(5271 S. K. m. 279) (5237 S. K. m. 129)
I-ÖN İNCELEME
Hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, İstinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, hükmün istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Dairemizin yetkili olduğu ön incelemede anlaşılmakla esas yönünden incelemeye geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına dair esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- İDDİANIN ÖZETİ
Müştekinin Erzurum-Artvin Karayolu kaldırım çalışması yapan firmanın yetkilisi olarak çalıştığı, olay günü yolu kapatarak diğer şerit üzerinden çalışmaya başladıkları, bir aracın çalışma yapılan yoldan 3 veya 4 sefer dubaları ezerek geçtiği, bunun üzerine dubaları kaldırarak tekrar çalışmaya başladıkları, yine şüphelilerin yolun şeridine girerek çalışma yaptıkları esnada kendilerine uzun korna çalarak tepki gösterdikleri, daha sonra olayın büyümemesi için kapattıkları yolu aracın geçmesi için açtıkları ve yolun kapalı olduğu buradan geçmemeleri gerektiğini söyledikleri, bunun ardından şüpheli M.'ın araçtan inerek müştekiye 'Siktirin gidin, amına koduğumun çocukları' diye hakaret ettiği iddiasıyla atılı suçtan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. (Dizi:120)
B- )SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık karakolda; olay sırasında mağdurun kendisine küfür ettiğini, kendisinin de ona küfür ettiğini ifade etmiştir. (Dizi:11)
Sanık kovuşturma aşamasında; "Ben ve İ. İ… İnşaatta çalışıyoruz olay günü izinli idik. Şelaleye gezmeye gidiyorduk, Erzurum Artvin karayolunda çalışma vardı duba koymuşlardı, aracı İ. kullanıyordu dubaları geçtik, iş makinesini görünce yolun kapalı olduğunu anladık durmadık rica eder geçeriz dedik, kepçe durdu bizde geçeriz diye düşündük ve korna çaldık sonrasında müşteki E. D. ve işçiler üzerimize yürüdüler arabayı durdurduk, bize müşteki E. D. hakaret etti. Yol kapalı görmüyor musunuz dedi, bende pencereyi açtım bişey olmaz geçeriz dedik, sonra tartışma başladı arabayı ileri çektik konuşmak için araçtan indik, E. bize yol kapalı dedi. rica edip geçebileceğimizi düşündük dedik. Aramızda tartışma başladı, arabaya binerken E. bize arkadan küfretti, küfürün üzerine ben geri döndüm. Karşı karşıya geldik, karşımda alaylı bir şekilde sırıttı bende öfkelendim. Tahrik oldum suratına yumruk attım, işçiler bizi ayırdı emniyetteki ifadem doğrudur, müdafii talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:123)
İstinaf dışı sanık İ. B. karakolda; mağdurun kendilerine küfrettiğini, bunun üzerine sanık M.'ın küfür etme diyerek onun üzerine gittiğini ifade etmiştir. (Dizi:10)
İstinaf dışı sanık İ. B. kovuşturma aşamasında; "benim sürdüğüm araç ile birlikte şelaleye doğru giderken yolların kapalı olduğunu gördük iş makinesini görünce durduk, rica edersek geçebileceğimizi düşündük, makineyi görünce geçebilmek için korna çaldık, E. bize yol kapalı görmüyor musunuz diye bağırdı sonra bize küfretmeye başladı bunun üzerine araçtan sonra M. indi bende kavga olmasın diye M.’ı tuttum sonra bana küfür edince karşılıklı bağırdık hakaret ettik, benim tehdit ettiğim hususu doğru değildir, hiç bir şekilde tehdit etmedim sadece hakaret ettim. Sonra olayın hemen arkasından E.’ten hakaret için özür diledim. O özür dilemedi bende tekrar küfür ettim. Müdafii talebim yoktur " şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:)
C- İDDİA VE SAVUNMA DIŞINDAKİ SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur karakolda; sanığın kendisine küfür etmesi üzerine kendisinin de ona küfür ettiğini ifade etmiştir. (Dizi:15)
Mağdur kovuşturma aşamasında; "Ben Uzundere kaldırım işlerini yapan karayolları Genel Müdürlüğüne bağlı bir firmada işçiyim, olay günü biz yolu kapatmıştık kaldırım çalışması yapıyorduk o esnada bir araç iki kere yolu ihlal ederek geldi, ikisinde hiç müdahale etmedik, sonrasında makineye korna çaldılar, makineyi kaldırın biz yoldan geçeceğiz dediler, bende duruma öfkelendim. Yol kapalı görmüyor musunuz kör müsünüz kaçıncı defadır yolu ihlal ediyorsunuz dedim makineyi kullanan arkadaş araçtakilerden çekindi ve yolu açtı, yoldan çıktı geçmelerine izin verdi, sonra aracın sağ tarafında oturan arkadaş M. K. bana zaten dışardan gelmiş burdan para kazanıyorsunuz bi de yolu mu kapatacaksınız dedi bende ona karşılık siz kimsiniz ki böyle diyorsunuz diye bağırdım. Aracı az ilerde durdurdular M. araçtan inip üzerime doğru yürüdü. Sonra operatörde abi yapma bunlara bulaşma sıkıntılı bunlar. Karşılıklı hakaretler oldu. Beklemediğim bir anda M. isimli kişi suratıma yumruk attı, bende ona yumruk attım. İ. isimli kişi araçtan sopayı alıp üzerime yürüdü ve sopayla bir kaç kez vurdu. Arbede sırasında bana ikisinden biri polis gelir şimdi biz bunun işini akşam bitirelim, bunun ölümü gelmiş, diye tehdit etti. Bu kişi muhtemelen İ. di. Sonra araçla oradan ayrıldılar ben şikayetimden vazgeçiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:125)
