AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KAYITTAN DÜŞÜRÜLME KARARI
Başvuru no. 64727/11
Melese ERDEM ve Mahmut ERDEM / Türkiye
Başkan
Aleš Pejchal,
Hâkimler
Egidijus Kūris,
Carlo Ranzoni,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Hasan Bakırcı’nın katılımıyla 30 Mart 2021 tarihinde Komite hâlinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm),
21 Eylül 2011 tarihinde yapılan yukarıda anılan başvuruyu dikkate alarak,
Başvurunun kayıttan düşürülmesi talebiyle davalı Hükümet tarafından 19 Kasım 2020 tarihinde gönderilen deklarasyonu ve başvuranların bu deklarasyona cevabını göz önüne alarak,
Gerçekleştirilen müzakerelerin sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR VE USUL
1. Başvuranlar Melese Erdem ve Mahmut Erdem sırasıyla 1967 ve 1969 doğumlu Türk vatandaşları olup Mardin’de ikamet etmektedirler. Başvuranlar Mahkeme önünde Diyarbakır Barosuna bağlı Avukat R. Bataray Saman tarafından temsil edilmişlerdir.
2. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
3. Başvuranlar oğullarının bir gösteri sırasında vurularak öldüğünü iddia etmişlerdir. Başvuranlar, Sözleşme’nin 2 ve 13. maddelerine dayanarak, oğullarının aşırı güç kullanımı sonucu öldürüldüğü ve ölümün ardından açılan soruşturmanın etkili olmadığı hususunda şikâyette bulunmuşlardır.
4. Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamındaki şikâyet Hükümete bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
5. Hükümet, dostane çözüm sağlanmasına yönelik girişimlerden sonuç alınamaması üzerine, 19 Kasım 2020 tarihli bir yazıyla, başvuruda ileri sürülen sorunun çözülmesi amacıyla tek taraflı bir deklarasyon sunmayı önerdiğini Mahkemeye bildirmiştir. Hükümet ayrıca, Mahkemeden, Sözleşme’nin 37. maddesi uyarınca başvurunun kayıttan düşürülmesine karar vermesini talep etmiştir.
6. Söz konusu deklarasyon, aşağıdaki gibidir:
“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, başvuranların oğlunun ölümüne ilişkin koşulların ve ölümüyle ilgili olarak yürütülen soruşturmanın, Sözleşme’nin 2. maddesinde öngörülen koşullara uygun olmadığından üzüntü duymaktadır. Hükümet, etkin soruşturma yükümlülüğü de dâhil olmak üzere, yaşam hakkına gelecekte saygı gösterilmesi için gerekli tüm tedbirleri almayı taahhüt eder.
Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, müşterek olarak, Melese Erdem ve Mahmut Erdem’e, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest olan yukarıdaki başvurunun tek taraflı deklarasyonunun güvence altına alınması amacıyla, maruz kaldıkları her türlü maddi ve manevi zarar ile masraf ve giderler karşılığında, başvuranlara yansıtılabilecek her türlü vergiden muaf tutulmak üzere 13.500 avro (on üç bin beş yüz avro) ödemeyi teklif ettiğini beyan eder.
Bu meblağ, ödeme tarihinde geçerli olan döviz kuru üzerinden Türk lirasına çevrilecek ve Mahkeme tarafından kabul edilen kayıttan düşürme kararının tebliğini müteakip üç ay içerisinde ödenecektir. Söz konusu meblağın belirtilen üç ay içerisinde ödenmemesi durumunda, Hükümet, bahsi geçen sürenin sona erdiği tarihten itibaren ödeme gününe kadar geçen sürede, yukarıda bahsedilen miktara, Avrupa Merkez Bankasının söz konusu dönem için geçerli olan marjinal faiz oranına üç puan eklenmek suretiyle elde edilecek oran üzerinden basit faiz ödemeyi taahhüt etmektedir. Bu ödeme ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi önünde derdest olan dava, nihai çözüme kavuşturulacaktır.”
7. Başvuranlar, 28 Ocak 2021 tarihli bir yazıyla, Hükümet tarafından teklif edilen tazminat miktarını yetersiz bularak, tek taraflı deklarasyon şartlarından memnun olmadıklarını belirtmişlerdir.
