(6136 S. K. m. 13) (5271 S. K. m. 280, 286, 289, 299) (5237 S. K. m. 35, 81)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı hususu ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Olay tarihinde sanık M. E. Ş.hakkında adli emanetin 2016/26 sırasında kayıtlı kaleşnikof marka tüfekle öldürme kastıyla mağdur M. Ş.'e ateş ederek karnından yaraladığı iddiasıyla kasten öldürmeye teşebbüs ve 6136 sayılı yasanın 13/2 maddesine aykırılık suçlarından; sanık N. Ş. hakkında jandarma görevlilerini görünce elinde bulunan kaleşnikof marka tüfekle kaçtığı, daha sonra bu tüfeği yere atıp kaçtığı iddiasıyla 6136 sayılı yasanın 13/2 maddesine aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. (Dizi:824)
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık M. E. Ş. savcılıkta; "03/11/2015 tarihinde M. Ş.'i ateşli silahla yaralanması T. Ş.'in aracına zarar verilmesi, bıçaklanması olayı sırasında ben olay yerinde değildim. Ben olay günü sabah saat 09:00-10:00 sıralarında köyden kendime ait 65 LF 3.. plakalı volsvogen cady marka aracımla Çaldıran merkeze gelmiştim. Uzun bir süre ilçe merkezinde dolaştıktan sonra Şoförler çayevine gitmiştim. Orada çay içerken yanımda Sarıharman Köyünden N. A. isimli şahıs da vardı. Öğleden sonra tam saatini hatırlamadığı bir vakitte ben çayevinde oturduğum sırada İncealan Köyünden İ. B. isimli şahıs benim kullandığım 0507 956 69 80 numaralı hattımı arayarak "sizin köyden silah sesleri geliyor, ne oldu" diye sordu bende Çaldıran merkezde olduğumu ne olduğunu bilmediğimi söyledim. İ. B.'nin beni hangi bir numaradan aradığını hatırlamıyorum. Ben de N. A. ile birlikte aracıma binerek Aşağıçanak Köyüne gittim. Köye gittiğimizde N. araçtan indi, sonra nereye gittiğini bilmiyorum. Ben köye gittiğimde jandarma köyde idi. Ben jandarma ile herhangi bir görüşme yapmadan direk evime gittim. Evime gittiğimde evime ateşli silahla zarar verildiğini, oğlum F. Ş.'in aracına aynı şekilde zarar verildiğini gördüm. O gün jandarma köyden gidinceye kadar evden çıkmadım. Daha sonra oğullarım ve köylülerle görüştüğümde M. Ş.'i benim yaraladığım, olayın sebebinin ben olduğum konusunda söylentiler olduğunu duydum. Olaydan bir gün sonra İstanbul'da bulunan Z. Ş. isimli kardeşimin trafik kazası geçirdiğini öğrenince ben ertesi gün İstanbul'a gittim. Yaklaşık bir ay İstanbul'da durdum. Ben savcılık tarafından ifade verilmek üzere çağrıldığımı biliyordum. Ancak olaydan sonra köyde bu yaşanan olaylar nedeni ile aileler arasında barış gündeme geldi. Hem bu barış sürecinin tamamlanması hem de hakkımda atılan iftiralar nedeni haksız yere tutuklanacağımı düşünerek ifade vermeye gelmedim. Zaten yaklaşık bir buçuk ay öncede aileler arasında barış oldu. Her ne kadar olaydan sonra alınan ifadelerde benim hakkımda asılsız iddialarda bulunulmuş ise de aileler arasında barış olduğu için benim de herhangi bir şikayetim yoktur. 1 Kasım 2015 seçimlerinde okul önünde M. Ş. isimli şahıs ve aileleri kalabalık bir şekilde toplanmışlardı, bende daha önceki seçimlerde de okulun önünde toplanılması nedeni ile tartışma çıktığı için yine tartışma çıkmasın düşüncesi ile M. Ş.'e burada toplanmayın, diye uyarıda bulunmuştum. O da bana sen niye herşeye karışıyorsun, söyleyince ufak bir sözlü tartışma yaşamıştık. Ancak o gün hakaret, tehdit, darp vs. bir eylem yaşanmadı. Ben M. Ş.'in bu tartışma nedeni ile benim hakkımda bu şekilde asılsız suçlamada bulunduğunu düşünüyorum. Benim kendime ait ruhsatlı bir adet av tüfeğim vardır. Bu da olay günü evimde yapılan arama sırasında jandarma tarafından el konulmuş. Benim bunun dışında herhangi bir tüfeğim veya tabancam yoktur. Kaleşnikov tüfeğim yoktur. Ben 03/12/2015 günü sabah saatlerinde ben Aşağıçanak Köyündeki evimden ayrılarak Çaldıran merkeze gitmiştim. Akşamüstü de Çaldıran merkezden doğruca Kilimli Köyüne taziye için gitmiştim. Akşam saatlerinde oğlum F. beni telefon ile arayarak oğlum N.'ın yakalanarak gözaltına alındığını söyleyince taziyeden ayrılarak evime gittim. O gün yakalanan kaleşnikov tüfek ile av tüfeğini kimlere ait olduğunu bilmiyorum. Söylediğim gibi benim kaleşnikov tüfeğim yoktur. Oğlum N.'ın bildiğim kadarı ile kaleşnikov tüfeği yoktur. Olay günü oğlum N.'ın yanında kaçan şahıs ben değilim. Kim olduğunu bilmiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:225)
Sanık M. E. Ş.sorguda; "Ben Çaldıran ilçesi Aşağı Çanak köyünde ikamet ederim. F. Ş., N. Ş. ve R. Ş. oğullarım olur. M. Ş. ise Yukarı Çanak köyünde oturan akrabam olur. M. Ş., T. Ş. ve Ö. Ş. aynı köyde ikamet eder. Bu kişilerle aramda herhangi bir anlaşmazlık ve husumet bulunmamaktadır. Benim herhangi bir siyasi partiyle bir bağlantım yoktur. İsteyen kişi istediğine partiye oy verir. Benim hiç kimseye bir partiye oy vermesi hususunda baskı yapmam söz konusu değildir. 30 Mart 2014 yılında yapılan yerel seçimlerde köyümüzde kavga çıkmıştı. 01 Kasım 2015 tarihinde yapılan seçimlerde de kavga olmasın diyerek bizzat uğraştım. Sözlü tartışmalar olduğu zaman tarafları uyardım. Hiçbir şekilde belirttiğim gibi hiç kimseyi bir partiye oy vermesi veya vermemesi hususunda yönlendirmedim ve baskı yapmadım. Hiçbir şekilde M. Ş. ile aramızda tartışma olmadı. Seçim günün ertesi günü M. Ş.'i Çaldıran ilçe merkezinde görmedim. Kendisine beyanına geçtiği şekilde sana üç adet kurşunum var şekilde bir cümle kullanmadım. Hiçbir şekilde M. Ş.'in geçeceği yolda onu beklemedim. 03/11/2015 tarihinde N. A. ile birlikte Çaldıran ilçe merkezinde şoförler çay evinde oturuyordum. Saat 14:00 sıralarında çay evinde oturduğum esnada daha önceden kendisini tanıdığım İ. B. kullanmış olduğum 0 507 956 69 80 numaralı telefonumu aradı ve bana sizin köyden silah sesleri geliyor ne oldu diye sordu. Bende haberim olmadığını Çaldıran ilçe merkezinde olduğumu söyledim. Bunun üzerine N. A. ile birlikte 65 LF 3. plakalı volkswagen caddy marka aracımla köye gittim. Ben köye gittiğimde kavga bitmişti jandarma olay yerine gelmişti. Ancak jandarma beni görmedi ben evime gittim. Eşim S. Ş. bana köy içinde kavga olduğu M. Ş.'in yaralanmış olduğu bu kişiyi yaralayan kişi olarak benim ismimi verdiklerini söyledi. Bunun üzerine o gece evde kaldım. Ertesi gün kardeşim Z. A.Ş. İstanbul'da trafik kazası yaptığını öğrendim. Bunun üzerine ertesi gün Erciş'e gittim Vangölü firmasına ait otobüs ile akşam saatlerinde İstanbul'a gittim. Yaklaşık bir ay İstanbul'da kaldıktan sonra Çaldıran'a döndüm ve evimde yaşamaya devam ettim. Herhangi bir şekilde jandarma bana ulaşmaya çalışmadı. Kimse evime gelmedi. O esnada telefonumu da kayıp ettiğim için kimse bana ulaşamadı. Bu esnada başka bir olay nedeniyle aşiretimiz ile Muradiye'deki başka bir aşiret arasında barış yapıldı. Ben de aile büyüğü olarak bu görüşmelerde bulundum. Bu yüzden jandarmaya gelemedim. Benim kaçma gibi bir düşüncem yoktur. Benim herhangi bir şekilde uzun namlulu tüfeğim yoktur. Ruhsatlı av tüfeğim vardır. Hiçbir şekilde T. Ş. ve Ö. Ş.'in önlerini kesip T. Ş.'i yaralayıp araçlarına zarar vermedim ve olaya müdahale eden M. Ş.'i yaralamadım. Üzerime atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Şuanda ailelerimiz arasında barış oldu. Tutuksuz yargılanmayı talep ederim. " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:228)
