(5237 S. K. m. 86, 87) (5271 S. K. m. 230, 279, 280, 286, 289)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Dairemizin yetkili olduğu hususu ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Müşteki şüpheli M. A. ın olay tarihinden yaklaşık 2 ay kadar önce Uzman Çavuş K. K. un küçük yaştaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunulması olayı ile ilgili olarak söz konusu eylemi gerçekleştiren şahsın ailesi ile birlikte K. K. isimli şahısla şikayetinden vazgeçmesi için görüşmesi üzerine Erciş ilçe jandarma komutanlığında görev yapmakta olan müşteki şüpheli H. Ö.ün M. A. isimli şahsı telefonla arayarak yaptığının doğru olmadığını söylediği, bunun üzerine ilerleyen tarihlerde M. A. isimli şahsın Y. H. Ö. ü amirine şikayet ettiği, olay tarihi olan 21/02/2016 tarihi saat 13:00 sularında evinin önünde kar küremekte olan M. A. ı gören H. Ö.ün bu şahsa neden kendisi hakkında şikayette bulunduğunu sorduğu, bunun üzerine taraflar arasında başlayan tartışma esnasında M. A. ın elindeki kürek ile H. Ö. e vurmak için hamle yaptığı ensada H. Ö. ün M. A. ın elinde bulunan küreği tuttuğu, bunun üzerine M. A. ın H. Ö. ün yüzüne kafa atarak kendisini yaraladığı, tarafların birbirlerine sarılarak kavga etmeye başladıkları kavga esnasında H. Ö. ünde M. A. ın omuzuna bastırarak fiziki müdahale ettiği, olay yerine gelen tanıklar tarafından yerde boğuşuyor vaziyette olan her iki tarafın ayrıt edildiği, yine kavga esnasında M. A.ın H. Ö. e ''a... Koduğumun oğlu erkeksen götün yiyorsa git Surda savaş ağamısın paşamısın ''şeklinde hakarette bulunduğu, H. Ö.ünde M. A. a sinkaflı şekilde hakarette bulunduğu'' iddiasıyla atılı suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.(Dizi:64)
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık H. Ö. karakolda; halen Erciş İlçe Jandarma Komutanlığında Jandarma Asayiş Komando Bölük Komutanı (J.Yzb.) olarak görev yaptığını, olaydan bir gün önce şehit töreninde sanığın katılanın il jandarma komutanına yaklaşarak ''bu Y.dan şikayetçiyim'' dediğini, olay günü evinin önünde karşılaştıklarında katılana ''hayırdır benden şikayetiniz nedir'' diye sorduğunu, katılanın kürekle yanına doğru gelip kendisine doğru hamle yaptığını, kendisinin küreği tutup katılanı engellemeye çalıştığını, katılanın o sırada yüzüne kafa attığını, bu nedenle dudağının patladığını, bunun üzerine eliyle katılanın kafasını tuttuğunu, katılanın kendisine ağır küfürler ettiğini, kendisinin ona fiziki şiddet uygulamadığını, silah çekmediğini, sadece kendisini korumak için fiziki temaslarla onu etkisiz hale getirmeye çalıştığını, katılana hakaret etmediğini ifade etmiştir.(Dizi:9)
