(5271 S. K. m. 279, 280, 286)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin/tebliğine gerek bulunmadığı, hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Dairemizin yetkili olduğu hususu ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Olay günü E. K.'nin ikameti önünde Digor deresi kenarında su ile toprak zeminin birleştiği yerde bulunan su içerisindeki taş ile o taşın üzerinde bulunan kaya arasında sıkışarak hayatını kaybettiği, yüklenici firma yetkilisi olan şüphelinin üzerine atılı taksirle bir kişinin ölümüne neden olma suçunu işlediği iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. (Dizi:374)
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık E. soruşturma ve kovuşturma aşamasında; ........... isimli şirketin yetkilisi ve sahibi olduğunu Digor ilçesinde kanalizasyon çalışmasını yüklenici firma olarak aldıklarını, E. K. isimli çocuğun dere kenarında oynarken öldüğünü öğrendiğini, yapılan kanalizasyon çalışması ile dere arasında çok uzun bir mesafe olduğunu, E. K.'nin öldüğü yerin çalışma alanı dışında olduğunu, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur.(Dizi:430,202)
C-SÖZLÜ DELİLLER
Katılan H. soruşturma ve kovuşturma aşamasında; olay günü oğlunun oynamak için dışarı çıktığını, kendisinin evde işlerle ilgilendiğini, zaman zaman dışarı çıkıp oğlunu kontrol ettiğini, evin önünde oğlunu tek başına oynadığını, saat 12:30 sıralarında dışarı çıktığında büyükbaş hayvanın dereye doğru gitmesiyle hayvanı getirmek için peşinden gittiğini, dere yatağına indiğinde oğlu E.'nin büyük bir kayanın altında sıkışık bir şekilde cansız vücudunu gördüğünü, eşi ve komşusu P. C. ile birlikte oğlunu çıkardıklarını, muhtemelen dere kenarında bulunan kayanın oğlunun üzerine düşmüş olabileceğini, dere yatağındaki taşların DSİ tarafından herhangi bir tehlike olmaması için düzeltilip yerlerinden oynamayacak bir şekilde dere yatağına yerleştirildiğini, fakat 2012 yılının 6. ve 7. aylarında Digor Belediyesinin kanalizasyon yapımı için müteahhit ile anlaştığını, müteahhitin kanalizasyon borularını dereden geçirirken dere yatağını bozduğunu ve taşları yerinden oynattığını, taşları eski haline getirmeden işleri bıraktığını, müteahhitin ihmali nedeniyle şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.(Dizi:520,122)
Katılan H. soruşturma ve kovuşturma aşamasında; olay günü evin önüne yaklaştığında büyükbaş hayvanın dereye inmesi nedeniyle eşinin dereye doğru gittiğini ve dereye iner inmez eşinin bağırması üzerine yanlarına gittiğinde oğlunun dere kenarında cansız bir şekilde kayanın altına sıkışık vaziyette gördüğünü, oğlunun üzerindeki kayayı kaldırdığını, muhtemelen dere kenarındaki kayanın çocuğunun üzerine düşmüş olabileceğini, dere yatağındaki taşların DSİ tarafından herhangi bir tehlike olmaması için düzeltilip yerlerinden oynamayacak bir şekilde dere yatağına yerleştirildiğini, fakat 2012 yılının 6. ve 7. aylarında Digor Belediyesinin kanalizasyon yapımı için müteahhit ile anlaştığını, müteahhitin kanalizasyon borularını dereden geçirirken dere yatağını bozduğunu ve taşları yerinden oynattığını, taşları eski haline getirmeden işleri bıraktığını, müteahhitin ihmali nedeniyle şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.(Dizi:519,124)
Tanık P. C. kovuşturma aşamasında; olay günü vefat eden çocuğun annesinin çığlıkları üzerine dere kenarına indiğini, bu esnada çocuğun beline kadar başı suyun içinde kalacak şekilde derenin içinde olduğunu gördüğünü, üzerine bir kaya yuvarlanmış olduğunu, babası ile birlikte kayayı iterek çocuğu çıkarmaya çalıştıklarını, daha evvelden dere kenarındaki taşların zemine sabitlenmiş olduğunu, ancak DSİ'nin ya da kanalizasyon çalışmaları yapan şirketin işçileri tarafından taşların yerinden oynatıldığını, tekrar sabitleme işlemi yapılmadığını, taşların zeminden kayma ihtimaline binaen işçileri uyardıklarını, ancak önlem almadıklarını, olayın olduğu gün olay yerinde herhangi bir çalışma olmadığını ve işçi de bulunmadığını, bu olaydan sonra kanalizasyon çalışmalarının tamamlandığını beyan etmiştir.(Dizi:521)
D-MADDİ DELİLLER
Dizi 395'e kayıtlı bilirkişi kurulu raporunda; Digor deresinin sol seddesinde oluşan taş tahkimatın bozulmasının derenin hidrolik kesitinde feyezan neticesinde oluşan rusubatın temizliği sırasında çalışan makinelerin çalışma sahasında (yükleme ve taşıma sahası) yaparken oluştuğu kanaatine varıldığı ve taş tahkimatlatın Digor kanalizasyon inşaatını üstlenen ........... İnş. Tem. Taş. San. ve Tic. Lim. Şirket tarafından bozulduğuna dair herhangi bir tespitte bulunulamamıştır.
