aşağıda özetlenmiştir:
26 Mayıs 2003 tarihinde başvurucular müşterisi oldukları İmar Bankası aracılığıyla 44 500 394 982 TL değerinde hazine bonosu satın almışlardır. 22 Aralık 2003 tarihinde başvurucular Ankara İdare Mahkemesi’nde açtıkları dava ile 2003/6668 nolu kararın iptalini ve bono karşılıklarının kendilerine ödenmesini talep etmişlerdir.
11 Nisan 2007 tarihinde Mahkeme başvurucuların davalarının kısmen kabulüne karar vermiştir. Başvurucular kararı temyiz etmişlerdir.
6 Kasım 2007 tarihinde başvurucular 57.035,75 TL’nin kendilerine ödenmesine ilişkin “taahhüt ve ibraname” belgesini imzalamışlardır.
Dosyadaki belgelerden davanın ulusal mahkemeler önünde devam ettiği anlaşılmaktadır.
ŞİKAYETLER
Başvurucular, idari yargılamalar açısından, davaların makul sürede görülmemiş olması nedeniyle Sözleşme’nin 6/1. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
38143/08 sayılı başvuruda (ç.n Semra Güney / Türkiye), başvurucu (ç.n uzun yargılamadan kaynaklanan zararlarına dair) iç hukukta ulusal makamlar önünde etkin başvuru yolları bulunmadığından Sözleşme’nin 13. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
38143/08 nolu başvuruda (ç.n Semra Güney / Türkiye) başvurucu Danıştay önündeki inceleme sırasında Danıştay Savcısı’nın görüşlerinin kendisine tebliğ edilmemesi açısından Sözleşmenin 6. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüştür.
Ayrıca başvurucular maruz kaldıkları muamelenin manevi işkence oluşturduğunu, yasa koyucu tarafından kabul edilen faiz oranlarından farklı ödemeler öngörülmesinin ayrımcılık oluşturduğunu, tüm bu nedenlerle Sözleşme’nin 3, 6, 7, 13 ve 14. maddeleri ile Sözleşme’ye ek I nolu Protokol’ün 1.maddesinin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
KARAR
1.Başvurucular idari yargılamalar açısından makul süre kuralının ve adil yargılanma hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.
38143/08 sayılı başvuruda (ç.n Semra Güney / Türkiye), başvurucu ulusal yargı önündeki usulde ivediliğin olmadığını, ayrıca Danıştay Savcısının görüşünün tebliğ edilmemesine karşı etkin bir iç hukuk yolu bulunmadığını da iddia etmiştir.
Devam eden bu dosyalara ilişkin olarak Mahkeme, bu şikayetlerin incelenebilirliğine (kabuledilebilirliğine) karar vermeden önce Mahkeme İç Tüzüğü madde 54 / 2’ye göre hükümetin savunmasını almayı uygun görmektedir.
2.Başvurucular, Sözleşme’nin 3, 6, 7, 13 ve 14. maddeleri ve Sözleşmeye ek 1 No lu Protokol’ün 1. maddesi’nin ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir. Mahkeme bu şikayetleri Sözleşmeye ek 1 no lu Protokol’ün 1. maddesi kapsamında değerlendirmeye karar vermiştir. Sözleşmeye ek 1 Nolu Protokol’ün 1. maddesi şöyledir:
“Her gerçek ve tüzel kişinin mal ve mülk dokunulmazlığına saygı gösterilmesini isteme hakkı vardır. Herhangi bir kimse, ancak kamu yararı sebebiyle ve yasada öngörülen koşullara ve uluslararası hukukun genel ilkelerine uygun olarak mal ve mülkünden yoksun bırakılabilir...”.
