(5271 S. K. m. 279, 280) (5237 S. K. m. 52) (2918 S. K. m. 36)
I-ÖN İNCELEME
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin yapılan ilk incelemede; hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı ek kararın istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Dairemizin yetkili olduğu, sanık hakkında basit tehdit suçundan doğrudan verilen adli para cezası kesin nitelikte olduğundan bu hükme yönelik istinaf başvurusunun CMK'nun 279/1-b maddesi gereğince reddi gerektiği, sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükümde gün para cezasının karşılığının belirlendiği bentte uygulama maddesinin TCK'nun 52/2 yerine 52/1 maddesi olarak gösterilmesinin Dairemizce düzeltilebilecek nitelikte olduğu incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Sanık hakkında oğluna sürücü belgesi olmadığından ceza uygulayan mağdur jandarma komutanına hakaret ettiği iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık soruşturma aşamasında; oğlunun kullandığı araç ile birlikte seyir halinde iken trafik ekiplerinin ehliyeti olmadığı için oğlu hakkında cezai işlem uyguladıklarını, kendisinin oğluna ''Allah cezanı versin, Allah belanı versin, kardeşini neden beklemedin, onun ehliyeti var, bizi o götürseydi'' sözlerini söylediğini, memurlara hakaret ve tehditte bulunmadığını savunmuştur. (Dizi:19)
Sanık kovuşturma aşamasında; trafik görevlisinin küçük bir ceza yazıp büyük bir ceza yazdığını, kendisinin oğluna kızdığını, görevliye hakaret etmediğini, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep etmediğini savunmuştur. (Dizi:38)
C-SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur soruşturma ve kovuşturma aşamasında; trafik uygulaması sırasında yaptığı evrak kontrolünde ...... isimli kişinin sürücü belgesi olmadığını tespit edince ceza uyguladıklarını, ......'un babası olan sanığın cezayı iptal etmesini ve uygun bir ceza yazmasını talep ettiğini, kendisinin cezayı iptal edemeyeceğini, 15 gün içinde ödedikleri takdirde %25 indirim yapılacağını anlattığını, sanığın ''Allah senin her türlü belanı versin Allah misli misli çocuklarından çıkarsın, şerefsiz benim milletvekili tanıdıklarım var sana bunun hesabını sorduracağım.... terbiyesiz, insafsız, ermeni tohumu'' sözleri ile tehdit ve hakarette bulunduğunu bildirmiştir. (Dizi:11, 45)
Tanık ...... soruşturma ve kovuşturma aşamasında; trafik uygulaması sırasında ceza uyguladıkları şahsın babası olan sanığın araçtan inerek ceza yazmayın dediğini, mağdurun ise biz görevimizi yapıyoruz yazmak zorundayız dediğini, bunun üzerine sanığın ''Allah sana her türlü belayı versin, ermeni tohumu'' sözleri ile hakaret ettiğini bildirmiştir. (Dizi:5, 46)
Tanık ...... soruşturma ve kovuşturma aşamasında; sanığın ceza uygulayan jandarma komutanına ''Allah sana her türlü belayı versin, ermeni tohumu'' dediğini bildirmiştir. (Dizi:8,44)
Sanığın oğlu olan tanık ...... soruşturma aşamasında; kendisine ehliyetsizlikten dolayı işlem yaptığı, kendisinin komutana ''senin çoluk çocuğun yok mu ''dediğini, babasının olayla ilgisi olmadığını bildirmiştir. (Dizi:18)
D-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince: "Katılan ......'nın Artvin İl Merkez Jandarma Komutanlığında 10.Trafk Tim Komutanı olarak görev yaptığı, 27/02/2016 günü saat 14:50 sıralarında Artvin-Şavşat Karayolu Varyant mevkiinde Trafik uygulaması yaptığı esnada kontrol noktasına ….. plakalı aracın geldiği, katılan ......'nın yaptığı evrak kontrolünde sanığın oğlu olan sürücü ...... isimli şahsın sürücü belgesi olmadığını tespit ettiği, şahsa 2918 S.K.T.Kanunun 36/3-a maddesinden 1.698,00 TL cezai işlem uyguladığı, sanık ......'