(5271 S. K. m. 279, 280, 303) (6136 S. K. m. 13)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin/tebliğine gerek bulunmadığı, hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Dairemizin yetkili olduğu hususu ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
"Şüphelilerden A. E. K.'ın ve ailesinin 2014 yılı muhtarlık seçimlerinde desteklediği tarafın karşısında yer alan ve yeni dönemde muhtar seçilen C. G. ile K. ailesi arasında bu seçim dolayısıyla husumet geliştiği, muhtar C. G.'in köy sorunlarını konuşmak üzere 05/05/2014 tarihinde akşam 22:00 sularında köylüyü cem evine topladığı, toplantıda yapılan konuşmalar esnasında tarafların tartışmaya başladıkları, şiddetlenen tartışmada S.'in cem evindeki kalabalık grup içerisindeki şüpheliler M. G., A. H. Ö., C. G., H. A., Ç. Ç., F. E., O. G., H. A., Y. K., C. G., İ. Ç., İ. Ç., T. E., A. A., A. G. (yaşı küçük olması sebebiyle dosyası tefrik edilen) ve A. A. Y. tarafından darp edildiği ve BTM ile giderilebilir şekilde yaralandığı, Z. ve S.'in kaçmaya çalıştıkları esnada kalabalığın kendilerini kovalamaya başladıkları, kovalama esnasında H. A. ve İ. Ç.'in ele geçirilemeyen sopa ve değneklerle Z.'e vurarak BTM ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden oldukları,
Müşteki-şüpheli A. E.'in kardeşleri S. ve Z.'in dövüldüğünü görmesiyle kavgaya müdahil olduğu, "neden böyle yapıyorsunuz" diyerek bağırması üzerine kalabalık içerisindeki C. G.'in ele geçirilmeyen taşı atarak A. E.'i BTM ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, abisi S. K.'ın cem evinden kurtularak bahçede bulunan A. E.'in arkasına geçtiği, S.'in "sık, sık" şeklinde telkinde bulunması ve kalabalığın üzerine geldiğini görmesi üzerine yanında taşıdığı Browning marka 9 mm silahla kalabalığa doğru hedef gözetmeksizin krokide de belirtildiği yaklaşık 500 cm mesafeden ateş ettiği, (4-5-6 nolu kovanlar, 7 nolu mermi gömleği, 8 nolu 9 mm mermi çekirdeği) kalabalığın şüpheliyi kovalamaya başlamasıyla korkan şüphelinin arkasına doğru rastgele ateş ettiği, kendisini kovalayanlardan olan ve bu esnada isabet alan O. G.'in basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı, müşteki-şüpheli A. E.'in cemevinin arkasına geçerek buradan da 170-270 cm aralığında değişen mesafelerden birkaç el ateş ettiği, (11-12-13 nolu kovanlar)
Müşteki-şüpheli A. E.'in köyün kuzeyine doğru ayrı yöne, kardeşleri S. ve Z.'in ise farklı yönlere kaçmaya başladıkları, Browning marka silahın tutukluk yapması nedeniyle kardeşi Z.'in evine giderek burada kardeşine ait ekte gönderilen ARTHEMIS marka 13 G 0206 seri numaralı av tüfeğini duvardan alarak tekrar dışarı çıktığı ve tekrar kaçmaya başladığı, kendisine doğru ateş edildiği düşüncesiyle kalabalığa doğru rastgele birkaç el daha ateş ettiği, bu esnada maktül M. G.'e 870 cm mesafeden ateş ettiği, klavikula kemiğinden isabet alan maktülün 'sağ akciğer yaralanması sonucu ortaya çıkan ağır organ hasarı ve kan kaybı sonucu solunum ve dolaşım durması' nedeniyle vefat ettiği,
Müşteki-şüpheli A. E.'in bir süre kaçtıktan sonra maktül M. G.'i vurduğu mevkiiye tekrar gelerek kalabalığa ateş ettiği zannıyla av tüfeğini tekrar ateşleyerek Z. G.'i basit tıbbi müdahele ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, aynı ateşte T. E.'ın da ayağından isabet alarak basit tıbbi müdahele ile giderilemeyecek ölçüde hayat fonksiyonlarına etkisi (5) ağır olacak şekilde şekilde kemik kırığına maruz kaldığı,
Müşteki-şüpheli A. E.'in kaçarken yine rastgele bir şekilde ateş ederek 370 cm mesafeden kendisini kovalayanlarla bir ilgisi bulunmayan maktül G. Ç.'i göğüs kafesi sağ klavikula lateralinden vurarak 'sağ akciğer yaralanması sonucu ortaya çıkan ağır organ hasarı ve kan kaybı sonucu solunum ve dolaşım durması' nedeniyle vefat etmesine neden olduğu, kriminal raporda yapılan atışın yakın atış olduğunun belirtildiği,
Dere istikametinden kaçan Müşteki-şüpheli A. E.'in suçta kullandığı Browning marka silahı ve Arthemis marka av tüfeğini dere yatağına atarak saklandığı, Varto İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerini arayarak yerini bildirdiği ve teslim olduğu, suçta kullandığı silahların arazi arama-tarama faaliyetlerinde ele geçirilerek el konulduğu,
Her ne kadar Jandarma Kriminal Laboratuvarı'nın raporunda suça konu Browning marka silahın eksik parçasının takılabilmesi halinde memnuiyet vasfını kazanacağı belirtilmiş ise de, olayda kullanılarak elverişli sonuç meydana getirmesi, şüphelinin silahının tutukluk yaptığına dair beyanı da gözönüne alındığında silahın ilk halinde 6136 sayılı kanuna aykırı olduğu, 6136 sayılı kanunun 13/1 maddesinde de belirtildiği üzere silahın bizatihi bulundurulmasının bile suç olduğu,
Olay yerlerinde maktül M. G.'in cesedinden 870 cm ve maktül G. Ç.'in cesedinden 380 cm mesafeden elde edilen av tüfeği kartuşlarının ve cemevi çevresinden elde 9.mm çapındaki kovanların, çekirdeklerin ve gömlek parçasının el konulan Browning ve Arthemis marka silahlardan atıldığının kriminal raporla belgelendiği" iddiasıyla sanıkların atılı suçlardan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. (Dizi:1908)
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık A. E. K. karakolda; Olay günü saat 21:15 sıralarında amcasının oğlu olan Ü. E.'ı evine misafirliğe giderken, Cemevinin önünde gürültü duyduğunu, 15-20 kişilik bir grup gördüğünü, bunun üzerine cemevine gittiğini, üzerinde 9 mm çapında ruhsatsız Browning marka tabanca olduğunu, abisi S. ve Z.'i topluluğun dışarı çıkarıp linç etmek istediklerini görünce "siz neden böyle yapıyorsuzun, ne istiyorsunuz" dediğini, kalabalığın kendisinin üzerien yürüdüğünü, sanık C.'un kendisine taş attığını, taşın eline değdiğini, onlardan uzaklaşmaya çalışırken 20'den fazla kişinin kendisine saldırdığını, bunun üzerine tabancayla havaya 2 el ateş ettiğini, buna rağmen kalabalığın kendisine saldırdığını, abilerinide darp ettiklerini, kaçmaya başladığını, dereye doğru kaçarken oradanda insanların üzerine geldiklerini gördüğünü, ayrıca dere istikametinden PKK mensubu şalvarlı milis kıyafetli 3 kişinin geldiğini gördüğünü, üzerlerinde hücum yelekleri ve kaleşnikofları olduğunu, bunun üzerine yolunu değiştirip ana yola çıkan yola doğru koşmaya başladığını, arkasından gelen 20-25 kişilik grubun küfür edip kendisini öldüreceklerini söylediklerini, kendisine taş attıklarını, korkarak arkasına doğru 2-3 el ateş ettiğini, kimseyi hedef almadığını, canını kurtarmaya çalıştığını, daha sonra düşünce silahında yere düştüğünü, arkadakilerin ateş etmesi üzerine silahını alıp tekrar ateş ettiğini, birini vurup vurmadığını bilmediğini, eve giderek abisi Z.'e ait av tüfeğini yedek fişeklerle birlikte aldığını, kapıyı kitlediğini, yakından sesler gelmeye başlayınca öldürülmekten korkup dışarı çıktığını, dereye doğru kaçmak istediğini, dere yönünden gelen bir grubun karşısına çıktığını, onları görünce Karlıova istikametine kaçmaya başladığını o sırada kimseye ateş etmediğini, V. G.'in evinin yanında kendisine doğru ateş ettiğini, her taraftan insanların geldiğini, ortada kaldığını düşünerek kalabalığa doğru 1-2 el ateş ettiğini, amacının kaçıp kurtulmak olduğunu, daha sonra İ. G.'in evinin orada sokak lambasının ardında durup 1-2 el daha ateş ettiğini, kendisinede karşıdan ateş edildiğini, dere istikametine kaçtığını, düşünce tüfeğinin kırıldığını, cebinde bulunan çakıyı çıkarıp bir çukura sığındığını, silahları orada bulunan dere yatağına attığını, elleri çok kanadığı için gömleğini çıkarıp kanlarını sildiğini, silahlarla birlikte gömleğide attığını, gizlendiği yerde 1-2 saat kaldığını, kendisini arayan jandarmaya yerini tarif ettiğini, meşru müdafaada bulunduğunu ifade etmiştir. (Dizi:1325)
Sanık A. E. K. savcılıkta; "Ben olayla ilgili olarak Varto İlçe Jandarma Komutanlığında avukat huzurunda ifade vermiştim. Bu ifadem doğrudur, ifademi aynen tekrar ederim. Olay tarihi olan 05/05/2014 günü saatini hatırlayamadığım gece vakti evimden dışarıya çıkarak amcam oğlu olan Ü. E.'a ait Onpınar Köyündeki eve misafirliğe gidiyordum. Bu ev köyümüzde bulunan cem evine yakın mesafedeydi. Tam amcaoğlumun evine giderken cem evinin önünde gürültü duydum. Yaklaşık cem evi bahçesinin önünde yaklaşık 20 kişilik, bahçenin dışarısında da sayısını hatırlayamadığım bir kalabalık vardı. Ben de ne olduğuna bakmak için yalnız başıma cem evi istikametine yönelerek oraya gittim. Üzerimde babamdan kalma 9 mm çapında ruhsatsız Belçika Browning marka tabancam vardı. Cem evine yaklaştığımda ağabeylerim S. K. ve Z. K.'ı cem evi içerisinde ve kapısında bekleyen topluluğun yerden aldıkları taşlarla yaraladıkları, kafalarını yumruklarla vurduklarını görünce kalabalık gruba "siz ağabeylerimden ne istiyorsunuz" dedim. Bunun üzerine topluluk benim üzerime doğru yürüdü. Hatta içlerinden birisi havanın karanlık olması nedeniyle göremediğim ancak C. G. olarak hatırladığım erkek şahıs bana taş attı. Taş atması sonucu sağ baş parmağımdan yaralandım. Ayrıca topluluk ben uzaklaşmaya çalışırken bana saldırdılar. Ayrıca üzerime doğru taş atıyorlardı. Ayrıca aynı köyde ikamet ettiğim Y. Ç. bana hitaben "sen niye kaçıyorsun lan, bekle seni keseceğim, kanını içeceğim senin", yine orada bulunan M. G. bana hitaben "senin popona kazık oturtturacam, senin kelleni keseceğim" dedi. Ancak ben bu sırada yalnızdım. Ben de bunun üzerine belimde bulunan Browning marka silahımı çıkarttım. Şarjör taktım ve havaya doğru kalabalık grubun üzerime gelmemesi için iki el ateş ettim. Ancak benim ateş etmem üzerine kalabalık daha da hırçınlaştı. Ben kalabalığı dağıtmak için havaya ateş ettiğimde kalabalık ile aramdaki mesafe tahminen 10-15 metre kadardı. Bu arada ağabeylerim de darp ediliyorlardı. Tek başıma olduğum için toplulukla başa çıkamayacağımı anladım ve kaçarak koşmaya başladım. Ben cem evinin kuzey batısında bulunan dereye doğru kaçmak istedim. Bu esnada orada da insanlar çıkarak üzerime geliyordu. Daha dikkatli baktığımda dere istikametinden gelen üç kişilik grubun Pkk örgüt mensubu olduğunu anladım. Havanın karanlık olması nedeniyle eşgal bilgilerini hatırlayamıyorum. Üçü şalvarlı ve üzerlerinde milis kıyafeti vardı. Hücum yelekleri ve ellerinde Kaleşnikof tüfekleri vardı. Aralarında kürtçe konuştuklarını duydum, ancak ben kürtçe bilmediğim için ne konuştuklarını bilemiyorum. Bunun üzerine beni görmemelerini sağlayarak yolumu tekrar değiştirerek köyümüzden ana yola çıkan yola doğru koşmaya başladım. Ancak kalabalık grup benim peşimi bırakmadı. Y. Ç., C. G. ve M. G. isimli şahıslar ile arkalarında yaklaşık 20-25 kişilik grup bana doğru küfür ederek, "seni keseceğiz, senin boynunu koparacağız" diyerek tehdit ettiler, ayrıca H. A.'in sesine benzettiğim bir şahıs da beni tehdit etti. Ayrıca bu grup bana arkamdan taş atmaya devam etti. Ben de yaralanmamdan korkarak koşarken arkama doğru iki üç el ateş ettim. Ancak kimseye nişan alarak ateş etmedim. Ben canımı kurtarmaya çalışıyordum. Dereye doğru yaklaşırken çok hızlı olduğum için düştüm. Düşünce silahım yere düştü. Daha sonra arkamdakiler de bana ateş etmeye başlayınca düştüğüm yerden tekrar silahımı alarak ateş ettim. Ancak kimseyi vurup vurmadığımı hatırlamıyorum. Şahıslarla aramızdaki mesafe 20-25 metre kadardı. Bana kimin ateş ettiğini bilmiyorum, görmedim. Daha sonra koşarak annem ile birlikte oturduğum Onpınar Köyündeki evime kaçtım. Evimin içerisine girmeden tekrar korkutmak amaçlı bir el havaya ateş etmek istedim. Ancak silahım tutukluk yaptı. Ben de bunun üzerine evime girerek içeride bulunan ağabeyim Z. K.'a ait av tüfeğini alarak kapıyı kilitledim. Ancak benim arkamdan gelen kalabalık grubun seslerini duymaya başlayınca evimde de parmaklık olmaması sebebiyle tekrar dışarıya çıktım. Ben tabancamla ateş ettiğim süre zarfında kimi vurup kimi vurmadığımı bilmiyorum. Ben evden tüfeği aldıktan sonra bana yaklaştıklarını gördüm ve dereye doğru kaçmak istedim. Bu sırada bir grupta dereden karşıma çıktı. Bu grubu da görünce kendi evimin yakınında köy içine Karlıova istikametine doğru kaçmaya başladım bu sırada kaçarken kimseye ateş etmedim. Ben köy içinde bulunan V. G.'in evine doğru yol alırken bu ev yanından bana doğru ateş edildi. Ben de etrafıma baktım, her taraftan insanlar geliyorlardı. Ortada kaldığımı düşünerek kalabalığa doğru ateş ettim. Ancak korkunun etkisiyle kaç el ateş ettiğimi hatırlayamıyorum. Olayın etkisiyle bu esnada birisini vurup vurmadığımı bilmiyorum ancak olay esnasında hayatını kaybeden M. G.'i köylüm olması nedeniyle tanırım. Ancak olay esnasında kendisini görmedim. Benim amacım dereye kaçarak karanlıkta kaybolmak suretiyle canımı kurtarmaktı. Ben daha sonra İ. G.'in evinin oradaki sokak lambasının ardında durdum ancak hedef gözetmeksizin olayların etkisiyle elimde bulunan av tüfeği ile bir kaç el daha ateş ettim. Daha sonra İ. G.'in evinin oradaki sokak lambasının orada durdum ve bir iki el daha ateş ettim, bana da karşıdan ateş ediliyordu. Ben ateş ettiğimde kimseyi vurup vurmadığımı bilmiyorum. Ben G. Ç.'i köylüm olması nedeniyle tanırım. Ancak olay esnasında kendisini görmedim, vurulurken de sesini duymadım. Daha sonra kendime çıkış yolu bularak dere istikametine karanlıkta kaçtım, bu sırada tekrar düştüm ve tüfeğim kırıldı. Daha sonra cebimde bulunan çakıyı çıkartarak çukura sığındım ve silahları da orada bulunan dere yatağına attım. Ben av tüfeğini evden aldığımda yanımda bulunan yedek fişeklerle birlikte almıştım. Tam olarak tabanca ve av tüfeği ile ateş ettiğimi bilmiyorum, tabanca ve tüfeği dere yatağına atarken ellerim çok kanadığı için sırtımda bulunan gömleği çıkartarak ellerimin kanını sildim ve tabanca ile tüfek ile birlikte gömleği de attım. Ben gizlendiğim yerde yaklaşık 1-2 saat kadar kaldım. Daha sonra Çankırı ilinde yaşayan kızkardeşim beni arayarak "seni öldürürler, yerinden kıpırdama, Jandarma gelip seni alacak" dedi. "Pkk terör örgütü mensupları, köyde gezip seni arıyormuş" dedi. Daha sonra Jandarma telefonumdan arayarak beni aradı, ben de yerimi Jandarma kuvvetlerine tarif ederek beni aldılar Ben canımı kurtarmak için koşarken ateş ettim. Kimseye nişan alarak ateş etmedim, hedef gözetmedim. Olay esnasında ortam kalabalık olduğu için, ben de Pkk terör örgütünün beni öldüreceğini bildiğim için ve kalabalık grubun bana saldırmaya çalışması nedeniyle hedef gözetmeksizin silah ve av tüfeğiyle çevreye ateş ettim. Ben bu şahısların benim tarafından yaralandıklarını hatırlamıyorum, ben olay esnasında çok hızlı hareket ettiğim için yaralandıklarını görmedim. Bu olaydan önce beni köylülerim olan C. G., V. G., O. G., M. G., İ. G., Y. Ç., İ. G., A. G. isimli şahıslar evimin önüne gelmek suretiyle beni tehdit ettiler. Bana vurdular ve taş fırlattılar. Bu olaylara şahit olanlar H. K., H. S., S. Ü., Ü. E., S. K. olaya müdahale ederek beni kurtardılar. Bu saydığım şahıslar ve H. K. isimli şahıs birlikte giderek beni daha önceden 8-10 defa partiye ve Pkk'ya şikayet etmişlerdir. 05/05/2014 günü akşam saatlerinde Onpınar Köyü içerisinde gördüğüm, Pkk terör örgütü elemanları beni öldürmeye ve cezalandırmaya gelmişlerdir. Ben bunu şuradan biliyorum, şöyle ki, Pkk terör örgütü Onpınar Köyünde yaklaşık tahminimce 12-13 kişiden oluşan köy komitesi kurmuştur. Köy komitesi içerisinde bulunan İ. G., V. G. beni partiye şikayet ettiklerini, dağdaki Pkk'nın sana keseceklerini bana söylediler. Ayrıca bildiğim kadarıyla köy komitesi içerisinde M. G., V. G., H. A., İ. G., F. G., A. H. Ö., M. R. B., C. S., ağabeyim olan S. K. bulunmaktadır. S. K.'ın da zorla yaptırıldığını biliyorum. Hatta benim dedem M. Ş. F. 1950'li yıllarda Doğu İlleri adlı kitap bastırarak yayınlamıştır. Bu kitap içeriğinde Doğu illerinde yaşayan halkların Türk kökenli olduğunu, kendi düşüncelerini aktarmıştır. Bu sebeple pkk terör örgütü bizim ailemizi hedef haline getirmiştir. Bunu sevmeyen insanlar da bize karşı koz olarak kullanıyorlar. Hatta babamı Pkk terör örgütü Onpınar köyü içerisinde 1990'lı yıllarda işkence yapmışlardır. Babam 2003 yılında hayatını kaybetmiştir. Hatta babamdan 1.500 Mark parada almışlardır. Geçmişte yaşanan tüm bu olaylar sebebiyle 05/05/2014 tarihinde Onpınar Köyünde meydana gelen olayda da kalabalığın etkisi, bize karşı tutumları nedeniyle yukarıda ayrıntılı olarak anlattığım şekilde eylemlerimi gerçekleştirdim. Yaşanan olaylardan dolayı da çok pişmanım, keşke ölseydim bunlar olmasaydı, diyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1355)
Sanık A. E. K. sorguda; "Daha önce Varto Cumhuriyet Başsavcılığında vermiş olduğum ifade bana aittir ve aynen tekrar ederim. Olay tarihi olan 05/05/2014 günü saatini hatırlayamadığım gece vakti evimden dışarıya çıkarak amcam oğlu olan Ü. E.'a ait Onpınar Köyündeki eve misafirliğe gidiyordum. Bu ev köyümüzde bulunan cem evine yakın mesafedeydi. Tam amcaoğlumun evine giderken cem evinin önünde gürültü duydum. Yaklaşık cem evi bahçesinin önünde yaklaşık 20 kişilik, bahçenin dışarısında da sayısını hatırlayamadığım bir kalabalık vardı. Ben de ne olduğuna bakmak için yalnız başıma cem evi istikametine yönelerek oraya gittim. Üzerimde babamdan kalma 9 mm çapında ruhsatsız Belçika Browning marka tabancam vardı. Cem evine yaklaştığımda ağabeylerim S. K. ve Z. K.'ı cem evi içerisinde ve kapısında bekleyen topluluğun yerden aldıkları taşlarla yaraladıkları, kafalarını yumruklarla vurduklarını görünce kalabalık gruba "siz ağabeylerimden ne istiyorsunuz" dedim. Bunun üzerine topluluk benim üzerime doğru yürüdü. Hatta içlerinden birisi havanın karanlık olması nedeniyle göremediğim ancak C. G. olarak hatırladığım erkek şahıs bana taş attı. Taş atması sonucu sağ baş parmağımdan yaralandım. Ayrıca topluluk ben uzaklaşmaya çalışırken bana saldırdılar. Ayrıca üzerime doğru taş atıyorlardı. Ayrıca aynı köyde ikamet ettiğim Y. Ç. bana hitaben " sen niye kaçıyorsun lan, bekle seni keseceğim, kanını içeceğim senin", yine orada bulunan M. G. bana hitaben "senin popona kazık oturtturacam, senin kelleni keseceğim" dedi. Ancak ben bu sırada yalnızdım. Ben de bunun üzerine belimde bulunan Browning marka silahımı çıkarttım. Şarjör taktım ve havaya doğru kalabalık grubun üzerime gelmemesi için iki el ateş ettim. Ancak benim ateş etmem üzerine kalabalık daha da hırçınlaştı. Ben kalabalığı dağıtmak için havaya ateş ettiğimde kalabalık ile aramdaki mesafe tahminen 10-15 metre kadardı. Bu arada ağabeylerim de darp ediliyorlardı. Tek başıma olduğum için toplulukla başa çıkamayacağımı anladım ve koşmaya başladım. Ben cem evinin kuzey batısında bulunan dereye doğru kaçmak istedim. Bu esnada orada da insanlar çıkarak üzerime geliyordu. Daha dikkatli baktığımda dere istikametinden gelen üç kişilik grubun Pkk örgüt mensubu olduğunu anladım. Havanın karanlık olması nedeniyle eşgal bilgilerini hatırlayamıyorum. Üçü şalvarlı ve üzerlerinde milis kıyafeti vardı. Hücum yelekleri ve ellerinde Kaleşnikof tüfekleri vardı. Aralarında kürtçe konuştuklarını duydum, ancak ben kürtçe bilmediğim için ne konuştuklarını bilemiyorum. Bunun üzerine beni görmemelerini sağlayarak yolumu tekrar değiştirerek köyümüzden ana yola çıkan yola doğru koşmaya başladım. Ancak kalabalık grup benim peşimi bırakmadı. Y. Ç., C. G. ve M. G. isimli şahıslar ile arkalarında yaklaşık 20-25 kişilik grup bana doğru küfür ederek, "seni keseceğiz, senin boynunu koparacağız" diyerek tehdit ettiler, ayrıca H. A.'in sesine benzettiğim bir şahıs da beni tehdit etti. Ayrıca bu grup bana arkamdan taş atmaya devam etti. Ben de yaralanmamdan korkarak koşarken arkama doğru iki üç el ateş ettim. Ancak kimseye nişan alarak ateş etmedim. Ben canımı kurtarmaya çalışıyordum. Dereye doğru yaklaşırken çok hızlı olduğum için düştüm. Düşünce silahım yere düştü. Daha sonra arkamdakiler de bana ateş etmeye başlayınca düştüğüm yerden tekrar silahımı alarak ateş ettim. Ancak kimseyi vurup vurmadığımı hatırlamıyorum. Şahıslarla aramızdaki mesafe 20-25 metre kadardı. Bana kimin ateş ettiğini bilmiyorum, görmedim. Daha sonra koşarak annem ile birlikte oturduğum Onpınar Köyündeki evime kaçtım. Evimin içerisine girmeden tekrar korkutmak amaçlı bir el havaya ateş etmek istedim. Ancak silahım tutukluk yaptı. Ben de bunun üzerine evime girerek içeride bulunan ağabeyim Z. K.'a ait av tüfeğini alarak kapıyı kilitledim. Ancak benim arkamdan gelen kalabalık grubun seslerini duymaya başlayınca evimde de parmaklık olmaması sebebiyle tekrar dışarıya çıktım. Ben tabancamla ateş ettiğim süre zarfında kimi vurup kimi vurmadığımı bilmiyorum. Ben evden tüfeği aldıktan sonra bana yaklaştıklarını gördüm ve dereye doğru kaçmak istedim. Bu sırada bir grupta dereden karşıma çıktı. Bu grubu da görünce kendi evimin yakınında köy içine Karlıova istikametine doğru kaçmaya başladım bu sırada kaçarken kimseye ateş etmedim. Ben köy içinde bulunan V. G.'in evine doğru yol alırken bu ev yanından bana doğru ateş edildi. Ben de etrafıma baktım, her taraftan insanlar geliyorlardı. Ortada kaldığımı düşünerek kalabalığa doğru ateş ettim. Ancak korkunun etkisiyle kaç el ateş ettiğimi hatırlayamıyorum. Olayın etkisiyle bu esnada birisini vurup vurmadığımı bilmiyorum ancak olay esnasında hayatını kaybeden M. G.'i köylüm olması nedeniyle tanırım. Ancak olay esnasında kendisini görmedim. Benim amacım dereye kaçarak karanlıkta kaybolmak suretiyle canımı kurtarmaktı. Ben daha sonra İ. G.'in evinin oradaki sokak lambasının ardında durdum ancak hedef gözetmeksizin olayların etkisiyle elimde bulunan av tüfeği ile bir kaç el daha ateş ettim. Daha sonra İ. G.'in evinin oradaki sokak lambasının orada durdum ve bir iki el daha ateş ettim, bana da karşıdan ateş ediliyordu. Ben ateş ettiğimde kimseyi vurup vurmadığımı bilmiyorum. Ben G. Ç.'i köylüm olması nedeniyle tanırım. Ancak olay esnasında kendisini görmedim, vurulurken de sesini duymadım. Daha sonra kendime çıkış yolu bularak dere istakametine karanlıkta kaçtım, bu sırada tekrar düştüm ve tüfeğim kırıldı. Daha sonra cebimde bulunan çakıyı çıkartarak çukura sığındım ve silahları da orada bulunan dere yatağına attım. Ben av tüfeğini evden aldığımda yanımda bulunan yedek fişeklerle birlikte almıştım. Tam olarak tabanca ve av tüfeği ile ateş ettiğimi bilmiyorum, tabanca ve tüfeği dere yatağına atarken ellerim çok kanadığı için sırtımda bulunan gömleği çıkartarak ellerimin kanını sildim ve tabanca ile tüfek ile birlikte gömleği de attım. Ben gizlendiğim yerde yaklaşık 1-2 saat kadar kaldım. Daha sonra Çankırı ilinde yaşayan kızkardeşim beni arayarak "seni öldürürler, yerinden kıpırdama, Jandarma gelip seni alacak" dedi. "Pkk terör örgütü mensupları, köyde gezip seni arıyormuş" dedi. Daha sonra Jandarma telefonumdan arayarak beni aradı, ben de yerimi Jandarma kuvvetlerine tarif ederek beni aldılar Ben canımı kurtarmak için koşarken ateş ettim. Kimseye nişan alarak ateş etmedim, hedef gözetmedim. Ölen M. G. ve G. Ç. ile hiç bir husumetim bulunmamaktadır. Olay kesinlikle nefsi müdafaadır. Bu olay da kesinlikle benim kastım yoktur. pişmanım tutuksuz yargılanmak istiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1646)
SANIK A. E. K. KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Köyümüzde komisyon kurulmuştu, köyümüzde sorunlar vardı daha önceden, kesinlikle şu bir gerçek köyün en iyi insanlarıyız, kimseye hiçbir zaman hiçbir zararımız olmamıştır, biraz önce söyledikleri tamamen yalan hepsi, kesinlikle çok iyi insanlarız, hep yardım ettik, yardımcı olduk, bunları hak etmiyoruz. Komisyon kuruldu, komisyon kurulduğu içinde köylü olan bu komisyon destek aldı PKK'dan, destek aldığı içinde bizi sevmiyorlar, hani bizi bilmiyorum belki bize zarar vermek istediler, o yüzden de komisyonu bize karşı kullandılar.
