(5271 S. K. m. 210, 217, 283, 286, 289) (5237 S. K. m. 86, 87) (5275 S. K. m. 108)
DAVA: Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla dosya görüşüldü, istinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi:
A-)Sanığın savunmasında bahsi geçen ve mağdurun olay öncesinde sanığa hakaret içeren bir söz söyleyip söylemediğinin tespiti, dolayısıyla sanık hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı yönünden beyanları önem taşıyan olayın tek tanığı konumundaki M. T.'in kovuşturma aşamasında dinlenmemesi suretiyle CMK'nun 210/1 ve 217. maddelerine aykırı davranılması,
B-)Adli Tıp Kurumu uygulama ve kriterleri ile Yargıtay 3. Ceza Dairesinin istikrarlı içtihatlarına göre, katılan Hava'nın yüzünde sabit iz kalıp kalmayacağı yönündeki raporun olay tarihinden en az 6 ay geçtikten sonra yapılacak muayene sonucunda düzenlenmesinin gerektiği, katılanın yaralanmasının yüzünde sabit iz niteliğinde olmadığına dair Erzurum Atatürk Üniversitesi tarafından düzenlenen 04/04/2018 tarihli raporun olay tarihinden itibaren 6 ay geçmeden ve katılanın muayenesi yapılmadan düzenlendiği anlaşılmakla, katılanın tüm tedavi evrakları ve raporlarıyla birlikte en yakın Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğüne sevkinin yapılarak, yaralanmasının yüzde sabit ize neden olup olmadığı yönünde yeniden rapor aldırılmasından sonra sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinin gerektiği gözetilmeden, yetersiz rapora dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
C-)Kabul ve uygulamaya göre;
1-)Erzurum Atatürk Üniversitesi tarafından düzenlenen 04/04/2018 tarihli rapora göre katılan Hava'nın yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olmasına rağmen temel cezanın TCK'nun 86/2 maddesi yerine 86/1 maddesi esas alınarak belirlenmesi ve yaralanmanın niteliğine göre alt sınırdan çok fazla uzaklaşılarak yazılı şekilde teşdit uygulanması,
2-)TCK'nun 86/(3-a) maddesinin uygulanması sırasında hesap hatası yapılarak ceza süresinin 3 yıl yerine 3 yıl 6 ay olarak belirlenmesi,
3-)Hükme esas alınan rapor içeriği ile uyumsuz olacak şekilde TCK'nun 87/(1-c) maddesinin uygulanması,
4-)Sanığın adli sicil kaydının 2. sırasında yer alan ilamda tekerrür hükümlerinin uygulanması nedeniyle ikinci kez mükerrir olmasına rağmen, 5275 Sayılı Kanun'un 108/3 maddesi uyarınca bu suçtan dolayı almış olduğu cezanın infazında koşullu salıverilme hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmemesi,
5-)Benzer bir olay kapsamında verilen Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 17/06/2019 tarih, 2018/5709 Esas, 2019/3085 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığın adli sicil kaydının 3. sırasında yer alan ilam kapsamında Erzurum 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 13/05/2009 tarih, 2009/271 D. İş sayılı kararıyla 17/05/2009 tarihinden itibaren koşullu olarak salıverilmesine karar verildiği, hakederek tahliye tarihi olan 16/05/2018 tarihinden önce dava konusu suçu işlediği anlaşıldığından, koşullu salıverme kararının geri alınması hususunda Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verilmemesi,
6-)Gerekçeli karar başlığında sanığın fiili yakalama tarihinin yazılmaması,
7-)Sanığın 27/06/2018 tarihli fiili yakalama işlemi nedeniyle hürriyetinden yoksun kaldığı sürenin TCK'nun 63. maddesi gereğince cezasından mahsubuna karar verilmemesi,
8-)Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 21/02/2019 tarih, 2018/7458 Esas, 2019/7439 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, "Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğüne ilişkin bir kamu görevi olması nedeniyle" katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Karşısında istinaf başvuruları yerinde olduğundan CMK'nun 289/(1-e,i) maddesi yollamasıyla 280/(1-e) maddesi gereğince, hükmün BOZULMASINA,
9-)Aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından CMK'nun 283. maddesi gereğince sanığın ikinci kez tekerrür hükümlerinin uygulanmaması yönünden KAZANILMIŞ HAKKININ KORUNMASINA,
D-)Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
SONUÇ: Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda CMK'nun 286/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 05/12/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)