Sanık M. E. Ş.kovuşturma aşamasında; "Ben olay tarihinde Çaldıran ilçe merkezinde bulunuyordum. Köyde değildim. Olayı bana telefonla haber verdiler. Olayın olduğu köy ile çaldıran Merkez arasında 14 km mesafe vardır. Ben olayı duyduktan sonra köye gittim. Gittiğimde olay bitmişti kolluk görevlileri olay yerinde vardı. Bende olay yerinden ayrılarak kendi evime gittim. Olayın hemen akabinde kardeşimin trafik kazası geçirmesi nedeni ile ben ona bakmak için gittim ve bir iki ay onun yanında kaldım. Zaten gözümden dolayı da İstanbul'da tedavi görüyordum. Benim olay esnasında olayın içerisinde olmadığıma dair birçok şahidim vardır üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi ve tahliyemi talep ederim, benim çocuklarım benden ayrı kalmaktadırlar. Yakalandığım gün ben evde değildim. Kolluk görevlileri gelince evimden kaçan iki kişiden biri benim oğlummuş öteki kişinin kim olduğunu bilmiyorum oğluma da sorduğumda bilmediğini söyledi. Ben zaten kolluk görevlileri evime geldiğinde ben taziyede bulunuyordum, bizim köyümüzde baz istasyonu olup olmadığını veya hangi baz istasyonundan sinyal alındığını bilmiyorum. Zaten olay günü ben Çaldıran Merkez'e giderken telefonumu yanıma almamıştım. Olay anında ben Çaldıran Merkezde bulunuyordum ve olay olduktan sonra ben köye geldim. M. Ş.'in yaralandığını duydum. Daha sonra evime gittim bir gün kaldıktan sonra diğer gün İstanbul'a gittim." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:828)
Sanık N. Ş. karakolda; sanık M. E. Ş.'in kendisinin babası olduğunu, olay günü kavgadan sonra İstanbul'da ikamet eden amcasının güvenlik amacıyla evlerine tüfek bıraktığını, evde bulunan pompalı tüfeğin amcası M. O. Ş.'e ait olduğunu, olaydan sonra almayı unuttuğu için tüfeğin evde kaldığını, askeri araçların geldiğini görünce yakalanmasın diye tüfeği alıp kaçtığını, kaleşnikof marka silahı jandarma ekiplerinin bulduğu yere kimin attığını görmediğini ifade etmiştir. (Dizi:143)
Sanık N. Ş. savcılıkta; "Ben 26 Ekim 2015 tarihinde halamın oğlu A. D. ile birlikte onun şahsi arabasıyla çalışmak üzere Bilecik Söğüt'e gitmiştik. Ben dış cephe mantolama işinde çalışmaktayım. Ben Söğüt'te iken Söğüt'te bulunan halam F. D. bana köyde bir olay olduğunu söyleyince, ben İstanbul’daki amcam Z.'i arayarak ne olduğunu sordum. O da bana benim ailem ile M. Ş., T. Ş.'in aileleri arasında kavga çıktığını İstanbul'da bulunan O. Ş.'in köye gideceğini söyledi. Ben de bunun üzerine İstanbul'a gittim. Amcam O., amca oğlum D. Ş. ile birlikte araba ile 04/11/2015 günü yola çıktık. 05/11/2015 günü sabahta köye geldik. Ben olay sırasında burada olmadığım için kimin kime ateş ettiğini, kimin kimi yaraladığını görmedim. Üzerime atılı suçlamayı da kabul etmiyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:108)
Sanık N. Ş. savcılıkta 04/12/2015 tarihinde; "Ben bu konuda dün gece jandarmada ifade verdim. O ifademde de belirtiğim gibi jandarmanın bizim eve doğru geldiğini görünce daha önce amcam M. O. Ş.'in bizim eve bırakmış olduğu ancak almayı unuttuğu için evimizde kalan av tüfeğini jandarma el koyar diye düşünerek ve amcama mahcup olmamak için evden alıp kaçmaya başladım. Ben tek başıma kaçıyordum, yanımda başka kimse yoktu. Dün jandarmanın bulmuş olduğu kaleşnikov tüfeğin kime ait olduğunu bilmiyorum, benim o kaleşnikov ile herhangi bir alakam yoktur. Amcama ait olan tüfek de 03/11/2015 tarihinde meydana gelen olaydan sonra amcam bizim evimize getirmişti. Bu tüfek o olayda kullanılmamıştı. Anlattığım şekli ile dün jandarmaların bulmuş olduğu kaleşnikov tüfek bana ait olmadığı ve benim o tüfeği taşamadığım için üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:158)
Sanık N. Ş. sorguda; "Tarafıma isnat edilen suça konu av tüfeği amcama aittir. 01.11.2015 tarihinde yapılan milletvekili genel seçimlerinden sonra Çaldıran'da aile içinde yaralamalı ve kavgalı bir takım olayların olduğunu duyduğumuzda amcamla birlikte İstanbul'dan Çaldıran'a geldik. Amcam yaklaşık olarak 4 gün süre ile Çaldıran'da kalmıştır. Ayrıca kendisinin de evi bulunmaktadır. Amcamın suça konu edilen av tüfeği ruhsatlıdır. Bizi korumak amacıyla bizim evimize getirmiştir. Amcam İstanbul'a döndükten sonra da av tüfeği bizim evimizde kalmıştır. Daha sonra jandarma ekipleri sebebini tam olarak bilmediğim bir şekilde bizim evimize geldiler. Bende kolluk kuvvetlerini görünce amcama mahcup olmamak amacıyla söz konusu av tüfeğini olarak kolluk kuvvetlerinden kaçtım. Sonraki süreçte de jandarma ekipleri beni yakaladılar. Benim eklemek istediğim herhangi bir başka husus yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:166)
Sanık N. Ş. kovuşturma aşamasında; "olay tarihinde ben Bilecik Bozoyük ilçesinde çalışıyordum. Olay tarihinden önce ben düğün yapmıştım ve bir süre kalmıştım daha sonra halamın oğlunun arabası ile çalıştığım yere gittim. Olay olduktan sonra halam bize haber verdi olay olduğunu bende bunun üzerine amcamı aradım ve haber verdim. İstanbul'a geçtim ve B. Ş.'in arabası ile köye döndük. Köye döndükten iki gün sonra Savcı beyin huzuruna çıkarak beyanda bulundum. Ben kesinlikle olay esnasında olay yerinde değildim bu nedenle üzerime atılı suçları kabul etmiyorum beraatimi talep ederim, söz konusu av tüfeği amcama aitti. Ben de bizde bulunması ve jandarmanın el koyması durumunda amcama mahcup olmamak için söz konusu silahı aldım ve kaçtım zaten ben evden tek başıma çıktım ve evin yanındaki duvarın üzerinden atladım. Daha sonra kendi kendime yakalarsa yakalasınlar amcama durumu izah ederim dedim ve kaçmaktan vazgeçtim. Ve kendi rızamla durdum ve kolluk görevlileri beni yakaladılar. O esnada benim yanımda başkaca kimse yoktu ben yalnızdım, ben şimdiki beyanım şeklinde daha önce de Bilecik ili Bozöyük ilçesinde olduğumu söylemiştim. Ben iki hat kullanıyorum. Bunlardan bir tanesinin sonu 3474'dür diğerinin de sonu 78 21'dir diye hatırlıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:837)
C-İDDİA VE SAVUNMA DIŞINDAKİ SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur M. Ş. karakolda; olay tarihinden önce seçim günü olan 01 Kasım 2015 tarihinde sanık M. E. Ş.'in seçim nedeniyle kendisini tehdit ettiğini, seçimden 1 gün sonrada aynı yönde tehdit ettiğini, olay günü saat 15:00 sıralarında evinde otururken yeğeni Ö. Ş.'in gelerek T.'i caminin yanında öldürüyorlar dediğini, kim olduklarını sorduğunda sanık M. E. Ş.ve oğulları ile M. Ş.'in olduğunu öğrendiğini, olay yerine yaklaştığında sanık M. E. Ş.'i elinde uzun namlulu bir silahla T.'in aracının önünde gördüğünü, diğer şahısların T.'i dövdüklerini, kendisinin "vay bize ne yaptın, Allah kabul etmesin seni" diye bağırdığını, sanık M. E. Ş.'in kendisine doğru dönerek uzun namlulu silahla ateş ettiğini bunun üzerine yaralanıp yere düştüğünü ifade etmiştir. (Dizi:123)
Mağdur M. Ş. kovuşturma aşamasında; "Ben bu olay ile ilgili Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesine dilekçe verdim o dilekçem doğrudur aynen tekrar ederim. Bu olayla ilgili taraflarla biz anlaştık. Bu nedenle kimseden şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum. Bunun dışında başka da birşey söylemek istemiyorum, önceki ifademle ilgili birşey söylemek istemiyorum. Ancak biz karşı tarafla barıştık başka ekleyecek bir husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:839)
