(5237 S. K. m. 87) (5271 S. K. m. 286, 289)
Yerel Mahkemece sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmüne karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya görüşüldü, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
A-)Sanığın üzerine atılı neticesi sebebiyle ağırlaşmış silahla kasten yaralama suçunun Kanunda öngörülen cezasının alt sınırının 5 yıl hapis cezası olması nedeniyle CMK'nun 196/2 maddesi gereğince sorgusunun bizzat yapılması gerektiği halde, hukuka aykırı olarak, yakalama emri üzerine alınan savunması esas alınarak mahkumiyet hükmü kurulması,
B-)Kabul ve uygulamaya göre;
1-)Yargıtay CGK'nun 25/04/2017 tarih, 2015/1167 Esas, 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığın TCK'nun 87/(1-son cümle) maddesi kapsamında da ek savunmasının alınması gerekirken, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan hüküm kurulması,
2-)Olayın meydana geliş sebebinin sanığın aksi sabit olmayan savunmasına göre mağdurun sanığın amcasının eşi ile ilişki kuruduğu yönündeki savunması doğrultusunda sanık hakkında asgari oranda haksız tahrik indirimi uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-)Gerekçeli karar başlığında sanığın tutukluluk, gözaltı ve 04/04/2018 tarihli fiili yakalama tarihinin yazılmaması,
4-)Sanığın 04/04/2018 tarihli fiili yakalama işlemi nedeniyle hürriyetinden yoksun kaldığı sürenin TCK'nun 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemesi,
Karşısında, istinaf itirazları yerinde olduğundan, CMK'nun 289/(1-i) maddesi yollamasıyla 280/1-d maddesi gereğince sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet hükmünün bu nedenlerle, 6136 Sayılı Yasa'ya aykırılık suçundan verilen mahkumiyet kararının ise bağlantı nedeniyle BOZULMASINA,
SONUÇ: Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olarak 13/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)