Sanık H. Ö. kovuşturma aşamasında; "Ben ve sanık M. A. yan yana sitelerde otururuz . Sitede zaman zaman karşılaştığım şahıstır. K. K. adlı arkadaşımızın küçük kızına cinsel taciz olayıyla ilgili yargılanan bir şahısla ilgili olarak sanık M. A. ailesiyle birlikte K. K.'un evine gelerek şikayetten vazgeçmesi yönünde aracı olmak istemişler. Ben de bunu K. K.'dan duydum. Telefon numarasını bana ver ben kendisini bir arayayım dedim. Kendisini aradım böyle bir durumda senin aracı olman doğru değil senin tam tersi bize destek olman gerek dedim bir de telefonda park ettiğiniz yerde eşimin direksiyonu kuvvetli olmadığı için çıkmakta zorlandığını, arkasına park etmemesini söyledim. Kendisi de celallenerek bana kafa tuttu. Ben de olay büyümesin diye telefonu yüzüne kapattım. Sonrasında bir şehit cenazesinde sanık M. alay komutanımızın yanına gelerek beni şikayet etmiş. Ben bu olayı komutanımızın korumasından duydum. Komutanımıza durumu izah ettim. Komutanımız bir şey olmaz dedi. Bu olayın ertesi günü ben görevden geldiğim gün arabayı park ettim. O esnada sanık M. elinde kürekle kar kürüyordu. Ben de kendisine yaklaşarak " M. bey sen beni alay komutanına şikayet etmişsin, bir sorun mu var, neden şikayet ettin " diye sordum. Bu esnada biraz yaklaşmıştık. O esnada bir gerginlik yaşandı. O esnadaki elindeki kürekle bana hamle yaptı o sırada ben küreği tuttum. Kürekle bana vuramadı. Bu arada ben de sanığın diğer kolumla tutuyordum. Sonrasında sanık kafasını geriye doğru savurarak bana kafa attı. Ben de o acıyla kendisini yere doğru fırlattım. Sonra ben kürek elinde olduğu için bana hamle yapmasın diye küreği ve kendisini tuttum. Ben mesleğim gereği neyin suç olduğunu gayet iyi bilirim. Kendisine kesinlikle hakaret veya küfür etmedim. Kendisini de darp ve küfür etmedim. Yalnızca bana yapılan saldırıyı orantılı güç kullanmak suretiyle def ettim. Yani meşru müdafa sınırları içerisinde kaldım. Elime fırsat geçtiği halde kendisine kesinlikle vurmadım. Ben kesinlikle sanığa silah çekmeye yeltenmedim. Doğru değildir. Ben silahımı koltuk altında bulunan kılıfta taşırım. Montumun önüde açık olduğu için silahım ve kabzası dışarıdan gözle görülebiliyor. Muhtemelen onu görmek suretiyle bunu sonradan söyledi. Olay yatıştıktan sonra sanık M. benim eşime, silahlı kuvvetlere ve şahsıma ağır birden çok kez, defalarca ağır küfürler etti. Sanık M. sizin g..nüz yemiyor, gidin erkekseniz surda çatışın şeklinde beyanlarda bulundu. Ben küfür edip etmediğimi gerçekten hatırlamıyorum ancak etmişsem eğer sanık M.'in bu ağır küfürlerine karşı olmuş olabilir. Olay yerine K. K. geldiği zaman sanık M. K. K.'a yönelik " sen komutanının yalakasısın, seni evden çıkartacağım, bak görürsün" şeklinde hakaret ve tehditlerde bulundu. Sanık M. ben polis çağıracam dedi ve polis çağırdı. Sivil ekiplere dönerek bunu çabuk alın tarzı beyanda bulundu. O esnada camdan sanık G. A. bize yönelik olarak iddianamede geçen küfürleri ve tehditleri söyledi. Yerinizi evinizi biliyoruz. Teroristlere de söyledik şeklinde sözler sarfetti. Ben karşı tarafa küfür etmedim. Darp etmedim. Silah çekmeye çalışmadım. Bunlar kesinlikle doğru değildir. Suçlamaları kabul etmiyorum. Olay yukarıda anlattığım şekilde gelişmiştir. Ben müşteki sanık M. A.'ın kavgacı biri olduğunu da daha sonradan öğrendim. Bu husususun da dikkate alınmasını isterim " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi: 72)