İstinaf dışı T. Ş. karakolda; olay günü amcasının oğlu Ö. ile araçla seyir halindeyken caminin yanında M. E. Ş.ve oğulları F., N. ve R. ile akrabası olan M. Ş.'in silah, bıçak ve keser ile yollarını kestiklerini, N.'ın kendisini araçtan indirdiğini, M.'ın bıçak ve keser ile arabanın ön camına vurmaya başladığını, N.'ın kendisine vurduğunu, M.'ın da kendisini dövmeye başladığını, M.'ın bıçağı kalçasına sapladığını, sanık M. E. Ş.'in 25- 30 metre mesafeden ayaklarına doğru 5-6 el ateş ettiğini, Ö.'in korkudan köy içine doğru kaçtığını, amcası olan M. Ş.'in olay yerine geldiği sırada ona bir kaç el ateş ettiklerini, amcasının tüfekle yaralandığını, ancak kimin ateş ettiğini görmediğini ifade etmiştir. (Dizi:106)
İstinaf dışı T. Ş. kovuşturma aşamasında; "Önceki verdiğim ifade doğrudur. Bu olaydan sonra biz karşı tarafla barıştık. Bunun dışında söyleyeceğim başka bir husus yoktur. Kimseden şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum. Önceki ifadem doğrudur. Orada da belirttiğim gibi olay sırasında amcam olan M. Ş.'i kimin ateş ettiğini görmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:839)
Tanık Ö. Ş. karakolda; olay günü amcasının oğlu olan T. Ş.'in kullandığı Ford Connect marka araç ile T.'in evine giderken caminin yanında sanık M. E. Ş.'in kaleşnikof marka silahla yollarını kestiğini, M. E. Ş.'in yanında oğulları olan F., R. ve N. ile amcasının oğlu M.'ın olduğunu, M. E. Ş.'in kendilerine küfür ederek "ben size demedim mi oyunuzu AKP'ye vermeyeceksiniz diye, neden verdiniz" dediğini F.'in T.'i araçtan indirdiğini ve kürekle kafasına vurduğunu, N. ve R.'ın taşlarla aracın camlarını kırdıklarını, M.'ın bıçakla T.'i bacağından yaraladığını, o sırada amcası M. Ş.'in koşarak geldiğini, sanık M. E. Ş.'in kaleşnikof marka silahla M. Ş.'e ateş etmesi üzerine M. Ş.'in yaralanıp yere düştüğünü, bunun üzerine şahısların kaçtıklarını ifade etmiştir. (Dizi:91)
Tanık Ö. Ş. kovuşturma aşamasında talimatla alınan beyanında; "Ben daha önce mahkemede ifademi vermiştim. O ifadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Olay tarihinde amcaoğlum T. Ş. ile Aşağı Çanak Mahallesinde bulunan caminin oraya geldiğimizde sebebini bilmediğim bir nedenden dolayı önümüzü kestiler. Ben hemen korkup köyün içine doğru kaçtım. Önümüzü kesenlerin kim olduğunu görmedim. Benim ola ile ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:574)
Tanık Ö. Ş. kovuşturma aşamasında; "Olay tarihinde amcamın oğlu olan T.'in kullandığı araba ile giderken önümüzü kestiler. Ancak ben araba durunca korktuğum için hemen oradan koşarak uzaklaştım. Kendi evimize gittim. Eve gidince arabanın önünü kestiklerini söyledim. Kimse bana kim kesti diye sormadı. Aracın önünü kesenleri ben görmedim, ben olayın şokundan korktuğum için o şekilde ifade verdim. Ancak şuan huzurdaki vermiş olduğum ifadelerim doğrudur" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:839)
İstinaf dışı M. Ö. Ş. karakolda; olay sırasında evde olduğunu, oğlu M.'in gelip haber vermesi üzerine olayı öğrendiğini, olay yerine gittiğinde abisi olan M. Ş.'in vurulduğunu ve yerde yattığını gördüğünü, T.'in de yaralı olduğunu, sanık M. E. Ş.ve oğulları F., R., N. ve M.'ın av tüfekleri ve kaleşnikof tüfekle kendilerine doğru ateş ettiklerini, kendisini korumak için caminin bahçesine atladığını, atışın 20 dakika kadar sürdüğünü ifade etmiştir. (Dizi:90)
İstinaf dışı M. Ö. Ş. kovuşturma aşamasında; "ben bu konuda daha önce beyanda bulunmuştum o beyanlarım doğrudur aynen tekrar ederim. Olay tarihinde ve saatinde ben evimdeydim. Evdeyken köyde kavga olduğunu duydum. Kesinlikle olaya karışmadım. Ayrıca bu olayı duyduktan sonra ben S. Ş. ve İ. Şahin ile birlikte M. E. Ş. ve N. Ş.'in evine ateş ettiğimiz iddiası doğru değildir. Ayrıca F. Ş.'e ait araca da ateş etmiş değiliz iddiaları kabul etmiyorum suçsuzum beraatimi talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:838)
Tanık N. A. savcılıkta; "Bana sormuş olduğunuz M. E. Ş.isimli şahsı tanırım. Ancak akrabam değildir. Tam tarihini hatırlamıyorum ancak Aşağı Çanak köyünde M. Ş. isimli şahsın vurulduğu gün biz M. E. Ş.ile birlikte Çaldıran merkezdeydik. Hatta o gün M. E. ile birlikte şoförler çay evinde oturduk. Daha sonra M. E. Ş. köye gideceğini söyleyince beni de götürmesini söyledim. Çünkü ben Sarıharman Köyünde oturuyorum. Köylerimiz birbirine yakındır. Biz M. E. Ş.'in arabasına binerek Aşağı Çanak köyüne doğru yola çıktık. Köye varmadan yaklaşık ikiyüz üçyüz metre önce M. E. Ş.'in eşi telefonla arayarak M. Ş.i yaralamışlar, suçu senin üstüne atıyorlar, sen nerdesin diye sormuş. M. E. Ş.de köye girmek üzere olduğunu söyleyerek telefonu kapatmıştı. Biz köye gittiğimizde jandarma köydeydi. M. E. beni köyün içinde arabadan indirdi. Kendisi arabayla evine gitti. Ben de orda biraz bekledikten sonra yoldan geçen başka bir arabaya binerek Sarıharman köyüne gittim. Biz M. E. ile şoförler çay ocağında otururken M. E.'in olaydan haberi olup olmadığını bilmiyorum. Söyleyeceklerim bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:336)
Tanık N. A. kovuşturma aşamasında; "Ben daha önce soruşturma ifademi vermiştim. O ifadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Ben olay günü M. E. Ş.isimli şahısla beraber, Çaldıran merkezde çay ocağında oturmaktaydım. M. E.'e bir telefon geldi. Aşağı Çanak köyünde akrabalarının kavga ettiklerini söylediler. Bunun üzerine M. E. Aşağı Çanak köyüne doğru yola çıkmak istedi. Ben de Sarıharman köyüne gideceğimi ve beni de götürmesini söyledim ve oda kabul etti. Beraber yola çıktık. Aşağı Çanak köyüne yaklaştığımızda M. E.'e bir telefon daha geldi ve telefondaki şahıs Aşağı Çanak köyünde kavga sonucu bir kişinin yaralandığını, suçu M. E.'in üzerine attıklarını söyledi. Telefon eden kişinin tam olarak kim olduğunu bilmiyorum ama eşi olduğunu tahmin ediyorum. Bunun üzerine M. E. beni eve gönderdi daha sonra da kendisi evine gitti. Benim olay ile ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:708)
Tanık Y. T. kovuşturma aşamasında; "benim oğlum Diyarbakır'da askerdi ben Diyarbakır'dan Van'a geldim o esnada N. A. ile M. E. Ş.çay içiyorlardı o esnada birisi gelerek onların kulağına bir şey söyledi ve çıktılar bende daha sonra dışarı çıktığım çıktığımda kavga olayının olduğunu görendim. Ben o esnada sonra M. E. Ş.'i aradan bir hafta geçtikten sonra Aşağıçanak Köyünde gördüm. O gördüğüm haftanın sonrasında da sürekli köyde Çaldıran'da ve Van'da kendisini görmüşlüğüm oldu. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:831)
Tanık M. S. Ş. savcılıkta; "Ben M. Ş. isimli şahsın yaralanması olayını bizzat görmedim. Ben o sırada evimin önündeydim. Ben olayın nasıl gerçekleştiğini, kimin kime ne yaptığını görmedim ancak silah sesleri bittikten sonra jandarmalar köye geldikten sonra M. E. Ş.de arabasıyla evine geldi. M. E. Ş.benim komşumdur. M. E. Ş.evine gelirken arabasında bir kişi daha da vardı. Ancak kim olduğunu bilmiyorum. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:335)
Tanık M. S. Ş. kovuşturma aşamasında; "Ben daha önce Çaldıran Cumhuriyet Başsavcılığında ifademi vermiştim. O ifadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Ben M. Ş.'in nasıl yaralandığını görmedim. Ben o sırada evimin önündeydim. Silah sesleri duyduk. Ancak korktuğumuz için dışarı çıkmadık bu nedenle olayın nasıl gerçekleştiğini kimin kime ne yaptığını görmedim. Silah sesleri kesildikten ve jandarmalar köye geldikten sonra M. E. Ş.'in arabası ile evine geldiğini gördüm. Benim olay ile ilgili bilgi ve görgüm budan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:574)
Tanık C. Ş. savcılıkta; "2015 Kasım ayının ilk haftasında tam tarihini hatırlamadığım bir gün ben babam ile birlikte köylümüz olan A. Ş. isimli şahsın evinde idik, ikindi vakitlerinde oradan ayrılıp arabamızla evimize giderken köy bir anda her yerden silah sesleri geldiğini duydum. Ancak kimin, nereden ateş ettiğini hiç görmedim. Caminin üst sokağında bir şahsın yerde yattığını gördük, bunun üzerine o şahsın yanına gittiğimizde yerde yatan şahsın M. Ş. olduğunu anladık. Karın kısmından yaralı olduğunu gördük, yanında da T. Ş.'de oradaydı, o da başından yaralanmıştı. O sırada yaralıları bir an önce hastaneye götürmeye çalıştığımız için etrafta başka kim vardı hatırlamıyorum. Babam ile birlikte M. Ş. ve T. Ş.'i 34 AP 27.. plakalı arabamıza bindirdik ve hastaneye gitmek üzere hemen yola çıktık, Sellik köyü civarında iken karşıdan ambulansın geldiğini görünce ambulansı durdurup yaralıları ambulansa bindirdik. M. Ş. ve T. Ş. bize kendilerini kimin yaraladığını hiç söylemediler. Ben de telaştan M. Ş. ve T. Ş.'e kendilerini kimin yaraladığını sormadım. Olayın nasıl olduğunu, kimin, kime ne yaptığını ben görmedim, olaydan sonra da kimse olayla ilgili konuşmadığı için herhangi bir bilgim yoktur. Sadece olay günü M. Ş. ve M. E. Ş. taraflarının birbirleri ile kavga ettiklerini duymuştum. Benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir. Ekleyecek başka bir husus yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:342)
Tanık C. Ş. kovuşturma aşamasında; "Ben bu konuda daha önce beyanda bulunmuştum o beyanım doğrudur aynen tekrar ederim. Olay tarihinde ben A. Ş.'in evinde bulunuyordum o esnada köyün içerisinden bir takım sesler geldi bizde çay içiyorduk sesleri duyunca hemen köyün ortasına doğru yöneldik. Köy camisinin yanında üçgen bir yol vardı onun yanına vardığımızda M. Ş.'in yaralı olduğunu gördüm ve aracımıza bindirerek hastaneye götürdük. Olay günü Ben A. Ş.'in evinde bulunduğum sırada benimle birlikte babam O. Ş. vardı bunun dışında kimse yoktu. Ben olayı dışarıdan sesler geldiği için çıkıp o yöne gidince öğrendim. Ben gittiğimde M. Ş. yaralı vaziyette yerde yatıyordu. Olay yerine benimle birlikte babam gelmişti. Biz yaralıyı kaldırıp götürürken çaldırana yakın bir yerde ambulans karşımızdan gelerek aldı. Sormuş olduğunuz olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir, ben olay esnasında A. Ş.'in evinde bulunuyordum dışarıdan sesler gelince gittik. Ses geldiği esnada A. Ş. yanımızda değildi. Sanırım evin dışındaydı ancak çocukların seslerini duyunca ben babamla çıkıp arabaya binip evimize giderken yolda M. Ş.'in yaralanmış olduğunu gördük ve ona müdahale ettik. Olay günü sanık M. E. Ş.'i olay yerinde ve köyde görmedim. Devam eden günlerde de kendisini köyde görmedim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:832)
Tanık Ş. Ş. kovuşturma aşamasında; "tanıklık edeceğim olaya ilişkin bilgi sahibi oldum. Biz köyde oturuyoruz köyde oturmamız nedeni ile örf ve adetlerimiz gereği bizim oralarda gelin olan bir kişi kolay kolay tanık olarak dinlenmez bende zaten kimseye birşey demedim ancak daha sonra yaşadığım vicdan azabı nedeni ile olayı anlattım ve tanık olarak beyanda bulunmamı kabul ettiler. Bizim evimiz olay yerinin hemen yakınındadır. Olay köy camiinin orada oldu ben bakkala bakıyordum. O esnada R. Ş. bakkala sigara almaya gelmişti kendisi ile bir süre sohbet ettik hatta ben R. Ş.'e Çaldıran Merkeze gidecek kimse var mı bize ekmek alsın dedim oda babam Çaldıran Merkez'e gitmiş ancak telefonunu evde unutmuş dedi bende bunun üzerine tamam dedim ve yanımdan ayrıldı. R. yanımdan ayrıldıktan yaklaşık 15-20 dakika geçtikten sonra silah sesleri geldi silah sesleri bakkalımızın tam karşısında bulunan caminin yanından geldi ancak kim ateş etti ya da olaya karışanlar kimdi ben görmedim. Ben silah seslerini duyunca korktum ve bakkalın içerisine girdim Kayınvalidem geldi ve bana kim kavga ediyor dedi bende bilmiyorum dedim oda olay yerine doğru çıktı bende arkasından çıktım ancak kimseyi görmedik. C. Ş. isimli şahısın arabası çok hızlı bir şekilde yanımızdan geçti biz ne olduğunu sorduğumuzda C. Ş.'in arabası ile yaralı olan bir kişinin hastaneye götürüldüğünü söylediler. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:869)
Tanık O. Ş. kovuşturma aşamasında; "ben tanıklık edeceğim olaya ilişkin bilgi sahibi oldum. Olay olduğu gün A. Ş.'in evindeydim. O esnada A. Ş.'in evinde yabancı olan 5-6 kişide vardı. Bu olayın olduğunu nasıl öğrendiğimizi şuan hatırlamıyorum ancak olayı öğrenir öğrenmez yanımda bulunan oğlum C. ile birlikte araba ile giderken M. Ş.'i yerde yatar vaziyette gördük. Sonra bu kişiyi alıp hastaneye götürürken yolda ambulans karşımızdan gelerek aldı benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir, biz A. Ş.'in evinde olayı öğrendik bu sırada A. Ş. bizimle birlikte oturuyordu. Biz olay yerine çıkıp gittik ancak A. Ş. biz olay yerine gittikten bir süre sonra olay yerine geldi ben olay yerine ilk gittiğimde sadece M. Ş. yerde yatıyordu bunun dışında kimse yoktu. Sanık M. E. Ş.'i olay günü köyde görmedim ancak olaydan yaklaşık 5-6 gün önce kendisini görmüştüm ancak olaydan sonra kendisini köyde hiç görmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:832)
Tanık A. Ş. karakolda; olay günü evinde bulunduğu sırada mahallenin çocuklarının gelerek M. Ş.'in caminin yanında M. E. Ş. tarafından vurulduğunu ve öldüğünü söylediklerini, koşarak olay yerine gittiğini, kardeşi M. Ş. ve yeğeni T. Ş.'in yaralı olduklarını, onlara müdahale ederken sanık M. E. Ş.'in kendisine doğru ateş etmeye başladığını, kardeşi ve yeğenini araçla hastaneye gönderdiğini, kendisinin eve gittiğini, M. E. Ş.'in kalaşnikof marka silahla kendisinin evine ve kardeşi M. Ş.'in evine doğru ateş etmeye başladığını, kendisinin evinin okulun hemen yanında olduğunu, okula da mermi isabet ettiğini ifade etmiştir. (Dizi:88)
Tanık A. Ş. kovuşturma aşamasında; "Ben daha önce jandarmada ifademi vermiştim. O ifadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Olay günü evde koyunlarıma İ. Şahin ile birlikte bakıyorduk. Çocuklar yanımıza gelip köyde kavga olduğunu söylediler. Bizde bunun üzerine kaçarak olay yerine gittik. Olay yerine gittiğimizde, kavga bitmişti. Kimin kime vurduğunu görmedim. Benim olay ile ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir," şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:573)
Tanık V. V. karakolda; olay günü düğünü olduğunu, 15:30 sıralarında çatışma var diye haber gelince düğünü bitirdiğini, düğünde M. Ş., F. Ş. ve R. Ş.'in olduğunu, onların silah seslerini duyunca düğünden ayrıldıklarını ifade etmiştir. (Dizi:83)
Tanık V. V. kovuşturma aşamasında; "Olaya konu sanıklar ve müştekiler benim köylüm olur, olay günü düğünüm vardı, iddianameye konu olan M. Ş., F. Ş., M. Ş. ve R. Ş. düğünümdeydi, M. E. Ş. düğünüme gelmemişti, olaya konu diğer taraflarda büyük ihtimal düğünümdeydiler, ancak düğün telaşıyla tam olarak da hatırlayamıyorum, 03/11/2015 tarihinde saat 15:30 civarında Aşağı Çanak Mahallesinde çatışma var diye haber gelince kendi düğünümü bitirerek mistafirlerimin bir kısmını uğurladım, olay günü kendi düğünümde misafirlerim olan M. Ş., F. Ş., M. Ş. ve R. Ş. isimli kişilerinde silah seslerini duyması üzerine düğünün bitmesine müteakip düğün yerinden çıkarak Aşağı Çanak Mahallesine gittiler, olay esnasında bu şahıslar benim kendi düğünümdeydi, olayın haber alınmasından sonra düğünden ayrıldılar, olaya konu diğer suçlarla ilgili herhangi bir görgüm yoktur, benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir, başkaca bir diyeceğim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:800)
Tanık M.. Ş. karakolda; olay günü saat 15:00 sıralarında evinde olduğu sırada köy içerisinde patlama sesi duyduğu, evden çıkmadığını, bir süre sonra babasının eve geldiğini, kendisine olayı anlattığını, o sırada kendilerinin evine doğru ateş edildiğini, kimlerin ateş ettiğini görmediğini, daha sonra amcası M. Ş.'in yaralandığını duyduğunu ifade etmiştir. (Dizi:82)
Tanık M.. Ş. kovuşturma aşamasında; olayın üzerinden zaman geçtiği için olayı hatırlamadığını ifade etmiştir. (Dizi:759)
Tanık A. Ö. savcılıkta; "03/12/2015 tarihli Olay yeri görgü tespit yakalama, arama ve muhafaza altına alma tutanağı altındaki imza bana aittir. 03/12/2015 tarihinde M. E. Ş.isimli şahsın yakalanması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen arama kararına istinaden M. E. Ş.'in evine gittiğimizde evin çevre güvenliğini alacağımız sırada evin arka bahçe duvarından atlayarak kaçan iki şahsın olduğu, şahısların ellerinde tüfek olduğunu görünce ben ve arkadaşım M. Ö. peşlerinden koşmaya başladık daha sonradan M. S. Ş.'e ait olduğunu öğrendiğimiz evin avlusuna girdiklerinde kaçan şahısların ellerinde bulunan tüfekleri yere atarak kaçmaya devam ettiler, bir süre daha kovaladıktan sonra arkadan koşan şahsı yakaladık, daha sonra tüfeklerin yanına geldiğimizde tüfeklerden birinin kaleşnikof diğerinin ise av tüfeği olduğunu tespit ettik. Biz şahısları kovalarken arkadaki şahsa yakın olduğumuz için arkadaki şahsın yere attığı tüfeğin kaleşnikof olduğunu görmüştük ayrıca, kaçan şahıslar yan yana değil ard arda aralarında yaklaşık 5-6 metre mesafe olacak şekilde koşuyorlardı, atılan tüfekler de yerde yan yana değil kaçma yönüne doğru kaleşnikof tüfek geride av tüfeği ise ileride idi, ben yerde bulduğumuz tüfeği kaçan şahıslardan arkada olan ve yakaladığımız N. Ş. tarafından atıldığını bizzat gördüm. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:159)
Tanık M. Ö. savcılıkta; "03/12/2015 tarihli Olay yeri görgü tespit yakalama, arama ve muhafaza altına alma tutanağı altındaki imza bana aittir. 03/12/2015 tarihinde M. E. Ş.isimli şahsın yakalanması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından verilen arama kararına istinaden M. E. Ş.'in evine gittiğimizde evin çevre güvenliğini alacağımız sırada evin arka bahçe duvarından atlayarak kaçan iki şahsın olduğu, şahısların ellerinde tüfek olduğunu görünce ben ve arkadaşım A. Ö. peşlerinden koşmaya başladık daha sonradan M. S. Ş.'e ait olduğunu öğrendiğimiz evin avlusuna girdiklerinde kaçan şahısların ellerinde bulunan tüfekleri yere atarak kaçmaya devam ettiler, bir süre daha kovaladıktan sonra arkadan koşan şahsı yakaladık, daha sonra tüfeklerin yanına geldiğimizde tüfeklerden birinin kaleşnikof diğerinin ise av tüfeği olduğunu tespit ettik. Biz şahısları kovalarken arkadaki şahsa yakın olduğumuz için arkadaki şahsın yere attığı tüfeğin kaleşnikof olduğunu görmüştük ayrıca, kaçan şahıslar yan yana değil ard arda aralarında yaklaşık 5-6 metre mesafe olacak şekilde koşuyorlardı, atılan tüfekler de yerde yan yana değil kaçma yönüne doğru kaleşnikof tüfek geride av tüfeği ise ileride idi, ben yerde bulduğumuz tüfeği kaçan şahıslardan arkada olan ve yakaladığımız N. Ş. tarafından atıldığını bizzat gördüm. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi:160)
İstinaf dışı M. Ş. karakolda; olay sırasında V. V.'in düğününde olduğunu ifade etmiştir. (Dizi:84)
İstinaf dışı M. Ş. kovuşturma aşamasında; "Ben bu konuda daha önce beyanda bulunmuştum o beyanlarım doğrudur aynen tekrar ederim. Olay tarihinde ben düğündeydim düğündeyken Aşağıçanak köyünde olay olduğunu söylediler bunun üzerine bizde düğünde bulanan şuan hatırlamadığım birkaç kişi ile birlikte ola yerine gittik benim olayla bir ilgim ve alakam yoktur üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:838)
İstinaf dışı A. Ş. karakolda; olay sırasında bakkal dükkanında oturmakta olduğunu, olay yerinde olmadığını, mağdur M. Ş.'i kimin yaraladığını görmediğini ifade etmiştir. (Dizi:85)
İstinaf dışı N. Ş. karakolda; olay sırasında Çaldıran ilçe merkezinde olduğunu, olay yerinde olmadığını, mağdur M. Ş.'i kimin yaraladığını görmediğini ifade etmiştir. (Dizi:86)
İstinaf dışı N. Ş. kovuşturma aşamasında; "önceki beyanlarımı tekrar ederim. Olay sırasında ben Çaldıran'da idim. Ben olayı duyduktan sonra köye geldim. Eve ateş edildiğini söylediler. Fakat ben kimin ateş ettiğini görmedim. Ben kimseden şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum, ben olayı öğrenip köye geldiğimde köyün girişinde amcamın oğlu olan M. E. Ş.u'in evine geldim. M. E. Ş. evde yoktu. Oradan da evime gittim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:839)
İstinaf dışı İ. Ş. karakolda; olay günü amcasının oğlu olan A. Ş.'in evinde bulunduğu sırada olayı mahallenin çocuklarının gelip haber verdikleri, A. Ş.'in olay yerine gittiğini, kendisinin de evine gittiğini ifade etmiştir. (Dizi:89)
İstinaf dışı İ. Ş. kovuşturma aşamasında; "ben üzerime atılı suçlamaları anladım. Ben olay esnasında köyde A. Ş.'in evindeydim. Olayın olduğunu çocuklar gelip bize haber verdiler. Bende köy kavgası olduğu dışarıda oyun oynayan çocuklarımı alarak eve getirdim. Zaten ben belimden dolayı rahatsızdım yürümekte dahi zorluk çekiyorum. Bu nedenle olay yerine gitmedim. Ben kimin kimle kavga ettiğini duymadım sadece çocuklar aşağıda adamlar kavga ediyor dediler. Olay bundan ibarettir üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi talep ederim, ben A. Ş.'in evinde bulunduğum sırada çocuklar koşarak oraya geldiler. Doğrudan bana değil ancak orada bulunanlara M. Ş.'in M. E. Ş.tarafından vurulduğunu söylediler. Ancak ben daha sonradan çocukların bu söylediğinin doğru olmadığını öğrendim " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:829)
İstinaf dışı F. Ş. savcılıkta; "Üzerime atılı suçlamayı anladım. Ben annem kardeşim R. ile birlikte kendime ait 04 P 38.. plakalı aracım ile Yukarı Çanak Köyünde bulunan V. V. isimli şahsın düğününe gitmiştik. Hatta düğün yerine gittiğimizde M. Ş. de oradaydı. Saat 15:00-15:30 sıralarında bizim köy olan Aşağıçanak'tan çok sayıda silah sesi duymam üzerine annem ve kardeşim R. ile birlikte benim aracıma binerek Aşağıçanak köyündeki evimize doğru gittik. Evimize doğru yaklaştığımız sırada S. Ş.'in evinin hizasında yolda S. Ş. elinde bulanan Kaleşnikof tüfek ile İ. Ş. ise av tüfeği ile bize doğru ateş ettiler. Aracımıza çok sayıda isabet geldi ancak ben annem ve kardeşim R. herhangi bir şekilde yaralanmadık. Biz hızlıca evimize gidip içeri girdik. Ancak S. ve İ. Şahin evimize doğru ateş edip zarar verdiler. S. ve İ. arabamıza ve evimize ateş ettikleri sırada Ö. Ş. de onların yanındaydı. Onun da elinde tam özelliklerini göremediğim ancak G3'e benzettiğim bir tüfek vardı. O da N. Ş. ve A. Ş.'in evlerine doğru ateş ediyordu. Ateş ettiği tarafta uzakta kalabalık vardı ancak o telaşta kimlerin olduğunu görmedim. Ö. Ş. bize hiç ateş etmedi. Ben M. Ş. T. Ş.'in nasıl yaralandıklarını görmedim. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Olay günü babam M. E. Ş.'de Çaldıran Merkezde idi. Olaydan sonra köye dönmüş. Ben olaylar yatışınca bizim evin üst tarafında bulunan K. Ş.'in evine gitmiştik, jandarma geldiğinde de dışarı çıkmadık, çünkü bize iftira atacaklarından ve zarar verebileceklerinden çekinmiştik. Kardeşim N. Ş. olay günü burda değildi, daha önceden çalışmak için gitmiş olduğu Eskişehir'den olayı duyması üzerine olaydan iki gün sonra geldi. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir," şeklinde bayanda bulunmuştur. (Dizi:107)
İstinaf dışı K. Ş. karakolda; olay sırasında evde hayvanlarına baktığı sırada silah sesleri duyduğunu, olay yerine gitmediğini, bir süre sonra saat 19:00 sıralarında traktörün patlayan tekerini değiştirirken sol elinde kanama olduğunu, hastaneye gittiğini, sol elinde saçma parçası tespit edildiğini, kimin ateş ettiğini görmediğini ifade etmiştir. (Dizi:123)
İstinaf dışı R. Ş. savcılıkta; "İddiaların hiç biri doğru değildir. Olay tarihinde ben A. Ş.'in dükkanından sigara aldım. Evime doğru giderken yoldan T. Ş. arabasıyla yanımdan geçti. Geçerken arabanın aynası koluma değdi. T. araçtan indi. T. benden özür dileyeceğine bana hitaben ''ananı sikerim, orospu çocuğu, yolda yürümeyi bilmiyorsun'' şeklinde hakarette bulunarak benim burnuma kafa attı. Ben de sinirlenerek kendimi korumak için yerden aldığım bir taşı T.'in kafasına vurdum. T.'in arabasında Ö. Ş. de vardı. Ö. arabadan inerek koşarak Ö. Ş.'in evine doğru gitti. Bir süre sonra Ö. Ş.'in küfür ederek Cami'nin yanından geldiğini gördüm hatta elinde G3 uzun namlulu tüfek de vardı. Havaya bir kaç el ateş etti. Bunun üzerine yan tarafta bulunan duvardan atlayarak duvarın arkasına saklandım. Daha sonra evime doğru kaçarken S. Ş. ve İ. Şahin'i evlerinden çıkarken gördüm. S'in elinde kaleşnikof, İ.'ın elinde de pompalı av tüfeği vardı. Her ikisi de beni görünce ellerindeki tüfeklerle seri şekilde bana ateş ettiler. Ben duvarın arkasından ben eğilerek eve doğru kaçtım. Tüfeklerin mermi ve saçmaları bana isabet etmedi. Ben eve girdikten sonra da S ve İ. Şahin ellerindeki tüfeklerle evimize de ateş ettiler. Hatta bu sırada Ö. Ş.'de elinde ki G3 tüfekle evimize ateş etti. Bu şahıslar evimize ateş ederlerken bu sırada abim F. Ş. arabasıyla evimize doğru geliyordu. Abimi görünce S., İ. ve Ö. Ş., hep birlikte abim arabasının içindeyken abimin arabasına ateş ettiler. Abim arabadan inerek kaçarak eve geldi. Annem ve yengem bana babamın nerede olduğunu sordular. Ben de babamın Çaldıran'da olduğunu daha gelmediğini söyledim. T. Ş. benim burnuma kafa attığında burnum kırılmıştı. Ancak ben burnum yaralandıktan sonra herhangi bir hastaneye müracaat etmedim. Burnum kendi kendine iyileşti. Ben olay günü M. Ş.'i kimin vurduğunu görmedim. O gün köy içinde değişik yerlerden silah sesleri geldi. Ancak benim anlattığım olaylar dışında kimin nereye ateş ettiğini görmedim. Daha sonra köye jandarmalar geldi. Ben evden dışarı çıkmadım. Jardarma köyde olay yeri incelemesi yaparken babam arabayla eve geldi. Annem babama dışarı çıkma M. Ş.'i vurmuşlar, senin vurduğunu söylüyorlar dedi. Bizim evde kimsenin kaleşnikof tüfeği yoktur. Sadece amcam O. Ş.'e ait bir adet av tüfeği vardı. O tüfeği de amcam 1- 2 sene önce İstanbul’a taşınırken bize bırakmıştı. Olay tamamen benim anlattığım şekilde meydana geldi. Üzerime atılı suçlamaları hiç bir şekilde kabul etmiyorum. T. ve Ö. Ş.'in iddiaları tamamen asılsızdır. Olay günü babam M. E. Ş.köyde değildi. Çaldıran Merkezdeydi. Olaydan sonra köye jandarmalar geldikten sonra babam köye geldi. T. Ş. benim burnuma kafa atması ve bana küfür etmesi nedeniyle şikayetçi değilim. Çünkü olaydan sonra aile büyükleri barıştı. Olay ile ilgili herhangi bir kimseden şikayetçi değilim. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:340 )
İstinaf dışı R. Ş. kovuşturma aşamasında talimatla alınan beyanında; "Ben daha önce soruşturma aşamasında ifademi vermiştim. O ifadem doğrudur. Aynen tekrar ederim. Olay günü A. Ş.'in dükkanından sigara alıp evine doğru gittiğim sırada T. Ş. yoldan arabasıyla geçerken arabanın aynasının kendisinin koluma çarptı. T. araçtan indi, ben kendisi özür dileyecek sanıyordum. Ancak T. küfür ederek burnuma kafa attı. Bunun üzerine ben de yerden aldığım bir taşı T.'in kafasına vurdum. T.'in arabasında bulunan Ö. Ş. arabadan inerek evine doğru koşarak gitti. Olay yerinin hemen yanında olan cami önünde oturan Ö. Ş. de elinde ki G3 tüfekle bana doğru ateş etti. Daha sonra Ö. Ş.'in kendilerine haber vermesi üzerine S. Ş. ve İ. Ş. olay yerine gelerek bana doğru ateş etti. Bu sırada kardeşim F. de arabasıyla evimize doğru geliyordu. S, İ. ve Ö. Ş. hep birlikte F.'in arabasına doğru ateş ettiler. Bunun üzerine abim de arabadan inerek kaçıp eve geldi. Eve geldiğimizde annem ve yengem babamın nerede diye sordu. Ben de babamın Çaldıran'da olduğunu söyledim. Bizim telefonlarımız köyde çekmediği için camın dibine koyuyoruz. Olay günü de babam ile benim telefonum aynı olduğundan karışmıştı. O gün ben babamın telefonu babam da benim telefonumu kullanıyordu. M. Ş.'i kimin yaraladığını görmedim. T. bana kafa attığında burnum kırıldı. Ancak herhangi bir hastaneye gitmedim. Olay nedeniyle kimseden şikayetçi değilim. Üzerine atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi aksi takdirde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:691)
İstinaf dışı R. Ş. kovuşturma aşamasında;" üzerime atılı suçlamaları anladım ben bu konuda daha önce beyanda bulunmuştum o beyanım. Olay günü ben düğündeydim. Düğünden çıktım eve gittim daha sonra dükkana sigara almak için gittim. Sigara alıp çıktıktan sonra T. Ş. ile aramızda bir tartışma oldu ve bu esnada yukarı taraftan silah sesleri geldi bende silah seslerini duyunca kaçarak eve gittim. Eve gittiğimde babamı sordum annemgil babamın çaldıran Merkezde olduğunu söylediler. Ben de tamam dedim ben kesinlikle olay günü araç durdurmadım üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi talep ederim ayrıca olay nedeni ile kimseden şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum şikayetinden vazgeçen olursa kabul ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:839)
İstinaf dışı S. Ş. savcılıkta; "F. Ş. ve ve R. Ş.'in benim hakkımda ki iddialarını anladım. Ancak bu iddiaların hiçbirisi doğru değildir. Ben olay günü evimde oturuyordum. Öğleden sonra çok sayıda silah sesleri duydum. Ancak bana ve ailemden herhangi birine bir şey olur korkusuyla evimden çıkmadım. Bu nedenle silahları kimlerin, nereye ve veya kimlere sıktığını bilmiyorum. Benim söz konusu olayda görgüye dayalı herhangi bir bilgim yoktur. Olay günü benim evimin yanında ki ahırın çatısına da delikler olduğunu gördüm, ancak bu deliklerin mermi deliği olup olmadığını bilmiyorum. Kesin emin olamadığım için olay günü jandarmaya da herhangi bir müracaatta bulunmadım. Söz konusu olayda bana ve aileme karşı herhangi bir sözlü veya fiziki saldırı olmamıştır. Bu nedenle kimseden şikayetçi değilim, Benim kaleşnikof veya avtüfeğim de yoktur. İddialar tamamen asılsızdır. Üzerime atılı suçlamaları da hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:405)
İstinaf dışı S. Ş. kovuşturma aşamasında; "ben üzerime atılı suçlamaları anladım. Olay tarihinde ben evimdeydim. Evimde bulunduğum esnada köydekilerin olay yerine gittiğini ve olayın olduğunu duydum ancak olaya ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur. Zaten ben olayı duyduktan sonra da olay yerine gitmedim üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum beraatimi talep ederim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:829)
D-MADDİ DELİLLER
Dizi 5-10 arasında olay yeri fotoğrafları kayıtlıdır.
Dizi 11'de kayıtlı olay yeri görgü tespit tutanağı içeriğinden; olay günü saat 15:00 sıralarında istinaf dışı mağdur T. Ş.'in yeğeni Ö. Ş. ile birlikte 65 FD 5.. plakalı araçla caminin önünde seyir halindeyken sanık M. E. Ş.ile istinaf dışı sanıklar M., F., N. ve R. tarafından aracın önünün kesilerek T. Ş.'e ellerinde bulunan keser ve sopalarla saldırmaları sonucu T.'in başından ve muhtelif yerlerinden yaralandığı, Ö.'in darp edilmediği, kavgayı gören T.'in amcası M. Ş.'in koşarak olay yerine gelmesi üzerine sanık M. E. Ş.'in tüfekle ateş etmesi sonucu M. Ş.'in karın bölgesinden yaralandığı, M. E. Ş.'in olay yerinden kaçtığı yönünde tutanak düzenlendiği anlaşılmıştır.
Dizi 39'da kayıtlı olay yeri inceleme raporu içeriğinden; olay yerinde bulunan Aşağı Çanak İlköğretim Okulu hizmet binasının bina girişine göre sol tarafındaki 2 pencere arasında yerden 171 cm yükseklikte 1 adet atış izi, giriş kapısı ile pencere arasında yerden 196 cm yükseklikte 1 adet atış izi tespit edildiği, bu izlerin ortasına yakın yerde bulunan PVC plastik pencere kasası üzerinde yerden 235 cm yükseklikte 1 adet atış izi, binanın doğu köşesinde ve çatısında birden fazla atış izi tespit edildiği, bu izlerin av tüfeği saçmasına ait vuruş izleri olabileceği, mağdur M. Ş.'e ait evde yeni oluşan atış izi bulunmadığı, sanık M. E. Ş.'e ait evin 21 metre ilerisinde park halinde olan 04 P 38.. plakalı aracın ön kaput sol kısmında 1 adet, ön cam üzerinde 3 adet, sol ön çamurluk üzerinde 1 adet olmak üzere 5 adet atış izi mevcut olduğu, araç içinde sağ arka koltuk ayaklık kısmında 1 adet keser bulunduğu, sağ arka koltuk üzerinde 2 adet nüve parçası olduğu, M. E. Ş.'e ait evin kuzey doğu cephe duvarı arkasında pencere ile banyo-tuvalet penceresi arasında kalan duvar üzerinde birden fazla saçma izi bulunduğu, plastik pencerenin camlarında 2 adet atış izi bulunduğu, ev içerisine saçma tanesi veya nüve parçası girmediği, aynı avlu içinde bulunan evin eklentisinin giriş kapısı cephe duvarında birden çok atış izi bulunduğu, köy camii yanındaki yol üzerinde bulunan 65 FD 5.. plakalı (tanık T.'in kullandığı araç) Ford Connect marka araçta yapılan incelemede, aracın ön camında taş, sopa vb. sert cisimle oluştuğu değerlendirilen birden fazla vuruş izi ve çatlama tespit edildiği, sağ ön cam, sağ yan kapı camı, sol yan bagaj camı ve sol ön kapı camlarının kırılmış olduğu, sol arka kapı kolu üzerinde taşla oluştuğu değerlendirilen göçük, araç içi ve dışında cam kırıkları, arka koltuk ve sol ön göğüs kısmında taşların bulunduğu anlaşılmıştır.
Dizi 21'de kayıtlı arama tutanağı içeriğinden; sanık M. E. Ş.'in evinde yapılan usulüne uygun aramada yüklük diye tabir edilen yatakların arka kısmında 1 adet KİNG marka yarı otomatik 3868 seri numaralı 12 kalibre ruhsatlı av tüfeğinin bulunarak muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
Dizi 41'de kayıtlı yivsiz tüfek sahiplik belgesi içeriğinden; sanık M. E. Ş.'e ait evde bulunan 3868 seri numaralı 12 kalibre av tüfeğinin 12/11/2003 tarihinde söz konusu sanık adına belgeye bağlandığı anlaşılmıştır.
Dizi 79'da kayıtlı tutanak içeriğinden; sanık M. E. Ş.'in evinde ele geçirilen av tüfeğinin bulunduğu anda yapılan koklamada kartuşlar ile tüfeğin namlusundan taze barut kokusunun gelmediği anlaşılmıştır.
Dizi 241'de kayıtlı uzmanlık raporu içeriğinden; inceleme konusu 3868 ibareli silahın 12 kalibre yarı otomatik av tüfeği olduğu, 4 adet 12 kalibre av fişeği kartuşunun bu tüfekten atılmadıkları anlaşılmıştır.
Dizi 16'da kayıtlı arama tutanağı içeriğinden; İstinaf dışı müşteki N. Ş.'e ait evde yapılan aramada, evin arka duvar dibinde ve bahçe içerisinde 2 adeti açıkta, 2 adeti kutu içerisinde olmak üzere toplam 4 adet 12 kalibre boş av tüfeği kartuşunun ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Dizi 203'te kayıtlı uzmanlık raporu içeriğinden; inceleme konusu 4 adet 12 kalibre av fişeği kartuşu (istinaf dışı müşteki N.'in evinde yapılan aramada ele geçirilen kartuşlar) üzerinde mukayeseye elverişli iz tespit edilemediği anlaşılmıştır.
Dizi 145'te kayıtlı tutanak ve 156'da kayıtlı olay yeri inceleme raporu içeriğinden; jandarma görevlilerini gören 2 erkek şahsın sanık M. E. Ş.'in evinin bahçe duvarından atlayıp kaçmaları üzerine görevlilerce takip edildikleri, komşuları olan M. S. Ş.'e ait evin avlusunda ellerinde bulunan tüfekleri attıkları, kaçan şahıslardan N. Ş.'in yakalandığı, diğerinin yakalanamadığı, N.'ın yere attığı tüfeğin A-15798 seri numaralı, 7,62 mm çapında kaleşnikof marka piyade tüfeği olduğu, üzerinde takılı olan şarjörde 30 adet fişeğin basılı olduğu, silahın kurulu olmadığı ve emniyetinin kapalı olduğu, yakalanamayan şahısın attığı tüfeğin ise 4682 seri numaralı 12 kalibre otomatik av tüfeği olduğu anlaşılmıştır.
Dizi 287'de kayıtlı uzmanlık raporu içeriğinden; inceleme konusu A 15798 seri numaralı silahın 7,62x39 mm çapında kaleşnikof marka tüfek olduğu, 30 adet fişeğin 7,62x39 mm çapında olduğu, söz konusu tüfeğin 6136 sayılı yasanın 12/4 maddesi kapsamında vahim nitelikteki ateşli silahlardan olduğu, 4682 seri numaralı silahın 12 kalibre yarı otomatik av tüfeği olduğu, her iki tüfeğin sağlam olduğu anlaşılmıştır.
Dizi 319'da kayıtlı uzmanlık raporu içeriğinden; inceleme konusu A 15798 seri numaralı kaleşnikof marka tüfek ve 4682 numaralı av tüfeği ile 30 adet 7,62x39 mm çaplı fişek üzerinde mukayeseye elverişli iz tespit edilemediği anlaşılmıştır.
Dizi 152'de yukarıda Dizi 145'te bahsi geçen tüfeklerin fotoğrafları ile bulundukları yeri gösterir kroki kayıtlıdır.
Dizi 66'da kayıtlı rapor içeriğinden; mağdur M. Ş.'in göbek deliğinin 1 cm alt sol tarafından 1x1 cm yara, sırtında 2x1 cm çıkış deliği tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dizi 109'da kayıtlı epikriz raporu içeriğinden; mağdur M. Ş.'in göbek sol taraf 1,5 cm altta kurşun giriş deliği, yaklaşık 1 cm çapında sol gluteal bölgeden yaklaşık 3 cm çapında çıkış deliği tespit edildiği anlaşılmıştır.
Dizi 295'te kayıtlı rapor içeriğinden; mağdur M. Ş.'in karın içi ve çevresinde hematomlara, serbest hava değerlerine ve sol iliak (leğen kemiği üzerindeki kemik) kanatta parçalı kırığa neden olan ateşli silah yaralanmasının hayati tehlikeye neden olduğu, kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta (3) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, duyu ve organ işlev kaybı veya zayıflamasına neden olmadığı anlaşılmıştır.
Dizi 67'de kayıtlı tutanak içeriğinden; sanık M. E. Ş.'in olaydan sonra kaçması nedeniyle svap örneklerinin alınamadığı anlaşılmıştır.
Dizi 281'de kayıtlı uzmanlık raporu içeriğinden; mağdur M. Ş.'e ait pantolonun sol arka kemer hizasına yakın bölgesinde 1 adet küçük ebatlı delinme, sol bacak diz hizasında 1x1 cm ebatlı 1 adet delinme, gömleğin sol arka etek ucuna yakın 2x2 cm ebatlı 1 adet delinme tespit edildiği, buna göre atışın uzak atış mesafesinden yapıldığı anlaşılmıştır.