İmar Bankası’na el konulmasının ardından, başvurucuların hesapları Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na devredilmiştir. Ödeme yetkisi de bu kuruluşa geçmiştir. Bakanlar Kurulu devredilen bu alacakların ödemelerine ilişkin farklı kararlar alarak farklı düzenlemeler getirmiştir. Bu düzenleme ve kararlar gereği ilgililer “taahhüt ve ibraname” belgelerini imzalamışlardır. Bu belgeyi imzalayarak ödemelerin bir kısmına ilişkin hak taleplerinden feragat etmişlerdir. Hesaplarına ilişkin verdikleri bilgilerden sorumlu olmuşlar ve hesaplarının bakiyelerini beyan etmek zorunda kalmışlardır. 11 Ocak 2004 tarihli yasa ile öngörülen değişikliklerle bu belgeyi imzalayan hesap sahiplerine Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’nun ödeme yapacağı öngörülmüştür.
Mahkeme bu kanuna ilişkin hükümler gereğince alacaklılar arasında adil yönetim sağlandığını ve ulusal ekonominin gerektirdiği genel yararın gerekleri ile kişilerin mülkiyet hakkının korunması arasında adil dengenin garanti altına alındığını belirlemiştir (Saggio / İtalya, başvuru no.41879/98, paragraf 30, 25 Ekim 2001). Mahkeme öncelikle ödemelere ilişkin farklılıklar olmasının malların kullanımına ilişkin bir sorun olduğunu belirlemiştir. Öte yandan Devletin müdahalesi başvurucular üzerinde aşırı ve ağır bir yük oluşturmamıştır (James ve Diğerleri / İngiltere, 21 Şubat 1986, paragraf 50- Seri A, no 98).
Dosyada yer alan tüm unsurlar ve veriler ışığında Mahkeme, yasa tarafından belirlenen farklı ödemelerin kaynağını, başvurucular tarafından Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu tarafından hazırlanan eksik ve yetersiz ödemeleri öngören taahhütnamelerin başvurucular tarafından imzalanmış olmasının oluşturduğu sonucuna varmıştır. Başvurucular bu belgeleri imzalayarak hesaplarının iflas etmiş olan bankadan devrini ve faiz almamaya ilişkin bir usulü kabul ederek alacaklarından kısmi olarak vazgeçmişlerdir. Mahkeme bu anlaşmanın pratikte başvurucuların Sözleşmeye ek 1 nolu Protokol’ün 1. maddesi anlamında hak ileri sürmelerine engel olacak bir müdahale olduğunu belirlemiştir. Bu müdahalenin temel amacı bankacılık sistemi ve mali sistemi desteklemek ve bankacılığın etkinliğini güvence altına almak, bankacılık sisteminin devamlılığı ile bu bankalarda hesapları olan kişilere yapılacak ödemeler arasında bir denge sağlamaktır (Giacometti ve Diğerleri / İtalya, başvuru no.34939/97, 8 Aralık 2001 CEDH 2001 –XII Guerrera ve Fusco / İtalya, başvuru no 40601/98, 3 Nisan 2003 ve Folcheri / İtalya, başvuru no 61839/00, 3 Haziran 2004).
Mahkeme başvurucuların ödemeleri kabul etme konusunda devlet makamlarının baskısına maruz kalmadıklarını belirlemiştir. Bu nedenle başvurucuların izlenen meşru amaçtan dolayı aşırı bir yük altına girmedikleri tespit edilmiştir.
Yukarıda açıkladığımız nedenlerle başvurunun bu kısmı Sözleşme’nin madde 35 / 3 ve 4 hükümlerine göre temelden yoksun olduğundan incelenemezliğine (kabuledilmezliğine) karar verilmiştir.
Tüm bu gerekçelerle Mahkeme;
Başvurucuların şikayetlerinden makul süre kuralına uyulmadığı (madde 6/1), uzun yargılamaya karşı etkin bir iç hukuk yolunun bulunmadığı (madde 13) ve Danıştay Savcısı’nın görüşlerinin tebliğ edilmediğine ilişkin şikayetlerin incelenmesine;
Başvuruların diğer bölümlerinin kabuledilmezliğine (incelenemezliğine) karar vermiştir.
François Elens –Passos François Tulkens
Yazı İşleri Müdürü Yardımcısı Başkan
[1] İzmir Barosu Üyeleri,
Full & Egal Universal Law Academy