(5271 S. K. m. 223, 279, 280) (5237 S. K. m. 38, 53, 54, 62, 63, 82)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Yukarıda kimlik bilgileri yazılı şüphelilerden M. Y., 29/08/2016 tarihinde, yengesi G. Y.' ı, saat 22:30 sularında evinin önünde yivsiz av tüfeği ile yaklaşık 39 metreden, 5 el ateş ederek öldürmesi üzerine başlatılan soruşturmada;
Şüpheli M. Y.' ın kollukta alınan ifadesinde özetle ; " 29/08/2016 günü evimde televizyon izlerken birden H. Y.' ın evinin olduğu taraftan birden fazla silah sesi duydum, dışarı çıktım, elbiselerimi giyindim, H. Y.' ın evinin önüne gittim, G. Y. yaralıydı, yaralıyı araca bindirerek Kağızman' a doğru gitmeye başladık, Günindi Köprü Mevkii'nde bizi bekleyen ambulansa yaralıyı bindirdik, yol boyunca yaralı G. Y.' ın kızı H. Y. " Allah S. İ.' in cezasını versin " , " Allah onların cezalarını versin, Allah onlara da aynı acıyı göstersinler şerefsizler " dedi, ambulans ile hastaneye vardık, yaralıyı müdahale etmek üzere içeri aldılar. H. Y. yaralının eşi olan H. Y.' a " baba o şerefsizler annemi vurdular" dedi, bende sigara içmek için hastanenin önüne çıktım, H. Y. bana bu olayın nasıl olduğunu sordu, bende " evde uyurken silah sesleri duydum, hemen dışarı çıktım, baktım ki senin evinin önünde ağlama ve bağırma sesleri duydum, tekrar içeri girdim, üstümü giyinerek silahımı aldım, hemen eşim ile birlikte senin evinin önüne gittim " dedim, oraya vardığımda H. bana " abi annemi vurdular " dedi, bende kim olduklarını söyledim, S. İ. ve iki oğlunun vurduğunu söyledi, bende bunları Hali' e anlattım, sonrasında G. Y.' ın babası F. B. geldi bana " bu kızı sizin sülaleniz vurdu" dedi ve gitti, F. B. ile kardeşi M. B. arasında tartışma yaşandı, F., M.' e " kızımı siz vurdunuz " dedi, şahıslar ayrıldı, M. B. arkasını dönüp bana bakarken " sen vurdun " dedi, bende kendisine " ben niye amcamın hanımını vurayım " dedim, oda bana " evde tek erkek sen olduğun için vurmuşsundur " deyip üzerime doğru gelmeye başladı, aynı gün saat 14:30 -15:00 sıralarında F. B. tekrar yanıma gelerek " seni sabahtan beri takip ediyorum, sağda solda oturuyorsun ve üzülüyorsun, bunun sebebi sensin " dedi ve ardından " senden özür dilerim sana haksızlık ettim " dedi, ertesi gün G. Y. ameliyata alınacakken doktorlar tarafından ameliyata gerek olmadığı söylendi, G. Y. 30/08/2016 günü saat 16:30 sıralarında vefat etti " şeklinde beyanda bulunmuş ise de, daha sonradan, ifade tutanağında, şu ana kadar avukat huzurunda duruksaya duraksaya vermiş olduğu ifadenin alınmasına devam edilirken ara verilmesini biraz kafasını topladıktan sonra ifadeye devam etmek istediğini beyan etmesi üzerine ifadeye 10 dakika ara verildikten sonra ilk ifadeden vazgeçerek gerçekleri anlatacağını beyan etmesi üzerine tekrardan ifadesi alınmış, düzelterek verdiği ifadede özetle;
G. Y.' ı 28/08/2016 tarihinde saat 22:30 sıralarında, kazaen kendisine ait ruhsatsız yivsiz av tüfeği ile vurdum, bizim ikamet ettiğimiz mahalleye evlerimizin yakınına çakallar geldiğini bütün mahalli bilmektedir, bende aynı gün akşam av tüfeğini yanıma alarak dokuz (9) bilyeli ve tek kurşun adı verilen av fişeklerini altı (6) adet tüfeğe alıp doldurduğunu, H. Y.' ın ( maktülün eşi ) evinin karşısında bulunan bahçesine çakalları aramak için gittim, o bölgede H. ' in evinin yan tarafında bulunan küçük bahçesinin içinde çakal olduğunu gördüm, çakalı gördüğüm bahçeye bir (1) el çömelerek ve ileriye doğru ateş ettim, ateş edilen yerdeki çakal bahçenin sol tarafında olan yola doğru koşmaya başlayınca bende tüfeğim ile çakalın kaçmakta olduğu istikamete doğru çömelerek ileriye doğru beş (5) el ateş ettim, ateş edince G.' ün kızı H.' nın bağırdı, annemi vurmuşlar dedi, ben anladım ki kadını vurmuşum, o esnada şoka girerek tüfeğimi alarak eve doğru koşarak evinin sol tarafında bulunan beş (5) adet ot yığını olan bölgedeki girişteki ilk ot yığınının içerisine görünmeyecek şekilde silahı sakladım ve eve gittim, eşim bana " bu silah sesleri nedir, nereden geliyorsun " dedi, bende " tuvalete çıktım silah sesi duyunca hemen eve geldim" dedim, eşimle birlikte G. Y.' ın yanına gittik, az miktarda kan geliyordu, S.Y.' la şoku atlatmak için dolaştık, S. dolaşmayı ateş eden kişiyi bulmak için olduğunu zannediyordu, daha sonra M. İ.' in aracıyla G.' ü battaniyeye koyarak araca bindirip. Kağızman Devlet Hastanesi' ne gitmek üzere yola çıkardık, G. Y. 30/08/2016 tarihinde Kars Devlet Hastanesinde vefat etti; aynı gün saat 21:00 sıralarında Günindi Köyü'ndeki evime döndüm evde yemek yedim, çayımı içtim, ailemle sohbet ettikten sonra eşim dahil tüm ailem uyudu, saat 24:00 oldu, dışarı çıktım, kazaen G. Y.' ı vurmuş olduğum ve evimin yanındaki ot yığınının altına koymuş olduğum tüfeği yerinden çıkardım, beyaz renkli naylon brandaya sardım ve yanıma uzun saplı kürek aldım, tepelik ve alt kısmında su kanalı olan yeri geçtim, geçtiğim yerin başındaki düzlüğe girdim, düzlüğün diğer tarafında bulunan tepeye 5-10 metre tırmandım, daha sonra evime bakan yamacı kürekle 30-40 santim kazıyarak silahı oraya gömdüm üzerini toprakla geri örttüm, sonra eve döndüm uyuyana kadar hep G. Y.' ı kazaen vurmamı düşündüm, ertesi gün sabah 06:00 da uyandım, H.' in evine gittim, gittiğimde amcam H. ile M. İ cenazeye katılmak için gelecekleri karşılamak ve taziye çadırını kurulmasını sağlamak için evde kalmamı söylediler, G.' ün eşi H. Y., cenazeyi almaya gitmeden önce " eşimi kim vurduysa bende hem o adamı hemde eşini öldüreceğim “ dedi, ben de daha sonra gelen akrabalar ve tanıdıklarla taziye çadırının kurulmasına, çay demlenmesine yardımcı oldum, aynı gün cenaze köye getirilip defnedildi, tekrar taziye çadırına döndüm, orada bardak yıkadım, sonrasında evime gittim, sabaha kadar G.’ ü kazaen vurmamı düşündüm, sabah uyandım çok huzursuzdum, akşamleyin yatmadan önce jandarmaya teslim olmayı düşündüm ancak H. Y. ve G. Y.’ ın babasının aileme zarar vereceklerini düşündüğüm için teslim olamadım sonraki gün yine taziye çadırına gittim, H. amcam bana, benim yaptığımı biliyormuş gibi bakıyordu, çadırdan ayrıldım, eve geldim, jandarma evime gelip arama yaptı, gözaltına alındım, olay tamamen benim dikkatsizliğim ve tedbirsizliğim neticesinde kazaen olmuştur, çok pişmanım demiştir. Müdafii savunmasında; şüphelinin yengesi G. Y.’ ı kasten öldürmesi için hiçbir neden bulunmadığı olayın taksirle yaşandığını, can güvenliği sağlandıktan sonra gerçeği açıkladığı belirtmiştir.
Şüpheli M. Y.’ ın savcılıkta alınan ifadesine özetle; 29/08/2016 tarihinde saat 22:30 sularında dışarıdan çakal sesleri duyduğu, daha önce de bulundukları bölgeye çakalların geldiğini, ahırda hayvanlarının olduğunu, ahırın kapısının, içerisi sıcak olduğundan dolayı gece 24:00’a kadar açık kaldığı, çakallarının hayvanlarına zarar vereceğini düşündüğü, 22:30 sularında, ruhsatsız av tüfeği ile dışarı çıktığını, altı (6) adet av fişeği koyduğunu, önce kendi bahçesini kontrol ettiğini, daha sonra A. Y. ‘ın bahçesini kontrol ettiğini, en son H. Y. ‘ın evinin karşısında bulunan bahçede çakalların olduğunu gördüğünü, H. Y.’ın evinin köşesinde bir şeylerin kıpırdadığını, çakal olabileceğini düşünerek çömelerek bir (1) el ateş ettiğini, daha sonra bir şeylerin hareket etmeye devam etmesi üzerine, beş fişeği de ateşlediğini, ateşledikten sonra H. Y. ‘ın bağırdığını, annemi vurmuşlar dediği, G. Y. ‘ı vurduğunu anladığı, o anda şoka girdiğini, elindeki tüfekle eve doğru gidip, evin yan tarafında bulunan ot yığınlığına tüfeği sakladığı, eşinin kendisine silah sesleri duyduğunu, kendisine nereden geldiğini sorduğunu, tuvaletten geldiğini söylediğini, ruhsatlı av tüfeğini alarak G. Y.’ın evine gittiğini, S.Y. ile evin etrafını dolaştığını, M. İ.’in aracıyla G.’ü önce Kağızman Devlet Hastanesi’ne daha sonra Kars ‘a sevkinin sağlandığı, hastaneye gittiğini, 30/08/2016 tarihinde herkes uyuduktan sonra tüfeği sakladığı yerden alarak beyaz renkli naylona sarıp, kürek ile evine yaklaşık yüz (100) metre uzaklıktaki tepeye gittiğini, tepede 30-40 cm kadar çukur açıp, olayda kullanılan tüfeği oraya gömdüğünü, sonra eve döndüğünü, sabah uyanınca cenaze işleri ile taziye çadırıyla ilgilendiğini, H. Y.’ın “kim eşimi vurduysa, bende onun hem karısını, hem de onu öldüreceğim” şeklinde sözünden korktuğunu, ertesi gün yine taziye çadırına gittiğini, H. Y.’ın kendisine suçlayıcı şekilde baktığını, bunun üzerine evine gittiğini, evde olduğu esnada jandarma ekiplerinin eve gelerek kendisini gözaltına aldıkları, olayın tamamiyle kazaen olduğunu, jandarmaya teslim olmak istediğini ancak ailesine zarar vereceklerini düşündüğü için vazgeçtiğini, daha önce A. Y.’ ın G. Y.’ ın kızı Z. Y.’ ı dövdüğünü duyduğunu, Z. Y.’ ın ailesi hakkında kendisini öldüreceklerine yönelik beyanını kabul etmediğini, G. Y.’ ın yada Z. Y.’ ın öldürülmesi için kesinlikle ailecek her hangi bir karar almadıklarını, gece boyunca G. Y.’ la karşılaşmadıklarını, aralarında G. ilişkisinin kesinlikle olmadığını beyan etmiştir.
Hakkında KYOK verilen, şüpheli olarak ifadesi alınan M. İ. ifadesinde özetle; İ. Ailesi ile Y. Ailesi arasında eskiye dayalı kız kaçırma olayından dolayı aralarında husumet olduğu, G. Y.’ın yaralanması olayıyla herhangi bir alakalarının olmadığı, olayla ilgili Z. oğlu M. Y.’dan şüphelendiği, çünkü H. Y. ‘ın ailesi ile M. Y.’ın eskiye dayalı husumeti olduğu, M. Y.’ın köy içinde farklı yerlerde H. Y.’a “senin karın ve kızların başı boş geziyorlar bunlara sahip çık” dediğini köylülerden duyduğunu, A., Ş., K. ve M. Y.’ın bu konuyu kendi aralarında konuştuğunu, tarihini hatırlamadığı bir zamanda, M. Y. ‘a tarlasındaki işine yardım ederken , M. Y. ”eğer H. kızlarına ve karısına sahip çıkmazsa biz icabına bakarız” dediğini beyan etmiştir.
Hakkında KYOK verilen, şüpheli olarak ifadesi alınan A. İ. ifadesinde özetle; G. Y.’ ın vurulduğunu duydukları, sıkıntı çıkmasın diye evden çıkmadıkları, 30/08/2016 tarihli saat 11:00 sıralarında jandarmanın eve gelip arama yaptığı, eşi olan H.e İ.’ in adına kayıtlı iki adet ruhsatlı av tüfeğine el konulduğu, Y. Ailesi ile İ. Ailesi arasında kız kaçırılması olayından dolayı husumet olduğu, amca oğlu M. İ’ in tutuklu olarak yargılanmaya devam ettiği, G. Y.’ ı vuran kişinin Z. oğlu M. Y. olduğunu düşündüğü, çünkü H. Y.’ ın ( aynı zamanda G. Y.’ ın ) kızı Z. Y.’ ın olayında ( M. İ’ in Z. Y.’ ı kaçırması olayı ) Z.’ nın Kars’ ta bulunan kadın sığınma evinde kaldığını, sığınmasındaki sebebin Z.’ nın amcası olan A. Y.’ ın Z. Y.’ a “ benim amcalarım beni ve annemi öldürecek, amcam olan A. Y. peşimizde “ şeklinde köyün içinde bizzat kendisine beyanda bulunduğu, bu sözleri dedikten bir (1) gün sonra Kağızman Jandarma Karakoluna gidip Kars’ ta bulunan kadın sığınma evine gittiğini, gittikten 2-3 gün sonra babası H.’ in çalıştığı Cezayir’ den gelerek kızını sığınma evinden alıp köyüne götürdüğü, köyde Z. kaldıktan sonra, amcaları olan A., Ş., M., K., M. Y. isimli amcaları kız hakkında ölüm kararı verdikleri, bunları bizzat köy halkından, Z. Y.’ ın kendi ağzından duyduğunu Z. Y.’ ın ikinci kez baskılara dayanamayarak evden kaçıp, kadın sığınma evine yerleştiğini, bunun üzerine Z. oğlu M. Y., H. Y.’ a “ kızını sığınma evinden getir yoksa karını öldüreceğiz “ şeklinde konuştuğunu, yine bu köylülerden duyduğunu ve emin olduğunu kendisinin, kardeşinin ve babasının üzerine aktılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Hakkında KYOK verilen, şüpheli olarak ifadesi alınan S. İ. ifadesinde özetle; G. Y.’ ın vurulduğunu duydukları, 30/08/2016 tarihinde jandarmanın evine gelerek arama yaptıklarını, gelini üzerine kayıtlı iki (2) adet av tüfeğine el konulduğu, Y. Ailesi ve İ. Ailesi arasında kız kaçırmadan dolayı husumet olduğu, geçmişte meydana gelen bu olaydan dolayı Z. Y.’ ın kaçırılması olayı ile ilgili olarak Z.’ nın Kars’ ta bulunan kadın sığınma evine sığındığını, babası H. Y.’ ın kızını kadın sığınma evinden alarak Günindi Köyü’ ndeki eve geri getirdiğini, evde 2-3 gün kaldıktan sonra, Z.’ nın elinde poşet ile kaçarak mahallenin içinden kaçtığını bizzat gördüğünü, Z.’ nın sığınma evinden köyüne döndükten sonra amcalarının, H. Y.’ a “ seni karın sağlam papuç değil, kızım ve kızların olan Z. ve H.’ yı öldüreceğim “ diye baskı yaptığını köy halkından duyduğunu, G. Y.’ ın öldürülmesi ile ilgili Y. Ailesi’ nden şüphelendiğini, Y. Ailasi’ nden Z. oğlu M. Y.’ ın köy içerisinde “ illa bunları öldüreceğim “ şeklinde konuştuğunu köy halkından duyduğunu, kız kaçırma olayından dolayı yeğeni M. İ’ in tutuklu olduğunu beyan etmiştir.
