(5271 S. K. m. 279)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, Başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, Başvurunun süresinde yapıldığı, Dairemizin yetkili olduğu, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, İstinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına ilişkin esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A-SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık ........ savunmasında; ''Maktul ........ benim köylüm olur, aramızda bir akrabalık yoktur, kendisi ile komşu oluruz, 13/08/2013 günü öğle saatlerinde abim ........ ile birlikte merada bulunan evimize gittik, ev ve samanlığın bulunduğu yerde iki tane kolon yapmamız gerekiyordu, biz evin bulunduğu yere vardığımızda merada maktul ........, ........ ailesinden ........, ........, ........ ve ismini hatırlayamadığım aynı aileden 30 kişi varlardı, burada bize hitaben niye pulluğunuzu koyuyorsunuz, niye ev yapıyorsunuz şeklinde sözler söylemeye başladılar, bu arada aramızda tartışma çıktı, özellikle ........ ve ........ ağır küfürler ediyorlardı, yine bana ........ eliyle tokat attı, sizin kanınızı içeceğim şeklinde sözler söyledi, bu sırada maktul ........ ise ev için getirmiş olduğumuz taşları aşağıya doğru atıyordu, ben ........'ın nasıl vurulduğunu görmedim, bana küreklerle çekiçlerle saldırıyorlardı, ........'ı kimin vurduğunu görmedim, bende her hangi bir tabanca yoktu, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatımı ve tahliyemi talep ederim'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ........ savunmasında; ''Olay günü kardeşim ile birlikte merada bulunan evimize traktör ile gittik, diğer sanık kardeşim ........'ın belirttiği gibi maktul ile her hangi bir akrabalık bağımız yoktur, kendileri komşumuz olur, olay tarihine kadar aramızda her hangi bir husumet yoktu, ailece kendileri ile görüşürdük, meraya öğle saatlerinde varmıştık, maktul ........ ve ........ ailesinden daha önce savunmalarında isimlerini belirttiğim kişiler bizim olduğumuz yere doğru geldiler, bize küfür ederek saldırdılar, bize saldıran kişiler hatırladığım kadarıyla ........ ile oğulları ........ ve ........ ile ........, ........, ........ vardı, ayrıca bu aileye mensup kişiler bize doğru gelmeye başladılar, bana ........ ailesinden ........, ........, ........, ........, ........ bana vurdular, ben bu sırada bayılmışım, bende tabanca yoktu, kimseye ateş etmedim, baygın olduğum için kimin ........'a ateş ettiğini ve ne şekilde vurulduğunu görmedim, ........'de de bildiğim kadarıyla silah yoktu, ........ ailesinden de hiç kimsenin elinde silah görmedim, kimseyi yaralamadım, kimseyi vurmadım ve kimseyi de vurması yönünde teşvik etmedim, suçsuzum, beraatımı talep ederim'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
B-İDDİA VE SAVUNMA DIŞINDAKİ SÖZLÜ DELİLLER
Müşteki ........ tercüman vasıtasıyla alınan ifadesinde; ''Maktul ........ benim eşim olur, harman zamanıydı, harman için çadırımızı serdik öğlen yemeği için eve döndük, döndüğümüzde sanıklar pullarını çadırımızın üzerine koymuşlardı, sanıklar evlerine giderek silah alıp geldiler, her ikisinin elinde de silah vardı, ikisi de küçük silahlardı, biri gri biri siyah renkteydi, her ikisi de birine doğru ateş ettiler, ........ bu arada vuruldu, ayrıca ........, ........, ........, ........, ........, ........, ........ ve ........'de vurulmuşlardı, ........ olay yerinde vefat etti, diğer vurulan kişiler hastaneye götürüldüler, ........'ı sanıklardan hangisinin vurduğunu görmedim, çünkü her ikisi de ateş ediyordu, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, ........ ailesinden ........, ........ ve ........ sanıklara gidin ........'ın kellesini alın dediğini yengem ........'ndan duymuştum' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ beyanında; ''Maktul ........ benim amcam olur, olay tarihinde kendisi ........ Köyüne ait meraya çadır kurmak istediğini söyleyerek çadır malzemelerini benim traktörle götürüvermemi rica etti, bende kabul ettim, yanımda amcam ........ ile oğlu ........ olmak üzere birlikte çadır malzemelerini meraya götürerek indirdik, biz meraya vardığımızda sanıklardan ........ meradaydı, aramızda yaklaşık 50-60 metre kadar bir mesafe vardı, adı geçen sanığının bizi görünce bir yerlere telefon ettiğini gördüm, zannederim bizim malzeme getirdiğimizi birilerine söylüyordu, konuşmanın içeriğini tam olarak duymadım, biz malzemeleri indirdikten sonra olay yerinin yaklaşık 500 metre kadar yakınında bulunan evime yemek yemek amacıyla dönmüştüm, amcam ........'ta hemen evimizin bitişiğindeki kendi evine dönmüştü, yemek yedikten sonra dışarıya çıktığımda amcam ........'ın yanında eşi ve oğlu olmak üzere çadır malzemelerini indirdiğimiz meraya gittiğini gördüm, ben evden çıktığımda sanıklar ........ ile ........ küfürler ederek meraya doğru gidiyorlardı, meranın evimizin tam karşısında olması nedeniyle maktul ile sanıklar rahatlıkla görülebiliyorlardı, aralarında yaklaşık 100 metre kadar bir mesafe vardı, sanıkların gömlekleri pantolonlarının üzerindeydi, zannederim silahlarını saklamak amacıyla bu şekilde gömleklerini dışarı çıkarmışlar, her iki sanığın küfürler ederek meraya amcamın yanına doğru gittiklerini görmem üzerine bende olay yerine koştum, olay yerine yaklaştığımda maktul ile sanıklar arasında 5-6 metre kadar bir mesafe vardı, sanıklar ana avrat sinkaflı kelimelerle amcam maktule küfür ediyorlardı, hatta olay yerinde diğer amcam ........'da vardı, amcam ........ sanıklarla maktulün arasına girerek olayı engellemeye çalıştı, ancak sanıklar dinlemediler, her iki sanıkta ellerinde bulunan silahları çıkartarak amcam ........'a 7-8 el ateş ettiklerini gördüm, sanıklardan zannederim ........ daha fazla ateş etti, gördüğüm kadarıyla sanık ........'ın elinde kahverengi bir silah vardı, sanık ........'ın elindeki silah ise siyaha yakın renkte bir silahtı'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ beyanında; ''Olay günü öğle saatlerinde evde yemek yiyordum, ufak çocuklar eve gelerek merada kavga olduğunu söylediler, bende bunun üzerine evden çıkarak olay yerine koştum, ben olay yerine vardığımda sanık ........'ın elinde bir tabanca bulunduğunu ve ........ ile çocuklarını hedef alarak ateş ettiğini gördüm, ateş ettiğinde sanık ........ ile ........ ve çocukları arasındaki mesafe yaklaşık 5-10 metre civarında bir mesafeydi, sanık ........ ateş ettikten sonra maktul ........, ........ ve ........ yere düştüler, ben hemen araya girip ........'a müdahale etmeye çalıştım, ........ Silahı bu kez de benim göğüs hizama doğru doğrultunca ben kendisinin eline vurdum, eline vurunca silahın namlusu aşağıya doğru inerken silah patladı, kasığımdan yaralandım, daha sonra yere düşmüşüm, bilahare olan olayları hatırlamıyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ beyanında; ''Maktul ........ benim amcam olur, olaya ilişkin görgüye dayalı bir bilgim yoktur, olay tarihinden 15-20 gün kadar önce Kocaeli'de işçi olarak çalışıyordum, akrabalarımızla telefonla görüştüğümüzde ........ ile ........'ın amcam ........'nun dava konusu taşınmaza ot koyması nedeniyle kendisini tehdit ettiğini telefonda öğrenmiştim, bunun dışında görgüye dayalı bir bilgim yoktur, amcamın vurulduğu gün babam ........ ve abim ........ evde oturuyorduk, dışarıda 3-4 el silah sesi geldi, bunun üzerine dışarıya çıktığımızda dava konusu merada köylülerin toplandığını, kalabalık olduğunu gördüm, aradaki mesafe nedeniyle kimlerin bulunduğunu görme olanağım yoktur'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ beyanında: "Maktul ........ benim amcam olur. Olay tarihinde köyün karşısında buğday çekiyordum. Bu sırada silah sesleri duydum. Silah seslerini duymam üzerine traktörüme binip köye döndüm. Köye döndüğümde kavga olduğunu öğrendim. Olay yerine gittiğimde kimse yoktu. Yaralıları hastaneye kaldırmışlardı. Bizim aile ile ........ ailesi arasında bir soğukluk vardı. Bu nedenle aramızda husumet diyebileceğim bir soğukluk vardı. 2000 yılından beri arazi davası var aramızda yaklaşık 5000 veya 6000 dönüm arazileri mera olarak kaydedilmiş, bunu da bizden biliyorlarmış. Hatta daha öncesinden de bize soğuklardı. Ancak nedenini bilemiyorum. Ancak bu olaydan daha önce 28/07/2013 tarihinde AFAD'dan iki yetkili memur bizim köyümüze geldi. Köyümüzde afet konutları yapılacaktı. Gelenler aracıyla durdular bana ........ ailesinin evlerini sordular. Ben de onların evlerini bilemiyorum nerede olduğunu dedim. Bu sırada sanık ........ aşağıdan geldi. Bu araca bindi ve konutların yapılacağı yere doğru bu araçla gittiler. Ben de arkalarından olay yerine gittim. Amcam maktul ........'de geldi. Gelen yer tespit memurlarından ........ bey afet konutları için yer sordu. Bu sırada sanık ........ afet konutları için 4 dönümün birleştiği köyün en yoğun yolunun olduğu yeri istedi. ........ bey de burayı size veremem dedi. Sanık ........ de ........ beye burayı bize vereceksin dedi. Ben de ........'e hepimiz bir araya gelip burası için gidip savcılığa şikayetçi olduk. Şimdi gelmişsin burayı konut yapımı için istiyorsun, dedim. Sanık ........ ne olursa olsun ben burayı alıp konut yapacağım dedi. Ben de kendisine savcılığa hep birlikte şikayetçi olduğumuzu söyledim. Bunun üzerine sanık ........ ve sanık ........'ın ellerinde demir pense vardı. Bu penselerle bana saldırdılar. Orada bulunan muhtar ve muhtarın oğlu araya girdiler. Bana vurmalarını engellediler. Yine burada anlattığım bu olaydan önce ........ ailesi aynı yer için maktul ........ ile de tartışmışlar. Aramızda buna benzer sıkıntılar vardı. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ beyanında:"........'nun öldürülmesi iki ailenin kavgası ve yaralanma olayı ile ilgili benim görgüm yoktur. Ben o gün Erzurum'daydım. Bunun dışında çok fazla köyde kalmadığım için iki aile arasında hissedilir derecede bir husumet olup olmadığını da bilemiyorum. Ancak ........ ve sanıklar arasındaki kavga ile ilgili görgü sahibiyim. Çünkü kavga sırasında oradaydım. Olay tarihinde ben köy muhtarı ........ ile birlikteydim. Bu sırada AFAD görevlileri geldi. Sanıklar ........ ve ........'da oradaydılar. Tanık ........ geldi. Sanıklar ........ ve ........ konut yapımı için bir yer gösterip istediler. Ancak muhtar ........ ben burayı size veremem, çünkü burada köy yolu geçecek dedi. Bu esnada tanık ........'da muhtar haklı, burası konut yeri olarak verilemez, dedi. Bunun üzerine aralarında tartışma çıktı. Sanıklar ........ ve ........ taş ve pense ile tanık ........'na saldırdılar. Bizler araya girdik. Tanık ........'a vurup vuramadıklarını tam olarak göremedim. Ancak kavgayı ayırdık, daha sonra da olay yerinden dağıldılar" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ beyanında: "Olay tarihinde eşim ........ ile birlikte evimizdeydik. Eltimin oğlu ........ evimize geldi. Sanıklar ........ ve ........'ın harman yerine malzemeleri koyduklarını söyledi. Bunun üzerine eşim ........, ........ ile birlikte olay yerine gittiler. Kısa bir süre sonra ben de evden çıktım. Harman yerine doğru giderken sanıklar ........ ve ........'ı gördüm. ........'in elinde satır, ........'ın elinde ise dirgen vardı. Bu sırada anneleri de yanlarındaydı. Anneleri sanıklar ........ ve ........'a yalvarıyordu. Oraya gitmeyin diyordu. Ancak annelerine bir tekme atıp yere düşürdüler. Anneleri bu sırada benim yanıma geldi. Ne olur onları durdur diye bana yalvardı. Ben ve eşim ........ sanıklar ........ ve ........'ın karşılarına çıktık. Hatta ellerimizi sanıkların göğüslerine koyup oraya gitmeyin dedik ve engellemeye çalıştık. Biz size geliriz. Bu olayı konuşuruz, çözeriz dedik. Ancak bizi dinlemediler. Harman yerine gittiler. Kavga etmeye başladılar. Bu sırada silahlar patlayınca ben kafamı önüme eğip kulaklarımı kapattım. Ne olduğuna bakamadım. Sanıklar ........ ve ........'ın belinde silah olduğunu ben biliyordum. Bunlar sürekli silahla gezerler. Hatta ben olaydan önce bir gün ........'a neden silah taşıyorsunuz diye sormuştum. O da düşmanlarımız var o yüzden silah taşıyoruz demişti. Silahlar sustuktan sonra ........ ailesinden ........, ........, ........, ........, ........, ........, ........, ........ ve diğerleri yerde yatıyordu. Biz de yanlarına gittik. Komşularımız da geldi. Sanıklar ........ ve ........'ı oradan alıp götürdüler. Az önce ismini saydığım kişiler yaralı olarak yerde yatıyorlardı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ beyanında: "Ben maktulü kimin öldürdüğünü görmedim. Olay günü köyde değildim. Olaydan bir hafta on gün kadar önce kendi araçlarımızla eski muhtar ........ ve sanıklar ........ ve ........ arasındaki anlaşmazlığı çözmek üzere köye gitmiştik. Anlaşmazlığı çözdük. Meranın aşağı kısmında ........, yukarı kısmında ........ bulunmasına yönelik anlaşma yapıldı. Bu anlaşma sözlü olarak yapıldı, yazılı değildi. Daha sonra biz döndük. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ........ beyanında: "Ben olay günü köyde değildim. Başka bir köyde yaşıyorum. Maktulü kimin öldürdüğünü görmedim, bilmiyorum. Öldürme olayından birkaç gün önce ........ ile birlikte barıştırmaya gittik. O gün ........'ı orada görmedim. Barıştırdığımız gün beraber yemek yendi, anlaşma yapıldı. Hatta yanımızda askeri personel de bulunuyordu. ........lar ile ........ ailesi arasında öldürmeyi gerektirecek bir husumet bulunmuyordu. Ben ........lar ile ........'nun yollarının kapanmaması için ortak hareket ederek dilekçe verdiklerini bilmiyorum. Benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
C-MADDİ DELİLLER
Olay yeri inceleme tutanağı içeriğinden; olay yerinde 9 mm çapında 4 adet kovan, 1 adet mermi çekirdeği tespit edilmiştir.
16/08/2013 tarihli 3588 sayılı uzmanlık raporu içeriğinden; inceleme konusu kovan ve şarjör üzerinde herhangi bir iz tespit edilemediği anlaşılmıştır.
16/08/2013 tarihli 2265 sayılı uzmanlık raporu içeriğinden; olay yerinde ele geçirilen 4 adet kovan ve 1 adet mermi çekirdeğinin inceleme konusu ........ numaralı tabancadan atıldıkları, tabancanın sağlam olduğu anlaşılmıştır.
Ölü muayene ve otopsi tutanağı içeriğinden; maktulün kesin ölüm sebebinin ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama olduğu, tırasenin arkadan öne doğru hafif soldan sağa seyirde olduğu, haricen sol kalçadan giren mermi çekirdeğinin sol ilyak kanadı kırarak batın boşluğuna girdiği, sırasıyla ilyak ven ve artel ile bağırsakları yaralayıp batın alt kadran ortadan vücudu terk ettiği anlaşılmıştır.
DAVANIN YENİDEN GÖRÜLME SEBEBİ
Sanık ........ yönünden suçun sübutu ve vasfı ile her iki sanık yönünden haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi için davanın yeniden görülmesine karar vermek gerekmiştir.