Tanık E. Ş. K. karakolda; olay sırasında sanık ve mağdurun karşılıklı olarak birbirlerine küfür ettiğini ifade etmiştir. (Dizi:12)
Tanık E. Ş. K. kovuşturma aşamasında; "Olay tarihinde ben Tortum Uzundere’de banket ve yağmur çalışmalarında topoğraf olarak çalışıyordum, olay günü çalışmalarımızın devam etmesi için yolu kapatmıştık, tek şeritten ulaşım sağlanıyordu, müşteki E. D. 'da işin sahibi olarak yetkili idi, yolun kapanmasından dolayı bazı araçlar bize uzun uzun korna çalarak geçiyordular, bu sırada sanıkların içerisinde bulunduğu araç olay yerine geldi, o sırada yolu bir süreliğine levhalarla kapatmıştık, bizden yolu açmamızı istediler bizde çalışma olduğunu yolu açamayacağımızı söyledik, bu sırada bir anda sinirlendiler, müşteki ile birbirlerine karşılıklı olarak hakaret ve tehditlerde bulundular, bunun üzerine sanıklardan birisi kısa boylu olan müştekinin yüzüne bir yumruk attı, orada bulunanlar hemen araya girdi olayı araladı, akabinde sanıklardan uzun boylu olan ise araca koşarak araçtan kazma sapı gibi bir sopa getirerek bu sopa ile müştekiye vurmaya başladı, müştekiyi biraz darp etti, ben ve yanımızda bulunan diğer kişiler araya girdik müştekiyi onların elinden aldık olayı araladık, sanıkların ikisi de araçlarına binerek olay yerinden kaçtılar, benim olayla ilgili diyeceklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunmuştur. (Dizi:111)
Tanık H. B. karakolda; olay sırasında sanık ve mağdurun karşılıklı olarak birbirlerine küfür ettiğini ifade etmiştir. (Dizi:13)
D- İNCELENEN HÜKMÜN ÖZETİ
Yerel Mahkemece, "suç tarihinde sanıkların araç ile Erzurum Artvin karayolunda Karayolları Genel Müdürlüğü'nün kaldırım çalışması olduğu esnada yoldan geçmek istemeleri üzerine çalışmalarda görevli olan müştekinin ve diğer çalışanların yoldaki şeridi kapatarak dubalar koydukları ve diğer şerit üzerinden geçişi sağladıkları sanıkların bu dubaları birkaç kez ezerek geçtikleri, müştekinin ve diğer çalışanların dubaları kaldırıp tekrar çalıştıkları, sanıkların müştekiye uzun korna çalarak tepki gösterdikleri, müştekinin ise olayın büyümemesi içen dubaları kaldırarak yolu sanıklar için açtıkları, yolun kapalı olduğunu söylemesi üzerine sanıklardan M. K.'nun araçtan inerek müşteki E. D 'a yumruk atmak suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralamasına sebep olduğu, müştekiye 'siktirin gidin amına koyduğumun çocukları' demek suretiyle üzerine atılı bulunan basit yaralama ve kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçunu işlemiş olduğu" gerekçesiyle yukarıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
E- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Cumhuriyet Savcısı istinaf dilekçesinde; hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi sebebiyle TCK'nun 129/3 maddesi kapsamında değerlendirilme yapılmadan verilen hükmün kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.
Sonuç: A- Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 23/03/2016 tarih, 2015/28454 Esas, 2016/5718 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere; kamusal bir faaliyetin yürütülmesinin ihaleye dayalı olarak özel hukuk kişilerince üstlenilmesi durumunda, bu kişilerin kamu görevlisi sayılamayacağı dikkate alındığında, öncelikle suç tarihinde mağdur E.'ün yaptığı işin niteliği belirlenip, hukuki statüsü tespit edildikten sonra TCK'nun 6/1-c maddesi kapsamında kamu görevlisi sayılıp sayılmayacağının belirlenmesi, üstlenici firma elamanı olarak istihdam edildiğinin tespit edilmesi halinde kamu görevlisi sayılamayacağı gözetilerek hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerekirken, bu hususlarda işlem yapılmadan mağdurun kamu görevlisi olduğu kabul edilerek eksik araştırma ve yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması,
B- Sanık savunması, mağdur beyanı ve tanıklar E. ve H.'in beyanlarına göre hakaret suçunun karşılıklı olarak işlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında TCK'nun 129/3 maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması,
Suretiyle CMK'nun 230. maddesine muhalefet edilmesi,
Karşısında CMK 289/(1-g-h) maddesi yollamasıyla 280/(1-b) maddesi gereğince sanık hakkında hakaret suçundan verilen HÜKMÜN BOZULMASINA,
C- Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda CMK 286/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere, 18.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)