Maktul G. Y.’ ın kızı olan H. Y.’ ın mağdur müşteki olarak kollukta alınan ilk ifadesinde özetle; G. Y.’ ın annesi olduğunu, bundan yaklaşık bir (1) yıl önce kız kardeşi olan Z.’ nın, Ali oğlu A. İ., S. oğlu A. İ. ve M. İ tarafından kaçırılarak cinsel içerikli fotoğraflarının çekilip İnternet’ te paylaşıldığını, bu sebeple İ. Ailesi ile Y. Ailesi arasında husumet olduğu, 29/08/2016 tarihinde annesi G.’ ün bayram temizliği için yünleri dışarıdan alırken, saat 22:45 sıralarında dışarıdan peş peşe silah sesleri duyduğunu, çıktığında annesinin bilincinin kapalı ve yaralı vaziyette yerde yatarken gördüğünü, bu esnada evlerinin bahçesinde 2 genç, 1 yaralı şahsın kaçtığını gördüğünü, seslerinden yaşlı ve genç olduğunu anladığını, annesini öldürmek için yaralayanların S., A., M. İ. olduğunu bildiğini, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.
H. Y.’ ın kollukta alınan ikinci ifadesinde özetle; olay günü Günindi Köyü’ ndeki evlerinde annesi G. Y. ve 3 kardeşi ile birlikte oturduğunu, annesinin yünleri toplamak için dışarı çıktığını, o esnada evlerinin aşağı tarafındaki taş duvar ile ağaç arasında gölgesini bir (1) kişi olarak gördüğü, tarif edemediği, bir kişi tarafından 4-5 el silah sesi duyduğunu, ben annemin hemen arka tarafındaki balkonda olduğunu, silah sesini duymamla önümde olan annesinin yere düştüğünü, benim çığlık atmam ile M. Y. o anda hemen yanıma geldiğini M. Y.’ ın elinde tüfek, fişeklerin ( belinde ise ) takılı olduğu kemeri gördüğünü M. Y.’ ın yanlarına geldiğinde panik halinde olduğunu, ilk önce olayı uzaktan izlediğini, M. Y.’ ın evine gidip üstünü değiştirdiğini, birlikte hastaneye gittiklerini, ambulans ile giderken annesini vuran kişiye beddua ettiğini, M.’ in tuhaf hareketlerde bulunup, değişik davrandığını kendisine “ bunu S. yaptı, bu onların yanına kalmayacak “ dediğini, daha sonra Kars Devlet Hastanesi’ ne sevk edildiklerini, dedesinin hastaneye geldiği anda M. Y.’ ın bacak bacak üstüne atarak uyuyor numarası yaptığını, 31/08/2016 tarihinde cenazeyi defnettiklerini, dedesi F. B.’ un, M. Y.’ a “ kızımı siz öldürdünüz “ dediğini, bu olaydan M. Y.’ dan şüphelendiğini, annesinin vurulduğu anda bir (1) dakika bile sürmeden saniyeler içinde üzeri giyinik vaziyette silahlı olarak geldiğini, şahsın tuhaf davrandığını, annesinin katillerinin bulunmasını istemiştir.
H. Y.’ ın savcılıkta alınan üçüncü ifadesinde özetle; annesinin vurulduğu yere çok yakın olduğunu, silah sesi duyduğunu, bayram gününe yakın olduğu için eğlence amacı ile kullanılan silahlardan olduğunu sandığını, arkasını döndüğünde annesinin yerde hareketsiz şekilde yattığını akşam 22:45 sularında olayın gerçekleştiğini, aydınlatma lambalarının olayın geçtiği yeri aydınlattığını, her şeyin net gözüktüğünü, annelerinin üzerine giderken M. Y.’ ın ateş etmeye devam ettiğini, daha sonra dedesinin evine, amcasının arabasına ateş ettiğini, çakalın köylerinde olduğunu ancak Aras nehrinin o taraflarda olduğunu, kendi evlerinin etrafında çakal olmadığını, M. Y. çakallara ateş ettiğini söylemiş ise de; olaydan sonra hemen yanıma gelerek “ S. İ. bize ateş etti, bende onlara karşılık vermişim, onlar aşağı kaçıyorlardı “ dediği, İ. Ailesi ile Y. Ailesinin arasında husumet olduğunu, bu sebeple M.’ in suçu İ. Ailesinin üzerine atmak maksadıyla annesini vurmuş olabileceğini beyan etmiştir.
Maktul G. Y.’ ın eşi, H. Y.’ ın müşteki olarak alınan ifadesinde özetle; 29/08/2016 tarihinde Kars İli Arpaçay’ da çalıştığını, akşam 22:40’ da kızını arayarak “ annemi silahla vurdular “ dediğini, M. İ.’ i arayarak aracıyla olay yerine gitmesini istediğini, Kağızman Devlet Hastanesi’ ne gitmek için yola çıktıklarını, sevk yapılınca Kars Devlet Hastanesi’ ne gittikleri, eşi G. Y.’ ın kafasından yaralı olduğunu, S. İ. ve oğullarından şüphelendiğini, eşini vuranlardan şikayetçi ve davacı olduğunu beyan etmiştir.
Maktul G. Y.’ ın kızı Z. Y.’ ın müşteki olarak alınan ifadesinde özetle; 2015 yılı eylül ayında akrabalarının düğününden eve dönmek üzereyken, uzaktan akrabası olan M. İ’ in motosiklet ile eve götürmeyi teklif ettiğini, güvenerek motora bindiğini, amcasının oğlu A. İ. ile kardeşi A. İ.’ i M. İ çağırarak zorla kıyafetlerini çıkardıklarını, öperek tacizde bulunduklarını çırıl çıplak soyduktan sonra video fotoğraflarını çektiklerini, polise giderek şikayetçi olduğunu bir buçuk yıldan bu yana Kars merkezdeki çocuk evinde kaldığını, başına gelen bu olaydan dolayı babasının akrabaları, amcaları, amca çocukları annesi G. Y.’ ı suçladıklarını beyan etmiştir.
02/11/2016 tarihli ifadesinde de; annesini aile içerisinde herhangi bir karar alınarak öldürülüp, öldürülmediğini bilmediğini ifade etmiştir.
Bilgi sahibi H. Y. ifadesinde özetle; 29/08/2016 tarihinde evinde yatarken 4-5 el silah sesi duyduğunu, G.’ ün kızlarının yanına gelerek “ yenge annemi vurmuşlar, öldürmüşler “ dediklerini, olayı kimin gerçekleştirdiğini bilmediğini beyan etmiştir.
Bilgi sahibi S.Y. ifadesinde özetle; 29/08/2016 tarihinde, evinde iken 3-4 el silah sesi duyduğunu, olay yerine gittiğinde G. Y.’ ın başından yaralanmış vaziyette kanlar içinde yerde yattığını beyan etmiştir.
Şüpheli M. Y.’ ın savcılıkta alınan ifadesinde özetle; olayın yaşandığı gün Günindi Yaylası’ nda olduğunu, M. Y.’ ın G. Y.’ ı çakal kovalarken sıktığı kurşunla öldürdüğünü, Z. Y.’ ın kaçırılması olayı ile ilgili İ. Ailesi ile aralarında husumet olduğunu, kendilerine iftira atıldığını, Z. Y.’ ın da kaçırıldığı gün onu eve almadığımdan dolayı kendisine iftira atacağını, üzerine atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Şüpheli K. Y.’ ın savcılıkta alınan ifadesinde özetle; olayın yaşandığı gün, Günindi Yaylası’ nda olduğunu, M. Y.’ ın G. Y.’ ı vurduğunu öğrendiğini, Z. Y.’ ın kaçırılarak kadın sığınma evine götürüldüğü, H. Y.’ ın üzerinde baskı kurmadıkları, aralarında herhangi bir husumetin olmadığını beyan etmiştir.
Şüpheli A. Y.’ ın savcılıkta alınan ifadesinde özetle; şüphelinin G. Y.’ ı öldürdüğünü tüfek ile 3-4 el köyde bulunan evine ve aracına doğru ateş ettiğini, G. Y.’ ın öldürülmesi ile ilgisinin olmadığını beyan etmiştir.
Şüpheli Ş. Y.’ ın savcılıkta alınan ifadesinde özetle; şüphelinin G. Y.’ ı öldürdüğünü öğrendikleri, öldürüldüğü esnada kardeşi A. ile Gebze’ de çalıştıkları, şüpheli ile maktul arasında bildiği kadar yakınlık veya husumet olmadığı, diğer şüpheliler ile birlikte karar alınarak maktulün öldürülmesi için girişimde bulunmadığını beyan etmiştir.
31/08/2016 tarihli olay yeri inceleme raporunda özetle; H. Y.’ ın evinden 33.3 metre mesafede A. Y.’ a ait evin güney tarafında beş ( 5 ) adet, garajın kuzey cephesinde on yedi (17) adet balkon zeminde dokuz (9) adet, olay yerinde bulunan 76 DG 363 plakalı aracın sağ arka tampon üst kısmında bir (1) adet 3 cm çaplı ateşli silahın giriş-çıkış tespit edilmiştir. İsabet izlerinin kuzey cephesinde olduğu, bu sebeple ateş eden şüphelilerin kuzey tarafında olacağı değerlendirilmiş, kuzey cephesine doğru yapılan araştırmada, A. Y.’ a ait meyve bahçesi içerisinde altı (6) adet kartuş tespit edilmiştir. Kartuşların bulunduğu yer atış noktası olarak değerlendirilerek, kan lekesine olan uzaklığı otuz dokuz (39) metre olduğu ölçümü yapılmıştır.
20/10/2016 tarihli uzmanlık raporunda, olayda kullanılan silahın sarıldığı şeffaf naylon parçasının üzerindeki bir (1) adet, 3 numaralı parmak izinin, şüpheli M. Y.’ ın, sağ el yüzük parmak izi ile aynı olduğu anlaşılmıştır.
08/11/2016 tarihli uzmanlık raporunda, incelemeye konu olan av tüfekleri ile mukayese edilen av fişeği kartuşlarının mikroskopta yapılan incelemesinde, av fişeği kartuşlarının sol yan yüzeyinde “ ALTOBALLİ Arms Indrusty NBD. 12/76 TS 8703 “ TR “ kubuzunun sol yan yüzeyinde “ MA6NUM Challenger “ , sağ yan yüzeyinde “ Challenger 13-07-12” rakam ve ibareleri bulunan silahtan atıldığı tespit edilmiştir.
Şüphelinin gömmüş olduğu av tüfeğine yönelik, 02/08/2016 tarihli arama ve muhafaza alma tutanağında, şeffaf renkli naylon içindeki av tüfeği markası ve üstündeki yazıların aynı olduğu tespit edilmiştir.
18/14/2016 tarihli uzmanlık raporunda, şüpheli M. Y.’ a ait sol el ve giysi kol ibareli svaplar üzerinde atış artıkları tespit edilmiştir.
İncelenen tüm dosya kapsamından; her ne kadar şüphelinin maktulü, köylerinde çakal dolaştığını, çakalları vurmak amacıyla kazaen maktulu vurduğunu beyan etmiş ise de; şüphelinin kendi ifadesinde yere çömelerek ateş ettiğini söylediği, maktulun boyunun, ölü muayene ve otopsi tutanağında yaklaşık 1.65 metre boyunda olduğu, ateşli silah yaralamasının ise maktülün başında meydana geldiği, çakal boyunun 1.65 metre olmadığı, OYİ raporunda altı (6) adet av tüfeği kartuşunun olduğu, şüphelinin kendi ifadesinde de beş (5) el ısrarlı şekilde ateş ettiğini beyan ettiği;
Maktulün kızı H. Y.’ ın savcılıktaki beyanında, aydınlatma lambalarının olayın geçtiği yeri aydınlattığı, her şeyin net olarak gözüktüğü, vurulduktan sonra annelerinin olduğu kısma giderlerken bile şüphelinin ateş etmeye devam ettiğini, çakalın köylerinde Aras Nehri'nin olduğu bölgelerde bulunduğunu, kendi evlerinin etrafında çakal bulunmadığını beyan ettiği;
Yukarıda belirtilen raporlardan da şüphelinin maktule yaklaşık 39 metreden, 6 defa av tüfeği ile ateş ettiğinin sabit olduğu, İ. Ailesi’ nden M. İ ‘ in Z. Y.’ ı kaçırıp cinsel saldırıya maruz bırakması sonucu, Z. Y.’ ın kadın sığınma evinde kalmaya başlamasının ve Z.’ nın başına gelen saldırı olayının sorumlusu olarak, Z. Y.’ ın annesi G. Y.’ ı sorumlu olarak gördüğü ve bu durumun köy içinde dedi-kodu şeklinde yayılarak şüpheli ile maktul arasında, Y. Ailesi’ nin namusuna leke getirildiği gözetilerek, her ikisi arasında husumetin sabit olduğu düşünüldüğünde öncelikle şüpheli M. Y.’ ın maktul G. ‘ ü kasten öldürdüğü anlaşılmaktadır.
Kasten öldürmenin nitelikli hallerine yönelik yapılan incelemede; şüphelinin maktulu vurduktan, tüfeğini alıp kendi evine doğru koştuktan sonra tüfeğini ot yığınlarının içine sakladığı, daha sonra kendi evine girip, eşi ile beraber öldürdüğü G. Y.’ ın yanına gittiğini, önce Kağızman sonra Kars Harakani Devlet Hastanesi’ ne öldürdüğü G. Y. ile aynı araçta gitmeye devam ettiği, maktulun kızına İ. Ailesi ile husumetlerinin olmasından dolayı ateş edenlerin onlar olduğunu söyleyecek kadar aklı selim olduğu, maktulun babasının hastaneye geldiği esnada uyuma numarası yaptığı, G. Y.’ ı vurduktan sonra hazırlanacak olan taziye çadırında bizzat görev aldığı, maktulun gelen yakınlarını çadırda misafir ettiği, M. İ., S. İ., A. İ.’ in de beyanlarından anlaşılacağı üzere köy içinde defalarca, G. Y.’ ın kızı olan Z. Y.’ ı getirmezse “ icabına bakacağını “ söylediği, , M. İ’ in Z. Y.’ ı kaçırıp cinsel saldırıya maruz bırakmasının ardından uzunca bir sürenin geçtiği, Y. Ailesi’ nin namusunun lekelenmesinden G. Y.’ ı sorumlu tuttuğu da dosya münderacaatından anlaşılmakla, şüphelinin sebat içerisinde, makul süreyi geçirerek, maktulun töreye aykırı davrandığı, ailenin namusunu lekelediği inancıyla ve görev bilinciyle öldürmeyi gerçekleştirdiği tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, şüphelinin soğuk kanlı şekilde davranıp planlayarak ve töre saikiyle bu suçu işlediği anlaşılmaktadır.