İstinaf dışı sanık G. A. savcılıkta; "Ben olay tarihinde evdeydim dışardan eşimin sesinin geldiğini duydum. Camdan dışarı baktığımda daha önce kendisini tanımadığım daha sonra asker olduğunu öğrendiğim şahsın 3 kez silahını cebinden çıkartarak kocama doğru yönelttiğini gördüm Kocam dışarda elindeki kürek ile karları temizliyordu kocamın söz konusu askere kürekle vurduğunu görmedim kocam bu şahsa hiç bir şekilde vurmadı, söz konusu şahıs kocamı yerde sürüyordu. Ben hakaret tehdit duymadım. Y. denilen şahıs arabayı bırakmayın oraya şeklinde bir çok söz söylemeye başlamıştı. Bu şahsın elinden silahını iki tane komşu aldı. İsimlerini bilemiyorum. Ben camdan hiç kimseye siz askersiniz bekleyin terörüstler gelip sizi öldürecek şeklinde bir şey söylemedim. Ben sadece kocama silah çeken şahsa '' Benim kocam terörüstmüdür, 3 kez kafasına silah dayıyorsun gidin terörüstleri öldürün kocama ne dalaşıyorsun'' dedim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:36)
İstinaf dışı sanık G. A. kovuşturma aşamasında; "Olay günü ben hastaydım. Evdeyken komşum gelerek bana kocanla birisi kavga ediyor dedi. Ben de cama çıktım. Kocam yerde yatıyordu. Yanında H. Ö. vardı. Sanık H. Ö. kocama 3 defa silah çekmeye çalıştı ancak komşular bırakmadı. Ben gördüğümde sanık H. eşime yumrukla vuruyordu. Ben camdan sadece gidin teröristleri öldürün dedim. Başka bir şey söylemedim. Suçlamayı kabul etmiyorum. Şikayetçiyim" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:69)
C-İDDİA VE SAVUNMA DIŞINDAKİ SÖZLÜ DELİLLER
Katılan M. A. karakolda; olaydan 2 ay kadar önce araç park etme meselesi nedeniyle sanıkla tartıştıklarını, kendisinin kaymakamlıkta çalıştığını, sanığın kendisini amirine şikayet ettiğini, kendisinin de onu komutanına şikayet ettiğini, olay günü binanın önünde karları temizlerken sanığın kendisinin yanına gelip yakasından tutarak arabaya yasladığını ve ''sen kimsin beni şikayet ediyorsun, senin aklını alırım, seni yaşatmam'' dediğini, kendisinin de ona ''sen kimsin neyine güveniyorsun' dediğini, sanığın kendisini yere yatırdığını ve omuzuna bastırdığını, komşularının kendilerini ayırdığını, o esnada birbirlerine küfür etmeye başladıklarını, ne dediklerini hatırlamadığını, daha sonra sanığın kendisine silah doğrulttuğunu, komşularının ona engel olduğunu, kendisinin 155'i arayıp olayı bildirdiğini, sanığa vurmadığını, suçlamaları kabul etmediğini ifade etmiştir.(Dizi:23)
Katılan M. A. kovuşturma aşamasında; " K. K. 3 yıllık komşumdu. Sanık H. Ö. ile de yan yana olan sitelerde oturmaktayız. Sitelerde her bloğun ayrı otoparkı vardır. H. bey ve eşi araçlarını bizim sitenin otoparkına park ediyorlardı. Sanık H. telefonla bir gün beni arayarak eşinin aracını çıkaramadığı, oraya park etmememi söyledi. Ben de zaten park yerinin bizim bloka ait olduğunu söyledim. Sanık H. vekaleten merkez komutanlığına baktığı sırada ben kaymakamlıkta çalıştığım için kaymakam beyi arayarak beni şikayet etmiş