AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 12958/05
Osman ve Havva ERGÜN / TÜRKİYE
Başkan,
Julia Laffranque,
Yargıçlar,
Işıl Karakaş,
Nebojša Vučinić,
Paul Lemmens,
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström,
Georges Ravarani,
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismith’in katılımıyla, 6 Eylül 2016 tarihinde Daire halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), yukarıda belirtilen 8 Mart 2005 tarihli başvuruyu göz önünde bulundurarak, yapılan müzakereler sonucunda aşağıdaki kararı vermiştir.
OLAYLAR VE OLGULAR
1. Başvuranlar Osman Ergün ve Havva Ergün Türk vatandaşları olup, sırasıyla 1956 ve 1965 doğumludurlar ve Ankara’da ikamet etmektedirler. Başvuranlar, Mahkeme önünde, Samsun Barosuna bağlı Avukat K. Gül tarafından temsil edilmişlerdir.
2. Dava konusu olaylar, başvuranlar tarafından ileri sürüldüğü şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
A. İlk Yargılamalar
3. Başvuranların oğlu A.E. 7 Eylül 2000 tarihinde, zorunlu askerlik hizmetini ifa etmek için askerlik şubesine gitmiştir. Askere alınmadan önce Gülhane Askeri Tıp Akademisi tarafından düzenlenen sağlık raporunda, A.E.’nin askerlik görevini yerine getirmesine engel teşkil eden herhangi bir sağlık sorununun olmadığı belirtilmiştir. Fakat A.E.’nin 1996 yılından beri ağır bir cilt hastalığından muzdarip olduğu bilinmekteydi.
4. 10 Ekim 2000 tarihinde hastalığının ilerlemesi üzerine A.E. Ege Üniversitesi Hastanesine sevk edilmiştir. A.E. 19 Ocak 2001 tarihinde vefat etmiştir.
5. Başvuranlar 26 Eylül 2001 tarihinde Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önünde maddi ve manevi tazminat istemiyle dava açmışlardır. Sunulan dilekçede başvuranların her biri maddi tazminata karşılık olarak 1.000 Türk lirası talep etmiştir. Manevi tazminata karşılık olarak A.E.’nin annesi için 150.000 Türk lirası, babası için ise 125.000 Türk lirası talep edilmiştir.
6. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 3 Nisan 2002 tarihinde, görevsizlik gerekçesiyle davayı reddetmiştir.
7. Kararın düzeltilmesi talebi üzerine Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, 2 Eylül 2002 tarihli kararıyla, davanın esasını incelemeye karar vermiştir.
8. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 13 Kasım 2002 tarihinde aleni bir duruşma gerçekleştirerek ve 19 Mart 2003 tarihli bilirkişi raporunu dikkate alarak, 5 Nisan 2005 tarihinde kararını vermiştir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi başvuranlar lehine karar vermiş olup, başvuranların her birine maddi tazminata karşılık olarak 1.000 Türk lirası ve manevi tazminata karşılık olarak 2.450 Türk lirası ödenmesine hükmetmiştir.
9. Başvuranlar, ek tazminat taleplerinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 5 Nisan 2005 tarihli kararında dikkate alınmadığını ileri sürerek, 11 Temmuz 2005 tarihinde dava açmış ve ek maddi tazminat talebinde bulunmuşlardır.
10. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 21 Temmuz 2005 tarihinde, başvuranların yasal süre içerisinde talepte bulunmadıkları gerekçesiyle, ek maddi tazminat istemiyle açılan davanın reddine karar vermiştir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, başvuranların talebini başlangıçtaki miktarın ıslahı için yapılmış bir başvuru olarak değerlendirmiş ve talebi süresi içerisinde yapılmadığı gerekçesiyle reddetmiştir.
11. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 16 Kasım 2005 tarihinde başvuranların kararın düzeltilmesi talebini reddetmiştir.
B. İkinci yargılamalar
12. Bu arada başvuranlar 18 Kasım 2002 tarihinde Emekli Sandığı Genel Müdürlüğüne başvuruda bulunmuşlardır. Başvuranlar, oğullarının askerlik hizmetini yerine getirdiği sırada öldüğünü ve iç hukuk uyarınca idarenin oğullarının ölümü nedeniyle aylık ödemesi gerektiğini iddia ederek, aylık bağlanması talebinde bulunmuşlardır.
13. Emekli Sandığı Genel Müdürlüğü 21 Ocak 2003 tarihinde, başvuranların oğlunun ölümünün askerlik hizmeti neticesinde meydana gelmediği gerekçesiyle, başvuranların aylık bağlanması talebini reddetmiştir.
14. Başvuranlar 6 Ocak 2004 tarihinde, aylık bağlanması talebiyle Askeri Yüksek İdare Mahkemesine başvuruda bulunmuşlardır.
15. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi 27 Ocak 2005 tarihinde, başvuranların oğlunun askere gitmeden önce muzdarip olduğu ve genetik kökenli olan bir hastalık nedeniyle öldüğü gerekçesiyle başvuranların talebini reddetmiştir. Ayrıca başvuranlar, muhtaç veya engelli olduklarını ortaya koyan herhangi bir belge sunmamış olmaları nedeniyle, aylık bağlanma koşullarını karşıladıklarını ispatlayamamışlardır. Dolayısıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesi, başvuranların talebinin yasal dayanaktan yoksun olduğuna hükmetmiş ve başvuruyu reddetmiştir.