Yt.Başkan: Komisyon ne için kurulmuştu?
Sanık: Komisyon köyde bilmiyorum yani görevleri nelerdir ama yetkileri çok, yetkileri bir hakim bir savcı kadar var, direk dağdakilerle muhatap, yani istediklerini harcatabilirler, durum bundan ibaretti, kozlarda bunların elindeyken kullanmaya çalıştılar, özellikle köyde hayvanlar var, hani köyün sorunları var, kimse bu köyün sorunlarına karışamaz, ne PKK ne kimsenin yetkisi yok, hiç kimsenin şeyi olamaz, bunlar sürekli şey yapıyor çoban alınacak yani çoban alınırken köy hepsi daha önce de biz muhtarlık yaptık, bir insan dahi bile gelmezse olmaz çünkü haksızlık olur, çoban alınacaksa bir ineği varsa o da gelir çoban alınır, bunlar öyle değil, F. olsun, C. olsun, İsmail olsun, şu olsun, bu olsun biz komisyonuz bize yetki verildi, biz ne dersek o olur, karşı çıktık, itiraz ettik yani muhatap bile olmadık, tek yaptığımız şey hayvanları ayırmak yani 20 milyar vermişsin, 30 milyar vermişsin çobana ben almam, rekabet olur bir başka insanda diyor ben çobanlığa gideceğim getiririz tartışırız, konuşuruz.
Yt.Başkan: Tamam olay akşamına gel?
Sanık: Şimdi tehdit ediyorlar, PKK gelip sizi terbiye etsin şu olsun, bu olsun, olay günü de ben evdeydim, kesinlikle hiçbir şeyden haberim yoktu, yukarı doğru Ü. gile amcamın oğlu olur, oraya doğru gidiyordum baktım Cem evinden sesler geliyor, linç ediliyor, darp ediliyor, baktım abimdir.
Yt.Başkan: Nereden baktın camdan mı baktın?
Sanık: Evet, karşıdan baktım karanlık karşıdan baktım şey yaptım hani sürekli zaten şey yapıyorlar toplantı.
Yt.Başkan: Abin yalnız mıydı orada?
Sanık: Evet abim yalnızdı, bende hani bunlar oldukları için bende orada kendimi savundum, abimi çekiyorlardı, dövüyorlardı, darp ediyorlardı, beni gördüklerinde beni de öldürmek, dövmek, darp etmek istediler.
Yt.Başkan: Sen içeri girdin mi hiç?
Sanık: Yok girmedim.
Yt.Başkan: Dışarıdaydın, sen niye içeri girmedin dışarıda bekledin?
Sanık: Zaten ben Ü. E. gile giderken Cem evinin hemen aşağısında baktım Cem evinden kalabalık sesler geliyor, yani linç ediliyor, darp ediliyor birileri, ben oraya doğru giderken bunlarda abimi darp etmişler, linç etmişler yani vuruyorlar, abim de dışarı kaçarken bende o esnada tam Cem evinin önüne girdim baktım onlar hepsi çok fazlaydılar linç.
Yt.Başkan: Sen hep yanında silahla mı gezersin?
Sanık: Hayır.
Yt.Başkan: O gün niye silah vardı yanında?
Sanık: Gelip tehdit ediyorlardı, kimseyle hiçbir zaman sorunum olmadı, özellikle kimseyle ama komitenin yetkileri vardı, şu vardı, bu vardı, iletişimleri de vardı Pkk'yla,
Yt.Başkan: O gün yanında neden silah vardı?
Sanık: Ben o yüzden tehdit ediyorlardı Pkk terbiye etmesin, şudur budur.
Yt.Başkan: Korkudan mı taşıyordun yanında?
Sanık: Artık korkudan dışarı çıkamıyorduk hayvanlarda vardı, hayvanlarda çalınıyor, şudur, budur, neyse ben Cem evinin önüne girdiğimde karanlıkta yüzleri maskeli mi bilmiyorum hani insanlar vardı orada karanlıkta da Pkk'ydı yanılmıyorsam, ben kaçmaya çalıştım peşimden geldiler, bende çıktım kendimi savundum, ateş ettim.
Yt.Başkan: İlk Cem evinin arkasından 1 el Cem evine doğru ateş ettiğin söyleniyor öyle bir şey oldu mu?
Sanık: Orada Cem evi yok, ismi Cem evi ama Cem evi yok binadır, kaçtım ben kimseye zarar vermemek için.
Yt.Başkan: Kaçmadan önce kaç kere ateş ettin nereye ateş ettin?
Sanık: Tam olarak hatırlamıyorum ama havaya doğru doğru ateş ettim,
Yt.Başkan: Havaya mı ateş ettin?
Sanık: Evet
Yt.Başkan: Cem evinin camlarında kurşun izleri
Sanık: o anın heyecanı şeyi ile linç edilmek istendim, kendimi savundum havaya ateş ettim, kesinlikle kasıt yok, bilmiyorum
Yt.Başkan: Son kaçtın mı oradan?
Sanık: Evet kaçtım, peşimden geldiler
Yt.Başkan: Kaç kişi geliyordu,
Sanık: Baya vardı
Yt.Başkan: Dönüp onlara doğru ateş ettin mi sonra?
Sanık: Kesinlikle onlar beni öldürmek istediler, ısrarla geliyorlar, ben korktuğum için değil, kesinlikle ben birilerine zarar vermek isteseydim o an cem evinin önünde yapardım, kaçtım ben, kaçtım peşimden geldiler, beni kilometrelerce kovaladılar o anda da ben çok şans tanıdım hepsine, isteseydim dönerdim dururdum, iyi niyetimden kaçtım, olan bitinden üzgünüm ama kendimi savundum,
Yt.Başkan: Sonra ne oldu? eve mi gittin?
Sanık: Evet, kaçarak, aslında güzergahım diğer köylere doğruydu, hani kaçtığımda da karşıdan Pkk nın eldiğini gördüm,
Yt.Başkan: Pkk dediğin kaç kişi?
Sanık: Tam olarak göremedim yani Pkk olduğunu gördüm,2 kişi miydi 3 kişi miydi ben yolumu değiştirdim,
Yt.Başkan: Karanlıkta pkk olduğunu nasıl anladın? Köyden değiller miydi?
Sanık: Değişik tiplerdi, köyden değillerdi
Yt.Başkan:Onları daha önce görmüşmüydün?
Sanık: Dereye doğru kaçıyordum, zaten tehdit ediyorlardı bizi, akrabaları var sürekli iletişimde, enişteleri
Yt.Başkan: Bu olay üzerine niye gelmişler köye Pkk lılar?
Sanık:Bizi şikayet etmişler, gitmişler bizim iletişimimiz yok, Pkk ile terör ile veya şiddet uygulayan hiç bir iletişimimiz yok, bunlar gitmiş şikayet etmişler, yalan söylemişler, kullanmışlar, onlar da gelmiş,
Yt.Başkan: Sen cem evinin oraya gittiğinde görmüş müydün böyle yabancı şahısları?
Sanık: Farkındaydı, biliyordum, önlemimi almıştım, yani öldüreceklerdi, kesinlikle yani şikayet etmişlerdi, hani burada kimse gelip bana bir şey sormadı, hani yargısız infaz bunu yapacaklardı, biliyordum, kendimi savunmak amacı ile
Yt.Başkan: Nereden biliyordun, nereden haberin oldu böyle bişeydin?
Sanık: Gelip benim evime, evime gelip tecavüz ediyorlar, yani gelip olaydan bir kaç gün önce gelip beni darp etmek, vurmak istediler, evin önünde evime de saldırdılar, daha sonra gidip hem devlete, hakime, savcıya hem de Hadep'e yani partiye şikayet etmişler, sonradan duyduk çok üzüldük, ne yapmak istiyorsun, istesem seni şikayet etsem ceza alırsın, sen, ben duruyorum hani kesinlikle kasıt çok üzgünüm,
Yt.Başkan: Tamam sen onları gördün, sonra korktun yolunu eve doğrumu çevirdin?
Sanık: Ben kaçtım, ben dedim şeye doğru özellikle diğer köylere doğru kaçmak istedim, güzergahımı değiştirdiler, şu taraftan geldiler, şu tarafa çevirdiler ben de kendimi dereye bıraktım, derede o şekilde oradan da kurtulmayı başardım, yanılmıyorsam orada birileri vuruldu mu bilmiyorum, eve doğru kaçtım, evde de evden sonra geldiler, meşru müdafa yani
Yt.Başkan: Evden tüfeği aldın çıktın öylemi ? evde niye durmadın?
Sanık: Can güvenliğim yoktu
Yt.Başkan: Sonra tüfeği aldın çıktın sonra ne oldu?
Sanık: Can güvenliğim yoktu hakime hanım şimdi gerçek hani dedim ki beni kovaladılar öldürmek istediler, pkk ya da şikayet ettiler, ben de kaçtım diğer köylere kaçmaya, peşimden geldiler ben eve gittim, eve gittikten sonra peşimden geldiler ısrarla, ben de eve kaçtım eve gittim, eve gittikten sonra baktım peşimden geliyorlar, ben o an kendimi savunmak amacı ile evde dursam köyün nerede ise yarısı hepsi beni öldürmek istiyor, darp etmek linç etmek istiyor, ben de kendimi savunmak amacı ile çıktım dışarı, kesinlikle evdeydim, evde can güvenliğim olmadığı için çıktım dışarı, çünkü evde korkuluk yok camda hiç bir şey yok
Yt.Başkan: Tüfeğini alıp tekrar cem evine neden gittin? ne yaptın peki? tüfeği alınca nereye gittin?
Sanık: Çıktım dışarı geldiler, tek çare bu yoldan gitmek, o tarafa doğru kaçtım kaçarken
Yt.Başkan: Kaçabileceğin başka bir yol yok muydu? O yüzden cem evine doğru mu gittin?
Sanık: Daha önce verdiğim ifade var,
Yt.Başkan: Gittin mi cem evine?
Sanık: Evet
Yt.Başkan: Sonra
Sanık: Sonra karanlıktı, ateş ediliyordu, karşıdan geliyorlardı, ben sadece kaçmak istedim
güzergahlarda
Yt.Başkan: M. G. nasıl vuruldu? sen mi vurdun?
Sanık: Ateş ettim, bana ateş edildi,
Yt.Başkan: Ne kadar mesafeden ateş ettin hatırlıyormusun?
Sanık: Tam olarak bilmiyorum ama
Yt.Başkan: Yani onun M. olduğunu bilerek mi ateş ettin?
Sanık: Hayır, karşıdan bana ateş ediliyordu,
Yt.Başkan: Rast gele mi ateş ediyordun?
Sanık: Ateş ediliyordu, bana hani dedim ortam oydu atmosfer oydu, hani ben çıkıp kesinlikle kastım kimseye şeyim yok, çıkıp kendi canımı hayatımı nasıl kurtardım
Yt.Başkan:Peki sonra M. G.'e ateş ettin, daha sonra M. G.'in başına tekrar niye döndün?
Sanık: Kesinlikle daha önce verdiğim ifade var, cem evinden kaçtıktan sonra, peşimden geldiler defalarca kez, defalarca kez
Yt.Başkan: Tamam A. E. başa dönme sakin ol, başa dönme, şimdi kaldığımız yerden devam edelim, ben sorayım sen cevapla, tamam mı senin önceki beyanın var ayrıntılı bir kaç tane elimizde, şimdi M. G.' in başında iki kişi beklerken iddialara göre dönmüşsün, bu iki kişiye de ateş etmişsin, işte birisi Z. birisi T., tekrar dönüp bu kişilere ateş ettin mi ? bilerek mi ateş ettin? ne kadar mesafeden ateş ettin hatırlıyormusun?
Sanık: Meşru müdafaa kendimi savunmak amacıyla kaçarken dedim ki, ben birilerini öldürmek değil, birileri beni öldürmek istiyor, şikayet edilmişim, orduya muhatap edilmişim,
Yt.Başkan: Hatırlamıyormusun bu kişilere nasıl ateş ettiğini?
Sanık: Ben ateş ettim, karanlıktı özellikle biran vardı karanlıktı karanlıkta bir şey çıktı birden o anda karşıdan ateş edildi, ben de tam kendimi dereye bırakıyordum, yine kaçıyordum, ateş ettim ne oldu bilmiyorum,
Yt.Başkan: Kime ateş ettiğini bilmiyorsun? öyle rast gele ateş mi attin geriye doğru yada ileriye doğru?
Sanık: Yani öldürmek istiyorlar, gerçek bu ben de kendimi korumak amacıyla, bilerek, kasıt yok,
Yt.Başkan: G. Ç. onu hatırlıyormusun? hiç gördün mü? o gece hiç rastladın mı G.'a
Sanık: Hakime hanım kimilerin vurulmuş, vurulmamış tam olarak hani balistikler olur, otopsi olur,
Yt.Başkan: Peki Bahar'ı hiç gördün mü o gece hatırlıyormusun?
Sanık: Yok o gece hiç görmedim, hani dedim ki ateş ettim kim vurulmuş, kim vurulmamış, bana da ateş edildi,
Yt.Başkan: En son nasıl çıktın köyden
Sanık: Ben mi dediğim gibi kaçtıktan sonra cem evinin önünden kaçtıktan sonra
Yt.Başkan: Cem evinin önünde tekrar cem evinin önündekilere ateş ettin mi ? ikinci gidişinde tüfekle
Sanık: Yok
Yt.Başkan: Cem evinin oradan kaçtın mı öyle?
Sanık: Evet
Yt.Başkan: Cem evinin oradan kaçtıktan sonra mı M. G. ile karşılaştın
Sanık: Hakime hanım karşıdan ateş ediliyor, karşıdan gelenler, hani seni öldürmek istiyor, örgüte şikayet etmiş, bir orduya şikayet etmişler, hani dedim ki ben o an kim var onunla hareket ediyorsun, köylü olarak kim var, kim yok, ne kadar gelmiş, kim hani dedim ki ben o an sadece kaçıyorum, hani dedim ki korktuğum için değil, inan ki gerçeğini söyleyeyim dedim ki sadece kimseye zarar vermek istemedim, hani bu beni ısrarla kovaladılar, öldürmek istediler, kendimi savundum,
Yt.Başkan: Peki C. G. bana taş attı demişsin
Sanık: O gün insan hayatıdır, on kişi de yirmi kişi de ölebilirdi, ama sorumlusu ben değilim, kendimi savundum,
Yt.Başkan: A. E. demişsin ki C. G. bana taş attı, beni elimden yaraladı, o ne zaman oldu?
Cem evinin orada mı oldu ilk seferdi, oldu mu veya böyle bişey?
Sanık: karşısında evet
Yt.Başkan: İlk ateş ettikten sonra mı oldu?
Sanık: Yok, taşlar atıldı bana, beni gördükler an beni vurmak, darp etmek, linç etmek istediler
Yt.Başkan: Cem evinin orada mı oldu ilk bunlar?
Sanık: Evet
Yt.Başkan:O.'ı yaraladığın zamanı biliyormusun? O.' ın yaralanmasını gördün mü? önceki beyanların gibi mi?
Sanık: Evet, tahliyemi beraatimi istiyorum, tam olarak dedim ki dosya nedir, şeydir gelen dosyada şöyle yazılar
Yt.Başkan: Köyden çıkış yolu bulamadın mı, köyde silahla dolaşmışsın böyle? köyden çıkış yolu bulamadın mı?
Sanık: Ben mi? çıkış yolu en son buldum kaçtım,
Yt.Başkan: Daha önce niye bulamadın?
Sanık: Nasıl?
Yt.Başkan: Daha önce bulamadın da köyün içinde dolaştın?
Sanık: Şimdi şöyle söyleyeyim, ben olup bitenlerden çok rahatsızdım, ben cezaevinde darp edildim, kulağıma vuruldu, şuan kulağım iyi duymuyor, dişim kırıldı, ne olursa olsun sebep ne olursa olsun kattirilyonlar olsun ben kabul etmiyorum, şikayetçiyim, herkesten her şekilde huzurum muzurum kalmadı, dişimi kırmışlar, kulağıma vuruyorlar darp ediyorlar hakaret ediyorlar, tahliyemi beraatimi istiyorum
Yt.Başkan: A. E. sen daha önce çok ayrıntılı beyanlada bulunmuşsun bunlardan değiştirmek istediğin bişey var mı?
Sanık: Defalarca kez ben Segbis'e çıktım, ne istedim tahliyemi, beraatimi olmadı, şimdi tahliye diyorum beraat diyorum edilmiyor gülüyorlar eğleniyorlar benim istediğim bu hani dedim ki özgürlüğümü istiyorum, sorumlusu da ben değilim, benim silahımdan çıkmış olabilir, ben ateş etmişim, vurmuş olabilirim, vurmuşum, hani dedim ki sorumlusu ben değilim, hani çıkıp hakimin, savcının bana ne demesi lazım, hayatını nasıl kurtardın bunu hiç böyle soruşturma olmaması lazım önceden tut sonuna kadar kimseyi suçlamak istemiyorum ama bakıyorum gidiyorum, geliyorum gardiyani hakimi, savcısı hani ben çok yoruldum tahliyemiyim değilmiyim, ne ile suçlanıyorum tam olarak nedir
Yt.Başkan: Tamam değerlendireceğiz.
Üye Hakim: Şimdi sana sorularım olacak, kısa cevaplar istiyorum, tamam mı ? şimdi cem evinden çıkarken abim S. arkana geçip sana sık sık dedi mi silahla, bu bir
Sanık: Darp ediyorlar, vuruyorlar ben o an kesinlikle asla, yalan
Üye Hakim: Olay sırasında yine diğer abin Z. darp ediliyormuydu gördün mü onu?
Sanık: Evet
Üye Hakim : Kim vuruyordu?
Sanık: Biraz önce buradaydım hepsi buraya geldi, şuanı, bu anı yaşamak istemem hepsi köylümdür, kin yok, nefret yok, ama sorumluları bunlar neden dersen o gün hepsi toplanmış, köyün hepsi bilmem biri çıkıp diyor ki ben buyum kararları ben veririm, hepsi dedim ki hepsi suçtu
Üye Hakim: Şimdi ben niyetim temiz diyorsun, ben öldürmek kastı ile kimseye ateş etmedim diyorsun oraya kadar tamam, bir sıkıntı yok, şurada sen silahındaki kurşunları tüketiyorsun tabancadaki kurşunları, ve gidiyorsun evden tekrar silahı alıp olayların yaşandığı yere geliyorsun, niyeti kaçmak olan bir adam bunu yapar mı? Sen diyorsun ki benim niyetim kaçmaktı silahtaki bütün mermileri boşaltıyorsun sonra gidip başka bir silah alıyorsun, kuşanıp geliyorsun, oradaki ben sen temiz niyetini anlamak babında soruyorum
Sanık: Ben dedim ki linç var, köyde güvenlik güçleri yok, zaten tavırları da şeyler de belli aslında, dedim ki köydeyiz linç var, işin içinde örgüt te var, vuracaklar, öldürecekler, defalarca kez de beni şikayet etmişler, yalan hepsi ne demişler hep yalan geldiler sürekli mahkeme istiyor beni ne şikayet etmişler elinde bıçak var, elinde silah var, dedim ki şahit yok bizi öldürdükleri an ne şahit var ne şey kim öldürdü Pkk öldürdü, ben o yüzden dedim ki kaçtım, biliyorum, farkındaydım hani dedim ki iş ciddiydi, yaşamamız mucize Allah'a şükür yaşıyoruz, hayat devam ediyor,
Üye Hakim: Şimdi niyetin kaçmak tamam A. E. benim ne sorduğumu anladın mı? bak ben sana diyorum senin niyetin kaçmak sen bu silahtaki bütün tabancadaki jarjörü boşaltıyorsun, bir adamı yaralıyorsun evine doğru kaçıyorsun seni kovalıyorlar adamlar kaçıyorsun sonra evden bir tabanca alıyorsun mermileri kuşanıyorsun sonra olayların olduğu yere tekrar geliyorsun 1, M. G. ile karşılaşıyorsun M. G. ile bir tartışma aranızda peki oldu mu? M. G. vurulmadan önce tartıştınız mı? yoksa görür görmez ateşledin mi? sen M. G. i görür görmez vurdun mu? aranızda bir tartışma yaşandıktan sonra mı? vurdun?