E-İSTİNAF AŞAMASINDAKİ DELİLLER
Sanık ........ savunmasında: ''Önceki beyanlarımı tekrar ederim, ben silah kullanmadım, bana iftira attılar, suçlamayı kabul etmiyorum, olay günü kardeşim olan diğer sanık ........ ile birlikte olay yerine gittiğimizde ölen ve yakınları bize sopalarla saldırdılar, mera meselesi nedeniyle aramızda husumet vardı, bu nedenle bize saldırdıklarını düşünüyorum, ben gözümü hastanede açtım biz onlara karşılık vermedik, ben ........'e " vur öldür" diye bir şey söylemedim'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ........ müdafii Av......... beyanında: Savunmaya katılıyoruz, azmettirme şartları oluşmamıştır, taraflar arasında önceye dayalı husumet yoktur, olay günü müvekkilim ve kardeşi jandarmanın gösterdiği yere ev yapmaya başladıkları için karşı tarafın saldırısına uğramıştır, dosya kapsamına göre olayda tek bir tabanca kullanıldığı sabittir, müvekkilimin üzerine atılı suçun unsurları oluşmamıştır, müvekkilimin diğer sanığı azmettirmesi söz konusu değildir, müvekkilimin eylemi olsa olsa yaralama suçunu oluşturabilir, yaralama suçu yönünden de azami oranda haksız tahrik indirimi yapılması gerekir, müvekkilimin tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak hükümle birlikte tahliyesini talep ediyoruz'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ........ savunmasında: Önceki savunmamı tekrar ederim, olay günü merada yaptığımız inşaat nedeni ile kardeşim ........ ile birlikte olay yerine gittiğimizde maktul ve akrabalarının saldırısına uğradık, sopalarla ve küreklerle bize saldırdılar, ağza alınmayacak sözlerle bize küfür ettiler ........ aldığı darbelerin etkisi ile yere düştü daha sonra bana yöneldiklerinde tabancamı çıkardım, yere doğru ateş ettim, tabanca üç dört el ateş aldı öldürme kastım yoktu, olayda birilerinin yaralandığını dahi sonradan öğrendim, ........ beni azmettirmedi, beraatımı istiyorum'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ........ müdafi Av. ........ beyanında: Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, öncelikle ilk derece yargılamasında savunma hakkı ihlal edilmiştir, şöyle ki baro tarafından görevlendirilen avukatın dosyayı incelemek için süre istemesine rağmen hüküm verilmiştir, bu nedenle bozma kararı verilmesini talep ediyoruz, keşif taleplerimiz karşılanmamıştır, müvekkilim savunmasında olay sırasında karşı tarafın kendilerine saldırması üzerine tabancasıyla maktulün ayağına doğru bir kez ateş ettiğini ifade etmiştir, karşı taraf tabancayı eline almaya çalışırken tabanca patlamıştır, öncelikle meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasına aksi halde meşru müdafaa sınırın aşılması hükümlerinin uygulanmasını bu talebimiz de kabul edilmezse azami oranda haksız tahrik indirimi yapılmasını talep ediyoruz, müvekkilim ve abisi dövülmüşlerdir, müvekkilim 5 yıl 8 aydır tutukludur, hükümle birlikte tahliyesini talep ediyoruz'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan vekili Av. ....... beyanında: Önceki beyanlarımızı tekrar ederiz, celse arasında ek beyanlarımız için dilekçemizi sunmuştuk, olayda 5 kişi yaralanmıştır, diğer yaralılarla ilgili tefrik edilen dosyada yargılama devam etmektedir, olayda birden fazla ateşli silah kullanılmış olabilir, her ne kadar olay yerinde tek bir silahtan atılan 4 kovan bulunmuş ise de diğer silahtan atılan kovanlar sanık yakınları tarafından toplanmış olabilir, savunma hakkı ihlal edilmemiştir, azledildiği söylenen avukat burada savunma yapmaktadır, tasarlayarak öldürme suçu oluşmuştur, sanıkların daha ağır bir şekilde cezalandırılmalarını talep ediyoruz, sanıkların 14/08/2013 tarihli ifadeleri ile sabit olduğu üzere taraflar arasında önceye dayalı husumet vardır, tefrik edilen dosyada 8 kişinin yaralandığı olayla ilgili dava derdesttir sanıklar olay mahalline silahlarla gitmiştir ve maktule saldırmışlardır, tasarlama koşulları oluşmuştur, daha ağır ceza verilmeyecekse kararın onanmasını istiyoruz, suç iştirak halinde işlenmiştir, asli iştirak vardır, ........'in abisi olan sanık ........ "vur öldür" demiştir, bu bölgede abinin kardeşe sözü emir gibidir, meşru müdafaa koşulları oluşmamıştır, sanıklar BTM ile giderilebilir şekilde yaralanmıştır, bu yaralanmalar araya girip silahları almaya çalışanların tartaklanması sonucu oluşmuş olabilir, haksız tahrik koşulları oluşmamıştır, her iki sanığında tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmalarını ve tutukluluk hallerinin devamını talep ediyoruz, olay müvekkillerime ait özel alanda meydana gelmiştir, dedi.
