AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru no. 48369/10
Yakup ERKAN / Türkiye
ve 22 diğer başvuru
(bk. karar ekinde yer alan liste)
Başkan
Julia Laffranque,
Yargıçlar
Işıl Karakaş,
Nebojša Vučinić,
Paul Lemmens,
Valeriu Griţco,
Jon Fridrik Kjølbro,
Georges Ravarani
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismith’in katılımıyla 17 Ocak 2017 tarihinde Daire olarak toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), ekte yer alan tabloda belirtilen tarihlerde sunulan, yukarıda belirtilen başvuruları ve 23 Haziran 2016 ile 10 Kasım 2016 tarihli kararları göz önünde bulundurarak, yapılan müzakereler neticesinde aşağıdaki kararı vermiştir:
OLAYLAR
1. Başvuran tarafların isim listesi karar ekinde yer almaktadır.
A. Mevcut Davalara İlişkin Koşullar
2. Mevcut davalara ilişkin koşullar, başvuranların dile getirdiği şekliyle, aşağıdaki gibi özetlenebilir.
3. Başvuranlar, olayların meydana geldiği dönemde, faaliyetlerinin "gemicilik faaliyetlerine" ilişkin mesleki dalda sınıflandırıldığı Türkiye Gemi Sanayi Anonim Şirketinde çalışmaktadırlar. Başvuranlar, işverenleri ile 31 Aralık 2000 tarihine kadar geçerli olan bir toplu iş sözleşmesi imzalayan Türkiye Dok Gemi İş Sendikasının üyeleridirler.
4. Türkiye Gemi Sanayi Şirketi, 15 Kasım 1999 tarihinde, Bakanlar Kurulu kararıyla Milli Savunma Bakanlığına devredilmiştir. Söz konusu devir işleminin ardından, ilgili şirketin faaliyetleri "milli savunmaya" ilişkin mesleki dalda sınıflandırılmıştır.
5. Başvuranlar, 23 Kasım 1999 ve 6 Aralık 1999 tarihleri arasında, Türkiye Dok Gemi İş Sendikasından ayrılmışlar ve Türk Harb İş Sendikasına ("Türkiye Harb Sanayi ve Yardımcı İşkolları İşçileri Sendikası") üye olmuşlardır.
6. Başvuranların Türk Harb İş Sendikasına üye olmalarının ardından, Türkiye Gemi Sanayi Şirketinin bazı çalışanları işten çıkarılmıştır. Buna karşın, başvuranlar, şirket bünyesinde çalışmaya devam etmişlerdir. Başvuranlar, işveren ile Türk Harb İş Sendikası arasında imzalanan toplu iş sözleşmesinin hükümlerinden yararlanmışlardır.
7. Başvuranlar, belirtilmeyen tarihlerde, emeklilikten doğan tüm haklardan yararlanarak, emekliliğe ayrılmışlardır.
8. Başvuranlar, emekliliğe ayrılmalarının ardından, 30 Mayıs 2008 ile 7 Temmuz 2009 tarihleri arasında, sendikal tazminat almak için Kartal İş Mahkemesi önünde dava açmışlardır. Başvuranlar, 1999 yılında, işverenlerinin, sendika değiştirmelerini teşvik etmek amacıyla, kendilerine baskı uyguladığını ileri sürmüşlerdir.
9. İş Mahkemesi, 7 Ocak 2010 tarihli kararıyla, başvuranların talebini reddetmiştir. İş Mahkemesi, öncelikle, Türkiye Gemi Sanayi şirketinin Milli Savunma Bakanlığına devredilmesi nedeniyle söz konusu şirketin faaliyetlerinin mesleki dalının değiştiğini, başvuranların, artık bu yeni mesleki dalda bir toplu iş sözleşmesi imzalama durumunda olmayan daha önce üye oldukları sendikadan ayrıldıkları, Türk Harb İş Sendikasına üye oldukları, söz konusu sendikanın Milli Savunma Bakanlığına ait iş yerlerinde bulunduğunu ve ilgililerin emekliliğe kadar ilgili sendikanın imzaladığı toplu iş sözleşmelerinden yararlandıklarını tespit etmiştir. Ardından, İş Mahkemesi, başvuranların sendikal baskılardan şikâyet etmediklerini ve söz konusu dönem boyunca sendikal tazminata ilişkin bir hak talep etmediklerini de tespit etmiştir. İş Mahkemesi, başvuranların yalnızca emekliliğe ayrıldıktan sonra dava açtıkları, işverenlerinin sendikal örgüte karşı olmadığı ve bir önceki sendikanın, mesleki dalının değişmesi nedeniyle, bir toplu iş sözleşmesi imzalama durumunda olmadığı kanısına vararak, başvuranların sendikal tazminat talep etme hakkı olmadığı sonucuna varmıştır.
10. Yargıtay, 1 Haziran 2010 tarihinde, söz konusu kararı onamıştır.
B. İlgili İç Hukuk
11. Başvuranlar, Kartal İş Mahkemesinin, aynı şirket tarafından istihdam edilen iki çalışanın sendikal tazminat almak için 11 Temmuz 2000 ve 20 Haziran 2003 tarihlerinde açtığı davalar sonucunda verdiği iki kararı sunmaktadırlar. Kartal İş Mahkemesi, söz konusu çalışanların iş sözleşmelerinin sendikal nedenlerden dolayı feshedildiğini tespit ettikten sonra, sırasıyla 5 Şubat 2003 ve 8 Aralık 2006 tarihinde verdiği kararlarda, işverenin iş yerinde baskı uyguladığı ve ilgililere sendikal tazminat verilmesinin uygun olduğu sonucuna varmıştır.
ŞİKÂYETLER
12. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasını ileri sürerek, iş yerinde sendikal baskının mevcut olması ile ilgili olarak, ulusal mahkemelerin, kanaatlerine göre, farklı olan içtihadından şikâyet etmektedirler. Bu bağlamda başvuranlar, ulusal mahkemelerin, aynı iş yerinde istihdam edilen kişiler tarafından daha önce açılan başka kırka yakın davada tazminat verilmesine hükmetmelerine rağmen, söz konusu mahkemelerin kendilerine sendikal bir tazminat verilmesini reddetmesinden şikâyet etmektedirler.
13. Başvuranlar, Sözleşme’nin 11. maddesini ileri sürerek, işverenin değişmesiyle aynı zamanda meydana gelen mesleki dalın değişmesini eleştirmektedirler. Öte yandan başvuranlar, işverenlerinin kendilerini sendika değiştirmeye zorladığını iddia etmektedirler. Son olarak başvuranlar, 15 Kasım 1999 tarihinden itibaren bir önceki sendikalarıyla imzalanan ve bununla birlikte, 2000 yılının Aralık ayına kadar geçerli olan toplu iş sözleşmesinin uygulanmamasından şikâyet etmektedirler.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
A. Başvuruların Birleştirilmesi Hakkında
14. Mahkeme, İçtüzüğünün 42. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, içerdikleri olgular ve hukuki sorunların benzerliklerini dikkate alarak, başvuruların birleştirilmesine karar vermiştir.
B. Sözleşme’nin 6. Maddesinin 1. Fıkrasına İlişkin Şikâyet Hakkında
15. Başvuranlar, ulusal makamları, davaları çerçevesinde faklı bir tutum benimseyerek, kırka yakın davada söz konusu makamlar tarafından daha önce izlenilen içtihattan sapmakla ve böylelikle, kendilerine sendikal bir tazminat ödenmesine hükmetmemekle suçlamaktadırlar. Başvuranlar, Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasını ileri sürmektedirler. Konuya ilişkin ilgili kısmı aşağıdaki şekildedir:
"Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar (...) karar verecek olan (...) bir mahkeme tarafından, (...) hakkaniyete uygun olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir."
16. Mahkeme, Nejdet Şahin ve Perihan Şahin/Türkiye ([BD], no. 13279/05, §§ 49-58, 20 Ekim 2011), Albu ve diğerleri/Romanya (no. 34796/09 ve 63 diğer başvuru, § 34, 10 Mayıs 2012) ve Paroisse Gréco-Catholique Lupeni ve diğerleri/Romanya ([BD], no. 76943/11, § 116, 29 Kasım 2016) kararlarında özetlenen ve konu hakkında içtihadından ileri gelen ilkelere atıfta bulunmaktadır.
17. Mahkeme, içtihat farklılığı olasılığının, kendi yargı çevreleri üzerinde yetkileri bulunan ve esasa bakan mahkemelerin tamamına dayanan her türlü yargı sistemine doğal olarak bağlı olduğunu hatırlatmaktadır. Bunun yanı sıra, bu tür farklılıklar aynı mahkeme bünyesinde meydana gelebilir. Bu durum, kendi başına Sözleşme’ye aykırı olarak değerlendirilemez (Santos Pinto/ Portekiz, no. 39005/04, § 41, 20 Mayıs 2008 ve Orezeanu/Romanya (kabul edilebilirlik hakkında karar), no. 26029/08, § 25, 3 Mayıs 2016).
18. Mahkeme, mevcut durumda, başvuranların, işverenlerinin sendika değiştirmelerini teşvik etmek için kendilerine uygulamış olduğu baskılar nedeniyle sendikal tazminat talep etmek için İş Mahkemeleri önünde dava açtıklarını kaydetmektedir. Bu davalar, diğerlerinin yanı sıra, ilgililerin, yalnızca emekliliğe ayrıldıktan sonra sendikal tazminat talebinde bulunduklarını ve sendikanın değişmesi ile söz konusu kişilerin emekliliğe ayrılması arasında geçen süre boyunca sendikal baskıların uygulanmasına ilişkin şikâyetlerini ileri sürmediklerini tespit eden İş Mahkemesi tarafından reddedilmiştir (yukarıda 9. paragraf).
19. Ayrıca Mahkeme, başvuranların, aynı iş yerinde uygulanan sendikal baskı konusunda farklı bir sonuca varan ulusal mahkemelerin kırka yakın değişik kararını ileri sürdüklerini kaydetmektedir. Bununla birlikte ilgililer, yalnızca aynı şirket tarafından iki çalışana sendikal tazminat ödenmesinin hükmedildiği iki karar sunmaktadırlar. Başvuranların sundukları kararlarda yer alan yaklaşıma benzer bir yaklaşım izleyen başka kararlar sunmadıkları dikkate alındığında, Mahkeme, mevcut davada isteyerek bir ayrılmanın söz konusu olduğu halde belirtilen iki kararın iş sözleşmesinin feshedilmesi (yukarıda 11. paragraf) varsayımı kapsamında verilmesi nedeniyle, - böyle bir durumun söz konusu olmadığının anlaşılmasına rağmen -söz konusu kararların ilgililerin iddiaları doğrultusunda olduğu varsayılsa bile, ilgili kararların daha çok tek başına bir içtihat sapması teşkil edebileceği kanısındadır.
20. Bu nedenle Mahkeme, başvuranlar tarafından sunulan iki karar üzerinde yapılan derin incelemenin ardından, ilgililerin şikâyet ettikleri muamele farklılığının, maddi hukukun ve bundan kaynaklanan kesinleşmiş kararın uygulanması kapsamında bulunmadığının ancak söz konusu farklılığın, özellikle ulusal mahkemeler tarafından incelenen olay ile olgulara ilişkin koşullarda bulunduğunun anlaşıldığını tespit etmektedir.
21. Nitekim Mahkeme, ulusal mahkemelerin, davacıların bir tazminat almaya hakkı bulunduğu sonucuna vardığı iki davada, iki çalışanın iş sözleşmesinin feshedilmesinin ardından ulusal mahkemelere başvurduğunu gözlemlemektedir. Oysa, kendi taraflarından, başvuranlar, çalışmaya devam etmişler ve emekliliğe kadar, Türk Harb İş Sendikası ile işverenleri arasında imzalanan toplu iş sözleşmelerinde yer alan hükümlerden yararlanmışlardır. Başvuranlar, yalnızca emekliliğe ayrıldıktan sonra, 1999 yılında uygulanan baskılar hususundaki iddialara ilişkin olarak tazminat davaları açmışlardır. Bu nedenle Mahkeme, yukarıda belirtilen iki davanın tamamen benzer olduğunun değerlendirilemeyeceği kanısındadır.
22. Mahkeme, yukarıda belirtilenler ışığında, başvuranların davalarının incelenmesinin, benzer durumlarda izlenilen adli uygulamadan ayrılmadığı ve söz konusu davaların, daha ziyade, her davanın olgusal koşullarına yasal hükümlerin uygulanmasına ilişkin sorun ile ilgili olduğu kanısındadır (Aşam ve diğerleri/Türkiye, no. 51208/10, no. 51211/10 no. 51216/10, no. 51217/10, no. 51264/10, no. 51268/10, no. 51719/10 ve no. 51726/10, § 21, 8 Ekim 2013). Bu durumun somut olayda tespit edilmemesine rağmen, durumun bu şekilde olduğu varsayılsa bile, konu hakkındaki içtihada ilişkin gelişmenin Sözleşme’ye aykırı olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizmek gerekmektedir (bk. mutatis mutandis, yukarıda anılan Santos Pinto kararı, § 41 ve Tudor Tudor/Romanya, no. 21911/03, § 29, 24 Mart 2009).
23. Ayrıca Mahkeme, İş Mahkemesi kararının, hukuki ve fiili olarak gerektiği gibi gerekçelendirildiğinin ve kendi incelemesine tabi tutulan koşullar ile ilgili olarak yaptığı yorumun keyfi olarak, açıkça haksız veya davanın adilliğine zarar vermiş olarak değerlendirilemeyeceğinin altını çizmektedir. Dolayısıyla Mahkeme, mevcut durumda yürütülen davalarda, Sözleşme’nin 6. maddesi anlamında, herhangi bir hakkaniyete aykırılık unsurun söz konusu olmadığı kanısındadır. Söz konusu şikâyetin açıkça dayanaktan yoksun olduğu ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 3. fıkrasının a) bendi ve 4. fıkrası uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
C. Sözleşme’nin 11. Maddesinin 1. Fıkrasına İlişkin Şikâyet Hakkında
24. Başvuranlar, işverenlerinin değişmesinin ardından, istekleri dışında yapılan mesleki dalın ve sendikanın değişmesinden şikâyet etmektedirler. Öte yandan başvuranlar, 15 Kasım 1999 tarihinden itibaren bir önceki sendikalarıyla imzalanan ve bununla birlikte, 2000 yılının Aralık ayına kadar geçerli olan toplu iş sözleşmesinin uygulanmamasından şikâyet etmektedirler. Başvuranlar, Sözleşme’nin 11. maddesini ileri sürmektedir. İşbu madde aşağıdaki şekildedir:
"1. Herkes barışçıl olarak toplanma ve dernek kurma hakkına sahiptir. Bu hak, çıkarlarını korumak amacıyla başkalarıyla birlikte sendikalar kurma ve sendikalara üye olma hakkını da içerir.
2. Bu hakların kullanılması, yasayla öngörülen ve demokratik bir toplum içinde ulusal güvenliğin, kamu güvenliğinin korunması, kamu düzeninin sağlanması ve suç işlenmesinin önlenmesi (...) için gerekli olanlar dışındaki sınırlamalara tabi tutulamaz. Bu madde, (...) devlet idaresi mensuplarınca yukarda anılan haklarını kullanılmasına meşru sınırlamalar getirilmesine engel değildir."
25. Mahkeme, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1. fıkrası ile öngörülen altı aylık sürenin amacının, Sözleşme bakımından sorunların ileri sürüldüğü davaların makul bir sürede incelenebilmesini ve geçmiş kararların süresiz olarak itiraz konusu yapılmamasını güvence altına alan hukuki güvenliği sağlamak olduğunu hatırlatmaktadır. Bu kural Sözleşme organları tarafından yapılan denetime ilişkin süre sınırlamasını göstermekte ve bundan böyle, hem bireylere ve hem de yetkililere bu denetimin hangi sürenin ötesinde yapılamayacağını belirtmektedir (bk. diğer kararlar arasında, Walker/Birleşik Krallık (kabul edilebilirlik hakkında karar), no. 34979/97, AİHM 2000-I).
26. Mahkeme, mevcut davalar ile ilgili olarak, başvuranların, ulusal makamlara, mesleki dalın, sendikanın değişmesine ve bir önceki sendikanın imzaladığı toplu iş sözleşmesinin uygulanmamasına ilişkin şikâyetlerini ileri sürmediklerinin anlaşıldığını kaydetmektedir. Mahkeme, başvuranların herhangi bir etkin başvuru yoluna sahip olmadıklarının varsayılması halinde bile, altı aylık sürenin, bu durumda, eylem veya şikâyet edilen tedbirlerin ya da ilgililerin bunlardan bilgi edindikleri veyahut etkilerini ya da zararını hissettikleri tarihten itibaren başladığını hatırlatmaktadır (Varnava ve diğerleri/Türkiye [BD], no. 16064/90, no. 16065/90, no. 16066/90, no. 16068/90, no. 16069/90, no. 16070/90, no. 16071/90, no. 16072/90 ve no. 16073/90, § 157, AİHM 2009). Oysa, mevcut durumda, başvuranlar tarafından şikâyet edilen olaylar 1999 yılında yani başvuruların yapıldığı tarihten altı ayı aşkın bir süre önce gerçekleşmiştir.
27. Söz konusu şikâyetlerin vaktinden sonra sunulduğu ve Sözleşme’nin 35. maddesinin 1ve 4. fıkrası uyarınca reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvuruları birleştirmeye ;
Başvuruların kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilmiş; 9 Şubat 2017 tarihinde yazılı olarak tebliğ edilmiştir.
Stanley NaismithJulia Laffranque
Yazı İşleri MüdürüBaşkan
EK
Başvuru No.
Başvuru Adı
Başvuru Tarihi
Başvuranın Adı
Doğum Tarihi İkametgâhı
Temsilcinin Adı
1.
48369/10
ERKAN/ Türkiye
19 Temmuz 2010
Yakup ERKAN
17/04/1955, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
2.
48495/10
ULUTAŞ/Türkiye
19 Temmuz 2010
Mustafa ULUTAŞ
07/05/1958, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
3.
48498/10
AYAZ /Türkiye
19 Temmuz 2010
Mahmut AYAZ
03/06/1955, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
4.
48535/10
BULAMA/Türkiye
19 Temmuz 2010
Veysel BULAMA
01/09/1968, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
5.
48553/10
DİNÇ/Türkiye
19 Temmuz 2010
Turgut DİNÇ
15/05/1960, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
6.
48566/10
SIRAY/Türkiye
19 Temmuz 2010
Turgut SIRAY
06/09/1962, Kocaeli
Süleyman
AKDEMİR
7.
48597/10
KAPRAMCI/ Türkiye
19 Temmuz 2010
Mustafa KAPRAMCI
13/04/1963, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
8.
48606/10
UŞMA/Türkiye
19 Temmuz 2010
Ziya UŞMA
08/08/1957, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
9.
48654/10
BAL/Türkiye
19 Temmuz 2010
Mehmet BAL
08/05/1950, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
10.
48704/10
ŞAHİN/Türkiye
19 Temmuz 2010
Selami ŞAHİN
11/01/1959, Kocaeli
Süleyman
AKDEMİR
11.
48737/10
AÇIKGÖZ/Türkiye
19 Temmuz 2010
Turgut AÇIKGÖZ
24/06/1957, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
12.
48769/10
KOCA/Türkiye
19 Temmuz 2010
Necati KOCA
17/12/1961, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
13.
48788/10
KOBAL/Türkiye
19 Temmuz 2010
Muzaffer KOBAL
20/01/1956, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
14.
48804/10
AKKAYA/Türkiye
19 Temmuz 2010
Salih AKKAYA
11/01/1959, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
15.
48897/10
AKDENİZ/ Türkiye
19 Temmuz 2010
Oral AKDENİZ
18/03/1965, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
16.
48911/10
ŞENELOĞLU/ Türkiye
19 Temmuz 2010
Müfit ŞENELOĞLU
23/12/1958, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
17.
48914/10
KUTANİŞ/Türkiye
19 Temmuz 2010
Mustafa KUTANİŞ
01/01/1961, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
18.
49138/10
DOĞANOĞLU/ Türkiye
19 Temmuz 2010
Recep DOĞANOĞLU
01/03/1961, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
19.
49324/10
ASAR/Türkiye
19 Temmuz 2010
Urfan ASAR
19/05/1960, Kocaeli
Süleyman
AKDEMİR
20.
49355/10
YÜKSEL/Türkiye
19 Temmuz 2010
Orhan YÜKSEL
28/10/1953, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
21.
49364/10
MAYHOŞ /Türkiye
19 Temmuz 2010
Saim MAYHOŞ
02/04/1961, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
22.
49382/10
SEMİZ/Türkiye
19 Temmuz 2010
Uysal SEMİZ
04/09/1959, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
23.
49419/10
ŞAHİN/Türkiye
19 Temmuz 2010
Selamet ŞAHİN
07/06/1958, İstanbul
Süleyman
AKDEMİR
Full & Egal Universal Law Academy