Sanık: Tartışma yok kasıt yok M. G. ile bir şeyim yok, ama
Üye Hakim: Yakın mesafe atışlara bakıldığında yakın mesafeden vurmuşsun, şimdi Z. G. ile T. Gören e onları da yaralamışsın ama onlar uzak mesafeden atıldığı için belli zaten atışlardan belli zaten, sen M. G. ile G. Ç.'i yakın mesafeden vurmuşsun senin bunları görmemen imkansız gibi bir şey onlara savunman ne olacak
Sanık: Şunu söyleyeyim dedimki işbirliği var, dedimki köylü
Üye Hakim: Peki iş birliği var burda devlet var, devletin askeri var polisi var o askerlere o polislere gidip şikayette bulundun mu? buna ilişkin talep dilekçen var mı?
Sanık: Bu konuda zaten Jandarmanın Polisin herkesin bilgisi var,
Üye Hakim: Sen şahsen seni tehdit ettiklerine dair başvurdun mu? bir yerlere
Sanık: Memlekette neler olup bittiğini çok iyi biliyorum, buna izin veren Jandarmada var dedim ki tavırları belli kışlada hani dedim ki şimdi benim kendimi meşru müdafaa hakkım varken savunma hakkım var,
Sanık müdafii: A. E. Hakim beyin de sorduğu gibi iki tane yakın atış var sen kaçarken mi? yoksa hedef gözeterek mi? gördün mü? bunları bir husumetin var mıydı? bunlara dönüp mü? vurdun dönerek mi? vurdun hedef mi seçip vurdun kaçarken mi? vurdun hep tekrarlayınca biz anlayamıyoruz
Sanık: Kasıt yok bana yakın mesafeden ateş edildi, ben kim olduğunu bilmiyorum, ateş edildi gruplar halinde
Sanık müdafii: M. G. ferden tayin edilip ateş edilmedi
Sanık: Nasıl
Sanık müdafii: Yani M. G. olduğunu bilerek değil herhangi birisi siz kaçarken savunma amaçlı ateş ettin diyorsunuz yakın da olsa değil
Sanık: Daha önce de mahkemede dedim dedim ki beni öldürmek istiyorlar yani köyde örgüt kim karanlık avukat bey karanlık ben ateş ettim kime değmiş kim vurulmuş onu otopsi balistik raporları belirler benim tam olarak hani kim kasıt yok kimseyi dedim ki kendim savunmak amacıyla kaçtım güzergahlarda ateş edildi ben de dönürek ya da havaya atarak hani ateş ettim kaçtım bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1939)
Sanık A. E. K. bozma sonrası yargılama aşamasında; sorulara cevap vermemiştir. (Dizi:2597, 2599)
C-İDDİA VE SAVUNMA DIŞINDAKİ SÖZLÜ DELİLLER
Katılan O. G. karakolda; sanık A. E.'i yakalamak için peşinden koşarken sol kasığından vurulduğunu ve yere düştüğünü ifade etmiştir. (Dizi:1316)
Katılan O. G. savcılıkta; " Ben konuyla ilgili daha önce ifade vermiştim, bu ifadem doğrudur ve bana aittir. Ben Onpınar Köyünde ikamet ederim. Olay tarihinden bir gün öncesi 04/05/2014 tarihinde köyümüzde ikamet eden G. U. isimli şahsan köy mezrasındaki evine kimliği meçhul şahıslar tarafından yakılmak suretiyle zarar verilmişti. Bu olay ile ilgili olarak halen Varto İlçe Jandarma Komutanlığında ayrı bir tahkikat yürütülmekteydi. 05/05/2014 tarihinde akşam saatlerinde ben cem evinin oralarda bahçe içerisinde bulunuyordum. Akabinde babam ve aynı zamanda Onpınar Köyü muhtarı olan C. G., İ. Ş., F. E., Ç. Ç., S. K. ve kardeşim M. G.' isimli şahısların cem evinde toplantı yaptıklarını gördüm. Ben o sırada C. K. ve şu anda hatırlayamadığım bir kaç köylü ile birlikte cem evinin bahçesinde bulunuyor ve burada sigara içiyordum. Bir müddet sonra cem evinden seslerin bizim duyabileceğimiz kadar geldiğini duyunca hemen cem evinin içerisine girdik. Ayrıca sesler çok yükselince köy içerisinde de şu anda isimlerini hatırlamayadım insanlar da cem evine doğru yöneldiler. Ben içeri girdiğim sırada dışardan duyduğum kadarıyla 2-3 el ateş sesi geldiğini duydum. Akabinde cem evi içerisindeki insanların kapıya doğru yöneldiklerini gördüm, o sırada A. E. K. isimli köylüm olan şahsı cem evinin giriş kapısında elinde bir tabanca olduğu halde gördüm. A. E. K. elindeki tabanca ile cem evinin içerisine rastgele ateş etmeye başladı. Ateş ettiği sırada bir kaç dakikalık panikten sonra A. E.'in ağabeyi olan S. K.'ın A. E.'i alkışlayarak ona hitaben "vur vur, hepsini vur" dediğini işittim. Bunun sonucunda orada bulunan kişiler S.'e kızdıkları için ona doğru yürümeye başladılar, ancak ben kimin S.'e vurup vurmadığını bilmiyorum. A. E.'in cem evinden koşarak Çaylar yoluna doğru kaçmaya başladığını görünce hemen onu durdurmak amacıyla peşinden koştum. Havanın karanlık olmasından dolayı yanımda kimin A. E.'i kovaladığını görmedim. O sırada onu durdurmak amacıyla ben de ona taş attım, ancak attığım taşların ona değip değmedini bilmiyorum, ayrıca hakaret ve tehdit eylemini de gerçekleştirmedim. A. E. koşarken aniden duruyor ve karşısındaki kişilere tabancası ile ateş ediyordu. Bir müddet sonra koşarken bacağımda bir uyuşukluk hissederek yere düştüm, elimi bacağıma götürdüğümde kanadığını gördüm. Daha sonra düştüğüm yerde kaldım, olayın sonrasında ne olduğunu bilmiyorum, oradaki köylüler beni kendi imkanlarıyla Varto Devlet Hastanesine getirdiler. Ben olay sırasında diğer yaralan şahıslar annem Z. G., T. E.'ı ve olay nedeniyle hayatlarını kaybeden M. G. ve G. Ç.'in nasıl vurulduğunu bilmiyorum. Ben yaralanmama neden olan A. E. K. ve A. E.'i böyle bir olaya azmettirdiğini düşündüğüm S. K., C. S.'den şikayetçiyim, ben olaylar olduğu sırada Z. K.'ı orada hiç görmedim. Bu nedenle Z. K. isimli şahıstan bir şikayetim bulunmamaktadır. Benim A. E. K. ile aramda darp ve tehdit eylemi olmamıştır. Ben ifademde de belirttiğim gibi olayın heyecanı ile kendisine sadece olay sırasında taş fırlattım. Ben olay sırasında S. K.'ı sadece insanların üzerine yürüdüklerinde gördüm. Onun dışında kesinlikle S. K.'a yönelik darp eylemim olmamıştır. Ben orada bulunduğumda da kesinlikle sopa vb. bir alet bulunmuyordu. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:619)
KATILAN O. G. KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Başkan: O. G. sen ne diyeceksin ?
Müşteki sanık: Yani olay günü daha doğrusu gecesi ben Cemevinde de değildim, yani ben Cemevinin bahçesinde sigara içiyordum, babamda muhtar olur kendisi yeni seçilmişti, olayın yani olay gecesinin bi birinci gecesinde bizim köyde evle, ahırlar yanmıştı, yani hani Gündüzlüyolun insanlar toplanmışlardı, bende yanımda işte 3-4 tanre çocuk vardı, biz birlikte sigara içiyorduk, Cemevinden sesler geldi, yani hangi böyle sesler yükseldi, tartışıyorlardı falan, bizim ben daha doğrusu babamda orda olduğu için ne olduğunu anlamak için gitmek istedim, gittiğim zaman daha Cemevinin kapısını açar açmaz silah sesi geldi işte si ateş etti, sonra insanlar koş
Başkan: Kim ateş etti?
Müşteki sanık: Yani A. E. K.' dı çünkü Cemevinin kapısına geldi, insanlar içeriye girecekti, insanlar izin vermedi buna, Cemevinin kapısına geldi, bende Cemevinin kapısındaydım, sıktı bize biz kendimizi orda kolonların arkasına attık, orda kurşun izleri falan var, arka taraftan sıkıp ön tarafa ön ta ön kapıya gelip içeri girmeye çalıştı, içeri girseydi ordaki insanların hepsini öldürecekti, orda 15-20 kişi vardı, tabi kendi ailesi hariç, ondan sonra yani hani biz engellemeye çalıştık, engellemeye çalışırken biri Cemevinin ön bahçesinin dışında vurdu, yani aramızda şu an tam iyi hatırlamıyorum ama 5-6 metrde bile yoktu, yani bilerek isteyerek vurdu beni,
Başkan: Neyle vurdu, tabancamıydı, tüfek miydi, neydi elindeki?
Müşteki sanık: Elinde tabanca vardı
Başkan: Tabanca?
Müşteki sanık: Evet,
Başkan: Evet
Müşteki sanık: Diyeceklerim bunlar,
Başkan: Yani tamamda mesela içerde işte S.'le olan tartışmalar, S.'in yaralanması ?
Müşteki sanık: Diyorum ya savcı bey ben şeyde değildim, içerde değildim ki ben
Başkan: Görmedin ?
Müşteki sanık: Yani Cemevinin bahçesinde tabureler vardı, biz o taburelerde oturuyorduk yani kendimize, yani arkadaşlarımızla
Başkan: (anlaşılmadı) S. içerde miydi?
Müşteki sanık: S. şey yaparken yani hani tam herkes dışardan Cemevinin içindeki insanlar dışarı çıkmaya çalışırken S. önce çıktı, yani S. yani yanında da bir kaç kişi daha vardı, (anlaşılmadı) kendini canısıparayla hemen atıp kaçmaya çalıştılar, kurtulmaya çalıştılar, ellerini şöyle yaptı, sık sık sık sık dedi, kaçtı ondan sonra zaten bende zaten ben vurulmuştum yerdeydim, yani ilk başta da anlamadım açıkçası, düştüm ama neden olduğunu da anlamamıştım,
Başkan: Dur müdahale etme
Müşteki sanık: Ben vurulduğum anda, ben diyorum ya, tamam olay yeri inceleme var,
Başkan: Devam et
Müşteki sanık: Diyeceklerim bunlar,
Başkan: Şimdi ne demişsin sen daha önceki soruşturma aşamasında demişsinki A. E.'in abi olan S. K., A. E.'i alkışlayarak ona hitaben vur vur hepsini vur dediğini işittim, A. E. elindeki tabancayla Cemevinin içerisine rastgele ateş etmeye başladı, ateş ettiği sırada bir kaç dakkalık panikten sonra abisi S. K.'ın alkışlayarak ona hitaben vur vur dediğini işittim, bunun sonucunda orada bulunan kişiler S.'e kızdıkları için ona doğru yürümeye başladılar, ancak ben kimin S.'e vurup vurmadığını bilmiyorum, A. E.'in Cemevinden koşarak Çaylar yoluna doğru kaçmaya başladığını görünce hemen onu durdurmak amacıyla peşinden koştum, havanın karanlık olmasından dolayı yanında kimin A. E.'i kovaladığını görmedim, o sırada onu durdurmak amacıyla bende ona taş attım demişsin?
Müşteki sanık: Hayır ben beni Cemevinin orda vurduğunu kendisi de söylüyor, ben orda vurduğum zaman yere düştüğüm zaman anlamamıştım, yani bi gittiğim mesafe 50 metre ya da en fazla 70 metredir, Cemevinden yani şey yaptığım yer, bi yaralı bir insanın yani ben ilk ilk olay ilk vurulduğum ilk düştüğüm yerde vurulduğumu anlamamıştım, ben ayağımın kaydığını düşündüm, ben yarı halde yani ben bi 10 metre gittiğim zaman bacağımın ağırdığını hissettim, zaten gidemedim, beni buldukları yerde taksinin beni götürdüğü yerdi, beni götüren insanlarla beni nerden kaldırdıkları, nerden götürdükleri belli onlara da sorabilirsiniz,
Başkan: Vurduktan sonra mı peşine düştün, onu mu demek istiyorsun?
Müşteki sanık: Evet,. Yani hani ben vuru vurulduğumu anı yani ilk başta anlayamadım, düştüm bi 10 metre sonra falan şey yaptım, yani hani bacağımın ağırdığını falan hissettim, hemen hissedemedim zaten,
Başkan: Yani taş attım demişsin, ancak attığım taşların ona değip değmediğini bilmiyoromu, yani bu vurulma olayından sonra mı olduğu onu önce söylememişsin?
Müşteki sanık: Evet çünkü, yani adam bana sıktı yani dönüp sıkmayacağını nerden bilicem ben
Başkan: Bir müddet sonra koşarak kendi bacağımda bir uyuşukluk hissederek yere düştüm, elimi bacağıma götürdüğümde kanadığını gördüm, daha sonra düştüğüm yerde kaldım demişsin?
Müşteki sanık: Evet,
Başkan: Olayın sonrasını ne olduğunu bilmiyorum,
Müşteki sanık: Ondan sonrası bilmiyorum çünkü ben hasta beni hastaneye getirdiler, zaten M. G. de, G. Ç. te, T. E. da, Z. G. annem olur, onların ben hastanedeydim onlar vurulurken, öldürürken ve onlar bilmiyorum, ondan sonrasını bilmiyorum,
Başkan: M. G. ve G. Ç. nasıl vurulduğunu bilmiyorum demişsin zaten daha öncede, Evet taş attın mı sen peki?
Müşteki sanık: Ben diyorum ya savcı bey ben vurulduğum zaman çünkü o düştüğüm yerde mucur falan vardı, yani gayri ihtiyarı siz kendinizi yani herkes kendini savunur değil mi, biri size sıkıyor,
Başkan: S. K.'a yönelik bir eylemin oldu mu peki?
Müşteki sanık: Hayır ben S. K.'ı orda hiç görmedim, hani şeyde Cemevinden çıktıktan sonra hiç görmedim, çünkü ben vuruldu yani o zaten benim toplamda 15-20 dakkalık bir şeydi beni hemen aldı (anlaşılmadı)
Başkan: Sen nerenden yaralandın sen ?
Müşteki sanık: Sol bacağımdan yani atar damarın yanından
Başkan: Bir sefer mi ateş etti?
Müşteki sanık: Yani çok ses his silah sesi duydum,
Başkan: Sana yönelik olarak ?
Müşteki sanık: Bana yönelik yani aslında çok sıktı herhalde bilmiyorum, çünkü sağa sola baya bi sıktı ama bana bir tane denk geldi,
Başkan: Onu sormuyorum, kalabalığa rastgele mi ateş etti, yoksa seni görünce?
Müşteki sanık: Direk bana sıktı,
Başkan: (anlaşılmadı)
Müşteki sanık: Yani diyor havaya sıktım, şöyle yaptım, böyle yaptım, yani hani Cemevine denk gelen kurşunlar var, camlara gelen kurşunlar var, işte kazakları sıyıran kurşunlar var, bilerek isteyerek yaptı yani bunu
Başkan: Peki şikayetçi misin?
Müşteki sanık: Şikayetçiyim
Başkan: Kimden ?
Müşteki sanık: S. K.'dan A. E. Ç.'ten, Z. K.'dan, Ü. E.'dan, C. S.'den
Başkan: Davaya katılmak istiyor musun ?
Müşteki sanık: Evet, katılmak istiyorum
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: A. E.'i kaç kişi kovalıyordu kendisiyle birlikte yaklaşık?
Müşteki sanık: Ben görmedim, ben karanlık oldu, ben diyorum ki ben kovalamadım diyorum, beni vurduktan sonra üstüme döner diye yanımdan şöyle aramızda bi 3 metre falan vardı zaten geçerken bende elimdeki mucuru attım ona yani o hani siz yapmazmısınız, siz olsanız siz yapmaz mısınız avukat bey,
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Doğrudur yani ben olayın içinde yokum, tamamen
Müşteki sanık: Yok yani,
Başkan: Tamam soru sadece soru anlamında tamam, başka sorunuz va mı ?
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Kovalayanlar kimin kovaladığını (anlaşılmadı) ?
Müşteki sanık: Görmedim ben kimsenin kovaladığını görmedim avukat bey,
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: (Anlaşılmadı) ihtimali çıkıyor, kovalayanlar vardı ama kimi kovaladığını bilmiyorum, yani kovalayanlar var mıydı yok muydu,
Müşteki sanık: Ben kimseyi görmedim, diyorum ya
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Yani ifadenizde öyle bi şey vardı, ibare vardı,
Müşteki sanık: Ben kimseyi görmedim,
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Kimin kovaladığını görmedin ama kovalayanlar vardı, çünkü sizden önce daha önce ifade verenler 20-25 kişi kovalıyorduk falan diyor yani, siz kovalayanlar var dı da görmediniz mi ya da fark etmediniz kim olduğunu?
Müşteki sanık: Ben görmedim, görmedim, kovalayan olup olmadığını da bilmiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:2004)
Katılan Z. G. karakolda; silah seslerini duyunca cemevinin oraya gittiğini, maktul M.'un vurulduğunu öğrendiğini, sanık A. E.'in kendilerine doğru ateş etmesi üzerine sağ baldırından yaralandığını, yanında bulunan T.'in de o esnada vurulduğunu öğrendiğini, daha sonra sanık A. E.'in "yeter mi, daha leş çıkartayım mı" deyip sinkaflı söz söylediğini ifade etmiştir. (Dizi:1318)
Katılan Z. G. savcılıkta; " Ben daha önce konuyla ilgili Muş Devlet Hastanesindeki tedavim sırasında Jandarma görevlilerine ifade verdim. Bana okumuş olduğunuz ifade bana aittir ancak ben şu anda olayı daha detaylı olarak anlatmak istiyorum. Ben halen Onpınar Köyünde ikamet ederim. 04/05/2014 tarihinde aynı köyde ikamet ettiğimiz G. U. isimli şahsın köy mezrasındaki evine kimliği meçhul şahıslar tarafından yakılmak suretiyle zarar verilmişti. Bu olay ile ilgili Varto Jandarma Komutanlığında da ayrı bir tahkikat yürütülmekteydi. 05/05/2014 tarihinde eşim ve aynı zamanda köy muhtarı olan C. G. köy halkına meydana gelen yangın olayını konuşmak için köyümüzdeki cem evinde toplanmasını söyledi. Aynı gün akşam 20.00 ile 20.30 sıraları arasında eşim C. G. evden çıkarak cem evine gitti. Ben o sırada evimin balkonunda oturuyor ve çay içiyordum. Eşim gittikten 30-40 dakika kadar sonra cem evi istikametinden 5-6 el silah sesi duydum. Bunun üzerine hemen ne olduğunu anlamak amacıyla ve orada bulunan çocuklarım O. G., M. G. ve B. G.'i uzaklaştırmak amacıyla cem evine doğru koşarak gittim. O sırada yolun karşısından C. S. ve eşi olan S. S. geliyorlardı. C. S. o sırada kime hitaben söylediğini anlamadığım "vurun bu köpekleri bitirin" diyerek yanımdan geçti. Ancak ben C.'in kime bunu söylediğini bilemiyorum. Cem evine doğru yaklaştığım sırada S. K.'ı gördüm, S. alkış yaparak "Vur, Vur" dediğini gördüm ve duydum. Akabinde oradan kaçarak gelen insanlar oğlum O.'ın vurulduğunu ve bunun sonucunda öldüğünü söylediler. Ben de cem evinin oraya gittiğimde bütün köy halkı hemen hemen oradaydılar. Ben oğlum B.'ı gördüm ve hemen onu alarak olay sırasında yaralanan diğer kişi olan T. E.'ın evine götürdüm ve orada kalmasını kendisine söyledim. Daha sonra diğer oğlum olan M.'ı köy içerisinde aramaya başladım. Ancak M.'ı bulamadan yol üzerinde aynı köyden komşum olan M. G.'in yerde kanlar içinde yattığını gördüm. M. G. yattığı sırada başında, A. E. K.'ın annesi olan L. K. ve şu anda ismini hatırlayamadığım köy halkından bir kaç kişi daha vardı. L. K. M. G.'in başında ağlayarak "oğlum beni de vursun, beni öldürsün" diyordu. Ben hemen L. K.'ı oradan uzaklaştırmaya çalıştım. Bizim bulunduğumuz yer sokak lambasının hemen altıydı. O sırada yaklaşık 10-15 metre uzaklıkta karanlıkta bir yerden silah sesi duydum ve silahın ateşini gördüm ve ateş edenin kim olduğunu anlamadım. Akabinde kasık bölgemde bir ağrı hissettim ve vurulduğumu anladım. Kasığımdan kan gelmeye başlayınca başımda olan eşarbımı çıkartarak bacağıma tampon uyguladım. O sırada silahın namlusu direk üzerimize doğruydu. o sırada aynı köyden T. E. olayın korkusu ile hemen gelip arkama sığındı ve "teyze A. E. beni de vuracak" dedi. Arkamda bir müddet bekledi ve benim yaramı sarmaya yardımcı oldu. O sırada zaman zaman aynı yerden silah sesleri geliyordu. Akabinde T. silah seslerinin arttığını duyunca kaçmaya başladı, kaçmaya başlayınca da bana ateş edilen yerden bir el daha ateş edildi. Ben o sırada hedef gözetilerek ateş edildiği gördüm ve merminin başımın üstünden geçtiğini hissettim. Beni geçen mermi T.'e isabet etti. T. bunun sonucunda yaralandı. Ben T.'in de yaralandığı gördüğümde vurulduğum yerde uzanır vaziyette duruyordum. Ve sonrasında bana ve T.'e ateş edilen karanlık yerden A. E.'in üzerime doğru geldiğini gördüm. Beni öldürmemesi amacıyla ölü taklidi yaptım. Başımıza elindeki tüfeği ile gelen A. E. yerde yatan M. G.'in etrafında döndü ve M. G.'e tekme attı ve M. G.'e yönelik "sizi sinkaf ederim, size bu kadar yetermi, bizim kim olduğumuzu artık biliyormusunuz" şeklinde sözler sarf etti. Ardından A. E. bizim yanımızdan hızlı bir şekilde uzaklaştı Ben yolda bir müddet yaralı vaziyette insanların yardım etmesini bekledim. Daha sonra beni aynı köyde komşum olan İ. G. geldi ve aldı. Akabinde ambulans ile Varto Devlet Hastanesine oradan da Muş Devlet Hastanesine sevkim sağlandı ve burada tedavi gördüm. Olay nedeniyle beni yaralayan A. E. K. ve onu azmettirdiğini düşündüğüm S. K., C. S., Ü. E., Z. K. isimli şahıslardan şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum. " şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:1233)
Katılan Z. G. kovuşturma aşamasında; "Önceki beyanlarımı tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1980)
Katılan T. E. karakolda; katılan Z. ile benzer yönde beyanda bulunarak, katılan Z.'nin yaralanmasından sonra sanık A. E.'in hepinizi öldürecem diye bağırmaya başladığını, bir el daha ateş ettiğini, kendisinin sol ayağından vurulduğunu ifade etmiştir. (Dizi:1320)
Katılan T. E. savcılıkta; "Ben daha önce konuyla ilgili Muş Devlet Hastanesindeki tedavim sırasında Jandarma görevlilerine ifade verdim. Bana okumuş olduğunuz ifade bana ancak bazı eksikler vardır ben şu anda olayı daha detaylı olarak anlatmak istiyorum. Ben halen Onpınar Köyünde ikamet ederim. 04/05/2014 tarihinde aynı köyde ikamet ettiğimiz G. U. isimli şahsın köy mezrasındaki evine kimliği meçhul şahıslar tarafından yakılmak suretiyle zarar verilmişti. Bu olay ile ilgili Varto Jandarma Komutanlığında da ayrı bir tahkikat yürütülmekteydi. 05/05/2014 tarihinde köyümüzün Muhtarı olan C. G. köy halkına meydana gelen yangın olayını konuşmak için köyümüzdeki cem evinde toplanmasını söyledi. Ben cem evine gitmedim o sıralarda evimde oturuyordum. Akabinde 20.30 ile 21.00 sıraları arasında silah sesleri duydum. Ne olduğunu merak ettim ve hemen dışarı çıktım. Dışarı çıktığımda silah seslerinin cem evi tarafından geldiğini duydum ve hemen oraya koşarak gittim. Cem evi yanına gittiğimde cem evinin önü oldukça kalabalıktı. S. K. isimli şahıs cem evinin yaklaşık 20 metre kadar uzağında duruyor ve alkışlayarak "sık öldür" diye bağırıyordu. Ben oraya gittiğimde A. E. K.'ı görmedim. O. G.'in vurulduğunu duydum, bunun üzerine O. G.'in kardeşi ve benim arkadaşım olan B. G.'i kalabalık içerisinde aradım ve ona ulaştım, annesi Z. G. ile beraber B.'ı evimize getirdik. Sonrasında annemin evde olmadığını görünce annemi aramak amacıyla dışarı çıktım. Yol üzerinde gittiğim sırada annemin babası dedem M. G.'i yol üzerinde kanlı bir vaziyette yattığını gördüm. M. G.'in başına gittim ve orada kısa süreli bir panik şok durumu yaşadım. M. G.'in başında benden hariç Z. G. ve şu anda hatırlayamadığım bir kaç kişi daha vardı. O sırada ben şok halinde iken Z. G. beni kendime getirdi. Hemen sonra yaklaşık 10-15 metre ilerimizden bir ateş sesi duydum ve bize doğru hedef alınmış namludan ateş edildiğini gördüm. Ayrıca ateş edenin A. E. olduğunu gördüm. Ateş ettikten hemen sonra Z. G. vurularak yere düştü ve ben ona yardım ettim, yarasını eşarp ile tampon yapmaya çalıştım ve A. E.'in olduğu yere doğru baktım, o sırada A. E.'in silahı üzerime doğru doğrulttuğunu gördüm ve oradan kaçmaya çalıştım. O sırada A. E. elindeki tüfek ile bana ateş etti ve bunun sonucunda yaralandım ve yaralandığım yerden sürünmek suretiyle uzaklaştım ve bir duvarın arkasına sığındım, orada bağırarak yardım istemeye başladım. Bir müddet sonra bir araç geldi ve beni hastaneye tedavi için götürdüler. A. E. bana ateş etmeden önce bulunduğu yerden sık sık "sizin hepinizi sinkaf edeceğim, kökünüzü kurutacağım" şeklinde bağırır vaziyette sözler sarf ediyordu. Ben olay nedeniyle yaralanmama neden olan A. E. K. ve onu azmettirdiğini düşündüğüm S. K., Z. K., Ü. E. ve C. S. isimli şahıslardan şikayetçiyim. S. K., Z. K., Ü. E. ve C. S. sık sık A. E. ile biraraya geliyorlardı. Ben bu biraraya gelmeleri sırasında A. E.'i eylemleri işlemesi amacıyla azmettirdiklerini düşünmekteyim. S. K.'ın iddiaları kesinlikle asılsızdır. Ben olay sırasında S. K.'ı sadece "sık öldür" şeklinde sözleri sarf ederken gördüm ve olayın heyecanı ile B. G.'i aramaya koyuldum. Kesinlikle kendisine saldırmadım, taş ve sopa atmadım. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1235)
KATILAN T. E. KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Ben S. i yaralamadım, bunu söyleyeyim öncelikle ikinci iş olarak vurulma anı ben evdeydim, dışarıda zaten silah sesleri geliyordu bizi içeri kapattılar çıkartmadılar yani amcamlar bırakmadı beni dışarı, silah sesinden sonra annemin sesini duydum çığlığını yani duydum ben pencereden çıktım arkadan pencereden gittim dedem vurulmuştu ben annemi ordan çıkartırken A. E. K. ilerden namluyu bana doğru çevirdiğini gördüm ilk sıktı F. G. e isabet etti F. G. orda yaralanmıştı ayağından yaralandı biraz yukarı çektim başındaki eşarpla ayağına bağladım, ondan sonra tekrar baktığımda yine bize doğru silahını doğrultmuştu, ikinci sıkışında ben direk isabet aldım,
Yt.Başkan: (anlaşılmadı)
Müşteki Sanık: Tam hatırlayamadım ama yakındı, kapsül tam benim ayağımın içinde çıktı
Yt.Başkan: Aran kadar var mıydı?
