(5271 S. K. m. 279, 280, 286, 303) (5237 S. K. m. 35, 53, 54, 61, 63, 82, 86)
I-ÖN İNCELEME
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı yapılan istinaf başvurusuna ilişkin yapılan ilk incelemede; Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, Başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, Başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, E-CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hususları tespit edilerek inceleme aşamasına geçilmesi öngörülen incelemeden anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
19.06.2017 tarihinde şüphelinin, apartmanın dördüncü katında bulunan ikametinin penceresinden kendisine ait ve 22.06.2017 tarihli uzmanlık raporu ile 6136 sayılı Yasa kapsamında yasak niteliğini haiz silahlardan olmayan 'KRAL AIR RIFLE' ateşsiz tüfekle bahçede oynayan çocukları hedef alarak iki el atış yaptığı, neticede mağdur çocuklardan 2013 doğumlu S. B.'u 19.06.2017 tarihli geçici raporuna göre sol lomber bölgeden; 2011 doğumlu İ. K.'yı da L5 sağ parosestesnal bölgeden yaraladığı; mağdurların vücudunun mezkur bölgelerinde tek mermi giriş deliği bulunduğu, Erzurum Adli Tıp Kurumunca düzenlenen 18.07.2017 tarihli kesin rapora göre mağdurların yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir ölçüde hafif nitelikte olmadığı, şüphelinin kullanmış olduğu silahın ve saçmaların öldürücü etkiye sahip olabileceği müşteki ve tanık beyanları ile şüphelinin savunması, olay yeri inceleme raporu, olay yeri resimleri ve krokisi, adli raporlar, 08.09.2017 tarihli uzmanlık raporundan ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla;
Sanığın Türk Ceza Kanunu 82/1-e.1, 35, 53 (iki kez) maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. (Dizi:203)
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık Ö. M. A. kollukta: ikametin camından kendisine ait havalı tüfekle aşağıda duvar üzerinde bulunan kola şişesine ateş ettiğini, bu arada bahçe içerisinde çocukların olduğunu, çocuklara kasıtlı ateş etmediğini, avcılık belgesi olduğunu, kasıtlı hareket etmediğini savunmuştur.(Dizi:32)
Savcılıkta 20/06/2017 tarihinde alınan ifadesinde:"19/06/2017 günü saat 18:30 ikametimin camından aşağıda duvar üzerinde bulunan kola şişesine ikametimden bana ait üzerime kayıtlı Kral marka havalı tüfek ile bir el ateş ettim, şişeyi vuramadım, daha sonra bir el daha ateş ettim. Şişeyi vurdum. Bu arada bahçe içerisinde çocuklar vardır diye kollukta alınan ifademde geçmiş ise de ben olay yerinde çocukları görmedim, olayın stresi ile o anda cami tarafından çocukları görmüş olmam nedeniyle öyle demiş olabilirim. Ben olaydan sonra iftar saatinden yaklaşık 10 dk sonra çocukları görmüştüm. Ben çocuklara kasıtlı olarak ateş etmedim, vakit iftar vaktiydi, can sıkıntısından tüfeği gördüm, ateş edesim geldi, ateş ettim. Benim avcılık belgem vardır, akşam üzerime ikametime gelen polis ekibi tarafından aşağıda oyun oynayan çocukların benim sıktığım tüfek ile yaralandıklarını öğrendim. Ben çocukları kasıtlı olarak yaralamadım, kimse ile bir husumetim bulunmamaktadır. Ben ateş ettiğim esnada çocukları görmedim, silahımı yağladım ve denemek maksadıyla ateş ettim sadece, benim ateş ettiğim yerde genelde çocuklar cami kenarın oynuyordu, ben ateş ettiğim esnada çocuk sesi yakından gelmiyordu. Ben apartmanın 4. Katında oturmaktayım, ateş ettiğim yer apartmana 8-9 metre mesafe uzaklıktadır. Ben çocukların sesini duysaydım, yaralandıklarını fark etseydim, arabam olması nedeniyle hemen onları hastaneye götürürdüm. Olay nedeniyle gerçekten çok pişmanım, ben daha önce çocuklara tüfek göstermedim, benim mahallede ki insanlar ile aram iyidir, herhangi bir çocuk beni rahatsız etmedi, herhangi bir çocuğa karşıda bir kastım bulunmamaktadır." şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:42)