ancak ne anlattığını tam olarak bilmiyorum. Müdür bey beni çağırarak sen komutanımıza karşı geliyormuşsun tarzında bana çıkıştı, bir daha yapmamam yönünde tembihte bulundu. Ben olayın park meselesi olduğunu anlatınca işlem yapmadı. Bu olaydan aylar sonra bir şehit cenazesinde ben merkez komutanını gördüm. Yanında H. Ö.te vardı. Ben komutana H. Ö.'ten şikayetçi olduğumu ilettim ancak ortam çok müsait olmadığından bunun dışında bir şey söylemdim. İddianameye konu olayın olduğu gün ben kış olduğu için aracın önündeki karları küreğimle kürüyordum. O esnada sanık H. Ö. bana doğru seslendi. Sen beni nasıl şikayet edersin dedi. O esnada yanıma geldi. Beni arabaya yasladı. " Akıllı ol, sen kimsin ki beni şikayet ediyorsun, seni yaşatmam " dedi. Sonrasında ben de " sen kim oluyorsun" dedim. Kendimden uzaklaştırmaya çalıştım ancak sanık beni yere yatırıp sağ ayağıyla omzuma basarak beni sıkıştırdı. Ben nefes bile almakta zorlandım. O esnada sanığın oturduğu apartmanda F. G. isimli komşu gelerek beni kurtardı. Daha sonra ben elinden kurtulunca kendisine " bak bunun hesabını vereceksin, seni şikayet edeceğim" dedim. Sonrasında sanık H. elini tabancasına doğru götürdü. Tabancası siyah ve kabzanın şarjör kısmında Türk bayrağı vardır. M. T. isimli komşumuz sanığa engel oldu ve elini tabancanın üzerine koydu. Sonra biz karşılıklı olarak küfür ettik. Ancak bir birimizi tehdit etmedik. Küfürden sonra sanık H. bana doğru tekrar koşarak silahını çekmeye çalıştı. M. T. sert bir şekilde tekrar sanığın silah çekmesini engelledi. Kavganın sonlarına doğru müşteki K. K. geldi. Gelir gelmez bana " sen utanmıyor musun komutana karşı geliyorsun, küfür ediyorsun, hemen evine git " dedi. Ben K. K.'a " sen komutanına yaranmaya çalışıyorsun. Yazıklar olsun " dedim. Ben sanık H. Ö.'e doğru silahını çekmeye çalışınca, yazıklar olsun devlet size silah vermiş. Siz silahı güneydoğuda teröristlere karşı kullanın dedim. Sonra ben polis çağırdım. Polis geldi. H. bey bana ve ortaya doğru sürekli bağırıyordu. Bana kimsenin gücü yetmez diyordu. Sonra ben hastahaneye gittim ilk gün omzumda ağrı dışında bir şey bulamadılar. Sonraki gün ağrım olduğu için tekrar gittim. Sağ omzumda 10 gün iş göremez diye rapor verdiler'' şeklinde beyanda bulunmuştur.(Dizi: 70)
Tanık Y. A. karakolda; olay sırasında evde olduğunu, tartışma sesleri duyunca dışarı çıktığını, sanık ve katılanın tartıştıklarını gördüğünü, katılanın sanığa hakaret ettiğini ifade etmiştir.(Dizi:19)
Tanık Y. A. savcılıkta; "Ben olay günü evdeydim evde olduğum esnada bağırma sesi geldi camdan baktığımda yan komşumuz olan M. A. isimli şahsı M. T. isimli şahıs kucaklayıp uzaklaştırmaya çalıştırdığını görünce dışarı çıktım. M. A. ın elinde kürek vardı, dışarı çıktığımda aynı blokta oT. H. Y. isimli şahsın bulunduğunu gördüm. M. A. isimli şahıs H. Y.ya a..... Kodumun oğlu erkeksen götün yiyorsa git surda savaş ağamısın paşamısın şeklinde küfürler ettiğini net bir şekilde duydum. Bunun üzerine H. Y. sinirlenerek hareket