(5237 S. K. m. 52, 106, 162) (5271 S. K. m. 253, 272, 279, 280, 286, 289)
HÜKÜM: Asıl kararın kesin olduğu gerekçesiyle sanığın istinaf başvurusunun reddine ilişkin. (Ek karar yerinde olmadığından 06.09.2016 tarihli olup sanığın TCK'nun 106/1-1,62, 52/2, 52/4 maddeleri uyarınca 3000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının taksitlendirilmesine ilişkin asıl hüküm incelenecektir.)
İSTİNAF TALEP EDEN: Sanık
I-ÖN İNCELEME
Dairemizin 2017/51 Esas sayılı dosyasından verilen tevdi kararından sonra Ahlat Cumhuriyet Başsavcılığı uzlaştırma bürosunca yapılan uzlaşma önerisinin müşteki tarafından kabul edilmediği bildirilerek dosyanın tekrar gönderilmesi üzerine yapılan ilk incelemede; hükmün ve istinaf dilekçelerinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, ek kararın istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Dairemizin yetkili olduğu, asıl karardaki sonuç ceza 3000 TL adli para cezası ise de hapis cezasından çevrilmesi nedeniyle CMK'nun 272/3 maddesi kapsamında istinaf yolu kapalı kararlardan olmayıp ek kararın yerinde olmadığından kaldırılması gerektiği, asıl kararın istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-İDDİANIN ÖZETİ
Sanık hakkında evde yaşanan tartışmada eşine kalk yoksa seni öldürürüm sözleriyle tehditte bulunduğu iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık soruşturma ve kovuşturma aşamasında; atılı suçlamayı kabul etmediğini savunmuştur. (Dizi: 16,81)
C-SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur N. soruşturma aşamasında; aralarındaki geçimsizlik nedeniyle eşiyle ayrı yaşadığını, sanığın oturduğu evin tapusunun kendisine ait olduğunu ve dayısının oğlu A. Barman aracılığıyla "evin tapusunu bana versinler, yoksa öldürürüm" diye tehditler yaptığını, kendisinin bu hususu A.'tan duyduğunu, evi terk ettiği günde sinkaflı sözler ile hakaret edip öldürmekle tehdit ettiğini, oğlu A. R.'nın bu olaya şahit olduğunu belirtmiştir. (Dizi:4)
Tarafların oğlu olan tanık A. R. K. soruşturma aşamasında; annesinin evden ayrıldığı sabah babasının annesinin uykudan kaldırdığını, annesinin kalmak istememesi üzerine kalk yoksa seni öldürürüm ve sinkaflı küfür ettiğini bildirmiştir. (Dizi: 21)
Mağdur N. ile A. R. kovuşturma aşamasında dinlenmemiştir.
D-MADDİ DELİLLER
Hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı yasanın 34. Maddesiyle CMK'nun 253. Maddesinde yapılan değişiklik sonucu tehdit suçunun uzlaşamaya tabi hale gelmesi nedeniyle verilen tevdii kararı üzerine mağdurun uzlaşma önerisini kabul etmediği anlaşılmıştır.
E-İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince: "Dosya bir bütün olarak incelendiğinde; Yukarıda açık kimlik bilgileri yazılı müşteki ile sanığın halen resmi nikahlı evli oldukları ancak ayrı yaşadıkları, tarafların ortak ikametlerinde birlikte yaşadıkları suç tarihinde taraflar arasında ailevi meselelerden dolayı tartışma yaşandığı, tartışma sırasında sanığın müştekiye hitaben "kalk yoksa seni öldürürüm" şeklinde sözler söyleyerek öldürmekle tehdit ettiği, bunun üzerine müştekinin yataktan kalkarak ortak ikameti terk ettiği, sanığın savunmasında atılı suçlamayı kabul etmemiş ise de, tarafların ortak çocukları olan tanık A. R. K.'nün yaşanan olayı doğruladığı, bu nedenle savunmaya itibar edilmediği, anlatılan haliyle sanığın üzerine atılı tehdit suçunu işlediği anlaşıldığı" kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ
A-Sanık hakkında tehdit suçundan verilen adli para cezası, hapis cezasından çevrilme olup kesin olmadığından, istinaf isteminin reddine ilişkin yerel mahkemenin 31/10/2016 tarihli ek kararının kaldırılarak hükmün esasına yönelik olarak incelemede, tanık A. R. K.'ye talimat mahkemesince tebligat yapıldığı, zorla getirme müzekkeresine adresin kapalı olduğu şeklinde cevap verildiği anlaşılmakla, olayın tek tanığı olan bu kişi dinlenmeden ve kendisine tebligat yapılan ve delil kaynağı olan mağdur N.'nin duruşmaya getirilip beyanları tespit edilmeden hüküm kurulması suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
Karşısında CMK'nun 289/1-h maddesi yollamasıyla 280/1-b maddesi gereğince HÜKMÜN BOZULMASINA,
B-Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda CMK 286/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 15/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)