Katılan vekili Av. ........ beyanında: Meslektaşımızın beyanlarına katılıyorum, maktul olay tarihinden önce sanıkların inşaatında çalışmamıştır, aralarında husumet vardır, bir hafta önce barış yapıldığı doğru değildir, maktulün barış görüşmesine katılmadığı tanık beyanıyla sabittir, taraflar arasında mera anlaşmazlığına dayalı husumet vardır, olayda meşru müdafa ve haksız tahrik koşulları oluşmamıştır, sanık ........ bugüne kadarki savunmalarında silah kullandığını kabul etmemiştir, sanıklar olay yerine 10 dakikalık mesafede olan evlerinden olay yerine birlikte gelmişlerdir, önce ........'e sonra maktule ateş edilmiştir, 9 kişi yaralanmıştır, annelerinin engellemeye çalışmasına rağmen sanıklar eylemlerine devam etmiştir, olay yerinde olmayan şahısların isimleri verilerek kendilerine saldırıldığı yönündeki savunmalar doğru değildir, 20 kişinin saldırısından bahsedilmektedir ancak önceki beyanlarda 3-4 kişi dışında herhangi birinin eyleminden bahsedilmemiştir, ........ yönünden azmettirme söz konusudur, ........ ........'ın azmettirmesi üzerine tabancasını çıkarıp ateş etmiştir, tabancada kalan mermiler araya girenlerin tabancayı almaları nedeni ile ateşlenememiştir, azmettirme olmasa dahi asli iştirakın varlığı kabul edilmelidir, ........ "vur öldür" demiştir, sanıkların tasarlayarak öldürme suçundan cezalandırılmalarını aksi halde yerel mahkemenin kararının onanmasını ve sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilmesini talep ediyoruz dedi.
F- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ CUMHURİYET SAVCISININ ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASI:
Van 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2018 tarih ve 2014/305 Esas-2018/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kurulan hükmün CMK.nun 280/2 madde ve fıkrası gereğince KALDIRILMASINA dair karar verildiği,
Söz konusu Van 1. Ağır Ceza mahkemesinin ilamı üzerinde Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin istinaf incelemesi neticesinde, CMK.nun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yerinde görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verildiği,
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde,
Sanık ........ yönünden, olay sırasında diğer sanık ........ isimli şahsın maktule yönelik suçu işlemi hususunda yardımda bulunmak suretiyle adam öldürme suçuna yardım eden sıfatıyla üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla birlikte eylemine uyan TCK'nın 39/2-c madde ve fıkrası delaletiyle TCK'nın 81/1, 39/1 madde ve fıkraları gereğince cezalandırılmasına,
Sanık ........ yönünden ise, sanığın üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediği sabit olmakla, eylemine uyan TCK.nun 81/1, 53. madde ve fıkraları gereğince cezalandırılmasına, meydana gelen olayda ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığı kesin olarak tespit edilemediğinden haksız tahrik hükümlerini düzenleyen TCK.nun 29/1 madde ve fıkrası uygulanarak sanık hakkında verilecek olan sonuç ceza miktarında indirim yapılmasına, sanıkların gözaltında ve tutuklukta geçirdiği sürelerin TCK.nun 63.maddesi uyarınca alacakları cezasından mahsubuna, sanık ........ isimli şahsın üzerine atılı suçun niteliği alabileceği ceza miktarı ve tutuklulukta geçirdiği süre de göz önünde bulundurulduğunda hükümle birlikte tahliyesine diğer sanık ........ isimli şahsın ise üzerine atılı suçun niteliği, mevcut delil durumu, tutuklulukta geçirdiği sürede göz önünde bulundurulduğunda hükümle birlikte tutukluluk halinin devamına dair karar verilmesi isteminde bulunmuştur.