edeceğini görünce kendisini tuttum H. Y. M. A. ı kast ederek '' alın şunu götürün aileme TSK ya şahsıma küfür ediyor '' diye bağırmaya başladı. H. Y. diğer tarafa küfür etmedi, ben kavganın ilk başlangıcını görmedim. Ben bahsettiğim şekilde olaya müdahele ettiğim esnadan yine kendisini tanıdığım K. K. isimli uzman çavuş M. A. la arası olması sebebiyle olaya müdahale etti. M. A. a ben senin büyüğünüm sakinleş küfür etme evine git, dinlen deyince M. A. K. uzman a sende komutanın yalakalığını yapıyorsun ev sahibine telefon ederek seni evden attırıyım dedi. Bu esnada elini cebine atarak telefonunu çıkarttı fakat arama yapmadı. Ayrıca K. uzman a da erkekseniz gidin surda savaşın dedi. Daha sonra olay yeri kalabalıklaştı, polisler geldi, bu sırada M. A. polislere H. Y.nın kendisine hakaret edip silah çektiğini beyan etti. Polisler kendisini dinlerken M. A. ın eşi olan az önce tarafınızca ifadesi alınan bayan camdan '' Şerefsizler, pezevekler, birazdan gelip terörüstler öldürecek'' şeklinde bağırdı bayan bu ibareleri anladığım kadarı ile H. Y. ile K. uzman a karşı söyledi. Olay yerinde bir kaç kişi daha vardı, 13. Bloktan şu an ismini hatırlamadığım görsem tanıyacağım (ismi Maşallah olabilir.) bir şahıs ve tanımadığım başkaca kişilerde vardı. Bu şahıslarda kadına sen sus karışma dediler. Olayla ilgili tüm bildiklerim bundan ibarettir. Ben dışarı çıktığımda H. Y. ile M. A. ın arasında 2 metre mesafe vardı. Olayın öncesine M. T. şahit olmuştur. " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi: 37)
Tanık Y. A. kovuşturma aşamasında; "Ben olay tarihinde aşağıtokide blok görevlisi olarak çalışıyordum. Bu sebepten dolayı birçok insanı tanıyordum. Benim çalıştığım blokta H. bey oturuyor. Diğer bloktada M. bey oturuyordu. Ben evde otururken dışarıdan bağırtı seslerini duydum. M. T., M. Aslan'ı uzaklaştırıyordu. Daha sonra ben dışarıya çıktım. H. ve M. ayrı taraflardaydı. M. A.'ın elinde kürek olduğunu gördüm. Daha sonra bende ayırmak için H. beyin yanına gittim. Daha sonra o esnada M. A. " a.. Kodugumun oğlu, erkeksen git surda çalış" şeklinde küfür ediyordu. Daha sonra H. bey alın götürün bunu burdan diye bağırdı. O esnada K. uzman olay yerine geldi. Daha sonra K. K., M. A.'a ben senden yaşça büyüğüm, sakin ol dedi. Daha sonra M. A. K. K.'a sen komutanın yalakalığını mı yapıyorsun, ben ev sahibini arayıp seni evden attıracağım, erkeksen git surda çalış dedi. Daha sonra polisler olay yerine geldi. M. A. polislere şikayetçi olduğunu söyledi. O esnada M. A.'ın eşi G. A. pencereye çıkıp " Birazdan gelip teröristler sizi öldürecek, şerefsizler" diye bağırdı" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:77)
Tanık M. T. karakolda; evinde bulunduğu sırada dışarıda tartışma sesleri duyması üzerine camdan baktığında komşularının kavga ettiğini gördüğünü, kendilerini simaen tanıdığını, isimlerini bilmediğini, çevreden gelenler ile birlikte ayırmaya çalıştıklarını, aşağıya indiğinde kavga eden iki şahsın yerde olduklarını ve boğuştuklarını ifade etmiştir. (Dizi:20)