Savcılıkta 23/06/2017 tarihinde alınan ifadesinde: "Ben, F. ve Y.'yi silahla tehdit etmedim. Bu şahıslarla herhangi bir diyaloğum olmadı. Eğer apartmanımda bir gürültü olsa ben gidip güzel bir şekilde gürültü yapmamaları gerektiğini söylerdim. Ben ayrıca avcılık yapmaktayım. Yine kimse görüp rahatsız olmasın diye tüfeğimi gece götürüp arabama koymaktayım. Ben 27 yaşındayım. Tüfeğim havalı tüfektir, ruhsatı yoktur ancak faturalıdır. Tüfeğin yivli veya yivsiz olup olmadığını bilmiyorum. Tüfeği T. mağazalarda bulunan A. Ticaretten satın aldım. Başka herhangi bir yerden tüfeği almak için izin almadım veya başvuruda bulunmadım. Ben iki gündür bu olaylardan dolayı çok pişmanım, yemek dahi yiyemedim.
Tamamen tövbe ettim, bir daha elime silah almayacağım. Üniversite okumaktayım. Bundan sonra derslerime odaklanacağım. Benim ateş ettiğim yerden ben kimseyi görmedim. Ailem doktor olduğu için az çok bilgim var. Yaralanan çocuğun hayati tehlikesi olmadığını öğrendim. Hastanedeki doktor ile de görüştük, bize hayati tehlikesinin bulunmadığını söylediler. Ayrıca öğrendiğim kadarıyla çocuklar taburcu olmuş. Eğer hayati tehlikeleri olsaydı hastanede müşahade altında olmaları gerekirdi. Hayatımda böyle bir şey ilk defa başıma geldi. İki gündür yemek yiyip içemiyorum. Kabuslar görmekteyim. Çok pişmanım. Kendi küçük kardeşim de var. Karşı taraftaki aileler ile uzlaşmak isterim. Zararlarını gidermeye çalışırım. Ayrıca ben kimseyi tehdit etmedim. Avcılık belgem de vardır. Benim herhangi bir psikolojik rahatsızlığım da yoktur. Eğer olsaydı tarafıma avcılık belgesi verilmezdi. Avcılık belgemi Orman Bölge Müdürlüğünden almıştım" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:72)
Sorguda 23/06/2017 tarihinde alınan savunmasında:"/Ben daha önce poliste ve Savcılıkta beyanda bulunmuştum aynısını tekrar ederim, bu olay kaza ile oluşmuştur kasıtlı olarak gerçekleştirmedim. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmayı talep ediyorum" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:75)
Kovuşturmada: "Olay günü saat 18:30 sıralarında iftar vaktinin de yaklaşması nedeniyle kendime bir meşgale aradım. Bu sırada üzerime kayıtlı av tüfeğimi yağlamaya ve temizlemeye karar verdim. Bu işlemleri bitirdikten sonra Adnan Menderes Mahallesi, 53. Sokak, Boğaziçi Sitesi, E Blok, 4. Katta bulunan ikametimden D. Marketin arkasındaki çöp konteynırınn üzerindeki bulunan boş şişeye ateş etmeye karar verdim, ilk atışta şişeyi vuramadım, akabinde ikinci kez ateş ettim, bu kez şişeyi vurdum. Ardından da tüfeğimi ikametimin içerisine aldım. Atışları yaptığım esnada çöp koyteynırının ve şişenin etrafında herhangi bir canlı görmedim, herhangi bir ses de duymadım, suç işlemek kastım yoktur, meskun mahalde böyle bir olay yaşanmasına sebebiyet verdiğim için pişmanım, mağdurlardan ve müştekilerden ayrı ayrı özür diliyorum, adaletinize sığınıyorum, dedi.