Müşteki Z. Y.’ın ( maktul G. Y.’ ın kızı ) başına gelen taciz olayı nedeniyle, babasının akrabaları olan amcalarının ve amca çocuklarının devamlı olarak annesi G. Y.’ ı suçladıkları, bu nedenle öldürmüş olabilecekleri; M. İ., A. İ. ve S. İ. ifadelerinde, şüpheli ile beraber Ş. Y.’ ın, A. Y.’ ın, M. Y.’ ın, K. Y.’ ın şüpheli M. Y.’ ın Z. Y.’ ı öldürmesi için köyde ölüm kararı verdiklerini, tüm köyün bu durumu konuştuğunu, Z. Y. kadın sığınma evine gidince, M. Y.’ ın H. Y.’a Z.’yı sığınma evinden getirmesini aksi halde karısını öldüreceğini söylediği anlaşılmakla, şüpheliler Ş. Y., A. Y., K. Y., M. Y.’ın ailecek karar alarak köyde ve köy halkının alınan bu kararı aralarında konuşarak G. Y.’ ı öldürmesi için M. Y.’ı azmettirdiklerine dair beyanların ve yeterli şüphenin var olduğu anlaşılmakla;
Sanıklar A., K., M. ve Ş.'ın TCK 82/1.a-1.k, 53, 38 maddeleri gereğince,
Sanık M. Y.'ın TCK 82/1.a-1.k, 53, 54, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. (Dizi:517)
Şüpheliler A. İ., M. İ., S. İ. hakkında kasten öldürme, şüpheli M. Y. hakkında mala zarar verme suçlarından ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.(Dizi:425)
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık M. Y. kollukta 30/08/2016 tarihinde beyan sahibi olarak alınan ifadesinde; saat 23:00 sıralarında evde yatmaya hazırlanırken dışarıdan silah sesleri duyduğunu, dışarıya çıktığında G. Y.'ın yerde olduğunu gördüğünü, olayı kimin yaptığını görmediğini, ancak daha önceden aralarında husumet bulunan S. İ. tarafından yapılmış olduğunu düşündüğünü beyan etmiştir.(Dizi:111)
Kollukta 01/09/2016 tarihinde müdafii huzurunda alınan ifadesinde:"29/08/2016 günü evimde televizyon izlerken birden H. Y.'ın evinin olduğu taraftan birden fazla silah sesi duydum, dışarı çıktım, elbiselerimi giyindim, kendi üzerime kayıtlı ruhsatlı siyah renkli pompalı tüfeğimi alarak eşim E. Y. ile birlikte H. Y.'ın evinin önüne gittim, G. Y. yaralıydı, yaralıyı araca bindirerek Kağızman'a doğru gitmeye başladık, Günindi Köprü Mevkii'nde bizi bekleyen ambulansa yaralıyı bindirdik, yol boyunca yaralı G. Y.'ın kızı H. Y. "Allah S. İ.'in cezasını versin, Allah onların cezalarını versin, Allah onlara da aynı acıyı göstersinler şerefsizler" dedi, ambulans ile hastaneye vardık, yaralıyı müdahale etmek üzere içeri aldılar. H. Y. yaralının eşi olan H. Y.'a "baba o şerefsizler annemi vurdular" dedi, bende sigara içmek için hastanenin önüne çıktım, H. Y. bana bu olayın nasıl olduğunu sordu, bende "evde uyurken silah sesleri duydum, hemen dışarı çıktım, baktım ki senin evinin önünde ağlama ve bağırma sesleri duydum, tekrar içeri girdim, üstümü giyinerek silahımı aldım, hemen eşim ile birlikte senin evinin önüne gittim " dedim, oraya vardığımda H. bana "abi annemi vurdular" dedi, bende kim olduklarını söyledim, S. İ. ve iki oğlunun vurduğunu söyledi, bende bunları Hali'e anlattım, sonrasında G. Y.'ın babası F. B. geldi bana "bu kızı sizin sülaleniz vurdu" dedi ve gitti, F. B. ile kardeşi M. B. arasında tartışma yaşandı, F., M.'e "kızımı siz vurdunuz " dedi, şahıslar ayrıldı, M. B. arkasını dönüp bana bakarken "sen vurdun " dedi, bende kendisine "ben niye amcamın hanımını vurayım" dedim, oda bana "evde tek erkek sen olduğun için vurmuşsundur" deyip üzerime doğru gelmeye başladı, aynı gün saat 14:30 -15:00 sıralarında F. B. tekrar yanıma gelerek "seni sabahtan beri takip ediyorum, sağda solda oturuyorsun ve üzülüyorsun, bunun sebebi sensin" dedi ve ardından "senden özür dilerim sana haksızlık ettim " dedi, ertesi gün G. Y. ameliyata alınacakken doktorlar tarafından ameliyata gerek olmadığı söylendi, G. Y. 30/08/2016 günü saat 16:30 sıralarında vefat etti " şeklinde beyanda bulunmuş ise de, daha sonradan, ifade tutanağında, şu ana kadar avukat huzurunda duruksaya duraksaya vermiş olduğu ifadenin alınmasına devam edilirken ara verilmesini biraz kafasını topladıktan sonra ifadeye devam etmek istediğini beyan etmesi üzerine ifadeye 10 dakika ara verildikten sonra ilk ifadeden vazgeçerek gerçekleri anlatacağını beyan etmesi üzerine tekrardan ifadesi alınmış, düzelterek verdiği ifadede özetle;
G. Y.'ı 28/08/2016 tarihinde saat 22:30 sıralarında, kazaen kendisine ait ruhsatsız yivsiz av tüfeği ile vurdum, bizim ikamet ettiğimiz mahalleye evlerimizin yakınına çakallar geldiğini bütün mahalli bilmektedir, bende aynı gün akşam av tüfeğini yanıma alarak dokuz (9) bilyeli ve tek kurşun adı verilen av fişeklerini altı (6) adet tüfeğe alıp doldurduğunu, H. Y.'ın (maktülün eşi) evinin karşısında bulunan bahçesine çakalları aramak için gittim, o bölgede H. ' in evinin yan tarafında bulunan küçük bahçesinin içinde çakal olduğunu gördüm, çakalı gördüğüm bahçeye bir (1) el çömelerek ve ileriye yere doğru ateş ettim, ateş edilen yerdeki çakal bahçenin sol tarafında olan yola doğru koşmaya başlayınca bende tüfeğim ile çakalın kaçmakta olduğu istikamete doğru çömelerek ileriye doğru yere beş (5) el ateş ettim, ateş edince G.'ün kızı H.'nın bağırdı, annemi vurmuşlar dedi, ben anladım ki kadını vurmuşum, o esnada şoka girerek tüfeğimi alarak eve doğru koşarak evinin sol tarafında bulunan beş (5) adet ot yığını olan bölgedeki girişteki ilk ot yığınının içerisine görünmeyecek şekilde silahı sakladım ve eve gittim, eşim bana "bu silah sesleri nedir, nereden geliyorsun" dedi, bende "tuvalete çıktım silah sesi duyunca hemen eve geldim" dedim, eşimle birlikte G. Y.'ın yanına gittik, az miktarda kan geliyordu, S.Y.'la şoku atlatmak için dolaştık, S. dolaşmayı ateş eden kişiyi bulmak için olduğunu zannediyordu, daha sonra M. İ.'in aracıyla G.'ü battaniyeye koyarak araca bindirip. Kağızman Devlet Hastanesi'ne gitmek üzere yola çıkardık, G. Y. 30/08/2016 tarihinde Kars Devlet Hastanesinde vefat etti; aynı gün saat 21:00 sıralarında Günindi Köyü'ndeki evime döndüm evde yemek yedim, çayımı içtim, ailemle sohbet ettikten sonra eşim dahil tüm ailem uyudu, saat 24:00 oldu, dışarı çıktım, kazaen G. Y.'ı vurmuş olduğum ve evimin yanındaki ot yığınının altına koymuş olduğum tüfeği yerinden çıkardım, beyaz renkli naylon brandaya sardım ve yanıma uzun saplı kürek aldım, tepelik ve alt kısmında su kanalı olan yeri geçtim, geçtiğim yerin başındaki düzlüğe girdim, düzlüğün diğer tarafında bulunan tepeye 5-10 metre tırmandım, daha sonra evime bakan yamacı kürekle 30-40 santim kazıyarak silahı oraya gömdüm üzerini toprakla geri örttüm, sonra eve döndüm uyuyana kadar hep G. Y.'ı kazaen vurmamı düşündüm, ertesi gün sabah 06:00 da uyandım, H.'in evine gittim, gittiğimde amcam H. ile M. İ cenazeye katılmak için gelecekleri karşılamak ve taziye çadırını kurulmasını sağlamak için evde kalmamı söylediler, G.' ün eşi H. Y., cenazeyi almaya gitmeden önce " eşimi kim vurduysa bende hem o adamı hemde eşini öldüreceğim “ dedi, ben de daha sonra gelen akrabalar ve tanıdıklarla taziye çadırının kurulmasına, çay demlenmesine yardımcı oldum, aynı gün cenaze köye getirilip defnedildi, tekrar taziye çadırına döndüm, orada bardak yıkadım, sonrasında evime gittim, sabaha kadar G.’ ü kazaen vurmamı düşündüm, sabah uyandım çok huzursuzdum, akşamleyin yatmadan önce jandarmaya teslim olmayı düşündüm ancak H. Y. ve G. Y.’ ın babasının aileme zarar vereceklerini düşündüğüm için teslim olamadım sonraki gün yine taziye çadırına gittim, H. amcam bana, benim yaptığımı biliyormuş gibi bakıyordu, çadırdan ayrıldım, eve geldim, jandarma evime gelip arama yaptı, gözaltına alındım, olay tamamen benim dikkatsizliğim ve tedbirsizliğim neticesinde kazaen olmuştur, çok pişmanım" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:110)
Savcılıkta;"29/08/2016 tarihinde saat 22.30 sıralarında dışarıdan çakal seslerini duydum. Daha önceden çakallar bulunduğumuz bölgeye geliyorlardı. Benim hayvanlarım bulunmaktadır, hayvanların ahırlarının kapıları sıcak olduğu için gece 24.00'a kadar genellikle açık durmaktadır. Çakkalların hayvanlarıma zarar verebileceğini düşündüm. Ben de bunun üzerine saat 22.30 sıralarında bana ait ruhsatsız av tüfeğimi alarak evin dışına bahçeye çıktım. Ayrıca av tüfeğini 6 adet av fişeği koymuştum. Önce kendi bahçemi kontrol ettim, orada olmadığını anlayınca babamın bahçesine doğru gittim, orayı da kontrol ettim orada da çakalların olmadığını gördüm, daha sonra A. Y.'ın bahçesini de kontrol ettim, sonra H. Y.'ın evinin karşısında bulunan bahçede çakalların olduğunu gördüm. Bunun üzerine ben de o bölgeye doğru hareket ettim ancak bahçeye girmedim. O esnada A. Y.'ın bahçesinin içerisindeydim. O esnada H. Y.'ın evinin köşesinde bir şeylerin kıpırdadığını gördüm ben de bunun çakal olabileceğini düşündüm. Bunun üzerine çömelerek bir el ateş ettim. Ateş ettikten sonra A. Y.'ın oturduğu Sadık Y.'a ait evin bahçesine doğru bir şeylerin hareket ettiğini gördüm, bunun üzerine tüfekte bulunan beş fişeği ateşledim. Ateşledikten sonra G. Y.'ın kızı H. Y.'ın evden çıkarak bağırarak evin önüne doğru geldiğini gördüm. H. Y. annemi vurmuşlar diye bağırıyordu, o an da ben de G. Y.'ı vurduğumu anladım o an da şoka girdim, elimde bulunan tüfekle eve doğru gittim ve evin yan tarafından bulunan ot yığınlığı (samanlığa) sakladım. Devamında eve gittim, eve gittim de eşim E. Y.'ın uyandığını gördüm. Eşim bana silah seslerinin nerden geldiğini, benim nerden geldiğini sordu. Ben de kendisine tuvaletten olduğumu, silah sesleri duyunca eve geldiğimi söyledim. Bunun üzerine ev de ruhsatlı olan av tüfeğimi yanıma aldım ve eşim ile birlikte G. Y.'ın evine gittim, yine gittiğimde G. Y.'ın bütün ailesi oradaydı. Orada bulunan S.Y. bana evin etrafına bir bakalım dedi. Bunun üzerine S. ile evin etrafını dolaştık. Yine bu esnada ben telefonla A. A.'yı arayarak aracıyla gelip yaralı G. Y.'ı hastaneye götürmesini istedim. A. bana kendisinin yaylada olduğunu bu yüzden gelemeyeceğini söyledi. Daha sonra ben başka birini arayacağım esnada S.Y. bana M. İ.'i aradığını ve geleceğini söyledi. Daha sonra M. İ. olay yerine geldi. Birlikte G. Y.'ı battaniye vasıtası ile M.'in aracına koyduk ben de araca bindim aracın dışında benim dışımda H. Y. da bulunmaktaydı, bu şekilde Kağızman Devlet Hastanesine gelirken yol da ambulansla karşılaştık bu sefer Ambulansla Kağızman Devlet Hastanesine geldik. Buradan da Kars'a sevk edilmesi üzerine ben de Kars'a gittim. Ertesi gün 15.00 sıralarında G. Y. hastanede vefat etti. Yine H. Y. çalıştığı Ardahan ilinden Kars iline gelmişti orada hastanenin önünde karşılaşmıştık. Otopsi işlemleri uzun süreceği için köye gitmeye karar verdik. 30/08/2016 köye gittik ve ben eve geçtim. Evde yemek yedikten sonra evdeki herkes uyudu saat 24.00 sıralarında ben evden çıkarak olayda kullandığım tüfeği sakladığım yerden aldım. Tüfeği beyaz renkli bir naylona sardım. Yanıma bir kürek alarak evime yaklaşık 100 metre uzaklıktaki tepeye gittim. Tepe deki bir yerde yaklaşık 30-40 cm kadar bir çukur açtım ve olayda kullandığım tüfeği oraya gömdüm. Sonra eve döndüm. Sabah kalkınca H. Y.'ın evine gittim. H. Y. bana köyde kalmamı cenaze işleriyle ve taziye çadırıyla ilgilenmemi söyledi. Yine burada beklediğimiz esnada M. Y.'ın yanında H. Y. eşimi kim vurduysa hem onu hem de onun karısını öldüreceğim şeklinde söz söyledi, ben de bundan dolayı korktum. Taziye çadırında çay işleriyle uğraştım yardımcı oldum. 17.00 sıraların da G. Y.'ı defnettik, definden sonra tekrar taziye yerine geldim. Rahatsız olmam sebebiyle eve gittim. Daha sonra evde yattım. Ertesi gün yine taziye çadırına gittim H. Y. bana orada ters ters suçlayıcı şekilde bakıyorlardı. Ben de bunun üzerine tekrar eve geldim. Ev de bulunduğum esnada Jandarma ekipleri gelerek beni gözaltına aldı. Olay tamamen kazaen olmuştur. G. Y.'la veya onun ailesi ile herhangi bir husumetim bulunmamaktadır. Daha önce Jandarmaya teslim olmak istedim ancak aileme zarar vereceklerini düşünerek bundan vazgeçtim kesinlikle olay dikkatsizliğim neticesinde olmuştur. Daha önce G. Y.'ın kızı Z. Y.'ı A. Y.'ın dövdüğünü duymuştum bu olay sebebiyle Z. Y. bizim ailemiz hakkında kendisini öldürecekleri hakkında beyanda bulunmuş bu beyanı kesinlikle kabul etmiyorum. Olay esnasında ateş ederken A. Y.'ın oturduğu Sadık Y.'a ait bahçede bir şeylerin hareket ettiğini görmem üzerine ateş etmiştim. Bu esnada A. Y.'ın oturduğu evin kapısına da yanlışlıkla ateş etmiş olabilirim.
SORULDU/CEVABEN: Ateş ettiğim esnada herhangi bir ses duymadım. Ruhsatsız tüfeği köye gelen Iğdır'lı bir şahıstan satın aldım. Bu tüfeği daha önce Z. Y.'ın olayı sebebiyle İ. ailesiyle aramızda husumet bulunduğu için almıştım amacım kendimi korumaktı. G. Y.'ın veya Z. Y.'ın öldürülmesi konusunda kesinlikle ailece herhangi bir karar almadık.
SORULDU/ : G. Y.'ı o gece yüz yüze görüşüp görüşmediği soruldu?