Tanık M. T. savcılıkta; "Olay tarihinde ben dışarı çıktığımda H. Ö. isimli askerin M. A.ı yere yatırmış vaziyette üstüne çıkmış vaziyette birbirlerine sarılmış halde olduklarını görünce yanlarına giderek askeri personel olan H. Y.'ı yı M. A. ın üzerinden çektim. Bu şahsı uzaklaştırırken M. ve H. isimli şahıslar şu an hatırlamadığım şekilde birbirlerine sinkaflı küfür ediyorlardı fakat tam olarak ne dediklerini hatırlamıyorum. Ben bu şahıslara müdahale ettiğimde M. isimli şahsın yan tarafında kürek yerde atılıydı. Ben kavganın ilk çıkış halini ve şahısların ne şekilde yerde sarılı vaziyete geldiğini görmedim. Askeri personel uzaklaştırdığım esnada benim eşime hakaret etmiş şeklinde bir şeyler söylüyordu kendisi uzaklaştırdığım sırada elini montunun iç kısmına göğsüne soktuğu sırada ben silahını çıkartacağını zannettim ve ayıptır diyerek elini tuttum. Montunun iç kısmında bulunan silahı gördüm fakat H. Ö. isimli şahıs silahını dışarı çıkartmadı. Silahın M. A. a doğrultmadı. Ben müdahale edince silah çıkartmaktan vazgeçti. Silahı M. A. ın görüp görmediğini ise bilmiyorum aramızda 15 m vardı. Ben M. A. ın erkekseniz gidin surda savaşın dediğini duymadım. Fakat hakaret ediyorlardı. Bu sırada olay yerine başka bir askeri personel gelerek M. A. ı ikna etmeye çalıştı. M. A. bu şahsa sende komutanın yalakalığını yapıyorsun dedi. Fakat ben M. A. ın bu şahsa ev sahibine telefon ederek seni evden attırırım dediğini duymadım. Ayrıca M. A. isimli şahsın eşi olduğunu duyduğumuz bayanda yukarıdan camdan küfür ve hakaret ediyordu. Sadece H. Y. ya mı yoksa daha sonradan gelen askeri personelle her ikisine mi birden hakaret ettiğni ise bilmiyorum. Bu bayan Terörüstler birazdan gelecek öldürecek dediğini duymadım fakat küfür ediyordu ne şekilde ettiğini şu an hatırlamıyorum. Ben H. Y.nın ve M. A. ın herhangi bir yerinde yara bere görmedim. Olay yerine beş dakika içerisinde bir çok kişi geldi fakat isimlerini ve kim olduklarını hatırlamıyorum. Olayla ilgili tüm bildiklerim bundan ibarettir " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:39)
Tanık M. T. kovuşturma aşamasında; " Olay günü ben evimden çıkmıştım. Olay yeri ile evim arasında 10 metre mesafe vardır. O esnada bu ikisi yerde boğuşuyordu. Biri askeri personel diğeride kaymakamlıkta çalışıyordu. Ben askeri personeli tuttum, diğer şahsı da orada bulunan vatandaşlar ayırdı. Orada birbirlerine hakaret ediyorlardı. Ben birbirlerini tehdit ettiklerini duymadım. Kavgayı ayırdıktan sonra ben eve gittim. Ayrıca ben G. A.'ın camdan bağırdığını duymadım " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi: 76)
Tanık P. Ö. karakolda; sanığın eşi olduğunu, olay sırasında evde olduğunu, dışarıda sesler gelince pencereden baktığında eşi ile katılanın tartıştıklarını gördüğünü, eşi ile katılan arasında 20-30 metre mesafe olduğunu, katılanın eşine ağza alınmayacak küfürler ettiğini ifade etmiştir.(Dizi:18)