Sanığın kollukça alınan savunması okundu, kısmi çelişki nedeniyle soruldu; benim kolluktaki beyanlarım yanlış anlaşılmıştır. Ben bahçe içerisinde oynayan herhangi bir çocuk görmedim, huzurunuzdaki savunmam doğrudur" şeklinde savunma yapmıştır.(Dizi:271)
C-SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur S. B. kollukta: oyun oynarken sırtının ağrımaya başladığını, sonra hastaneye getirdiklerini beyan etmiştir.(Dizi:59)
Kovuşturmada psikolog eşliğinde kamera ile kayda alınan beyanında: "Ben evimizin arka bahçesinde arkadaşlarım ile oynuyordum, arkadaşlarım eve gidince ben de annemden beni evin içerisine almasını istedim. Annem beni evimizin penceresinden içeriye almaya çalıştığı esnada balon patlama sesi gibi bir ses duydum, sırtımda bir acı hissettim. Sırtım ağırmaya başladı. Annem sırtımı açtı, yaralandığımı gördü. Silahla ateş eden herhangi birisini görmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:273)
Mağdur İ. K. kollukta: birden sırtının acımaya başladığını, sonradan hastaneye götürdüklerini, olayı gerçekleştireni bilmediğini ifade etmiştir.(Dizi:58)
Kovuşturmada psikolog eşliğinde kamera ile kayda alınan beyanında; "Olay tarihinde evimizin bahçesinde arkadaşlarımla oynuyorduk, oyun esnasında belimde ve sırtımda bir acı hissettim, ağladım, ağlamamı annem balkondan görünce yanıma geldi, sırtıma baktığında elbisemin kanlı olduğunu gördü. Ben herhangi bir patlama sesi duymadım, yalnızca belimde bir acı hissettim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:272)
Mağdur H. K. kollukta: konuyu araştırdığında kızının ikametinin arka bahçesinde oynadığı sırada karşı binada ikamet eden Ö. M. A. isimli şahıs tarafından tüfekle ateş edilmesinden dolayı yaralandığını öğrendiğini, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.(Dizi:30)
Savcılıkta: "Şüpheli şahsın ifadesinde belirtmiş olduğu ateş ettiği şişe ile çocukların arasında yaklaşık 500 metre kadar mesafe olduğu bu suretle çocukların oynadığı yer ile çocukların oynadığı yerin arasında dediğim gibi 500 metre kadar mesafe bulunmaktadır. Ayrıca bu olaydan bir kaç saat önce bu şüpheli şahıs orada oynadan şüpheli ile aynı apartmanda oturan kaloriferci olarak çalıştığını bildiğim A. isimli şahsın çocuğuna '' gidin buradan yoksa sizi vururum'' şeklinde söylemlerde bulunmuştur. Bu şahıs bildiğim kadarıyla apartman sakinleri ile de pek anlaşabilen birisi değildir. Bu kişi tarafından çocukların üzerilerine kasıtlı olarak ateş edildiği aşikardır, olaya ilişkin olarak şüphelinin ateş ettiğini beyan ettiği ve çocukların oynadığı yere ilişkin olay yeri keşfi yapılmasını talep ediyorum. Ayrıca bu şahıs kendisinin usta avcı olduğunu beyan etmektedir. Usta avcı bir şahıs ise atmış olduğu şişeyi vurmuş olmadır, buna dahil çevre araştırması yapılarak orada ateş edildiğine dair şişe olup olmadığının tespit edilmesini talep etmekteyim. Olay nedeniyle şikayetçiyim. Çocuğumun şuanda mutfakta cam tarafına yaklaşmaya korkmaktadır ev içerisinde dahi rahatsız haldedir. Ayrıca polis tutanaklarından da anlaşılacağı üzerine olay yeri incelemede de şişeye ateş edildiğine dair herhangi bir iz, emare bulunamadığı bilmekteyim. Olay nedeniyle şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:68)