Müşteki Sanık: Olabilir çünkü sıkılan şey benim ayağımın içinde çıktı ben hastanede bunu öğrendim, hastaneye gittik saat 12 de ben ameliyata girdim O. G. i de ben Muş ta gördüm 12 de ameliyata girdim sabah çıktığımda yanımda bir tane memur arkadaş vardı, kapsulü bana gösterdiler yakın mesafe olduğunu düşünüyorlar dedi, ayağımdan çıktığı için bana bunu söylemişti, o arada ifadeyi de vermiştim,
Yt.Başkan: (anlaşılmadı)
Müşteki Sanık: Yok ben Cem evine gitmedim o ara evdeydim
Yt.Başkan: (anlaşılmadı)
Müşteki Sanık: Direk annemin sesine gittim dedem vuruldu annemin sesine gittim sabah yani sabah 12 sıralarında ben de yeni yeni uyanmıştım narkozun etkisinden yeni çıktım, G. Halamın öldüğünü yani rahmetlik dedemin kardeşinin vurulduğunu öğrendim ondan sonra bir şey bilmiyorum
Yt.Başkan: (anlaşılmadı) A. E. K. isimli şahıs Cem evinin yaklaşık 20 metre uzağında duruyor alkışlayarak sık öldür diye bağırıyordu
Müşteki Sanık: Doğru zaten bundan sonra içeri şey yaptılar
Yt.Başkan: Bunları gördün mü? Sen
Müşteki Sanık: Bunları gördüm ben
Yt.Başkan: Ben sana soruyorum Cem evine gittin mi? diye gitmedim diyorsun
Müşteki Sanık: Cem evine gitmedim ki ben dışarı çıktım hani dışarı çıktım orda zaten S. K. H. F.ların evinin direğinin yanındaydı, orda alkışlıyordu ben orda o ara şey gördüm kardeşim ile beraber içeri gitmek istedim onu aldım annem içeri koydu kapıyı üzerimize kitledi amcamlarda pencerenin önünde durdu, hani dışarı çıkmamamız için ondan sonra ben annemin sesini duydum dışarı çıktım kardeşim içerde kaldı,
Yt.Başkan: F. dediğin Z. herhalde
Müşteki Sanık: Evet
Yt.Başkan: İlk önce Z. ye ateş etti Z. yaralandı sen ona yardımcı oldun sonra sana ayrıca mı ateş etti
Müşteki Sanık: Tekrardan bana ateş etti
Yt.Başkan: İki olay arasında ne kadar süre var mesale orda durup ateş etti sonra bekledi sana ateş etti öyle mi?
Müşteki Sanık: Zaten götürüp ayağını bağlamam 30 saniye falan sürdü ardından tekrar ateş ettiği için kaçamadım ayağımdan vurulduğum için ileriye doğru süründün anneme seslendim
Yt.Başkan: Aynı ateş ile yaralanmadınız ikiniz
Müşteki Sanık: Yok hayır iki kere ateş edildi
Yt.Başkan: Bekledi sonra sana ateş etti? öyle mi?
Müşteki Sanık: Evet
Yt.Başkan: Kaç kişi vardı orda cenazenin başında
Müşteki Sanık: Şöyle bir şey vardı ben annemin derdine düştüğüm için kalabalıktı göremedim kim olduğunu kaç kişi olduğunu ben annemin derdine düşmüştüm ben annemi ordan çıkartırken o ara oldu zaten olaylar
Yt.Başkan: Orda o kadar kişi varken niye size ateş etti direk
Müşteki Sanık: Çünkü cenazenin yakınında olan bizdik yani zaten ışığın vurduğu kişilerde bizdik
Yt.Başkan: Cenazenin olduğu yere doğru mu? ateş ediyordu yoksa direk size mi? doğru ateş ediyordu?
Müşteki Sanık: Direk bize doğru ateş etti ben bunu gördüm direk bize doğru ateş etti F. abla vuruldu yani Z. hanım onu götürdüm bağladım ikinci kez bana doğru ateş etti
Yt.Başkan: Aranızda peki herhangi bir husumet var mı? A. E. le
Müşteki Sanık: Yok hayır husumet yok
Yt.Başkan: Yani sizi vurması için bir gerekçesi var mı?
Müşteki Sanık: Hayır
Müştekiler vekili: Z. yi yana mı çektin
Müşteki Sanık: Yerden çekerek götürmek zorunda kaldım, o zaman kaldıramadım çekerek duvarın dibine götürmek zorunda kaldım,
Müştekiler vekili: Dedenden biraz uzağa götürdün öyle mi?
Müşteki Sanık: Evet biraz uzağa götürdüm, daha sonra başındaki eşarpla bağlamak zorunda kaldım, bağladım tam kalkmak üzereydim tekrar baktığımda bana ateş etti
Müşteki vekili: Peki herhangi bir husumetiniz yok ama bu bir muhtarlık olayı var ondan dolayı bir problem var mıydı?
Müşteki Sanık: Yok hayır muhtarlıktan dolayı bizim bir husumetimiz yoktu,
Sanıklar müdafii: Daha önceki ifadelerde de bu dosyada da biz A. E. i kovalıyorduk 20-25 kişi onlar kovalıyordu biz kovalıyorduk dedi hem kovalanıyor hem bekleyip ateş mi etti, orda kovalanıyor muydu? Yoksa
Müşteki Sanık: Kovalama olayını ben bilmiyorum dediğim gibi ben o ara şeydeydim içeri koydular beni kapıyı kitledim O. G. in vurulduğunu duyduğum için zaten içeri girdim ben dışarı çıktığımda A. E. zaten dedemin yanına gittiğimde gözeterek namluyu bizim üzerimize çevirerek sıktı
Sanıklar müdafii: Neden yapmış olabilir size husumetiniz yoksa
Müşteki Sanık: Arkamdakine sorsanız daha iyi bilir dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1934)
Katılan Z. bozma sonrası beyanında; önceki beyanlarını tekrar etmiştir. (Dizi:2585)
Katılanlar O. ve T.'in bozma sonrası aşamada beyanları alınamamıştır. (Dizi:2596)
Tanık C. K. savcılıkta; "babamın hayvanlarını bakarak günümü geçiririm. Bana köyde C. ve C.olarak da hitap ederler. Olay tarihi olan 05/05/2014 tarihinde akşam saatlerinde O. G. ile birlikte Onpınar köyünde bulunan cem evi bahçesinde bulunuyorduk. Bahçe içerisinde kalabalık yoktu, sonradan A. G. bizim yanımıza geldi. Cem evinde konusunu ve nedenini bilmediğim bir toplantı yapılıyordu. Bir ara A. E. K. gelerek cem evinin penceresinden içeriye doğru baktı ve tekrar köy içerisine gitti. Bir müddet sonra cem evi içerisinde olay çıktı. Bu hengamede S. K. cem evinden hızla koşarak cem evi bahçe içerisinde bulunan A. E. K.'ın arkasına geçti ve A. E. K.'a hitaben "sık, sık " diye bağırdı, bunun üzerine A. E. K.'da tabanca ile bahçeden cem evine doğru, insanların bulunduğu tarafa doğru ateş etti. Ancak kaş el ateş ettiğini olayın heyecanı ile hatırlayamıyorum. Köylüler silah sesini duyunca ikametlerinden çıkarak cem evine doğru geldiler. A. E. K. da kalabalık olunca telaşlanarak Alabalık köyü yoluna doğru kaçmaya başladı, o esnada elindeki silah ile de ateş etmeye devam ediyordu, bu sırada O. G.'in yaralandığını gördüm. Ben suçlamaları kabul etmiyorum, olaydan çok korktuğum için kalabalığın içerisine dahi giremedim, diyeceklerim bunlardan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1424)
TANIK C. K. KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Tanık : İşte toplantı vardı köyler arasında, işte evler yakılmıştı, bir daha olmaması için bunlar toplanır, bir de birbirlerine söyleyeceklerdi, bir süre sonra ben, O. G. cem evinin bahçesindeydik, sonra Ali yine geldi, işte A. E. K. cem evininin bahçesine geldi, gitti, nereye gittiğini bilmiyoruz, sonra bir beş on dakika sonra silah sesi geldi işte cem evinden, işte kargaşa çıkardı işte şey S. K. birden dışarı çıktı, A. E. K.'ın arkasına gizlendi, sık sık diye bağırdı, sonra A. E. K. ateş ederek kaçtı, sonra O. G.'in bacağından yaraladı, ondan sonra biz de O. G.'i hastaneye kaldırdık, oradan Varto'ya geldim, Varto'ya da T. E. geldi, işte o da bacağından vurulmuştu, onunla Muş'a gittik, ondan sonra hiçbir bilgim yok yani,
Başkan : Emniyette ki ifadende şöyle demişsin; olay tarihi akşam saatlerinde O. G. ile birlikte Onpınar köyünde cem evi bahçesinde bulunuyorduk,
Tanık : Evet,
Başkan : Bahçede kalabalık yoktu, A. G. de bizim yanımıza geldi, cem evinde konusunu ve nedenini bilmediğim bir toplantı yapıyordu, şimdi hatırladım ebe ve küme yakılmıştı, ondan dolayı toplantı yapılıyordu dedin, bir ara A. E. K. gelerek cem evininin penceresinden içeri doğru baktı, tekrar köyün içine gitti demişsin,
Tanık : Evet, doğrudur,
Başkan : Bir müddet sonra cem evi içerisinde olay çıktı, bu hengamede S. K. cem evinden hızla koşarak bahçe içerisinde bulunan A. E. K.'ın arkasına geçti, yani A. E. K. geri geldi o zaman, köyün içerisine gitti, geri geldi, öyle mi,
Tanık : Evet,
Başkan : Ateş etti, sık sık diye bağırdı, bunun üzerine A. E. K. tabanca ile bahçeden içeri doğru insanların bulunduğu tarafa doğru ateş etti, kaç el ateş ettiğini olayın heyecanı ile hatırlamıyorum, şimdi hatırlıyor musun,
Tanık : Hayır,
Başkan : A. E. K. da kalabalık olunca telaşlanacak Ala Balık köyüne doğru kaçmaya başladı, o esnada elindeki silahı ile kalabalığa doğru ateş etmeye devam etti, doğru mu,
Tanık : Evet,
Başkan : Bu sırada O. G.'in yaralandığını gördüm, olay yerinde A. E. K. dışında silahı olan, ateş eden var mıydı,
Tanık : Hayır, görmedim,
Başkan : O. G. dışında yaralanan gördün mü,
Tanık : Hayır ben O. G. vurulduktan sonra onun peşinden hastaneye gittik, Varto Devlet Hastanesine,
Başkan : Yani sen O. G.'i hastaneye götürdüğün için olayın geri kalanında bilgi sahibi değilsin, öyle mi,
Tanık : Hayır
Cumhuriyet Savcısı: Şimdi sen cem evinin önünde kaç el silah sesi duyduğunu hatırlıyor musun,
Tanık : Hayır yani olayın şokundan zaten hiç hatırlamıyorum,
Cumhuriyet Savcısı: Cem evinin içerisinde kim vardı, toplantı esnasında, kim isimleri neydi,
Tanık : Yani hatırlamıyorum, çok kişi vardı yani köyün yarısı neredeyse vardı,
Cumhuriyet Savcısı: Cem evinin sen neresindeydin,
Tanık : Bahçesinde,
Cumhuriyet Savcısı: Bahçesinde kimler vardı,
Tanık : Benlen O. G. vardık, sonra A. G. geldi,
Cumhuriyet Savcısı: Başka,
Tanık : Başka kimse yoktu, görmedim,
Cumhuriyet Savcısı: A. E. cem evinin içinde veya dışında mıydı, sen oraya gittiğinde,
Tanık : Geldi, cem evinin içine, camdan içeri baktı, sonra gitti, bir daha görmedik,
Cumhuriyet Savcısı: A. E.'in o esnada elinde veya üzerinde herhangi bir silah gördün mü,
Tanık : Yani şöyle bir şey tutuyordu da, hiç silah olduğunu,
Cumhuriyet Savcısı: Nasıl bir şey tutuyordu,
Tanık : Elini şöyle tutuyordu yani,
Cumhuriyet Savcısı: Beline doğru tutuyordu, öyle mi,
Tanık : Evet, şöyle bir şey tutuyordu,
Cumhuriyet Savcısı: Ne kadar baktı cem evinin içerisine,
Tanık : Yani geldi baktı, bir dakika falan sürmedi, baktı gitti,
Cumhuriyet Savcısı: Gitti, gittikten sonra ne kadar süre sonra geri geldi,
Tanık : Yani olay çıktıktan sonra geldi işte ateş etti,
Cumhuriyet Savcısı: Cem evinin içerisinde bağırış çağırış olduktan sonra mı,
Tanık : Evet,
Cumhuriyet Savcısı: Olay nasıl çıktı,
Tanık : Yani ateş ettikten sonra kargaşa falan çıktı işte S. K. kapıyı açıp hemen kaçtı,
Cumhuriyet Savcısı: Kim ateş etti,
Tanık : A. E. K.,
Cumhuriyet Savcısı: Ne kadar sonra geri geldi A. E. K. gittikten sonra,
Tanık : Yani bilmiyorum ki şimdi ateş ettikten sonra kargaşa oldu işte herkes dışarı çıktı, köyler çıkınca da,
Cumhuriyet Savcısı: Kaç el ateş etti,
Tanık : Hiç bilgim yok yani,
Cumhuriyet Savcısı: Nereye doğru,
Tanık : Köyün dışına doğru işte bilmiyorum, O. G. vurulduktan sonra hiç bakmadım yani,
Cumhuriyet Savcısı: Sen gördün mü O. G.'in nasıl vurulduğunu,
Tanık : Yani en son yerde gördüm, nasıl vurulduğunu görmedim,
Cumhuriyet Savcısı: Görmedin, peki ateş ettikten sonra A. E.'in hareket tarzı nasıl oldu,
Tanık : Yani kaçıyordu,
Cumhuriyet Savcısı: Nereye doğru,
Tanık : Köyün dışına doğru kaçtı, yani kaçtığını gördüm de nereye kaçtığını görmedim,
Cumhuriyet Savcısı: Kovalayan kimse var mıydı A. E.'i,
Tanık : Yok, vallah bilgim yok ki, A. E. K.'ın sadece kaçtığını gördüm,
Cumhuriyet Savcısı: Kimse gitti mi A. E. K.'ın arkasından,
Tanık : Hayır,
Cumhuriyet Savcısı: Hayır mı, görmedin mi,
Tanık : Yok, ben O. G. vurulduktan sonra O. G. ile uğraştım, onu hastaneye kaldırdık,
Cumhuriyet Savcısı: Anlaşıldı,
Av. Ö. Y.: Şimdi A. E. cem evinin içinde miydi, dışında mıydı,
Tanık : İlk başta bahçesine geldi,
Av. Ö. Y.: Bahçesindeydi, cem evinin içinde mi silah sıkıldı,
Tanık : Hayır dışına çıktı sonra görmedim,
Av. Ö. Y.: Hayır, silah sıkıldıktan sonra S. K. dışarıya kaçtı dedin cem evinden doğru mu,
Tanık : O zaman geldi işte sık sık diye bağırdığını duydum,
Av. Ö. Y.: Yani cem evinin içinde silah sıkıldı mı, ateş açıldı mı,
Tanık : Cem evinin içine doğru ateş edildiğini duyuyordum yani,
Av. Ö. Y.: Hayır, oraya gelmeden durup dururken mi cem evinin içine ateş edildi, yoksa S. K. neden kaçtı,
Tanık : İlk başta içeri ateş edildiği için millet dışarı çıkınca S. K. en önden kaçtı, A. E. K. da dolanıp geldi, sonra cem evine doğru ateş etti,
Av. Ö. Y.: Cem evinde kaç kişi vardı yaklaşık,
Tanık : Yani bilmiyorum ki, o zaman hiç bilmiyorum, yani köyün yarısı neredeyse vardı,
Av. Ö. Y.: Yarısı, yani 20-25 kişi kadar vardı,
Tanık : Bilmiyorum, yani,
Av. Ö. Y.: Yarısı evet, yani A. E. K. hedef gözeterek sıksaydı 10-15 kişi öldürebilirdi, doğru mu,
Tanık : Yani milletin üzerine sıktı, denk gelmedi, çoğunu da öldürebilirdi de,
Av.Ö. Y.: Ama denk gelmedi, 20-25 kişi vardı ama denk gelmedi,
Tanık : Evet üzerimize sıktı, kurşunlar zaten milletin yanından geçiyordu yani, çarpmadı,
Av. Ö. Y.: Yani cem evi çok daha önceki ifadeleri bildiğimiz için başkanım yani kalabalık A. E.'i kovalıyordu, A. E. böyle ters mi kaçıyordu sıkarak, yoksa böyle mi kaçıyordu,
Tanık : Vallah gerisi böyle sıkarak kaçıyordu yani, ilk başta milletin üzerine sıktı,
Av. Ö. Y.: Mesela ben şöyle sıkarak kaçarken kaçarım, böyle mi sıkıyordu yani,
Tanık : Yok ilk başta milletin üzerine sıkarak, kaçarak sıktı işte,
Av. Ö. Y.: Kaç kişi vuruldu o milletin üzerine sıkınca,
Tanık : Ben O. G.'in vurulduğunu gördükten sonra Varto'ya gittim,
Av. Ö. Y.: Onun dışında kimse vurulmadı zaten cem evinde doğru mu,
Tanık : Ben ondan sonra görmedim,
Av. Ö. Y.: Yani aslında direkt üzerine kalabalığın sıksaydı 25-30 kişi vurulurdu,
Tanık : Yani üzerine sıktı da denk gelmedi kurşunlar, milletin üzerine sıktı işte,
Av. Ö. Y.: Ama bir kişi yerdeydi değil mi,
Tanık : Evet,
Başkan : Tamam herhalde,
Av. Ö. Y.: Yok, değil efendim, bir de daha önce aralarında bu ölen kişilerle bir işte yürüyemeyen bir kadın ölüyor, bir de yaşlı olayla ilgisi olmayan aralarında bir husumet bulunmayan kişiler ölüyor, bunların arasında husumet var mıydı,
Tanık : Hiç bilgim yok da, yani o konulara ben bakmıyordum yani,
Av.Ö. Y.: Aralarında öldürmelerini gerektirecek kadar bir husumet var mıydı, ölen kişilerle,
Tanık : Yok,
Av. Ö. Y.: Tamam, bir de efendim son gelen bir yazı var İstanbul'dan, F. S.'nin ifadesi, köyünüz kaç hanedir,
Tanık : 80 olmalı,
Av. Ö. Y.: Yani herkes birbirini tanır mı ismen,
Tanık : Evet,
Av. Ö. Y.: Tamam, yani bunu şunun için soruyoruz başkanım, o olayda F. S. diyor ki iki kişi daha vardı diyor, bizim iddia ettiğimiz gibi hani bölgede ne diyorlar adına bilmiyorum PKK'lı teröristler varmış, isimlerini bilmiyor yani köyden olsaydı bu F. S. tanırdı, tanır mıydı herkesi, isimlerini bilirdi,
Tanık : Ben yoktum yani o şeyde,
Av. Ö. Y.: Yok başka bir şey soruyorum, yani herkes herkesi tanır mı ismen,
Başkan : Köydeki herkes birbirini tanıyor muydu diye soruyor,
Tanık : Evet, herkes tanıyordu ya evet, 80 hanelik köy,
Av. Ö. Y.: Yani F. S. de bunları bilirdi çünkü yine militanlar falan diyemiyor korkusundan iki kişi vardı eli silahlı diyor, yani bu iki kişi cem evinde de vardı bu iki kişi, yani ilk olayın başlaması, yani bir komite kurulmuş, sözde komiteler, tamam yani soru buydu, ben tekrar söz hakkı alacağım," şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:2065)
Tanık İ. G. karakolda; hayvan otlatırken babası olan maktul M.'un öldürüldüğünü duyunca eve gittiğini, sinirlenip av tüfeği ile havaya 1 el ateş ettiğini, annesi ve kardeşinin kendisine babasını sanık A. E.'in av tüfeği ile vurup kaçtığını söylediklerini ifade etmiştir. (Dizi:1363)
Tanık İ. G. savcılıkta; "Cumhuriyet Başsavcılığınıza sunduğum altında imzam bulunan 14/05/2014 tarihli dilekçe bana aittir. Ben halen Varto İlçesi Onpınar Köyünde ikamet ederim. Olay tarihi olan 05/05/2014 tarihinde ben Onpınar Köyünde değildim. Çobanlık yaparak geçimimi sağladım için Varto İlçesi Alabalık Köyünde bulunuyordum. 05/05/2014 tarihinde saat 20.00 sıralarında ben hayvanlarımın başında iken beni telefonumdan oğlum Müslüm Güney arayarak "baba gel dedemi vurdular" dedi. Ben ardından hemen köye doğru yola çıktım. Köye geldiğimde babamı yerde yüz üstü yatar vaziyette gördüm. Başında annem Z. ve kızkardeşim Y. G. bulunuyorlardı. Ben olayın üzüntüsü ile elimde bulunan ve Jandarma görevlilerine kendi rızam ile vermiş olduğum av tüfeği ile bir el havaya doğru ateş ettim. Olayın nasıl gerçekleştiği hususunda bir bilgim yoktur. Ancak A. E. K. ve S. K. isimli şahıslar sık sık beni gördükleri yerde muhtarlık seçimleri dolayısıyla tehdit ediyorlardı."Oyunu bize vermezsen evini yakarız, seni ve çocuklarını öldürürüz" şeklinde sözler sarf ediyorlardı. Ancak bu olaylara şahidim bulunmamaktadır. Ben A. E.'in babam M. G.'i bu nedenle kasıtlı olarak vurduğunu düşünmekteyim. Hatta A. E., S. ve Z. K.'ın muhtarlık seçimleri ile ilgili olarak sık sık babam M. G.'i de "oyunu bize vermezsen öldürürüz" şeklinde tehdit ettiklerini biliyorum. Hatta bir kaç kez bu nedenle kendileri ile tartışmıştık, ancak köy halkının araya girmesi ile bu konuyu kapatmıştık. Ben olayın sonrasında köy halkından S. K.'ın A. E. K.'ı kışkırtarak ateş ettirdiğini duydum. Ayrıca dilekçemde isimleri geçen Ü. E. ve C. S. isimli şahıslar da sık sık beni öldürmekle ve malıma zarar vermekle tehdit ediyorlardı. Ancak bu eylemlere şahidim bulunmamaktadır. Ben kesinlikle olaydan önce A. E. K. isimli şahsın evine diğer köylülerim ile birlikte giderek kendisini tehdit etmedim ayrıca kendisine de vurmadım, A. E.'in iddiaları asılsızdır. Ayrıca yaşanan olayda babam M. G.'in ölmesine neden olan A. E. K., beni tehdit eden S. K., Ü. E. ve C. S. isimli şahıslardan şikayetçiyim, ayrıca A. E. K.'a olayda kullandığı kendisine ait silahı temin ettiğini düşündüğüm Z. K. isimli şahıstan da şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum. " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1427)
İ. G. KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Başkan: İ. G.