Tanık P. Ö. kovuşturma aşamasında; "Ben olay günü evdeydim. Park meselesinden dolayı eşim M. A.'ı daha önceden uyarmıştı. Ben evdeyken dışarıdan bağırtı sesleri duydum. M. A. sürekli benim şahsıma, eşimin rütbesine, kurumuna, kendisine küfürler ediyordu. M. A. eşime seni evden çıkartacam, sen kendine ev aramaya başla tarzı şeyler söyledi. M. A.'ın eşi G. A. bize " Teröristler sizi öldürecek, yerinizi yurdunuzu biliyoruz" şeklinde sözler söyledi. Olayın başlangıcında ne olduğunu tam olarak bilmiyorum. Ben M. A.'ın tehdit ettiğini duymadım ancak G. A. tehditte bulunuyordu. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:77)
Tanık K. K. karakolda; olay sırasında evde olduğunu, tartışma sesleri üzerine dışarı çıktığında sanık ile katılanın tartıştıklarını gördüğünü, olayı ayırmaya çalıştığını, katılan M.'e ''küfür etme ben senden büyüğüm ağzını bozma, git evinde otur'' dediğini, katılanın kendisine ve mesleğine hakaret ettiğini ve kendisini tehdit ettiğini ifade etmiştir.(Dizi:21)
Tanık K. K. kovuşturma aşamasında; ''Ben olayın sonlarına doğru geldim. Gittiğimde olay sonlanmak üzereydi. Ben silah çekilmesi olayını yada birbirleriyle yumruklaştığını görmedim ancak gittiğimde taraflar birbirlerine küfür ediyorlardı. Ben tarafları sakinleştirmeye çalıştım. Müşteki sanık M. A.'a komşusunuz ayıp oluyor, yapmayın böyle şeyler dedim o da bana " sen komutanının yalamasısın" diye hakaret etti. Sonrasında bana sıra sana da gelecek, seni evden attıracağım, komşulara da söyleyecem demiş. Ayrıca ben olay yerinde bulunduğum esnada sanık G. A. camdan çıkıp yüksek bir sesle bağırarak " teröristlere haber verdim, siz askerleri gelip vuracaklar bekleyin " dedi. Ben bu sebepten dolayı şikayetçi oldum. " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:72)
D-MADDİ DELİLLER
Dizi 3'te kayıtlı katılan M. A. hakkında düzenlenen adli rapor içeriğinden; katılanda olay nedeniyle omuz ağrısı tespit edildiği, yaralanmasının BTM ile giderilebileceği anlaşılmıştır.
Dizi 11'de kayıtlı iş görememezlik belgesi içeriğinden; katılanda omuz eklemi çıkığı tespit edildiği, 22/02/2016-02/03/2016 tarihleri arasında istirahat raporu verildiği anlaşılmıştır.
Dizi 6'da kayıtlı sanık hakkında düzenlenen adli rapor içeriğinden; alt dudak iç kısımda 1,5 cm boyutlarında patlama, sol el sırtında 1x1 cm büyüklüğünde ekimoz tespit edildiği, yaralanmasının BTM ile giderilebileceği anlaşılmıştır.
Dizi 13'te kayıtlı tutanak içeriğinden; olay yerini gösterir kamera kaydı bulunmadığı anlaşılmıştır.
E-İNCELENEN HÜKMÜN ÖZETİ
Yerel Mahkemece, "Her ne kadar sanık H. hakkında sanık M.'e yönelik eylemi nedeniyle kasten yaralama suçundan dolayı dava açılmışsa da yapılan yargılama neticesinde sanığın eylemini kendisine karşı yönelmiş haksız eylemi def etmek için orantılı şekilde güç kullanma şeklinde gerçekleştiği ve bu haliyle meşru müdafaa kapsamında kaldığı değerlendirildiğinden TCK 25 delaletiyle sanık hakkında beraat hükmü kurulmuştur. Nitekim sanık M.'in alınan doktor raporu da eylemin meşru müdafa sınırlarında kaldığını göstermektedir.