Kovuşturmada:" Ben olayın meydana geldiği sırada işyerimdeydim, olaydan eşimin beni araması üzerine haberdar oldum. Benim olaya ilişkin doğrudan bir bilgim veya görgüm bulunmamaktadır, olay nedeni ile sanıktan şikayetçi değilim, davaya da katılmak istemiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:273)
Mağdur S. B. kollukta: kızının ikametin arka tarafında oyun oynadığı sırada silahla yaralanması sonucu hastaneye götürdüğünü, ismini Ö. M. A. olarak öğrendiği şahsın ateş etmesi sonucu olayın meydana geldiğini, şikayetçi olduğunu beyan etmiştir.(Dizi:31)
Savcılıkta: "Şüpheli şahsın ifadesinde belirtmiş olduğu ateş ettiği şişe ile çocukların arasında yaklaşık 500 metre kadar mesafe olduğu bu suretle çocukların oynadığı yer ile çocukların oynadığı yerin arasında dediğim gibi 500 metre kadar mesafe bulunmaktadır. Ayrıca bu olaydan bir kaç saat önce bu şüpheli şahıs orada oynadan şüpheli ile aynı apartmanda oturan kaloriferci olarak çalıştığını bildiğim A. isimli şahsın çocuğuna ''gidin buradan yoksa sizi vururum'' şeklinde söylemlerde bulunmuştur. Bu şahıs bildiğim kadarıyla apartman sakinleri ile de pek anlaşabilen birisi değildir. Bu kişi tarafından çocukların üzerlerine kasıtlı olarak ateş edildiği aşikardır, olaya ilişkin olarak şüphelinin ateş ettiğini beyan ettiği ve çocukların oynadığı yere ilişkin olay yeri keşfi yapılmasını talep ediyorum. Ayrıca söz konusu olaya ilişkin çocuğumun vücudunda halen daha mermi bulunmaktadır, doktorların beyanına göre çocuğumun bedeninde bulunan mermi iki yıl sonra alınabileceği yönünde bir beyanı oldu ancak söz konusu duruma ilişkin olarak çocuğumun bu durum karşısında ruhsal ve bedenen büyük sıkıntılar çekeceği aşikardır. Olay nedeniyle şikayetçiyim. " şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:70)
Kovuşturmada: "Ben olay esnasında dışarıda bulunuyordum, olaydan eşimin telefonla araması üzerine haberdar oldum, olayla ilgili doğrudan bir bilgim veya görgüm bulunmamaktadır, sanıktan şikayetçi değilim, davaya da katılmak istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:273)
Tanıklar Ö. Ş., M. A., Y. E. G., F. K. A. ve C. A.'nin görgüye dayalı bilgisinin olmadığı anlaşılmıştır.(Dizi:54-57 arası)
D-MADDİ DELİLLER
Mağdur İ. hakkında düzenlenen geçici adli muayene raporunda: sağ porovertebral bölgede 1 cm'lik giriş deliği mevcut olduğu, hayati tehlikesinin bulunmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği bildirilmiştir.(Dizi:24)
Erzurum Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 25/09/2017 tarih ve 2587 Sayılı Raporunda Özetle; mağdur İ. K.'nın yumuşak doku seyirli yaralanmasının, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, BTM ile giderilebilecek şekilde hafif olmadığı, vücuduna acı verdiği, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, yüzünün sürekli değişikliğine, çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasına, iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olmadığının belirtildiği görülmüştür. (Dizi:245)
Mağdur S. hakkında düzenlenen geçici adli muayene raporunda: sol lonber bölgede yaklaşık 8 mm çaplı muhtemel ateşli silah yaralanmasına bağlı giriş deliği olduğu, hayati tehlikesinin bulunduğu bildirilmiştir.(Dizi:26)
Mağdur S. B. hakkında Erzurum Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 12/07/2017 tarihli adli raporda; "Mevcut tıbbi belgelerle birlikte değerlendirildiğinde yaralanmasının;