Tanık: Evet,
Başkan: Evet İ. G. neye şahit oldun sen o gün orda mıydın?
Tanık: Benim şahitliğim ben duyduğuma göre eşim bana haber verdi, dedi gel ba benim babam vurmuşlar, ben dedim kim vurdu, dedi A. E. K. vurdu, ben gittim işte zaten cenaze yerdeydi, A. E. silahını almıştı yanımızdaydı, herkeste it saldırgan it gibi herkese saldırıyordu, Z. G., T. E. benim yanımda vuruldu,
Başkan: Z. ile T. senin yanında vuruldu öyle mi?
Tanık: Evet, ben o zaman cenazenin üstündeydim,
Başkan: Yani ne ne şekilde ateş etti, böyle rastgele kalabalığın doğuru mu ateş etti, o şekilde mi vuruldular ?
Tanık: Vallah karanlıktı küf küfre başladı ilk önce sonra baktık karanlıkta vurulduğu yerde Z. bağtım Z. G. bağırdı dedi ağ anne ben vuruldum, ondan sonra T. E. 'ı vurdu, Z. G.'i şahsen ben yerden kaldırdım kanlar içinde
Başkan: M. GÖREN'in vurulma anını gördün mü sen ?
Tanık: Vallah ben onu orda görmedim
Başkan: G. Ç.?
Tanık: G. Ç.'i ben sabah duydum,
Başkan: Ha
Tanık: Sabah duydum, öz ablamdı.
Başkan: Sen Cemevi nde toplantıda mıydın?
Tanık: Hayır benim Cemevi nde haberim yoktu,
Başkan: Ha
Tanık: Ben Cemevi'ne gitmemiştim,
Başkan: Gitmedin hiç?
Tanık: Yok
Başkan: Gitmedin, Sadece onları mı gördün sen (anlaşılmadı)
Tanık: Ben sadece bunları gördüm, Zaten annem rahatsızdı Erzurum'a gitti, gözünden katarak vardı, onu aldırdı, komşular bizim yanımıza gel ziyaretimize geldiler, evdeydim
Başkan: Anladım, daha önce sen ifade verdin mi peki?
Tanık: Yok ben daha vermemişem yeni (anlaşılmadı)
Başkan: Vermedin hiç ?
Tanık: Yok,
Başkan: Karakolda vermedin mi ?
Tanık: Yok ne karakolda ne savcılıkta
Başkan: Vermedin ?
Tanık: Evet
Başkan: Evet
Av. Y. A.söz alarak: Şimdi iki kişi senin yanında vuruldu değil mi İlyas ?
Tanık: Hıhı
Av. Y. A.söz alarak: Şimdi o vurulma anında A. E. sadece sessizce mi ateş ediyordu, yoksa küfür filan (anlaşılmadı)?
Tanık: Küfür, küfür
Av. Y. A.söz alarak: Neler söylüyordu onları söylemen lazım varsa bildiklerin ?
Tanık: Rahmetliye, rahmetliye küfür yapıyordu,
Başkan: Hangi rahmetli kime?
Tanık: M. G.'e öldürülen kişiye diyordu şimdi konuşamıyoruz ki diyordu mın (anlaşılmadı)
Başkan: (anlaşılmadı)
Tanık: Diyordu ben seni sikerim, ha böyle seni yakarım
Başkan: Öyle diyordu?
Tanık: Aynen öyle
Başkan: Evet,
Av.Y. A.: Öyle diyerek mi ateş etti
Tanık: Aynen elinde silah elindeydi, herkese ateş ediyordu,
Başkan: Peki ney sorun neydi, derdi neydi niye ateş ediyordu?
Tanık: Derdi seçim yüzündendi
Başkan: Ne seçimi ?
Tanık: Bu muhtarlık yüzünden A. E. kaç kez benim yolumu kesti, beni tehdit etti,
Başkan: Kalabalık hepsi hepsiyle sorunumu vardı ateş etsin?
Tanık: Kalabalık herkes zaten cenazenin üzerinde herkes onun derdindeydi, kızları vardı, eşi vardı,
Başkan: Onu demiyorum, herkesle mi sorunu vardı yani seçimden dolayı?
Tanık: Vallah'i bilmiyorum herkesle vardı yoktu, işte o geldi bizim üstümüze patladı" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1985)
Tanık İ. Ş. karakolda; Cemevinde tartışma sırasında içerde bulunanların S.'in üzerine yürüyüp ona vurmaya başladıklarını, kendilerini ayırdıklarını, içerdekileri balkona çıkardıklarını, o sırada kapının yanında bulunan sanık A. E.'in tabanca ile cemevine doğru ateş etmeye başladıklarını, daha sonra tabanca ile havaya doğru 3-4 el ateş ettiğini ve okul tarafına kaçmaya başladığını, kaçarken arkasına dönüp ateş ettiğini, o esnada onu yakalamaya giden O.'ın vurulduğunu, Cemevi önündeki kalabalığın S.'i dövdüklerini ifade etmiştir. (Dizi:1390)
TANIK İSMAİL ŞENGÜLLER KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Başkan: Daha önce ifade vermişsin sen
Tanık: Evet
Başkan: Tekrar soracaz, meydana gelen yaralanma ve ölüm olaylarını ne şekilde oldu, kim kime ateş etti, kimin elinde silah vardı, hangi mesafeden ateş etti, niye tartıştılar, orda mıydın sen?
Tanık: Şimdi karakolda verdiğim ifadenin aynısını tekrarını istiyorum,
Başkan: Evet karakolda vermişsin de bide biz duyalım burda duysunlar herkes, hatırladığın neyse anlat bize
Tanık: Taziye evinden dışarı çıkarken A. E. K. ateş etti, o anda O. G. yaralandı, biz onu hastaneye götürdük, ondan sonrası ben Varto'daydım,
Başkan: Peki (anlaşılmadı) kime ateş etti, nasıl neresine ateş etti, nasıl yaralandı?
Tanık: A. E. K.
Başkan: Gördün mü sen?
Tanık: Yani bize ateş ederken dışarda taziye evinin dış tarafında
Başkan: Taziye evi dediğin neresi şimdi bu kalabalık nerde toplanmıştı, hangi amaçla toplanmıştı?
Tanık: Köyde bi ev yakılmıştı, onu sorunu çözmek için o anda içerde kargaşalar oldu, dışarı
Başkan: Nerde bu kargaşa olayının yeri neresi?
Tanık: Taziye evinin içinde
Başkan: Taziye evi dediğin Cemevi mi yoksa başka bir yer mi?
Tanık: Cemevi
Başkan: Cemevi, hıı
Tanık: Orda biz o anda itiş kalkışla dışarı çıktık, orda kapıda A. E. K. ateş etti, ondan sonrası
Başkan: Sen Cemevinin içerisinde miydin?
Tanık: Evet içindeydim
Başkan: İşte kargaşa niye çıktı onu soruyorum ben sana mesela S. K. ordamıydı, ona yönelik bir bü, ney neyi tartıştılar, niye tartışma çıktı?
Tanık: Bu işte ev yakılma falan işte
Başkan: Yani ne dedi, S. ne dedi, diğer taraf ne dedi mesela onu biz öğrenmek istiyoruz yani
Tanık: Yani onu tam net olarak hatırlamıyorum, o anda dışarı çıkarken ateş edildi, yani hepimize ondan sonrası or
Başkan: Yani Cemevinin içerisinde S. de vardı, kalabalık kaç kişi, kaç kişi vardı orda mesela ?
Tanık: Tam net hatırlamıyorum,
Başkan: Yani 10 kişi 20 kişi mi kalabalıktı baya bi kalabalıktı diyorsun?
Tanık: 10 kaç kişi belki 20 kişiye yakın vardı,
Başkan: Yani bir kargaşa çıktı S. le kalabalık arasında mı kargaşa çıktı?
Tanık: Evet onu işte o anda biz hepimiz dışarı çıkarken ateş edildi,
Başkan: Yani sizinle kalabalığın S.'e bir eylemi oldu mu onu soruyorum ben, vurdular mı S.'i ?
Tanık: Vullahi şimdi itişme kalkışmalar oldu, tabi biz hepimiz araya girerken dışarı çıktık o anda hepimiz yani kompile orda ateş edildi Cemevinin önünde ondan sonrasını Varto'ya gittik zaten, sabah köye geldik,
Başkan: Yani Cemevinden dışarı çıktınız, kimi gördün sen Ali ihsa, A. E. orda mıydı?
Tanık: Evet,
Başkan: (anlaşılmadı)
Tanık: Cemevinin telin yan, bahçenin telin kapısının önündeydi,
Başkan: Niye ateş etti mesela yani toplantının içerisinde yoktu?
Tanık: Yoktu,
Başkan: Niye ateş etti ki, Şimdi başka var mı söyleyeceğin bir şey?
Tanık: Yok başka söyleyeceğim bi şi
Başkan: Daha önce ifade vermişsin bak onu okuyayım ilk ifadeni, benim muhtarlık seçimiyle bi den dolayı kimseyle bir sorunum yoktur demişsin, muhtarlık seçiminden dolayı da köydeki büyük baş hayvanları otlatan 2 ayrı çoban tutulduğunu, köyün ikiye bölünmüş olduğunu biliyorum, 5 Mayıs 2014 günü gündüzleyin köyümüz halkından olan Gündüzüyolu mezrada bulunan ev ve ahırının yandığını öğrendim, saat 20:00 sıralarında aynı gün kendime ait taksiyle Önpınar köyünde bulunan evimin yanına geldiğimde orda bulunan muhtar C. G. bana akşama Cemevinde toplanıp köyün sorunlarını çözmek için toplanacaz sende gel dedi, bende kendisine yetişirsem gelirim dedikten sonra evime gittim daha sonra yemek yedikten sonra toplantıya katılmak için Cemevine gittim, Cemevine girdiğimde içeride hatırladığım kadarıyla S. K., C. G., A. H. Ö., F. E., Ç. Ç., H. A., K. Ü., M. G., E. K. ve M. R. B. oturuyordu, daha sonra Cemevine C. S. de gelince herkes bir ağızdan konuşmaya başladı, eski muhtar S. K. la yeni muhtar C. G. birbiriyle sorunları konuşurken tartışma çıktı, tartışmada Cemevinin içinde bulunan S. K.'ın üzerine yürüyerek S. K.'a vurmaya başladılar, bak burda öyle söylemişsin ne diyeceksin, S. K.'a vurmaya başladılar hepsi birlikte demişsin
Tanık: Öyleyse öyledir, yani şimdilik o zaman baya oldu hatırlamıyorum,
Başkan: Yani önceki ifaden doğrumu onu soruyorum sana?
Tanık: Efendim
Başkan: Önceki ifaden doğrumu onu soruyorum?
Tanık: Aynı ifadem geçerlidir.
Başkan: Biz hemen kavgayı ayırdık,
Tanık: Evet
Başkan: Bu esnada içerde bulunanları Cemevinin balkonuna çıkardık ve bu esnada Cemevinin bahçesinin tel örgüyle kapısının yanında bulunan A. E. K. elinde bulunan tabancayla Cemevine doğru bize ateş etmeye başladı, daha sonra A. E. elinde bulunan tabancayla 3-4 el havaya ateş ettikten sonra köyün yukarısında bulunan okul tarafına kaçmaya başladı, bu esnada A. E. K. kaçarken elinde bulunan silahla arkasına dönüp ateş ediyordu, arkasından A. E. K.'ın yakalamaya giden O. G. ve H. A. de ona doğru koşuyordu, O. G.'in vurulmuş olduğunu gördüm bu esnada Cemevinin önünde bulunan kalabalık S. K.'ı aralarına almış, dövdüklerini gördüm, Bu esnada O. G. yaralı olarak Varto'ya götürülmüştü. O. G.'in akrabası olan Y. Ç. A., H. A. ve C. K. bana O.'ın yanına hastaneye Varto'ya gidelim demeleri üzerine ben orda bulunan ticari taksimle bu şahısları arabama alıp Varto'ya getirdim demişsin, şimdi O. G. ne zaman vuruldu,
Tanık: Olay esnasında işte
Başkan: Yani sen Cemevinden çıktığın zaman mı vuruldu, daha sonra mı vuruldu, ne zaman vuruldu ?
Tanık: Çıktıktan sonra oldu,
Başkan: Ne kadar sonra şimdi bak ?
Tanık: Yani 3 dakka mı desem, 2 dakka mı desem
Başkan: A. E.'in peşine gittikten sonra mı vuruldu, Cemevinin önünde mi vuruldu?
Tanık: Tam net olarak hatırlamıyorum,
Başkan: Hatırlamıyorsun, yani burdaki ifadende sanki daha sonra vurulmuş gibi bir anlatım şeyi görüyorum, görülüyor, peki ölenlerin ne şekilde öldüğünü gördün mü, M. G.?
Tanık: Görmedim
Başkan: G. Ç.?
Tanık: Varto daydım,
Başkan: Görmedin?
Tanık: Evet " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1999)
Tanık H. K. karakolda; cemevine doğru giderken 5-6 el silah sesi geldiğini, S.'in cemevinden çıkarak sanık A. E.'e "ateş et bizi öldürecekler" dediğini, A. E.'in ateş ederek O.'ı yaraladığını, sanık A. E.'in Ü. E. ile birlikte köyün içine doğru giderken yürüyerek evine gitmekte olan maktul M.'a ateş ederek onu vurduğunu, o ateş sonrasında cemevinin önündeki topluluğun S. ve Z.'i dövmeye başladıklarını, karanlık olduğu için kimin vurduğunu göremediğini ifade etmiştir. (Dizi:1387)
TANIK H. K. KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
" Başkan: H. K. daha önce vermiş olduğun ifaden var, ancak bir defada seni burda herkesin huzurunda dinlemek istiyoruz, sen neye şahit oldun, neticede M. G. ve G. Ç. ölmüşler,
Tanık: Evet
Başkan: Silahla öldürülmüşler, yaralananlar var, sen bu şeyde neye şahit oldun, orda mıydın sen, Cemevinde miydin, bildiklerini bize anlatır mısın, gördüklerini
Tanık: Benim ifadem ordadır, mevcuttur.
Başkan: Bide biz dinleyelim yani, şimdi burda
Tanık: Olaydan fazla benim haberim yoktur, ben vermişim benim ifadem ordadır.
Başkan: Hatırlamıyor musun sen olayı?
Tanık: Tanıyorum, neyi
Başkan: Hatırlıyormusun sen olayı ?
Tanık: Vallahi 5-6 ay fazladır, 1 aydır, 1 senedir ben fazla şey yapmıyorum hatırlamıyorum
Başkan: Şimdi daha önceki ifaden de şey demişsin, M. G. misafirliğe geldi demişsin, birlikte evde sohbet ediyorduk, saat 21:30 sıralarına yakın ben eve gideceğim dedi, bende toplantıya çağırılmadın mı dedim, o da bana hitaben benim oğlum İ. G. zaten toplantıya katılmak için gitti, benim katılmama gerek yok dedi, bizde bunun üzerine M. G. ile birlikte benim evimden çıktık, birlikte Cemevindeki toplantıya doğru oda evine doğru gidiyordu, M. G. evine gitmek için Cemevi önünden geçen yolu kullanarak ilerliyordu, bu sırada Cemevi yakınında evi olan G. U. isimli şahıs evden çıkarak M. G.'i eve davet etti, zaten M. G. in hanımı da hanımı Z. G. de G. U.'un evinde misafir miş, M. G. gelmeyeceğini söylerek karısı olan Z. G. le birlikte evlerine doğru yola çıktılar, bende Cemevine doğru yanların ara yanlarından aralandım, aramızda 50-60 metreye kadar mesafe vardı, tam bu sırada Cemevi içinde bir gürültü geldi, Cemevi önünde bekleyen topluluk bağırışmaya başladı, daha sonra 5-6 el silah sesi geldi, ben bunu duyunca daha Cemevine varmadığım için korktum ve Cemevi yakınındaki duvar kenarına oturdum, Cemevi önü ve kapısı görünüyordu, Cemevi nin önünü ve kapısını göryordum, S. K. içerden çıktı ve A. E. K.'a hitaben ateş et bizi öldürecekler dedi. Bunun üzerine A. E. tekrar ateş etti, topluluk içinde bulunan O. G.'i vurdu, A. E. köylümüz olan Ü. E. ile birlikte köy içine doğru giderken evine yürüyerek gitmekte olan M. G.'i de ateş ederek vurdu demişsin, ben vurulma anını gördüm, bu ateş sonrasında Cemevi içinde bulunan şahıslar ile Cemevi önünde topluluk S. K. ile Z. K. isimli şahısların üzerine çullandı. Dövmeye başladılar, S. ve Z. bizi öldürecekler kurtarın diye bağırdı, ancak olay yeri çok karanlık olduğu için ben kimin vurduğunu ve neyle vurduğunu görmedim, topluluk içinde yoktum, A. E. daha karanlığa karışıp köy içine doğru gitti, sesleri duyarak yanıma eşim geldi, beni alarak eve götürdü demişsin, yani bu şekilde anlatmışsın
Tanık: Evet
Başkan: Yani M. G.'in vurulma anına görmüşsün, gördüğünü söylemişsin, M. G. yani kalabalığın dışında mıydı?
Tanık: Hayır kalabalığın dışında değildi,
Başkan: Nerdeydi ?
Tanık: O öbür yoldan Cemevinden 50-60 metre uzaktaydı,
Başkan: Yani demek istediğim şu hani şöyle bir iddia var, A. E.'in üzerine doğru yürüdüler, onu peşi(anlaşılmadı)?
Tanık: Doğru eve giderdi(anlaşılmadı)
Başkan: M. ta o A. E.'in peşinden mi gidiyordu yoksa kendi evine mi gidiyordu?
Tanık: Evine gidiyordu,
Başkan: Yani bu olaylarla bir ilgisi yok muydu, onu soruyorum?
Tanık: Şimdi M. G. eve evde eve gidiyordu, orda bende biraz uzaktaydım, aramızda herhalde 50-60 metre vardı, aniden biz patladı o bi ses tüfek patladı o zaman herkes orda aşağıda karısyla beraber karısı bağırdı dedi ay kocamı öldürdü,
Başkan: Kim ismi, eşi ne ismi ne ?
Tanık: Z.
Başkan: Şimdi demek istediğim şu yani hani Cemevinde bir topluluk gürültü koptu diyorsun ya
Tanık: Hiç kimse orda karısıyla geliniydi,
Başkan: M. G. yani bu kalabalıkla bu gürültü koptu diyorsun ya
Tanık: Hiç gü toplantıya gitmedi M. G.,
Başkan: Gitmedi kendisi evine gidiyordu, bu olaylarla (anlaşılmadı)
Tanık: Eve gidiyordu, karısıyla bi gelini vardı, orda gelin olay şey olduğu zaman ben uzaktaydım biraz, eve doğru giderdi
Başkan: Anladım, O. G.'i demişsin vurdu, O. G.'i vurduğunu gördün mü peki?
Tanık: Ben uzaktaydım, bi ses geldi, dedi O.'ı vurdular
Başkan: O.'ı vurdular diye duydun, ama görmedin ?
Tanık: Ben yanında değildim yani
Başkan: Görmedin sen yani ?
Tanık: Görmedim ben, yanında değildim ben
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Efendim burda bir tezat var şimdi A. E. K. vurulma anını gördüm diyor ilk şeyde, vurulma anını gördükten sonra tekrar Cemevi ne gidiyor, orda Z. K., S. K.'ın falan üstüne çökmüşlerdi diyor,
Başkan: Kimin vurulma anı M. G.'i mi diyorsunuz?
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Tabi vurulmadan sonra sanki Cemevi'nde olay, aslında olayın başlangıcı Cemevi'ndeki tartışmadan sonra A. E. ateş ettiğini söylüyor sağa sola ordan kaçıyor, kaçarken vuruldu yani şimdiye kadar lehe ve aleyhe olan konusu hepsi Cemevi'nde bir olay çıktı, ondan sonra kaçarken vuruldu ama burda beyefendinin dediği işte ben gördüm vurulma anını, vurdu diyor, sonra Cemevi ne gittim, gittiğimde A. E. K.'a hepsi birden vuruyorlardı diyor,
Tanık: Ben diyorum ben görmedim, ben uzakta düştüm, beni 50 metre uzaktaydi, orda kadınlar bağırdı dedi M.'u, M.'u öldürdüler,
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: O zaman yanlış oluyor yani,
Başkan: Şimdi zaman, tanık tanığın bi daha bi saniye dur tanığın yani önceki ifadesi şu şekilde; şimdi onu tekrar ediyor zaten diyorki M. G. misafirliğe geldi, birlikte işte gittik, ben eve gidecem dedi. Bende toplantıya çağırılmadın mı dedim, o da bana hitaben benim oğlum İlyas gidecekti yani M. G. Cemevi ndeki toplantıya gitmedi mi ?
Tanık: Gitmemişti Hayır
Başkan: Gitmemişti, peki bu olaylar çıktıktan sonra oraya gittimi onu soruyorum?