CEVABEN: Gece boyunca G. Y.'la hiç karşılaşmadım. Ben dışarı çakallar için çıktığımda hiçbir kimseyi görmedim. G. Y.'la aramızda G. ilişkisi kesinlikle yoktur. G. Y.'ın başkası ile herhangi bir ilişkisi olup olmadığını bilmiyorum. Bunun dışında ekleyeceğim bir husus yoktur" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:147)
Sorguda: "Savcılıktaki beyanım doğrudur bana aittir, ifademi aynen tekrar ederim, olay kaza ile olmuştur. O saatte bizim ailemiz ve komşularımız normalde uyuduğu için, etrafta bir insan olacağını tahmin edemedim. Lambalar sönük olduğu için etraf karanlıktı. İfademde belirttiğim gibi çakalların hayvanlarıma zarar vereceğinden korktuğum için silahımla dışarı çıkmıştım. H. Y.'ın bahçesinde bir hareketlilik gördüm ve ateş ettim. Bunun üzerine ateş ettiğim noktanın 50-60 metre sol tarafında hareketlenme oldu. Ben de kalan 5 fişeği o bölgeye doğru ateşledim. Benim normalde ruhsatlı bir silahım vardı. Fakat Z. Y. olayından sonra kendimi korumak için bu olayda kullandığım ruhsatsız silahı satın aldım. Zira İ. ailesi ile bizim aramızda husumet vardır. Bunun sebebi de İ. ailesinin gençlerinin Z. Y.'la ilgili yaptıkları kötü eylemlerdir. Bu olaylardan sonra aile meclisince Z.'nın öldürülmesine karar verildiği şeklindeki beyanlar hakkında bir bilgim yoktur. Ben o esnada İstanbul'da idim. Duyduğum kadarıyla Z. amcalarım beni öldürecek şeklinde bir şey söylemiş. G. Y. ile aramda ciddi sayılabilecek hiç bir problem yoktu. Sadece ufak tefek tartışmalarımız olmuştur" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:151)
Kovuşturmada:" Üzerime atılı suçu anladım. Savunma yapmak için süre talebim yoktur. İddianame bana tebliğ edildi. G. Y. benim öz amcam H. Y.'ın eşi olur. İ. ailesi hasmımız olur. Zira Z. Y. ile ilgili mahkemenize yansıyan bir olaydan dolayı aramızda husumet vardır. Ben G. Y.'ı bilerek vurmadım. Olay tarihinde dışarda köpekler havlıyordu. Benim hayvanlarım bahçede durur. Çakallar musallat oluyor. Köpekler havladığında her seferinde ben bahçeye çıkarım. Kontrol ederim. Olay tarihinde de hayvanların sesini duymam üzerine bahçeye çıktım. Bahçede üç tane karartı gördüm. Kardeşim Murat Y.'ın evine doğru kaçtığını gördüm. Onunda hayvanları vardı. Bana emanet etti. Oraları kontrol ettim. Herhangi bir şey göremedim. Kardeşimin bahçesine indim. Devamında biraz daha dolaştım. Saat 22:45 sıralarıydı. H. Y. amcam ile A. Y. amcamın evlerinin arasındaki boşlukta evin bahçesi içerisinde ses duydum. Bir el av tüfeğiyle ateş ettim. Ses gelmedi. A. Y.'ın bahçesinden üzerime bir şey geldiğini hissettim.
Sanık devamla; A. Y.'ın bahçesinin hemen karşısında olan Sadık Y.'ın bahçesine doğru beş el ateş ettim. Kurşunum bitti. Korktum. Neyin ne olduğunu anlamadım. Dönüp evime gittim. Bu ateş ettiğim yerler açık arazidir. Ben ateş ederken neye ateş ettiğimi görmedim. Ses var diye sesin geldiği yöne ateş ettim. Her yer karanlıktı. İ. ailesi trafodan elektriği kesmiştir diye düşündüm. Korktum. Ateş ettim. Dedi.
Sanığa köy içerisinde ses duyduğu zaman bu şekilde görmediği hedeflere daha önce ateş edip etmediği soruldu: Ben söylediğim gibi hayvanlarıma zarar veriliyor düşüncesiyle ateş ettim. Dedi.
Sanık devamla; Ben ateş ettikten sonra kendi evime doğru giderken H. Y.'ın bağırma seslerini duydum. "annemi vurdular " diye bağırıyordu. Benim elimde tüfek vardı. Yanlarına gitmeye korktum. Eve gidip tüfeği otlağın altına attım. Sonra dönüp olayın olduğu yere gittim. Yanımda eşimde geldi. Eve gittiğimde eşim uyuyordu. Eşim silah sesine uyanmış. Gittiğimde ne oldu diye sordum. H. bana "annemi vurmuşlar" dedi. G. Y.'ı yerde yatarken gördüm. Nasıl vurulduğu belli değildi. Burnundan kan geliyordu. Nabzını kontrol ettim. O sırada nabzı atıyordu. Ambulansı aramak istedim. Bu sırada ambulansın arandığını söylediler. Ben H. Y.'a kızlarını sığınma evinden getirmesi konusunda tehditte bulunmadım. Aile içinde G. Y.'ın öldürülmesi konusunda herhangi bir karar alınmadı. Ben H.'in kızları Z. ve H.'ya karşı herhangi bir husumet beslemedim. Z.'nın başına gelen olaylar nedeniyle herhangi birini tehdit etmedim. Z.nın bir suçu yoktu. Zorla kaçırılmıştı. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Tahliyemi istiyorum. Beraatime karar verilsin" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:524)
Sanık A. Y. savcılıkta 31/01/2017 tarihinde alınan ifadesinde:" Bana sormuş olduğunuz M. Y. isimli şahıs benim yeğenim olur. G. Y. isimli şahıs ise benim abim olan H. Y.'ın eşidir. M. Y. G.'ü Kağızman ilçesi Günindi köyünde öldürmüştür. Olaya ilişkin bilgim var yalnız ben öldürme sebebini bilemiyorum.
Soruldu: Benim ailem ile G. Y. arasında hiç bir problem yoktu. Hatta G.'ü öldüren M. isimli şahıs bu eylemi gerçekleştirdiği anda kullandığı tüfek ile 3-4 el de benim aynı köyde bulunan evime ve arabama doğru da ateş etmiştir.
Soruldu: Benim bildiğim kadarıyla yeğenim M. ile yengem G. arasında herhangi bir yakınlık veya husumet yoktu. Biz olayı ilk öğrendiğimizde köyde ikamet eden hasım olduğumuz aileden şüphelendik. Zaten M. de bizi o şekilde yönlendirdi. Yanlış bilmiyorsam bu şahıslar da bir kaç gün gözaltında kaldılar. Daha sonra maktül G.'ün çocuğunun M.'den şüphelenmesi üzerine kolluk görevlilerinin yaptığı araştırmada suçun M. tarafından işlendiği anlaşıldı. Kendisi de bunu kabul etmiş fakat yanlışlıkla vurduğunu ifade etmiş. Ben gerçekten hakikatte ne yaşandığını bilmiyorum.
Soruldu: Ben kesinlikle Ş. olarak anılan Ş., K. ve M. ile birlikte karar alarak maktülün öldürülmesi konusunda girişimlerde bulunmadık. Benim hakkımda aksi yönde kim ifade vermişse kötü niyetli olarak beni bu işin içine sokmaya çalışmaktadır. Üzerime atılı suçlamayı hiç bir şekilde kabul etmiyorum" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:372)
Kovuşturmada: "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben bu konuda daha önce ifademi verdim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. Benim bu olayla ilgim yoktur. Kesinlikle aile içerisinde G. Y.'ın öldürülmesi konusunda bir karar alınmadı. Ben H. Y.'a kızlarını sığınma evinden getirmesi konusunda tehditte bulunmadım. Z.'nın başına gelen olaylar nedeniyle herhangi birini tehdit etmedim. İddianame içeriğini ve üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Ben hatta M. Y.'a kızıyorum. Kendisi yalan söylüyor. Benim evimin bahçesinde çakal ne geziyormuş. Doğruyu söylemiyor. Evin içerisine ateş etmiş. Evin kapısını delik deşik etmiş. Ailem tedirgin olmuş. Ben olay tarihinde evde yoktum. Gebze de idim. Ailem Kağızmandaydı. Ben M. Y.'en en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Bence bu M. Y.'ın şahsi şeytani bir planıdır. Bu olayı yapıp İ. lerin üzerine atmak istemiştir. İddianame içeriğini ve üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Dedi.
Luzumuna binaen soruldu; Z. Y.'ın başına gelen olaylar nedeniyle kendisine yönelik aile içerisinde herhangi bir tavır alma durumu olmadı. Zira kızı zorla kaçırıp fotoğrafını çekmişler. Kızcağızın bir günahı yok ki. G. Y.'ın da ne gibi bir günahı olabilir." şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:525)
Sanık M. Y. savcılıkta: "ben olayın yaşandığı esnada yaz olduğu için Günindi Yaylasındaydım, yazın biz yaylaya çıkarız, duyduğuma göre M. Y., G. Y.'ı çakal kovalarken sıktığı kurşunla öldürmüş, G. Y. ile bizim aile arasında herhangi bir problem yoktu, M. Y.'ın, G. Y.'ı vurmuşsa neden vurduğunu bilmiyorum, benim konu hakkında pek bir bilgim yoktur, İ. ailesi ile yiğenim Z. Y.'ın kaçırılmasından dolayı iki aile arasında husumet vardır, bize iftira attılar Z. Y. kaçırılınca ben onu eve almamıştım, bu yüzden dolayı ben sahip çıkmadığım için bana iftira atabilir. A. Y., Ş. Y., A. Y. ile birlikte biz herhangi bir karar alıp G. Y.'ı vur diye M. Y.'a baskı kurmadık, "senin karın karı değil, sağlam papuç değil, kızların Z. ve H.'yı öldüreceksin, kızını sığınma evinden getir yoksa seni öldüreceğiz, eğer H. karısını ve kızlarına sahip çıkmazsa biz icabına bakarız" diye herhangi bir şey M. Y.'a söylemedik, köylünün konuştuğu, bu tarz söylemleri bilmiyorum, söyleyeceğim başka bir şey yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:353)
Kovuşturmada:" Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben bu konuda daha önce ifademi verdim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. Benim bu olayla ilgim yoktur. Kesinlikle aile içerisinde G. Y.'ın öldürülmesi konusunda bir karar alınmadı. Ben H. Y.'a kızlarını sığınma evinden getirmesi konusunda tehditte bulunmadım. Z.'nın başına gelen olaylar nedeniyle herhangi birini tehdit etmedim. İddianame içeriğini ve üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum. Hakkımdaki iddialar iftiradır " şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:525)
Sanık K. Y. savcılıkta:" ben G. Y.'ın vurulduğu anda köyde değildim, Günindi Yaylasında çobanlık yapıyordum, daha sonradan M. Y.'ın, G. Y.'ı vurduğunu öğrendim, G. Y. benim kadeşim olan H. Y.'ın eşi olur, Z. Y. kız kaçırılma mevzusundan dolayı Kadın Sığınma evine gitmişti, ben herhangi bir şekilde H. Y.'a baskı yaparak "senin karın karı değil, o kızlarını kadın sığınma evlerinden getireceksin, kızların Z. ile H.yı öldüreceksin" şeklinde baskı kurmadık, G. Y.'la bizim aramızda hiçbir problem yoktu, M. Y. benim kardeşimin oğludur, benim kardeşimin oğlu olan M.'in, kardeşimin hanımı olan G.'ü neden vurduğunu bilmiyorum, aramızda herhangi bir tartışma, husumet olmamıştır. Başka söyleyeceğim bir şey yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:351)
Kovuşturmada:" Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben bu konuda daha önce ifademi verdim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. Benim bu olayla ilgim yoktur. Ben Y. ailesinin en büyüklerindenim. Kesinlikle aile içerisinde G. Y.'ın öldürülmesi konusunda bir karar alınmadı. Ben H. Y.'a kızlarını sığınma evinden getirmesi konusunda tehditte bulunmadım. Z.'nın başına gelen olaylar nedeniyle herhangi birini tehdit etmedim. İddianame içeriğini ve üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:525)
Sanık Ş. Y. savcılıkta 31/01/2017 tarihinde alınan ifadesinde: "Benim resmiyette adım Ş.'dır fakat yakın çevrem bana Ş. diye hitap eder. Bana sormuş olduğunuz M. Y. isimli şahıs benim yeğenim olur. G. Y. isimli şahıs ise benim abim olan H. Y.'ın eşidir. M. Y., G.'ü Kağızman ilçesi Günindi köyünde öldürmüştür. Olaya ilişkin bilgim var yalnız ben öldürme sebebini bilemiyorum. Bizim köyümüzde ikamet eden İ. soyisimli aile ile öldürülen yengemin kızı Z. Y. arasında bir dava ve buna bağlı husumet bulunuyordu. Biz ilk etapta bu aileden şüphelendik. Lakin sonradan kendisini M. Y.'ın öldürdüğünü öğrendik.
Soruldu: Yengem G.'ün öldürüldüğü gün ben ve kardeşim A. Y. Gebze ilçesinde çalışıyorduk. Sonradan durumu öğrenince Kağızmanın köyüne gittik. Buradan otobüse binerek Kağızman'a gitmiştik.
Soruldu: Benim ailem ile G. Y. arasında hiç bir problem yoktu.
Soruldu: Benim bildiğim kadarıyla yeğenim M. ile yengem G. arasında herhangi bir yakınlık veya husumet yoktu. Biz olayı ilk öğrendiğimizde köyde ikamet eden hasım olduğumuz aileden şüphelendik. Zaten M. de bizi o şekilde yönlendirdi. Yanlış bilmiyorsam bu şahıslar da bir kaç gün gözaltında kaldılar. Daha sonra maktül G.'ün çocuğunun M.'den şüphelenmesi üzerine kolluk görevlilerinin yaptığı araştırmada suçun M. tarafından işlendiği anlaşıldı. Kendisi de bunu kabul etmiş.
Soruldu :Ben kesinlikle A., K. ve M. ile birlikte karar alarak maktülün öldürülmesi konusunda girişimlerde bulunmadık. Ben zaten Kağızmandan ilişkimi keserek Gebze ilçesine yerleştim. Benim maktül G. veya başka bir kimse ile husumetim yoktur. G.'ün ölmesini isteyeceğim bir sebep de yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:373)
Kovuşturmada: "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben bu konuda daha önce ifademi verdim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. Benim bu olayla ilgim yoktur. Kesinlikle aile içerisinde G. Y.'ın öldürülmesi konusunda bir karar alınmadı. Ben H. Y.'a kızlarını sığınma evinden getirmesi konusunda tehditte bulunmadım. Z.'nın başına gelen olaylar nedeniyle herhangi birini tehdit etmedim. Hatta olayın olduğu gün ben M. Y.'ı aradım ne olduğu sordum. Kendisin bana "G. Y.'ı S. İ. vurdu." dedi. Kendisi kafasında planlamış ve bu eylemi gerçekleştirmiş. Benim kesinlikle bu olaydan haberim yoktur. Olay tarihinde ben Gebze de idim. Evim burdadır. İddianame içeriğini ve üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum.
Luzumuna binaen soruldu; Z. Y.'ın başına gelen olaylar nedeniyle kendisine yönelik aile içerisinde herhangi bir tavır alma durumu olmadı" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:526)
C-SÖZLÜ DELİLLER
Katılan H. Y. kollukta 01/09/2016 tarihinde alınan ifadesinde;29/08/2016 tarihinde Kars İli Arpaçay’da çalıştığını, akşam 22:40’da kızının arayarak “annemi silahla vurdular“ dediğini, M. İ.’i arayarak aracıyla olay yerine gitmesini istediğini, Kağızman Devlet Hastanesi’ne gitmek için yola çıktıklarını, sevk yapılınca Kars Devlet Hastanesi’ne gittiklerini, eşi G. Y.’ın kafasından yaralı olduğunu, S. İ. ve oğullarından şüphelendiğini, eşini vuranlardan şikayetçi ve davacı olduğunu beyan etmiştir. (Dizi:121)
Kovuşturma aşamasında: "Ölen G. Y. benim eşim olur. Olay tarihinde ben Arpaçay'da idim. Zira orada çalışıyordum. Olaya ilişkin herhangi bir görgüm yoktur. Bizim İ. ailesiyle husumetli olduğumuz doğrudur. Kızım Z.ya istismar eyleminde bulunmuşlardı. Bu sebeple İ. ailesiyle husumetliyiz. M. Y.'ın amacı benim eşimi öldürüp. Bunu İ. ailesinin üzerine atmaktır. Zira İ. ailesinden husumetli olduğumuzdan beri kendileriyle görüşememektedir. Eğer bizim aileden birini öldürürse karşı tarafın borçlu kalacağını düşünerek bu eylemi gerçekleştirmiştir diye düşünüyorum. Diğer sanıklar hakkında hiç birşey söyleyemem kendileri zaten benim öz kardeşim olurlar. Benim hakkımda karar alamazlar öyle bir durumları yok. Aile içinden kimse benim kızlarımı yada beni tehdit etmedi. Edemez de. Diğer sanıkların bu olayda bir katkıları olduğunu düşünmüyorum. Z.nın başına gelen olay nedeniyle aile içinde bu olayı namus meselesi olduğu, bu kapsamda da Z.nın cezalandırılması gerektiği yönünde herhangi bir konuşma geçmedi. Mümkün değil. Sanığın beyanları da yalandan ibarettir. Sanığın kendisine ait tabancası vardır. Neden kendisine ait tabancayı kullanmıyor da K.'a ait tüfeği alıp kullanmıştır. Ben sanık M. Y.'dan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Diğer sanıkları hakkında herhangi bir şikayetim yoktur. Dedi
Lüzumuna binaen soruldu: Evimizin hemen önünde ağaç da yoktur. Uzaktan evimize bakıldığında perdeler açıksa evin içi görünür. Hatta son iki senedir her yere ışık taktılar. Sokak lambaları yanar" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:527)
Katılan H. Y. kollukta alınan 30/08/2016 tarihinde alınan ifadesinde; "G. Y.’ın annesi olduğunu, bundan yaklaşık bir (1) yıl önce kız kardeşi olan Z.’nın, A. oğlu A. İ., S. oğlu A. İ. ve M. İ tarafından kaçırılarak cinsel içerikli fotoğraflarının çekilip internet’te paylaşıldığını, bu sebeple İ. Ailesi ile Y. Ailesi arasında husumet olduğunu, 29/08/2016 tarihinde annesi G.’ün bayram temizliği için yünleri dışarıdan alırken saat 22:45 sıralarında dışarıdan peş peşe silah sesleri duyduğunu, çıktığında annesinin bilincinin kapalı ve yaralı vaziyette yerde yatarken gördüğünü, bu esnada evlerinin bahçesinde 2 genç, 1 yaşlı şahsın kaçtığını gördüğünü, seslerinden yaşlı ve genç olduğunu anladığını, annesini öldürmek için yaralayanların S., A., M. İ. olduğunu bildiğini, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir. (Dizi:120)
Kollukta alınan 01/09/2016 tarihli ifadesinde; "olay günü Günindi Köyü’ndeki evlerinde annesi G. Y. ve 3 kardeşi ile birlikte oturduğunu, annesinin yünleri toplamak için dışarı çıktığını, o esnada evlerinin aşağı tarafındaki taş duvar ile ağaç arasında gölgesini bir (1) kişi olarak gördüğü, tarif edemediği, bir kişi tarafından 4-5 el silah sesi duyduğunu, annesinin hemen arka tarafındaki balkonda olduğunu, silah sesini duymasıyla önünde olan annesinin yere düştüğünü, çığlık atması ile M. Y.'ın o anda hemen yanlarına geldiğini, M. Y.’ın elinde tüfek, fişeklerin (belinde ise) takılı olduğu kemeri gördüğünü, M. Y.’ın yanlarına geldiğinde panik halinde olduğunu, ilk önce olayı uzaktan izlediğini, M. Y.’ın evine gidip üstünü değiştirdiğini, birlikte hastaneye gittiklerini, ambulans ile giderken annesini vuran kişiye beddua ettiğini, M.’in tuhaf hareketlerde bulunup, değişik davrandığını kendisine “ bunu S. yaptı, bu onların yanına kalmayacak“ dediğini, daha sonra Kars Devlet Hastanesi’ne sevk edildiklerini, dedesinin hastaneye geldiği anda M. Y.’ın bacak bacak üstüne atarak uyuyor numarası yaptığını, 31/08/2016 tarihinde cenazeyi defnettiklerini, dedesi F. B.’un, M. Y.’a “kızımı siz öldürdünüz“ dediğini, bu olaydan M. Y.’dan şüphelendiğini, annesinin vurulduğu anda bir (1) dakika bile sürmeden saniyeler içinde üzeri giyinik vaziyette silahlı olarak geldiğini, şahsın tuhaf davrandığını, annesinin katillerinin bulunmasını istediğini beyan etmiştir.(Dizi:119)
Savcılıkta tanık olarak alınan ifadesinde: "Olay kendisine anlatıldı. Olayın yaşandığı anın hatırladığını söyledi, M. Y.'ın bahçede çakalların bulunduğu ve bu çakalların ateş etmek için harekete geçtiği beyanı kedisine hatırlatıldı, cevaben ben olayı net olarak hatırlamaktayım ben çeşmeden geldim, annemin vurulduğu ana çok yakındım, sırtım anneme dönüktü bir silah sesi duydum, .bayram gününe yakın olduğu için eğlence için kullanılan silahlardan olduğunu fark ettim, ancak arkamı döndüğümde annem yerde hareketsiz bir şekilde yatıyordu. Kardeşim olan E. Y.'da yere düştü annemin eteğinden tutuyordu, hepimiz dışardaydık, akşam 22.45 civarı olay gerçekleşti, aydınlatma lambaları olayın gerçekleştiği yeri aydınlatıyordu, her şey çok net gözüküyordu, biz annemizin üzerine geldiğimiz esnada M. Y. hala ateş ediyordu ,biz o esnada bağırıp ağlıyorduk, daha sonra dedemin evine ateş etmeye başladı, amcamın arabasını da taramıştı, K. Y.'ın beyanına göre K. Y.'ın evine habersiz girerek K. Y.'ın silahıyla anneme ateş etti, gizliden evlerine girdiği için Kazım Y.dan davacı olacak çakal bizim köyde vardır ancak aras nehrinin o taraflarında olur, bizim evin etrafında asla olmaz, M. Y. her ne kadar savcılıkta çakallara ateş ettiğini beyan etmiş ise de, olay esnasında hemen yanımıza gelerek bize S. İ. ateş etti, onlara karşılık vermişim ve onlar aşağı kaçıyorlardı ve ben de onları kovalıyor diye beyanda bulunmuştu,
S. İ.'in oğlu benim kız kardeşimi taciz etmişti, şuan da kız kardeşim kadın sığınma evindedir. M. Y.'da aradaki bu husumetten faydalanarak suçu S. İ.'in üzerine atmak maksadıyla annemi vurmuş olabilir,
Benim iki tane köyde şuanda kız kardeşim bulunmaktadır, birisi 6 yaşındadır, diğeri ise 15 yaşında olan E. Y.'dır, ben Çanakkale'ye üniversiteye gidecem, 15 yaşında iki kardeşimle ilgilenemem Kağızman'a liseye göndersek köyde 2 tane husumetli olduğumuz aile kız kardeşimi kaçırabilir bu sebeple E.'nun diğer kardeşim sığınma evindeki Z.'nın yanına gitmesini istiyorum, eğitimine de orada devam etmesini istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:225)
Savcılıkta: "annesinin vurulduğu yere çok yakın olduğunu, silah sesi duyduğunu, bayram gününe yakın olduğu için eğlence amacı ile kullanılan silahlardan olduğunu sandığını, arkasını döndüğünde annesinin yerde hareketsiz şekilde yattığını akşam 22:45 sularında olayın gerçekleştiğini, aydınlatma lambalarının olayın geçtiği yeri aydınlattığını, her şeyin net gözüktüğünü, annelerinin üzerine giderken M. Y.’ın ateş etmeye devam ettiğini, daha sonra dedesinin evine, amcasının arabasına ateş ettiğini, çakalın köylerinde olduğunu ancak Aras nehrinin o taraflarda olduğunu, kendi evlerinin etrafında çakal olmadığını, M. Y. çakallara ateş ettiğini söylemiş ise de; olaydan sonra hemen yanıma gelerek “ S. İ. bize ateş etti, bende onlara karşılık vermişim, onlar aşağı kaçıyorlardı “ dediği, İ. Ailesi ile Y. Ailesinin arasında husumet olduğunu, bu sebeple M.’in suçu İ. Ailesinin üzerine atmak maksadıyla annesini vurmuş olabileceğini beyan etmiştir.(Dizi:)
Kovuşturmada: "Ben bu konuda daha önce ifademi verdim o ifademi aynen tekrar ediyorum. Olay tarihinde ben evdeydim. Çanakkalede üniversite kazandığım için annem ile birlikte eşyalarımı hazırlıyorduk. Birlikte evimizin bahçesenide olan balkon kısmındaydık. Annem önündeki yünü içeri götürmek için ayağı kalktığı esnada bir el ateş sesi geldi. Annem yere düştü. Anı anına annem vuruldu diye bağırdım. Ben bir anda şoka girdim. Hala silah sesleri geliyordu. Altı el kadar silah sesi duydum. Annem vurulduktan sonra altı el atılan ateş sonucu hemen bitişiğimizde ki amcam A. Y.'ın aracına ve evine denk geldi. Tek el atıştan sonra bizim evimize herhangi bir atış olmadı. Ben kim ateş etti görmedim. Annem vuruldu diye bağırdım. İlk yanıma gelen M. Y. dı." Yataktan fırlayıp geldim. Dedi. Ayağında asker botu vardı. Belinde av tüfeği fişekliği vardı. Kolunda av tüfeği asılıydı. 10 yaşındaki erkek kardeşim C. M. Y.'ın üzerine saldır dı. Sen vurdun dedi. Zira C. geldiğinde M. Y.'ın silahına dokunmuştu. Silahın sicak olduğunu hissetmişti. Bunun üzerine M. Y. ben niye senin anneni öldüreyim şeklinde beyanlarda bulundu. M. Y. vuranları gördüğünü, vuranların S. İ. ve iki çocukları M. İ. ve A. İ. olduğunu söyledi. Bu şahısları kaçarken gördüğünü beyan etti. Ben de M. Y. akrabam olduğu için inandım. Hastaneye giderken kendisini arayanlara S. İ. yaptı bizde intikam alalım şeklinde ifadelerde bulunuyordu. Sanığın M. Y.'ın evi bizim evimize 600-700 m kadar uzaklıktadır. Bizim evimizin önünde ne işi vardır. Olay tarihinde elektrikler kesik değildi. Ağustos ayında bizim köyde çakal görülmez. Madem çakal gördü. Kendi evinin önünü korusaydı bizim evimiz uzak olduğu için bizim evimizin önünde ne arıyordu. Ağustos ayında köyde herkes gece 11-12 lere kadar oturur. Lavabolar bile dışardadır. Ben sanık M. Y.'dan şikayetçiyim. Diğer sanıkların bu olayda katkısı olduğunu düşünmüyorum. Kardeşim Z.nın başına gelen olaylar nedeniyle aile içerisinde kimse Z.yı ya da annem G.'ü sorumlu tutmadı. Herkes Z.nın başına gelenlerin Z.nın rızası dışında olduğunu biliyordu. Bunu tüm köyde iyi biliyordu. Kimse Z.yı sorumlu tutmadı. Kanatimce M. Y.'ın annemi öldürmesindeki amacı rahat rahat gezebilmektir. Zira İ.lerle husumetli olduğumuz için İ.ler ile Y.lar nerede karşılaşsa problem yaşanıyordu. M. Y. annemi öldürüp bunu İ.lere yıkacaktı. İ.ler bize borçlu kalacaktı. Bu sebeple bir daha Y. ailesinden bir kişiye zarar veremeyeceklerdi. Sanık bunu düşünüp annemi öldürdü diye düşünüyorum. Sanık M. Y.'en en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. İki senedir bu olaylar nedeniyle perişan olduk. Küçük kardeşlerim hala psikolojik tedavi görüyorlar. Sanık M. Y. yönünden davaya katılmak istiyorum. Diğer sanıklar hakkında söylediğim gibi herhangi bir baskı görmedik. Hiçbir şekilde Z.nın kbaşına gelenlerden dolayı tehdit görmedik. Bu olayla ilgileri yoktur. Kendileri zaten öz amcam olurlar. Z.nın başına gelen olaylardan sonra bize destek dahi oldular. Diğer sanıklarıdan şikayetim yoktur. Dedi.
Lüzumuna binaen soruldu: Evimizin hemen önünde ağaç da yoktur. Uzaktan evimize bakıldığında perdeler açıksa evin içi görünür. Hatta son iki senedir her yere ışık taktılar. Sokak lambaları yanar" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:527)
Katılan Z. Y. kollukta 01/03/2017 tarihinde alınan ifadesinde; 2015 yılı eylül ayında akrabalarının düğününden eve dönmek üzereyken, uzaktan akrabası olan M. İ’in motosiklet ile eve götürmeyi teklif ettiğini, güvenerek motora bindiğini, amcasının oğlu A. İ. ile kardeşi A. İ.’i M. İ çağırarak zorla kıyafetlerini çıkardıklarını, öperek tacizde bulunduklarını çırıl çıplak soyduktan sonra video fotoğraflarını çektiklerini, polise giderek şikayetçi olduğunu bir buçuk yıldan bu yana Kars merkezdeki çocuk evinde kaldığını, başına gelen bu olaydan dolayı babasının akrabaları, amcaları, amca çocukları annesi G. Y.’ı suçladıklarını beyan etmiştir.(Dizi:398)
02/11/2016 tarihli ifadesinde de; annesini aile içerisinde herhangi bir karar alınarak öldürülüp, öldürülmediğini bilmediğini ifade etmiştir.(Dizi:251)
Kovuşturmada: "Ben bu konuda daha önce ifademi verdim o ifademi aynen tekrar ediyorum. Benim başıma gelen olaylarla bu olayın hiçbir alakası yoktur. Ben ailem içerisinde baskı değil, destek gördüm. Olay tarihinde ben evde değildim. Sanık M. Y. babam ve kardeşim H.'nın beyan ettiği gerekçeler ile öldürdüğünü düşünüyorum. Diğer sanıkların bu olayla ilgisinin olmadığını biliyorum. Ben hiç bir şekilde başıma gelen olaylar nedeniyle baskı görmedim. M. Y.'dan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Diğer sanıklardan herhangi bir şikayetim yoktur. Dedi.