1.Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI,
2.Kişinin üzerindeki etkisinin basit bir tıbbı müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLMADIĞI" bildirilmiştir.(Dizi:146)
Erzurum Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 25/09/2017 tarih ve 2586 Sayılı Raporunda Özetle; mağdur S. B.'un yumuşak doku seyirli yaralanmasının, yaşamını tehlikeye sokan bir durum olmadığı, BTM ile giderilebilecek şekilde hafif olmadığı, vücuduna acı verdiği, sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine, konuşmasında sürekli zorluğa, yüzde sabit ize, yüzünün sürekli değişikliğine, çocuk yapma yeteneğinin kaybolmasına, iyileşme olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine neden olmadığının belirtildiği görülmüştür. (Dizi:242)
19/06/2017 Tarih ve 2017/309 Sayılı Olay Yeri İnceleme Raporu Formunda Özetle;19/06/2017 tarihinde haber merkezinin Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaralı bir çocuğun olduğu anonsunu geçmesi üzerine hastane acil kısmına intikal edildiği, bahse konu çocuk S. B.'un olay esnasında üzerinde olduğu beyan olunan 1 adet arka sol alt kısmında delik ve kırmızı renkli lekeler olan t-shortün muhafaza altına alındığı, bu sırada hastane polisinden İ. K. isimli bir çocuğun da aynı konu ile ilgili olarak acil serviste bulunduğu bilgisinin alındığı, İ. K. isimli çocuğun babası olan H. K. ile yapılan görüşmede, çocuğun sırt kısmından yaralandığını evinde fark ettiği, kıyafetlerini evde bıraktığını beyan etmesi üzerine bu şahsın ikametine geçildiği, olay esnasında çocuğun üzerinde bulunan 1 adet sırt kısmında kırmızı renkli leke ve delik bulunan elbisenin tutanak karşılığında teslim alındığı, olay yerinde yapılan incelemede ise herhangi bir iz ve delile rastlanılmadığı hususunun belirtildiği görülmüştür. (Dizi:20)
Dizi 53'te bulunan olay yeri inceleme raporu ile; şüpheli şahsın ateş ettiğini beyan ettiği yerin apartmanın 4.katında bulunduğu, olay yerinin krokisi çizilip fotoğraflandığı tutanağa bağlanmıştır.
19/06/2017 Tarihli Olay, Yakalama ve Muhafaza Altına Alma Tutanağında Özetle; 19/06/2017 tarihinde haber merkezinin Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaralı bir çocuğun getirildiği anonsunu geçmesi üzerine hastane acil kısmına intikal edildiği, hastanede S. B. isimli çocuğun sol bel arka kısmından bir adet saçma girişi olduğu değerlendirilen bir cismin girdiğinin doktorlarla yapılan görüşmede öğrenilmesi üzerine yaşı küçük çocuk ve annesi ile yapılan şifahi görüşmede, S. B.'un ikametlerinin bahçesinde oynadığı sırada annesine onu içeri almasını söylediği, annesinin ise zemin katta bulunan evinin penceresinden çocuğu içeri aldığı sırada çocuğun birden ağlamaya başladığını ve sırt kısmında kanama olduğunu görmesi üzerine çocuğu alarak hastaneye geldiğini ve etrafta herhangi bir ses duymadığını beyan ettiği, olayla ilgili çalışmaların devam ettiği sırada aynı hastaneye yaşı küçük olan ve sırtında saçma girişi olduğu değerlendirilen bir çocuğun daha getirildiğinin öğrenildiği, acil servise intikal edildiğinde İ. K. isimli kız çocuğunun ikametlerinin önünde oynadığı sırada ağlayarak eve geldiği ve sırt kısmında kanama olduğunun görülmesi üzerine hastaneye getirildiğinin annesi tarafından şifahi olarak beyan edildiği, bunun üzerine olay yerine intikal edilip olay