Tanık: Gitme, hiç toplantıya gitmedi, M. eve giderdi
Başkan: Eve gidiyordu,
Tanık: Eve giderdi,
Av. Y. T. Ö.:Olay yerine gitmemiş, olayın yerine
Başkan: Tamam biz onu açıklıyoruz, soruyoruz yani tanığa soruyoruz, tanığın beyanını
Av. Y. T. Ö.: o da tamam yani tanığın
Başkan: Siz onu belirtiyorsunuz, çelişki yok diyorsunuz
Av. Y. T. Ö.: Yok, bi çelişki yok aralarında
Başkan: Evet, biti mi sorunuz ?
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Yani yine tekrarlıyorum, ben M. G.'in vurulduğunu gördüm ondan sonra Cemevi ne geldim, A. E. K.'ı, S. K.'ı dövüyorlardı, yani aslında (anlaşılmadı) orda dövülme olayından sonra oluyor, ama sanki önceden A. E. gitmiş birilerini vurmuş, onu demeye çalışıyorlar,
Başkan: Tamam anladım yani siz onu o tespiti yapıyorsunuz, ama tanık önceki ifadesinde ısrarla diyor, o şekilde" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1996)
Tanık İ. G. karakolda; sanık A. E.'in av tüfeği ile cemevi tarafından gelerek kayınpederi olan maktul M.'a "sizin sülalenizi s..kerim" diyerek 1 metre kadar mesafeden 1 el ateş ettiğini, kayınpederinin boynundan vurularak yere düştüğünü ifade etmiştir. (Dizi:1369)
TANIK İ. G. KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Başkan: İ. G., evet İ. G. sen ne gördün, neye şahit oldun sen bu olayın olduğu gün ?
Tanık: Geçen sene ifademi vermişim, ifadem geçerlidir.
Başkan: Bide biz dinleyelim bakalım bizede bi anlat
Tanık: Ben kayınpederim H. K.'nın evine gittik, ordan eve doğru geldik, Sağlık Ocağının arkasına girdik, ordan A. E. K. Cemevi'nin arkasından çıktı, biz eve geldik zaman evin yanında benim kayınpederim şurasından vurdu, kayınpederim yere düştüğü zaman ben kaçtım,
Başkan: Kayınpederinin ismi neydi isimlerini söyle
Tanık: M. G., ordan çocuklarımı aldım, eve doğru kaçtım, kapıyı arkadan kilitledim, bi daha dışarı çıkmadım,
Başkan: Şimdi M. G. vurulduğunu sen gördün öyle mi?
Tanık: Evet gördüm, gözümle gördüm benim yanımda vurdu,
Başkan: Senin yanında başka kim vardı yanınızda ?
Tanık: Başka kaynanam vardı, görüncem vardı, başka kimse yoktu,
Başkan: Kaynanan Z. G. öylemi ?
Tanık: Evet
Başkan: Diğeri kimdi?
Tanık: E. G.
Başkan: E. G. vardı
Tanık: Evet,
Başkan: Şimdi vurulduğu yer tam olarak neresiydi, Cemevi ne ne kadar mesafedeydi?
Tanık: Biraz uzakta
Başkan: Ne kadar mesela 50 metre mi, 40 metre mi, yürümeyle kaç dakka sürer mesela yürüyüş, yürüyerek gitsen, yürüyerek kaç dakka sürer mesela?
Tanık: Ya 2 metre
Başkan: Yürüyerek kaç dakka sürer onu soruyorum?
Tanık: Fazla sürmedi
Başkan: Yani vurulduğu yer diyorsun ya M. G.'i vurdu, A. E. K. vurdu diyorsun öyle değil mi ?
Tanık: Evet
Başkan: Orasıyla Cemevi arasında ne kadar mesafe var ?
Tanık: Fazla yoktu,
Başkan: Ne kadar var mesela burdan nereye kadar yi?
Tanık: Şuraya kadar
Başkan: Oraya kadar,
Tanık: Evet
Başkan: M. G. nerden geliyordu, nereye gidiyordu sen biliyosun?
Tanık: O eve doğru geliyordu, A. E. K. Cemevi nin arkasından çıktı, ben gördüm ama kayınpederim görmedi, orda ben çok korkmuştum, ona söylemedim,
Başkan: Vurulduğu sırada yanında kimse varmıydı?
Tanık: Yok
Başkan: Kalabalıkla birlikte miydi M.?
Tanık: Yok, yok kimse yoktu,
Başkan: Nerden gelip nereye gidiyordu, evine gidiyordu?
Tanık: Evet evde, kayn H. K.'nın evinden geldik, ordan
Başkan: Cemevi'ndeki şeye katılmadı mı?
Tanık: Yok biz oraya gitmedik, sadece eve doğru geliyorduk,
Başkan: Birliktemiydiniz baştan itibaren şeyle ?
Tanık: Evet
Başkan: M. G. le ?
Tanık: Evet
Başkan: Nerden geliyordunuz?
Tanık: H. K.'nın evinden geldik, eve doğru gidiyorduk, benle kaynanam bide görüncem birlikte eve doğru gidiyorduk, A. E. peşimizden geldi, Cemevi nin arkasından geldi, peşimize takıldı, ben arkama baktım A. E. K. bizim arkamızdan geliyor, kayınpederim onlar bilmiyordu, ben çok korkmuştum söylemedim, nasıl biz gittik evinin yanına ben kayınpederime dedim buyrun bizim eve gidelim, kayınpederim dedi yok sen git eve kapıyı arkadan kilitle dışarı çıkma, ben dedim yok, o gelmedi bende onun yanında durdum, A. E. K. vurdu sessiz vurdu kaçtı eve doğru gitti,
Başkan: Ne dedi yani mesela A. E. arkanızdan geliyordu size ne dedi M. G.'e?
Tanık: Küfür etti,
Başkan: Küfür etti?
Tanık: Evet
Başkan: Yani niye başka ne söyledi?
Tanık: Bişi söylemedi sadece vurdu, kaçtı eve gitti,
Başkan: Vurdu kaçtı eve gitti?
Tanık: Evet
Başkan: Hangi eve gitti?
Tanık: Kendi evine
Başkan: Kendi evine?
Tanık: Evet
Başkan: Peki bu olaydan önce hiç silah sesi duydun mu yani M. G.'in vurulmasından önce silah sesi duydun mu?
Tanık: Evet, duydum A. E.'in elinde vardı, başka kimsenin elinde yo
Başkan: Onu demiyorum bak M. G. vuruldu diyorsun ya
Tanık: Evet
Başkan: Bide ölen mesela şey var G. Ç. ve yaralananlar var mesela?
Tanık: Onların yanına ben gitmedim,
Başkan: Yani onlar mı önce vuruldu, M. G. mi ?
Tanık: Önce kayınpederimi vurdu, ondan sonra ben eve gittim bilmiyorum orasını, görmedim diyerlerini
Başkan: Ama şey diyorsun mesela A. E., M. G.'e ateş etti sonra kaçtı evine gitti diyorsun?
Tanık: Evet gördüm,
Başkan: Ama daha sonra ayrıca şeyde olaylar olmuş Cemevi'nin önünde (anlaşılmadı) olmuş,
Tanık: Orda ben gitmedim, orasını bil
Başkan: Yani onlarmı önce oldu, M. G. mi önce vuruldu?
Tanık: Önce biz şeye gittik, H. K.'nın evinden geldik, daha sonra da A. E. K. kayınpederimi vurduğu zaman ondan sonra ordan gitti, orda Cemevi'nin yanına ben bilmiyorum, oraya ben gitmedim, bu kadar başka bir şey bilmiyorum,
Av. Y. A.söz alarak: Yani Cemevi nin arkasından çıktı, Cem evinde olaylar olmuş muydu, yani kayınbabasını vurduktan sonra Cemevi ne mi döndü, sonra başka bir yere mi gitti bi daha soralım,
Tanık: Evine gitti
Av.Y. A.: Hayır A. E., A. E. kayınbabasını vurduktan sonra Cemevi ne mi gitti, on başka bir yere mi gitti. Ondan öncesini bilmiyor zaten A. E.
Tanık: (anlaşılmadı)
Başkan: A. E. kayıppederi mi kayınbabamı vurdu diyorsun ya
Tanık: Evet
Başkan: Ondan sonrasını soruyorum A. E. ne yaptı, nereye gitti ?
Tanık: Onu bilmiyorum ben eve gittim, kaçtım eve gittim, bilmiyorum orasını
Av.Y. A.: A. E. ne tarafa gitti,
Tanık: Kendi evine doğru gitti,
Av.Y. A.: Tamam efendim
Başkan: Kendi evine doğru gitti?
Tanık: Evet
Başkan: Kendi evi nerdeydi ?
Tanık: Aşağıdaydı
Başkan: Aşağıda ?
Tanık: Evet
Başkan: Cemevi'nin tarafında mı?
Tanık: Yok
Başkan: Başka tarafta ?
Tanık: Daha aşağıdaydı
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Elinde silah mı vardı, tüfek mi vardı sorabilir miyiz
Başkan: A. E., M. G.'e ateş etti diyorsun ya ?
Tanık: Evet
Başkan: Neyle ateş etti, nasıl bir silah vardı elinde ?
Tanık: Yani büyük silahtı şu kadardı bilmiyorum, bu kadar vardı, ben elinde gördüm, hatta ateş etti bir kere havaya ondan sonra peşimize takıldı
Başkan: Büyük bir silah mıydı ?
Tanık: Evet ben gördüm büyüktü evet
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Şunu soralım efendim eve gitti tüfeği aldı, tüfeği eve gitti diyorya eve gittiğinde tüfek alıyor yani orda bi şey var, bi de soralım efendim aralarında öldürmeyi gerektirecek kadar bir husumet varmıydı, M. G. le yada G.
Başkan: Aralarında bi daha önce tartışma oldu mu bi düşmanlık var mıydı ?
Tanık: Evet oldu sürekli kayınpederimi tehdit ediyordu, diyodu seni öldürecem, G.'a da diyordu sürekli
Başkan: O mu diyordu?
Tanık: Evet
Başkan: Niye niye söylüyordu, ne sebep neydi ?
Tanık: Ne biliyim seçimde diyordu oyları bize verin diye bizde vermedi diye bizi tehdit ediyordu her gün
Tanık: Başka soru daha söyleyecem
Başkan: Soru mu var?
Tanık: Evet, Ali saat 12'de S. K. balkonda duruyor, A. E. K.'ı bizim eve gönderiyor, A. E. K. geliyor beni tehdit ediyor, diyor oyları bize vermezse seni öldürürüm, çocuklarını öldürecem
Başkan: O önceki olaylar
Tanık: Yo daha önce seçimden sonra bende dedim ben vermiyorum, bana dedi sen bana vermezsin ben seni öldürecem dedi, seni çocuklarını öldürecem, senin hayvanlarını öldürecem bide kö (anlaşılmadı) yakacam " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1993)
Tanık S. Y. karakolda; maktul M.'un başında bulunduğu sırada sanık A. E.'in tüfekle üzerlerine doğru ateş ettiğini, T. ve Z.'nin yaralandıklarını, A. E.'in "daha sağ var mı, kaç kişiyi öldürmem gerekiyor" diye bağırdığını ifade etmiştir. (Dizi:1415)
TANIK S. YILMAZ KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Başkan: Şimdi bu olaylara ilişkin ne bilgin var, ne görgün var, ordamıydın sen, kim kime ne şekilde ateş etti, tartışma ne şekilde çıktı, ölenler var, M. G., G. Ç. mesela ölmüş, silahla öldürülmüş ondan sonra yaralananlar var?
Tanık: Evet ah özür dilerim ben kapatmayı unutmuşum, özür dilerim olay ilk olduğu esnada ben evdeydim, yani Cemevi nde toplantılar falan olmuşken ben evdeydim o esnada sonra işte silah sesleri falan geldi, ilkin dışarı çıkmaya çalıştıysam annem buna izin vermedi, kapıyı kitledi sonra ben biraz bekledim sonrasında bi baktım çığlıklar çoğalmaya, büyümeye başlayınca bi el feneri aldım, dedim anne insanlar birileri öldü galiba müsade ette çıkalım diye, yukarı doğru gittiğim zaman o esnada işte Cemevi nde tabi olaylar olmuş, işte ateş edilmeler falan yaralı olanlar falan var işte o esnada O. arkadaşımız yaralanmış sonra işte arkadaşlardan biri C. K. gelip O. ve H. A.'in vurulduğunu söyleyince insanlar gitti, herkes böyle yaralıların peşinden arabalar la Varto'ya falan götürmeye çalışırken biz o kargaşada hangi kimin nasıl ne nasıl peşinden gidebiliriz derken çocuklar aralarında biri dediki A. E. silah almış işte pompalıylan bize doğru geliyor, bende el fenerini tuttuğum zaman Cemevi nin arkasında A. E. pompalı silahla kalabalığa doğru gelince biz böyle biraz hani panikledik kaçışmaya başladık, ondan sonra ben arkadaşlara herkeste dağılsın zaten bir çok insan yaralı arkadaşların peşinden Varto'ya falan gitmişti, yaralılarla beraber gidenler sonrasında gidenler biz o hengebenin içerisindeyken nasıl olup bittiğini anlayamadım, T. E. Cemevi nin önüne geldi dediki abi E. E. dedemi vurmuş öyle söyleyince ben hızlı bir şekilde koştum bizim evin önünde olduğunu söylemişti, yani tam bizim evin önünde koştum gittim M. amca kanlar içerisinde yerde yatıyordu ve kızıyla işte eşi, gelini falan başındaydılar, ben biraz ortamı sakinleştirmeye çalıştım, hani ölmemiş olabilir kan kaybından (anlaşılmadı) diye uzaklaştırmaya çalıştım ve hızlı bir şekilde eve gittim anahtarı aldım, annem komşuya gitmişti, 112 ve jandarmayı aradım, çok bekledik tabi geldim sonra yaralıların başında insanları sakinleştirmeye çalışırken aynı anda o arada tabi telefonlar devam ediyor, arıyorum işte 112 falan jandarmayı arıyorum, o esnada A. E.'in tekrar bizim sokaktan silahla aşağıdan yukarı doğru geldiğini fark ettim, tekrar ordan kaçıştık işte çoluk çocuk, kadınlar baya bi genç falan vardı, yani bizde savunmasız ve silahsızdık bi komşunun evinin önüne sığınmaya çalıştık, A. E. cenazenin üstünden işte başında gelip gidiyordu, tabi cenazeyi hepimiz terk etmedik işte kızı F. ve eşi Z. teyze bi kaçtane arkadaş daha işte cenazenin başında kaldı, biz o komşunun bi sütlük gibi yer var böyle evinin önüne sığındık işte orda baya bi kaldık telefon görüşmeleri yapıyoruz, anında olay duyulmuş tabi bir sürü yerden arayanlar falan oluyor, baya bekledim işte tekrar aradım 112 yi dedilerki biz ambulansı göndermişiz şeyi almış yaralının bitanesini almış diye öyle söyleyince tabi yaralının bi tanesi de T. ti tabi ondan öncesinde şöyle bir şey oldu, teyzelerden bir tanesi dediki kulağıma fısıldadı dediki Z. G. de vurulmuş dedi. Bende hani dedimki bi çıkıyım bakıyım hani ne oluyor ne kadar çok insan ölecek diye çıktım baktım ki T. E. da bacağından vurulmuş kanlar içerisinde eğildim T. i hani içeri alıyım bi müdahale edelim falan diye baktım tekrar bir silah sesi üstümüze doğru muhtemelen herhalde duvara mı değdi mermi ne oldu tam orayı anlayamadım, ondan sonra T. i olduğu yerde bıraktım geri tekrar bulunduğumuz yere gittim, yaklaşık 8:40 sularında olay oldu, 10 gibi ambulans ve jandarma geldi, Jandarma geldiği zamanda ilk önce şöyle bir şey oldu
Başkan: Ben sana şeyi soruyum, hani demişsin önceki ifadende de var, demişsin A. E. elinde pompalı tüfekle tekrar geldi demişsin ?
Tanık: Evet
Başkan: Tekrar geldi, bu M. G. o sırada vurulmuş muydu, ya daha öncesinde?
Tanık: Şimdi evet, M. G. zaten vurulduğu zaman bakın ilk önce M. G. vuruldu, T. bize söyledi ben geldim M. amca kanlar içerisinde yatıyor, kızı işte eşi, gelini falanda başında bunları sakinleştirmeye başladım ama önce ilk önce hemen dedimki 112 yi arayayım, fark ettim daha nefes alış verişi vardı o zaman eve gittim 112 yi aradım, Jandarmayı aradım tekrar geldim cenazenin başına biraz ortamı sakinleştirmeye çalıştım, sabırsızlıkla bekliyoruz tabi şeyin gelmesini ama o esnada tabi A. E. bizim sokaktan silahla yukarı doğru gelmeye başladı,
Başkan: Yani A. E. tüfekle geldi?
Tanık: Evet, evet
Başkan: Pompalı tüfek demişsin ?
Tanık: Evet, evet, evet evet pompalı tüfekle
Başkan: Başka tanıkları dinlerken dediler ki A. E. elinde tüfekle M. G.'i vurdu, tanığın biri öyle beyanda bulundu?
Tanık: Evet
Başkan: Şimdi bizim için önemli olan M. G. vurulduktan sonra geldi diyorsun yani yerdeydi diyorsun M. G.?
Tanık: Ben geldiğim zaman M. amca vurulmuştu yerdeydi, zaten bana M. amcanın vurulduğunu haber edende şimdi Cemevi nin arkasından A. E.'in silahla geldiğini hani o tabancayla ateş etmiş, sonra eve gitmiş pompalıyı almış gelmiş Cemevi nin arkasında insanlar dediki A. E. silahla üstümüze doğru geliyor, ben el fenerini bi yaktım ki evet doğru A. E. geliyor, o arada biz hani bi kaçışma yaşandı ne yapalım nereye gidelim falan derken A. E., T. geldi dediki A. E. benim dedemi vurmuş diye söyledi.
Başkan: Tamam, G. Ç.'in peki öldürülme olayını gördün mü sen G. Ç. nerde yaralandı peki ?
Tanık: Şimdi G. Ç. te bizim eve yakın bir yerde aslında vuruldu zaten o da muhtemelen aynı saatlerde belki de bizim o sütlüğe sığındığımız esnada vurulmuş olması gerekir ki Jandarmayla ambulans geldikten sonra hiç silah sesi gelmedi ve Jandarmayla ambulans geldiği zaman benim ısrarla jandarmadan istediğim o arkadaşlar o arada şey yapmaya çalıştılar işte kroki çizme ifade almaya çalışıyorlar ben dedim şimdi eli silahlı sanık hala tehlike arz ediyor, ilk önce
Başkan: (anlaşılmadı) yani
Tanık: G.'ın vurulduğunu görmedim hayır
Başkan: Görmedin ?
Tanık: Hayır " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1990)
Tanık Yağmur Güney karakolda; dedesi olan maktulün başında bulundukları sırada sanık A. E.'in gelerek maktul dedesine hitaben "yeter artık senin bu fesatlığın" diyerek av tüfeğiyle üzerlerine doğru 2 el ateş ettiği, T. ve Z.'nin bacaklarından yaralandıklarını, A. E.'in havaya 1 el ateş ettikten sonra kaçtığını ifade etmiştir. (Dizi:1400)
TANIK YAĞMUR GÜNEY KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Başkan: Daha önce verdiğiniz bir ifade var zaten dosyada
Tanık: Evet var,
Başkan: Biz tekrar soracaz
Tanık: hı hı
Başkan: Evet, neye şahit oldunuz o gün ?
Tanık: Şahit oldum, şahsın kendisi dedemi vurmuştu,
Başkan: Kim bu şahıs isimleri belirterek konuşalım ki ?
Tanık: A. E. K.
Başkan: Dedenin isim?
Tanık: M. G.
Başkan: Evet, vurmuştu derken yani gördüğünüz şeyleri bize anlatın?
Tanık: Yok görmedim ben onu dedemin vurulduğunu, onun kendisini vurduğunu görmedim, sadece vurduk, vurduktan sonra biz geldik dedemin yanına dedemin yanına geldiğimizde zaten dedem kendisi yerde yatıyordu, ondan sonra şahsın kendisi tekrar biz komşular dedemin üzerindeyken tekrar üstümüze gelerek ateş açtı,
Başkan: Kim ateş açtı?
Tanık: A. E. K., ondan sonra orda Z. G. ve T. E. vuruldu, orda zaten ateş açarak
Başkan: Sen gördün mü ?
Tanık: Evet gördüm,
Başkan: Gördün ateş ettiğini gördün?
Tanık: Hıhı
Başkan: Neyle ateş etti?
Tanık: Büyük böyle silah onla ateş etti açtı, zaten ilk at vurulurken Z. G. vuruldu, ondan sonra T. E. vuruldu, en son bunları gördüm ben bunun dışında anlatmak istediklerim var,
Başkan: Evet
Tanık: Ben şahsın kendisini gece yarısı babamı dışarı götürerek tehdit ettiğini biliyorum,
Başkan: Babanız ?
Tanık: İ. G., şahsın kendisi gece yarısı babam evdeyken hayvan doğuracak bir yardım eder misin diye kandırarak dışarıya götürdü, babam dışarı gitti yardım etmek için ve babamı silahla tehdit etti işte
Başkan: Sebep ?
Tanık: Efendim
Başkan: Sebep ney?
Tanık: İşte oyunu ba, oyunu abime vereceksin seçimden dolayı ondan sonra babamı tehdit etti gece yarısı onun dışında babam komşulara gidip gelirken her seferinde önüne çıkıyordu, tekrar tehdit, onun dışında kapımızdaki köpeğe silah sıktı,
Başkan: Evet; şimdi daha önce bir ifaden var demişsin ki öz halam olan G. Ç.'in de C. S. in evinin yanında vurulmak suretiyle ölmüş olduğunu öğrendim demişsin ?
Tanık: Evet
Başkan: Kim tarafından ne şekilde vurulduğunu ben gözümle görmedim, ne şe nasıl öğrendin, Kim söyledi?
Tanık: Halamın vurulduğunu mu
Başkan: Hıhı
Tanık: Onu ben sadece duydum zaten kendim görmedim, şahit olmadım,
Başkan: Evet
Tanık: Öyle
Başkan: Cemevi ndeki toplantı sırasında orda mıydın?
Tanık: Yok değildim
Başkan: Değildin orda?
Tanık: Hıhı
Başkan: Evet, ordaki olayları görmedin?
Tanık: Yok ordaki olayları görmedim
Başkan: Evet, sen sadece diyorsun ben M. G.'in vurulduğunu duymak üzerine gittim oraya
Tanık: Evet, aynen
Başkan: Daha sonra A. E. K.'ın elinde tüfeği gördüm,
Tanık: Hıhı aynen
Başkan: Ateş etti,
Tanık: Evet ateş etti,
Başkan: T.'le Z. yaralandı diyorsun,
Tanık: Aynen
Başkan: Öyle mi
Tanık: Hıhı
Başkan: O zaman o kalabalıkta orda mıydı?
Tanık: Kalabalık vardı ve o sadece normal ateş açıyordu, o arada işte Z. G. ve T. E.
Başkan: Z. ve T.'i görüp onlara yönelik mi ateş etti yoksa kalabalığa rastgele ateş edip onları (anlaşılmadı)?
Tanık: Yok rastgele
Başkan: Onlarda orda yaralandı?
Tanık: Hıhı
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: A. E.'i kovalayanlar var mıydı daha önce ?
Tanık: Hayır görmedim
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Rastgele nereye ateş ediyordu arkaya mı, havaya mı?
Tanık: Toplumun olduğu yere ateş ediyordu
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Yani kalabalık üstüne mi geliyordu, yoksa kalabalığı A. E. mi kovalıyordu?
Tanık: Dedemin vurulduğu yerde zaten biz üzerine gelirken kendisi tekrar gelip üzerimize ateş açtı, ateş açarken de işte iki kişiyi de o ara yaraladı yani kimsenin onu kovaladığı falan da yoktu görmedim,
Sanık A. E. K. müdafii Av. Ö. Y.: Tanık ifadelerinde biz kovalıyorduk 20-25 kişi diye söylemişlerde aleyhe ifade verenlerde
Tanık: ben onu görmedim, kimsenin onu kovaladığına şahit değilim yani dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1988)
TANIK ER. F. KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"Başkan: Nerde ?