ın ceza miktarını öğrendikten sonra sinirlendiği ve katılana hitaben "Allah senin her türlü belanı versin, Allah bunu misli misli çocuklarından çıkarsın, şerefsiz, benim millet vekili tanıdıklarım var sana bunun hesabını sorduracağım, senin götünü oyduracağım, bekle gör daha sana neler yapacağım, terbiyesiz, insafsız" diyerek hakaret ve tehditlerde bulunduğu, olayın bu şekilde ve yol üzerinde yapılan uygulama sebebiyle aleni sayılabilecek ortamda gerçekleştiğinin 27/02/2016 tarihli aynı mevkiide görev yapan tutanak tanığı ...... ve görgü tanığı ......'ın tutanak ifadeleri ve mahkememiz huzurundaki beyanları ile sabit olduğu, her ne kadar sanık talimat ile alınan ifadesinde katılana yönelik olarak hakaret ve tehdit içerikli söylemlerde bulunmadığın yalnızca oğluna kızdığını beyan etmiş olsa da söz konusu savunmanın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, soyut iddiayı destekleyecek herhangi bir tanık beyanına rastlanmadığı aksine sanığın oğlunun ehliyeti olmaksızın araç kullandığının sanığın ikrarı ve tutanak tanığı ......'nın beyanı ile de sabit olduğu, bu sebeple sanığın görevine uygun olarak cezai işlem tesis eden katılan kamu görevlisine yönelik olarak görevinden dolayı "şerefsiz, ermeni tohumu" şeklinde hakaret içerikli söylemler ile "Allah senin her türlü belanı versin, benim milletvekili tanıdıklarım var, sana bunların hesabını soracağım, götünü oyduracağım" şeklinde tehdit içerikli söylemlerde bulunduğunun katılanın ve tutanak tanığı ile görgü tanığı beyanlarıyla sabit olduğu" kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F-İNCELEME SONUCUNDA DAİREMİZİN KABULÜ
a-Sanığın tevilli anlatımı, mağdur anlatımı, tanıkların yeminli beyanı bir arada değerlendirildiğinde; sanığın oğlu olan ......'a sürücü belgesi olmadan araç kullanma eyleminden dolayı cezai işlem uygulayan trafik jandarması olan mağdura diğer sözlerin yanında ''şerefsiz, ermeni tohumu, terbiyesiz'' sözleriyle hakaret ettiği,
b-Sanığın kamu görevlisi olan mağdura işlediği kamu görevinden dolayı sövmek suretiyle onur, şeref ve saygınlığına saldırması karşısında sözlerinin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçuna nitelik olarak uyduğu,
c-Mağdurdan kaynaklanıp sanığa yönelen ve haksızlık teşkil edecek söz ve eylem bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu,
d-Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, temel cezanın belirlenmesinde, cezanın şahsileştirilmesinde yasaya ve dosyadaki bilgilere aykırılık bulunmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.
G-İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Sanık istinaf dilekçesinde; mağdurun yanındaki tanıkların ifadesinin hükme esas alınamayacağını, okuma yazma bilemediğinden cezanın geri bırakılmasının ne demek olduğunu bilmediğini, mahkeme hakiminin kendisine cezayı kabul ediyor musun şeklinde sorması üzerine kabul etmiyorum dediğini, bu nedenle hükmün geri açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair kararın yerinde olmadığını ileri sürmüş ise de hükme esas alınan delillerde hukuka aykırılık bulunmadığı, sanığın talimat ile alınan ifadesinin incelenmesinde kamuya yararlı bir işte çalışmayı da kabul etmediği, göz önüne istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
A-Sanık hakkında basit tehdit suçundan doğrudan verilen 500 TL adli para cezasının kesin nitelikte olması nedeniyle bu hükme yönelik istinaf isteminin CMK'nun 279/1-b maddesi gereğince REDDİNE,
B-İncelenen hükme yönelik sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, hüküm hakkındaki İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
C-Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, istinaf isteminin reddi yönünden verilen karara karşı, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle nihai olarak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık, esastan red kararı yönünden ise CMK'nun 286/2. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)