Dizi 408'e kayıtlı bilirkişi kurulu raporunda; meydana gelen olaydan Digor Deresi tahkimatlarının bozularak yamaçlarda her an kaymaya müsait büyük kayaç bloklarının bırakılmasında, sorumluluğu olan ve rapor metninde adı geçen kişi kurum ve kuruluşların kusurunun bulunduğun bildirilmiştir.
Dizi 453'e kayıtlı bilirkişi kurulu raporunda;
a-Olayda herhangi bir kastın olmadığı, ancak olayın önceden ön görülebilir ve gerekli önlem ve tedbirleri almaması durumunda engellenebilir olduğu,
b-DSİ tarafından yaptırılan Digor Deresi tahkimatlarının bozularak dere yamacında her an kaymaya hazır büyük kayaç bloklarının bırakılmasından meydana gelen ölüm olayının olduğu yerde kanalizasyon inşaatı çalışması yapan ........... İnş. Tem. Taş. San. ve Tic. Lim. Şirket yetkilisi E. T.'nın kanalizasyon çalışması sonrası gerekli önlem ve tedbirleri almaması nedeniyle ölüm olayına sebebiyet vermekten asli kusurlu olduğu,
c-Ölen E. K.'nin 8 yaşında olup yaşadığı yerdeki tehlike risklerini değerlendirebilecek bir yaşta olmadığından kusur yükleme imkanının mümkün olmadığı,
d-E. K.'nin annesinin sorumluluğu altındaki çocuğunu tehlikeye karşı koruyamadığından tali kusurlu olduğu bildirilmiştir.
Dizi 131'e kayıtlı otopsi raporunda; E. K.'nin cesedi üzerinde yapılan incelemede kimyasal analizde toksik maddeye rastlanmadığı, küçüğün ölümünün göğüs ve karnın dıştan basısından kaynaklanan mekanik asfiksi ve iç organ harabiyeti ve kanamasına neden olan genel beden travmasından ileri geldiği bildirilmiştir.
Dizi 113'de kayıtlı olay yeri inceleme raporunda; olayın meydana geldiği dere kenarı ile ölen şahsın ikameti arasında 21 metre olduğu, ikamet bahçe duvarı ile dere arasında 10 metre genişliğinde stabilize yol olduğu, yol kenarı, ile ölenin çıkartıldığı kaya parçaları arasında 230 cm lik çakıl, kayalık ve topraktan oluşan eğimli bir yükseklik olduğu, bu eğimli yüksekliğin çakıl, kayalık ve topraklı dolgu zemin olduğundan kaygan bir zemin oluşturduğu, ölen şahsın çıkartıldığı beyan edilen deredeki su ile kaygan zeminin birleştiği yerde su içerisinde bir adet taş ile bir tarafı bu taşın üzerinde bir tarafı toprak zemin üzerinde bulunan bir adet kaya parçası olduğu, taş ile kaya parçası üzerinde ölen şahsa ait olabilecek iz ve emareye rastlanılmadığı bildirilmiştir.