ŞİKÂYETLER
16. Başvuranlar, Sözleşme’nin 4 § 2 maddesi kapsamında, oğullarının hastalığına rağmen askere gitme yükümlülüğünün, zorla çalıştırma yasağının ihlaline sebebiyet verdiğinden şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlar ayrıca, Sözleşme’nin 6. maddesine dayanarak, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kararlarına karşı temyiz başvurusunda bulunmanın mümkün olmamasının, mahkemeye erişim haklarını ihlal ettiğinden şikâyet etmişlerdir. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamında ayrıca, yerel mahkemenin ödenmesine hükmettiği tazminat miktarının yetersiz olmasından şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlar, aynı madde kapsamında ayrıca, aylık bağlanmasına yönelik taleplerine ilişkin olarak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önündeki yargılamaların sonucundan şikâyetçi olmuşlardır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
17. Başvuranlar, Sözleşme’nin 4. maddesi kapsamında, oğullarının hastalığına rağmen askere gitme yükümlülüğünün, zorla çalıştırma yasağının ihlaline sebebiyet verdiğinden şikâyetçi olmuşlardır. Başvuranlar ayrıca, Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi kapsamında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi önündeki iki yargılamadaki çeşitli eksikliklerden şikâyet etmişlerdir.
Sözleşme’nin 4. maddesinin ilgili kısmı aşağıdaki gibidir:
“... 2. Hiç kimse zorla çalıştırılamaz ve zorunlu çalışmaya tabi tutulamaz.
3. Aşağıdaki haller, bu madde anlamında “zorla çalıştırma ya da zorunlu çalışma” sayılmaz:
...
(b) Askeri nitelikli herhangi bir hizmet veya vicdanî reddin meşru sayıldığı ülkelerde, vicdanî reddi seçen kişilere zorunlu askerlik hizmeti yerine gördürülebilecek başkaca bir hizmet... ”
Sözleşme’nin 6 § 1 maddesi şu şekildedir:
“Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ... konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, ... görülmesini isteme hakkına sahiptir.”
A. Sözleşme’nin 4. Maddesi
18. Mahkeme, Sözleşme’nin 4 § 3 (b) maddesinin askerlik hizmetini zorla çalıştırma veya zorunlu çalışma kapsamı dışında tuttuğunu belirtmektedir. Mahkeme ayrıca, başvuranların oğlunun, hastalığına rağmen, askerlik hizmetini yerine getirmeye elverişli bulunduğunu gözlemlemektedir. Dolayısıyla, başvuranların Sözleşme’nin 4. maddesi kapsamındaki şikâyeti, Sözleşme kapsamında bir sorun ortaya çıkarmamaktadır ve Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle reddedilmelidir (Bk. Eker/Türkiye, no. 26970/95, 20 Mayıs 1998 tarihli Komisyon kararı).
B. Sözleşme’nin 6. Maddesi
1. Ödenmesine hükmedilen tazminat miktarı bakımından
19. Mahkeme, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin 5 Nisan 2005 tarihli kararını, maddi ve manevi tazminatın hesaplandığı bilirkişi raporuna dayandırdığını belirtmektedir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi maddi tazminata karşılık olarak başvuranların her birine, talep edilen miktar olan 1.000 Türk lirasının ödenmesine hükmetmiştir. Dava dosyasında, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin Sözleşme’nin 6. maddesi kapsamındaki güvenceleri ihlal ettiği görünümünü ortaya koyan başkaca bir unsur bulunmamaktadır. Mahkeme ayrıca, başvuranların davayı kanunda öngörülen süre sınırı içerisinde açmamaları nedeniyle, başvuranların ek tazminat talebinin Askeri Yüksek İdare Mahkemesi tarafından 21 Temmuz 2005 tarihinde reddedildiğini gözlemlemektedir. Başvuranlar Mahkemeye, süre sınırının keyfi veya makul olmayan bir biçimde uygulandığını ortaya koyan herhangi bir açıklamada bulunmamışlardır.
20. Yukarıdaki hususların ışığında Mahkeme, başvurunun bu kısmının Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir.
2. İkinci yargılamaların adilliği bakımından
21. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin aylık bağlanmasına ilişkin 27 Ocak 2005 tarihli kararı konusunda Mahkeme, başvuranların taleplerini iç hukukta belirtilen gerekçelere dayandırmamaları nedeniyle, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin başvuranların talebini reddettiğini gözlemlemektedir. Dava dosyası, yargılamaların yürütülmesi bakımından herhangi bir eksikliği ortaya koymamaktadır ve başvuranlar, ayrıca inceleme gerektiren herhangi bir sav ileri sürmemektedirler.
22. Dolayısıyla Mahkeme, başvurunun bu kısmının Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi anlamında açıkça dayanaktan yoksun olduğu gerekçesiyle kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir.
3. Mahkemeye erişim hakkı bakımından
23. Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kararlarının temyiz edilememesine ilişkin şikâyete gelince, bu mesele hâlihazırda Mahkeme tarafından Arslan/Türkiye ((k.k.), no. 39080/07, AİHM 21 Eylül 1999) davasında incelenmiştir. Mahkeme, söz konusu davada ulaştığı sonuçlardan ayrılmasını gerektiren herhangi bir sebep görmemektedir.
24. Mahkeme, yukarıdaki değerlendirmeleri dikkate alarak, başvurunun bu kısmının Sözleşme’nin 35 §§ 3 ve 4 maddesi anlamında açıkça dayanaktan olduğu gerekçesiyle kabul edilemez olduğu kanaatindedir.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oy birliğiyle,
Başvurunun kabul edilemez olduğunu beyan etmiştir.
İşbu karar, İngilizce olarak tanzim edilmiş ve 29 Eylül 2016 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Stanley NaismithJulia Laffranque
Yazı İşleri MüdürüBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy