AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ
İKİNCİ BÖLÜM
KABUL EDİLEBİLİRLİK HAKKINDA KARAR
Başvuru No. 7327/08
Mustafa Cumhur ERSÜMER / Türkiye
Başkan
Robert Spano,
Yargıçlar
Paul Lemmens,
Ledi Bianku,
Işıl Karakaş,
Nebojša Vučinić,
Jon Fridrik Kjølbro,
Stéphanie Mourou-Vikström
ve Bölüm Yazı İşleri Müdürü Stanley Naismith’in katılımıyla 10 Nisan 2018 tarihinde Daire halinde toplanan Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (İkinci Bölüm), 17 Ocak 2008 tarihinde yapılan başvuruyu, 6 Eylül 2016 tarihli kısmi kararı ve davalı Hükümet tarafından sunulan görüşler ile başvuranın cevap olarak sunduğu görüşleri göz önünde bulundurarak, gerçekleştirilen müzakerelerin ardından aşağıdaki kararı vermiştir.
OLAYLAR Başvuran Mustafa Cumhur Ersümer 1952 doğumlu Türk vatandaşı olup Ankara’da ikamet etmektedir. Mahkeme önünde, Ankara Barosuna bağlı Avukat B.Acar tarafından temsil edilmiştir. Türk Hükümeti (“Hükümet”) ise kendi görevlisi tarafından temsil edilmiştir.
A. Davanın Koşulları Başvurunun kendine özgü koşulları, taraflarca ifade edildiği şekilde, aşağıdaki gibi özetlenebilir. 55 ve 57. Türk Hükümetlerinde, 1997 ila 27 Nisan 2001 tarihleri arasında Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yapan başvuran, 13 Temmuz 2004 tarihinde, görevini kötüye kullandığı şüphesiyle, Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından Yüce Divan’a sevk edilmiştir. Yüce Divan 27 Temmuz 2007 tarihinde, görevi kötüye kullanmaya ilişkin bazı suçlamalarla ilgili olarak kesin cezanın açıklanmasının ertelenmesine karar vermiştir. Yüce Divan, buna karşın, Esenboğa Mobil Santrali ihalesinde usulsüzlük nedeniyle başvuranın suçlu olduğuna karar vererek, bir yıl sekiz ay hapis cezasına ve 13 Temmuz 1965 tarihli 647 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun gereğince infazın ertelenmesiyle birlikte 75 Türk lirası (TRY) para cezasına mahkûm etmiştir. Karar aynı gün sözlü olarak açıklanmış; ancak gerekçeli karar, başvurana 3 Haziran 2009 tarihinde tebliğ edilmiştir.
B. İlgili İç Hukuk Kuralları Olayların meydana geldiği dönemde yürürlükte olan Anayasa’nın 148. maddesinin somut olayla ilgili bölümleri aşağıdaki şekildedir:
“ (...)
Anayasa Mahkemesi (...) Bakanlar Kurulu üyelerini (...) görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar.
(...)”
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Yapılmış Bazı Başvuruların Tazminat Ödenmek Suretiyle Çözümüne Dair 6384 sayılı Kanun, 9 Ocak 2013 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından kabul edilmiş ve 19 Ocak 2013 tarihinde yürürlüğe girmiştir (Bu Kanun ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için, bk. Turgut ve diğerleri/Türkiye ((kk.), No. 4860/09, §§ 19-26, 26 Mart 2013).
ŞİKÂYET Başvuran, Sözleşme’nin 6. maddesine dayanarak, Yüce Divan’ın gerekçeli kararının geç yazıldığından yakınmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME Başvuran, Yüce Divan’ın gerekçeli kararının geç yazıldığından şikâyet etmektedir. Başvuran, bu bağlamda Sözleşme’nin 6. maddesinin 1. fıkrasını ileri sürmektedir. İşbu maddenin somut olayla ilgili bölümleri şu şekildedir:
“Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar (...) konusunda karar verecek olan (...) bir mahkeme tarafından (...) hakkaniyete uygun olarak görülmesini isteme hakkına sahiptir. (...)”
Hükümet, 6384 sayılı Kanunla kurulan tazminat yolunun tüketilmemesi nedeniyle kabul edilemezlik itirazında bulunmaktadır. Başvuran, bu hususla ilgili olarak herhangi bir açıklama yapmamaktadır. Mahkeme, Hükümet gibi, Ümmühan Kaplan/Türkiye (No. 24240/07, 20 Mart 2012) davasında, pilot karar usulünün uygulanmasının ardından Türkiye’de yeni bir tazminat yolu düzenlendiğini hatırlatmaktadır. Mahkeme aynı zamanda, daha sonrasında, Turgut ve diğerleri/Türkiye ((kk.), No. 4860/09, 26 Mart 2013) kararında, başvuranların iç hukuk yollarını, bu durumda yeni başvuru yolunu tüketmemiş olmaları nedeniyle yeni bir başvurunun kabul edilemez olduğuna karar verdiğini hatırlatmaktadır. Bu karara varırken, Mahkeme özellikle, bu yeni hukuk yolunun ilk bakışta (a priori) yargılama süresine ilişkin şikâyetler için makul telafi imkânları sunabilecek nitelikte ve erişilebilir olduğu kanaatine varmıştır. Mahkeme ayrıca, yine Ümmühan Kaplan pilot kararında (yukarıda anılan, § 77), Hükümete tebliğ edilen bu türden başvuruları normal usul yoluyla incelemeye devam edebileceğini de belirttiğini hatırlatmaktadır. Bunun yanı sıra, Hükümetin, başvuranın 6384 sayılı Kanunla kurulan hukuk yolunu kullanmadığı iddiasıyla ilgili ilk itirazını dikkate alarak, Mahkeme, Turgut ve diğerleri (yukarıda anılan karar) davasında vardığı sonucu tekrar etmektedir. Mahkeme bu nedenle, Sözleşme’nin 35. maddesinin 1 ve 4. fıkraları uyarınca, başvurunun, iç hukuk yollarının tüketilmemesi nedeniyle reddedilmesi gerektiği sonucuna varmaktadır.
Bu gerekçelerle, Mahkeme, oybirliğiyle,
Başvurunun geri kalan kısmının kabul edilemez olduğuna karar vermiştir.
İşbu karar Fransızca dilinde tanzim edilerek, 17 Mayıs 2018 tarihinde yazılı olarak bildirilmiştir.
Stanley NaismithRobert Spano
Yazı İşleri MüdürüBaşkan
Full & Egal Universal Law Academy