G- DAİREMİZCE YAPILAN DEĞERLENDİRME VE KABUL
İddia, sanık savunmaları, katılan beyanı, tanık beyanları, olay yeri inceleme raporu, ölü muayene ve otopsi tutanağı, uzmanlık raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
a-Taraflar arasında mera ihtilafı nedeniyle önceye dayalı husumet bulunduğu, olay tarihinde maktul ile yakınları ........, ........, ........, ........ ve ........'nun ihtilaf konusu olan meraya çadır kurmaya gittikleri, çadır malzemelerini bırakıp yemek için evlerine geri döndükleri, yemekten sonra aynı yere gittiklerinde çadır kuracakları yere sanıkların tarım aletlerini bıraktıklarını gördükleri, bunun üzerine maktulün artık bıktığını ve karakola gideceğini söylediği, maktulün oğlu ........'na "........'nu çağıralım, onları uyarsın" dediği, bir süre sonra sanıkların birlikte olay yerine geldikleri, maktul ile sanıklar arasında söz konusu olay nedeniyle yaşanan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığı kesin olarak tespit edilemeyen kavga sırasında sanık ........'in adli emanette kayıtlı tabanca ile maktule ateş ettiği, ölü muayene ve otopsi tutanağına göre, sanığın bu eylemi sonucu maktulün ateşli silah yaralanmasına bağlı iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama nedeniyle öldüğü, tırasenin arkadan öne doğru hafif soldan sağa seyirde olduğu, haricen sol kalçadan giren mermi çekirdeğinin sol ilyak kanadı kırarak batın boşluğuna girdiği, sırasıyla ilyak ven ve artel ile bağırsakları yaralayıp batın alt kadran ortadan vücudu terk ettiği, olay yerinde ele geçirilen 9 mm çapında 4 adet kovan ve 1 adet mermi çekirdeğinin sanık ........ tarafından olayda kullanılan ........ numaralı tabancadan atıldığının tespit edildiği, olay yerinde başka bir tabancadan atılan kovan bulunmadığı, bu nedenle olayda birden fazla tabanca kullanıldığına dair delil elde edilemediği,
b-Sanık ........'in eyleminin kasten öldürme suçuna nitelik olarak uyduğu, sanık ........'ın ise maktul ve ailesi ile aralarındaki mera uyuşmazlığı kapsamında olay yerine kardeşi olan diğer sanık ........ ile birlikte gitmesi, olayın başından itibaren kardeşi ........'in yanında bulunarak sanığa destek olmak suretiyle suçun işlenmesi sırasında yardımda bulunarak icrasını kolaylaştırması karşısında sanık ........'in eylemine TCK'nun 39/(2-c) maddesi kapsamında yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği,
c-Dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığı kesin olarak tespit edilemediğinden, TCK'nun 29. maddesi gereğince sanıkların cezalarında takdiren asgari oranda haksız tahrik indirimi yapılmasının gerektiği,
d-Kabul edilen oluş biçimine göre meşru müdafaa koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanıkların maktule yönelik eylemleri nedeniyle aşağıdaki şekilde cezalandırılmalarına, sanık ........ hakkında hükmedilen ceza süresi ve sanığın tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık ........'ın başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal tahliyesine, diğer sanığın ise tutukluluk halinin devamına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
IV-İSTİNAF HÜKMÜ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere.