yeri incelemesinin yapıldığı, bu esnada çevrede yapılan araştırmalar sonucu olay yerinin karşı tarafında bulunan ve olay yerini gören başka bir apartmanda bekar bir şahsın daha önceden ikametinin penceresinden dışarıya doğru havalı tüfek ifşa ettiği bilgisinin alındığı, bunun üzerine ikamete gidildiği, ikamet kapısını kimlik bilgilerine göre Ö. M. A. isimli şahsın açtığı, olay hakkında bilgi verildiğinde ise şifahi olarak görevlilere, kendisinin havalı tüfeğinin bulunduğu, olay saatlerinde iki kez camdan dışarıya doğru kola şişelerine ateş ettiği ve ikamet içinde bulunan havalı tüfeği saçmaları ile birlikte kolluk görevlilerine teslim ettiğinin belirtildiği görülmüştür. (Dizi:33)
Dizi 124'te bulunan Erzurum Kriminal Polis Labotaruvarının 22/06/2017 Tarih ve ERZ - BLS - 174 - 01015 Sayılı Uzmanlık Raporunda Özetle; tetkik için gönderilen tüfeğin 5.5 mm çapında diabol tipi saçmaları sıkıştırılmış hava basıncıyla atan, yivli - setli, tek namlulu, üstten kırma ateşsiz bir tüfek olduğu, herhangi bir mekanik arıza ve eksikliğinin bulunmadığı, deneme atışlarında 5.5 mm çapında diabol tipi saçmaları attığının görüldüğü, söz konusu tüfeğin sporda ve nişanda kullanılmak üzere imal edilmiş olması ve ateşli silah fişeklerini istimale elverişli olmaması nedeniyle 6136 Sayılı Kanun kapsamı dışında kaldığı, tetkik konusu tüfekten elde edilen mukayese saçmaları ile üzerinde İ. K. ibaresi bulunan, plastik kutu içerisinden çıkan, 5.5 mm çapında 1 adet diabol tipi saçmanın mikroskopta yapılan karşılaştırmalarında çeşitli karakteristik izler yönünden aralarında uygunluk bulunduğu, söz konusu üzerinde İ. K. ibaresi bulunan kutudan çıkan saçmanın, tetkikte kullanılan üstten kırma ateşsiz tüfek ile atıldığının tespit edildiğinin belirtildiği görülmüştür.
Dizi 167'de bulunan Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarının 31/07/2017 Tarih ve ERZ - KİM - 07 - 00969 Sayılı Uzmanlık Raporunda Özetle;19/06/2017 günü meydana gelen kasten adam öldürmeye teşebbüs olayı ile ilgili olarak; elbise ve t-shörtün arka kısımlarında mevcut birer adet delik etrafında atış artıklarının tespit edildiği, arış artıklarının dağılım yoğunluğuna göre atış veya atışların uzak atış mesafesinden yapılmış olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Dizi 198'de bulunan Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarının 08/09/2017 Tarih ve ERZ - BLS - 17 - 01406 Sayılı Uzmanlık Raporunda Özetle; 19/06/2017 günü meydana gelen kasten adam öldürmeye teşebbüs olayı ile ilgili olarak; 5.5 mm çapında, muhtelif sayıda diabol tipi saçmaların öldürmeye elverişli olup olmadığı hususunda yapılan değerlendirmede,
Etkili menzil (tesir mesafesi) mermi çekirdeğinin / saçma tanesinin, cilt - kas - kemik dokusunu delebilecek ve hayati organlara ulaşabilecek kritik hıza (90/120m/sn) sahip olduğu maksimum menzil olduğu, yapılan literatür araştırmasında, söz konusu 5.5 mm çapındaki diabol tipi saçmaların atıldıkları silahın teknik özelliklerine, atış anındaki hava durumuna vb kriterlere göre namlu çıkış hızlarının 180 m/sn ile 360 m/sn arasında değişiklik gösterebileceği, bu nedenle tetkike konu saçmaların, etkili menzil içerinde insan vücudunda isabet ettiği bölgenin hassasiyetine bağlı olarak yaralayıcı / öldürücü etkiye sahip olabileceği hususunun belirtildiği görülmüştür.