Dizi 366'da kayıtlı HTS raporu içeriğinden; 0 507 956 69 .. numaralı telefon hattının sanık M. E. Ş.adına kayıtlı olduğu, suç tarihinde saat 14:50-15-29 arasında sanığın Aşağı Çanak Köyüne hizmet verdiği anlaşılan Umuttepe Köyünde bulunan Turkcell baz istasyonundan görüşme ve sinyal bilgilerinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Dizi 428'de kayıtlı HTS raporu içeriğinden; 0 532 350 34 .. numaralı telefon hattının sanık N. Ş. adına kayıtlı olduğu, suç tarihinde saat 15:05-15:13 arasında Aşağı Çanak köyüne hizmet verdiği anlaşılan vodafone baz istasyonlarından görüşme ve sinyal kayıtlarının bulunduğu anlaşılmıştır.
E-İNCELENEN HÜKMÜN ÖZETİ
Yerel Mahkemece, sanık M. E. Ş.'in mağdur M. Ş.'e yönelik eylemi nedeniyle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, sanıklar M. E. Ş.ve N. Ş.'in 6136 sayılı yasanın 13/2 maddesine aykırılık suçlarından yukarıdaki şekilde cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
F- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Sanıklar müdafii istinaf dilekçesinde; sanıkların beraatlerine karar verilmesi gerektiğini, keşif yapılması gerektiğini, sanık M. E. Ş.'in olay yerinde hiç bulunmadığını, olay yerinde olduğu kabul edilse dahi suçun yanlış vasıflandırıldığını, kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden meşru müdafaa ve haksız tahrik hükümlerinin tartışılması gerektiğini ileri sürmüştür.
G-DAİREMİZİN KABULÜ
a-İddia, sanık savunmaları, mağdur beyanı, tanık beyanları, adli raporlar, uzmanlık raporları, olay yeri inceleme raporu, HTS kayıtları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde;
Sanık M. E. Ş.ile mağdur M. Ş. arasında 1 Kasım 2015 tarihinde yapılan milletvekili genel seçiminde farklı partilere oy verme meselesinden kaynaklandığı anlaşılan husumet bulunduğu,
Olay günü tanıklar T. Ş. ve Ö. Ş.'in 65 FD 5.. plakalı araçla Aşağı Çanak mahallesinde caminin yanındaki yolda seyir halindeyken sanık M. E. Ş.ile yanında bulunan istinaf dışı şahısların aracı durdurdukları, sanık M. E. Ş.'in elinde bir tüfek olduğu, bu şahısların tanık T. ile seçim meselesi nedeniyle tartışmaya başladıkları, tanık Ö.'in olay yerinden ayrılarak amcası olan mağdur M. Ş.'e haber verdiği, mağdur M. Ş.'in hemen olay yerine gittiği, sanık M. E. Ş.'in mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik teşkil eden herhangi bir davranış bulunmadığı halde 6136 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı tespit edilemeyen tüfeği kendisine doğrultup 1 el ateş ederek mağduru adli raporlarda belirtildiği üzere karın içi ve çevresinde hematomlara, serbest hava değerlerine ve sol iliak (leğen kemiği üzerindeki kemik) kanatta parçalı kırığa, hayati tehlikeye neden olacak şekilde yaraladığı, mağdurun göbek sol taraf 1,5 cm altında kurşun giriş deliği, yaklaşık 1 cm çapında sol gluteal bölgeden yaklaşık 3 cm çapında çıkış deliği tespit edildiği, mağdurun yere düşmesi üzerine sonucu aldığını düşünen sanık M. E. Ş.ve yanındaki şahısların olay yerinden kaçtıkları,
Sanık M. E. Ş.'in 16/02/2016 tarihine kadar yakalanamadığı,
03/12/2015 tarihinde sanık M. E. Ş.'in evinde olduğuna dair alınan ihbar üzerine jandarma görevlileri tarafından evine gidildiği sırada görevlilerce sanık M. E. Ş.'in evinin bahçe duvarından 2 erkek şahsın atlayıp ellerinde bulunan uzun namlulu silahlarla kaçtıklarının görüldüğü, görevlilerin bu şahısları kovaladıkları, önde koşan şahsın elinde bulunan av tüfeğini (4682 seri numaralı av tüfeği) yere attığı, bu şahsın yakalanamadığı, ancak arkada koşan ve elinde bulunan kaleşnikof marka tüfeği (sanık M. E. Ş.'in olayda kullandığı A 15798 seri numaralı tüfek) yere atıp kaçmaya devam eden ve sanık N. Ş. olduğu anlaşılan şahsın görevlilerce yakalandığı,
Uzmanlık raporuna göre söz konusu kaleşnikof marka tüfeğin 6136 sayılı yasa kapsamında vahim nitelikte olan silahlardan olduğu,
Sanık M. E. Ş.olay günü olay yerinde olmadığını, Çaldıran ilçe merkezinde olduğunu, İ. B. isimli bir şahsın kendisini 0 507 956 69 .. numaralı telefondan arayıp olayı haber verdiğini savunmuş ise de, söz konusu telefon hattına ait HTS raporuna göre sanık M. E. Ş.'in suç tarihinde saat 14:50-15-29 arasında Aşağı Çanak Köyüne hizmet verdiği anlaşılan Umuttepe Köyünde bulunan Turkcell baz istasyonundan görüşme ve sinyal bilgilerinin bulunduğu, sanığın kovuşturma aşamasında alınan beyanında olay günü Çaldıran İlçe merkezine giderken cep telefonunu yanına almadığını ifade ederek çelişkili beyanlarda bulunduğu, olaydan sonra yaklaşık 3,5 ay boyunca kaçtığı da dikkate alındığında, söz konusu sanığın suçtan kurtulmaya yönelik olduğu değerlendirilen aksi yöndeki savunmalarına itibar edilemeyeceği,
b-Sanık M. E. Ş.ile mağdur M. Ş. arasında olay tarihinden 2 gün önce yapılan genel seçim nedeniyle husumet bulunduğu, sanığın kaleşnikof marka tüfek ile etkili mesafeden mağdurun hayati bölgesini hedef olarak 1 el ateş ettiği, mağdurun karnından isabet alıp yere düşmesi üzerine sonucu aldığını düşünerek eylemini sonlandırıp olay yerinden kaçtığı, mağdurun hayati bölgesi olan karın bölgesinden yaralanarak hayati tehlike geçirdiği dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olup, eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçuna nitelik olarak uyduğu,
c-Sanık N. Ş.'in ise 03/12/2015 tarihinde jandarma görevlilerinden kaçarken taşıdığı adli emanetin 2016/26 sırasında kayıtlı kaleşnikof marka tüfeğin 6136 sayılı yasa kapsamında vahim nitelikte olan silahlardan olması karşısında, eyleminin 6136 sayılı Yasanın 13/2 maddesine aykırılık teşkil ettiği,
d-Dosya kapsamına göre mağdurdan kaynaklanan ve haksız tahrik teşkil eden herhangi bir söz veya davranış bulunmadığından, sanık M. E. Ş. hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanmamasının yerinde olduğu,
e-Mahkemenin kararında eleştiri ve bozma nedenleri dışında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu vicdani kanaatine varılmıştır.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
A-CMK'nun 299. maddesinde temyiz incelemesi için öngörülen duruşmalı inceleme usulü istinaf incelemesi için öngörülmediğinden, sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin REDDİNE,
B-Sanık M. E. Ş.hakkında kasten öldürmeye teşebbüs, sanık N. Ş. hakkında 6136 sayılı yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümler yönünden;
a) Sanık M. E. Ş.hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulurken teşebbüs hükmü uygulanmadan önce TCK'nun 81. maddesine göre temel cezanın belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılmasının sonuca etkili olmadığından,
b) Teşebbüs nedeniyle 9-15 yıl aralığında ceza öngören TCK'nun 35. maddesinin uygulanması sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığına göre makul bir ceza tayini yerine, mağdurun hiç isabet almadığı durumlarda uygulanması imkanı bulunan alt sınırdan ceza verilmesinin aleyhe istinaf başvurusunda bulunmadığından,
Davanın yeniden görülmesi nedeni yapılamayacağına,
c) İncelenen hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, eleştiri nedenleri dışında hukuka aykırılık içermeyen hükümler hakkındaki İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE,
C-Sanık M. E. Ş.hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hüküm yönünden;
Öldürme eylemini inkar eden sanık aleyhindeki beyanlardan bir kısmında kalaşnikof marka silah kullandığı belirtilmesine rağmen diğer ifadelerde av tüfeğinden bahsedilmesine ve olay yerinde kovan bulunmamasına göre, mağdura ait tedavi evrakları ve raporların gönderilmesi suretiyle Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan mağdurdaki yaralanmanın uzun namlulu silahlardan atılan kurşunla mı, yoksa av tüfeğinden atılan tek kurşunla mı oluştuğuna dair rapor alındıktan sonra, sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Karşısında, istinaf itirazları yerinde olduğundan CMK'nun 289/1-g,h maddesi yollamasıyla 280/1-d maddesi gereğince HÜKÜMLERİN BOZULMASINA,
D-Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda sanık M. E. Ş.'in kasten öldürmeye teşebbüs suçu yönünden verilen esastan red kararı yönünden, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Yargıtay ilgili Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık, sanık M. E. Ş.ve N. Ş. yönünden verilen 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan verilen esastan red ve bozma kararlarının ise CMK 286/2 ve 286/1 maddeleri gereğince KESİN olmak üzere 27.11.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)