Sanık M. ve H. hakkında açılan hakaret suçunda ise sanıkların hakaret eylemini birbirlerine karşı karşılıklı olarak işledikleri ve ilk hakaret edenin tespit edilememesinden dolayı TCK 129/3 delaletiyle her ikisi açısından ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir." gerekçesiyle yukarıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
F- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Katılan istinaf dilekçesinde; sanığın atılı suçlardan cezalandırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
G-DAİREMİZİN KABULÜ
a-Hakaret suçu yönünden, iddia, sanığın ''küfür edip etmediğini hatırlamadığı, etmiş ise katılanın küfürlerine karşılık olarak küfür etmiş olabileceği'' yönündeki tevilli savunması, katılanın ''karşılıklı olarak birbirlerine küfür ettikleri'' yönündeki beyanı, özellikle tanıklar M. T. ve K. K.'un kovuşturma aşamasında alınan yeminli beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık ile katılanın komşu oldukları, olay tarihinden önce araçlarını park ettikleri yerle ilgili olarak tartıştıkları, bu nedenle birbirlerini kurum amirlerine şikayet ettikleri iddiaları kapsamında aralarında husumet bulunduğu, olay günü evin önünde karşılaştıklarında bahse konu olaylar nedeniyle tartışmaya başladıkları, tartışma sırasında birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ettikleri, bu hususun katılan beyanı, sanığın yukarıda açıklanan tevilli savunması ve tanıklar M. T. ile K. K.'un kovuşturma aşamasında alınan, katılan ve sanığın karşılıklı olarak birbirlerine hakaret ettikleri yönündeki yeminli beyanları ile sabit olduğu,
b-Sanık ve katılanın bu eylemlerinin karşılıklı hakaret suçuna nitelik olarak uyduğu,
c-Hakaret suçu yönünden mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşılmıştır.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
A-Hakaret suçu yönünden;
İncelenen hükme yönelik katılanın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, sanık hakkında hakaret suçundan verilen hüküm hakkındaki İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
B-Kasten yaralama suçu yönünden;
1-Yerel mahkemece, hakaret suçuna ilişkin olarak hükmün gerekçesinde, olay sırasında ilk hakaret edenin kim olduğunun tespit edilemediği belirtilmesine rağmen, olayın başlangıcını gören tanık bulunmadığı halde, tarafların karşılıklı iddialarından hangisine ve hangi delile hangi gerekçeyle üstünlük tanındığı açıklanmadan, kasten yaralama suçu yönünden ilk saldırıyı katılanın yaptığı, sanığın meşru savunma koşulları altında hareket ettiği kabul edilerek, sanığın kasten yaralama suçundan beraatine karar verilmesi,
2-Hükmün gerekçesinde katılanda herhangi bir darp cebir izine rastlanmadığı belirtilmiş ise de, katılan hakkında Erciş Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 21/02/2016 tarihli acil gözlem kartı ve ekinde bulunan 22/02/2016 tarihli iş göremezlik belgesine göre, katılanda omuz eklemi çıkığı tespit edildiği dikkate alındığında, katılan hakkında düzenlenen bu rapor ile 21/02/2016 tarihli genel adli muayene raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için Adli Tıp Kurumundan TCK'nun 86 ve 87. maddeleri kapsamında rapor aldırılmadan eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
3-Katılanın kovuşturma aşamasında alınan beyanında olay sırasında sanığın kendisini yere yatırıp sağ ayağı ile omuzuna basarak sıkıştırdığını, nefes almakta zorlandığını, o sırada sanığın komşusu olan F. G. isimli şahsın gelerek kendisini kurtardığını ifade etmesine rağmen, F. G. isimli şahsın tanık olarak beyanı alınmadan hüküm kurulması,
Suretiyle CMK'nun 230. maddesine aykırı davranılması,
Usule aykırı olup CMK'nun 289/1-g maddesi yollamasıyla CMK'nun 280/1-b maddesi uyarınca sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen HÜKMÜN BOZULMASINA,
C-Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda bozma kararı yönünden CMK 286/1; esastan red kararı yönünden ise CMK 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere 05/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)