8. Mahkeme, Sözleşmenin 37. maddesinde, koşulların söz konusu maddenin 1. fıkrasının (a), (b) veya (c) bentlerinde belirtilen sonuçlardan birine yol açması hâlinde, Mahkemenin yargılamaların herhangi bir aşamasında başvuruyu kayıttan düşürebileceğinin öngörüldüğünü hatırlatmaktadır. Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi, özellikle aşağıdaki durumda Mahkemenin davayı kayıttan düşürmesine imkân vermektedir:
“Mahkemenin saptadığı herhangi bir başka gerekçeden ötürü, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir neden görülmezse”.
9. Bu sebeple, Mahkeme, başvuranların davanın incelenmesine devam edilmesini istemesine rağmen davalı Hükümet tarafından yapılan tek taraflı deklarasyon temelinde başvuruları 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürebilir (bk. özellikle Tahsin Acar/Türkiye (ilk itirazlar) [BD], no. 26307/95, §§ 75‑77, AİHM 2003-VI).
10. Mahkeme, Türkiye’ye karşı açılanlar dahil olmak üzere bazı davalarda, Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamında etkili soruşturma yürütme yükümlülüğü hakkındaki şikayetlere ilişkin uygulamasını tesis etmiştir (bk., Mustafa Tunç ve Fecire Tunç/Türkiye [BD], no. 24014/05, § 169, 14 Nisan 2015 ve Beker/Türkiye, no. 27866/03, 24 Mart 2009).
11. Mahkeme, Hükümet tarafından önerilen miktarın, üye Devletlerin yaşam hakkının korunmasına yönelik adımlar atma ve etkili bir soruşturma yürütme şeklindeki pozitif yükümlülüğü ile ilgili davalarda hükmedilen miktarlardan daha düşük olduğunu gözlemlemektedir. Ancak, mevcut davaya özgü koşullar ve Hükümet deklarasyonu içerisinde bulunulan ikrarın mahiyeti göz önünde bulundurulduğunda, Mahkeme, başvurunun incelenmesinin sürdürülmesini haklı kılan bir gerekçe bulunmadığı kanaatindedir (37. maddenin 1. fıkrasının (c) bendi).
12. Yukarıdaki hususlar ışığında, Mahkeme, Sözleşme ve Protokolleri ile güvence altına alınan insan haklarına saygının, başvurunun incelenmeye devam edilmesini gerekli kılmadığı kanısındadır (37 § 1 maddesinin son cümlesi).
13. Mahkeme, bu bağlamda, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun ilgili kısımlarının 2018 yılı Temmuz ayında değiştirildiğini kaydetmektedir. Bu değişikliğe göre, Türkiye’de artık başvuranlar, sadece Mahkeme’nin etkin soruşturma yürütülmediği gerekçesiyle Sözleşme’nin ihlal edildiğine karar verdiği davalarda değil, aynı zamanda başvurunun Mahkeme tarafından dostane çözüm yoluyla veya Hükümet tarafından sunulan tek taraflı deklarasyonlar yoluyla kayıttan düşürülmesi halinde de ilgili Cumhuriyet savcılıklarına başvurarak soruşturmaların yenilenmesini talep etme imkânına sahiptir.
14. Mahkeme, son olarak, Hükümetin tek taraflı deklarasyon metninde belirtilen şartlara uymaması halinde, başvurunun, Sözleşme’nin 37 § 2 maddesi uyarınca tekrar kayda alınabileceğini vurgulamaktadır (bk. Josipović/Sırbistan (k.k.), no. 18369/07, 4 Mart 2008).
15. Yukarıdaki hususlar ışığında, davanın kayıttan düşürülmesi uygun bulunmuştur.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Sözleşme’nin 2. maddesi kapsamında davalı Hükümetin sunduğu deklarasyon metninde yer alan koşulları ve yine aynı metin içerisinde sunulan taahhütlerin yerine getirilmesi amacıyla öngörülen yöntemleri dikkate alarak,
Başvurunun, Sözleşme’nin 37 § 1 (c) maddesi uyarınca kayıttan düşürülmesine karar vermiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş olup, 29 Nisan 2021 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
signature_p_2.
Hasan Bakırcı Aleš Pejchal
Yazı İşleri Müdür Yardımcısı Başkan
Full & Egal Universal Law Academy