(5271 S. K. m. 279)
I-ÖN İNCELEME
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından yapılan istinaf başvurusuna dair yapılan ilk incelemede; hükmün tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı, istinaf dilekçesinin tebliğinde bir eksiklik bulunmadığı ek kararın istinaf incelemesine tabi hükümlerden olduğu, başvuranın istinaf istemeye yetkisi bulunduğu, başvurunun süresinde yapıldığı, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, sanığın yakalama emrinin infazı sırasında bildirdiği adres bulunduğu halde dosya kapsamına göre kendisinin kullanmadığı anlaşılan mernis adresine yapılan tebligatın usulsüz olması karşısında öğrenme üzerine yaptığı 13.02.2017 tarihli istinaf isteminin süresinde kabul edilmesi gerektiği, CMK'nun 279/1-b maddesindeki red sebeplerinin bulunmadığı, Dairemizin yetkili olduğu, sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan sonuç hapis cezasının 2 yıl 1 ay yerine 1 yıl 13 ay olarak belirlenmesi ve sanık hakkında seçenek yaptırımlar arasından seçilen ve sonuç olarak uzun süreli olarak belirlenen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesinin aleyhe istinaf başvurusu olmadığından davanın yeniden görülme sebebi olmayacağı ön incelemede anlaşılmakla işin esasına geçilmiştir.
II-USUL İNCELEMELERİ
Yapılan yargılamada usul kurallarına dair esaslı bir aykırılık bulunmadığı, hukuka aykırı delil kullanılmadığı tespit edilmiştir.
III-ESASA İLİŞKİN İNCELEME
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A- İDDİANIN ÖZETİ
Sanık hakkında, bebeğinin evlatlık verilmesi sürecinin uzaması sebebiyle Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü görevlileri olan mağdurlara "bütün pkk'yı getirip canlı bomba olarak burayı başınıza yıkacağım, sizi dışarıda bulup mahvedeceğim" diyerek tehditte bulunduğu ve orospu, kahpe sözleriyle hakaret ettiği iddiasıyla cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
B- SAVUNMANIN ÖZETİ
Sanık soruşturma aşamasında; kendisinin evlilik dışı ilişkisinden doğan çocuğunun evlatlık verilmesi için başvurduğunu, kendisine işlerinin uzayamayacağını söylemelerine rağmen mahkemenin uzun sürdüğü, duruşmanın ertelenmesi sebebiyle kızarak İl Müdürlüğü'ne gittiğini ve R.’ın odasına girip sizin dediğiniz gibi mahkeme kısa sürmedi dediğini, elini masaya vurduğunu, R.'ın çek elini masadan dediğini, sinirlerinin bozularak devletinize tüküreyim, sizin yaptığınız işe, yalancılar sahtekarlar dediğini, oradaki D.'ye sarı yelloz dediğini, pkk ile ilgili bir cümle kullanmadığını savunmuştur. (Dizi:21)
Sanık kovuşturma aşamasında; mağdurlara bütün pkk'yı canlı bomba olarak getirip burayı başınıza yıkacağım, sizi dışarıda bulup mahvedeceğim, sizin yaptığınız kahbelik, orospular ve siz kahbeler dediğini ikrar etmiştir. (Dizi:90)
C- SÖZLÜ DELİLLER
Mağdur R. soruşturma ve kovuşturma aşamasında; sanığın 2014 yılında doğum yaptığını ve evlatlık verilmesi için başvurduğunu, duruşmalar devam ederken sanığın ailesinin bundan haberdar olması sebebiyle kendilerini suçladığını, olay günü de gelip çocuğu para karşılığı satma suçlamalarında bulunduğu ve kendilerine hitaben bütün dağdaki pkk'yı getirip canlı bomba olarak gelip bu binayı başınıza yıkacağım, sizi dışarıda bulup mahvedeceğim diyerek tehditlerde bulunduğu, sizin yaptığınız kahbelik, orospuluk ve benzeri sinkaflı sözler söylediğini bildirmiştir. (Dizi:28,135)
Mağdur D. soruşturma ve kovuşturma aşamasında; sanığın 2014 yılında doğum yaptığını ve evlatlık verilmesi için başvurduğunu, duruşmalar devam ederken sanığın ailesinin bundan haberdar olması sebebiyle kendilerini suçladığını, olay günü de gelip çocuğu para karşılığı satıp suçlamalarında bulunduğu ve kendilerine hitaben bütün dağdaki pkk'yı getirip canlı bomba olarak gelip bu binayı başınıza yıkacağım, sizi dışarıda bulup mahvedeceğim diyerek tehditlerde bulunduğu, sizin yaptığınız kahbelik, orospuluk ve benzeri sinkaflı sözler söylediğini bildirmiştir. (Dizi:24,135)
Sanığı gayri resmi eşi olan tanık M. Ç. soruşturma aşamasında; olay günü sanık ile görevliler arasında tartışma çıktığını bildirmiştir. (Dizi:22)
Tanık M. H. soruşturma ve kovuşturma aşamasında; kendisinin de kurumda bulunduğu sırada sanık ve eşi Musa'nın geldiğini, Musa'nın sadece elini masaya vurduğunu, C.in ise masayı yumrukladıktan sonra sandalyeler ile mağdurlara vurmaya çalıştığını ve dağa haber salıp dağdan iki adam getirip sizin ananızı sinkaf ettireceğim, canlı bomba olup burayı patlatacağım, sarı yelloz, orospular, kahbeler diyerek hakaret ettiğini bildirmiştir. (Dizi:19,137)
Tanık M. A. soruşturma ve kovuşturma aşamasında; sanığın mağdurlara bu işi bir an evvel bitirin yoksa canlı bomba olarak gelip bu binayı patlatırım diyerek tehdit ettiğini, orospular, kahbeler, siz yalancısınız, sarı yelloz dediğini bildirmiştir. (Dizi:16, 137)
D- İNCELENEN KARARDAKİ KABUL VE GEREKÇENİN ÖZETİ
İlk derece mahkemesince, "Somut olayda; Sanık C. D.'nin suç tarihinden önce hamile olduğu ailesinin bu durumdan haberdar olmadığı bu sebeple Erzincan Sosyal Hizmetler Merkezine sığınma müracaatında bulunduğu ve kadın konuk evine yerleştirildiği, bu sırada doğum yaptığı, bebeği ise evlatlık verilmesi için kurum görevlilerine teslim ettiği fakat bebeğin evlatlık verilmesi ile ilgili sürecin uzaması ve bu suretle C.in ailesinin haberdar olması dolayısıyla sanığın sinirlenmesi üzerine beraber yaşadığı M. Ç. ile beraber 24/03/2015 günü İnönü Mahallesinde bulunan Sosyal Hizmetler Müdürlüğü'ne giderek görevli katılanlar R. Y. ve D. A. ile tartışmaya başladığı, tartışma sırasında sanık C. katılanlar R. ve D.'ye yönelik ''... Bütün pkk'yı getirip canlı bomba olarak gelip bu binayı başınıza yıkacağım, sizi dışarıda bulup mahvedeceğim...'' ''... O.ospu, kahpelik sizin yaptığınız...'' gibi sözler söylediği tanık beyanları,sanık ikrarı,katılan beyanları ile sabit kabul edilmiştir.