Lüzumuna binaen soruldu: Evimizin hemen önünde ağaç da yoktur. Uzaktan evimize bakıldığında perdeler açıksa evin içi görünür. Hatta son iki senedir her yere ışık taktılar. Sokak lambaları yanar. " şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:528)
Tanık M. İ. kollukta; saat 23:00 sıralarında Günindi köyündeki evine vardığında eve geldikten 5 dakika sonra evin alt tarafından bağrışma sesleri duyduğunu, o esnada akrabaları olan İ. İ.'in evlerine gelerek "G. Y. vurulmuş, aramızda sıkıntı olduğu için bu suçu bizim üzerimize atarlar" dediğini ve İ.'in kendi evine gittiğini, kendilerinin de yattığını, sabah jandarmanın evlerine gelerek arama yaptığını, Y. ailesiyle aralarında önceye dayalı kız kaçırma olayından dolayı husumet olduğunun doğru olduğu, ancak G. Y.'ın vurulmasıyla ilgilerinin olmadığını, olayla ilgili Z. oğlu M. Y. isimli şahıstan şüphelendiğini, çünkü H. Y.'ın ailesi ile M. Y. arasında eskiye dayalı husumet olduğunu, M. Y.'ın köy içerisinde farklı yerlerde H. Y.'a "senin karın ve kızların başıboş geziyorlar, bunlara sahip çık" şeklinde sözler söylediğini köylüler arasında duyduğunu, tarihini hatırlamadığı bir zamanda M. Y.'a yardım ederken M. Y.'ın kendisine "eğer H. kızlarına ve karısına sahip çıkmazsa biz icabına bakarız" dediğini beyan etmiştir.(Dizi:113)
Savcılıkta şüpheli olarak alınan ifadesinde; "Ben daha önce Jandarma karakolunda ifade vermiştim. İfademi aynen tekrar ederim. 29/08/2016 günü saat 17.00 sıralarında arkadaşım A. oğlu İ. Ö.'le bozuk olan aracımın sanayiye götürmek için Ağrı iline gittik. Ağrı iline gittiğimizde sanayi kalabalıktı bu sebeple işimizi halledemedik bunun üzerine tekrar İ. Ö. ile köye dönmek üzere saat 19.00-19.30 sıralarında yola çıktık, Kağızman'a yaklaştığımızda Tomruk Taş Köyünde abim A. İ.'in kendi aracında bulunan inşaat malzemelerini indirdiğini gördüm, inşaat malzemeleri soyismini bilmediğim abimin arkadaşı E.'a aitti. Abim A. İ.'e kendisini beklemem gerekip gerekmediğimi sordum o da bana gerekmediğini söyledi. Bunun üzerine İsa ile ben köye doğru hareket ettim ve köye vardım. Yaklaşık 10 dakika sonra abim A. İ. kamyonetiyle birlikte geldim. Köye geldiğim saati tam olarak hatırlamıyorum ancak ancak yanlış hatırlamıyorsam saat 2100-21.30 sıralarında köye geldim. Evde babam yatmaya hazırlanıyordu. Abim A. İ.'in benden 15 dakika sonra evinin önüne geldiğini gördüm Abim A. bizim evin alt tarafında yaklaşık 200 metre mesafedeki ev de oturur. Yine abimin aracından televizyon indirdiğini gördüm. Eve girdikten 5-10 dakika sonra babamın amcasının oğlu olan A. İ. evin önüne geldi. G. Y.'ın vurulduğunu bize söyledi. İ. amcam bize dışarı çıkmamızı ayrıca söyledi. Biz de bu şahısların ailesiyle aramızda husumet olduğu için dışarı çıkmadık. Ben o akşam hiçbir şekilde silah sesi duymadım. Daha sonra evde bekledik ve yattık. Sabah kalktığımızda Jandarma eve gelmişti. Jandarma ekipleri evde arama yaptılar arama da ele geçen ruhsatlı tüfekler yengem H. İ.'e aittir. H. İ. A. abimin karısı olur. Daha önce bu aileyle bizim aile arasında kız kaçırma olayı sebebiyle husumet bulunmaktadır. G. Y.'ı kesinlikle ben ve ailemden biri öldürmedi suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum.
SORULDU: M. Y.'la G. Y.'ın ailesi arasında bir husumet olup olmadığı soruldu?
CEVABEN: M. Y. G. Y.'la sürekli kavga ediyorlardı. Bununla ilgili haklarında Jandarma da işlemleri yapılmıştır. " şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:143)
Kovuşturmada: "ben bu konuda daha önce ifademi verdim. O ifadelerimi aynen tekrar ederim. G. Y.'ı tanırım. G. Y. öldürüldükten sonra bu suçu bizim üzerimize atmaya çalıştılar. M. Y.'ın öldürdüğünü duydum. Neden öldürmüş ben bilmiyorum. Z.'nın başına gelen olaylardan çok öncesinde 5-10 sene önce M. Y.'ın G. Y.'ı aile içi bir olaydan darp ettiğini duymuştum. Ben M. Y.'ın, G. Y.'ı öldürmesinin Z.nın başına gelen olaylarla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Ancak köy içerisinde sanık M. Y.'ın "H.'in eşi ve kızları başı boş geziyor, bunlara sahip çık, eğer H. kızlarına ve eşine sahip çıkmazsa biz icabına bakarız. " dediğini köy içerisindeki dedikodulardan duydum. Ben bizzat şahit olmadım. Benim bizzat görgüye dayalı bilgim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:528)
Tanık A. İ. kollukta; olay sırasında bağrışma sesleri duyduğunu, ancak silah sesi duymadığını, kendisinin bağrışma sesleri üzerine babası S. İ.'in evine koştuğunu, bu sırada İ. İ.'in eve gelerek "G. Y.'ı vurmuşlar, bizim üzerimize atacaklar, siz evden çıkmayın" dediğini, ertesi gün jandarmanın evlerinde arama yaptığını, Y. ailesi ile İ. ailesi arasında eskiye dayalı kız kaçırma olayı dolayısıyla husumet olduğunun doğru olduğu, bu olay dolayısıyla amcasının oğlu M. İ'in tutuklu olarak halen yargılandığını, G. Y.'ı vuran kişinin Z. oğlu M. Y. olduğunu düşündüğünü, çünkü H. Y.'ın kızı olan Z. Y.'ın olaydan sonra Kars ilinde bulunan Kadın Sığınma Evine sığınmış olduğunu, Z.'nın kendisine "benim amcalarım beni ve annemi öldürecek, amcan olan A. Y. peşimizde " şeklinde sözler söylediğini, Z.'nın Kadın Sığınma Evine yerleştikten 2-3 gün sonra babası olan H. Y.'ın Cezayir ülkesinden gelerek kızını sığınma evinden alıp köyüne götürdüğünü, köyde Z.'nın 2-3 gün kaldığını, Z. hakkında amcaları olan A., Ş., K., M. ve M. Y.'ın ölüm kararı vermiş olduklarını, bunu köy halkından ve Z. Y.'ın bizzat kendi ağzından duyduğunu, yine M. Y.'ın H. Y.'a "kızını sığınma evinden getir, yoksa karını öldüreceğiz" şeklinde konuştuğunu yine köylülerden duyduğunu beyan etmiştir.(Dizi:115)
Savcılıkta şüpheli olarak alınan ifadesinde; "Ben daha önce bu konu hakkında Jandarma karakolunda ifade vermiştim. İfademi aynen tekrar ederim. 29/08/2016 günü sabah oturduğunu Günindi köyünden Kağızman merkeze geldim. Burada saat 14.00-15.00 sıralarında Karagüney köyüne giderek hayvan getirdim. Benim transit marka aracım vardır. Bununla yük taşırım, Kağızman da bulunduğum esnada saat 19.00 sıralarında tomruktaş Köyünde oturan arkadaşım E. Y. beni telefonla aradı. Benden iki palet priket getirmemi istedi. Ben de nalburdan priketi alarak aracıma koydum yine daha önceden arızalanan televizyonumu tamirciden alarak arabama koydum. Bu şekilde saat 20.00 sıralarında Tomruk taş Köyüne vardım. Tomruk taş köyünden E. Yaşar'a malzemeleri indirmesi konusunda yardım ettim. Oradayken kardeşim M. İ. ve arkadaşı İ. Ö. kendi aracı ile gelirken beni gördüler ve yanıma uğradılar kardeşim Ağrı ilinden dönüyordu. Kardeşim M. beklemesi gerekip gerekmediğini sordu. Ben de onların gitmesini söyledim. Daha sonra ben de 10-15 dakika sonra arkalarından yola çıktım ve oturmuş olduğum Günindi köyüne vardım, köye geldiğimde saat 22.00-22.30 sıralarıydı. Ev de televizyonumu kurduğum esnada dışarıdan bağrışma sesleri duydum. Bu esnada herhangi bir silah sesi duymadım. Bunun üzerine 200 metre ilerdeki babam S. İ.'in evine gittim. Eve gittiğimde babam ve kardeşlerim kapının önünde bulunuyordu. Daha sonra evin önüne akrabamız İ. İ. geldi. İ. İ. bize G. Y.'ın vurulduğunu bu olayı üzerimize atabileceklerini evden çıkmamız gerektiğini söyledi bunun üzerine biz de eve girdik. Geceyi burada geçirdim sabah saat 11.00 sıralarında Jandarma ekipleri eve gelerek arama yaptı. Aramada ele geçen 2 adet ruhsatlı av tüfeği eşim H. İ. in üzerine kayıtlıdır. Y. ailesi ile bizim aile arasında eskiye dayalı kız kaçırma olayı sebebiyle husumet bulunmaktadır bu olay sebebiyle amcamın oğlu M. İ halen tutukludur. Daha önce G. Y.'ın kızı Z. Y. amcaları tarafından sıkıştırılmıştı bu sebeple Z. Y. sığınma evine gitmişti. Bu aile Z. Y.'ın karıştığı olay sebebiyle namuslarının kirlendiğini düşünmektedir bu sebeple Z. Y. hakkında ölüm kararı vermiş olduklarını duydum hatta bunu Z. Y. bizzat kendi ağzından bana söylemişti. Bu olayın M. Y.'ın gerçekleştirdiğini düşünüyorum. Üzerime atılı suçlamayı kesinlikle kabul etmiyorum. G. Y.'ı kesinlikle ben vurmadım" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:141)
Tanık S. İ. kollukta; saat 23:00 sıralarında evde otururken 1 el patlama sesi duyduğunu, evin önüne çıktığını, komşusu İ. İ.'in evin önüne gelerek kendisine "G. Y. vurulmuş" dediğini, Y. ailesiyle aralarında husumet bulunduğu için ilgilenmeyerek evine girdiğini, ertesi gün evlerinde jandarmanın arama yaptığını, Y. ailesiyle aralarında kız kaçırma meselesi dolayısıyla husumet olduğunu, bu olayla ilgili oğlu A. İ.'i Y. ailesinden bir kaç kişinin Kağızman'da darp ettiğini, ancak kendilerinin karşılık vermediğini, Z. Y. isimli kişinin Kadın Sığınma Evine sığınması nedeniyle köyüne döndükten sonra Z.'nın amcaları olan A., M., Ş., M. ve A. Y. isimli kişilerin Z.'ya baskı yaptıklarını, yine bu şahısların H. Y.'a baskı yaparak "senin karın sağlam pabuç değil, kızların olan Z. ve H.'yı öldüreceksin" diye baskı yaptıklarını köy halkından duyduğunu, kız kaçırma olayı ile ilgili yeğeni M. İ'in tutuklu olarak yargılandığını, G. Y.'ın öldürülmesi olayında Y. ailesinden şüphelendiğini, M. Y.'ın köy içerisinde "illa bunları öldürelim" diye konuştuğunu köy halkından duyduğunu beyan etmiştir.(Dizi:117)
Savcılıkta şüpheli olarak alınan ifadesinde;" Daha önce konu ile ilgili Jandarma karakolunda ifade vermiştim. Bu ifademi aynen tekrar ediyorum. 29/08/2016 günü Kağızman'da bazı işlerim vardı gündüz o işlerimi hallettim saat 17.00-18.00 sıralarında aynı köyden olduğumuz Bayram İ.'in aracıyla Gunindi köyünde bulunan evime gittim. Ev de annem F. İ. misafir olarak bulunuyordu annem hastadır onu hastaneye götürecektim. Ayrıca ev de eşim Sinem İ. kızlarım G. ve İrem Nur İ. de bulunuyordu. Saat 23.00 sıralarında evde bulunduğum sırada dışarıdan bir patlama sesi duydum. Patlamanın çocuklar tarafından torpil atılarak yapıldığını düşündüm. Daha sonra evime İ. İ. geldi. Bana G. Y.'ın vurulduğunu söyledi. Önceden Y. ailesiyle aramızda husumet bulunduğu için olay yerine gitmedim tekrar evime girdim. Yine o esnada oğlum M. İ. İ. Ö. ile birlikte Ağrı ilinden gelmişlerdi oğlum M. ile birlikte biz de eve girdik. Gece boyunca dışarı çıkmadık. Sabah olduğunda G. Y.'ın öldüğü ve yaralı olduğu yönünde bazı duyumlar aldım. G. Y.'ın öldüğünü ben karakolda öğrendim. Daha sonra Jandarma ekipleri evime gelerek arama yaptı. Arama esnesında gelinim Hadise İ.'e ait ruhsatlı iki adet av tüfeği bulundu. Gelinim H. İ. ile daha önce beraber oturuyorduk yakın zamanda benim bir diğer evime taşındılar halen orada oturmaktadırlar. Y. ailesiyle aramızda önceden kız kaçırma sebebiyle önceden husumet bulunmaktadır yine oğlum A. İ.'i Y. ailesinden bazı şahıslar darp etmişti bununla ilgili halen soruşturma yürütülmektedir. Üzerime atılı suçlamayı kesinlikle ben kabul etmiyorum G. Y.'ı ben öldürmedim, kim öldürdüğünü bilmiyorum. Öldürülen G. Y.'la benim herhangi bir husumetim yoktur. Husumetli olsam dahi ailemin erkeklerine gücüm yetseydi onlara yapardım ama kesinlikle bu cinayeti ben işlemedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:139)
Kovuşturmada: "Ben bu konuda daha önce ifade verdim. O ifadelerimi aynen tekrar ediyorum. G. Y.'ı tanırım. Suçsuz günahsız bir kadındı. M. Y.'ın vurduğunu duydum. Neden vurduğunu bilmem. İlk olay olduğunda bu olayı İ. ailesinin üzerine atmaya çalıştılar. Ben Y. ailesi içerisinde G. Y.'ın vurulması konusunda herhangi bir kara aldıklarını köy yerinde duymadım. Ben huzurda bulunan sanıkların H. Y.'a "senin karın sağlam pabuç değil. Kızların Z.yı ve H.yı öldüreceğim. " diye köy halkından duymuştum. Ancak şahit olmadım. Z.nın başına gelen olaydan sonra amcalarının Z.yı dövdüğünü duymuştum" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:528)
Tanık H. Y. kollukta; 29/08/2016 tarihinde evinde yatarken 4-5 el silah sesi duyduğunu, G.’ün kızlarının yanına gelerek “yenge annemi vurmuşlar, öldürmüşler“ dediklerini, olayı kimin gerçekleştirdiğini bilmediğini, bu olayla ilgili olarak geçmişte S. İ. ile H. Y. arasında kız kaçırma mevzusundan dolayı husumet olduğunu beyan etmiştir.(Dizi:106)
Kovuşturmada: "olay tarihinde ben evdeydim. Tam evimize girdiğimiz sırada evimize ateş açıldı. Kimin ateş ettiğini görmedim. G. Y. vurulduktan sonra cenazenin başında sanık M. Y. da vardı. M. Y.'ın evi bizim evimize 700 m kadar uzaktadır. Bizim evimizin önünde otluk yer yoktur. Ağır vb. Yapılar vardır. Evimizin hemen önünde ağaç da yoktur. Uzaktan evimize bakıldığında perdeler açıksa evin içi görünür" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:529)
Tanık E. Y. kovuşturmada: "O gece ben uyumuştum. Silah seslerine uyandım. Bizim bulunduğumuz yerlerde sık sık çakallar geliyordu. Eşimde bizim ve bizim bulunduğumuz evleri koruyordu. Ben herhangi bir şey görmedim. Sadece silah seslerini duydum. Dedi.
Hazırlık beyanı olmadığından okunamadı.
Sanık M. Y. müdafiinin talebi üzerine soruldu: Ben silah seslerini duyup uyandığımda sokak lambası yanmıyordu. Bir kaç gündür rüzgarlar nedeniyle sokak lambası gelip gidiyordu" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:532)
Tanık K. Y. kovuşturmada tercüman eşliğinde alınan beyanında: "O gece ben uyumuştum. Silah seslerine uyandım. Bizim bulunduğumuz yerlerde sık sık çakallar geliyordu. Her mevsim gelirler. Bizim düşmanımızda çoktur. Oğlum M. bizi korumak amacıyla her gece dışarı çıkar. Olayla ilgili ben herhangi bir şey görmedim. Sadece silah seslerini duydum. Dedi.
Hazırlık beyanı olmadığından okunamadı.
Sanık M. Y. müdafiinin talebi üzerine soruldu: Ben silah seslerini duyup uyandığımda sokak lambası yanmıyordu. Öncesinde sokak lambası yanıp yanmıyormuydu hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:533)
Tanık F. Y. kovuşturmada: "Olay günü H. Y.'ın oğlu C. bana bak çakal sesleri geliyor. Dedi. O sırada akşam 21.30 sıralarıydı yanımda vefat eden G. Y.'da vardı. Sonra ben eve gittim elektrikler bir gidip bir geliyordu. Ben yattım. Ben yatarken elektrikler gitmişti. Silah sesleri üzerine uyandım. Saat 22.30 sıralarıydı. Dedi.