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "Sanık ile mağdurların Palandöken İlçesi Adnan Menderes Mahallesinde karşı karşıya binalarda ikamet ettikleri, olay tarihinde saat 18.30 sıralarında mağdurlar İ. ve S.'nin evlerinin bahçesinde iftar öncesi oyun oynadıkları esnada karşı binada ikamet eden sanığın sırf can sıkıntısı ile Adli Emanette bulunan saçma tanesi atan havalı tüfek diye tabir edilen ateşsiz silahı alarak evinin camından mağdurlara ayrı ayrı atışlarla birer el ateş ederek her iki mağduru BTM ile giderilemez şekilde yaraladığı,
Her ne kadar sanık ve müdafii eylemin taksirle yaralama olduğunu iddia ederek suç vasfı yönünden suçlamaları kabul etmemiş ise de; sanığın evinden inerek çöp konteyneri üzerine şişe diktiğine dair bir beyan ve delil bulunmaması, bir adet saçma tanesi atan suça konu tüfekten çıkan saçmanın her bir mağdurun sırt kısmına denk gelmesi, olay yeri inceleme krokisi ve tutanağı incelendiğinde mağdurların bulunduğu bahçede veya atışın yapıldığı istikamet üzerinde çöp konteyneri bulunmaması birlikte dikkate alındığında sanığın herhangi bir hedefe ateş etmek için değil mağdurlara karşı hedef alarak eylemini gerçekleştirdiği mahkememizce kabul edilerek sanığın kusur durumu taksir değil kast seviyesinde olduğu mahkememizce kabul edilmiş,
Her ne kadar sanık hakkında mağdurlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; öncelikle öldürmeye teşebbüs suçundan söz edilebilmesi için suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması gerektiği, suça konu tüfeğin ateşsiz silah vasfında hava ile saçma tanesi atan tüfek olduğu, bu tip tüfeklerin mahkememizce de bilindiği üzere kuş avlamakta kullanılması nedeni ile daha büyük canlılarda öldürme için etkili olmadığı, her ne kadar kriminal raporda bu tüfeğin öldürmeye elverişli olduğu belirtilmiş ise de hava ile çalışan ve etki mesafesi belli alan ve canlılar ile sınırlı olan suça konu tüfek mahkememizce öldürmeye elverişli kabul edilmemiş, sanığın eylem sayılı, atışın mesafesi, sanığın mağdurları öldürmesini gerektirir bir neden bulunmaması, yine sanığın eylemine devam etmesini engelleyen bir neden bulunmaması da dikkate alınarak sanığın öldürme kastının da bulunmadığı mahkememizce kabul edilerek eylem kasten yaralama suçu kapsamında kabul edilmiş,
Sanık Ö. M. A. hakkında mağdurlara karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan açılarak kasten yaralama suçuna dönüşen eylemi nedeni ile TCK'nın 61. Maddesi uyarınca sanığın kişiliği, kastının yoğunluğu, güttüğü amaç ve saiki, suçun işleniş biçimi ve işlenmesindeki özellikler, mağdurların yaralanma yerleri ve yaralanmanın niteliği, sanığın ortada herhangi bir neden yok iken salt bahçede oyunlarını oynayan çocuklara karşı atılı suçu işlemesi dikkate alınarak eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 86/1. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak cezalandırılmasına karar verilmiş,
Suça konu tüfek öldürmeye evrelişli kabul edilmeyen tüfeğin yaralamaya elverişli olduğu somut olay ile de sabit olduğundan sanığın eylemi silahtan sayılan havalı tüfekle gerçekleştirmesi nedeniyle sanığa verilen cezanın TCK'nın 86/3-e maddesi uyarınca 1/2 oranında artırım yapılmış,
Sanığın atılı suçu can sıkıntısı üzerine adeta mağdurları kuş gibi avlayarak gerçekleştirmesi, suçu işleme saiki, yargılamaya bir katkısının bulunmaması, hakkında takdiri indirim uygulanmasını gerektirir bir neden bulunmaması nedeni ile sanık hakkında takdiri indirim uygulanmamış,
Sanığın gözaltında ve tutuklukta geçirdiği sürelerin, TCK'nın 63. Maddesi uyarınca verilen cezasından mahsubuna karar verilmiş,
Adli Emanetin 2017/1829 sırasında kayıtlı suçta kullanılan tüfeğin, TCK'nın 54/1. Maddesi uyarınca müsaderesine, aynı Emanette bulunan tüfek kılıfının suçta kullanılmaması nedeniyle sahibine iadesine, aynı Emanette bulunan mağdur İ. K.'nın vücudundan çıkartılan saçma tanelerinin dosyada delil olarak saklanmasına, aynı Emanette bulunan üzerlerinde SPORT PREMİUM..." ve "PRO MAĞNUM " ibareleri bulunan metal kutular içerisinde gönderilen 5.5. mm çapında muhtelif sayıda diabol tipi saçmaların, kasten yaralama suçunda kullanılmadığı, bu saçmaların bulundurulmasının bizatihi suç teşkil etmediğinden, sahibine iadesine, Adli Emanetin 2017/2211sırasına kayıtlı giysilerin, sahiplerine iadesine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F-İNCELEME SONUCU