Tanık: (anlaşılmadı) önce ne olduğunu bittiğini ben bura yaşadığım içtin bilmiyorum, ben olay günü ordaydım ve olay olmadan önce ben araçla orada bir dayım yaşıyor, dayımın evine ziyarete gidecektim ve ben Cemevinin önünden geçtim, orada bir insan topluluğu vardı ve moralleri çok bozuktu, ben aklıma şu geldi; bir vefat olayı varsa hemen bi başsağlığı falan dilerim diye bende o köyde okulu okudum, ben birine sorduğumda toplantı olacağını söylediler bana
Başkan: Yani Cemevinde bir toplantı olacak?
Tanık: Evet, evet Cemevinde bir toplantı olacak, toplantıyı ne için kim için yapacağı, ne için yapacağını sordum birine, PKK'lıların gelip köyde toplantı yapacaklarını ve bu bazı sorunları çözeceklerini söylediler, ben oradan geçip gittim bu kadardı, ben misafir olacağım eve gittim, daha tam kapıyı açıp içeri girdiğimde silah sesleri duyuldu, o esnada ben camdan baktım, zaten Cemevi yakındı oraya, yani bi 200 metre falan daha belki biraz daha yakındaydı, aynı güzergah üzerindeydi, silah sesleri olduktan sonra silah seslerinin sürekli daha fazla devam ettiğini, biz endişeye kapıldık, sağa sola bir telefon açmak için uğraştık ama bir haber alamadığımızı sonra ileriye doğru gittiğimde bir gurup insanın A. E. K.'yı silahlarla kovaladığını gördüm ve A. E.'in elinde de bir silah vardı, o da kendini savun yani ateş ede ede yani zikzaklar çizerek kaçtığını gördüm, tekrar olay biraz sakinleştikten sonra ben balkona çıktım, balkona çıktığımda 2 tane kişinin ellerinde kaleşnikof silahla S. K.'ı ve Z. K.'ı yanlarına alarak gittiğinde ben seslendim bir dakka diye, hemen silahı bana doğrultarak içeriye girmemi söylediler, olayı ben böyle gördüm, sizin soracağınız varsa,
Başkan: Şimdi diyorsun ki; ben Cemevinde toplantı olacağını duydum diyorsun öyle mi ?
Tanık: Evet,
Başkan: Yani PKK'lılardan bahsediyorsun?
Tanık: Evet,
Başkan: Onların toplantı yapacağını duydun ?
Tanık: Evet,
Başkan: Bu duyduğun kişiler kimdi peki, kim söylüyordu yani sen kimden duydun?
Tanık: Ben burada yaşamadığım için çok kişi o yeni
Başkan: Sen orda kalmıyorsun değil mi ?
Tanık: Hayır kalmıyorum ben Irak'ta yaşıyorum,
Başkan: Sen geçici mi gelmiştin o zaman?
Tanık: Ben sadece izne gelmiştim,
Başkan: İzne gelmiştin ?
Tanık: İzne gelmiştim, yani dayımı da görmek amacıyla ben orda bulunuyordum,
Başkan: Vakit hangi vakitlerdi ?
Tanık: Vakit bahara doğruydu yani karların erimiş ol
Başkan: Yok yok günün hangi vakitiydi?
Tanık: Günün akşam saatleriydi yani,
Başkan: Akşam saatleri ?
Tanık: Evet evet akşam saatleri, hatta şunu da anlatayım size; ben sonra o köyden köyü terk etmek için oradan aracımla araç vardı bende aracımla ayrıldım ve olay yeri inceleme orada
Başkan: Onu soracam, sen şimdi onu duydum diyorsun, ondan sonra gideceğim eve gittim diyorsun ?
Tanık: Evet,
Başkan: Aynı Cemeviyle ?
Tanık: Evet aynı güzerhata
Başkan: Aynı güzergahta ?
Tanık: Evet, 200 metre falan
Başkan: 200 metre falan var diyorsun, o eve gittim diyorsun, eve girdim, evdeyken dışarıda silah sesleri gelmeye başladı,.
Tanık: Evet,
Başkan: Balkona çıktım diyorsun?
Tanık: Evet,
Başkan: Çıktım baktım diyorsun bir gurubun ellerinde silahlar olanlarda vardı diyorsun ?
Tanık: Önce evet,
Başkan: Ne kadarlık bir guruptu kalabalık?
Tanık: Vallah bi 7-8 kişi vardı, hatta bayanlar mayanların curcunaları da vardı, ama kovaladığı ve hucum etmek istediği, yani 7-8 kişi belki de yani o aralardaydı
Başkan: Bunlar A. E.' i mi kovalıyorlardı?
Tanık: Evet,
Başkan: A. E. K.'ı kovalıyorlardı?
Tanık: Evet,
Başkan: A. E.'de de diyorsun silah var diyorsun ?
Tanık: Kesinlikle
Başkan: Peki bu kovalayanlar kimlerdi peki isim olarak simayen biliyor musun yani kimlerdi ?
Tanık: Vallah ben onları isim olarak bilmiyorum, çünkü tanımıyorum yani, gördüm tanımıyorum, yani ben
Başkan: Bunlar nereye doğru kovalıyordular peki ?
Tanık: Bunlar Cemevinden aşağı doğru
Başkan: Cemevinden aşağı doğru?
Tanık: Evet evet Cemevinden aşağı doğru, yani güneye doğru, yani Cemevinin güneyine doğru,
Başkan: Şimdi A. E.'in ateş etme pozisyonunu gördün mü, ne zaman ateş etti?
Tanık: Vallah o kadar çok bişiler yaparak kendini bişi yaptı, ama benim o kadar çok uzun süreli böyle baktığım bir şey yoktu, çünkü ortalık çok kötüydü, başka yerde de ateş vardı, yani sadece kovalanan ve kovalayan kişi aralarında değil, başka yerlerde de silah sesleri böyle bir çatışma gibi oluştu, biz hemen kendi can güvenliğimizi almak için içeri girdik, yani benim gördüğüm o
Başkan: Tamam içeri girdiniz ondan sonrasını görmediniz mi ?
Tanık: Ondan sonra silah sesleri tekrar sürdü, tekrar tekrar aralıklarla sürdü, en son böyle sakinleştiği vakit dışarıya çıktık, dışarıya çıktığımda tel örgü var her tarafta, bi yol var orada, yoldan 2 tane kaleşnikof silahlı böyle bol elbiseli giymiş kişiler Z. K.'ı ben iyi tanırım, benim okul arkadaşımdı, Ortaokulu beraber okuduk ve onun abisini
Başkan: Abisi S. mi ?
Tanık: Evet, biri o taraftan biri o taraftan sıkıştırarak dereye doğru, evin yanında bir dere var dereye doğru
Başkan: Kaleşnikoflu dediğin kişiler yani elbiseli diyorsun farklı, yani kimdi neyciydi yani ?
Tanık: Yani ben onların oranın halkından olduğunu tahmin etmiyorum, düşünmüyorum yani o giysi tarzı orada yok zaten,
Başkan: Nasıl bir giysi şimdi ?
Tanık: Şalvar giysisi vardı, sanıyorum üzerinde bir tane hucum yeleği gibi bir şey vardı,
Başkan: Renk olarak ?
Tanık: Renk olarak karanlıktı,
Başkan: Karanlık olduğu için göremedin mi rengini ?
Tanık: Yani rengini göremedim,
Başkan: Rengini göremedin, şimdi yani az önce PKK'dan bahsettin ya hani, PKK örgüt mensuplarının giysileri olur, bilirsin leşker diye tabir edilen öyle o tarz bir şey miydi ?
Tanık: Yani o tarzdı yani çünkü o köyde o tarz giyim tarzı yoktur yani, o tarz yoktu,
Başkan: Ama şimdi mesela bu dosyada bir sürü tanık dinledik, tarafları dinledik, mesela hiç bir tanesi öyle bir durumdan bahsetmedi, PKK'dan bahsetmedi
Tanık: Şimdi savcım ben bir yorumda bulunmak istiyorum, bu aslında bir benim diyorum bir tavsiye sürecidir, yani bu eğer ki insanlar korkuyor tabi bunu anlatmıyorlar, gerçeği budur orada yani PKK'nın iş birlikçileriyle pılanlanmış bir olaydır bu başka bir şey değildir yani
Başkan: Ama bak şimdi bu iddianamede diyor ki; A. E. K.'ın ve ailesinin 2014 yılı muhtarlık seçimlerinde desteklediği tarafın karşısında yer alan ve yeni dönemde muhtar seçilen C. G.'le K. ailesi arasında bu seçim dolayısıyla husümet gelişti, muhtar C. G.'in köy sorunlarını konuşmak üzere 05/05/2014 tarihinde akşam 22:00 sularında köylüyü Cemevine topladığı, toplantıda yapılan konuşmalar sırasında tarafların tartışmaya başladıkları, şiddetlenen tartışmada S.'in Cemevindeki kalabalık gurup içerisinde, az önce ismini okudum,
Tanık: Darp edildiğini bende duydum görmedim evet
Başkan: Yani bu muhtarlık seçimlerinden kaynaklı bir husümetten kaynaklandığı söyleniyor bu olayın,
Tanık: Ama şimdi muhtarın, hayır yani muhtarın öyle bir husümeti varsa bir başka kişilerin orada toplantı yapmasının ne gerekçesi olabilir, yani bundan öncede muhtarlık seçimleri vardı, orada yani öyle bir yaralama, kavga, insan ölümleriyle sonuçlanan belki hiç ben duymadım,
Başkan: Yani diyorsun ki; muhtarlıktan dolayı husümet olsa iki aile arasında olur?
Tanık: Bakın savcım bu olay şudur yani yorum yapma hakkım varsa ben yorum yapayım yani, PKK'nın işbirlikçileriyle, PKK'nın işbirlikçilerinin o aileyi köyde tavsiye etme durumu söz konusudur yani,
Başkan: Niye ediyorlar yani sebep?
Tanık: Şimdi eskiden beri o köyü yöneten o ailedir, yani muhtarlık, babası 20 yıllık, oğlu 20 yıllık, bunlara karşı bir cephe oluşmuştur, haklı veya haksız onun içinde değilim ama son olayda yani orada eğerki yani bizde kendimizden endişe ediyoruz yani, bizde endişeliyiz yani çünkü içerisinde başka kişiler var yani, köy halkı olursa zaten bu mesele çıkmaz, yani iki tane yaşlı bir araya gelir bir şey söyler ve bu işi bi tatlıya bağlar,
Başkan: Anladım, ama şimdi dediğim gibi 2 kişi ölmüş, bu ölenleri ismen hatırlıyor musun sen, sen mesela M. G., G. Ç.?
Tanık: G. Ç.'in bir oğlunu tanırım, İstanbul'da gördüğüm olmuştur, Yetiş adında soyadını bilmiyorum,:M.'u hiç tanımam hayatımda da görmedim,
Başkan: M. G.'i, G. Ç. ölmüş, ondan sonra yaralananlar var, O. G., T. E. yaralanmış, bunların yaralanma anını ve diğer şahısların ölme anını gördün mü sen?
Tanık: Hayır, ben bir cenaze olay yeri incelemede vardı, ben aracımla giderkene yolu kapatmıştılar,
Başkan: Anladım, sen bu anlattıkların dışında hiç bir şeye şahit olmadım diyorsun anladığım kadarıyla,
Tanık: Yani ben ölümlerine, ben silah seslerine, kovalamalara şahit oldum ve birinin öldüğüne şahit olmadım, sadece cenaze yerde gördüm,
Başkan: Sen daha önce ifade verdin mi peki ?
Tanık: Hayır
Başkan: Hiç ifade vermedin ?
Tanık: Hayır
Başkan: Yani burada değil karakolda, poliste, jandarmada ?
Tanık: Hayır ben zaten bu dosya Batman'a yollanmıştı, ben Batman yakın olduğu için Batman'a geç gelmiştim, sınır kapısı kapalıydı, Batman Adliyesi'ne gittiğimde dosyanın Muş'a tekrar gönderileceğini söylediler ve Çaylar Karakol Komutanı Irak'ta ulaştı bana, dedi; gelip konuşman gerekiyor, bende " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:2032)
Tanık C. S. karakolda; Cemevinde eski muhtar ile yeni muhtarın tartıştıklarını, yeni muhtarın oğlu M.'ın eski muhtar S.'e yumruk savurduğunu, ayırmaya çalışırken kendisinin de darp edildiğini, S.'in kaçtığını, dışarı yöneldiğinde sanık A. E.'in ateş ettiğini gördüğünü, A. E.'in rastgele ateş ettiğini ifade etmiştir. (Dizi:1351)
Tanık C. S. kovuşturma aşamasında 1. ifadesinde; "Olay günü ben o köyde ikamet ediyordum. H. F. isimli kişi vefat etmişti. Bu nedenle ailesine taziyeye gitmiştik. Yanımda eşim S. S., ablam Naciye Gören ve Eşi İlhami Gören vardı. Biz orada otururken muhtarımız C. G. bana A. G. isimli kişi ile bir haber göndermiş. Yani bir toplantı yapıldığını, benimde toplantıya katılmamı istedi. Saat akşam 19:30 20:00 civarındaydı. Ben toplantıya katılmadım. Yarım saat sonra Erdal Koçer isimli kişiyi yanıma gönderdi. Yine toplantıya katılmamı istediler ve ben yine toplantıya katılmadım. Ben ve yanımda gelen diğer kişilerle birlikte taziye evinden kalktık ve 2 gün önce olaylar neticesinde evi yakılan G. U.'a geçmiş olsun amacıyla evine gittik. Biz ordayken kalabalık artınca bizde kalktık eve gitmek istedik. Saat 21:00 e doğru geliyordu. Ben muhtarın çağırdığı yere gitmeye karar verdim. Ablam, eşim ve eniştemi eve göndererek ben toplantıya katıldım. İçeriye girdiğimde yeni muhtar olan C. G. isimli kişi S. Karaca isimli kişiyi tehdit ediyordu. Ona "Senin kulaklarını keserim, seni hizaya getiririm, seni adam ederim" şeklinde sözler söylüyordu ve ayrıca sinkaflı küfürler ediyordu. Bu esnada elinde herhangi bir silah yoktu. Sinkaflı küfürler edilince S., Cahid'e "sen kim oluyorsunda bana bu şekilde küfürler ediyorsun" şeklinde karşılık verdi. O esnada C.'in oğlu M. G., S.'e bir yumruk vurdu. İşin aslı orada oturanların tamamı C.'e oy veren kişilerdi. Muhtarlıkta köy komitesi adı altında 10-15 kişi toplanmıştı. Hatırladığım hakadıyla Ç. Ç., A. H. Ö., F. E., H. A., M. G., C. G., M. R. B., K. Ü. ve ismini hatırlayamadığım diğer kişiler vardı. Ben ve S. oy vermeyen kişilerdik. Kalabalığın tamamı S.'e saldırmaya başladı. S.'i aralarına alıp darp ediyorlardı. Bu esnada ben ve K. Ü. ve Mehmet Resul Bacık isimli kişilerle aracı olmaya çalıştık. Sonra S.'i bırakıp beni darp etmeye başladılar. Başta C. G. ve oğlu olmak üzere kalabalık bana saldırdı. Hatta ben aracı olmaya kalkıştığım esnada muhtar C. bana zaten seni arıyorduk, seni buraya niye çağırdığımızı bilmiyormusun gibi sözler söyleyip bana saldırdı. Yani anladığım kadarıyla beni oraya dövmek için çağırmışlar. Ben bu darp esnasında yere düştüm. S. K.'da o esnada kaçmış. C. G. bana saldıran topluluğa bunu bırakın S. kaçtı S.'i yakalayın ve anasını sikin şeklinde sözler söylediğini duydum. İçerdeki kalabalık S.'i yakalamaya çıkınca dışarıda silah sesi duydum ve bende dışarı çıktım. Dışarı çıktığımda S.'in küçük kardeşi olan A. E. K.'ın elinde tabanca gördüm. S. yere eğildi ve cemevinin önüne dökülmüş olan mücurdan kardeşi A. E.'in üzerine fırlattı ve kendisinin oradan gitmesini söyledi. Çünkü kardeşinin ateş etmesini istemiyordu. Sonra kalabalık A. E.'in üzerine doğru yürüyünce A. E. kaçmaya başladı ve kalabalık elinde sopalarla onu ve S.'i kovaladı. A. E. kaçarken geriye dönüp havaya doğru ateş ediyordu. Kendisini korumak amacıyla ateş ettiğini zannediyorum. Çünkü o esnada hiçkimse vurulmadı. Ben daha sonra evime gittim. Aynı günün gecesi tam saatini hatırlıyorum 23:23te C. G.'in kardeşi D. G. telefonla beni arıyarak beni tehdit etti. Bana telefonda "geleceğim, köyün içerisinde seni kurşuna dizeceğim" dedi ve bana sinkaflı küfürler etti. Bende hemen jandarmayı aradım ve durumu jandarmaya anlattım. Bir müddet sonra jandarma beni telefonla aradı ve bana o köyde savcı var bir adam öldürme olayı olmuş. Kendisi savcı beyde ordaymış. Savcı bey seni çağırıyor. Savcı bey ifadeni orada alacak diye söyleyince bende savcı beyin bulunduğu yere gittim. Gittiğimde M. G.'in öldürüldüğünü öğrendim. Savcı bey yanındaki askere "bunun ifadesini burada alın" diye söyledi. Jandarma beni ifade almak için götürürken savcı tekrar haber gönderdi ve burada olaylar taze kan davası olabilir, onun can güvenlğiini sağlayamayız, bu nedenle 2 günlüğüne köyden ayrılsın. Gitmeden hemen önce de karakola ifadesini versin diye söyledi ve o gece gidip jandarmaya ifade verdim. Ordan da varto ilçe merkezine gidip arkadaşım S. Ö.'in evinde kaldım. Ertesi sabah uyandığımda köyden amcamın oğlu B. S. beni aradı ve G.'ın da öldürüldüğünü bana söyledi. Hatta G. Ç. benim evimin yakınlarında öldüğü için beni suçlamışlar. Ancak ben zaten burada anlattığım şekilde ifademi verdikten sonra arkadaşın yanına gitmiştim. Ayrıca bu olaylardan sonra benim evimi yaktılar ve beni tehdit ettiler. Bunu yapanlar C. G. ve çocukları ile kardeşleridir. Olayı başlatanda onlardır. Benim bu olayla ilgili olarak bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1618)
Tanık C. S. kovuşturma aşamasında 2. ifadesinde; "Ben bu konu ile ilgili olarak daha önce detaylı ifade vermiştim. Bu ifadem geçerlidir. Ben öldürme anını görmedim, muhtar C. G. köyü sorunlarını görüşmek üzere Cem evinde köylüleri toplamıştı. Ben toplantıya katılmamıştım. Önce köyümüzde vefat eden H. F. evine taziye ziyaretine gittim. Bu sırada muhtar beni toplantıya önce A. G. ile daha sonra E. K. aracılığı ile beni cemevine çağırdı. Ben gitmedim daha sonra buradan evi yanan G. U.'a geçmiş olsuna gittim. Daha sonra cemevine geldim, geldiğimde içeride muhtar S. K.'a küfür ediyordu. S. de karşılık verince dövmeye başladılar. Ben dahil olmak üzere kavgayı ayırmaya çalıştık bu defa benide dövmeye başladılar çünkü ben kendisine oy vermemiştim, bu sırada S. dışarı kaçtı. Muhtar S. in kaçtığın söyleyerek beni bırakmalarını söyledi ve S. in peşinden gittiler. Dışarıda silah sesleri geldi. Bu sırada kimse vurulmamıştı. Ben evime gittim. Bundan sonra gelişen olayları görmedim. Gece saat 23:23 de muhtarın kardeşi D. G. beni arayarak ölümle tehdit etti. Bende jandarma 156 ı arıyarak durumu bildirdim. Bana şuanda savcınında köyde olduğunu gidip ifademi verebileceğimi söylediler. Ben bunun üzerine savcının yanına gittiğimde, cenazeyi gördüm. M. G.'in vurulduğunu bu şekilde öğrendim. Jandarma bana olayı çok sıcak senin güvenliğini biz sağlayamayız, köyden birkaç günlüğüne ayrıl dedi. Bende çocuklarımı alarak Varto daki akrabalarımın yanına gittim. Gitmeden önce jandarmaya ifademi verdim. Ben iki yıldır köyümden sürgün yaşamaktayım. Ben Vartoda iken evimin yakının G. Çiçeğin de vurulduğunu öğrendim. Benim Olayla ilgili olarak hatırladığım bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1638)
Tanık M. K. kovuşturma aşamasında; "Ben olay tarihinde dayım olan H. K.'nın evine misafirliğe gidiyordum, köyün içinde kalabalık bir grup kavga ediyorlardı, kavganın nasıl başladığını bilmiyorum, kalabalık bir grup A. E. K. S. K. ve Z. K.'a vuruyordu, ancak tam olarak kimin vurduğunu bilmiyorum, zira iddianamede geçen diğer şahısları tanımıyorum, olay anında herhangi bir kimsede silah görmedim ancak kavga sırasında bir çok el silah sesi duydum, ayrıca kavga bittikten sonra silahlı olan tanımadığım 2 kişinin S. ve Z.'i götürdüklerini gördüm, bu şahıslar köyün dışına doğru gittiler, yaklaşık yarım saat sonra 1 el silah sesi duydum, kimin ateş ettiğini bilmiyorum olayla ilgili bilgim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:1524)
Tanık M. R. B. karakolda; S.'in cemevi önündeki vatandaşların arasında köy tarafına doğru bağırarak çıktığını, o sırada sanık A. E.'in olay yerine geldiğini, S.'in ona "sık bunlara" dediğini, A. E.'in topluluğun üzerine doğru 5-6 el ateş ettiğini, daha sonra kalabalığın S.'i dövmeye başladığını ifade etmiştir. (Dizi:1397)
Tanık M. R. B. kovuşturma aşamasında; "Olay günü köy toplantısı için çağırmışlardı, ben biraz geç vardım, ancak vardığımda bir kargaşa vardı. Bu sırada bir silah sesi duydum, ben kimseyi darp ederken görmedim silahın kimin olduğunu görmedim, sadece bu kargaşa esnasında silah sesi duydum, muhtarlık seçimi esnasında A. E. K. ve C. Gönen arasında husumet vardır. Daha önce beyanda bulunmuştum, vermiş olduğum o ifademi tekrar ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:323)
Tanık F. S. kovuşturma aşamasında; "Bir kısım sanıkları tanıyorum. Ben Muş'da onpınar köyünde yaşıyorum. Olay tarihinde de köydeydim. Köyde bir ev yanmıştı. Yanma olayı sebebiyle bir toplantı yapıldı. Toplamtı köydeki cemevinde yapılı. Toplantıya ben gitmedim. Sonradan oğlum C.'in de orada olduğunu öğrendiğimden ve oğluma zarar gelmesini istemediğimden gittim, ben gittiğim sırada kavga çıkmıştı ve kavga ediyorlardı. Gördüğüm kadarıyla olay anında cemevinin dışında 2 kişide silah vardı. Bu 2 kişinin isimlerini bilmiyorum. Silah ile ateş edenleri görmedim. Olay yerinde oğlum C. S.'de vardı. Bende oğlum C.'i alarak eve gittim. Çünkü oğluma bir zarar gelmesini istemiyordum. Eve gittik, ben eve gittikten sonra silah sesleri duydum. Fakat kimin ateş ettiğini bilmiyorum. Silah sesinden sonra oğluma telefon geldi, oğlumu D. G. isminde birisi aradı ve oğluma telefonda küfürler etti. Oğluma sana bunu bırakmam, seni öldüreceğim demiş. Bu kavgaların sebebi muhtarlık seçimidir. M. G. ve G. Ç.'i kimin öldürdüğünü görmedim. Ben kimseye iftira atamam ve yalan söyleyemem. Olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi: )
Tanık K. Ü. karakolda; Cemevinde eski muhtar S. K. ile yeni muhtar C. G.'in tartışmaya başladıklarını, biden ortalığın karıştığını, araya girip ayırmaya çalıştıklarını, kapıyı açtığında silah sesleri gelmeye başladığını, tekrar içeri girdiğini, yere yattığını, ateş edinin sanık A. E. olduğunu, A. E.'in köyün çıkışına doğru gittiğini, birkaç gencin onun peşinden koştuğunu, o sırada A. E.'in yaralandığını ifade etmiştir. (Dizi:1295)
Tanık D. G.(D.) karakolda; tanık Yağmur ile benzer yönde beyanda bulunmuştur (Dizi:1401)
TANIK D. G. (D.) KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
"evdeydik gürültü sesini duyduk, kalabalık sesini, çıkıp dışarı gittik, dışarı gittiğimizde yukarı mahalle kalabalıktı
Başkan: kimin evindeydiniz, kiminle beraberdiniz, saat kaç gibiydi, kiminle beraber dışarı çıktınız?