Lüzumuna binaen soruldu: Yaklaşık bir hafta önce komple köyün elektriği gitmişti. Sadece Sokak lambalarının tamamen kesildiğini hiç görmedim. Dedi.
Lüzumuna binaen yeniden soruldu: Sokak lambaları ile komple köyün elektriği kesilmişti dedi.
Israrla sorulmasına rağmen sadece sokak lambalarının söndüğü ana rastlayıp, rastlamadığı anlaşılamadı.
Tanık söz alarak: bir şey daha söylemek istiyorum. Olay tarihinde ben silah sesleri üzerine olay yerine gittiğimde H. Y. ve K. Y.'ın oğlu S.Y. ayrı ayrı bana üç kişi gördüklerini söylediler. Ben daha önce ifade vermeye gitmediğim için bunu ilk defa burada söylüyorum. Aileme dahi söylememiştim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:533)
Tanık M. İ. kovuşturmada tercüman eşliğinde alınan beyanında: "Maktul G. Y.'ı tanırım. Evlerimiz karşılıklıdır. Yakındır. Olay günü köyde herhangi bir elektrik kesintisi yaşanmadı öncesinde de bir iki aylık süreçte herhangi bir elektrik kesintisine şahit olmadım. Bizim evimizin elektriği yanıyordu. Olay tarihinde silah sesleri üzerine dışarı çıktım. Yanımda S. İ. vardı. Olay olduğunda S.'ye olayı yıkmaya çalıştılar. Ben olay yerine gittiğimde G. İ.'i olay yerinden götürmüşlerdi. M. Y.'ı olay yerinde görmedim. Söylediğim gibi ben sonradan olay yerine gittim. Olay yerine gittikten sonra G. Y.'ı M. Y.'ın vurduğunu duydum. M. Y.ı telefonla aradım. Telefonda G. Y.ı sen mi vurdun dedim. Bana "hayır. Ben vurmadım. S. İ. vurdu" diye söyledi. Olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:537)
Bilgi sahibi S.Y. kollukta; 29/08/2016 tarihinde, evinde iken 3-4 el silah sesi duyduğunu, olay yerine gittiğinde G. Y.’ın başından yaralanmış vaziyette kanlar içinde yerde yattığını beyan etmiştir.(Dizi:105)
Bilgi sahibi F. I. kollukta; G. Y.'ın 29/08/2016 günü geceleyin vurulmuş olduğunu, 30/08/2016 günü jandarmanın köye gelmesi üzerine öğrendiğini, 29/08/2016 günü akşam hep evde olduğunu, silah ve bağrışma sesi duymadığını beyan etmiştir.(Dizi:107)
Bilgi sahibi E. Y. kollukta; olay günü saat 23:00 sıralarında annesi G.'ün yıkadığı yünleri yağmurda ıslanmaması için dışarıdan almaya çıktığını, bu sırada 1 defa silah sesi geldiğini, hemen dışarı çıktıklarını, annesini yerde yatar vaziyette gördüğünü, annesini kimin vurduğunu görmediğini, annesinin öldürülmesi olayı ile ilgili olarak aile büyüklerinin ya da aile meclisi gibi büyülerin toplanıp annesi ile ilgili olarak karar alıp almadığını bilmediğini, aile meclisinin ne olduğunu daha önce hiç duymadığını beyan etmiştir.(Dizi:280)
Mağdur F. B.'un ifadesinde başvurulmamıştır.
D-MADDİ DELİLLER
Dizi 164'te bulunan Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 30/08/2016 tarihli ölü muayene tutanağı ile; cesedin sol kulak 1.3 cm üzerinde ateşli silah yaralanmasına ait olduğu düşünülen kenarlarındaki deride yırtık bulunan 0.5 cm'lik kurşun giriş deliği olduğu düşünülen lezyon olduğu, kesin ölüm nedeninin tespiti için klasik otopsi yapılması gerektiği bildirilmiştir.
Dizi 195'te bulunan Kars Cumhuriyet Başsavcılığının 31/08/2016 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı ile; sol kulak 1.3 cm üzerinde ateşli silah yaralanmasına ait olduğu düşünülen kenarlarındaki deride yırtık bulunan 0.8 cm'lik kurşun giriş deliği olduğu düşünülen lezyon bulunduğu, baş açılarak sağ frontoparietal bölgede yüzeye yakın alanda av tüfeğine ait olduğu düşünülen deforme saçma tanesi ve kemik parçaları görüldüğü, atışın sol aşağıdan sağ üst ve ön kısma doğru olduğunun tespit edildiği, saçma tanesinin girmiş olduğu bölgenin incelenmesinde herhangi bir yanık izine rastlanmadığı, atışın bitişik veya yakın atış olmadığı kanaatine varıldığı, çıkartılan saçma tanesinin muhafaza altına alındığı, kesin ölüm nedeninin ateşli silah yaralanmasına bağlı beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması olduğu bildirilmiştir.
Dizi 304'te bulunan Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığı Kimya İhtisas Dairesinin 04/10/2016 tarihli raporu ile; maktulun kanında alkol ve sistematiklerinde yer alan maddelerin bulunmadığı bildirilmiştir.
Dizi 312'de bulunan Kars Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 29/11/2016 tarihli raporu ile; şahsın kesin ölüm nedeninin ateşli silah yaralanmasına bağlı beyin doku harabiyeti ve beyin kanaması olduğu bildirilmiştir.
31/08/2016 tarihli olay yeri inceleme raporunda özetle; H. Y.'ın evinin giriş kapısının 5.1 metre mesafede 10x20 cm ebadında yeşil otlar üzerinde kuru kan lekesi tespit edildiği, kan lekesi tespit edilen noktanın maktulun vurulduğu nokta olarak değerlendirildiği ve 1 numaralı numaratör ile numaralandırıldığı, H. Y.'ın evi ve çevresinde başkaca bir iz emareye rastlanmadığı,
H. Y.’ın evinden 33.3 metre mesafede A. Y.’a ait evin güney tarafında beş ( 5 ) adet, garajın kuzey cephesinde on yedi (17) adet balkon zeminde dokuz (9) adet, olay yerinde bulunan 76 DG 363 plakalı aracın sağ arka tampon üst kısmında bir (1) adet 3 cm çaplı ateşli silahın giriş-çıkış tespit edilmiştir. İsabet izlerinin kuzey cephesinde olduğu, bu sebeple ateş eden şüphelilerin kuzey tarafında olacağı değerlendirilmiş, kuzey cephesine doğru yapılan araştırmada, A. Y.’a ait meyve bahçesi içerisinde altı (6) adet kartuş tespit edilmiştir. Kartuşların bulunduğu yer atış noktası olarak değerlendirilerek, kan lekesine olan uzaklığı otuz dokuz (39) metre olduğu ölçümü yapılmıştır.
2, 3 ve 4 nolu numaratör ile numaralandırılan toplam 10 adet deforme kurşun parçası muhafaza altına alınmış, 6, 7, 8, 9, 10 ve 11 nolu bulgu olarak numaralandırılan boş av tüfeği kartuşlarının muhafaza altına alındığı bildirilmiştir.(Dizi:65)
Dizi 90'da bulunan arama ve muhafaza altına alma tutanağı ile; sanık M. Y.'ın toprağa gömmüş olduğu siyah renkli altobelli 12/76 13-0712 ibareleri yazılı yivsiz av tüfeğinin muhafaza altına alındığı tutanağa bağlanmıştır.
Dizi 200'de bulunan 20/10/2016 tarihli kriminal uzmanlık raporunda; olayda kullanılan silahın sarıldığı şeffaf naylon parçasının üzerindeki bir (1) adet, 3 numaralı parmak izinin, şüpheli M. Y.’ın, sağ el yüzük parmak izi ile aynı olduğu bildirilmiştir.
Dizi 293'de bulunan 08/11/2016 tarihli kriminal uzmanlık raporunda: incelemeye konu olan av tüfeklerinin atışına mani herhangi bir arızları bulunmadığı, inceleme için gönderilen 6 adet av tüfeği kartuşu ile mukayese edilen av fişeği kartuşlarının mikroskopta yapılan incelemesinde, av fişeği kartuşlarının sol yan yüzeyinde “ALTOBALLİ Arms Indrusty NBD. 12/76 TS 8703 “ TR “ kubuzunun sol yan yüzeyinde “ MA6NUM Challenger“ , sağ yan yüzeyinde “ Challenger 13-07-12” rakam ve ibareleri bulunan silahtan atıldığı tespit edilmiştir.
Şüphelinin gömmüş olduğu av tüfeğine yönelik, 02/08/2016 tarihli arama ve muhafaza alma tutanağında, şeffaf renkli naylon içindeki av tüfeği markası ve üstündeki yazıların aynı olduğu tespit edilmiştir.
Dizi 317'de bulunan 18/11/2016 tarihli kriminal uzmanlık raporunda; şüpheli M. Y.’a ait sol el ve giysi kol ibareli svaplar üzerinde atış artıkları tespit edilmiştir.
Dizi 329'da bulunan 02/12/2016 tarihli kriminal uzmanlık raporu ile; mukayese amacıyla gönderilen 3 nolu parmak izinin şüpheli M. Y.'ın sağ el yüzük parmağı ile aynı olduğu bildirilmiştir.
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince,
"SANIK M. Y. YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME;
Deliller;
Yapılan yargılama, toplanan deliller, katılanların beyanları, sanıkların savunmaları, olay yerine ilişkin fotoğrafların bulunduğu CD, olay yerine ilişkin uydu fotoğrafları, 31/08/2016 tarihli olay yeri inceleme raporu, 02/09/2016 tarihli arama ve muhafaza altına alma tutanağı, sanık M. Y.'ın ikametinde yapılan aramaya ilişkin 01/09/2016 tarihli ev arama tutanağı, katılan H. Y.'ın annesi maktul G. Y.'ı sanık M. Y.'ın öldürmüş olabileceğini ilgili kolluk birimine bildirdiğine dair 31/08/2016 tarihli tutanak, 30/08/2016 tarihli ölü muayene tutanağı, 31/08/2016 tarihli ölü muayene ve otopsi tutanağı, olayda kullanılan ALTOBELLİ marka av tüfeğinin sarıldığı naylon parçası üzerindeki parmak izinin sanık M. Y.'a ait parmak izi olduğuna dair 20/10/2016 tarihli ve 02/12/2016 tarihli uzmanlık raporları, olay yerinde ele geçirilen 6 adet av tüfeği fişeği kartuşunun ALTOBELLİ marka av tüfeğinden atıldıklarına ilişkin 08/11/2016 tarihli uzmanlık raporu, sanık M. Y.'a ait sol el ve giysi kol ibareli svaplar üzerinde atış artıklarına rastlandığına dair 18/11/2016 tarihli uzmanlık raporu, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
31/08/2016 tarihli olay yeri inceleme raporu, olay yerine ilişkin fotoğraflar ve uydu fotoğrafları incelendiğinde, maktul G. Y.'a ait evin 33,3 m mesafede A. Y.'a ait ikametin bulunduğu, ikametin önünde bulunan balkon duvarı ve araç için yapılan mavi branda ile örtülü garajın kuzey cephelerinde isabet izleri tespit edildiği, balkon duvarının kuzey cephesinde 5(beş) adet, 3(üç) cm çaplı isabet izi olduğu, garajın kuzey cephesinde bulunan girşini örten branda da 17(on yedi) adet ateşli silah giriş-çıkış deliği bulunduğu, yine ikametin isabet alan yerlerinin yakınlarında toplam 10(on) adet deforme kurşun parçalarının bulunduğu, ikametin garajında bulunan A. Y.'a ait 76 DE 363 plakalı aracın sağ arka tampon üst kısmı zeminden 1.3 m yükseklikte Fiat amblemi hizasında bir adet 3 cm çaplı ateşli silah giriş-çıkış deliği olduğu,
Yine olay yerinde yapılan incelemelerde A. Y.'ın ikametinin önündeki isabet izleri duvarın kuzey cephesinde olması nedeni ile atış yapan kişi veya kişilerin kuzey yönünde atış yaptığı değerlendirilerek isabet izleri ile H. Y.'ın evinin önündeki kan lekesi dikkate alındığında, muhtemel atış istikamet ve yönü tespit edilerek tespit edilen istikamet ve yönde yapılan inceleme ve araştırmada ikametlerin kuzey doğusunda A. Y.'a ait meyve bahçesi içerisinde büyükçe kayısı ağacının dip kısmında iki metre çaplı alan içerisinde 6(altı) adet kartuş bulunduğu, kartuşların tespit edildiği noktanın atış noktası olduğunun anlaşıldığı, atış noktasının H. Y.'ın ikametinin önündeki kan lekesine olan mesafenin 39 metre, A. Y.'ın ikametinin önündeki isabet izleri olan mesafenin ise 46,78 metre olduğu,
08/11/2016 tarihli uzmanlık raporunda, incelemeye konu olan av tüfekleri ile mukayese edilen av fişeği kartuşlarının mikroskopta yapılan incelemesinde, av fişeği kartuşlarının sanığın beyanı kapsamında gömülü vaziyette ele geçirilen sol yan yüzeyinde “ALTOBALLİ Arms Indrusty NBD. 12/76 TS 8703 “ TR “ kubuzunun sol yan yüzeyinde “ MA6NUM Challenger“, sağ yan yüzeyinde “ Challenger 13-07-12” rakam ve ibareleri bulunan silahtan atıldığının tespit edildiği,
20/10/2016 tarihli uzmanlık raporunda, sanığın beyanı kapsamında gömülü vaziyette bulunan, 08/11/2016 tarihli uzmanlık raporu itibariyle olayda kullanılan av tüfeğinin sarıldığı şeffaf naylon parçasının üzerindeki bir (1) adet, 3 numaralı parmak izinin, sanık M. Y.’ın, sağ el yüzük parmak izi ile aynı olduğunun tespit edildiği,
18/11/2016 tarihli uzmanlık raporunda, sanık M. Y.’ a ait sol el ve giysi kol ibareli svaplar üzerinde atış artıkları tespit edildiği görülmüştür.
Mahkememizce kabul edilen olayın oluş şekli;
Maktul G. Y.'ın kızı katılan Z. Y.'a yönelik Cinsel İstismar suçundan A. İ. ve M. İ isimli şahıslar hakkında Mahkememizin 2016/173 E. Sayılı dosyası kapsamında mahkumiyet kararı verildiği ve A. İ. ve M. İ isimli şahısların bu dosya kapsamında hali hazırda tutuklu oldukları,
Sanık M. Y.'ın, "çocuğuna sahip çıkmadığından, Y. ailesinin namusuna leke getirildiğinden, katılan Z.'nın kadın sığınma evinde kalmaya başlamasından ve bu sebeple nihayetinde İ. ailesi ile husumetli hale geldiklerinden" bahisle maktul G. Y.'ı katılan Z. Y.'ın başına gelen Cinsel İstismar olayından sorumlu tuttuğu, bu sebeple olay tarihinde saat 22:30 sıralarında ruhsatsız av tüfeği ile 39 metre mesafeden maktulü hedef alarak maktule tek el ateş ettiği, maktulün başına isabet eden saçma tanesine bağlı olarak yere düştüğü, bunun üzerine sanığın atılı eylemi İ. ailesinin üzerine yıkabilmek ve bu suretle suçtan kurtulabilmek amacıyla maktul G. Y.'ın ikametinin yan tarafında 33,3 metre mesafede yer alan A. Y.'a ait ikamete de 5 el ateş ettiği, neticesinde A. Y.'ın ikametinin ve aracının zarar gördüğü, hemen akabinde yanında bulunan av tüfeği ile birlikte vurulan maktul G. Y.'ın yanına gittiği, bu sırada katılan H. Y.'ın maktulün başında olduğu, sanığın bilgi alma tutanağı şeklinde alınan 30/08/2016 tarihli ilk ifadesinde eylemi kimin yaptığını görmediğini beyan ettiği, ancak katılan H.'nın sanıktan şüphelendiği yönündeki 31/08/2016 tarihli ihbar telefonu üzerine sanığın 01/09/2016 tarihinde jandarma komutanlığında şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulduğu, sanığın alınan ifadesinin başlangıç kısmında eylemi inkar etmesine rağmen sonrasında olay yerinde gördüğü çakala ateş ettiğini, eylemin kazaen olduğu ifade ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği,
Sanığın bu şekilde bilerek ve isteyerek 39 metre mesafeden hedef gözetmek suretiyle maktule ateş ettiği ve maktulün ölümüne neden olduğu, sanığın üzerine atılı suçu bu suretle işlediği vicdani sonuç ve kanaatine varılarak sanığın hüküm fıkrasında belirtildiği şekilde cezalandırılmasına karar vermek gerekmiştir.