a-Sanık suçlamayı kabul etmemiş ve olayın taksirle meydana geldiği yönünde savunma yapmış ise de; mağdur beyanları, mağdurlara ait adli raporlar, olay yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı, olay yeri inceleme raporu, kriminal uzmanlık raporları ile tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; sanık ile mağdurların komşu oldukları, sanığın olay günü adli emanete kayıtlı saçma tanesi atan havalı tüfek olarak tabir edilen ateşsiz silahla evinin penceresinden aşağıda oyun oynamakta olan yaşı küçük mağdurlara birer el ateş ederek her iki mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, sanık savunmasında aşağıda bulunan duvar üstündeki kola şişesine ateş ettiği sırada mağdurlara saçma isabet ettiği yönünde savunmada bulunmuş ise de; her iki mağdurun sırt bölgelerinden yaralanması, olay yeri incelemesinde sanığın savunmasını destekler herhangi bir delilin elde edilememesi dikkate alındığında, sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu,
b-Sanığın havalı tüfek tabir edilen ateşsiz silahla ateş etmesi, atışın mesafesi, mağdurları öldürmesini gerektiren bir durum bulunmaması, eylemine kendiliğinden son vermesi dikkate alındığında kastının yaralamaya yönelik olduğu ve her iki mağdura karşı eyleminin basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde kasten yaralama suçuna nitelik olarak uyduğu,
c-Mağdurlardan kaynaklanıp sanığa yönelen ve haksızlık teşkil edecek söz ve eylem bulunmadığından haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu,
d-Sanığın eylemi gerçekleştiriş biçimi, kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetildiğinde, temel cezanın üst sınıra yakın bir şekilde belirlenmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
e-Sanığın sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alındığında, hakkında takdiri indirim uygulamayan mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı,
f-Davaya katılmayan mağdurlar lehine vekalet ücretine hükmolunmuş ise de; söz konusu hukuka aykırılığın Dairemizce düzeltilebileceği,
g-Mahkemenin kararında düzeltme nedeni dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, temel cezanın belirlenmesinde, cezanın şahsileştirilmesinde yasaya ve dosyadaki bilgilere aykırılık bulunmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.
G- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Sanık müdafii istinaf dilekçesinde; eksik araştırma ile karar verildiğini, suç vasfının hatalı tayin edildiğini, karşı taraf lehine 2 kez vekalet ücretine hükmedilmesinin yasal olmadığını beyanla hükmün kaldırılarak suç vasfının taksirle yaralama olarak tespitine ve lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.
Mağdurlar vekili süre tutum dilekçesi ile hükmü istinaf etmiştir.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
a-Mağdurların şikayetçi olmayıp katılan sıfatına sahip olmamaları nedeniyle mağdurlar vekilinin istinaf isteminin CMK'nun 279/1-b maddesi gereğince REDDİNE,
b-İncelenen hükümlere yönelik sanık müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla birlikte CMK'nun 303/1-h maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak hükmün 4-G bendinde yer alan mağdurlar lehine vekalet ücretine hükmolunmasına ilişkin bendin hükümden çıkarılması suretiyle DÜZELTİLEN hüküm hakkındaki İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
c-Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
d-Kararın istinaf edene ilk derece mahkemesince bildirilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, istinaf başvurusunun reddi kararı yönünden kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle nihai olarak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince incelenmek üzere İTİRAZ yolu açık olmak üzere; diğer karar yönünden ise CMK'nun 286/2. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 18/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)