Sanığın her iki katılana yönelik ''... O.ospu, kahpelik sizin yaptığınız..şeklindeki söyleminin sövme kapsamında hakaret olduğu,katılanların kamu görevinin icra ettikleri, söz konusu yerin herkes tarafından girilebilecek nitelikte olduğu göz önünde bulunarak sanığın sabit olan alenen birden fazla "kamu görevlisine karşı hakaret" suçundan TCK'nun 125/1-3-a,125/4,43/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın ''... Bütün pkk'yı getirip canlı bomba olarak gelip bu binayı başınıza yıkacağım, sizi dışarıda bulup mahvedeceğim...''şeklindeki sözlerinin Kavga ve tartışma sırasında fevren söylenen söz kapsamında değerlendirilemeyeceği, öfkenin suç kastını kaldırmayacağı gibi sanığın ailesinin ve sanığın doğu kökenli olup, son 2-3 yıl da doğu da yaşanan terör eylemleri sebebiyle bu sözlerden katılanların etkileme gücünün daha yoğun nitelikte olduğu, kanaatine varılarak sanığın birden fazla katılana karşı suç örgütlerinin oluşturdukları korkutucu güçten yararlanarak tehdit suçunu işlediği" kabul ve gerekçesiyle hüküm kurulmuştur.
F- İNCELEME SONUCUNDA DAİREMİZİN KABULÜ
a- Sanığın samimi ikrarı, mağdur yakınması, tüm tanıkların yeminli beyanı bir arada değerlendirildiğinde, sanığın evlilik dışı ilişkiden doğan çocuğunu evlatlık vermek için Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'ne başvurduğu, mahkemeden alınması gereken kararın gecikmesi sebebiyle İl Müdürlüğü'ne gelen sanığın kendisinin işlerini takip eden mağdurlara bütün pkk'yı getirip canlı bomba olarak burayı başınıza yıkacağım, sizi dışarıda bulup mahvedeceğim" diyerek tehditte bulunduğu ve orospu, kahpe sözleriyle hakaret ettiği,
b- Sanığın kamu görevlisi olan mağdura işlediği kamu görevinden dolayı sövmek suretiyle onur, şeref ve saygınlığına saldırması karşısında sözlerinin kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ve var olan suç örgütlerinin korkutucu gücünden yararlanarak tehdit suçuna nitelik olarak uyduğu,
c- Mahkemenin kararında eleştiri nedeni dışında usule ve esasa dair herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği, temel cezanın belirlenmesinde, cezanın şahsileştirilmesinde yasaya ve dosyadaki bilgilere aykırılık bulunmadığı vicdani kanaatine varılmıştır.
G- İSTİNAF BAŞVURUSUNDA GÖSTERİLEN NEDENLER
Sanık istinaf dilekçesinde; sanık atılı suçları o anki kızgınlığıyla işlediğini ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiği ileri sürmüş ise de, adil sicil kaydı itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yasal imkan bulunmadığı gibi ileride bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu bir kanaat oluşmadığı anlaşılmıştır.
Sonuç: A-) a-Sanık hakkında nitelikli tehdit suçunda kurulan hükümde sonuç cezanın 2 yıl 1 ay yerine, 1 yıl 13 ay hapis olarak belirlenmesinin,
b- Sanık hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan kurulan hükümde seçenek yaptırımlar arasında belirlenen ve kısa süreli de olmayan sonuç hapis cezasının TCK'nun 50/1-2 maddesine aykırı olarak adli para ceza cezasına çevrilmesinin,
Aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından davanın yeniden görülme sebebi sayılamayacağına,
B- Sanığın 08/06/2016 tarihli yakalama işleminin TCK'nun 63. maddesi gereğince mahsubuna karar verilmemesinin infaz sırasında telafi edilebileceğine,
C- İncelenen hükme yönelik sanığın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, eleştiri nedenleri dışında hüküm hakkındaki İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK'nun 280/1-a maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
D- Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
E- Kararın istinaf isteminde buluna sanığa ilk derece mahkemesince bildirilmesine,
Tarafların yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda CMK 286/2 maddesi gereğince kesin olmak üzere, 29.03.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)