Tanık: ailece evdeydik, saat 8:30 gibi, ondan sonra yukarı mahalleye koştuk, koştuğumuzda zaten kalabalıktı
Başkan: kiminle birlikte gittiniz, yanında kim vardı?
Tanık: annem E. G., İ. G. bir de S. G. onlar vardı ondan sonra yukarı mahalleye gelirken eve dedemin yerde olduğunu gördüm,
Başkan: deden kim ismi ne?
Tanık: M. G.?
Başkan: ölen kişi mi?
Tanık: evet, ondan sonra üzerimize geldi A. E. K. susun susmasanız sizi de vuracağım diye tehdit etti bizi, korktuk ağzımız kapattık, ondan sonra T. E. ile Z. G.'in vurduğunu gördüm, ondan sonra T. E.'ı teyzem F. hastaneye götürdü başkada bir şey görmedim.
Başkan: M. G.'in yerde yattığını gördünüz öyle mi?
Tanık: evet,
Başkan: vurulmuştu ölmüş müydü?
Tanık: yaralıydı.
Başkan: hiç silah sesi duymadın mı M. G.'in yanına giderken veya gitmeden önce,
Tanık: yok,
Başkan: nerede düşmüştü yer olarak? bu cem evi diyorlar ya Cem evine yakınmıydı,
Tanık: evet, C. B.'ın kapılarının önünde
Başkan: burası neresi işte, sizin eve yakın mı değil mi?
Tanık: bizim eve yakın değil,
Başkan: ne kadar uzaklıkta?
Tanık: böyle 2-3
Başkan: Cem Evine yakın mı peki?
Tanık: evet,
Başkan: Cem evi ile yakınlar mı aynı istikamette mi ne kadar onu soruyorum sana?
Tanık: 2 metre falan var,
Başkan: 2 metre dediğin şu duvara kadar mı? (pencerenin olduğu duvar gösterilerek)
Tanık: daha uzak,
Başkan: o zaman 2 metreden daha uzak,
Tanık: evet,
Başkan: sonra gittiniz oraya düşmüş vaziyete yerde yatar gördünüz öyle mi?
Tanık: evet,
Başkan: ondan sonra kim geldi yanında kim vardı?
Tanık: kimse yoktu ailece,
Başkan: az önce isimlerini saydınız Z. G. ve T. E. yaralandı diyorsun onlar nasıl yaralandı?
Tanık: kuzenim sadece Z. G.'i sadece vurduğunu gördüm düştü yere, Kuzenin T. E. dedi abla ben vuruldum yanına gittim,
Başkan: A. E. neredeydi o zaman?
Tanık: A. E.'in elinde silah vardı susun susmasanız sizi de vururum dedi
Başkan: kime dedi,
Tanık: bize dedi, biz böyle bağırıp çağırıp ağlarken susun susmasanız sizi de vuracağım diyordu.
Başkan: sonra ne yaptı ateş mi etti?
Tanık: yok, evet ateş de etti, üzerimize geldi büyük silahla bizde korkudan ağzımızı kapatıp eğildik
Başkan: ondan sonra?
Tanık: ondan sonra teyzem T. E.'ı hastaneye götürdü daha sonrasını bilmiyorum.
Başkan: Z. G. ve T. E. Yaralandı diyorsun daha önceki ifaden de, nasıl ateş etti, direk ateş mi etti
Tanık: direk düz,
Başkan: mesafe ne kadardı aranızda?, yani A. E. neredeydi bu yaralananlar neredeydi, Z. nerede duruyordu, T. E. neredeydi
Tanık: Z. G. ile T. E. bana yakındı aramızda şu kadar vardı (1 metreyi işaret etti), A. E. de duvarla benim kadar (duruşma salonunun duvarını işaret ederek)
Başkan: 10 metre var mı?
Tanık: evet,
Başkan: sonra ne yaptı susun, susmasanız vuracağım dedi, sonra?
Tanık: susun susmasanız sizi de vuracağım, bizde korkudan ağzımızı kapatıp yere oturduk. Ondan sonra T. E.'ı teyzem hastaneye götürdü.
Başkan: sonra ateş mi etti?
Tanık: evet, susun susmasanız sizi de vuracağım, bağırıp çağırdı bizde sustuk, öyle yani,
Başkan: sonra ateş mi etti, ayrı ayrı mı ateş etti, kaç el ateş etti?
Tanık: 2 el mi 3 el mi,
Başkan: elindeki silah nasıl bir silahtı?
Tanık: büyük silahtı.
Başkan: ölen biri daha var onu gördün mü o nasıl vuruldu?
Tanık: görmedim ama yerde olduğunu gördüm.
Başkan: o nerede yerdeydi?
Tanık: V. G.'in kapısının önündeydi, yeni muhtar,
Başkan: yer de mi yatıyordu?
Tanık: evet,
Başkan: peki bu cem evinde mesela olaylar olmuş S. K.'a yönelik darp iddiası var ondan sonra dışarı çıkılıyor kalabalık, A. E. K. üzerime geldiler diyor sen onları hiç görmedin mi?
Tanık: yok onları görmedim.
Başkan: daha önceki ifadelerin benze mahiyete, ama bu ölen diğer ölen kişi ile ilgili herhangi bir şey söylememişsin ama gördüğünü G. Ç. şimdi diyorsun onu da gördüm yerde yatar vaziyetteydi,
Av. Ö. Y.: kalabalık tam olarak neredeydi, Cem evine çok yakın olduğunu söylüyor, kalabalıkta hiç kimseyi görmedi mi?
Tanık: Cem Evinin kapısının önündeydi,
Av. Ö. Y.: sizinle ne kadar mesafedeydi?
Tanık: baya
Av Ö. Y.: kalabalık A. E.'i kovalamıyor muydu kimse öyle, A. E. vururken bekliyorlar mıydı öyle ,
Tanık: orayı görmedim. Ama kalabalık olduğunu gördüm. Bir şey daha söyleyebilir miyim,
Başkan: evet,
Tanık: ondan sonra A. E. K. babamızı silahla tehdit etti oyunuzu vermeseniz sizi vururum diye,
Başkan: ne zaman?
Tanık: oya bir hafta falan kala,
Başkan: Babanın ismi ney?
Tanık: İ. G." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:2022)
Tanık Süleyman Gülçay karakolda; olay sırasında evde olduğunu, sanık A. E.'in av tüfeği ile evin önünden geçtiğini gördüğünü, daha sonra siren sesleri duyduğunu ifade etmiştir. (Dizi.1402)
TANIK S. G. KOVUŞTURMA AŞAMASINDA;
" Başkan: Dosyada daha önce verdiğin ifaden var, daha önce ifade vermişsin bu konuda, M. G. ve G. Ç. meydana gelen bu hadiseden dolayı ölmüşler, yaralananlar da var, A. E. K.,M. G. ve G. Ç.'i öldürmekten, kasten öldürmekten yargılanıyor mahkememizde siz bu meydana gelen olaylar sırasında ordamıydınız, neye şahit oldunuz?
Tanık: Değildim ben olayı gelen değildim fakat şeydeydim benim kapıma geldiler, eski zaten ifadem var karakoldaki ifadem geçerlidir.
Başkan: Bi daha dinleyelim de yani nasıl hatırladığınız durumları bir daha dinleyelim,
Tanık: Benim kapımı çalmaya geldi,
Başkan: Kim geldi?
Tanık: A. E. geldi, elinde silahı vardı, kapımızı kötü bir şekilde çaldı, kapıyı açamadım, terk etti giderken bahçemin kapısında yanında iki kişi daha vardı, ben onları öğrenmek isterim, başkada bir diyeceğim yok
Başkan: Nerde sizin eviniz nerde
Tanık: Kapıyı çaldılar, bi ses çıkarmadan, sadece gümbür gümbür çaldılar ve bizde kapıyı arkadan kitlemiştim, balkona gitmek istedim, dışarı çıkmak isterdim o öbür bal balkonun kapısı da dışarı bakıyor, ben mutfaktaydım, balkonun kapısını çıkınca hanım içerde bağırdı dedi içeri gel, kapıyı çalıyorlar, ben içeri girdim, bu seferde balkonun kapısını çaldılar, pencere balkon kapısını da arkadan kitledim, içeri kaçtım, pencerede izledim, bahçemin kapısından çıkarken yanında 2 kişi daha vardı,
Başkan: Kimlerdi bu sen tanıyormusun A. İ.?
Tanık: Hayır tanımıyorum,
Başkan: Daha önce görmedin mi, A. İ., A. E. K.'ı ?
Tanık: Tanımıyorum yani görmedim onları A. E.'i gördüm ellerinde silah vardı şöyle tutmuş, öbürlerini görmedim, tanımıyorum
Başkan: Şimdi evin ne kadar yakın bu olayların olduğu yere yakınlığı ne kadar ?
Tanık: Var herhalde 200 Cemevin'den 200 metre falan var
Başkan: Yani bu tartışmalar ve silah seslerini duymadın mı sen?
Tanık: Silah seslerini duydum tabikide
Başkan: Duydun?
Tanık: Duydum
Başkan: Evdeyken mi duydun?
Tanık: Evdeyken duydum,
Başkan: Dışarı çıkmadın yani ?
Tanık: Yok çıkmadım (anlaşılmadı)
Başkan: Kimin ne şekilde yaralandığını veya öldüğünü?
Tanık: Görmedim ben
Başkan: Görmedin?
Tanık: Yoktum orda" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:2000)
Tanık H. S., M. G., C. B., P. Ü. ve H. K.'nın görgüye dayalı bilgisinin olmadığı anlaşılmıştır. (Dizi:1411, 1412, 1413, 1416, 1417)
D-MADDİ DELİLLER
Dizi 216'da kayıtlı Muş ATK raporu içeriğinden;
Katılan Z. G. hakkında düzenlenen;
1-Varto Devlet Hastanesinin 05.05.2014 tarih 137 sayılı rapor fotokopisi incelendiğinde; sağ bacakta crista iliaca'nın 15 cm altında kurşun giriş deliği olduğu, (Dizi:1260)
2-Muş Devlet Hastanesinin 05.05.2014 tarih 11392743 protokol numaralı rapor fotokopisi incelendiğinde; sağ uyluk medialinde 2x2 cm'lik muhtemel ateşli silah giriş deliği olduğu, hayati tehlikesinin olduğu, (Dizi:1272)
3-Muş Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.02.2015 tarihli muayenesinde; sağ uyluk ön medialde iç kısımda 10x2 cm'lik, arka medialde 10x2 cm'lik ciltten çökük iyileşmiş yara tamir dokusu olduğu, şahsın yaralanmadan sonra yara debridmanı yapıldığını ifade ettiği, diğer fizik muayene bulgularının olağan olduğu,
Şahıstaki; sağ uyluk iç ve dış medialde ateşli silah yaralanmasına bağlı 10x2 cm'lik 2 adet doku defekti arızasının BTM ile giderilebilir nitelikte olmadığı, hayati tehlikeye ve kemik kırığına neden olmadığı anlaşılmıştır.
Katılan T. E. hakkında düzenlenen;
1-Muş Devlet Hastanesinin 05.05.2014 tarih 11392672 protokol numaralı rapor fotokopisi incelendiğinde; sol diz medialinde 1 adet 1x1 cm'lik ateşli silah yarası olduğu, sol tibia anterolateralinde 15x4 cm'lik kemik fraktürlü defektif yara olduğu, sağ diz medialinde 1 adet muhtemel ateşli silah giriş deliği olduğu, sağ tibia orta hatta 1x1.5 cm'lik muhtemel ateşli silah giriş deliği olduğu, hayati tehlikesinin olduğu, (Dizi:1275)
2-Muş Devlet Hastanesinin 12.06.2014 tarih 98900 protokol numaralı şahsa ait epikrizi ve hasta tabelası incelendiğinde; sol tibia parçalı kırığı olduğu ve acil şartlarda opere edildiği,
3-Muş Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 19.02.2015 tarihli muayenesinde; sol bacağın atelde olduğu ve IMN ile fikse edildiği, diğer fizik muayene bulgularının olağan olduğu,
Şahıstaki; sol tibia açık parçalı kırığı arızasının:
BTM ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, hayati tehlikeye neden olmadığı,
Vücutta kemik kırık(lar)ının yaşam fonksiyonlarına etkisi hafif(1), orta(2-3) ve ağır(4-5-6) olarak sınıflandırıldığında, şahısta saptanan kırığın hayat fonksiyonlarını AĞIR(5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
Dizi 245'te kayıtlı Muş ATK raporu içeriğinden;
Katılan O. G. hakkında düzenlenen;
Muş Varto İlçe Devlet Hastanesine ait 05/05/2014 tarih ve 138 protokol sayılı genel adli muayene raporu fotokopisinin incelenmesinde; sol crista iliaca hizasından giren kurşunun, sol gluteal alt kısımdan çıktığı, (Dizi:1262)
Muş Devlet Hastanesine ait 05/05/2014 tarih ve 11392591 protokol sayılı genel adli muayene raporu fotokopisinin incelenmesinde; ateşli silah yaralanması ifadesi ile muayenesinin yapıldığı, genel durumun orta, bilincinin açık olduğu, sol iliak kanat lateralinde 1 adet ASY girişi, sol gluteus lateralinden 1 adet ASY çıkışı olduğunun kayıtlı olduğu, (Dizi:1283)
Muş Devlet Hastanesine ait 14/05/2014 tarih ve 131542 yatış protokol sayılı Epikriz raporunun incelenmesinde; şahsın 05/05/2014 tarihinde Genel Cerrahi servisine yatışının yapıldığı, fizik muayenesinde batının rahat, defans ve rebaund olmadığı, sol gluteus maksimus ön tarafta, sol inguinal bölge üst tarafından kurşun çıkış deliği olduğu, hastanın hemogram takiplerinde sorun olmadığı, yara pansumanı yapıldığı, çekilen batın BT'sinin normal olduğu, poliklinik kontrolü önerilerek 07/05/2014 tarihinde taburcu edildiğinin kayıtlı olduğu,
Yumuşak doku seyirli ateşli silah yaralanmasının BTM ile giderilebilecek nitelikte olmadığı, hayati tehlikeye ve kemik kırığına neden olmadığı anlaşılmıştır.
Dizi 1268'de kayıt rapor içeriğinden; sanık A. E. K.'ın her iki avuç içinde en büyüğü 3x4 cm boyutunda olan yüzeysel sıyrıklar, her iki başparmakta yüzeysel yaralanma, sol diz kapağının 2 cm üstünde yüzeysel sıyrıklar oluşacak ve BTM ile giderilebilecek şekilde yaralandığı anlaşılmıştır.
Dizi 230-238 arasında olay yeri krokileri kayıtlıdır.
Dizi 243'te olay yeri inceleme raporu kayıtlıdır.
Dizi 249-252 arasında sanık A. E.'in araziye atılı halde bıraktığı silahlar ve ekleri ile maktullerin fotoğraflarının kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.
Dizi 225'te kayıtlı uzmanlık raporu içeriğinden;
3 adet 12 kalibre kartuşun (bulgu no: 2, 3, 10) sağ yan yüzeyinde ARTHEMİS 13-G 0206 yazılı yarı otomatik av tüfeğinden atıldıkları, (Sanık A. E.'in attığı yerde parçaları bulunan tüfek-Maktüllerin yanında bulunan kartuşlar)
6 adet 9x19 mm çapında kovan, 2 adet 9 mm çapında deforme mermi çekirdeği ve 1 adet mermi çekirdeği gömleğinin FA 00786 ibareli Browning marka tabancadan atıldıkları anlaşılmıştır. (Sanık A. E.'in attığı yerde parçaları bulunan tabanca-Cemevi ve çevresinde bulunan bulgular)
Katılan T.'in vücudundan çıkarılan 1 adet av fişeği plastik tapasının incelemeye konu diğer 12 kalibre av fişekleri içerisinde bulunan plastik tapalar ile kalibre bakımından uygunluk gösterdiği, atıldığı silahın tespit edilemeyeceği anlaşılmıştır.
Dizi 263'te kayıtlı uzmanlık raporu içeriğinden; sanık A. E. ile maktullere ait tüm svaplar üzerinde atış artıkları tespit edildiği, katılan S.'e ait el ve yüz svapları üzerinde atış artıkları tespit edildiği, katılan T.'e ait sol el svabında atış artıkları tespit edildiği, katılan Z.'ye ait svaplar üzerinde atış artıklarına rastlanmadığı, maktul M.'un montunun incelenmesinde atış mesafesinin tespitine elverişli bulgu tespit edilemediği, maktul G.'a ait kazağının incelenmesinde atışın yakın atış mesaefesinden yapıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dizi 1327'de kayıtlı tutanak içeriğinden; sanık A. E.'in jandarma görevlileri tarafından 06/05/2014 tarihinde yakalandığı anlaşılmıştır.
Dizi 800'de kayıtlı Elazığ Ruh Sağılığı ve Hastalıkları Sağlık Kurulu Raporu içeriğinden; sanık A. E.'in cezai sorumluğunun tam olduğu anlaşılmıştır.
E-İNCELENEN HÜKMÜN ÖZETİ
Yerel Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı doğrultusunda sanığın katılanlar Z., T. ve O.'a yönelik eylemleri nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına, katılanlar Z. ve T. yönünden sanığın kazanılmış hakkının korunmasına, sanık O. hakkında haksız tahrik hükmü uygulanmasına karar verilmiştir.
F- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Sanık müdafii istinaf dilekçesinde; sanığın meşru müdafaa nedeniyle beraatine aksi halde tüm eylemler yönünden azami hadden haksız tahrik indirimi uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
G-DAİREMİZİN KABULÜ
a-İddia, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, uzmanlık raporları, adli raporlar ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Olay tarihinde köy muhtarı olan C. G.'in köyde meydana gelen ev yakma olayını ve diğer sorunları görüşmek için köy halkını akşam saatlerinde cemevinde toplantıya çağırdığı, sanığın kardeşi olan eski muhtar S.'in de toplantıya katıldığı, S. ile aralarında yaşanan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, istinaf dışı sanık C.'un haklarında aynı eylem nedeniyle mahkumiyet kararı verilen istinaf dışı diğer şahıslar ile birlikte S.'e vurarak onu adli raporlarda belirtildiği üzere BTM ile giderilebilir şekilde yaraladığı,
Söz konusu olayın devamında, cemevi bahçesinde bulunan Z. K.'ın, abisi olan S.'i olay yerinde uzaklaştırmaya çalıştığı, peşlerinden gelen kalabalık grupta bulunan H. ve İ.'in Z.'e sopalarla vurdukları, sanık A. E.'in, kardeşleri olan S. ve Z.'in darp edildiklerini görmesi üzerine olaya dahil olduğu, her ne kadar sanık A. E. amcasının oğlu Ü. E.'ı misafirliğe giderken yoldan geçtiği sırada gürültü duyduğunu savunmuş ise de, Y. Ç.'in beyanına göre toplantı sırasında bahçede karanlık yerde üzerinde tabanca olduğu halde beklediğinin ve tanık C. K.'nın beyanlarına göre orada camdan bakmak suretiyle Cemevinin içini kontrol ettiğinin sabit olduğu, S.'in sanık A. E.'in arkasına saklandığı, sanık A. E.'in üzerinde bulunan adli emanette kayıtlı ruhsatsız tabancayla cemevine doğru ateş etmesi üzerine kalabalığın kendisini kovalamaya başladığı, katılan O.'ın da sanık A. E.'i kovalayıp ona taş fırlattığı, sanık A. E. ve kardeşlerinin farklı yönlere kaçtıkları, sanık A. E.'in arkasına dönüp tabanca ile ateş ederek katılan O.'ı adli raporlarda belirtildiği üzere BTM ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, sanık A. E.'in cemevinin arkasına geçerek oradan da bir kaç el ateş ettiği, daha sonra tabancasının tutukluluk yapması üzerine kardeşi Z.'in evine giderek adli emanette kayıtlı Arthemis marka av tüfeğini alarak tekrar dışarı çıktığı, tüfekle rastgele ateş etmeye başladığı, o esnada dışarıda bulunan ve olaylarla ilgisi bulunmayan maktül M. G.'e doğru da ateş ettiği, maktül M. G.'in ateşli silah yaralanmasına bağlı sağ akciğer yaralanması sonucu ortaya çıkan ağır organ hasarı ve kan kaybı sonucu meydana gelen solunum ve dolaşım durması nedeniyle öldüğü, bir süre sonra sanık A. E.'in aynı yere gelerek maktül M. G.'in başında bulunan katılan Z. ve T.'e tüfekle ayrı ayrı ateş ederek adli raporlarda belirtildiği üzere Z.'yi BTM ile giderilemeyecek şekilde, T.'i ise BTM ile giderilemeyecek ve vücudunda kemik kırığına neden olacak şekilde yaraladığı, daha sonra yolda karşılaştığı ve olaylarla ilgisi olmayan maktül G. Ç.'e tüfekle ateş ettiği, maktül G. Ç.'in de ateşli silah yaralanmasına bağlı sağ akciğer yaralanması sonucu ortaya çıkan ağır organ hasarı ve kan kaybı sonucu meydana gelen solunum ve dolaşım durması sonucu öldüğü, sanığın söz konusu olaylarda kullandığı tabanca ve tüfeği parçalayıp dere yatağına atarak saklandığı, daha sonra jandarmayı arayıp teslim olduğu, maktül M.'un yakınında bulunan 2 adet, maktül G.'ın yanında bulunan 1 adet av tüfeği kartuşu, cemevi ve çevresinde bulunan 6 adet kovan, 1'er adet mermi çekirdeği, deforme olmuş çekirdek ve mermi çekirdeğine ait gömlek parçasının sanığın olayda kullandığı Arthemis marka tüfek ve Browning marka tabancadan atıldıklarının tespit edildiği, katılan T.'in vücudundan çıkartılan 1 adet av fişeği plastik tapasının incelemeye konu diğer 12 kalibre av fişekleri içerisinde bulunan plastik tapalar ile kalibre bakımından uygunluk gösterdiği,
Katılanlardan O. ve Z.'nin isabet alan vücut bölgeleri, sanığın aynı olayda kendisine karşı hiçbir eylemi olmayan 2 kişiyi öldürmüş olması ve kastının bölünmesi için bir nedenin bulunmadığı dikkate alındığında, sanığın katılanlar O., Z. ve T.'e yönelik eylemlerinin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu,
b-Kabul edilen oluş biçimine göre, meşru müdafaa koşullarının oluşmadığı,
c-Katılanlar Z. ve T.'ten kaynaklanan ve haksız tahrik oluşturan söz veya davranış bulunmadığından, sanık hakkında bu katılanlara yönelik eylemler nedeniyle haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu, sanığın kardeşleri Z. ve S.'in Cemevinde bulunan şahıslar tarafından dövüldüğünü görmesi üzerine olaya müdahil olduğu, tabancayla Cemevine doğru ateş etmesi üzerine kalabalığın kendisini kovalamaya başladığı, katılan O.'ın da sanığı kovalayıp sanığa taş fırlattığı dikkate alındığında, sanığın katılan O.'a yönelik eylemini haksız tahrik altında gerçekleştirdiği anlaşıldığından, bu eylem yönünden sanık haksız tahrik hükmünün uygulanmasının ve takdir edilen derecesinin yerinde olduğu,
d-Mahkemenin kararında düzeltme nedeni dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
A-Sanığın inceleme dışı kasten öldürme suçundan tutuklu olduğu, incelemeye konu suçlardan tutuklu olmadığı anlaşıldığından, sanık müdafinin tahliye talebi hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
B-İncelenen hükümlere yönelik sanık müdafinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla birlikte CMK'nun 303/1-c maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında kazanılmış hak uygulanmasına ilişkin bentlerde yer alan "CMK 307/4 " ibaresinin "CMK 283/1" ibaresiyle değiştirilmesi suretiyle DÜZELTİLEN hükümler hakkındaki İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
C-Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
D-Kararın istinaf isteminde bulunana ilk derece mahkemesince bildirilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda CMK 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere 27/04/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)