(5271 S. K. m. 196, 231, 268, 279, 280, 286, 289) (5237 S. K. m. 86, 87)
I-ÖN İNCELEME
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık İ. tarafından yapılan istinaf başvurusuna ilişkin yapılan ilk incelemede; hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, her ne kadar yokluğunda verilen karar sanık İ.'e kendi bildirdiği Özdemir Köyü Merkez/Iğdır adresinde 28.11.2016 tarihinde Tebligat Kanunu 21. maddeye göre tebliğ edilmiş ve istinaf dilekçesi bu tarihten itibaren 7 gün geçtikten sonra 07.12.2016 tarihinde verilmiş ise de; dosyanın incelenmesinden yerel mahkemece söz konusu tebligatta muhtar isminin çelişkili olması nedeniyle yeniden tebligat çıkartıldığı, bu defa mernis adresi olarak yazılan No 387/1 Panik/ Merkez/Iğdır adresinde yine Tebligat Kanunu 21. maddeye göre 12.12.2016 tarihinde tebliğ edildiği, her iki tebligattaki adresin farklı olmasına karşın muhtar ve en yakın komşu isminin aynı olması nedeniyle Dairemizce Iğdır Özel İdare Müdürlüğünden ve ilgili muhtarlıktan yapılan araştırmada Özdemir Köyü ile Panik Köyünün aynı köyler olduğu Panik'in köyün yeni adı olduğu, tebligatlarda muhtar olarak gösterilen M. S.'ün köy ihtiyar heyeti azası olduğu, komşu olarak gösterilen Y. P.'ın ise komşu değil köy muhtarı olduğu bu nedenle her iki tebligatın da usulsüz olup sanığın öğrenme üzerine yaptığı 07.12.2016 tarihli istinaf talebinin bu nedenle süresinde kabul edilmesi gerektiği, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Dairemizin yetkili olduğu ön incelemede anlaşılmakla ve heyetçe de kabul edilmekle inceleme aşamasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ VE İSTİNAF HÜKMÜ
A-Sanık Haydar hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı katılan İ.'in itirazının CMK'nun 268 ve 231/12. maddelerine göre mahallinde değerlendirilmesi gerektiğine,
B-Sanık İ. hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede;
a-Kabul ve uygulamaya göre; sanığın 30.06.2011 tarihinde işlediği karşılıksız yararlanma suçundan 6000 TL adli para cezasıyla mahkumiyetine ilişkin olup 18.04.2013 tarihinde kesinleşen Kars 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2014 tarih 2012/145 Esas -2013/207 Karar sayılı ilamı nedeniyle cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesinin aleyhe istinaf başvurusu olmadığından bozma veya davanın yeniden görülme nedeni sayılamayacağına,
b-Sanık hakkındaki sevk ve uygulama maddeleri olan TCK'nun 86/1 ve 87/1-d, son maddesinde öngörülen cezanın alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle, savunmasının yargılamayı yapan mahkemece alınması gerektiği, istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmeksizin, yakalama emrinin infaz edildiği Iğdır 2. Asliye Ceza Mahkemesinin yaptığı sorgusu ile yetinilmek suretiyle CMK'nun 196/2. maddesine muhalefet edilip savunma hakkının sınırlandırılmış olması, karşısında sair yönleri incelenmeksizin CMK 289/(1-h) maddesi yollamasıyla 280/(1-b) maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
C-Dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Sanığın yokluğunda dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda CMK 286/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 06.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)