Suç vasfı açısından değerlendirme;
Maktul G. Y.'ın kızı katılan Z. Y.'a yönelik Cinsel İstismar eyleminin 28/09/2015 tarihinde gerçekleştiği, M. İ isimli şahsın bu olay nedeniyle 25/02/2016 tarihinde tutuklandığı, yargılama konusu öldürme olayının ise 29/08/2016 tarihinde gerçekleştiği, bu kapsamda sanığın bu olaydan maktulü sorumlu tutması itibariyle cinsel istismar eyleminin üzerinden yaklaşık bir yıl, M. İ isimli şahsın tutuklanmasının üzerinden ise yaklaşık 6 ay geçtikten sonra, maktulü ruhsatlı av tüfeği bulunmasına rağmen, planlayarak yakalanmamak amacıyla ruhsatsız av tüfeğiyle saat 22:30 sıralarında 39 metre mesafeden ateş ederek öldürmesi karşısında sanığın eylemini suç kararıyla eylem arasında geçen zaman dilimi içerisinde ruhi sükûnete ulaşarak ve planlayarak bir başka deyişle tasarlayarak gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan maktulün ikametinin bahçesinde olmasına rağmen sanığın 39 metre mesafeden hedef gözeterek ateş etmesi şeklinde gerçekleşen somut olayda, sanığın eylemi neticesinde maktulün yaralanmasının sanığın eyleminin mutlak sonucu olması ve ayrıca aşağıda zikredilen sanığın savunmasına itibar edilmemesi gerekçeleri ve suç vasfı açısından yapılan değerlendirme de gözetildiğinde sanığın eylemini olası kast ile değil doğrudan kast ile tasarlayarak gerçekleştirdiği kanaatine varılmıştır.
Haksız tahrik açısından değerlendirme;
Sanığın savunması, katılanların beyanları ve tanık anlatımları itibariyle maktulün sanığa yönelik herhangi bir haksız tahrik teşkil eden eylemine rastlanmamıştır.
Sanığın savunması açısından değerlendirme;
Her ne kadar sanık alınan ifadesinde olay tarihinde köye inen çakallara ateş ettiğini, olay yerinin karanlık olduğunu, bu sırada maktulü kazaen vurduğunu beyan ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de,
Maktule atış yapıldığı tespit edilen A. Y.'a ait ikametin bahçesindeki kayısı ağacının dibinde 6 adet kartuş ile maktulün vurulduğu yer arasındaki mesafenin 39 metre olması, köy yerinde saat 22:30 sıralarında ikametlere gelecek şekilde 6 kez atış yapılması itibariyle çakal hayvanına ateş edildiği savunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, sanık tarafından ilk atışın ardından maktulün yaralanmasının ve bunun üzerine maktulün kızı katılan H. Y.'ın "annem vuruldu" diye bağırmasının hemen akabinde, maktulün kazaen vurulduğu savunması kapsamında sanığın atış noktasına 46,78 metre mesafede bulunan A. Y.'a ait ikamete 5 kez ateş etmeye devam etmesinin de ayrıca hayatın olağan akışına aykırı olması, sanığın yakalanmamak amacıyla ikametinde ele geçirilen FORTUNE ibareli ruhsatlı av tüfeği yerine ruhsatsız ALTOBELLİ marka av tüfeği ile eylemini gerçekleştirmesi, atış yapılan yer ile sanığın ikametinin arasındaki mesafenin kuş bakışı 160 metre olması itibariyle sanığın savunması kapsamında ikametine 160 metre uzaklıkta çakal hayvanına ateş etmesinin de itibar edilebilir nitelikte olmaması ve ayrıca sanığın kolluk ve Cumhuriyet Savcılığı anlatımında elektriklerin kesik olduğu yönünde herhangi bir iddiası olmamasına karşın Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda elektriklerin kesik olduğunu bu sebeple maktulü görmediğini beyan etmesine rağmen, elektriğin kesik olduğu bir ortamda maktulün ikametinin balkonunda eşya hazırlamasının da hayatın olağan akşına aykırı olması karşısında sanığın savunmasının atılı suçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmakla, mahkememizce sanığın savunmasına itibar edilmemiştir.
Nihayetinde;
Tanıklar E. Y., K. Y. ve F. Y.'ın beyanlarına, sanığın yakın akrabası olmaları, olayı tek taraflı anlatır şekilde beyanlarının bulunması ve köydeki elektriklerin kesilmesi noktasında birbiriyle çelişen ifadelerde bulunmaları itibariyle mahkememizce bu tanıkların beyanlarına itibar edilmemiştir.
Tanıklar M. İ. ve S. İ.'in bizzat görgüye dayanan bilgileri bulunmadığından Y. ailesi aralarındaki husumet de gözetilerek beyanlarına itibar edilmemiştir.
31/08/2016 tarihli olay yeri inceleme raporu, olay yerine ilişkin fotoğraflar ve uydu fotoğrafları yeterli görülmekle olay yerinde keşif yapılmamıştır.
SANIKLAR A. Y., K. Y., M. Y. VE Ş. Y. YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME;
Her ne kadar sanıklar A. Y., K. Y., M. Y. ve Ş. Y. hakkında maktül G. Y.'a yönelik Nitelikli Kasten Öldürme suçunu işlediklerinden bahisle cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmış ise de, sanıkların inkardan ibaret savunmalarının aksine, köy dedikodularına dayanan iddianame anlatımı dışında atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, bizzat görgüye dayanan itibar edilebilir nitelikte herhangi bir tanık beyanının olmadığı anlaşılmakla, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanıkların 5271 sayılı CMK'nun 223/2-e maddesi uyarınca ayrı ayrı beraatlerine karar vermek gerekmiştir.
Kararın sübut ve hukukî nitelendirme dışındaki gerekçeleri ve diğer hususlar hüküm kısmında açıklanmıştır." kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F- İNCELEME SONUCUNDA DAİREMİZİN KABULÜ
1-Sanıklar A., M., K. ve Ş. Y.'ın nitelikli kasten öldürmeye azmettirme suçundan verilen beraat kararlarına yönelik yapılan incelemede;
Sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair sanıkların savunmalarının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
2-Sanık M. Y. hakkında nitelikli kasten öldürme suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
a-Sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, maktule ait ölü muayene ve otopsi tutanakları, olay yerine ilişkin fotoğrafların bulunduğu CD, olay yerine ilişkin uydu fotoğrafları, 31/08/2016 tarihli olay yeri inceleme raporu, 02/09/2016 tarihli arama ve muhafaza altına alma tutanağı, sanık M. Y.'ın ikametinde yapılan aramaya ilişkin 01/09/2016 tarihli ev arama tutanağı, katılan H. Y.'ın annesi maktul G. Y.'ı sanık M. Y.'ın öldürmüş olabileceğini ilgili kolluk birimine bildirdiğine dair 31/08/2016 tarihli tutanak, olayda kullanılan ALTOBELLİ marka av tüfeğinin sarıldığı naylon parçası üzerindeki parmak izinin sanık M. Y.'a ait parmak izi olduğuna dair 20/10/2016 tarihli ve 02/12/2016 tarihli uzmanlık raporları, olay yerinde ele geçirilen 6 adet av tüfeği fişeği kartuşunun ALTOBELLİ marka av tüfeğinden atıldıklarına ilişkin 08/11/2016 tarihli uzmanlık raporu, sanık M. Y.'a ait sol el ve giysi kol ibareli svaplar üzerinde atış artıklarına rastlandığına dair 18/11/2016 tarihli uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Maktul G. Y.'ın kızı katılan Z. Y.'a yönelik Cinsel İstismar suçundan A. İ. ve M. İ isimli şahıslar hakkında Kars 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/173 Esas sayılı dosyası kapsamında mahkumiyet kararı verildiği ve A. İ. ve M. İ isimli şahısların bu dosya kapsamında hali hazırda tutuklu oldukları,
Sanık M. Y.'ın, "çocuğuna sahip çıkmadığından, Y. ailesinin namusuna leke getirildiğinden, katılan Z.'nın kadın sığınma evinde kalmaya başlamasından ve bu sebeple nihayetinde İ. ailesi ile husumetli hale geldiklerinden" bahisle maktul G. Y.'ı katılan Z. Y.'ın başına gelen Cinsel İstismar olayından sorumlu tuttuğu, bu sebeple olay tarihinde saat 22:30 sıralarında ruhsatsız av tüfeği ile 39 metre mesafeden maktulü hedef alarak maktule tek el ateş ettiği, maktulün başına isabet eden saçma tanesine bağlı olarak yere düştüğü, bunun üzerine sanığın atılı eylemi İ. ailesinin üzerine yıkabilmek ve bu suretle suçtan kurtulabilmek amacıyla maktul G. Y.'ın ikametinin yan tarafında 33,3 metre mesafede yer alan A. Y.'a ait ikamete de 5 el ateş ettiği, neticesinde A. Y.'ın ikametinin ve aracının zarar gördüğü, hemen akabinde yanında bulunan av tüfeği ile birlikte vurulan maktul G. Y.'ın yanına gittiği, bu sırada katılan H. Y.'ın maktulün başında olduğu, sanığın bilgi alma tutanağı şeklinde alınan 30/08/2016 tarihli ilk ifadesinde eylemi kimin yaptığını görmediğini beyan ettiği, ancak katılan H.'nın sanık M. Y.'dan şüphelendiği yönündeki 31/08/2016 tarihli ihbar telefonu üzerine sanığın 01/09/2016 tarihinde jandarma komutanlığında şüpheli sıfatıyla ifadesine başvurulduğu, sanık M. Y.'ın alınan ifadesinin başlangıç kısmında eylemi inkar etmesine rağmen sonrasında olay yerinde gördüğü çakala ateş ettiğini, eylemin kazaen olduğu ifade ederek üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği,
Sanık M. Y.'ın bu şekilde bilerek ve isteyerek hedef gözetmek suretiyle maktule ateş ettiği ve maktulün ölümüne neden olduğu,
b-Sanığın av tüfeğinin etkili mesafesinden maktulun hayati bölgelerini hedef alarak ateş etmesi dikkate alındığında kastının öldürmeye yönelik olup eyleminin kasten öldürme suçuna nitelik olarak uyduğu,
c-Sanığın olaydan yaklaşık 6 ay kadar önce maktulun kızı olan Z. Y.'ın A. İ. ve M. İ isimli kişiler tarafından kaçırılarak cinsel istismara uğrayıp çıplak görüntülerinin çekilerek internet üzerinden yayınlanması olayı sonrasında amcasının eşi olan maktulü sorumlu tutarak eylemi gerçekleştirdiği, dinlenen tanıkların cinsel istismar olayı sonrasında Z.'nın ailesinin olayın zorla gerçekleştirilmesi nedeniyle Z.'yı sorumlu tutmadıklarını dile getirdikleri, bu hususun bizzat tanık Z. tarafından da ifade edildiği, yine tanıkların aile üyelerinin Z.'nın ya da annesi olan maktulun öldürülmesi yönünde bir karar aldıkları yönünde beyanlarının bulunmaması bir arada değerlendirildiğinde suçun töre saikiyle işlenmediği yönündeki mahkeme kararında bir isabetsizlik olmadığı,
d-Olay yeri inceleme görevlilerince dosyaya ibraz edilip olay yeri bulguları üzerine işlenmiş olan uydu görüntülerine göre olayın olduğu bölgenin 3-5 adet ev bulunan bir mahalle olduğu, sanığın kendi evine 274 metre mesafede olan ve aşikar husumeti bulunan maktulün bahçesine giderek onun evden çıkışını beklemesi, maktulün evden çıkmasıyla 39 metre mesafeden doğrudan kafa bölgesini hedef alarak tek atışla isabet sağlaması sonrasında da bu eylemini başkasına yüklemek üzere A. Y.'a ait eve de ateş etmesi karşısında tasarlama şartlarının oluştuğu,
e-Suçun ağustos ayında işlenmesi nedeniyle yabani hayvanların yerleşim yerlerine inmesi söz konusu olmayıp, kış ayları olsa bile sanığın öncelikle kendi bahçesinde beklemesi gerekmekte olup evinden 274 metre mesafede zaten 3-5 adet ev bulunan mahallenin diğer ucunda başkasına ait bahçede çakal bekleme yönündeki savunmaya itibar edilmesinin düşünülemeyeceği,
f-Tüm bunların sanığın öldürme kararını önceden aldığını, bu kararında sebat ederek ruhsatlı av tüfeği bulunmasına rağmen ruhsatsız av tüfeği ve birbirinden değişik çaplı saçmalar içeren fişekler temin ettiği, hava karardıktan sonra maktulun bahçesine girerek onun çıkmasını beklediği, bu ana kadar en az 274 metrenin yürünmesi, pozisyon alınması gibi sürelerin geçtiği, olay günü de herhangi bir tartışma hali yaşanmayıp tehevvür hali de söz konusu olmadığından çok uzun süreler geçmesinin gerekmediği, maktulün evden çıkması ile sanığın aynı soğukkanlılığını koruyarak tek atış ile kafa bölgesinden isabetle maktulü öldürdüğü, sanığın tek atışla maktulun kafa bölgesinden isabet sağlayacak şekilde pozisyon almasının maktule yönelik kullandığı fişekte ölüm sonucu almaya uygun şevrotin bulunmasına rağmen A. Y.'ın evine doğru ateşlediği fişeklerin daha küçük çaplı ve isabet sağlamaya yönelik saçmalar içermesinin de tasarlamanın varlığını gösterdiği,
g-Maktülden kaynaklanıp sanığa yönelen ve haksızlık teşkil edecek söz ve eylem bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu,
h-Yargılama sürecinde pişmanlık göstermeyen davranışları ve bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığı gerekçesiyle TCK'nun 62. maddesinin uygulamayan mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
ı-Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, temel cezanın belirlenmesinde, cezanın şahsileştirilmesinde yasaya ve dosyadaki bilgilere aykırılık bulunmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.
G- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Sanık ve müdafii istinaf başvurularında; suçun sabit olmadığını, olayın kazaen meydana geldiğini, öldürme kastının bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, takdiri indirim hükümlerinin uygulanması gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmişlerdir.
Katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili istinaf başvurusunda; lehe vekalet ücretine hükmolunmadığını, suçun töre saikiyle işlendiğini, beraat eden sanıkların cezalandırılması gerektiğini beyanla davanın yeniden görülmesini, mümkün olmaz ise bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
1-İncelenen hükümlere yönelik sanık ve müdafii ile katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, kısmen resen de istinaf incelemesine tabi olan hükümler hakkındaki İSTİNAF BAŞVURULARININ CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Dosya kapsamına, sanık M. Y. aleyhindeki delillerin durumuna, suçun CMK'nun 100/3-a-2 maddesinde sayılan suçlardan olmasına, sanık hakkında hükmedilen sonuç cezaya kıyasen tutuklu kaldığı süreye ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacak olmasına göre tutukluluğun ölçülü ve gerekli olduğu anlaşılmakla; sanığın HÜKMEN TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, sanık M. Y.'ın tutukluluk halinin devamı kararına karşı tebliğinden itibaren 7 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, tutuklu sanık yönünden tutukluluğun devamı kararına karşı Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle nihai olarak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere; esastan red kararı yönünden yine aynı usullerle ve tebliğden itibaren 15 gün içinde Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık olmak üzere 20/02/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)