(5237 S. K. m. 85, 89) (5271 S. K. m. 286, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya görüşüldü, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
A-) Olay günü sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile kendisiyle aynı istikamette seyir halinde olan bir başka aracı geçmek üzere manevra yaptığı sırada, şerit değiştirmenin yasak olduğu mahalde, seyrini istikametine ayrılan yol bölümünde kalacak şekilde sürdürmeye gerekli özeni göstermesi gerekirken, karşı yön bölümüne girerek direksiyon hakimiyetini kaybedip, soldan yol dışı kalarak park halinde olan çekicinin ön kısımlarına çarpması sonucu, aracın arka koltuğunda oturan G. K.'ın öldüğü, araçta yolcu olarak bulunan üç kişinin yaralandığı olayda, yaralananların kesin raporları alınıp, yaralanmalarının TCK'nun 89/1 maddesi kapsamı dışında kalıp kalmadığının tespiti ile, TCK'nun 89/1 kapsamı dışında kalması durumunda, suçu bilinçli taksirle işlediği kabul edilen sanık hakkında yaralananlara yönelik eylemi nedeniyle kamu davası açılması sağlanarak, kamu davası açılması halinde davaların birleştirilmesi suretiyle, sanığın üzerine atılı suçun TCK'nun 85/2 maddesinde düzenlenen suçu oluşturup oluşturmayacağının, dolayısıyla görevsizlik kararı verilip verilmeyeceğinin tartışılması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,
B-) Kabul ve uygulamaya göre;
1-) Gerekçeli karar başlığında sanığın gözaltın tarihinin gösterilmemesi,
2-) Sanığın bilinçli taksir ile bir kişinin ölümüne neden olduğu kabul edilen olayda alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerekirken alt sınıra yakın hüküm kurulması,
Karşısında istinaf başvuruları yerinde olduğundan CMK'nun 289/(1-i) maddesi yollamasıyla 280/(1-e) maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA,
C-) Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/12/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)