İSTİNAF KARARI
I- ÖN İNCELEME
Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II- USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III- ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- İDDİANIN ÖZETİ
Sanık hakkında eşini kasten yaraladığı iddiasıyla cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
B- SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık soruşturma ve kovuşturma aşamasında; kendisinin yatalak olan annesi ile birlikte yaşadığını, eşi ve çocuklarının ise aynı bahçede diğer evde kaldıklarını, annesinin tüm bakımını kendisinin yaptığını, olay günü oğlu ...'ın kendisine "bu şekilde olmuyor, annemle ayrı yaşıyorsunuz, bu hoş değil" dediğini, konuşmaları yaparken eşinin eve girdiğini ve annesine "orospu hayvan, bura senin babanın yeri mi" dediğini, kendisine de "bu evi sana bırakmam seni hapishanelerde çürütürüm" dediğini, kendisinin de eşini kolundan tutarak çıkarttığını, eşinin kapıyı açması ile kapının karın bölgesine çarptığını, kulak bölgesinde de çizilme olduğunu, eşine vurmadığını savunmuştur.
C- SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur soruşturma ve kovuşturma aşamasında; kendisinin yatalak kayınvalidesine 2 yıldır baktığını, buna rağmen eşinin olay günü "anneme neden bakmıyorsun" diyerek elektrik süpürgesinin demir borusuyla kendisine vurduğunu bildirmiştir.
D- MADDİ DELİLLER
Mağdur hakkında düzenlenen adli raporda; sol kol dış yüzde hiperemi ve ekimozlar bulunduğu, BTM ile giderilemeyeceği bildirilmiştir.
E- İNCELEME SONUCU
Her ne kadar sanık atılı suçu inkar etse de mağdur anlatımı ve adli rapor içeriğine göre sanığın eşine eliyle vurarak kasten yaraladığı,
F- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER VE DAVANIN YENİDEN GÖRÜLME SEBEBİ
Mağdurun yaralanmasının BTM ile giderilip giderilemeyeceği konusunda adli tıp kurumundan rapor alınması, sanığın oğlu olan ...'in tanık olarak dinlenerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
G- İSTİNAF AŞAMASINDAKİ DELİLLER
Sanık...talimat yoluyla alınan savunmasında: "Ben bu konuda mahkeme de vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim, eşimin sol kolunun morarması, olay günü annemin üzerine doğru giderek bağırdığı sırada kolundan tutup çekmemden dolayı olmuştur, kesinlikle süpürge makinesinin borusu ile vurarak yaramadık, bu kesinlikle yalandır, ayrıca tanık olarak dinlenilmesi değerlendirilecek olan oğlum ... olay yerinde değildi, telefon ile bilgi sahibi oldu, onunda sağlıklı ifade vereceğini sanmıyorum, şuan eşim ile boşanma davamız vardır, öncelikle beraatimi istiyorum, ancak mahkemece aksi kanaate varılacak olur ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini istiyorum" şeklinde savunma yapmıştır.
Katılan...talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben bu konuda daha önce ifade vermiştim aynen tekrar ederim, eşim beni olay günü yumrukları ve süpürge makinesinin hortumu ile dövdü, önce iki yumruk göğsüme ve kafama vurdu, yüzüme tükürdükten sonra süpürge makinesinin hortumu ile sol koluma 2-3 defa vurdu, bu şekilde sol kolumda morarma oldu, ben sanıktan halen şikâyetçiyim, cezalandırılmasını istiyorum, oğlum ... olayı görmemişti, olay yerinde değildi fakat telefon ile bilgisi olmuştu, olay yerinde kaynanam ... vardı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ... talimat yoluyla alınan beyanında: "Ben bu konuyla ilgili daha önceden beyanda bulunmadım, annemle babamın arasında çok tartışma çıkıyordu, yine olay günü annemle babam tartışmaya başladılar, benim annemin babaanneme bakmaması gibi bir durum söz konusu olamaz, aksine babaannem babamı dolduran biri, babam bu yüzden annemle kavga eden biri ve bu kavgalarda çoğunlukla anneme karşı fiziki olarak şiddet de uygular, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. Yaptığım tanıklık için ücret talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur hakkında Erzurum Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen raporda; yaralanmasının basit bir tıbbı müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu bildirilmiştir.
H- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Doğubayazıt 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarih 2017/217 Esas, 2017/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Eşe Karşı Kasten Yaralama suçundan cezalandırılmasına hükmedildiği,
Söz konusu Doğubayazıt 2.Asliye Ceza Mahkemesi’nin ilamı üzerinde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesi’nin istinaf incelemesi neticesinde; mağdurun yaralanmasının BTM ile giderilip giderilemeyeceği konusunda adli tıp kurumundan rapor alınması, sanığın oğlu olan ...'in tanık olarak dinlenerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılıp bırakılmayacağının değerlendirilmesi için CMK.’nun 280/1-c maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verildiği,
Sanık savunması, mağdur ve tanık beyanları, doktor raporu ile tüm dosya bir arada değerlendirildiğinde; olay tarihinde evli olan sanık ile mağdurun tartıştıkları, tartışmanın devamında sanığın mağdura eliyle vurmak suretiyle alınan doktor raporuna göre basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde yaraladığı, böylelikle sanığın eşe karşı kasten yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından, Doğubayazıt 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarih 2017/217 Esas, 2017/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Eşe Karşı Kasten Yaralama suçundan kurulan hükmün CMK'nun 280/2. Maddesi gereğince kaldırılması ile sanığın eylemine uyan TCK'nun 86/2, 3-a, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
I- DAİREMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL
a-Sanığın mağdurun kolundan tuttuğu yönündeki tevilli ikrarı, mağdur yakınması ve adli rapor içeriğine göre sanığın eşine eliyle vurarak basit şekilde yaraladığı,
b-Mağdurdan kaynaklanıp haksız tahrik teşkil edecek söz ve eylem bulunmadığı vicdani kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
IV- İSTİNAF HÜKMÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
A-Doğubayazıt 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 12/09/2017 tarih 2017/217 Esas, 2017/413 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Eşe Karşı Kasten Yaralama suçundan kurulan hükmün CMK'nun 280/2. Maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B-1-Sanığın mağdur eşi Seyran'a yönelik basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte kasten yaralama suçunu işlemiş olduğu sabit olduğundan eylemine uyan TCK'nın 86/2 maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik ile sanığın kasta dayalı kusurunun ağırlığı dikkate alınarak alt sınırdan ayrılmayı gerektirir bir özellik bulunmadığından 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
2-Sanığın eylemini eşine karşı işlediği anlaşıldığından, TCK’nın 86/3-a maddesi gereğince sanığa verilen cezada yarı oranında arttırım yapılarak, sanığın 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
3-Sanığın kişiliği ve cezanın geleceği üzerindeki etkisi lehine değerlendirilerek verilen cezadan TCK'nın 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak, sanığın 150 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına,
4-Sanık hakkında yasal ve takdiri başkaca arttırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
5-Sanığın dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumu da dikkate alınarak TCK'nın 52/1-2 maddesi uyarınca gün para cezasının karşılığının günlüğü takdiren 20,00 TL’den hareketle 3.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesine,
6-TCK’nın 52/4 maddesi gereğince sanığın şahsi ve ekonomik durumu gözetilerek, sanık hakkında hükmedilen adli para cezasının birer aylık sürelerle 15 eşit taksitte ödenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsiline ve ödenmeyen adli para cezasının tamamen tahsiline, (ihtarat yapılamadı),
7-a-Hükmolunan cezanın niteliği, sanığın sabıkasız oluşu, giderilebilecek somut bir zararın bulunmaması ve bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gereği, sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan tutum ve davranışları dikkate alındığında tekrar suç işlemeyeceği hususunda Dairemizde olumlu kanaat oluştuğundan Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5-6 maddesi uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
b-Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/8 maddesi uyarınca sanığın beş (5) yıl süreyle denetim altında bulundurulmasına, sanığın kişiliği ve sosyal durumu dikkate alınarak sanığa denetim süresi içerisinde yükümlülük yüklenmesine yer olmadığına,
c-Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/10 maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak, davanın düşmesine karar verilmesine; aynı süre içerisinde kasten yeni bir suç işlemeleri halinde açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağının CMK'nın 231/11 maddesi uyarınca sanığa İhtarına(ihtarat yapılamadı),
C-İstinaf aşamasında sanığın lehine hüküm kurulduğundan bu aşamaya ait yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılması ile ilk derece mahkemesince yapılan 62,50 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak hazineye irat kaydına,
D-Karar kesinleştiğinde 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 16. maddesi gereğince soruşturmayı yapan kolluk birimine bir suretinin gönderilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı yönünden tefhim, huzurda bulunmayanlar için gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, suretiyle nihai olarak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesince incelenmek üzere itiraz yolu açık olarak 04.04.2018 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)