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "soruşturma aşamasında alınan raporlar arasında çelişkinin giderilmesi ve kusur tespiti yapılması maksadıyla dosyanın kovuşturma aşamasından İstanbul Teknik Üniversitesinde görev yapan bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve alınan raporda firma yetkilisi sanık E. Tuna'nın asli kusurlu olduğu tespit edildiği ve söz konusu raporlar ışığında olay günü Digor Deresi kenarında su ile toprak zemin birleştiği yerde bulunan su içerisindeki taş ile o taşın üzerinde bulunan kaya arasında sıkışarak hayatını kaybeden E. K.'nin ölümünde büyük kayaç bloklarını kaldırmayarak dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan sanığın taksirle ölüme neden olma suçunu işlediği" kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Sanık istinaf dilekçesinde; suçun manevi unsurunun oluşmadığını, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini, yaşanan olay ile şirket yetkilisi olmasının arada illiyet bağını gerektirmediğini, olay yerine boru döşenmesinde asla büyük kaya parçalarına denk gelinmediğini, toprak yapısının yumuşak olduğunu, taşsız alanda işlem yapıldığını, çocuğun bulunduğu yerin dere kenarı olduğunu ve kendilerinin çalışma yerine 20-25 metre uzakta olduğunu, bu nedenle 20-25 metreden taşın sürüklenmesinin imkansız olduğunu, ayrıca yerel mahkemenin hakkında verdiği mahkumiyet kararının açıklanmasını geri bırakmadığını, tüm bu nedenlerle verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
Katılanlar vekili istinaf dilekçesinde; verilen cezanın az olduğunu, meydana gelen zarar ve suçun ağırlığı dikkate alındığında fazla ceza verilmesi gerektiğini, bu nedenle verilen kararın bozulmasını talep etmiştir.
O yer Cumhuriyet Savcısı istinaf dilekçesinde; ölen E. K.'nin dere yatağında üzerine kaya parçası düşerek vefat etmesine ilişkin olarak alınan rapor karşısında katılanların beyanları da dikkate alındığında sanığın bilinçli taksirle hareket ettiği, ilk derece mahkemesinin kararında bilinçli taksiri tartışması gerektiği, bilinçli taksir uygulanmasa dahi taksirle ölüme neden olma suçundan temel cezanın tayinin de failin kusurunun yanında suçu işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri ile meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığının da göz önüne alınacağı, bu açıdan verilen cezada orantı bulunması gerektiğini, sanığın asli kusurlu olması nedeniyle hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve kusur yoğunluğu nazar alınarak alt hadden uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiği halde alt sınırdan tayin edilerek eksik ceza verildiği, bu açıdan usul ve yasaya aykırı olan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
G-DAİREMİZİN KABULÜ
a-Sanığın savunması, katılan yakınmaları, tanık beyanı, otopsi tutanağı, bilirkişi raporları, olay yeri inceleme tutanağı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; olay günü E. K.'nin ikameti önünde bulunan Digor deresi kenarında su ile toprak zeminin birleştiği yerde bulunan su içerisindeki taş ile o taşın üzerinde bulunan kaya arasında sıkışarak hayatını kaybettiği, olay tarihinden önce Digor Deresinde sabitlenen taşların kanalizasyon çalışması sırasında yerinden oynatıldığı ve yerinden oynatılan kaya parçalarından birinin müteveffa E. K.'nin üzerine düşmesi sonucu vefat ettiği, kanalizasyon çalışmasını yapan ........... İnş. Tem. Taş. San. ve Tic. Lim. Şirket yetkilisi sanığın en son alınan bilirkişi raporuna göre asli kusurlu olduğunun tespit edildiği ve sanığın taksirle bir kişinin ölüme neden olma suçunu işlediği,
b-Mahkemenin kararında düzeltme nedeni dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, temel cezanın belirlenmesinde, cezanın şahsileştirilmesinde yasaya ve dosyadaki bilgilere aykırılık bulunmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
A-İncelenen hükme yönelik sanık, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılanlar vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden, hüküm hakkındaki İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
C-Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
D-Kararın istinaf isteminde bulunana ilk derece mahkemesince bildirilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda CMK 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere 06/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)