A-Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/05/2018 tarih, 2014/305 Esas, 2018/190 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kurulan hükümlerin CMK'nun 280/2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
B-Sanık ........ Yönünden:
1- Sanığın kasten öldürme suçundan eylemine uyan TCK'nun 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2- Sanığın suçun işlenmesine yardım eden sıfatıyla iştirak ettiği anlaşılmakla, TCK'nun 39/(2-c) maddesi delaletiyle TCK'nun 39/1 maddesi uyarınca cezasında indirim yapılarak takdiren 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3- Dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığı kesin olarak tespit edilemediğinden, TCK'nun 29. maddesi gereğince takdiren 1/4 oranında indirim yapılarak takdiren 11 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
4- Sanığın kişiliği, cezanın geleceği üzerindeki etkisi dikkate alınarak TCK'nun 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
5- Sonuç olarak sanık ........'ın 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
6--Sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilen hususlar gözetilerek, TCK'nun 53/(1-2-3) maddesinin uygulanmasına,
7-Sanığıntutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK’nun 63. maddesi uyarınca cezasından MAHSUBUNA,
8-Sanık hakkında hükmedilen ceza süresi ve sanığın tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak sanık ........'ın başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal tahliyesine,
C-SANIK ........ YÖNÜNDEN:
1-Sanığın kasten öldürme suçundan eylemine uyan TCK'nun 81/1 maddesi gereğince müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2-Dosya kapsamına göre ilk haksız hareketin kimin tarafından yapıldığı kesin olarak tespit edilemediğinden, TCK'nun 29. maddesi gereğince cezasında indirim yapılarak takdiren 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
3-Sanığın yargılama sürecine yansıyan olumlu hal ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK 62/(1-son) maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
4-sonuç olarak sanık ........'ın 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
5-Sanık hakkında 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı kararıyla iptal edilen hususlar gözetilerek, TCK'nun 53/(1-2-3) maddesinin uygulanmasına,
6-Sanığıntutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK’nun 63. maddesi uyarınca cezasından mahsubuna,
7-Dosya kapsamına, sanık aleyhindeki delillerin durumuna, suçun CMK'nun 100/3 maddesinde sayılan suçlardan olmasına, sanık hakkında hükmedilen sonuç cezaya kıyasen tutuklu kaldığı süreye ve adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacak olmasına göre tutukluluğun ölçülü ve gerekli olduğu anlaşılmakla; sanık ........'in hükmen tutukluluk halinin devamına,
8-Tutukluluk halinin devam ettiğinin sanığın bir yakınına bildirilmesi için ilgili kolluk birimine müzekkere yazılmasına,
9-Sanık hakkında Dairemizce yeni hüküm kurulduğundan hüküm özeti düzenlenerek sanığın bulunduğu Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine,
10-Adli Emanetin 2013/1126 sırasında kayıtlı olup suçun işlenmesinde kullanılan X1 marka ........ seri numaralı tabanca ve şarjörü ile kovanlar, mermi çekirdekleri ve metal parçanın TCK'nun 54/1 maddesi gereğince müsaderesine.
11-Adli Emanetin 2015/211 sırasında kayıtlı svaplar ve kan örneğinin karar kesinleştiğinde İMHASINA, aynı emanet sırasında kayıtlı maktule ait giysi ve malzemelerin maktulün mirasçılarına İADESİNE, sanıklara ait giysilerin ise sanıklara İADESİNE,
12-Katılan R. kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre ilk derece yargılamasına ilişkin olarak 4.360,00 TL vekalet ücretinin sanıklardan alınarak KATILAN ........'YE VERİLMESİNE, istinaf aşamasında sanıklar lehine hüküm kurulduğundan istinaf aşamasına ilişkin olarak vekalet ücreti tayinine YER OLMADIĞINA,
13-İstinaf aşamasında sanıklar lehine hüküm kurulduğundan istinaf aşamasına ait yargılama giderlerinin Hazine üzerinde bırakılması ile ilk derece yargılamasına ait 860,86 TL yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
14-Karar kesinleştiğinde kararın kesinleşme şerhli bir örneğinin 5320 Sayılı Yasanın 16. maddesi gereğince soruşturmada görev alan kolluk birimine GÖNDERİLMESİNE,
Dair, SEGBİS ortamında sanıklar ve müdafileri ile katılan vekillerinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısının huzurunda, mahkumiyet hükümleri yönünden huzurdakiler için tefhimden, yokluğunda karar verilenler için gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Dairemize dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunulması, bir başka Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi veya İlk Derece Ceza Mahkemesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi ya da Ceza İnfaz Kurumu aracılığıyla dilekçe gönderilmesi suretiyle Yargıtay 1. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere TEMYİZ yolu açık; sanık ........ hakkında verilen tutukluluk halinin devamı kararı yönünden kararın tefhiminden itibaren 7 gün içinde yine aynı usullerle nihai olarak Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince incelenmek üzere Dairemiz nezdinde İTİRAZ yolu açık olmak üzere 04.03.2019 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. (¤¤)